Bugünden 1930'a 5,438,300 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 7 TEMMUZ 1999 ÇARŞAMBA HABERLER Uzili cinayef davası • İstanbul Haber Servisi - Kadıköy 'de, bir takside bulunan iki kişiyi "Uzi" marka silahla tarayarak öldürdükleri gerekçesiyle haklannda dava açılan tutuklu sanıklar Abdülkadir Kapucu, Ferhan Kapucu, Ahmet Engin Şatır, Metin Şener, tutuksuz sanıklar Yaşar Toptaş. Yalçın Fırat ile gıvabı tutuklu Ali Şener'in yargılanmalanna Kadıköy l. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. Mahkeme heyeti, Kapucu kardeşlerin tahliye talebinı reddetti ve Almanya'da bulunan gıyabi tutuklu Şener'in iade edilmesi talebinde bulunulmasını kararlaştırarak duruşmayı erteledi. ÖDP'den hoşgörüye çağrı • İstanbul Haber Servisi - Özgürlük ve Dayanışma Partısı (ÖDP) Genel Başkan Yardımcısı Yıldınm Kaya yaptığı yazılı açıklama, son günlerde Adana, Elazığ ve İstanbul "da art arda gerçekleştirilen, ölümlere ve yaralanmalara neden olan bombalann ve intihar eylemlerinin. toplumu, gündemdeki konulan tartışmaktan alıkoyduğunu belirtti. Faik Handemir toprağa verildi • İstanbul Haber Servisi - Avcılar'da bır piknik alanında meydana gelen ve 25 kişinin yaralandığı patlamada hayatmı kaybeden Faik Handemir dün Istanbul'da toprağa verildı. Handemir, Bahçelievler Mehdiyye Camii'nde kılınan cenaze namazmın ardından Avcılar Mezarlığf nda toprağa verildi. Babuna kampanyası • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu)-ABD'deki çalışmalannı tamamlayarak Türkiye'ye dönen Sağlık Bakanı Osman Durmuş, Dr. Oktar Babuna kampanyasında toplanıp yurtdışına gönderilen kanlann getirilmesiyle ilgili çalışmalann Tiirkiye'nin New York Başkonsolosluğu tarafmdan sürdürüldüğünü söyledi. Altınsoy'a yurtdışı yasağı • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Ankara l. Ağır Ceza Mahkemesi, Ankara ' Anakent Belediye Başkanı olduğu dönemde Yunanistan'dan alınan av tüfeklerinin fiyatını düşük göstererek toplu kaçakçılık yaptığı gerekçesiyle \argilanan eski RP'li devlet bakanlanndan Mehmet Altınsoy'un yurtdışına çıkışını yasakladı. Altınsoy, 8 yıldan 12 yıla kadar ağır hapis istemiyle yargılanıyor. Mumcu samğına müşahede • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu)- Ankara 2 No'lu OGM. gazetemiz yazan Uğur Mumcu'nun katledilmesine karıldığı ve oluşturulan çeteye üye oldugu gerekçesiyle ölüm cezası istemiyle yargılanan Abdullah Argun Çetin'in adli tıpta 3 haftayı geçmemek üzere gözlem altında tutulmasını kararlaştırdı. 29NUPCU serbest • İZMİR (Cumhuriyet Ege Bürosu) - Urla'da, değışik il ve ilçelerden gelerek yazlık bir evde gizli toplantı yaptıklan sırada güvenkk güçlerince gözaltına alınan 36 kişilik Nurcu grubundan 29'u serbest bırakılırken 7 kişinin sorgusu sürüyor. Nurculuk Tarikarı'nın bir kolu oldugu savlanan Yeni Asya gazetesi sahibi Mehmet Kutlular yanlısı oldukları belirtilen zanlılarla ilgili Urla Cumhuriyet Savcılığf nca başlatılan soruşturma genişletildi. Roma, PKK'yi kollayan politikalarını sürdürüyor.... İşgalciler serbest bırakıldı • •• Italya ile Ocalan bunaknn• Türkiye-Italya ilişkileri, Roma yönetiminin PKK lideri Öcalan'ı korumaya yönelik girişimleri nedeniyle yeniden gerginleşti. Başbakan Bülent Ecevit, Roma yönetiminin terör örgütüne "aşın yumuşak" davranıp destek verdiğini belirterek PKK'nin bundan cesaret aldığını söyledi. ANKARA (CumhuriyetBürosu)- Türkiye-Italya ilişkileri, Roma yöne- timinin PKK hden AbduUah Öca- lan'ı korumaya yönelik girişimleri nedeniyle yeniden gerginleşti. Baş- bakan Bülent Ecevit, Roma yöneti- minin PKK'yi cesaretlendırdiğini belirtirken Italya Parlamentosu'nun Ocalan için toplanmasının Italyan halkı ıçin "onur kıncT bir durum ol- duğunu söyledi. Tüıkiye-ttalya ilişkilen, Ocalan'ın Suriye'den aynldıktan sonra Ro- ma'dabanndığı günlerdeki gerginlik düzeyine yükseldi. Italyan yönetimi, Ocalan'a verilen ölüm cezasının in- fazını engelleme gerekçesiyle genel bir toplantı düzenlerken Roma Isti- nafMahkemesi'ninde PKK liderinin iadesini sağlamak için girişimlerde bulunacağı kaydedildi. Roma yöne- timinin, bu girişimlerine ek olarak dün bazı PKK'lilerin Türkiye'nin Ekonomi ve Ticaret Müşavirliği'ni işgal ederek çalışanlan rehin alması Ankara'yı harekete geçirdi. Italya Başbakanı Massimo D'AJe- ma mecliste yaptığı konuşmada, Tür- kiye'de insan haklanna saygı göste- rilmesi gerektiğini ifade ederek, "Türkiye, Avrupa'dan gelen talep- leri daha genel olarak görmelidir" şeklindeki görüşlerini dile getirdi. D'Alema "Türk hükümetinden Ab- dullah Öcalan'ı idam etmemesini kararlı biçimde istiyoruz" dedi. Öte yandan Türkıye'nin Roma Büyükelçisı Necati l tkan. Italya Di- şişleri Bakanlığf na çağnldı. Büyükelçi Utkan'ın, bugün Dışiş- leri Bakanlığı'nda yapılacak toplan- tiya çağnldığı ve kendisine Italya hü- kümetinin bir protesto notasmın ve- rileceği öğrenildi. Büyükelçi Utkan'ın Dışişleri Ba- kanlığı'na çağrılmasının nedeni ola- rak Başbakan Bülent Ecevit'in dün Italya hükümetiyle ilgili açıklamala- n gösterildi. Başbakan Ecevit, gelişmelerle il- gili bir soruya verdiği yanıtta, Roma yönetiminin terörörgütüne "aşın yu- muşak" davranıp destek verdiğini belirterek PKK'nin bundan cesaret •aldığını söyledi. Ecevit, Italya Parla- mentosu'nun Ocalan için toplanma- sıyla ilgili olarak da "Bu toptano, MHP lideri Abdullah öcalanla ilgili Avrupa nın baskısını eleştirdi Devlet Bahçeli: Avrupa ikiyüzlü ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli AbduOah Öca- lan'la ilgili olarak Avrupa ülkelerinde başlatı- lan kampanyamn Türkiye'nin haklılığını bir kez daha ortaya koyduğunu belirterek. "Ko- parülan firttna, teröre ve Türkiye'ye takmdık- lan ikiyüzlü tavnn gözkr önüne serilmesidirr dedi. Türkiye'nin Kıbrıs'ta Türk toplumunu yok sayan yaklaşımlara karşı olduğunu belir- ten Bahçeli, "Kıbns Türk halkının davası, bider acısmdan da bir haysiyet ve namus me- sdeskUr" diye konuştu. Bahçeli, dün partisinin grup toplantısmda, Avrupa ülkelerinin Öcalan'a ölüm cezası ve- rilmesine gösterdikleri tepkileri sert dille eleştirdi. Terör örgütünün palazlanmasına ve önemlı roller üstlenmesine öncülük eden Ital- ya ile Yunanistan'ın başını çektiği birçok Av- rupa ülkesinde yürütülen kampanyanın Tür- kiye'nin haklılığının yeni bir kanıtı olduğunu anlatan Bahçeli, "Teröristbaşııun affi için ko- parnlan firtma. teröre ve Türkiye'ye karşı ta- kındıklan ikiyüzlü tavnn bir kez daha gözfcr önüne serUmesine yol açmıştır" dedi. Italya Başbakanı ile Dışişleri Bakanf nın tavnnm devlet yönetimi cıddıyetinden uzak insanlann hezeyanlan olarak tarihteki yerini alacağını belirten Bahçeli, şu görüşleri dile getirdi: "Liuslararası dosthık ve işbirliği teamüue- rine tamamen ters olan bu ve benzeri yakla- şımlann üısanhaklan kavramryia bağdaşard- ması da hiçbir şekilde mümkün değfldir. 30 bin kişinin katlinin baş sorumlusu olan birini kurtarmava çahşmalannın ne ahlaki ne de mantdd bir izahı vanhr. İnsan haklan kavra- mını. bu kadar bayagılaşünp ayaldar alana almaya, basit bir siyasi manipülasyon aracı olarak kullanmay a hiç kimsenin hakkı yoktur. Çetebaşmın idanıının ülkemûin AB'ye tam üye olmasuu imkânsız haie getireceği nokta- sında ileri sürülen göriişkr var. Bu açıklama- lar. her şeyden önce terör örgütünün dolayfa da olsa korunması anlamına gelmekte, buüğe üyelik sürecine gayri ciddi ve ön yargdı bir yaUaşımın hâkim olduğunu göstermektedk," Kosova sorununun ardından sıranın Kıb- ns'a geldiğine ilişkin görüşlerin ileri sürüldü- ğünü arumsatan Bahçeli. Türkiye'nin tek ta- raflı dayatmalara ve Kıbns'taki Türk toplu- munu yok sayan yaklaşımlara karşı olmaya devam edecegini vurguladı. Demirerin konuğu Romanya Cumhurbaşkanı Constantinescu Türkiye'de Romanya'ya PKKteşekkürüANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel. Roman- ya'nın PKK'nın topraklann- daki faaliyetlerini engelle- mesinden memnımiyet duy- duğunu belirterek, Roman- ya Cumhurbaşkanı Emil Constantinescu ya teşekkür etti. Demirel. başta Roman- ya olmak üzere tüm Balkan ülkelerinin Avrupa-Atlantik kurumlanyla bütünlüşmesı- ni istedıklerini belirterek, Romanya hükümetine NA- TO üyeliği konusunda des- tek mesajı verdi. Cumhurbaşkanı Constan- tinescu, resmi bir ziyaret için dün Türkiye'ye geldi. tki ül- ke resmi heyetleri arasmda yapılan görüşmelerin ardın- dan Çalışma ve Sosyal Gü- venlik alanında işbirliğı pro- tokolü ile güncelleştirilen konsoloslukanlaşmalan im- zalandı. Basına açıklama ya- panDemirel, Türkiye ile Ro- manya arasındaki ilişkilerin, bölgedeki başka ülkelere ör- nek olacak nitelikte bulun- duğunu belirtti. Demirel, "*Bir taraftan yapmak- Resmi bir ziyaret için Türkiye'ye gelen konuk Cumhurbaşkam'nı. Demirel samimi bir şekilde karşıladı. (AA) laBalkanlar'dabanşındahaiyisağ- rörle mücadelemizdc, illegal giri- ceklerini bildirdi. ta olduğumuz tşbirtiği bölgedeki is- tikrar \e gü\ene hizmet etmekte, diğer taraftan da her iki halkın re- fahına hizmet etmektedir" dedi. iki ülke arasındaki ticaret hacmınin 1 milyar dolara ulaştığını, bugün 4 bine yakın Türk gtrişimcinin Ro- manya'da çalıştığını anlatan Demi- rel, Karma Ekonomik Komisyo- nu'nun çalışmalanna dikkat çeke- rek. 2 ülke işbirliğinde daha yapı- labilecek pek çok şey olduğunu söyledi. Görüşmede Balkanlar'da banş ve güvenlik konusunun da konuşuldu- ğunu belirten Demirel, Kosova so- rununun, Romanya ve Bulgaris- tan'ın NATO'ya tam üye olmasıy- lanacağını gösterdiğini kaydetti. Demirel, Constantinescu"nun ziya- retınin 2 ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesine yardımcı olacağmı vurguladı. Constantinescu da, siya- si alanlarda her iki tarafın gösterdi- ği iradenin. daha güzel biçimde çe- şitli alanlarda değerlendirilmesini hedeflediklerini söyledi. Konuk Cumhurbaşkanı, Roman- ya ve Türkiye'nin. askeri alanda iş- birliğinin çok önemli olduğunu vur- guladı. Türkiye ve Romanya'nın üçlü işbirliğine Bulganstan'ı da kattığuıa işaret eden Constantines- cu, "Ve bu çok güzel geuştirflmek- tedir. Sonuçlar özellikle örgütlü suç alanında kendisini gösternüştir. Te- şimlerde ve uyuşturucu kaçakçıhğı alanında işbiruğimiz kendisini gös- termistir'' dıjekonuştu. Balkanlar Gazetecilerin, Balkanlar'da yeni- den yapılanma sürecinde Türki- ye'nin rolünün ne olacağına ilişkin bir sonısu üzerine Cumhurbaşkanı Demirel, '"Balkanlar'da banşın ve istikrann dtnamlılığı bakınıından yeni biryapılanma>a, işbirliğine ke- sin ihtiyaç vardır" dedi. Türkiye'nin işbirlığınin, Avru- pa'nın yeniden biçimlenmesi ile ilgili olduğunu vurgulayan Demi- rel, banş ve istikran kalıcı hale getırecek her çabaya destek vere- Demirel'in, heyetlerin terorizm ve organize suçlarla işbiriiği konu- sunda hukuki sorumluluklan bu- lunduğunu anımsatarak, "Roman- ya güvenlik görevükrinin ilgüi ma- kamlanmızla işbiriiği halinde PKK terör örgütünün bu ülkedcki uzan- nlanna yönelik olarak 27 Nisan 1999'da gerçekleştirdikleri operas- yon Romanya'nın terorizme karşı mücadelede gösterdiği işbuüğinin en somut deliü olmuştur. Bu müca- delenin Romanya'nın kendi iç gü- venliği açjsmdan da önem taşıdığı- nı düşünüyor, Cumhurbaşkanı'nın şahsında iîgili Romen yetküilere te- şekkürlerimi iletiyorum" dediği öğ- renildi. ltahan halkı için onur tana bir du- rumdur" dedi. Itarya'ya Ankara ve Roma'da ayn ayn girişimde bulunaraic nota veren Türkiye, işgalcilerin kimlik tesprti bi- le yapılmadan serbest bırakılrnalan- ru kınadı. Türkiye'nin Roma Büyü- kelçisi Necati Utkan, ttalya Dışişleri Bakanlığı'na giderek olaydan duy- duğu üzüntü ve tepkiyi dile getirirken Italya'nın Türkiye Büyükelçiliği Maslahatgüzân Daniella Verga. dün Dışişleri Bakanlığı'na çağnldı. Ver- ga'ya, Italya'daki Türk temsilcilikle- rinin güvenUklerinin arttınknası ve bu tür olaylann tekrarlanmaması is- teğini ileten Dışişleri, olaydan kay- naklanan zarann tazmin edılmesini de gündeme getirdi. Dışişleri Bakanlığı'ndan bır yetkıli, Roma yönetimi- nin PKK'ye yüz verdiğini belirterek bu işgal olayının da bundan kaynaklandığını söyledi. tki ülke arasındaki ilişkilerin PKK'nin ipoteğı- ne gümesinde Roma yöneti- minin hatası bulunduğunu kaydeden yetkili, ttalya'da iktidardabulunan Yeşiller ve komünistlerin iç politik çı- karlar uğruna Öcalan'ı sa- vunduklannı bildirdi. Dışişleri yetkilisi, Ital- ya'nın Öcalan'a verilen ölüm cezasının infazını en- gellemek için yaptığı giri- şimlerin iç işlerine müdaha- le olarak değerlendirileceğı- ni de vurguladı. Roma yöne- timinin girişimleri, Ocalan'ı Italya'nın terk etmek duru- munda bırakmasının ardın- dan PKK'nin "gdnlünü al- ma çabalan" olarak değer- lendinldi. öcalan'm Italya'dabulun- dugu sırada Türkiye'nin Ro- ma Büyükelçiliği görevini yapan Inal Batu da Ro- ma'nınu PKK'nin dünyada- ki gavri resmi başkenti" ol- duğunu ileri sürdü. Batu şöy- le devam etti: "Yenkten ttalya'yla Tür- kiye arasındaki üişkiter kri- ze girmektedir. Bu çok acı- dır. 1tah an muhalefetine sağ- duyunun sağlanması için gö- rev düşüvoRltaly^n muhale- fetiyk Türkiye'deki partiler temasa geçmefiduf Öcalan'a verilen ölüm ce- zasmın açıklandığı 29 Hazi- ran günü Helsuıki'de topla- nan Avrupa Sendikalar Kon- federasyonu (ETUC) toplan- tısına katılan bazı Italyan sendikacılann Ocalan hak- kında verilen idam karanna ilişkin karar çıkarttırmaya çalıştıklan, ancak Türk-Iş heyetinin bunu engellediği kaydedildi. ^erörekarşıyız' ETUC toplantısının ikin- cı gününde Genel SekTeter EmiBo Gabaglio yaptığı ko- nuşmada, teröre karşı olduk- lannı, ancak Öcalan'a veri- len ölüm cezasına da karşı çıktıklannı ve genel kurulun gereken desteği vereceğini umduğunu belirten bir ko- nuşma yapo. Türk-lş heyeti de bunun üzerine, genel ku- rulun çıkaracağı karann tüm dünyadaki ölüm cezalaruun kınanmasına yönelik ohnası gerektiğini, bir tek ülkenin hedef almmasının doğru ol- mayacağını belirtti. Genel kurulun Türk heye- tinin istemi doğrultusunda karar çıkarma hazrrlığını sürdürürken Italyan sendika- cılar müdahale ederek karar metnine Türkiye ve Ocalan ifadelerini de yerleştirmek istediler. Türk heyeti, Italyan sendikacılann tavnnı protes- to ederek toplantıyı terk etti. Bu durum üzerine genel sekreter, bu konudaki tartış- malann eylül ayında yapıla- cak toplanüya ertelenmesi karannı verdi. Italya hükümetine tepki gösteren Türkiye, eylemcilerin serbest bırakılmasmı kınadı Roıııa\la 1.5 saatlik PKK işgaliROMA (AA) - PKK yandaşı bir grup Italyan, Roma'daki Türkiye'nin Ekonomi ve Ticaret Müşavirliği bürosunu 1.5 saat süreyle işgal ederek 4 kişiyi rehin aldı. Ey- lem sonrasında işgalcilerin rahatça olay yerinden aynlmasına tepki gösteren Tür- kiye'nin Roma Büyükelçiliği, ltalya'ya bir nota verdi. Müşavirlik personelinden alınan bilgiye göre. 20'yi aşkın terör ör- gütü yandaşı, dün müşavirlik binasına gi- rerek tüm odalara dağıldı, PKK bayrakla- nnı asarak personele sessiz kalmalan uya- nsında bulundu. tşgalciler bina balkonundan megafon- la PKK'yi destekleyen sloganlar atarken Italyan polisinin eylem başladıktan 40-50 dakika sonra olay yerine gelmesi dikkat çekti. Italyan polisi ile işgalciler arasında yapılan konuşmadan sonra, 1.5 saatlik ey- lem sona erdi. Italyan polisi eylemcileri gözaltına almazken işgalciler rahatça o- lay yerinden aynldılar. Personelin sağlık durumunun iyi oldu- ğu, binada ise maddi hasar meydana gel- diği belirtildi. Eylem sırasında rehin alı- nan Ekonomi Müşaviri Kadir Aslan, Ti- caret Başmüşaviri Osman Doğangün ve yardımcısı Muzaffer Soysanü ile sekreter Sara Özbayrak'tan işgale herhangi bir müdahalede bulunmayıp sessiz kalmala- nnın istendiği kaydedildi. Eylemcilerin, Italyan sivil toplum kuru- luşlan ve ttalya'da PKK'yi destekleyen derneklerin temsilcileri olduklan bildiril- di. tşgalciler, Italyan haber ajanslanna yaptıklan açıklamalarda eylemlerinin amacınm, ttalyan hükümetinin, dış ükele- re silah satarak insan haklan ihlallerine y- ol açmasını protesto etmek ve Türkiye'de ölüm cezasına çarptınlan Abdullah Oca- lan' ın serbest bırakılması için çağnda bu- lunmak olduğunu belirttiler. Açıklama bekleniyor Açıklamada, Italya'nın 1990 yılında Türkiye'ye 200 adet M-113 tüfek, 5 adet Agusta AB-412 tipi helikopter, 20 adet Agusta AB-206 tipi helikopter, 40 adet SS-260 tipi uçak, 3 adet RAT-SL tipi ra- dar sattığı iddia edilerek ttalyan hülcüme- tinden açıklama beklendiği iletildi. Bu arada eylemcilerin polisle pazarlık- lan sırasmda, Ticaret Bakanı Pietro Fassi- no ile görüşmek istedikleri, ancak görüş- menin gerçekleşmediği; bunun yerine, ge- lecek günlerde Ticaret Bakan Yardımcısı Antonello Cabras ın eylemcilerle bir ara- ya gelerek Türkiye'ye yapılan silah tica- reti konusunu görüşeceği ileri sürüldü. Türkiye'nin Roma Büyükelçiliği, Ital- yan Dışişleri Bakanlığı'na bir nota vere- rek Ekonomi ve Ticaret Müşavirliği'ni iş- gal edenlerin serbest bırakılmasmı kınadı. Notada, Türkiye'nin talebi olarak, ey- lemcilerin yakalanıp adalet önüne çıkanl- ması istenirken bu tür olaylann tekerrürü halinde tüm sorumluluğun Italyan ma- kamlanna ait olacağı vurgulandı. Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi'nden yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşka- nı Süleyman Demirel olayı kınadı. Dışiş- leri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada da, Italyan hükümetinden, Türk temsilci- lilcleri, kujuluşlan ve yurttaşlanna yöne- lik benzer bir olayın yinelenmemesi için tüm önlemlerin alınması istendi. GLOBALPOLITIKÜLTÜR ERGtN YILDIZOĞLU Ya Küpeselleşme, Ya Kuzey Kone Bir köşe yazan IMF'nin hâlâ tartışılmasına kızmış, "Ayıp oluyor" diyor. "Kendi içimize ka- panıp yaşayamayız ki. Oylesini hâlâ denemek isteyen, bir Kuzey Kore 'de, bir Küba'da ya da Iran'dakaidı". Yine, "Ya YeniDünyaDüzeniya Miloşeviç" türünden sahte bir ikilemle karşı karşıyayız. "Ya küreselleşme, ya Kuzey Kore vb." Bu ikilemlerin abesliği, derin bir şekilde ide- olojik olduklannı da gösteriyor. Küreselleşme kavramı gündemimize, serma- ye hareketlerinin serbestleştirilmesi bağlamın- dagirdi. IMF bu sürecin en önemli mekanizma- lanndan biri. Tabii, bir de uluslararası şirketleri her türlü demokratik denetimden kurtarmayı amaçlayan 'Çok Taraflı YatınmAnlaşması' pro- jesi var. Köşe yazarımız belli ki son yıllarda bu iki konu etrafında Asya krizinden sonra daha da kızışan tartışmaları kaçırmış. Dünyayı hâlâ, Thatcher, Özal döneminin "başka seçenek yok" mitolojisi ile açıklamaya devam ediyor. Eğer başını kaldınp etrafına baksaydı, ABD Hazine Bakanlığı - Wall Street Borsa banker- leri - IMF eksenini tarif etmek için kullanılan "VVashington Consensus" kavramıyla karşıla- şın bunun "paranoyak" solculann uydurduğu bir kavram olmadığını, en azından Prof. Jag- dish Bhagvvati'nin 'Foreign Affaires' makale- sinde görebilir; IMF'ye yönelik eleştirileri, Prof. Jeffery Sachs, Joseph Stiglitz gibi, asla sol- dasayılmayacak "saygın" ekonomistlerin, hat- ta Dünya Bankası analistlerinin kalemlerinden okuyabilir; IMF'nin kendi yaklaşımını utangaç da olsa sorgulayan ifadeleri (örneğin Financi- al Times 22 Eylül 1998 sf. 4) dikkatini çekebi- lirdi. Sonra eski Thatcherci Prof. Gray'in "ser- best piyasa"nın "ütopik bir proje" olduğunu sergileyen 'Fa/se Dawn' kitabını, Amerika'da en iyi ekonomist ödülüne layık görülen Paul Grugman'ın (MIT) Asya krizi sırasında Mahtir Muhammed'e sermaye hareketlerini denetle- mesini önerdiğini görebilirdi. Kuzey Kore gibi ülkelerden bu tartışmalara hiçbir ilginç katkı gelmediğini de. Böylece de yalnızca önyargılara dayanarak küreselleşme- yi savunmaya çabalarken telaşla altematif ola- rak K. Kore'yi önermezdi. Dolayısıyla, IMF ve ülkelerin özgün koşulla- nna, daralma ve yoksullaşma sürecinde olma- lanna bakmadan dayattığı dogmatik paketler tartışılıyor. IMF de, esas olarak "paket" öner- diği ülkeleri değil, alacaklı bankaları düşündü- ğü, söz konusu ülkedeki krizi çözmeyi değil, kı- sa bir süre için de olsa, burayı uluslararası spe- külatif sermaye için tekrar kullanılabilir hale ge- tirmeyi amaçladığı için eleştiriliyor. Belli ki, bunlardayazarımızın gözünden kaç- mış! Ya da gözünde bunları görmesini engel- leyen bir gözlük var. Yazar küreselleşmeyi anlamakta zorluk çe- kenler için bir de kitap öneriyor 'Thomas L. Fri- edman (1999) Lexus and the Olive Tree. Bu öneri bizim "gözlük teorimizi" de kanıtlıyor. New York Tımes yazan Friedman, NATO mü- dahalesinin, "ABD Yeni Dünya Düzeni'nin po- lisi olmalıdır" teorisinin kararlı bir savunucusu. Kitabı okuyan birçok yazann da tespit ettiği gibi (örnegin The Observer'den VVill Hutton), Friedman küreselleşme sürecine VVashington Consensus gözlükleriyle bakıyor. Friedman, dünyanın geri kalanının ABD'ye benzemesi gerektiğine, ABD'nin doğal ve me- denileştirici önderiiğine inanıyor. Kitap yaklaşık 400 sayfa, bu yüzden etraflı bir eleştirisini bu- rada yapmak mümkün değil... Ben bu aşama- da yazann temel varsayımına değineceğim. Friedman'a göre küreselleşmeyle dünyada, teknoloji, fınans ve enfonmasyon gibi üç alan- da hızlı bir demokratikleşmeyaşanıyor. Acaba? İki dev ABD şirketi, Microsoft ve Intel tüm bil- gisayar teknolojisinin "çekirdeğini" üretiyor. Teknoloji sayesinde devletlerin özel yaşamı- mızj denetleme olanaklan büyük bir hızla artı- yor. Geçenlerde bir International Herald Tribune yazannın yakındığı gibi hareketlerimiz, sokak köşelerinden, dükkânlann soyunma odalanna kadar milyonlarca TV kamerasıyla, kullandığı- mız kredi kartlanyla, merkezi veri bankalanyla hatta Internet gezilerimiz aracılığıyla izlenme- ye başlandı bile. Kimi suçluların ayaklanna ta- kılan bir chip sayesinde her an nerede olduk- lan bilinebiliyor. Uzayaatılan bir "devkulak" dünyanın herye- rinde istenen tüm telefon konuşmalannı elekt- ronik dosya mesajlannı izleyebiliyor. Yeni tek- noloji sayesinde, ABD kimi ülkelere karşı, ken- disi hiç kayıp vermeden "akıllı mermi ve bom- balarla" savaş sürdürme olanağına kavuşuyor. Kosova deneyinin gösterdiği gibi, Avrupa bi- le bu gelişmenin gerisinde kaldığını fark ediyor. Bilgi işlem araçları, bilgi işlemin kendisi, bil- gi depolama ve dağıtma, başta ABD olmak üzere hızla birkaç büyük devletin, şirketin de- netimine geçiyor. Küresel düzeyde dolaşan fonların yüzde 70'inden fazlasını 10-15 ABD bankası denetli- yor. Uluslararası haber akışı CNN, ABC, CBS gibi dev telekomünikasyon şirketleri, bunlara ve birçok gazeteye, kitap-dergi-basım şirketi- ne sahip birkaç tekelin elinde. Milyonlarca insan çalıştıran, çok fazla sayı- da tüketicinin yaşamına müdahale eden dev şirketler her zaman, demokratik denetimden uzak bir şekilde yönetiliyor. Küreselleşme ekonomik, teknolojik, siber- netik denetimin, hatta siyasi iktidann küresel çapta bir avuç insanın, eski deyimle bir "mali oligarşinin" elinde toplanmasına olanak sağ- ladı. IMF işte bu tür bir demokratikleşmenin aracı. Tabii tartışılacak! Tek seçenek olarak Kuzey Kore gibi ülkelerin gösterilmesi ise artık maze- ret bulamayanlann teorik sefaletini gösteriyor, o kadar.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog