Bugünden 1930'a 5,448,075 adet makale



Katalog


«
»

17AĞUSTOS1999SALI CUMHURİYET SAYFA 17 Çocuklar Bir öğretmen Denizli'ye yolu düştüğünde Öğretmenevi'ne grtmiş... Bahçede oturup çay içerken gözü, çay ocağına üişmiş... llkokul çağında öğrenciler çalışıyormuş çay ocağında, servisi çocuklar yapıyormuş... Hep öğretmenler ek iş yapacak değil ya öğrencileri de çalıştmr olmuş Milli Eğitim! Öğretmenin boğazından geçmemiş içtiği çay... Düşünmeden edememiş, "Çocukları koruması gereken devlete, kendi kurumunda çocuk işçi çalıştırmak yakışır mı" diye! Elektronik posta: somOpostacumhw1yetcom.tr Tei: 0.212.512 05 05 Faks: 0.212.512 44 9? - Kişi başına gelir, yüzde 2.7 azalmış... "Yüzdeyi arttırmak için radan 20 yıl geçmiş... Yıl 2019... Allah da- ha uzun ömürter versin Bülent Ecevit 94 yaşında... Yine Başbakan... Ancak birfark- la, partisi bu kez ve ilk kez desteksiz tek başına iktidarda... Ve fakat bir değişikiikle; Demok- ratik Sol Parti'nin adı son kongrede, Demokratik Sağlı Sollu Parti yapılmış! DSSP Genel Başkanı ve Başbakan Bülent Ece- vit, tek başına iktidarda ama koltuğunda pek rahat oturamıyor... 20 yıl öncesinin hesabı soruluyor... 1999'da Ecevit yine başbakanken, "çağımızın ka- çınılmaz bir gereği olarak benimsemek zorundayız" öngörüsüyle uluslararası tahkimi Türkiye'ye sok- muş ve "ulusal egemenliğimizi korumaya olabildi- ğince özen göstereceğiz" demişti ya... Gösterilen özen korumaya yetmemiş. Barajlar, santrallar, yollar, köprüler, limanlar, havaalanları, hastaneler, madenler, ovalar memlekette ne varsa yabancıların ve yabancılarla işbirliği yapanlann eli- Şokgerçekne geçmiş... Memleket elden gitmiş! 2019 yılında yi- ne bir yaz günü... DSSP Genel Başkanı ve Başba- kan Bülent Ecevit, Başbakanlığın girişindeki yürü- yen merdivenin başında koltuğa oturup uydu bağ- lantılı mikrofondan günlük basın sohbeti yapıyor: " Kimse farkında değil ama ben aslında 20 yıl ön- ce uluslararası tahkime karşı çıkmıştım." Başbakanlık muhabirleri öyle bir şaşırıyor ki, kim- se soru bile soramıyor. Ecevit konuşuyor: "Uluslararası tahkim için oy kullanmayacaktım, kolumdan çekip zorla kullandırttılar..." Genç gazetecilerin şaşkınlığı sürüyor... Ecevit'in arkasında durmakta olan DSSP Asbaşkanı ve Baş- bakan Başyardımcısı Hüsamettin Özkan, gülüm- süyor... Ecevit konuşmasını sürdürüyor: "20 yıl önceki gazetelere bakın... Gerçeği göre- ceksiniz. Çünkü ben gerçekçi sağlı solcuyum." Ecevit'in açıklaması bittiği anda gazetelerin arşiv- lerindeki bilgisayarlann düğmesine basılıyor. Ge- rekli veriler yükleniyor, 10 saniye sonra sonuç alını- yor. Ecevit'in "şok açıklaması"nı 14 Ağustos 1999 tarihli Hürriyet gazetesinde yayımlanan Coşkun In- cekara'nın haberi doğruluyor: "Gizli oylamada milletvekilleri, kabul-ret veya çe- kimser şeklindeki oylardan birini seçerek perdeli kabinlerde zarf içine koyup kutulara atıyor. Başba- kan Bülent Ecevit, ikinci madde için kabinde oyu- nu zarfa koyduktan sonra kutuya atmayı unutarak, zarf elinde olduğu haldeoturduğu sıraya doğru iler- ledi. Ancak herzamanki gibi kendisini gölge gibi bir adım arkadan takip eden Başbakan Yardımcısı Hü- samettin Özkan, Ecevit'i uyardı. Bunun üzerine Ece- vit, özkan'ın eşliğinde dönüp dört-beş adım geri ge- lerek zarfını oy kutusuna attı." İptal Maliye Bakanlığı'ndan kadrolar çıkmış, Köy Hizmetleri'ne aralannda sakat ve hükümlülerin de olduğu 800 kişi alınacaktı... Ülke çapında başvurular yapılmış; dün sınav olacaktı. Tanm ve Köyişleri Bakanlığı'ndan *) talimat geldi, sınavlar iptal J - edildi. Ertelenmedi, iptal edildi. Neden iptal edildi? Çünkü... İptal edildi işte, o kadar! SESSİZSEDASIZ(Î) NURÎKURTCEBE ~~ TZ4ZLÛ Yüksek Yerilim Hatt f™ Erdinç UTKU Yeme de yanında yat; uygula artık şu perhızi! Rektöpün istifasının altmda ne vardı? Marmara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Faruk Batrel gö- revinden istifa etti... Rektörler görevlerinden pek öyle kolay kolay istifa etmezler... ömer Faruk BatıreTin de istifasının kendi nzasıyla olmadığı, sağlık soru- nu ya da bundan sonra bilimsel ça- lışmalara ağırlık vereceği gibi neden- lerden kaynaRlanmadığı görüldü... YÖK Başkanı Prof. Dr. Kemai Gü- rüz'ün Batırel'den istifasını istediği anlaşıldı... Batırel, YÖK kurbanı sayıldı... Batırel, mağdur sayıldı... Batırel, kahraman sayıldı... Ama Batırel'in neden istifasının is- tendiği pek anlaşılmadı. Marmara Üniversitesi'ne bağlı lla- hiyat Fakültesi'nden üniversiteye gi- riş sınavı sorulannın çalınma gerekçe- si de pek inandırıcı gelmedi... İstifa "faili meçhul" kalmıştı ki bir id- dia geldi: "BatıreJ hakkında YÖK tarafından al- tı aydır sürdürülen bir soruşturma var- dı. Soruşturmanın bitmesi üzerine Ba- tırel YÖK'e çağrıldı ve sonucu açık- landı. Durumu olumsuzdu. Kendisine 'Biz mi sizi görevden alalım yoksa siz mi istifa edersiniz' denilerek hiçbir rektöre tanınmayan bir şans tanındı. Batırel de istifa ederek kahraman ol- ma şansını yakaladı. Bu istifada, esas üzerinde durulması gereken, YÖK'ün yaptığı soruşturmadır. YÖK, soruş- tuımadan ne sonuç çıktığını kamuoyu- na açıklanmalıdır." AYDINLANMA ATEŞİ İletişim: Zeynep Eşiyok Faka: 0.212. 513 85 95 Bilecik Cumok kuruluyor Ankara Cumok Sayın milletvekillerimize sesleniyoruz; Sevr Anlaşması'nın 79. yılında. yeniden Sevr Anlaşması'nm tartışılmasına neden olanlar, bu anlaşmayı kanı ve canıyla yırtıp atan yurdumuz insanlanna neden güvenmiyorsunuz? Imtiyaz sözleşmelerine uluslararası tahkim şartını koymak kamu yaranna ise. referandumdan kaçmak için gizli ve kirli pazarlıklar yapmak niye? Danıştay'daki ve yargı sistemimiz içindeki hakimler vatan haini mi? Yurdumuz yaranna olacak sözleşmelere neden engel olsunlar? Neden bu ülkenin ınsanlanndan korkuyorsunuz? Milletvekillerinin ıçinde bu ayıba son verecek ulusun vekilleri yok mu? Uluslararası Tahkim ile ilgili olarak kurduğumuz komisyonla 0.312.260 60 67 telefon ve 0.312.260 60 68 faks numaralarından iletişim kurabilirsiniz. 5 Ağustos'ta "Tahkime Karşı Ulusal Girişim" katılımcılanyla birlikte Anıtkabir'de "gaflet, dalalet ve hiyanet" içinde olanlan Atamız'a şikâyet ettik ve basın bildirisine Ankara Cumok olarak imza attık. 7 Ağustos'ta Silıfke Akkuyu'da Nükleer Karşıtı Eylem'de Bergamalı ve Akkuyulu köylülerle birlikteydik. Perşembe toplantılanmız her hafta saat 18.30'da Izmir Cad. No: 13/3 Öztuğ Apt. birinci katta bulunan DTCF Tiyatro Mezunlan Derneği Lokalı'nde devam ediyor. Bilecik Cumok Bizler Cumhuriyet gazetesi Bilecik okurlan olarak Cumok toplantılannı ilimizde de yapmak istiyoruz. Bu nedenle okuyuculan 21 Ağustos saat 15.00'te Atatûrkçü Düşünce Derneği'nin Lokalı'nde toplantıya davet ediyoruz. Türkiye'de hiçbir gazetede olmayan bu olgu için mutluyuz, gururluyuz. Ülke sorunlanna duyarlı olduğunu bildiğimiz, siz Cumhuriyet okurlannı hep bir arada görmek istiyoruz. İletişim için tel: Mehmet Hazırcı 0.228.212 45 55 (ev) - 0.228.233 10 14 (iş)- 0.228.212 88 81 (dernek) Yurttaşlık Bilincini Geliştirme Derneği 15 Ağustos'ta Kadıköy Evlendirme Dairesi'nde "Bergama Süreci ve Tahkim" konulu bir panel düzenledik. Levent Serhan'in yönettiği panele Bergama Köylüleri Çevre Yürütme Komitesi'nden Başkan Oktay Konyar, Sabahat Gökçeoğlu ve köylüler katıldı. Bir ekmek bir de Cumhunyet Her gûnkü ikı gereksınıminizin konıyucu torbası Cumhunyet Kıtap Kulübû reyonlannda kitap kuiübû 1« S.AU >Ö1ETÇİ KİTAPÇI: 1212 514 «I M HER İŞLEM (İRTELEFOMA H A R B İ SEMİH POROY TARİHTE BUGÜN MVMTAZARIKAN 17 Ağustos OKYANUSUASAN BALOAf.. fSTS'Oe BuSÜN.ATLAS OKYAHUSUHU İUtMU BALONLA AŞAN ÖÇ AMEKİ&ALI PARİS YA- K/MCAG(NDA YEÜE İNOİL£#. 18*3 YILINDA. Kİ İLK b£N£MEOEN SONOA, 2O'Y£ YAKIN 6İ- BİŞ/M BAŞAfllSlZUKLA SONUÇLANA4IŞ, BU YDU>A 7 KİŞİ YAŞAK4/NI yİT7£M/ŞTİ. İLK D£- MBMEDBAI fOS Y/L SONfSA, "KA*7XL-Z*AOLI, ÖZ£L YELKENLI BALONLAglYLA AMERİKA. MAJ DO&USuNMAI rOLA Ç/KAH3AA4ERİ- KALI BUNUBAŞA/ZACAKTt. BEN A8&UZ2O (43), UAJCIEANPEBSON(44') V£ LABJRY NEV/MAM(51~) , 6 SÛN SOA/&) >£££ İN0İK_ LSRİNPE, &ALONMN KÜÇÛK giREJİ ANI KDPAÇA44K ISTEYEN MEKAKU K4LA&4- LISI İL£ KARf/LAŞM/ŞLAGD//. CAN YÜCEL'E Ömrümde ilk kez gittiğim 'şairle söyleşi' gününde, 'güzel kokular için' diyerek imzalamıştı kitabını Biliyorum hep Can Yücel kokacak şiirlerim buram buram Nâzım'dan sonra şair gelmemiş sanırdım Öyle coşkulu ve halkını seven. Yasemin m '• * ^ BAŞSAÖLIÖI Vakfımız Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi YA$AR BAKAN Geçirdigi kalp krizi sonucu hayata veda etmiştir. Mertıumun cenazesi 17.08.1999 Salı günü Kocatepe Camii'nde kılınacak öğle namazından sonra Karşıyaka Mezarlığrnda toprağa ver- ilecektır. Ailesine, tüm dostlanna başsağlığı diteriz. KİGEM Kamu Işletmeoliginı Geliştirme Merkezi Vakfı İSTANBUL TEKNtK ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ'NDEN 1999-ÖSYS sonuçlanna göre, İTÜ Denizcilik Fakültesi'ne girmeye hak kazanan öğrencilerin Ön Kayıtlan 06-07 Eylül 1999 tarihlerinde, kesin kayıtlan ise 21-22 Eylül 1999 tarihlerinde yapılacaktır. Ön Kayıtlar esnasında "Beden Yeterliliği" ve "Mülakat" sınavlan yapılacaktır. Ön Kayıtlannı yaptıracak öğrenciler, "ITÜ Denizcilik Fakültesi Tuzla/lstanbul" adresine aşağıdakj belgelerle birlikte başvu- racaklardır. Eksik belge veya belirtilen tarihlerin dışında başvuranlann kayıt işlemleri yapılmayacaktır. İSTENEN BELGELER: Öğrenci Bürosu İçin: 1-1999-ÖSYS Sonuç Belgesi, " • ; < 2- Nüfus Cüzdanı aslı ve 2 adet Noterce onaylı örneği, 3- Lise diploması aslı veya yeni tarihli fotoğraflı mezuniyet belgesi, ' , - ' • „ : " . 4- tkametgâh belgesi. 5- Cumhuriyet savcılığından alınacak sabıka kayıt belgesi, • ' ' 6- Askerlik tecil belgesi (askerlik çağına gelmiş olanlar için), 7- 12 adet 4.5x6 boyutlufotoğraf, . . 8- Bir adet yanm kapak dosya. ' ' Yatılılık Bürosu için: , ; 1 - Nüfus Cüzdanı fotokopisi, ' . ' • : 2- tkametgâh belgesinin fotokopisi, . 3- Sabıka kayıt belgesinin fotokopisi, . 4-12 adet 4.5x6 boyutlufotoğraf, . • 5- Bir adet yanm kapak dosya. • • • _ • , KAYIT TAKVİMİ: . . . . 06-07 Eylül 1999: Ön Kayıt 22 Eylül 1999: Saat: 15.00 sonuç bildinmi ve fakülte dekanının velılere hitaben fakülteyi tanıtıcı konuşması. 08-20 Eylül 1999: Belge hazırlama süresi 21-22 Eylül 1999: Kesin kayıt 04-07 Ekim 1999: Derslere kaydolma 04-10 Ekim 1999: 1. sınıfa başlayacak öğrenciler için gemide oriantasyon kursu olacaktır. Önemli not: - Beden Yeterliliği Sınavı için erkek aday öğrenciler şort, kız aday öğrenciler mayo getireceklerdir. - 22 Eylül 1999 Çarşamba saat: 15.00'te tüm velilerin fakültede bulunmalan gerekmektedir. Basın: 38655 GÖRÜŞ MUSTAFA KUL Eski Çahşma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Çok Şüküp... Başbakan Bülent Ecevit'in geçen günlerde grup toplantısında yaptığı konuşma, hem siyasi tarihimı- ze hem de Ecevit'in kendi tarihine mal olacak önem- deydi. Uluslararası tahkimle ilgili gerçekler kamu- oyunda etki yaratmaya, hatta kendi partisine men- sup milletvekillerinin bazılannı da etkilemeye başla- yınca bu konuşmayı yapma gereği duymuştu. Baş- bakan Bülent Ecevit şunları söylemişti: "Türkiye'de bazı çevreler, heryenıliğe karşı çıkmayı ilericilik veya devrimcilik sanıyoriar. Bu eski bir alışkanlıktır. Ne ka- dar yenilik varsa ilericilik adına, devrimcilik adına, bunlann hepsine bazı çevreler karşı çıkmışlardı ve bunu solculuğun gereği saymışlardı." Ve Ecevit kar- şı çıkılan yenilikleri sıralıyon Hilton Oteli, renkli tele- vizyon, Boğaz Köprüsü... Aynı Ecevit şöyle devam ediyor: "Çokşükür, DSP, böylebirsolculukanlayışın- dan, katı deyletçianlayıştan kendisini kurtarmıştır." Er- tesi günü bir gazete manşetıne, '75'lıkDevrimci' ola- rak yerleşiyor Ecevit. Bu gazetenin genel yayın an- layışının liberal fikirlere dayalı olduğu herkes tarafın- dan bilınmektedir. Başka bir liberal gazetenin genel yayın yönetmeninin konuşmadan bir gün önceki ya- zısı, sanki Ecevit'in konuşma metninın çıkış noktası olmuş. Sanki aynı kalemden çıkmış. Sankı oturup bir- likte yazmışlar. Çok şükür, Ecevit böyle bir konuşma yaptı da, böy- lelikle Ecevit'in artık solcu olmadığı da kamuoyunca anlaşılmış oldu. Keşke bu itiraflannı seçimlerden ön- ce yapsaydı. Geçmişinden etkilenenler ve bu neden- le beklenti içerisine gıren emekçi kesimler, dürüst sı- yasetçi özlemleriyle kendisine oy verenler, bu kadar büyük hayal kırıklığı yaşamazdı. Çok şükür ki Ecevit geldiği noktayı, uğradıgı değişimı söze döktü. Ece- vit'in ve partisinin uğradıgı değışim, emekçi kitlele- rin çıkarlannı temsil etmekten sermayenin ve IMF politikalarının bekçiliğinı yapma noktasına gelmişse eğer, bunun adı değişim değil, başka bir şeydır. Bu- nun ne olduğunu emekçiler Ecevit'in yüzüne haykı- nyorlar zaten. Başkanlığını yaptığı 57. hükümetin ıcraatlan, Ece- vit'in sırtını hangi kesimlere dayadığını açıkça orta- ya koymaktadır. Isçiye, memura yüzde 20'nin üze- rinde zam vermemekte direnen, "Sosyal Güvenlik Yasa Tasansı'nda 58-60yaştan biradım genattlamaz" diyen Ecevit, tahkimin en önde gelen savunucusu ke- silmiştır. Ve maalesef, partisinin milletvekillerinin bü- yük çoğunluğu kendisini grup toplantısında yaptığı konuşmada alkışlamıştır. Aynı hükümet eğitim ve sağlık harcamalarını iyice kısarken, üniversite öğre- nim harçlanna yüzde 60 zam yapmaktan, emekçiyi mezarda emekliliğe mahkûm etmekten hiç de rahat- sız görünmemektedir. Buna karşın sermayenin ve rantiyenin iyice vergiden muaf hale gelmesinı sağla- yacak kararlar almıştır. Hükümet enflasyonla müca- dele için yüksek oranlı zamlar yaparak dar ve sabit gelirli yurttaşını ezerken yüksek gelirli kesimlerden ver- gi almamaya devam etmekte ve ekonomıde üretim- sizliği, paradan para kazanmayı, asalaklan besleme- yi sürdüımektedir. Buna karşın esnafın ödediği ver- giyi yüzde 5 arttırmıştır. Yoksulluk sınınnın aylık 300 milyon TL olarak belirlendiği ülkemızde 68 mılyon TL asgari ücretle geçinmeye çalışan çok sayıda yurtta- şımız vardır ve Ecevit bütün bunları içıne sindırebil- mektedir. Solcular Boğaz Köprüsü'ne karşı çıkarken plansız yatınmlann sonuçlarının ne kadar vahim olacağını vurguluyorlardı. Bu eleştirilerinde haksız mı çıktılar? Hayır! Ne kadar haklı olduklan 2. köprüyle anlaşıldı. Şimdi bir de 3. köprü tartışmaları var üstelik. Köprü yapmanın ulaşım sorununu çözmediği, bu konuda- ki anlayışın değişmesi gerektiği, bu yatırımların yağ- macılan beslediği, çözümün toplu taşımacılık ve ray- lı sistem olduğu artık kamuoyunca da fark edilmeye başlanmadı mı? Dığer konularda da solcular hep haklı çıkmadılar mı? Istanbul'un gökdelenlerle dolu kimliğini yrtirmiş bir şehir olmasına karşı çıkmak ge- ricilik midir? Çok kanallı televizyonlardaki denetim- sizlik ülkeyi bir kültür bunalımına sürüklemedi mı? Med- ya büyük bir güç olarak sermayenin elinde çok teh- likelı bir hal almadı mı? Bunlan önceden söylemenin neresi kötü, anlamak mümkün değil. Şimdi de tahkimin sonuçlarının açıklanmasına, ka- muoyundan gizlenen gerçeklerin ortaya dökülmesi- ne kızıyorlar. Bunlan kim açıklayacak? Tabii ki solcu- lar. Ülkesini, halkını gerçekten seven insanlar açık- layacak; çokuluslu şirketlenn stratejisini iyi anlayan zeki ve onurlu insanlar açıklayacak. Tahkimle devre dışı bırakılmak istenen Danıştay'ın aldığı kararlara bakıldığında bazı çevrelerin neden tahkim istediği kolaylıkla anlaşılabilir. Danıştay kamu yararı anlayı- şıyla karar almaktadır. Ülkemizdekamunun yaranna olan, nedense sermayenin zararına olmaktadır! Bir grup işadamı tahkim yasasının çıkması için hükümet ortaklanyla görüşmeler yapmışlardır. Cumhurbaşka- nı dahi devreye girerek muhalefet partilerini ikna et- meye çalışmıştır. Ve bu nedenle Fazilet Partisi ile bir- takım kirli pazarlıklar dahi yapılmıştır. Ecevit'in değişmekten neyi kastettiğini hepimiz anladık. Gönjyoruz ki emek cephesi bir üyesini daha kaybetti. Hepimizin başı sağolsun. Bunun için çok şükür demek çok zor! B U L M A C A SEDAT YAŞAYAN SOLDA* SAĞA: 1/ Bir tür nişas- tahelvası. 2/Dil devriminin ilk yıllannda "be- lediye" anla- 3 mmda kullanı- lansözcük...Yu- muşak başlı, ita- 5 at eden. 3/ Tür- kiye ile smırlan olan ülkelerin sı- nır bölgeleri içinde oturan Türk vatandaş- lanna serbestçe 1 2 3 gidip gelmeleri için ve- rilen belge. 4/Orta Ana- •) dolu'dabirgöL.Birgiy- _ sinıngöğüskısmınabüz- gülü olarak ilıştirilen 3 dantel süsleme. 5/ Bir 4 nota... Şarkı, türkü... "Ehl-ı hâle kailiz — eh- line aldanmazuz" (Şey- hülislam Yahya). 6/ Bir peygamber... Evrensel 8 alıcı olan kan grubu... g Lantal elementinin sim- gesi. 7/ Eski bir ağırlık birimi... "lnsan —'de hayal etti- ği müddetçe yaşar" (Yahya Kemal). 8/ Yeryüzü parçası. 9/ Eski Türklerde kutsal sayılan hekim. YUKARIDAN AŞAĞIYA: 1/ Kuzey Amerika'nın en büyûk gölü. 2/ Ertem Eğil- mez'in, Yeşilçam fimlerinın parodisi olan fılmi. 3/ Kısa bacaklı bir köpek cinsi... Aşık ve bilye oyunlarında kul- lanılan, ıçi oyulup kurşun akıtılarak ağırlaştınlmış boya- lı kemık. 4/ Ikaz... Bir etkinliğin geçici olarak durdurul- duğu süre. 5/ Aıjantın'in plaka işareti... Kakım da denı- len kürk hayvanı. 6/ Bir kimse ya da topluluğun başka- lannda bıraktığı izlenim... Mobilya kasası. II Konya'nın bir ilçesı... Takımlar grubu. 8/ Bir gıda maddesı... Bir ya da bırçok dansçı tarafından yorumlanan koreografik gös- teri. 9/ Koroner damarlan genişletict ılaç.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog