Bugünden 1930'a 5,431,920 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

17 AĞUSTOS 1999 SALI CUMHURİYET SAYFA J v L J J L l LJJLI. kultur@cumhuriyet.com.tr 15 1) "The Agony And The Ecstasy" - Azap ve Coşku, Yönetmen: Carol Reed, 1965. 2) "Le Mystere Picasso" - Picasso Gizemi. Yönetmen: Henri - Georges Clouzot, 1956. 3) "Moulin Rouge" - Kırmızı Değirmen, Yönetmen: John Huston, 1952. 4) "Lust For Life" - Yaşama Tutkusu, Yönetmen: Vincente Minneüi, 1956. Ressamlar fırtmalı, ilginç yaşamlanyla sinema tarihi boyunca çok sayıda filme konu oldu Yarahcıhğııı doruldannda...ASLISELÇUK Sinemanın vazgeçmediği kişiler, res- samlar. Sinema neredeyse keşfedildiğin- den bu yana şu ilginç figürden çok etki- lenmiştir, ressamlardan. Çünkü bu fırça- lı sanatçı. bır yazar ya da besteciye gö- re, çıplak gözle anında görülebilecek bir sanat yapmaktadır. Kimi zaman resim tarihınden ya da bir senaristın düş dün- yasmdan çıkan bu yaratıcılar dramarik bır potansiyel ile yüklüdürler. Ya da daima öyle kabul edilirler. Bu kahramanlann ya- şantılan olağanüstüdür, duygusal dün- yalan hep dalgalıdır, çoğunlukla yoksul- lugun eşiğinde yaşamaktadırlar, yaratı- cılıkla ilgili boğucu sıkıntılann kıska- cındadırlar. En küçük bir başansızhğın acısını bile derinden duyumsarlar. Bu roman kişiliklerini anımsatan sanatçılar genellikle trajik bir sonla bitirirler yaşam- lannı. Sinemada ressam kişiliği çoğunluk bu prototipe göre işlenmiştir diyebiliriz. Ressam tavan arasında veya bir çatı ka- tında bannır. Yaşadığı mekân kirlidir. soğuktur. Boya rüplerinin. fırçalann ve tuvallerin arasında sehpası bulunur. Ki- rasını ödemekte çok zorlanır, borç bul- maya çalışır. İlginç bir üniforması var- dır. Başında bir bere, boynunu saran can- h renklerden oluşan bir atkı ya da fular. Kadınlan onlann hem modeli, hem de metresleridir. Günlük tüketimi değişmez bir süreklilikle içki ve uyuşturucudur. Işte sinemada yer alan ressam figürü böyle biridir. Sinema tarihi boyunca da çok sayidaki filmde ressamlar genel ola- rak böyle anlatılmışlardır. Sessiz sinema- dan itibaren ressam giydiği belirgin üni- forması ile seyirci taraftndan hemen ayırt edilir: O değişmez iş gömleği. beresi ve keçi sakalı ile... Douglas, Van Gogh'u oynadı Holrywood'un altın çağı boyunca Ame- rikalı sinemacılar bu kahramanla çok il- gilenmişlerdır. Modigliani, Gaugin, Van Gogh,Toulouse-Lautrecgıbı ünlü Avru- palı ressamlannyaşamöykülerini beyaz- perdeye aktarmışlardır. VmcenteMinnel- h, Van Gogh'u çekmeye karar verdiğin- de bu konuya titizlikle eğilmiştir. 1956 yapımı "Lust ForLife" (Yaşama Tutku- suj'nda Van Gogh'un gerçeğini yakala- yan birportresini çizmiştir. Hollanda"da, Fransa'da çekilen film Irving Stone'un renkli ve eğlenceli romanından çok de- ğişik bir yaklaşımla peliküle aktanlmış- tır. Resme yakınhğı olan, geçmişinde o yolla çalışmalar yapan yönetmen Vincen- te Minnelli çekimler boyunca kılı kırk yar- mıştır. Van Gogh'un görüntüye girecek resimlerinden dekor için oluşturulan mekânlara dek ressamın özgün dünyası- na son derece sadık kalmıştır. Hatta kul- Ho 'Montparnasse 19" - Yönetmen: Jacques Becker, 1958. ollywood'un altın çağı boyunca Amerikalı sinemacılar ressamlarla çok ilgilendiler. Modigliani, Gaugin, Van Gogh, Toulouse-Lautrec gibi ünlü Avrupalı ressamlann yaşamöykülerini beyazperdeye aktardılar. Sonra da bu ilginç ve trajik ressam figürü, birçok sinemacının esin kaynağı oldu. Sinemada eskiden ressam, sonradan yönetmen olan çok sayıda isim de sıralayabiliriz. lanılacak sinema pelikülü için doğru say- dığı malzeme konusunda stüdyolarla kav- ga etmiştır Kirk Douglas, Van Gogh ro- lünde gerçekten başanlıdır. Ressamın dünyayı, yaşananlan anlamak ve bunu tu- vale yansıtmak konusundaki sonsuz ara- yışını perdeye çok iyi taşımaktadır. Do- uglas o günlerde rolü hakkında şunları söylüyordu: "Kardeşi Theo ile yapüğı binlerce yazrçma rolümö yorumlamamı kolaylaşbrmıştı. Van Gogh'un mektup- lannı okuyunca satır aralanndan onun geçirdiği evreleri gerçekten anlayabüi- yordum. Van Gogh birtikte yaşanması çok zor biriydi. Gaugin'le (Anthony Qu- inn) olan iKşkisindeki bastinlrruş eşrinsei- lik boyunınu ince a\ nntılarla. anlaşüma- sı oldukça güç bir biçimi yeğleyerek yan- sıtmayı denerken epeyce zorlanmjşöm." Gaugin rolündeki başansıyla Anthony Quinn'se 1956'daki en iyi yardımcı er- kek oyuncu oscannı kazanmıştır. Huston'ın 'Moulin Rouge'u Van Gogh'un trajik yaşamı birçok kez sinemacılann esin kaynağı oldu: "The li- fe and Death of Vincent Van Gogh" (Vincent Van Gogh'un Yaşamı ve Olü- mü 'Yönetmen: PaulCos, 1987yapımı). **Vincent and Theo" (Vincent ve Theo / Yönetmen: Robert Alrman, 1990 yapı- mı). "Vincent and Me" (Vincent ve Ben/' Yönetmen Michael Rubbo , 1990 yapı- mı) "Dreams"(Düşler/ Yönetmen: Ald- ra Kurosava, 1990 yapımı),"Van Gogh" (Yönetmen: Maurice Pialat, 1991 yapı- mı) gibi... John Huston'sa 1952 yapımı "Moulin Rouge" (Kırmızı Değirmen) filminde Fransız ressam Toulouse-Lautrec'i (Jo- seFerrer)anlatır. Kendısı de eski bir res- sam olan Huston, "Moulin Rouge"u çe- kerken Lautrec'e dikkatle bağlı kalmış ve böylece onun resmine saygın bir atıf- ta bulunmuştur. Çekimlerde ressam Mar- cd Vfert'es, fotoğrafçısı ve görüntü yönet- meni Osvvald Morris ile bir filtre siste- mi oluşturarak fîlm boyunca canlı, etkin renkler.renkselyayımlamalar yaparak iz- lenimci tablolan çağnştıran görüntüler el- de etmiştir Huston. Filmin açılış sahne- si neredeyse belleklerde yer etmiştir: 1880'ler Parisi'nde Moulin Rouge'un şenlikli çılgm bayram havası, ritmin Can Can danslannın. dansçılann hışırtılar çı- karan kabank içeteklerinin, aynalarla sü- ren tavana izdüşümlerinin yansıması. rengârenk patlayan bir balo görünümüy- le sarar seyirciyi. Yönetmen Huston, "Mouiin Rouge" da gerçekten olağanüstü etkileyıcı bir yönetim sergiler. Can Can danslanrun, so- kak fahişelerinin içtenlikli anlatımı, Pa- ris'teki bistrolann dumanlı atmosferi. Pi- erre La Mure'ün kitabından senaryolaş- tınlan "Moulin Rouge"daki her plan ade- ta bir resim çerçevesi görünümündedir. Montmartre'ın dışavurumcu atmosferi Technicolor sisteminin canlı yansıtma- sıyla iyice pekiştirilmiştir. "Moulin Ro- uge" böylece 1952 yılının en iyi sanat yö- netimi, set dekorasyonu ve kostüm os- car'lannı almıştır. Picasso'nun belgeseli "The Agony and The Esctasy" (Azap ve Coşku/ 1965)'da yönetmen Carol Re- ed, Italyan rönesansının en ünlü ressam ve heykeltıraşlanndan Michelangeio ile onun koruyucusu Papa II. Julius arasın- daki ilginç çekişmeyi anlatmıştır. Irving Stone'un romanından Phflip DunneVn se- naryolaştırdığı filmde Michelangelo'nun Sistine Kilisesi'nin tavan freskolannı yaptığı dört yıl anlatılmaktadır. "The Agooy and The Ecstasy"da Reed filmi- nin belkemiğini Michelangelo'nun (Charlton Heston) sanatçı saldırganlığı ile askerlikten gelme Julius'un (Rex Harri- son) aynı ölçüde inatçı kişiliğine oturt- muştur. "Montparnass* 19" filminde (1958) Fransız yönetmen Jacaues Becker, Ital- yan ressam Modigliani'yi zamanın en ûnlütiyatro aktörü, Theâtre National Po- pulaire'in unutulmaz oyuncusu Gerard Philipe'e oynatmıştır. "Modigliani sü- rekli murJuİuğun ya da umutsuzluğun, sarhoşluğun ve yaratıcılığın donıklann- da yaşardı. Vanarcasına yaşardı" diye açıklamalarda bulunmuştu Gerard Phi- lipe. 1964'te yönetmenliğini Luciano Sİdce'nin yaptığı " d Greco"da ttalyan- Yunan kökenli ressam el Greco'nun (Mel Ferrer) Ispanya'daki yaşamı anlatılır. Henri-GeorgesClouzot'nun 1956'daçek- tiği Pablo Picasso çalışırken belgeseli "Le Mystere Picasso" (Picasso Gizemi) sinemanın caymadığı bu konuyla ilgili ürünlerin başyapıtlanndan biri olmuştur çoktan. Picasso üzerine James Ivory ye- niden 1996'da "Survhing Picasso"yu (Picasso ile Yaşamak) daha özel bir yak- laşımı yeğleyerek gerçekleştirmiştir. Ka- dınlar ve Picasso vardır karşımızda. Si- nemada eskiden ressam sonradan yönet- men olanlar deyince çok sayıda ad sıra- layabiliriz: Jean Cocteau,Akira Kurosa- va, David Lynch,Vincente Minnelli, John Huston, Maurice Pialat, Federico Feflini, Sergei Eisenstein. Patrice Leconte, De- rekjarman,John Maybury.Sayı daha da artabilir, ama bunlar en ünlüleridir... Tiyatroda başrolde Paltrow yine erkek kılığmda Kültür Servisi - HolK"wood'un başanlı oyunculanndan Gwyneth Paltnm. VVilliam Shakespeare'in 'As You Like It' adlı oyununda başrol oynuyor. Paltrow, Massachusetts'teki WilliamstowTi Festivali'nde sahnelenen oyunda da, tıpkı kendisine Oscar ödülü kazandıran Âşık Shakespeare filminde olduğu gibi. evleneceği adamı baştan çıkarmak için erkek kılığına giren aristokrat genç kadın Rosalind'i canlandınyor. Oyun üzerine yayımlajıan eleştiri yazılannda, Paltrow'un sahnede tüm yeteneğini ve güzelliğini sergilediği söyleniyor. "İngiliz aksanrvla konuşma> ı başaran tek Amerikah oyuncu' olarak değerlendirilen Paltrow'a oyunda. Orlando rolünü üstlenen Alessandro Nrvola eşlik ediyor. Eleştirmenler, Paltrow ve Nivola'nın çok uyumlu bir ikili oluşturduğunu söylüyor ve özellikle de PaltroYv'un performansındaki naifliğe dikkat çekiyorlar. Yönetmen Barry Edelstein. As You Like It'i farklı yer ve zamanlan harmanlayan 'postmodern kolaj' niteliğinde bir yorumla sahneliyor. Örneğin oyunda 194O'lı yıllann tngiliz modasını yansıtan giysiler ve 1950'li yıllann müzikleri bir arada kullanılıyor. Oyunda rol alan sanatçılann büjiik çoğunluğu, tiyatrodan çok televizyon için yaptıklan çalışmalarla tanınan isimler. Ingiltere'deedebiyat derslerinin programının belirlenmesinde gençler söz sahibi Shakespeareyerine Trainspotting • Artık derslerde edebiyatın ünlü isimlerinin yerine gençlerin ilgi gösterdiği yazarlara yer verilecek. Bu değişiklik eleştirilerek tartışmalara yol açtı. Kültür Servisi-lngiltere'de edebiyat dersinde yapılan bir değişiklikle, genç- lerin artık pek ilgi göstermedikleri çok sayıda yazar müfredattan çıkanlıyor ve gençlere derslerde işlenecek yazarlar ko- nusunda söz sahibi olma hakkı tanınıyor. Edebiyat dersprogramıru gençlerin key- fı kararlanna teslim eden bu değişiklik, eğıtim ve sanat çevTelerinde yenı bir tar- tışma konusu oldu. Değişiklik pek çok açıdan eleştiriliyor. Müfredattaki değişikliğe göre gençle- rin artık ilgi göstermedikleri pek çok edebiyat devi listeden çıkanlıyor. Bu isimler yerine gençlerin daha çok ilgi gösterdıkleri genç-yazarlara yer verile- cek. Derslerde işlenecek yazarlar konu- sunda öğretmenlerin seçimine daha faz- la esneklik tanıyan değişikliğe göre prog- ramda diğer ülkelerin yazar ve şairleri- ne de yer verilebilecek. Ancak bu deği- şiklik ulusal kültürün oluşumunda ulu- sal edebiyatın da önemli bir yer tuttuğu- na inanan kişilen rahatsız ediyor. Ortaöğretim düzeyinde yapılacak bu değışim. üniversitedeki gençlerin pro- filini de değiştirecek elbette. Geçen yıl- larda yapılan bir araştırma gençlerin üni- versiteye girene dek biraz Shakespeare kanştırmak dışında 20. yüzyıl edebiya- tı öncesinden hiçbir yazan okumadıkla- Gençler 16. yüzyılda yazılan bir Idtap yerine kendi çağjanmn yaşam tarzını anlatan kitaplan tarüşma> ı nnı gösteriyordu. Bu öğrencilerin Röne- sans edebiyatı gibi kapsamlı konularda yıl bitirme ödevleri vermeleri de olduk- ça güçleşiyordu elbette. Bir başka araş- tırma da genç kuşağın uzun romanlar okumaktan nefret ettiğıni göstenyordu. Edebiyat öğretmenleri bu nefreti, ilgi ve meraka dönüştürmeyi deneseler de bir formül bulamadıklannı açıklıyorlardı. Genç kuşağın 20. yüzyıl öncesi yazar- larla en azından edebiyat derslerinde ta- nışma fırsatı ortadan kalktığına göre bu formülün keşfedilmesi olasılığı kalmı- yor artık. Başyapıtlardaki gizem... Edebiyat öğretmenleri gençlerin baş- langıçta sıkıcı bulduklan eski yazarlan derslerde tanıştıktan sonra sevmeye baş- ladıklannı, gerçek edebiyat meraklılan- nın onlan daha yakından tanımak için ça- ba harcadıklannı belirtiyorlar. En bü- yük kaygilan ise bu yazarlann program- dan çıkanldıktan sonra tamamen unutu- lup gidecekleri. Aslında edebiyat öğretmenlerinin işi yeni programla biraz daha kolaylaşmış olacak. 15-17 yaş arasındaki gençlerle Trainspotting'i tartışmanın, 16. yüzyıl- da yazılan bir kitaba ilgilerini çekmeye çalışmaktan daha kolay olacağı kesin. Öğ- renciler de kendi çağlannın yaşam tar- zım anlatan ya da onaylayan yapıtlan okurken daha az zoriayacaklar düş güç- lerini. Tımes gazetesinde bu konuyla ilgili gö- rüşlerini yazan Bel Moonej'e göre: gü- nümüzde sadece İngiliz gençlerinin de- ğil, dünya üzerindeki bütün gençlerin üzerinde çok büyük bir baskı var. Mil- yonlarca yöne çekiliyor gençler, televiz- yon ve tnternet'in de sayesinde bilgi ve imaj bombardımanınatutuluyorlar. Kul- landıkları dıl radyo ve televizyonlaıda- ki spikerler taranndan bozuluyor ve genç- ler bu dili kolaylıkla benimsiyor. Ken- dilerini kaos gezegeninde yaşıyormuş gibi hisseden bu gençlerden farklı çağ- lann kitaplannı okumayı beklemenin de bir anlamı yokmuş gibi görünüyor. Ancak bu yaklaşım zaman değişse de insan ruhunun temelde değişmeyeceği, gerçek edebiyatın bu değişmez özü iş- lediği düşüncesiyle çelişiyor. Çocukla- ra program üzerinde söz sahibi olma hakkını tanıyan düzenlemenin, yedi ya- şındaki çocuklara yiyecekleri yemekle- ri kendileri seçme haİdanı tanımaktan bir farkı olmadığmı belirten eğitim uzman- lanna göre okulun işlevi gençleri eğlen- dirmek değil, yönlendirmek. Mooney yazısında, bu nedenle programın değil, derslerin işleyiş biçiminin değişmesini,; çocuklann başyapıtlardaki gizemi ke- yifle keşfetmelerine olanak tanınması gerektiğini savunuyor. Japon keman sanatçısı Stıigeo VVatanabe yaşaımm yitirdi I Kültür Servisi - Japonlann harika çocuğu, keman sanatçısı Shigeo Watanabe. geçirdiği ağır kalp krizi sonucunda yaşamını yitirdi. Genç yaşında beyninin gördüğü hasarla müzik yaşamından kopan 58 yaşındaki sanatçı amcası ve 90 yaşındaki keman öğretmeni olan babası tarafindan kaldinldığı hastenede öldü. llk resitalini yedi yaşında veren Watanabe, 12 yaşında bestelediği ilk keman konçertosu ile bir anda büyük ün kazandı. Watanabe'nin dehası 1954 yılında Japonya'ya gelen keman virtüözû Jascha Heifetz tarafindan keşfedildi. 14 yaşındaki Watanabe, Heifetz'in desteğiyle New York'taki Julliard Müzik Okulu'nda okuyan en genç yabancı öğrenci oldu. Ancak sanatçımn Ivan Galamian'la sürdürdüğü çalışmalan üç yıl sonra aşın dozda uyku hapının yol açtığı beyin hasan nedeniyle sona erdi. Bu olay üzerine talihsiz bir kaza. intihar girişimi ya da başansız bir cinayet planı yoramlan yapıldı. 1958 yılında evine gönderildiğinde yatağa bağımlı bir haldeydi. Sanatçı kısa süre önce eski parçalannın Shindo başlığı altında basılmasıyla yeniden gündeme gelmişti. Ankara'da Açık Hava Sinema günleri • Kültür Servisi- Hotel Bılkent- Ankara'nın 'Açık Hava Sinema Günleri 1999' sürüyor. 1997 yılında açılan Açıkhava sinemasınm programında yaz sonuna dek Propaganda, Kusursuz Cinayet, Kara Kedi Ak JCedi ve Titanic, Aşk Mektubu, Gününü Göreceksin, Ah Mary Vah Mary, Kuşatma, Kurda Tuzak ve Büyük Umutlar adlı filmler gösterilecek. CİE 5 Ulusal Kısa Hhn Yanşması • Kültür Servisi -C1NE 5'ın düzenlediği ödüllü Ulusal Kısa Film Yanşması'nın ikıncisine son katılım tarihi 15 Eylül 1999 olarak belirlendi. Yapıtlann video ve sinema Fılmi olmak üzere iki dalda değerlendirileceği yanşmada konu sınırlaması yok. Süresi 30 dakikayı geçmeyecek olan dramarik, canlandırma ve belgesel türdeki filmlere sayı sınırlaması da getirilmiyor. Yanşmaya 1 Ocak 1998 tarihınden sonra çekilen filmler kabul edilecek. Ancak bu tarihten sonra İFSAK'ın yanşmasına katılıp ödül kazanan yapıtlar katılamayacak. Filmlerin yanşmaya bir adet VHS kopya, beş adet filme ait dia, renkli opak fotoğraf ve yapımcı izin belgesi ile birlikte gönderilmesi gerekiyor. En iyi filme 1 milyar TL ödül verilecek olan yanşmada başan plaketi ve para ödülü kazanacak kısa filmler CINE 5'ten yayımlanma hakkını da kazanacaklar. Ödüllü ve gösterime değer bulunan filmler, sonuçlann açıklanacağı 1 Ekim 1999 tarihinden itibaren iki aylık süre içerisinde CINE 5'ten gösterilecek. Yanşmaya başvurular elden ya da posta yolu ile CINE 5 Filmcilik ve Yapımcılık AŞ, Eski Büyükdere Caddesi, No: 77, Maslak-Istanbul adresine yapılacak. (286 35 35) Mehmet Aksel'in sergisi • Küftür Servisi - Mehmet Aksel'in illüstrasyon sergisi The Marmara tstanbul'un Opera Sanat Koridoru'nda 2 Eylül'e dek sürecek. Sergilenen yapıtlann çoğu 1993 yılında Atatürk Kültür Merkezi'nde lllüstratörler Derneği'nin düzenlediği' lllüstratörler 1" başlıklı sergide de yer almıştı. Aksel'in illüstrasyonlannın büyük bir bölümüne kaynak oluşturan dokümanlar, Istanbul'a 1800'lü yıllarda gelen ingiliz ressam William H.Bartlett'nin çizdiği desenlerin gravür haline getirilip basıldığı kitaptan almdı.l993'te bir grup arkadaşıyla birlikte lllüstratörler Derneği'ni kuran sanatçı, kuruluşundan bu yana derneğin başkanlığını yürütüyor. Fotoğra! Avcılan Rasgele' • ANKARA (AA) - Milli Parklar Av ve Yaban Hayatı Genel Müdürlüğu, 2-5 Ekim tarihleri arasmda Hatay-Belen II No'lu Kuş Gözlem Merkezi'nde 'Süzülen Göçmen Kuşlar Gözlem Günü, II. Fotoğraf Avcılan Rasgele' başlıklı bir fotoğraf yanşması düzenliyor. Yanşma, 5 Ekim Dünya Kuş Gözlem Günü etkinlikleri çerçevesinde yapılacak. Günümüzde çevre sorunlanmn doğa ve yaban hayatı üzerindeki olumsuz baskılan karşısında yaşama mücadelesı veren doğal kaynaklan korumak, onlara duyulan ilgi ve sevgiyi yaymak, tarihi ornitolojik, kuş ve göç yollan açısından dünyaca önemli olan Hatay- Belen'in tanıtımmı yapmak amacıyla düzenlenen yanşma, fotoğraf yoluyla da avcılık yapılabileceğini \ıırguluyor. Slayt ve renkli baskı olmak üzere 2 dalda düzenlenen ve herkese açık olan yanşmanın her bölümünde en çok 5 fotoğrafla yanşılabilecek. 2-5 Ekim tarihleri arasmda Hatay-Belen'de çekilecek fotoğraflann, 18 Ekim 1999 günü mesai bitimine kadar Orman Bakanhğı Milli Parklar Av ve Yaban Hayatı Genel Müdürlüğu Eğitim Tanıtım Şube Müdürlüğü'ne teslim edilmesi gerekiyor. • Kültür Servisi - Kültür ve Edebiyat Dergisi E\ Şiir Inceleme Yanşması düzenliyor. Yanşmaya, çağdaş şiirimizin Yahya Kemal, Nâzım Hikmet, Necip Fazıl ile başlayan serüveninden günümüze kadar gelen süreci içinden seçilecek bir şairin 'tek' bir şiiri üzerine yapılmış ve hiçbir yerde yayımlanmamış incelemeler katılabilecek. Yanşmada dereceye giren çalışmalardan her birine birer plaket ve birinciye 250 milyon T.L., ikinciye 150 milyon T.L., üçüncüye ise 100 milyon T.L. para ödülü verilecek. Son başvuru tarihi 1 Eylül olarak belirlenen yanşmanın sonuçlan 1 Kasım'da açıklanacak. Adaylar, Çatalçeşme Sok. Gendaş Işhanı Hanı No: 19 Cağaloğlu / tstanbul adresine başvurabilirler. Aynntıh bilgi almak isteyenler (0212) 572 10 20 nolu telefonu arayabilirler.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog