Bugünden 1930'a 5,466,868 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 7 TEMMUZ 1999 ÇARŞAMBA DP. Babuna kampanyası • İstanbul Haber Servisi - Lösemı hastası Dr Oktar Babuna, noterde taahhütname imzalayarak kampanyanın sürmesi için gerekirse çıkacak tüm borçlan "şahsi borcu" olarak kabul edeceğinı ve ödeyeceğini belirtti. Babuna yaptığı açıklamada, Kadıköy 7. Noterliği'nde imzaladığı taahhütnamede, ulusal kemik iliği bankası kurulması yönünde başta Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel olmak üzere Başbakanlık. Genelkurmay Başkanlıği, lçişleri ve Dışişleri bakanlıklannın da katkılanyla dünyada eşi benzeri görülmemiş bir kampanya oluştugunu bildirdi. Samyer'de trafik kazası: 1 olu • İstanbul Haber Servisi - Sanyer Hacıosman Bayın, Bahçeköy yolu girişinde dün saat 16.00 sıralannda, MelihaÖğdem'in kullandığı 34 SG 83 plakalı özel otomobil, virajda kontrolden çıkarak karşı yönden gelen Hasan Eryaşar yönetimindeki 34 BAY 37 plakalı kamyonun altına gırdı. Kazada, otomobil sürücüsü Öğdem, Şişli Etfal Hastanesı'nde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtanlamadı. Yaralanan Eryaşar ile Erkan Ertunç Ögdem tedavî altına alındılar Özel uçak düstü: 2okJ • L'ŞAK(AA)-Uşak'ta özel bir uçağin düştüğü ve içinde bulunan 2 kişinin öldüğü bildırildi. Isparta"dan gelmekte olan Cesna-2 tipi özel uçak, Uşak Havaalanı'na inişe geçtiği sırada havada yanmaya başladı. Alevler içindeki uçak. havaalanı yakınlanndaki Şehit Abdülkadır Kılavuz Öğretmen Okulu bahçesi civanna düştü. Uçakta bulunan Uşaklı tanınmış işadamı, Çağdaş Mühendislik ve Çağdaş Mermercilik Sanayii"nin sahibi Aydın Turan (30) ve yanında bulunan uçuş eğitimi öğretmeni Davut Serkan Özdemir (26) yanarak öldüler. İşçilerin toplu iş sodemesi • ANKARA (AA)- Ankara Su ve Kanalizasyon Idaresi Genel Müdürlüğü'nde (ASKİ) çahşan 2 bin 300 işçiyi kapsayan toplu iş sözleşmesi. 7 Temmuz'da ımzalanacak. ASKt Gene! MüdürlüğiTnden yapılan açıklamaya göre. 1 Mart 1999 tarihinde yürûrlüğe giren ve 1 yıl süreyle geçerlı olacak toplu iş sözleşmesi ile işçilerin ücretlerine yüzde 100 oranında zam yapılacak. Zeytinburnu'nda yangın • İstanbul Haber Servisi - Zeytinburnu'nda Topkapı Özgüven Halk Pazan'nda çıkan yangında 9 işyeri kül oldu. Henüz belirlenemeyen bir nedenle çıkan yangın büyük çapta maddi hasara yol açtı. G.Osmanpaşa'da cinayet • İstanbul Haber Servisi - Gaziosmanpaşa Bolluca Köyü'nde Aziz Kum ve Halıl Şimşek (28) isimli ıkı arkadaş arasında çıkan tartışma cinayetle sonuçlandı. Şimşek olay yerinde ölürken K.um gözaltına alındı. . Bombadaki Lamba: Tolga'nın öyküsü-3 - Benim zamanım da acelem de yokIŞIKKANSU v e geçti. Bir iki sözcûk dışında konuşarruyor. yûrürmûş gibi yapabiliyordu. Sağ omuzu düşüktü. ODTÜ'ye ziyarete gitti. Prof. Dr. Bahattin Akşit. çay ısmarladı, "5 dakika oCur, şimdi geüyorunı" dedi. tşaretle "Tamam" demeye getirdi. Akşit hoca az sonra. beyınsel tahribat üzerinde uzman Doç. Dr. Ayşegül Fışıloğlu ile geri geldi. O an, iki yıl sürecek zorlu uğraşın başladıgının resmiydi. Konuşamayan, yazamayan, hatta burnunu bile tanımlayamayan genç adamla, inatçı ve özverili hekimin resmi. 1996 sonunda, konuşması yüzde 85'e çıkmışö! Bumunun ucunun farkındaydı artık... • • • 1994 yılbaşı tatilinde Türkiye'ye döndü. Annesi ve babasına kavuşmuştu. Ayça'ya da- Evlenmek istiyordu. • • • Bir yıl önce, 13 Haziran 1998"de evlendiler. "Büyülü Fener" sınemasının sokağında oturuyorlar. Tolga, Kafka'nın, James Joyce'un fotoğraflan ile başbaşa şiirler yazıyor, yazacağı romanın kurgusunu oluşturuyor. Odasındaki Saatli Maanf Tak\ ımi'nden her gün bir sayfa duşüyor: "Benim zamanım da, acekm de yok. Zaman, insanlanı göre bir şey. Evrende zaman yoktur kL" " • • • Ingiltere'ye geri dönecek. O akşam Istanbul'dan uçagı kalkacak. Saat 18.30 arabasına bilet aldı. • * • Doktoru Bektaş Açıkgöz'ün dışında bütün doktorlar 1994'te tanıyı koymuşlardı: "Tolga sen konuşursun konuşmasuıa da, nutuk atamazsm-." 1999"un mayıs avında Prof. Dr. Ahmetİnam ile birlikte Gazi Üniversıtesrnde 250 kişiye "üetişiınsizlik" konusunda nutuk attı. • • • 14 Ocak 1994, saat 20.30 sulan... Sigara içmek için otobüsün ikinci katına çıktı. Gökgürültüsü yanında halt etmiş, öyle bir patlama... • • • "Höst demek istedim hayata, höst_" Söyleşimiz üç saattir sürüyor. Açık pencereden akasya ve dışbudak ağaçlannın hışırtısı duyuluyor. Tolga, sözcükleri dinlendire dinlendıre dillendıriyor: "Hayat çok dddi Ciddiye almamız gerek," İÎTTİ 'îşkehce evrensel bir suçtıır'Yargıtay, Manisa davasında sanıkpolislerin cezasını bozarken işkencenin, uluslararası sözleşmelerle de yasaklandığın vurguladı. lOpolis, her magdur için 5 olmak üzere toplam 70 'eryıl ağır hapis cezası istemiyleyeniden yargılanacak. ANKARA (Cumhuriyet Bürosn) - Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Manisa- lı gençleTe işkence yapan 10 polis hak- kmdaki beraat karannı bozma gerek- çesınde. "işkencenin ulusal hukukta olduğu gibi uluslararası sözleşmelerle de vasaklandığınr \nrguladı. 14 gen- ce işkence yapüklan belirlenen 10 po- lis memuru, her mağdur ıçm 5 yıl ol- mak üzere 70'er yıl ağır hapis cezası istemiyle Manisa Ağır Ceza Mahkeme- si'nde yeniden yargılanacak. Kurul. polis memurlan Halil Emir, RamazanKotak,MehmetEmtaDal, Le- ventÖzves, Engin Erdoğan, Atflla Gür- büz. Turgut DemiraL Fevzi Aydoğ, Tur- gut Ozcan ve Musa Geçer'in, Mani- sa'da 14 gence işkence yaptıklan ge- rekçesiyle yargılandıklan davada, Ma- nisa Ağır Ceza Mahkemesi'nin bera- ata ilışkin dırenme karannı 7'ye karşı 17 üyenin oyu ile bozmuştu. Gerekçe- li kararda, işkence ve kötü muamele- nin ulusal hukukta olduğu gıbi ulusla- rarası sözleşmelerle de yasaklandığı- na işaret edilerek işkenceyi yasakla- yan başta anayasa olmak üzere Türki- ye'nin de onayladığı uluslararası söz- leşmelerdeki düzenlemeler sıralandı. Süreç anlaüklı "Zaumane ve insani ounayan mu- ameieler ile haysiyet kına hareketle- rin" TCY'de tek tek sayılmadığı, uy- gulayıcımn takdirine bırakıldığı belir- tilen kararda. Sema Taşar, Ayşe Mine Balkanh,Jale Kurt Aşkın Yeğin, Levent Kıbç, Münire Apaj dın, Özgûr Zeybek, Faruk Deniz, Abdullah Yûcel Kara- kaş, AH Göktaş, Boran ŞenoL Mahir Göktaş, Emrah Sait Erda ve Hüseyin Korkut'un yasadışı bir örgütle ılgılı yürütülen sonışturma kapsamında gö- zaltına alınmalanna ilişkin süreç anla- üldı. Mağdurlann yakınlanna,- cumhun- yet başsavcılığına verdikJeri ifadeler- de işkenceye hedef olduklannı anlat- öklan belirtilen kararda, eski CHP Iz- mir Milletvekili Sabri Ergûl'ün terör- le mücadele şube müdürlüğüne gitti- ğinde "çığlık sesi duyduğu, gözü bağiı yerde >atan çıplak çocukiargördüğü ve bu manzara karşısında şokeotduğu" an- latımlanna da yer verildi. Dönemin Manisa Tabip Odası Başkanı Osman Nuri Büyüker'in "mağduriar hakkın- daki rapoıiann görevü adü tabiplerce düzeniennıediğiner< ilişkin ifadelennın aktanldığı kararda, bir başka suctan gözaltına alınan ve daha sonra serbest bırakılan Gönül Gündüz, diğer tanık- lar Erdoğan Kıbç v e Fulya Apa> dın' ın mağdurlara işkence yapıldığına ılişbn ıfadeleri bulunduğu kaydedildi. Eyiemleri sıraladılar Kararda mağdurlann, fotoğraflan gösterilen sanıklann eylemlerini ay- nnülanyla sıraladıklan belirtilerekîz- mir Tabip Odası ve İstanbul Üniversi- tesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlı- ğı'nın raporlanna gönderme yapıldı. Mağdurlar hakkında yasadışı örgüt üyesi olmak suçundan lzmir DGM'de açılan davada Abdullah Yücel Karakaş, Hüseyin Korkut ve Boran Şenol'un be- raatlanna, Mahir Göktaş hakkındaki davanınm aynlmasına, diğer mağdur- lann cezalandınlmasına ilişkin karann Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nce eksik so- ruşturma gerekçesiyle bozulduğu anım- satılan kararda Mahir Göktaş, Ali Gök- taş ve Faruk Denız hakkında Manisa Ağır Ceza Mahkemesi 'nce "bina yak- maktan" verilen beraat karannın da Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nce onandığı kaydedildi. Mağdurlar hakkında "duvarlara ya- n yazmak. izinsiz pankart asmak ve puDama \apmak" suçundan açılan da- vada da Manisa Sulh Ceza Mahkeme- si'nin beraat karan verdiğine dikkat çe- kilen kararda şöyle devam edildi: "Ma- nisa Emniyet Müdürlüğü Terörle Mû- Sıvas'tayaşamını yiürenler anıldı ANKARA (Cumhurryet Bürosu) - Şeriatçılann 2 Temmuz 1993 günü Sıvas Madımak Oteli'nde dü?enledikleri katliamda yanarak yaşamını yitirenler Ankara Karşıyaka Mezarhğı'ndaki mezarlan başında anıldı. Sıvas olaylannda ölenler için düzenlenen etkinlikler, dün Karşıyaka Mezarlığı'nda gerçekleşTJrilen anma ile sona erdi. Törene, demokratik kitle örgütlerinden temsilciler ve Sıvas'ta yaşamını yitirenlerin yakınlan katıldı. Anma için mezarlığa gelen yurttaşlar, bir dakikahk saygı duruşunda bulundu. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PS AKD) Genel Başkanı Necati Yümaz yaptığı konuşmada, etİcinliklere katılan ve destek veren herkese teşekkûr etti. Sıvas'ta yaşamını yitirenlere yenilerinin eklenmesini istemediklerini kaydeden Yıhnaz, şeriatçı kalkışmayı unutmadıklanru, mücadelelerini sürdüreceklerini söyledi. Anma törenine katılanlar daha sonra Deniz Gezmiş'in mezannı da ziyaret ederek çiçek bıraktılar. ^ *K "&*&r 6 ^-^ ^> v - ^ . • 4 Kod Adı Hizlndlidı' Idtabı toplatıldıİstanbul Haber Servisi - tstanbul 3. Sulh Ceza Mahkemesi Faik Bulut ile Cumhuriyet Yurt Haberleri Müdürü Mehmet Faraç tarafindan kaleme alınan "Kod Adı: Hizbullah, Türkiye Hizbullahının Anatomisi" adlı kitabın toplatılmasına karar \erdi. İHD, N'adire Mater'in toplatılan "Mehmed'in Kıtabı" isimli kitabını "okumalan tavsiyesiyie" başbakan ve TBMM'deki parti genel başkanlanna yolladı. İstanbul 3. Sulh Ceza Mahkemesi, yazarlar Mehmet Faraç ve Faik Bulut hakkında cumhuriyeti ve emniyet güçlerini "tahkir ve tezyif" etmek suçlanndan soruşturma açıldığı gerekçesiyle "Kod Adı: Hizbullah'- adlı kitabın 5680 sayılı yasanm ek 1 ve 2. maddeleri uyannca toplatılmasını kararlaştırdı. Ozan Yayıncıhk tarafindan basılan ve 2. baskısı yapılan kitap, Türkiye'de şeriatçı terör örgütü Hizbullah'ı ele alan ilk inceleme özelligını taşıyor. Kitapta, Hızbullah'ın çıkış nedenleri, Güneydoğu, Akdeniz ve Marmara bölgelerindeki yapılanması, örgüt liderleri, üst düzey yöneticileri, eyiemleri ve stratejisi anlatılıyor. Iran Hizbullahına da yer verilen kitap, örgütün tetikçilerinin itiraflan ve milletvekillerinin örgütle ilgili incelemelerini de içeriyor. Nadire Mater'in "Mehmed'in Kftabı" isimli kitabının toplatılmasını kınayan ÎHD de başbakan ve TBMM'deki parti genel başkanlanna "okumalan tavsiyesiyie'' birer tane gönderdi. Insan Haklan Derneği İstanbul Şube Başkanı Eren Keskin, şube binasında yaptığı açıklamada, yasaklananın "Mehmed'in Kitabt" değil, askerlerin düşünceleri olduğunu belirterek "Bu khabı öncelikle, Türldve'yi yönettiğini iddia edenkrin okumasını öneriyoruz. O zaman gerçekleri görebilir, savaşa sürdükleri gençleri anlayabilirier'' dedi. Yaklaşık 2 ay önce çıkan ve 4. baskısını yapöktan sonra toplatılan kitaptaki anlatımlann, soyut kahramanlıklann ardındaki somut insani anlattığını ifade eden Keskin, "Türkiye'de bu topraklann en önemli sorunu hakkında, resmi dûşünceden farkh bir düşünce üretmek ve bunu ifade etmek yasak. Örneğin 'savaş var' demek yasak olduğu gibi, 'banş' istemek de yasak" diye konuştu. Banşçı düşüncelen ifade edenlerin karşısına, Terörle Mücadele Yasası'nın 8. maddesi ya da Türk Ceza Kanunu'nun 312. maddesinin çiktığmı, kitaplann toplatılıp, konuşmalann engellenip, radyo ve televizyonlann susturulduğunu söyleyen Keskin şöyle devam etti: "Bu tophımun 'şehit', 'gazi' ya da 'en büyük asker, bizim asker' olarak görmeje alıştjğı o askerler, üniformamn ardındaki gerçek duygulannı anlattılar ilk kez bu kitapta. Ve sistem banşçı duygulara kapaiı okluğunu gösterdi bir kez daha." caddeŞubesi'ndegörevfi başkomiser. ko- miser ve polis memuru olan sanıklann yasadışı bir örgütk ilgili olarak yapbk- lan soruşturmada gözaltınaalınan mag- duriara. bflgi veitirafdde etmekiçingös- lerini bağlayıp yflksek sesle müzik din- letmek, çmiçıplaksoyarak basınçh su ak- mak. ıslak battaniyeye sardıktan sonra elektrik akunı vermek, erkeklerin ha- yalannı sıkmak. makatlanndan cop sokmak, kıziara dnset tadzde butunmak, göğüslerini elle>ip sıkmak, zıplatmak, ayakta tutmak ve duvara >aslâmak su- retiyle beden gücünûn dayanama\aca- ğı hareketJeri yapürmak. diğerferine yapılan işkenceleri se> rettirmek, su ve yiyecek vermemek, uyumalannı engel- İemek. hakaret ve tehdit etmek gibi sü- reklilik gösteren ısürap vericL bezdiri- ci fiziki ve manevi ağır acı veren insan- lık kişiliğini inciticL havsiyet kıncı ha- reketlerdc bulunduklan, mağduıiann aşamalarda değişmey en ve birbirini ta- mamlavan anlatunlan, tanık beyanla- n, hasta tabela ve gözlem kâğıtian. ra- porlar ve tüm dosva kapsamı ile sabit olmuştur. Sanıklann sabit olan eyiem- leri işkence niteüğinde olup özel daire bozma karanna uvulması gerekirken, önceki hükümde direnilmesi usul ve ya- sava av kındır. Direnme hükmünün bo- zulmasına karar verilmelidir" 4 \il önce başlayan kâbus Manisalı Ali Göktaş, Emrah Sait Er- da, Aşkın Yeğin, Levent Kıhç, Faruk Deniz, Mahir Göktaş, Hüseyin Kor- kut, Boran Şenel, Jale Kurt, Münire Apaydın. Ayşe Mine Balkanh, Sema Ta- şar, Abdullah Yücel Karakaş ve Özgür Zeybek isimli 14 genç, 26 Aralık 1995'te Manisa Emniyet Müdürlüğü Te- rörle Mücadele Şubesi'nce gözaltına alınmışlardı. Bu gençlerden 12'si da- ha sonra lzmir DGM"de "Yasadışı ör- gütüycsiohnakveörgütevardmıetmek" suçundan yargılanmış ve 10'u toplam 76 yıl hapis cezasına çarptmlmıştı. Yargıtay 9. Ceza Dairesi, bu karan "ek- sik soruşturma" gerekçesiyle bozmuş- tu. Dairenin bozma gerekçeleri arasın- da. "polislerin vsrgılandjgı işkence da- vasının sonuçlanmasının beklenmesi gereğine'' de dikkat çekilmışti. Bu dava tzmir DGM'de devam edi- yor. Bu gençlere Manisa Emniyet Mü- dürlüğü'nde gözaltında bulunduklan sı- rada işkence yapıldığı iddıasıyla baş- latılan soruşturma sonucunda, 10 po- lis memuru hakkında dava açılmıştı. Manisa Ağır Ceza Mahkemesi, TCY'nin "efrada kötü muamekvi" dü- zenleyen 243. maddesine göre yargı- lanan sanıklar hakkında "detü yetersiz- liğinden" beraat karan vermişti. Bu karann temyiz incelemesini yapan Yar- gıtay 8. Ceza Dairesi, beraat karannı oybirliğiyle bozmuştu. Karar üzerine, Manisa Ağır Ceza Mahkemesi, 10 polis hakkındaki bera- at karannda direnmişti. Bu direnme karannın mağdurlar ve Manisa Cum- huriyet Başsavcılığı'nca temyiz edilme- si üzerine, dosya Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na gelmişti. SJFI&NOKTASI / ORAL ÇALIŞLAR oralcalıslar(5 turk.net. Yurtdışından dönünce, insani yoğun bir gerilim sanyor. TV kanallarını açtığınızda herkesin büyük bir öfkeyle karşısındakini suçladığına tanık oluyorsunuz. Gündelik hayat tam anlamıyla kavga üzerine kuru- lu. Bunu yalnızca siyasi alanda görmüyo- ruz, trafikten ticarete her alanda sorunlar gürültü içinde ve çoğu zaman kavgayta çö- zülüyor Herkes diğerine öfkeli. Sabah evden arabayla çıktım. Tek yön- lü yoldan giderken karşıdan bir araba gel- di ve yol tıkandı. Arabayı kullanana ters yol- da olduğunu söylemeye kalktığımda, kar- şımda öfkeli biradamgördüm. Bağırarak, "Sen biraz ileride bekleseydin geçecek- tim" dedi. Adam öfkeli, bıraz daha ısrar edersem kavga çıkacaktı. Yol verdim, bu kez benim sinirlerim bozuldu. Iç öfke ve gerilim, yaşamımızı öylesine etkiliyor ki, neredeyse en küçük bir ayn- lıkta birbirimizin gözünü oyacak hale ge- liyoruz. Toplumsal gruplar birbirine kızıyor, Öfkeyle Kalkan Bir Toplum... futbol taraftarları kulüp yöneticisine, kar- şı takımın taraftanna kızryor. Kızıyoruz, dö- vüyoruz, bıçaklıyoruz, öldürüyoruz. öfke- miz tam anlamıyla burnumuzda. Iç gerilimimiz, kaçınılmaz olarak dış iliş- kilerimize de yansıyor. Batı'ya da kızıyo- ruz. Belki bazı noktalarda haklıyız. Onla- nn bize karşı tavıriannda çoğu zaman hak- sızlıklar, olumsuzluklar var. Ama biz Batı'ya öfkeyle yaklaşıyoruz. Italya örneğinde ol- duğu gibi, öfkeden portakal sandıklannı çiğneyecek hale geliyoruz. Avrupalılar ise, bize olan eleştiri ve kızgınlıklannı daha farklı dile getiriyorlar. Söyleyeceklerini söy- lüyoriar, ama öfkesiz ve sakin. Aynı yön- temi biz bir türiü kullanamıyoruz, kullan- masını beceremiyoruz. Bu öfke ve gerilimden nasıl kurtulaca- ğız? öncelikle bu öfkenin arkasında ne gi- bi siyasi, toplumsal sorunlar yatıyor, bu- nu saptamalıyız. Neden öfkeliyiz? Son yıl- larda öfkemiz neden sürekli artış gösteri- yor? Siyasi Islamın ve Kürt sorununun son yıllarda gündelik yaşamımızı altüst ettiği doğru. Ancak bunlann neden olmaktan çok sonuç olduğunu görmek gerekiyor. öfkelerin arkasında, sosyal değişimin, yeni dönemin, yeni ilişkilerin yattığını dü- şünmekten yanayım. Türkiye, hızlı kent- leşmesi, hızla büyüyen ekonomisi, dışa açılan işçileri ve işadamlarıyla bir sosyal çözülme ve yeniden yapılanmanın sıkın- tısını yaşıyor. Geçmiş, geleneksel ilişkile- re dayalı aile yapısı çözülüyor, sosyal iliş- kiler çözülüyor, yerine sağlıklı yeni bir şey koyamamanın zorluğu, toplumda kimlik bu- nalımına neden oluyor. Türkiye, değişmenin zorlanmasını yaşı- yor. Bu değişimin fazla kınp dökmeden ger- çekleşmesini sağlamak, daha çok toplu- ma yön veren güçlerin işi. Burada siyaset- çiler, bilim dünyası, yargı, güvenlik gibi güçlere büyük görev düşüyor. Daha da önemlisi sivil toplum kuruiuşlan. Ancak, top- luma yön veren odaklar siyasi kaygılarla ve siyasi oportünizmleri nedeniyle gerili- mi kışkırtıyorlar veya gerilimden güç alma- ya çalışıyorlar. Sivil toplum örgütleri ise ne yazık ki ülkemizde etkili değiller. Za- ten, sivil bir güç gibi hareket etmekten çok kamplaşmanın bir parçası olarak dav- ranıyoriar. Gerilimin yüksek olduğu dö- nemlerde en büyük zorluk, bu gerilimde taraflardan birine bağlı olmamaktır. İBDA- C'nin dergilerinden bırinin logosunun al- tında, "Bi-taraf olan bertaraf olur" diye yazıyordu. Yani tarafsız olan bertaraf edi- lir diyordu. Aslında Türkiye'nin sorunlan ko- nusunda tarafsız olmak mümkün mü? An- cak, birbirimizi yok etmeye yönelerek ve öfkeyi kışkırtarak sorunlan daha da azdı- rabileceğimız gerçeğini görmek, tarafla- rın her ikisini de kızdınyor. öfkeli toplumların bir başka özelliği ise, güçlü olan karşısında boyun eğmek. öl- çülerini öfkesiyle ayarlayan toplumlar, ak- lı, sağduyuyu bir yana ittikleri için kendi- lerinden daha öfkeli ve daha güçlü olan- la karşılaştıklarında teslimiyeti seçiyoriar. Mahalle kabadayılannın. şehir kabadayı- sı karşısında yaltaklanması tamamen böy- le bir mantığın ürünü. Sonuçta öfkeli birtoplumuz. Bunun be- delini hem içeride, hem dışanda fazlasıy- la ödüyoruz. Siyasetçilerin, sivil toplum kuruluşlannın bu öfkeyi yatıştıracak bir yaklaşım içine girmesi için, dahane kadar felaket yaşamamız gerekiyor, doğrusu merakediyorum...
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog