Bugünden 1930'a 5,446,570 adet makale



Katalog


«
»

J> 1 AiUSTOS 1999 PAZAR CUMHURİYET SAYFA HABERLER Selahattin Alpay mnie spazmı geçindi • İstanbul Haber Servisi - Türkücü Selahattin Alpay Silivri'deki yazlığında dün sabah saatlerinde mide spazmı geçirdi. Sili\Tİ Özel Millet Hastanesi Koroner Yoğun Bakım Ünitesi'nde tedavi altına alınan Selahattin Alpay'ın. 48 saat kontrol altında tutulduktan sonra taburcu edileceği bölirtildi. Özel Millet Hastanesi'nde tedavi altında tutulan sanatçının sağhk durumu hakkında açıklama yapan Başhekim Opr. Dr. Abdullah Gündoğan. Selahattin Alpay'ın hayati tehlikesi bulunmadığmı bildirdi. HeybetH'yi yakalama operasyonu• BODRUM(AA)- Bodrum'da bir barda eğlenirken havaya birkaç el ateş edip iki kişiyi de yaralayarak olay yerinden kaçan yeraltı dünyasının ünlü isimlerinden Hasan Heybetli'yi yakalama operasyonlan sürüyor. Bodrum polisinin dün bir operasyon daha gerçekleştirdiği. ancak herhangi bir sonuç elde edilemediği öğrenildi. llçede, polisin sıkı güvenlik önlemleri aldığı ve Bodrum'un bütün çıkış kapılannı gözetım altında tuttuğubildirildi. İSKİ'den bopçaffı İ,jstanbul Haber Servisi - istanbul Su ve Kanalizasyon Idaresi (ISKİ), gecikmiş su borcu bulunan abonelere borçlannı 7 taksitte ödeme kolaylığı getirdi. tSKt'den yapılan açıklamada. 15 Ağustos 1999 tarihinden itibaren İSKİ veznelerine başvurarak su-atık su bedeli borçlannı ödedikleri takdirde abonelerden sadecelOcakl996ıle31 Mayıs 1999 tarihleri arası için ayda yüzde 5 oranında gecikrne cezasını 7 taksitle ödedikleri sürece gecikme bedeli alınacağı kaydedildi. Zeytinburnu sahilinde ceset • İstanbul Haber Servisi - Zeytinburnu sahilinde Feride Tülay Topgüllü (30) adlı bir kadinın cesedi bulundu. Yapılan açıklamada, ceset üzerinde herhangi bir darp izine rastlanmazken. kesin sonucun otopsiden sonra belli olacağı kaydedildi. Balıkesir Valiliği, 5 bin genci bir araya getirmeyi amaçlayan girişime izin vermedi Oren 1nıhışmasma engelANKARA (Çumhuriyet Bürosu)- "Dün- yaGençlerininÖren BuluşmasT, planlanan tarihe çok az gün kalmasma karşın bürok- rasi engelini aşamadı. Balıkesir valiliği ile tçişleri Bakanlığı arasında mekik dokuyan gençler. gerekli onayı bir türlü alamadı. Organizasyon komitesince dün bir açık- lama yapılarak dünyanın dört bir yanından 5 bin genci 13-23 Ağustos'ta bır araya ge- tirmeyi amaçlayan buluşma bürokratik sav- saklamalarla bilinçli olarak engellenmek is- tendiği savunuldu. Komitenin açıklamasm- da, "Bu durumu; gençliğin düroa banşı için, kardeslik ve dostluk duygulannı pekiştir- mek için ve Türkhenin tanıtımı için harca- nan çabaya vurulan bir darbe olarak kabul edjyoruz" denildi. Balıkesir Valiliği'ne et- kinlik bildiriminde bulunduklannı anımsa- tan komite. valiliğin Içişleri Bakanlığı'na başvurmalannı istediğini anımsattı. Bakan- lığa başvurduklannda ise gerekli yazının valiliğe gönderildiği yanıtını aldıklannı kay- deden komite üyeleri. "İlgiB makamlar to- pu birbüierine atarak işi sürüncemeye btra- kıyoriar ve buönemlietkinlik karşısında du- yarsızlıklannı kormorlar" dediler Balıke- sir Valilıği'nı Ören buluşmasını engelleyi- ci hareketlerde bulunmakla suçlayan komi- te üyelerinın açıklamasında şöyle denildi: "Valilik, alt makamlara uyanlar yaparak buluşmayı engelliyor. Bu doğrultuda buluş- mayı yapacağımız ilçede altyapı çalışması başlatmamız için izin verilmemesine dair Zevtinli Beledhe Başkanı uyanlıyor. Edre- mit Körfezfndeld rüm ka\makamlara yaa- lar gönderiliyor ve buluşmaya izin verüme- mesi için tebdit ve uyanlarda buiunuluyor. Crvardaki oteUere de benzer uyanlar yapın- yor." Gençler. Turizm Bakanı Krkan Mum- cu ve Devlet Bakanı FikretÜnlü'yü ilgisiz- likle suçladı. TMMOB Ankara 11 Koordinasyon Kuru- lu bir açıklama yaparak bakanlığın ve vali- liğin Ören buluşmasına karşı tutumunu kı- nadı. ICoordinasyon kurulu adına açıklama- yı yapan Peyzaj Mühendısleri Odası Başka- nı BetülUyar.gençlerinönceki sene Berga- ma'daki buluşmalannda "ulustararası em- peryalist tekellerin doğal kaynaklara göz ko- yan yağmacüığını püskürtmede. onurlu bir uğraştanalınlannınakıylaçıkokJannı" vur- guladı. Uyar, yetkililere seslenerek "Sizce ülkemiz turizm sektöründe büyük bir dar- boğaz yaşarken. ülkemiz tanıtımı için çok önemli bir nrsaü kaçırmış olmuvor muyuz? Böyle bir devlet politikasmı anlamamız mûmkün değfldir" dedı. Tüm Sosyal-Sen de biraçıklama yaparak gençlere destek verdi. Açıklamada. "Başta Kültür Bakanlığı olmak üzere çeşitli betedi- yelerin. ünhersitelerin, sendikalanıu khle örgüüerinin destek verdiği buluşmanın en- geUenmemesini talep ediyor ve bu keyfî tu- tumu protesto ediyoruz" denildi. izmirli cevreciler Termik santrallar AİHM yolunda • Danıştay kararlannın ardından tzmir Çevre Hareketi Avukatlan, ikinci defa Avrupa tnsan Haklan Mahkemesi'ne başvurmaya ve 80'e yakın bakan hakkında tazminat davası açmaya hazırlanıyorlar. MUĞLA (Cumhuri- yet)- Gökova Sürekli Ey- lem Kurulu ve çeşitli çev- re gruplannın 10 yıldan fazla bir süredir yürüttük- leri çevre mücadelesi ve tzmir Çevre Hareketi Avukatlan'nın hukuk mücadelesi sonunda olu- şan yargı kararlanna rağ- men çalışmaya devam e- den termik santrallar Av- rupa lnsan Haklan Mah- kemesi'ne (AlHM) gidi- yor. Danıştay kararlannın ardından İzmirÇevre Ha- reketi Avukatlan, ikinci defa Avrupa tnsan Hak- lan Mahkemesi'ne baş- vurmaya ve 80'e yakın bakan hakkında tazminat davası açmaya hazırlanı- yorlar. Çevrecilerin, önümüz- deki günlerde bakanlara yönelikaçacaklan tazmi- nat davası, yargı kararla- nnın alındığı günden bu yana, Bakanlar Kuru- lu'nda görev yapan tüm bakanlan kapsıyor. Yaklaşık 80 bakanı kapsayan davayla ılgili olarak, tzmir Çe\Te Ha- reketi Avukatlan'ndan Ahmet Okyay,"Yargı ka- rarlan Kemerköy ve Ya- tağan'ınbu şekildeçauşo- nlmasına izin vermiyor. Gökova"nın da tamamen kapanhnasına karar veri- yor. Oysa Bakanlar Ku- rulu aklıgı bir kararla yargı kararlannı hiçe sa- yıyor. Ve bu karar değişen tüm Bakanlar Kurulu ta- rafindan aynen u\gulanj- yor. Yargı kararlannın çıküğı günden bu yana gö- rev yapan yaklaşık 80 ba- kan hakkında tazminat davası açacağa" diyor. Aydın tdare Mahkeme- si. "Yatağan ve Yeniköy termik santrallannm de- sülfirizasyon tesisleri ku- rularak ve çeşitli önlem- lerahnarak çahşbruabfle- cegi; Gökova Termik SantralTıun ise desütfiri- zasyon tesisi de kuruba çaUştınlamayacağr şek- linde kapatma karan ver- miş,ri. Karann ardından Da- nıştay 6. Dairesi de aynı doğrultuda karan onayla- mış, ancak idare kararla- n uygulanmayarak Ba- kanlar Kurulu kararlan ile santrallar çalıştınlma- ya devam etmişti. Bu gelişmeler üzerine Danıştay'a bir kez daha başvurarak karann düzel- tilmesini isteyen idare ta- lebine karşın Danıştay ay- nı karannı yinelemişti. Gelişmeler üzerine Tür- kiye'de hukuki anlamda tüm yollann denendiğini söyleyen Çevre Hareketi Avukatlan, hukuk müca- delesini AİHM'de sürdü- receklerini bildirdiler. 'tç hukuk ükandı' Termik santrallann ver- diği zararlar ile ilgili ola- rak iki yıl önce de AİHM'ye başvuruda bu- lunduklannı belirten Ah- met Okyay, santrallann kapatılmasıyla ilgili tüm hukuk yollanndan geçil- diğinı belırterek "Tnsan haklan sözleşmesinde adil yargüama hakkı vardır. Şûndi uygulanmayan mahkeme ve Danıstay ka- raıian,ikiyılönceyaptığı- mızbasvurumuzu güçlen- dirirken yargı karaıîan- nın uygulanmamasından ve iç hukuk yoOannın 0- kanmasından dolayı da önümüzdeki günlerde ikinci başMiruyu \apaca- gE* dedi. Oktay, alınan yargı ka- rarlannın uygulanmama- sı sonucu suç işlenmekte olduğunu da sözlerine ek- ledi. Tarihi kahntılarda inşaat Tahtakak Uzunçarşı Caddesi'nde gerçekleştirilen kan alanoıa otopark )r apdmak istendiği iddiaediklLAlanm ahmda tarihi kahntılar buhınduğunu beHrten çevre sakinleri, Osmaa Asilsov'a ait alanıo tarihi SİTalanı kapsamında kakhğmı anımsatarak yetkilUeri duyarlı olmaya çağırdı. İnşaatı önlemek için çaba gösterdiklerini aıüatan bölge esnafi Zeynel Avcı,i K)topark Bizans Samıcı var. Tarihi dokuyu tahrip ediwrlar ve bunu kinise engeUemiyor. Gündüz üışaatta hiçbir çabşma yok, herkes gitrJkten sonra çahşmaya başh>t>rlar" dedi İstanbul İ Numaralı Kültür ve Tabiat Varhidanm Konıma Kurulu, CHP Eminönütlçe Örgütn'nün başvurusu ûzerrae Eminönü Belediye Başkanhğı'na gönderdği yaada. söz konusu ataoda kurul karanna aykın herhangi bir çabşma ohıp ounadjğuıın saptanmasuu istedL Anlaşmazlık nedeniyle çıkan kavgada 2 kişi yaralandı SüivrTde arazi kavgasıtstanbul Haber Servisi - Silivri'nın Beycıler Köyü'nde arazi anlaşmazlığı nedeniyle çıkan kavga sonucu 2 kişi yaralandı, 30 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlardan 9'u adliyeye sevk edildi. Silivri'nin Beyciler Köyü'nde 6 bin 500 dönümünün köylülere ait olduğu ileri sürülen 8 bin dönümlük arazide mahkeme keşfi sırasında taraflar arasında kavga çıktı. Köylülerin anlatımlanna göre, olay önceki gün, arazinin 1500 dönümünün kendisine ait olduğunu belirten Osman Muzmuz adlı kişi ve beraberindekilerin, keşif yapmak üzere köye gelmesiyle başladı. Köylüler ile arazilerin tümüne sahip olmaya çalıştığı iddia edilen Osman Muzmuz arasında çıkan tartışma bir süre sonra kavgaya dönüştü. Kavga sırasında 2 kişi hafif şekilde yaralandı. Güvenlik güçlerinin müdahalesiyle engellenen kavga sırasında 30 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlardan 9'unun adliyeye sevk edildiği, diğerlerinin serbest bırakıldığı bildirildi. Köylüler, "Arazinin 6 bin 500 dönümü bize ait 1500 dönümü ise 1600*10 yıllarda üç kişiye bırakıldı. Bu kişiler yaşamıyor. Osman Muzmuz, sahte kişfleri bu kişitermiş gibi ortaya çıkararak arazivi sahiptenmeye çahşıyor" diye konuştu. OR UŞ / EROL ALTACA - Eğitimci "Bunca yasalgörevi olan insanlar, ülkenin sorunları ile ilgili görûşlerini sözle veya yazıyla ortaya koyma gi- bi bir hakka da sahiptirier. Basın, bu hakkın kullanımı için biraraçtır." Tam 139 yıl önce Şinasi'nin dile getirdi- ği bu sözler, tam bir görev ve hak bi- linci, müthiş bir demokrasi bildirge- sidir. Aynı bilincin, geçen bunca za- mana karşın, toplumumuzda çok yaygın ve etkin olduğu söylenemez. Çoğumuz suskun ve tepkisiz. Du- yarlı ve sorumlu insanlann yazıp çi- zip irdelediği konularaysa, çoğu kez, ilgililer ilgisizdir, tepkisizdir. Bu çaba- lar denize yağan yağmur gibidir. Bo- şu boşuna... Biz bu taşın bu kuyu- dan çıkarılması için yurttaş olmanın ötesinde öğretmen sorumluluğu ile düşünüyoruz. Ve bakın neler görü- yoruz: I. üsede 2 yıl boyunca TM ve S öğrenimi görerek kendisini gelece- ğe hazıriayan öğrenciler, doğal ola- rak fen derslerini okumadılar. Lise son sınıfa geldiklerinde 'üniversite- ye giriş ülkesınde düzen değişti" ve bu derslerin sorulanndan da sorum- lu tutuldular. Bu ne müthiş travma- dır, bu darbeyi bu çocuklar nasıl kar- şılasınlar? Özel derslerde, dersha- nelerde yıl boyunca fen dersleri kur- su alarak! Çizdikleri hayat yolunda artık (devletin de onayıyta) ilgilerini kestikleri fen derslerinin belirleyici etkisine kurban edildiler. Üstelik (makûs talihlerini yenip de) yükse- köğrenim görebilecek iseler orada da bu derslerle bir ilgileri olmaya- Gençliğin Sahibi Yok; Olmayacak mı? cak. Bu haksızlığı görmek için hukuk öğrenimine gerek var mı? II. Fen öğrenimini seçmiş olanla- nn da bir sorunu var. Bilgiye dayalı ÖYS (II. sınav) kaldınldı ve tek sınav olan ÖSS'nin içeriğinde de limit, tü- rev, integral gibi en önemli matema- tik konulan yok. Oysa bu gençlerin enfavoriokullan, mühendislikbilim- leridir ve o okullarda ileri matematik okutulur. Yani; limit, türev, integral... Mühendislik öğretiminde düzeyin düşürülmesi planlanmış olamaya- cağına göre, sınavın içennediği bu konulan, öğrencilerin "hobi" olarak çalışıp öğrenecekleri düşünülmüş olmalı! III. Benzeri birsorun daTürkçe'de: Kaldınlan ÖYS'nin içerdiği edebiyat bilgileri ÖSS'nin soru alanına ginme- mektedir. Böylece okullanmızda bu dersin bir anlamı (en azından yaptı- nma bağlı bir önemi) kalmamıştır. ÖSS'de sorusu yok, diyerek öğren- ciler (ve onlara hak veren okullan) edebiyatı gündemden kaldırmışlar- dır. Makaleden Tevfik Fikret'e, re- alizmden Dede korkut'a, Orhan Veli'ye "silgitsin" olabilir mi? IV. Fen ögrencileri; işletme, iktisat, ekonometri gibi TM (EA) öğrencile- rinin gözde bölümlerini onlann elin- den alabilecek konuma getiıilmiş- lerdir. Fen dersleri, üniversiteye giriş- te SAY öğrencilerinin elinde "Alaat- tin 'in Lambasrnöaki devdir: EA öğ- rencileri içinse kırk satır veya kırk ka- tır! V. Sözel öğrencilerinin de hukuk ve kamu yönetimi tercihi yapma hakkı, neredeyse elinden alınmıştır. Hukukçu olmayı düşleyen öğrenci için artık matematik ile birlikte fen dersleri kaçınılmaz hale gelmiştir. "Fen dersleri okumayan ölsün" mü? Hani üniversiteye girişte bilgi hama- lı olmalan önlenecekti? VI. Meslek liselerinin ögrencileri için de çok acı sonuçlan oldu bu "düzen değişikliği"n\n. örneğin mo- tor bölümünde okuyan bir gence makine mühendisliği haram! O gen- ci YÖK, 2 yıllık yükseköğrenime la- yık görmüştür. Hani mesleki ve tek- nik eğitim özendirilecekti? VII. Meslek lisesi öğrencilerine uy- gulanan katsayının, teknik lise öğ- rencilerine uygulanandan düşük ol- ması ayn bir darbedir. "Mesleki ve teknik eğitime kıymayın efendiler!" diyesi geliyor insanın. VII. 1999'da ÖSS tarihi 2 Mayıs'tı. Bu tarih, lise son sınıf öğrencilerinin okula devamlannı çok olumsuz et- kilemiştir. Buna karşın ÖSS 2000'in tarihi 1 ay daha önceye alınmıştır. 9 Nisan! Böylece artık liselerimiz brüt 3; net 2 yıl olmuştur. "Ne kadar yıl; o kadar bilgi" mantığıyla hesapla- nırsa öğrencilerin bilgi hamalı olma- lannı önlemenin yolu bulunmuş olur böylece. IX. OÖBR iki tarafı keskin kılıçtır; olumlu da kesebilir olumsuz da. Bir başka yazımızda da değindiğimiz gi- bi, OÖBP'nin nesnel ölçülerle oluş- tuğu, iyi niyetli bir varsayımdır. Bu- na karşın, OÖBP'nin katkısı yüzde 8'den yüzde 20'ye varacak ölçüde yükselmiştir. Son derecede büyük haksızlıklann oluşabileceği bir "has- sas konu" olan OÖBP'yi, okullan- mızı ve öğretmenlerimizi incitmeyi aklımızdan bile geçirmediğimiz için daha fazla eleştirmek istemiyoruz. Yıne de ileride baş edilmez bir soru- na dönüşmeden "ele ahnması" ge- rektiğini söylemeliyim. X. AOBP de bir başka yeni sorun- dur. Okul alanlanna göre AOBP'de farklı katsayılar uygulanması yanlış- lığını görmezden gelsek bile, AOBP'nin başanlı ögrencileri ceze- landınyor olmasını nasıl kabullene- lim? ÖSS puanı yüksek okulun ba- şarısız öğrencisi ödüllendirilirken, ÖSS puanı düşük okulun başanlı öğ- rencisi cezalandırılmaktadır. öğren- cinin "okuluyla tartılması", "bireysel sınav" gerçeği içinde habis bir ur gi- bi durmaktadır. XI. Bu sistemde 1 puan aralığına 10 bin kişi girebilmektedir. Yani 1 pu- anın bile önemi "inanılmaz" boyut- lardadın hem kazanılırken hem kul- lanılırken: a. Üniversiteye girişte öğrenciyi 10 bin kişinin önüne getirebilen veya ar- kasına düşürebilen her bir puanın kazanılması, hiç tartışılmayacak ber- raklıkta nesnel (objektif) ve adil öl- çümlere bağlı olmalıyken, şu AOBP'nin oluşumunu ve rolünü içi- nize nasıl sindirebilirsiniz? b. Öğrenciler kazandıklan puan- lan kullanırken, yani tercihlerini ya- parken AOBP eklenmeksizin 1 pu- an onlan 10 bin kişinin arkasına dü- şürebilirken AOBP'nin katılımıyla oluşabilecek 25 puanlık fark çok da- ha vahim olmaz mı? Bu kadar kay- gan bir zemin ortamda yapılacak u- fak bir terçih hatasının bedeli "yûk- seköğrenimsiz biryaşama müebbe- den mahkûmiyet" olabilir. Hiçbir gencimiz bu ihtimale müstahak de- ğildir! Daha dün ilan edilen mali miladı 3 yıl erteleyebilen bu hükümet, yan- lışlannı kısaca belirttiğimiz bu uygu- lamayı da durdurabilir. Ivedilikte ve bu yıldan uygulanmak üzere AOBP'nin etkisi azattılabilir, mesleki ve teknik öğretimin önü açılabilir; ÖSS tarihi, okullann kapanma tari- hine denk düşecek şekilde geriye alınabilir, hemen; bu devlet buna muktedirdir. Sonra da çok gerçekçi, çok adil ve radikal bir sistem için tar- tışmalar başlatılmalı; kamuoyunun da desteği alınarak karar verilmeli- dir. Böylesi hem çocuklanmızın hak- kıdır hem de çağdaş ve demokratik bir Türkiye'ye yakışandır. TMMOB'den acık mektup Turkıye somuru koridoru yapılmak isteniyor' ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Türk Mühendis ve Mimar Odalan Birliği (TN'IMOB), milletvekillerine gön- derdiği mektupla. "uluslararası tahkimle yaünm için kaynak gelecegi'' savını yalanladı. Tahkimin yalnız hu- kuki bir düzenleme değil, serbestleşme hareketi olduğu- na dikkat çeken TMMOB, Türkiye'nin enerji alanında "sömürü koridoru'' yapılmak istendiğini bildirdi. TMMOB, kaynak ve istikrar sorununun çözümünün ka-' mu maliyesi, vergi düzenlemeleri ile kayıt dışının önlen- mesinden geçtiğini vurguladL TMMOB Başkanı Yavuz Önen ımzasıyla milletvekil- lerine gönderilen açık mektupta, kamu hızmetinin öze^ kişilerce yürütülmesirün düzenlenen kurallara bağlılıgı dışmda idari yargının da denetimine bağlı olduğu vurgu- landı. Haklan korunmuş bireylerden oluşan sağlıklı bir kamunun yaratılması olanağı ve şeffaflığın, Danıştay ön denetiminin kaldınlmasıyla ortadan kalkacağı belirtıldi. Mektupta, tah- kimle ilgili anayasa değişikliğüıin en büyük gerekçesini oluşturan "Türki- ye'ye büyük ölçüde yabana yahnmcı ve 30 milyar dolann gekcegj" savı, şu verilerle yalanlan- dı: • 1997 rakamla- nna göre gelişmek- te olan ülkelere yö- nelen doğrudan ya- tınmtutan 167 mil- yar dolar olup, bu- nun yaklaşık yüzde 94'ü Güneydoğu Asya, Latin Âmeri- ka, Orta ve Doğu Avrupa'ya yönel- miştir. Batı Asya'ya yönelen yatırun tu- tan 6 milyar dolar- la, toplamm ancak yüzde 4'ü kadardır. • Çin ve Brezil- ya'da tüm yabancı yatınm stoku 227 ve 127 milyardolar. Bu ekonomilerin Türkiye ekonomi- sinden kat kat bü- yük olduğu unutul- mamalı. • Liberal yaban- cı sermaye mevzu- atıyla Türkiye'nin son 19 yılda çektiği gayrisafi yabancı yatınm toplamı 13. net yabancı yatınm toplamı 9 milyar dolardır. Anayasa değişik- liğiyle Türkiye'nin yaünmlara teknolo- ji getirmesi gibi ko- şullar koyamayaca- ğı, kânn da dışanya transferiyle dış öde- meler dengesinde zarara yol açılacağı anlatılan mektupta. şu değerlendirme veönerileryeraldı: "Turkiye özeUik- le enerji alanında gelecek kuşaklan da ciddi ipotek altı- na alacak yeni bir serüvene doğru sü- rüklenmek isteni- yor. Bu serüvenin amacı, Türkivf'yi enerji alanında sömürü koridoru yap- maknr. Özelİeştirmeyle enerji altyapısı yabancılaştırıl- mak. kamuda olması gereken imtiyaz hakkı yabancdann eline geçirtüerek, ulusal bağımsızlıgımız. insanlık onunı- muz çokuluslu şirketkrin insanna terk edilmekte, ulusal yargı ortadan kaldınlarak sömürge hukuku tesis edilme- ye çalışılmaktadır. Ülkemizin makroekonomik istikrara kavuşması ve kaynak yaranlması ancak kamu maliyesi- nin sağlam esaslara dayandınlmasnla saglanabilir. OECD ve AB ülkelerinde vergi gelirleri GSNlHnin yüz- de 30'unu aşmakta. Türkhe'de bu oran yüzde 16dır. Ka- mu maliyesindeki kriz. özelleştirnıe ve ücrederi aşagı çek- me yolu>ia emekçilere fatura edilmektedir. Oysa kamu dengesi vergileri artırma yoluyla saglanabilir. Kayıt dışı sektörü vergi kapsamına alan düzenlemelerden \azgeçU- mesi, ülkemizde kayıt dışı ekonomiyi tercih eden kalkın- ma modeU oluşturdu. Patronlann mali milattan kaçışı bunu anlatmaktadır." USIAD 'Bağımsızlık zedelenecek' İstanbul Haber Servisi - Ulusal Sanayici ve tşadamla- n Derneği (USlAD) Genel Başkanı Kemal Özden, Çok Taraflı Yatınm Antlaşması (MAI) kapsamındaki ulusla- rarası tahkimi hayata geçir- mek için yapılacak anayasa değişikliğinin, Türkiye'yi sö- mürgeleştirerek "uluslararası mahkûm*' haline getireceğini söyledi. Öğretim Elemanlan Sendıkası da hükümetin IMF ile anlaşması sonucu yaşama geçirdiği birdizi uygulamanm l hıİusalçıkarlannale>hine,ül- ke bağunsızlığını zedeleyici. emekçOeıie birlikte sermaye dtşı kcsimlcri \0ksulla5una" sonuçlardoğuracağı uyansın- da bulundu. Özden, yaptığı yazılı açık- lamada, Cumhurbaşkanı Sû- leyman Demirel başta olmak üzere Türkiye'deki tüm siyasi kadrolann tahkim konusunda yeterince bilgileri ohnamasına karşın anayasayi değiştirme- yeçalışmalannı son derecesa- kıncalı bulduklannı kaydetti. Özden. "Devleun variıgıru.ba- ğunsızliğını, ulusun kayıtstz şartsız egemenliğini koruma- ya" ant içmiş kişilerin tahkime yol acacak anayasa değişikli- ğinden vazgeçmeleri gerekti- ğini vurgulayarak. anayasanın değişmesiyle birlikte KlT'in yabancı tekellere "peşkeşçeld- kceğini ve tahkimin Türki- ye'yi sömürgekştireceğiniT ' sa- vundu. Özden, uluslararası tahki- min uygulanmasıyla, yabancı şiıketlerle olan anlaşmazlık- larda son sözün, bu şirketler- ce yönlendirilen hakemler ta- rafuıdan söyleneceğine dikkat çekti. Özden, "Kendiülkemiz- de yargının hükmü kalmaya- cak, Danıştay devre dışı bıra- kdacak. Lluslararaa tahkim ulusal bağunsizhğı tehükeye sokacak" dedı. çevre Platformu paneli Nükleeri savunan Gencay'atepki İstanbul Haber Servisi - İstanbul Teknik Üniversi- tesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. ŞermanGencay, tkitel- li'deki nükleer kazanın Türkiye'nin ayıbı olduğu- nu belirterek "Türkiye'ye nükleer reaktör gelirse radyasyon geür" gibi yan- lış bir düşüncenin bulun- duğu görüşüyle nükleer santrallan savundu. Üniversitelerarası Çev- re Platformu'nun (ÜÇEP) düzenlediği "Nükleer Enerjiyi Tarnşıyonız!'' ko- nulu panel tstanbul Bilgi Üniversitesi'nde yapıldı. Panelde konuşan tTU Öğ- retim Üyesi Şerman Gen- cay, atık olmayan enerji üretim tesisi olmadığını belirterek "En iyisi yöne- tebfldiğiniz atiktir" dedi. Gencay'ın ÇernobiPin nükleer kazalar için ölçüt olamayacağını ve bir daha da bu derecede büyük bir kazanın meydana gelme- sinin mümkün olmadığı şeklindeki sözleri panele katılan cevreciler tarafin- dan tepki gösterildi. Galatasaray Üniversite-! si Öğretim Üyesi Prof. DrJ Tolga Yarman. nükleer enerjinın bir zorunluluk olmadığını. siyasi bir ter^ cih konusu olduğunu vur- gulayarak Akkuyu'da sant- ral yapılmasma karşı oldu-! ğumı söyledi. Yarman, AkJ kuyu için 1975 yılında yer lisansı veren üç kişiden bi- ri olduğunu belirterek bu- günkü koşullann aynı ol- madığını ve aynı onayı ve- remeyeceğini vurguladı. Yarman, Akkuyu'nun tu- rizmi olumsuz etkileyece- ğini. yük merkezine uzak olduğunu ve deniz suyu açısından samralın verimi- nin düşeceğinı ifade etti.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog