Bugünden 1930'a 5,427,272 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

6 AĞUSTOS 1999 CUMA CUMHURİYET SAYFA J. LJJK. kultur@cumhuriyet.com.tr Agâh Özgüç, 20. yüzyılm en iyi yüz Türk yönetmeni ve oyuncusunu iki kitapta topluyor Yüz yıllık serüvenîn başrofleri 15 CUMHUR CANBAZOGLU Türk sinemasının tarihmi tutan yazar, eleştirmen Agâh Ozgüç, bu İcez de Yüzyüuı Yüz Türk Yönet- meni ve Y üzyıhn Yüz Türk Oyun- cusu adlannda iki kitap hazırlı- yor. Yıl sonuna kadarpiyasaya ve- rilmesi planlanan iki yapıtı yetiş- tirmeye çalışan Özgüç, isimleri seçerken farklı değerlere başvur- duğunu söylüyor: "Afa Yayınlan'ndan teklif get- di, onlara daha önce de iki kitap hazırlamıştım. Yıl sonuna kadar iki kitabı bitirmem gerekiyor. Si- nemada yuzyıl serisi diye bir se- ri hanrlıyorlar. Bernd Jordan ve Alexander Lenz adında iki Al- manın derledigi "'Yüzyılın Yüz Yönetmeni" ve "Yüzyılın Yüz Oyuncusu" adlı kitaplanıu çe- virmişler. Bunlar yayımlanacak, ondan sonra benim Türk sine- ması için hazırladığım aynı baş- hklardaki kitaplan basacaklar." Kişisel bir tavırla yazdım - Kjtaplarda yer alacak sanat- çılan seçerken neJeri göz önüne aldınız? Derlemeye baktım. Almanlar Losey'i almamış, YdmazGüney'i almış mesela. Benim kitaplarda çıkınca birtakım kişiler ben ne- den yokum diyeceklerdir; ama bu doğal, kişisel bir tavırla yazı- hyor. Benim formüllerim şun- lar; örneğin tek fılm çekmiş yö- netmenlerden DervişZaimi, Ye- şim Ustaoğlu'nu, Serdar Akar'ı. Reha Erdem'ı aldım; çünkü ya- pıtlanyla yeni bir sayfa açabildi- İer, yarma kalabilecek işler yap- tılar. Bir de Çetin tnanç ve Yü- maz Atadeniz gibiler var: tnanç, Dünyayı Kurtaran Adam'ı yap- mış ve bu işi kült Fılm olmuş. Yılmaz Atadeniz ilk kovboy fil- mini ve Zorro filmini çekmiş. lşte bu gibi değerleri dengeleye- rek bugüne kadar film çekmiş 340 yönetmeni eleyip sayıyı yü- ze indirdim... Bunlann yaptığı işleri ve kişisel dünyalannı yan- sıtan başlıklar da atacağım. Ör- neğin Sinan Çetin; belki bana bozulacak, ama şu başlığı ver- dım: 'Çok konuşkan, medyatik, demagog ama usta bir pazarla- macT. Zeki Demirkubuz'unki de şöyle: 'Küçük rıüteetiıilmlerinba- şaruı yönetmeni1 ; Mustafa Aln- oklar'ınki ise 'Türk sinemasına bir doktor düştü'. Tarihlere da- yalı sıkı bir biyografi yenne yö- • Bugüne kadar film çekmiş 340 yönetmeni eleyip sayıyı yüze indirdim. Bunlann yaptığı işleri ve kişisel dünyalannı yansıtan başlıklar da atacağım. Tarihlere dayalı sıkı bir biyografi yerine yönetmenin yaşayan yanını, ilginç olaylannı anlatacağım. • Çok iyi oyuncu olması şart değil; çünkü o dönem Yeşilçam'da rol yapıhyordu, oyunculuk değil. O günkü şartlara göre herkes iyi oyuncuydu. Zirvedekı jönlerin yanında küçük rollerin büyük oyunculannı da alacağım. Yeni oyuncular da olacak. Haluk Bflginer Zeki Demirkubuz BdginDoruk netmenin yaşayan yanını, ilginç olaylannı anlatacağım. - Başka hangi isimler w ? Fuat Uzkınay ve Sedat Sima- vi'yle başlıyorum. Muhsin Er- tugnıL Lütfı Akad. Faruk Kenç, Nejat Savdam.Orhan Anburnu, Engin Ayça,* Kamelyalı Kadın" filmıyle Türkiye'de ilk defa po- lemik yaratan, eleştirmenlere ters düşen Şakir Sırmah diye gidi- yor. Almancı yönetmenlerin us- tası olarak Tevfik Başeri de alı- yorum. -Oyuncularda gözetnginiz nok- talar neler oldu? Çok iyi oyuncu olması şart de- ğil; çünkü o dönem Yeşilçam'da rol yapılıyordu. oyunculuk de- ğil. O günkü şartlara göre herkes iyi oyuncuydu. Dolayısıyla Sad- ri Abşık, Ayhan Işık, Belgin Do- rukgibi zirvedeki yıldızlann ya- nında küçük gibi görülen büyük oyunculan Suphi Kaner'ı, Hulu- siKentmen'ı. AdileNaşit'i, Ha- yati Hamzaoğlu'nu, AdileNaşit'i de alacağım. Yeni oyunculardan bir DeryaAlabora. bir Haluk BU- giner mutlaka olacak. Arzu Okay da var - Yeşilçam uzun bir süre seks fîlmleriyle ayakta kaldı. Bu dö- nemden temsilciler olacak mı? Türksineması 1974'ten 1989'a kadar seks filmleri dönemini ya- şadı, birçok insan seks filmi yap- tı; bunlan görmek lazım. Hangi- si en iyisini yaptı, hangisi en faz- la iş yapan dört fılmi çekti, diye düşününce hemen söyleyeyim, akla Nazmi Özer geliyor. Doğ- ru dürüst "Arkadaşım*1 diye Ta- nkAkan'la Fikret Hakan'ınoy- nadığı filmi de var. Oyuncular konusu farklı; o tür içinden yal- nız ArzuOkay'ı almayı düşünü- yorum. Nedeni de şu, sinemaya başladığı zaman masum yüzlü bir kızdı ve Ayhan Işık, Fikret Hakan'la filmlerde oynamıştı. Fakat o seks filmi döneminde onu bu yola yönelttiler. Ancak başka bir şey yaptı, masum kız- lar yatağa giımez kuralını yıktı. Vamp olmadan, o temiz yüzüy- le yatağa girdi; yani farklı biri. Bu nedenle almayı düşünüyorum. - Uzun süredir üzerinde çabş- ügını/ afişler albünıü vann. Şu an hangi aşamada? Yıllardan beri 'Afişlerte Türk SinemasTyla uğraşıyorum. Mas- raflı bir iş. Buna Tarih Vakfı ta- lip oldu. Çağırdılar, toplantı yap- tık. tamam dediler ama durum- lan parlak değil, yapamadılar. Sonra Yapı Kredi istedi. Yine toplantılara katıldık. 750 tane afış seçtim, 'Tûrfcre göre ayıraüm' dediler. Onlan da ayırdık. An- cak beni bir daha aramadılar. Te- lefon açtım, 'Vazgeçtik, size bir mektup geiecek', dediler. Geldi; Ayfer Tunç imzalı bir mektup. 'Tek boyutlu oktuğu için kabul edilmedi' diyor. Ne demek tek boyutlu? Sadece afiş değil ki; onun yanına el ilanını. lobisini, davetiyesini koyuyoruz, süslü- yoruz. Sinemalarda ağlayacak- lar için dağıtılan mendiller var bende, onlarla destekleyecektik. Çizgi afışler var aralannda. Çiz- gi afişler. Türk sinemasındaki grafık sanatını belgeliyor. Münif Fehiıtı yapmış dört tanesini. Her- kes onun yalnız kitap kapağı yap- tığını biliyor, gösteriyorum şaşı- nyorlar. Bedri (Koraman) yap- mış. Rauf Alazan yapmış, bun- lan tanıtacaktık. Tek boyutlu de- diler. Şimdi ne olacak? Beş-altı milyarlık afiş var bende. Kafam kızacak hepsini satacağım. Ben onlan fareli, pis depolardan top- ladım, onlart bir yerde kurtar- dun. Bir iki kurum var, onlarla da konuşacağım. Bıktım bu işler- den, bu ülkede kültürle uğraş- mak çok zor. - Sırada neler var pekiyi? "Türk Sinemasında Cinselli- ğin Tarihi" dizildi, hazır beklıyor. Onlann arasına 50 daktilo sayfa- sı daha yazıp günümüze kadar getirdim. Yazmak istediğim kitap- lardan biri "dünya sinemasında yüz erotik filnj", hepsini seçtim, hazırladım. Biri yaz dese hemen başlayabilirim. Bunlann arasına üç tane de Türk filmi koydum; "Susuz Yaz", "Düş GezginlerT ve "San Tebessüm" Bir de ya- nsını yazdığım Türklerle Türk Sineması var. Artıkr, birtsi bana, 'Şu Idtabı hazırla, basacage' de- medikçe devam etmiyorum. Çün- kü zamanımı ve enerjimi boşa geçirmemem gerekiyor, yapacak o kadar çok iş var ki... 'Artik söyleyebüecekbaşkasözümyok' Alain Delon, sinemadan kaçarak yarattığı 'mit'i korumak ve anılarda yaşamak istiyor Kültür Servisi - Sinemanın bebek yüzlü, yakışıklı aktörü olarak yaklaşık 40 yıl boyunca beyazperdeye hükmet- ti Alain Delon. Çevirdiği filmler, oy- nadığı roller, yaşadığı aşklar, sayısız ka- dın hayTanı ve 'buzul' gözleriyle sade- ce Fransız sinemasında değil, tüm dün- yadabir 'mit' yarattı. Ancak şimdi bu miti korumak adına sinemadan kaçı- yor: "Söyleyecek başka bir sözümyok; insanlann anılannda yaşamak istiyo- rum." Fransa'nın sınır bölgesinden geli- yordu Delon. Gençlik yıllarında oku- lu bırakarak Fransız donanmasına ka- tıldı ve hatta Dien Bein Phu savaşın- da görev aldı. Ancak kısa bir süre son- ra sivil yaşama geri döndü. Tamamen bir rastlantı sonucu Can- nes Film Festivali'nde keşfedildiğin- de yıl 1956'ydı. Aynı yıl Yves AUeg- ret'nin yönettiği "Quand la Femme s'en Mele' adlı fılmde ilk rolünü aldı. Bu filmle, sinemanın efsanevi isimle- ri arasında yer almasını sağlayacak çok parlak bir kariyere adım atıyordu. Birlikte çalıştığı VTsconti, Clement Antonioni, Lose>T , MetviDe. Deray, Zur- lini gibi usta yönetmenler, ondaki do- ğal yetenekten muhteşem bir aktör ya- rattılar. Ancak bugün 63 yaşında olan De- lon, iki yıl önce sahnelere veda ettiği- ni açıkladı. Delon, izleyicisine duy- duğu saygıdan ötürüböyle bir karar ver- diğini belirtiyordu. 'Bence sinema ölmek üzere' Peki Delon yaşamının sinema ve ti- yatro sayfalannı bir daha aralamamak üzere kapattı mı gerçekten? Ünlü oyun- cu bu konuda gerçekten kararlı görü- nüyor: "40 yıb aşan çalışma yaşamun boyunca sanat için yapabilecegun her şeyi yapüm. Artık verecek ve söyieye- cek başka bir şeyim kalmadı. Ben ar- tık geçmişe aitim: adeta bir ölüyüm... Ancak yine de şanslıy ım ki hâlâ birçok insanın anılannda yaşıyorum ve yeni bir füm yaparak akıllannda benden ka- lan bu anıyı bozmak istemiyorum. Be- nim dönemimden bazı oyuncular film çevirmeyi sürdürüyortar; ama ben on- lara 'Siz de öldünüz, bittiniz... Artık köşenize çekilin' diyorum." Izleyicinin akıllannda kalanlar gibi, Delon da geçmişe ait güzel anılarla Sinemada çok özel işler yaptığıru söyleyen Alain Delon, geçmişte sadece iki şeyden; Camus'nün 'Yabancı'sını çevirememek ve Marlon Brando ile birlikte çaJışamamaktan pişmanlık duynyor. 40 yılı aşan çalışma yaşamım boyunca sanat için yapabileceğim her şeyi yaptım. Artık verecek ve söyleyecek başka bir şeyim kalmadı. Ben artık geçmişe aitim; adeta bir ölüyüm... Ancak yine de şanslıyım ki hâlâ birçok insanın anılannda yaşıyorum ve yeni bir film yaparak bu anıyı bozmak istemiyorum. yaşamını sürdürüyor: "ÎVeredeyse tüm kariyerimi ttalya'ya borçlu olduğumu söyleyebilirim. En güzel günlerimi o ülkede, birlikte çahştığım ttalyan oyun- cularla ve arkadaşlanmla geçirdim. Örneğin Rocco ve KardeşlerTnde bir- likte rol aktağun Adriana Asti, Leopar'ın çekimlerinde tanıştığım Claudia Car- dınale gibi dostlanmla Paris'te stk sık görüşmeye çalışınz hâlâ." Genç sinemacılarla pek ilgılenmiyor Delon. Francesca Dellera'yla birlikte çevirdiği "L'Orso di Peluche" filmi üzerine de konuşmaktan kaçınıyor: "O film benim için bir referans olamaz. Günümüzde film setlerinde neler olup bittiği konusundaysa hiçbir şey bilmek istemiyorum. Bence sinema ölmek üze- re. Sadece Spielberg ya da Luc Bes- son'un yöneteceği filmlerde kendime uygun bir rol çıksa setlere dönmeyi dü- şünebilirdim." Kansı ve çocuklanyla sakin bir ya- şam sürdüren Delon, geçmişteki 'La- tin lover' imajını da bir yana bırakmış görünüyor. Belki de geçen yıl bir biyografisinin yayımlanmasına karşı çıkmış olması, yaşadığı bu değişimden kaynaklanı- yor. Kitabı, skandallara yol açabile- cek nitelikte bulduğunu belirtiyor De- lon: "Kadınlan fetheden erkek yakış- tırmasını kesinlikle üstüme alınmıyo- rum. Ben büyük yönetmenlerle çok önenıli filmler yapüm. Başanmındafi- ziksel göriinümümle hiçbir ilgisi yok- tu." Başanlı bir kariyere sahip olduğu- nu kabul etmesine karşın artık 'öldü- ğünü' iddia eden Delon un tahtına oturmaya aday herhangı bir isim ise he- nüz gündeme gelmiş değil: "Gerçek- ten öyle_ Sinemada çok özel işler yap- tım. Geçmişimde pişmanlık duyma- ma neden olan sadece iki şey var. Bi- rincisi, yapımcı Dino De Laurentis'le anlaşamadığım için Camus'nün Ya- bancı'sını çevirememem; ikincisi de en azından bir kez Marlon Brando'yla birlikte çahşamamış ounam.Onuıüa ay- nı filmde yer almak için garson rolüne bile raa olurdum™" "Gelecek televiz>onun olacak' Sinemanın sonunun geldiğine; hiç hoşuna gitmese de geleceğin, televiz- yonun olacağına inanıyor: "Televiz- ytMitehükefidir-Kurguyuvçgerçeğibir- birine kanşürarak insanı imgelerle sar- hoşeder. Cehennemlik bir obje olan ku- manda aletiyse sizi delirtebilir. Şovlar- dan poHtikaya. gerçek bir savaştan film karelerine geçer durursunuz_. Televiz- yonun etküeri, iyiyi kötiiden ayırt etme yeteneği henüz gelişmemiş olan küçük çocuklar üzerinde kendini göstenneye başladıbile." Sanat yaşamının bittiğini belirten Delon, fiziksel olarak yıllara yenik düşmekten duyduğu kaygıyı da gizle- miyor: "Tabii ki bunlan düşünüyo- rum. Gerçekten de ölümden sonra bir yaşam olduğuna ve nıhun ölümsüzlü- ğüne inanmak isterdim; ama ne yazık ki ben bir ateistim ve toprağa dönece- ğimize inanıyorum. Gerçeğe yakın bul- duğum için inandığım yegâne figürler IVIeryem Ana, Azize Rita ve Peder Pio_ Ölüm konusunda kendi adıma kaygı duymuyorum. Beni üzen, çocuklan- nun hâlâ çok küçük yaşlarda olmala- n_. Söylediğim şeylere bakıp bir buna- lım içinde olduğumu düşünmeyin sa- kın: huzunım yerinde. Tek umudum ve Meryem Ana'dan düediğim tek şey, çocuklanraı yetiştirebilecekgücü bana vermesi." YENİ BASLAYANLAR EPtv Bir anda gelen şöhretin. bir gecede kazanılan başan- nın ve bir insanın yaşamını milyonlarca 'yakm arkadaş'ıy- la paylaşmasının öyküsü 'EDtv'. PrterWeir"ın geçen &e- zonda gösterilen ve büyük beğeni toplayan 'Truman Show' adlı fılmiyle aynı konsept üzerine oturan yapım, insanın bir tüketim aracı haline dönüşmesini sorgulu- yor. Yönetmenliğini RonHoward'ın yaptığı filmdebaş- rolleri MattheM McConaughey. Jenna Elfmn, VVbody Har- relson ve Salh Kirkland paylaşıyor. True Tv adlı kanalın ratinginde son iki yıldır sürege- len düşüş nedeniyie program direktörü Cynrhia Topping (Ellen DeGeneres) gerek ratingi arttırmak gerekse ka- riyerini kurtarmak amacıyla yayıncılık tarihinde devrim yaratacak yepyeni bir fikir geliştirir: Sıradan bir insa- nın yaşamını günde yirmi dört saat boyunca kesintisiz olarak televizyondan yayımlayacaktır. Çok sayıda insan- la görüştükten sonra otuz yaşlanndaki tezgahtar Ed'e (Matthevv McConaughey) teklif götürür. Biraz safça bir genç adam olan Ed, teklifi kabul eder. Program, bir an- da bütün ülkenin gözbebeği haline gelir. Durum başlan- gıçta Ed'in hoşuna gider. Ama ünlü olmanın da bir be- deli vardır. Ed, zamanla ulaştığı başannın kendisini bir tüketim ürününe dönüştürdüğünün farkına vanr. Romarttlk şövalye / Prlnce vallant Kral Arthur'un şeytan ruhlu kızkardeşi Morgan Le Fey Viking askerlerini büyücü Merlin'in taburunu gömülü olduğu yerden çıkarmakla görevlendirir. Böylece bütün dünyanın en güçlü büyülerinin yazılı olduğu büyü kita- bını ele geçireceklerdir. Şimdi tek ihtiyacı olan şey, Ca- melot'ta bulunan Excalibur adlı kılıçtır. Harold R Foster'ın 1937 yılında yazdığı çizgi ro- mandan uyarlanan filmin yönetmeni ve senaristi Ant- hony Hickios. Aynı zamanda filmin başrollerinden biri- ni de oynayan yönetmeni Armageddon ve Mumya adlı filmlerinden tanıyoruz. Romantik Şövalye'de rol alan oyuncular ise Stephen Moyer, Katnerine HeigL Tho- mas Kretschmann ve Edward Fox. Geri Hallivvel, Spice Girls'ten sonra sinemaya atılıyor • Kültür Servisi - Spice Girls'ün eski üyelerinden Geri Halliwel, Mary Poppins adlı filmin televizyon için çekilecek yeni versiyonunda rol alacak. 27 yaşındaki Hallivvel, filmde Mary Poppins'in torununu canlandıracak. 1964yapımı filmin orjinalinde Julie Andrews rol alıyordu. Hallivvell, Spice Girls'den geçen yıl aynlmış, daha sonra Birleşmiş Milletler tyiniyet EIçisi olarak güvenli seks konusunda çalışmalar yapmıştı. Bia Karan, Oscar'ı hak ettiğini söylüyor • Kültür Servisi - Bu yıl Yaşam Boyu Başan Oscan'ndan dolayı sert eleştirilere hedef olan yönetmen Elia Kazan, sonunda bu konudaki suskunluğunu bozdu. Kazan. Vanity Fair dergisine yaptığı açıklamada bu ödülü hak ettiğini, çünkü 'Amerika, Amerika', 'Arzu Tramvayı' ve 'Rıhtımlar Üzerinde' gibi kimsenin yapmayı göze alamayacağı filmlere imza attığını söyledi. Oscar törenine gitmenin kendisi için bir azap olduğunu belirten Kazan, törenin de bir sirkten farksız olduğunu ifade etti. Mart ayında gerçekleştirilen Oscar Töreni'ne katılan bir grup davetli, ödülünü Martin Scorsese ve Robert De Niro'nun elinden alan Kazan'ı alkışlamayarak protesto etmişti. Kazan. 1930'larda ABD'de süren Cadı Avı sırasında sinema dünyasında çalışan komünistleri ihbar ettiği gerekçesiyle yıllardır suçlamalara maruz kalıyordu. Roberts ve Gere'e yoğun ilgi • LOS ANGELES (AFP) - Julia Roberts ve Richard Gere'in başrollerini paylaştıklan 'Runavvay Bridge', Amerika'da gösterildiği ilk hafta içinde 35 milyon dolarlık hasılat elde ederek haftanın en çok izlenen filmi oldu. Roberts ve Gere'in Özel Bir Kadın'dan sonra ilk kez bir araya geldiklen komedı tarzındaki film, 29.5 milyon dolar hasılat elde eden The Blair Witch Project adlı düşük bütçeli filmi geride bıraktı. 100 bin dolara mal olan The Blair Witch Project' in Amerikan hasılat rekorlannda ikinci sıraya çıkabilmesi de şaşkınlık yarattı. VVarner Bros/a yeni yönetici • LOS ANGELES (AFP) - VVarner Brothers film şirketinin başına Barry Meyer getirildi. Meyer, stüdyolan yinni yıldır yöneten ve temmuz ortalannda emekliye aynlacaklannı açıklayan Robert Daly ve Terry Semel'in yerine geçecek. 55 yaşındaki Meyer, 28 yıldır VVarner Bros. için çalışıyordu. BUGÜN • RUMELIHISARI KONSERLERI çerçevesinde Athena bir konser. verecek. • BEYOĞLU SlNEMASI YAZ ŞENLİĞİ'nde Alex Proyas'ın yönettiği Gizemli Şehir izlenebilecek.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog