Bugünden 1930'a 5,432,306 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

24 AĞUSTOS 1999 SALI CUMHURİYET SAYFA DEPREM Adapazan'nda yıkıntılar çamur gölüne dönüşürken çadırlarda kalanlar mağdur Depremden sonra yağmıır vurdu HATİCETUNCER ADAPAZARI - Adapazan'nın dep- remde yıkılan ve henüz kaldınlamayan enkazında kalan yurttaşlar dün adeta su- lara gömüldü. Bardaktan boşalırcasına yağan yağmur, Adapazan'nı birbirine kattı. Enkazlar çamura dönüşürken der- me çatma çadırlarda kalan insanlar bir de yağmur şokunu yaşadılar. Fş içın Yozgat'tan Adapazan'na gel- miş olan kardeşı Ismail Aktaş'tan haber alabilmek ıçin 5 gündür koşturduğunu anlatıyor Depremde yerle bir olan Ada- pazan'nın en iyı otellerinden Dilmen Oteli'nde kaldığını öğrenmiş. Enkaz ça- lışmalan sırasında kardeşınin ayakkabı- lannı ve pantolonunu bulmuş, resepsi- yon defterinde adını da görmüş ama kar- deşinin akıbetini bilemiyor. Artvınli Çaykur emeİdisi Haa Aydın Emek Sitesi'nin enkazı kaldınlırken ge- lini GÖBÛI'ün ve torunlannm cesetlerinin çıkanlmasını bekliyor. Sakarya merkezınde bugüne dek 714'ükiinliğibelırsızolmaküzere 1100 kişi deftıedıldı. îlçelerle birlikte toplam 2 bın 549 kişı toprağa verildı. Tespıt edi- len yaralı sayısı ıse 5 bin 84, kaç ceset bu- lunduğu henüz bılınmıyor Çadır mücadeksi Kızılay'ın Emırdağ'da ordu bırlıkle- riyle birlikte yaptırdığt 800 çadırlık, 3 bı- ne yakın kışinın bannabıleceğı çadır kent kurma çahşmalan tamamlanmadan dün sabah başlayan yağmur çahşmalan ak- sattı. Kentın çeşitli alanlannda derme çatma çadırlarda veya açıkta kalan yurt- taşlar bir an önce çadır bulabilmek için koşuşturdu. Ancak yeterli çadır bulun- maması nedeniyle yurttaşlar ve deprem- den kurtarabildıkleri eşyalar ıslandı. Kavaklı mevkıine konulan çadır kent- tekıler bir anda balçığa ve çamura bulan- dı. Yağmurun bır ara durmasından yarar- lanarak bir ağaca sırtını dayayıp dalgın ve ıslak oturan Can Akgûn, "Yıküıyonız kalkryoruz, ıslanryoruz kuruyomz işte, ne yapahm canımız sağlam ya" dıyor. Kurulan çadırlarda ıslanan eşyalan ne- reye koyacaklannı bılemeyen, kendilen- nı nasıl koruyacaklannı şaşıran yurttaş- lar, bir an önce çadır dağıtıhnasını istıyor. Adapazarhlar üç gündür ya ekmek bu- lamıyor ya da kısıtlı sayıda alabıliyor. Yurtıçinden ve yurtdışından gelen tonlar- ca yardım malzemesi yurttaşlara ulaştı- ralamıyor. Ana caddelerde konaklayan- lar yardımlardan yararlanırken arka so- kaklarda yaşayanlar yardım alamadıkla- nnı ifade ediyorlar. Kentte sağlık hızmetlerini Türk dok- torlann yam sıra yabancı ekıpler de sür- dürüyor. Israil ekıbi Orman Bölge Mü- dürlüğü'nde kurduğu sahra hastanesuıde 30 doktor, 70 hemşıre ile hizmet veriyor. İyı donanımlı hastane kurulduğundan bu yana 6 bebek dünyaya geldi. 40 günlük oğlu Mertkan'da kusma ve ıshal şikâye- tıyle hastaneye başvuran genç anne Şa- diye Ferhatoğlu depremın korkusunu at- latabılmış değıl. Evinın yıkılmamasına karşın eşyalann düşmesıyle bebeğinı kurtarmaktan başka bir şey düşünmemiş. Bır kan bankası ve ameliy athanesı bu- lunan Mısır sağlıkekibi de stadyuma kur- duğu sahra hastanesınde yaralılara ve çe- şitli şıkâyetlerle başvuran hastalara biz- met \enyor. Aynca Mısırlı askerler sey- yar fınnda pışırdiklen ekmeklen stad- yumdaki görev lılere dağıtıyor. Yağmur üaçlamayı aksatti Kentteki salgın bır hastalığa karşı baş- latılan ılaçlama çahşmalan da şıddetlı yağmur nedeniyle aksadı.Yeraltı sulan- nın kırlenmesının tehlıkelı olduğunu an- latan doktorlar. Hepatit-A riskı olabile- ceğinı düşünüyorlar, aynca solunum yo- lu enfeksıyonlannın artabileceğinden en- dişe ediyorlar. Adapazan'nda Izmit Caddesi, Sakar- ya Caddesı, Çark Caddesi ve Bosna Cad- desi'ndekı yüksek katlı binaların yüzde 80'ı yıkılırken daha yukan semtlerde yal- nızca hasarlı binalar var. Kent merkezinden arka sokaklara doğ- ru gidildıkçe yaşam daha normale dön- müş görünüyor. Valiliktekı kriz masasın- da görev yapan Sakarya Ümversıtesı öğ- retim üyelennden Muzeffer Elmas, Ser- divan, Maltepe, Hızırtepe semtlerinın kentin yüksek bölgelerine kurulduğunu, zeminın sulak olmaması nedeniyle sağ- lam olduğunu kaydederek, bu bölgelenn depremı hafıf atlattığını söyledı. Elmas. "Yıkdan. kentin dûz bölgele- rindeki sulak zemine kurulan çok katlı ev- lerdir. zemin kazüdığında eDi santimden su çıkryor" dedı. Elmas. "1943'te 336, 1%7'de 95 kişinin öldüğü depremlere karşın yüksek kadı binalar kuruldu. Şün- di 253 bin kişinin yaşadığı kentte 200 bin kişinin bannma inü'yacının karşılanma- s gereldyor" dedi. Bugünkü şiddetli yağmurda yurttaşla- nn yaşadığı ağır koşullar, önümüzdekı sonbahar ve kış mevsimlerinde Sakar- yalılan neyın beklediğinin habercısı. Cerek kalmamıs Kurtarma ekipleri geri gönderildi! • Macar kurtarma ekibi: Tek mutlu hatıra. küçük Hatıra'nm kurtanlması. Kurtarma ekibi başkanı Baranya: Birçok deprem bölgesinde oldum, bu kadar trajik olanını görmedim. Haber Merkerf - Merkez üssü Sapanca ile Gölcük arası olarak belirlenen ve 7 kenti etkıleyen depremde, enkaz altında kalanlan kurtarmak ıçin çeşitli ülkeler- den Türkiye'ye gelen uzman ekipleri Türk yetkilılen •'Arükgerek kâbnadı" gerekçe- siyle geri gönderiyor. Depremzedelere yardım amacıyla gelen 13 kişiden ve 4 köpekten oluşan Macar ekibi. 18 Alman- ya Sivil Savunma üyesi ve Avusturya Kı- zılhaçı'na bağlı 18 kişilik kurtarma ekibi ile 29 köpelde gelen 30 kişilik Avusturya ekibi ile Japon ekibinin bir bölümü ülke- lenne döndü. Frankfurt'a dönen AJmanya Sivil Sa- vunma Örgütü ise 75 kişi göndermışti. Di- ğer ekıplerin de bugün dönmelen bekle- niyor. Avusturya televizyonunun haberi- ne göre, özel eğıtunli 15 köpek ile kurtar- ma çahşmalanna katılan Kızılhaç ekibi Izmıt'te görev yaptı ve 31 kişiyi canlı ola- rak kurtarmayı başardı. Kurtarma ekıbi yetkilisi Raphael Eisikovic, Viyana'da dü- zenlediği basın toplantısında, "Doğalob- rak baa koordinasyon sorunlan vardı, an- cak bu tür dunımlarda bunun olması nor- mal" dıye konuştu. Budapeşte Havaalanı'nda bekleyen medya ordusuna. deprem bölgesinde gör- düklennı, karşılaştıklannı ağlamaklı şe- kilde aktaran Macar kurtarma ekıbi üye- leri, kendileri için en büyük mutluluk kay- nağının, enkaz altından canlı olarak kur- tardıklan üç yaşındaki kız çocuğu Haora Kaplan olduğunu belırterek, Hatıra'nın gelecek yıl Macaristan'a davet edilmesi ıçin şimdiden çalışmalara başlayacaklan- nı söylediler. 'Doğrudan gkfemedik' Macar basın mensuplannın "Neden bu kadar erken geküniz77 sorulannı yanıtla- yan kurtarma ekibinin başkanı Yarbay Ka- roly Baranya, "Biz salı akşamı İstanbuTa indiğimb zaman bir organizasyon bozuk- luğu nedeniyle, grubunıuz depremin mer- kezüssü İzniit ytrineFstanbul Avcıkr"agö- türûldü. İzmit'e çarşamba öğteden sonra utaşabüdik. Bu nedenle ne yazık ki sadece li bir kız çocugunu kurtarabUdik ancak. Doğrudan tzmit'egkfebisevdik beUden az 50 kişiyi hayata döndürebüirdik'' dedi. Baranya, erken gelmelerine ilişkin ise "TörkyeâdSer, arük yapdabikcek bir şey kahnadığını bçlirterek.yardımlanmız içüı teşekkürettüer" dedi. Baranya konuşma- sını şö) le sürdürdü. "Hayatunda birçok deprem bölgesine gitmeme karşın, bunun kadar trajik olanınıyaşadığunı hatırlamı- yorum. Depremin yayıld^ı noktalar o ka- dar genişti ki,ekibimizve oradaçahşan ia- sanlar. hangi binaya mfidahaie edecekle- rini bOemedikr. \1ne de İstanbul'da nç ya- şında bir can kurtarmış olmak bizsn kân bir teseJU. mutluluk ohtu. Ben ve arkadaş- larun hayatmuzda şimdiye kadar böylebir dııygu yaşamadık. 20 dakika ağladık ve ner birimizin boynuna en az 5 Türk san- larak bize teşekkfir ettüeıf Baranya, Hatıra'nın kurtanlmasında kendileri kadar köpeklerinin de rolü oldu- ğunu söyledi. Yıkılan binalara ilişkin bir soru üzerine de Macar kurtarmaekibi baş- kanı Baranya şunlan söyledi. "Yeteri ka- dar demir var gibi gözüküyordu. Ancak bağjantdar iyi vapdmamış. Bunun yamn- da çimento çok az kuDandmış ve normal knm verine deniz kumu vartk Binalarda- ki beton parçalannı elimize aldığımızda un gibi dağdıyordu. Bence binalann yıkıl- masının ana nedenierinden biri bn." Macar medyası, kurtarma ekibi ve kö- peklerini kahraman ilan ederken, deprem felaketini, meydana geldıği günden beri hem yazılı hem görsel basında birinci haber olarak venyor. ÇİZMEDEN YUKARI MUSAKART Deprem felaketi sonrası yapılmayanlar DSP'lileri bile isyan ettirdi Devlet afet bölgesinde yokANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Deprem felaketi sırasındakı koordınas- yonsuzluk, "kriz günleri yönetimi" tar- tışmalarmın giderek büyümesıne neden oldu. Felaketin ardmdan "Devtet afet bölgesinde yok" diyerek DSP'h bakan- larla tartışan DSP Kocaeli Mılletvekıli Turhan tmamoğlu, organizasyonun hafta sonu düzelmeye başladığım söy- ledi. tmamoğlu, "Birinci gün hükümet ustünedöşeni yapamadı, şimdi yapıyor. Bu bir ay mükemmel gececek. bir a> sonra gene unutacağız. Bu tür afetkttk 3k bir saat sonra enkaz başında asker- leri görürdük. Bu sefer hiçbir asker in- tikal edemedL Ya olayın boyutunu anla- madüar, ya emri ulasürmadılar" dedı. FP Sakarya Mılletvekili Cevat Ayhan, en büyük eksıklığın afetm hemen ar- dından bölgede olağanüstü hal ılan edıl- memesı olduğunu vurguladı. FP Grup Başkan\ekıli Abdüllatif Şener ıse, "lk- tidann gerekenleri vapıp yapmadığını, şu aşamada sorgulamayı doğru bulmu- yorunı'' açıklamasını yaptı. Deprem felaketi ve sonrasuıdaki ge- lışmeler TBMM'de de tartışılmaya baş- landı. DSP Kocaeli MiUetvekilı Turhan lmamoğlu. "Organizasyondünyanmen zor işL Illerde \alilerin kuUanabildiği Alman standardı da depreme dayanmadı remden pavını aldı ve dayanıkta oimadığı ortaya çıkn. Depremde yana kayan ve çadaklar oluşan binada halen satıhk flanı dururken. binanın önündeki enkaz çanşması da sürüyor. Bölgede kurtarma çahşması yapan Almana ilanı tercüme ediyo- ruz. Gülümsüyor ve "Evet" dryor.w Elektrik kabkrian ya da fayans döşemeleri Alman standardında olabilir, ancak teknik standartlara uyuhnadığı ortada" görüşünü dile getiriyor. Enkazdaki demir çubuklan gösteren \lman görevli. Mmanya'da- ki inşaatiarda helezonkı demir kuDanıldığını anunsatarak burada binalardaki kolon ve kirişlerin bağlannlannda da eksik- lik bulunduğunu, yıkunlarda bu denh can kaybnun obnasının nedeninin bu olduğunu belirtiyor. (BERTAN AGANOĞLU) TSBtelsizsistemkri \ardu mandala bas- nğuuzdaTürkiye'nin tüm illerine ulaşa- büiyordunuz. Cep telefonu çıkınca bu- nu söküp atnuşlar. Böyie şey olur mu?" dedi Afet bölgelenne asker müdahale- sının gecıkmesinı anlayamadığını vur- gulayan fmamoğlu, *Ya siyasilerden is- tek gelmedi. ya da \alUer istemedi. Kar- maşa oldu. Polis de tek başına güvenüği sağla\amadı. Sankl biz sağlanz gibi va- Iflerden kaynaklanan bir problem oldu" açıklamasını yaptı lmamoğlu. VIHP'li Sağlık Bakanı Osman Durînuş'un tep- ki yaratan demeçlerini ise "tecrübesiz- Hge" bağladı. lmamoğlu, evleri zarar görmemiş olanlann evlerine dönmele- rini ıstedıklerinı belirterek. şunlan söy- ledi: "DışardalOObin kişi var. devletça- dır versin olmuyor. Korkınu aşarsan evin var. sağlamsa. suvıın, elektriğin var. Toplumun yapısı bu. Millet doğru dü- rüst organize olamryor. Tatbikan yapd- mtşdeğfl. tnsanlarbeyinolarak haâr de- ğiL Yönetkfler hazır değO. Normal du- rumdan acfl duruma gecemiyorlar. Şim- di de acil durumdan normal duruma geçilemiyflr. \rnk bir şev olmaz. Bu, bir bilim. Depremden sonra onun kadar şiddetli deprem olmaz. Hiçbir yeri çat- lamamış.sağlam evk'ri olanlar da dışar- dayabyorlar. 73 şiddetindedeprem,evi- ni test etmiş ama evlerine girmiyoriar. Onu bir atiatsak. dışarda kalanlan mi- safir edebüiriz. Bundan sonra moralçok önemli Toplum. çok büyük güç. Arnk güçlüdevietkavTamından uzaklaşafam." 'Zemin önemsenmedi' Cevat Ayhan ise Türkiye'de en bü- yük eksikliğin binalann zemin özelliği gözetilmeden yapıhnası olduğunu VUT- guladı. Sert ve yumuşak zemınlere gö- re bına yapım sistemleri olduğuna işa- ret eden Ayhan. bunlann afet öncesı standartlan olduğunu vurguladı. İnşaat ruhsatı verihrken bu özelliklere dıkkat edilmesi gerektığinı kaydeden Ayhan, depremden sonra kurtarma çalışmala- nnda Türkiye'nin yetışmış ınsan gücü olmaması nedeniyle son derece yeter- siz kaldığını ifade etti. Askerlerin kurtarma çahşmalannda, donammı ıtıbanyla yapacak bır şeyı ol- madığım. ancak yardımlann ulaştınl- ması ve koordınasyonda etkılı olabıle- ceğmı kaydeden Ayhan, devletın en bü- yük eksikliğınin ıse depremin hemen arkasından olağanüstü hal karan alma- ması olduğunu vurguladı. Bölgedekı kamu görevlilennin de "afet psikozu" ıçinde olduğunu, bu nedenle eleştırme- nin yanlış olduğunu kaydettı. POLİTtKA GÜ1NLÜĞÜ HİKMET ÇETtNKAYA Hem Dupmuş, Hem Oturmuş... Aradan tam sekiz gün geçti... Izmit, Adapazan, Gölcük, Değirmendere, Ka- ramürsel, Düzce, Yalova... Adını htç duymadığımız çok sayıda yerieşim birimi var... Köyler, beldeler... Kıyılardaki apartmanlar denizin içine gömül- müş... Dün sabah deprem yöresinde yağmur başla- dı... İnsanlar çaresiz... İnsanlar perişan... Binlerce bina yıkıldı deprem yöresinde. 12 bi- ni aşkın ölü, toprağa verildi. Binlerce yaralı has- tanelerde. Yıkıntı altında 20 bin cansız beden olduğubirgerçek... Artık 'deprem öyküleri' yerine bundan son- ra neler yapılması, nasıl önlem alınması gerekti- ğini düşünmenin zamanı geldi... Türkiye deprem kuşağında yaşayan bir ülke... Onun için 'ağlamak' yenne doğrulan anlat- mak, halkı bilgilendirmek gerekmez mi? Belleği zayıf olan bir toplumuz... Bugüne dek yaşadıklanmız bunun en somut ömeği... Son otuzyıl içinde Varto, Gediz, Dinar, Erzin- can, Erzurum, Burdur, Alaşehir depremlerini yaşadık, ama bir 'ders' çıkarmadık... Gölcük'ten Çınarcık'a dek uzanan 'körfez'de, doldurulan denizin üzerine kurulan 'süper lüks villalar'ın tümü çöktü... Peki çöken bu 'süper lüks villalar1 kaç yıllıktı? 9-10yılhk... 1985 yılında başlayan 'rant savaşımı' bele- diyelere imar yetkisinin verilmesinden sonra hız- landı; 1990 sonrası 'deniz manzaralı villalar' 17 Ağustos gecesi binlerce yurttaşımızın mezarı ol- du... Deprem yöresinden edindiğimiz ızlenimler Türkiye'nin nasıl çağ atladığının(!) fotoğrafını yansıtıyordu... O milyaıiarca liraya satılan Italyan mutfaklı vil- lalar yerle bir olurken, 1990 öncesi yapılan bir ve iki katlı ahşap evler dimdlk ayaktaydı... • • • Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'den Baş- bakan Bülent Ecevrt'e dek her yetkili, "Devle- ti eleştirmeyin" deyip ekliyor: "Devlet, askeriyle, polisiyle, doktoruyla, yurt- taşıyla görev başında..." Bakanlar Kurulu toplanıyor; Başbakan, bakan- lar, valiler açıklama yapıyor "Her türiü önlem alınmıştır..." Eh bu durum karşısında Türkiye Cumhuriyeti devletinin Sağlık Bakanı Osman Durmuş da 'durmuş ve oturmuş' tavırianyla dikkati çekı- yor... Diyor ki: "Bizim 2500 kişilikABD seyyarhastanesine ih- tiyacımız yok..." 'Durmuş ve oturmuş' Sağlık Bakanı, hızmı alamıyor: "Bakan tuvalet mi temizleyecek..." Sayın Bakan böyle konuşmakta bence haklı- dır; çünkü kendiliğinden değil, bile bile zehirli mantar yiyip ölen, sonra da "Allah verdi, Allah akjı" deyip kaderciliği bir yaşam biçimi sanan 'necip milletimizin' oylanyla bulunduğu koltu- ğa oturmuştur... Biliyorsunuz 'durmuş ve oturmuş' Sağlık Ba- kanı millervekili seçılip bakan olduktan sonra 'ti- fo' olmuş, bunu da seçim çalışmalannı yaptığı Kınkkale köylerinde hayvanların kullandığı 'yalaklardan bir tas su' içmesine bağlamıştı... Sonra ne olmuştu? 'Durmuş ve oturmuş' bakan soluğu devletin hastaneleri yerine, 'Bayındır Tıp Merkezi'nde almıştı... Yunan kanının bozuk olduğunu söyleyen, ABD'li doktorian küçümseyen, Ermenistan'dan gelen kurtarma ekibini Türkiye'ye almayan Ba- kan Osman Durmuş henüz görevinin bilincinde bile değil... Bir yıl önce kendisine "Siz sağlık bakanı ola- caksınız" deseler, inanıyorum ki "Yok canım sende" diyecek olan Osman Durmuş ne yapsa haklıdır... Çünkü o, koltuğuna 'milliyetçi sağ' rüzgâny- la kuş gibi konmuş, 'milliyetçi soP liderinin kur- duğu hükümette görev almıştır... O yüzden ne bizim ne de sevgili halkımızın kız- maya, öfkelenmeye hakkı vardır!.. Bu toplum ne ektiyse onu biçiyor azgeliş- mişliğin faturasını çok acı bir biçimde ödese bi- le bundan vazgeçmiyor... • • • Acımız büyük, toplum olarak yaralanmızın bir an önce sanlmasını istiyoruz... Yıllarca "dinozor" diye adlandınlan solcular, sosyalistler, yurtseverler; talancılann, yağmacı- lann siyasal erki ele geçirdiklerini söylediler ve yazdılar... Bir ekonomi, eğitim, sağlık, kültür politikası üretemeyenler, faili meçhul cinayetlerin üzeri- ne gidemeyenler böyle büyük boyutlu deprem karşısında elbet çaresiz kalacaklardır... Deprem bölgesine yağmur yağıyor... İnsanlar çaresizliğin içinde ne yapacağını bil- miyor... Yıkılan konutlar, ölen insanlar... Bir çocuğun çığhğıyla irkiliyoruz: "Annemi istiyorum, babamı, kardeşleri- mi..." O anda bir sızı düşüyor yüreklere... Bir resim kayboluyor gri gölgelerin arasında... Sadece bir resim... Acının resmi... hikmet.cetinkaya@ cumhuriyet.com.tr Faks numaramız: 0212/ 513 90 98 OZGE GUNEY ve NEZÎH ALTAY Evlendiler. Teksas'taki tüm arkadaşlan mutluluklar diler.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog