Bugünden 1930'a 5,440,085 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURtYET 6 TEMMUZ 1999 SALI 10 DIŞ HABERLER dishab(y cumhuriyet.com.tr Kongre, Türkiye'ye baskı yapılmasını istiyor; Clinton yönetimi 'telkinden' yana Kıbrıs Waslıiııgtoırı böldü Ecevit 'in KKTC 'ye gidişi kesinleşti LEFKOŞA(AA)- Başbakan Bülent Ecevit başkanhğında hükümetten kalabahk bir heyet, 20 Temmuz 1974 Kıbns Banş Harekâtfrun 25. yıh kutlama törenlerine kaülacak. KKTC Başbakanı Derviş Eroğlu. gazetecilerin sorusu üzerine yaptığı açıklamada, Banş ve Özgürliik Bayramı kutiamalannda Tûriciye'yi, Başbakan Bülent Ecevit başkanlığında, aralannda Dışişleri Bakanı Ismail Cein'in de bulunduğu kalabalık bir heyetin temsil edeceğıni bildirdı. Başbakan Eroğlu, aynı gün, ikı ülke arasında oluşturulan ortak konseyin dönem toplantısmın da dışişleri bakanlan başkanlığında Lefkoşa'da toplanacağıru söyledi. • Kıbns konusunun çözümü için Denktaş ve Klerides'e koşulsuz görüşme çağnsı yapan BM ve ABD'nin, Türk tarafına bu toplantıyı cazip kılacak hiçbir öneride bulunmadığı belirtiliyor. WASHINGTON(AA)-Kıbns'tata- raflar arasında görüşmelerin yeniden başlatılmasi yolunda çabalannı yo- ğunlaştıran ABD'de, Türkiye'ye şid- detli baskı yapılmasını isteyen Kong- re çevreleriyle daha temkinli yakla- şımdan yana olan Başkan Bill Clinton yönetimi arasında görüş aynlığı oluş- tuğu bildırildı. AA muhabinne bılgi veren diploma- tik kaynaklar. ABD'de gelecek yıl ya- pılacak başkardık seçunı öncesmde Rum- Yunan lobısının Kongre'de Türkıye kar- şıtı çabalannı yogunlaşürdığına dikka- tı çekerek bunun etkisinde kalan Kong- re çevrelennın Türkiye'ye Kıbns konu- sunda yoğun baskı yapılmasını yöne- timden talep ettiğini bildirdiler. Diplomatik kaynaklar, seçım önce- sinde Başkan Clinton'ın da Kıbns so- nmunun çözümünde isteklı olduğunu. ancak Türkiye'nin Kosova, Irak, Rusya gibı konularda Washington ıçın önemi- nin farkında bulunan yönetım çevrele- rinin, Kıbns meselesinde Ankara'ya "baskıdan çok telkin" yönteminı be- nımsedığını belırttıler Herhangi bir öneri yok Ancak, Kıbns konusunun çözumü için KKTC Cumhurbaşkanı RaufDenk- taşve Rum yönetimi lıden Glafkos Kle- rides'e ekim ayında koşulsuz olarak gö- rüşme çağnsı yapan BM ve ABD'nin, Türk tarafina bu toplantıyı cazip kılacak hiçbir öneride bulunmadığı belirtiliyor. Diplomatik kaynaklar, görüşmeye ka- tılmakarankarşılığında,KKTC'ye uy- gulanan ekonomik yapnnmlann en azın- dan hafifletıleceğı yolunda bir söz ve- ya Rumlann Avnıpa Bırliğı'ne üyelik başvurusunun askıya alınması gibi bir vaadin bulunmadığını bildirdiler. Diplomatik kaynaklar, böyle şartlaral- tmda, Türk tarafinm Kıbns "talci konu- mundan geri adım atmayacağını vurgu- ladılar. ABD'nin, Türk tarafina sadece niteliği belırsiz "görüşmelere kaülın, pişman olmazsuuz"' telkmınde bulun- duğunu belırten kaynaklar, Başbakan Bülent Ecevit'ın ABD'ye eylül ayında yapması beklenen zıyaret sırasında Kıb- ns'ın en üsttekı gündem maddelerin- den biri olacağını belirttiler. Her hafta etım Gezici Kaiite Kontrol Laboratuvarlanmız, her hafta istasyonkjnmızdan yokıt ömekleri altyor, 4 ayrı kaiite kontrol testi yapryor, yüksek teknoloji kullanarak inceliyor. Size daima, mükemmel ürün kalitesini sunmak için. ABD İslamabad'ı sucluyor Pakistan'da önceki gün deHindistan'ıprotestoetmekiçin bir gösteri düzenledL (Fotoğraf: REUTERS) Pakistan y dan geri adımVVASHINGTON (Ajans- Ur) - Pakistan, Keşmir so- rununda gen adım atn. ABD Başkanı BU1 Clinton ile Pa- kistan Başbakanı NavazŞe- rif, önceki gün Washing- ton'da ani bir göriişme ger- çekleştirdıler. Görüşmenin ardından ya- pılan ortak açıklamada Keş- mır'deki "kontrol hattının eski haline dönmesi için so- mut adımlar ablması konu- sunda ABD Başkanı ve Pa- kistan Başbakanı anlaştT denildi. Açıklamada. Keşmir soru- nunun taraf- lar arasında doğnıdan görüşmeler yoluyla çö- zülmesi ge- rektiğıdebe- lirtıldi. Toplantı- nın hemen ardından ba- sına bılgi veren bir Ameri- kalı yetkih, görüşmelerden Pakistan desteğindeki güç- lerin Keşmir'den çıkanlma- sı yönünde bir sonuç çıktı- ğını söyledi. Ismi gizli tu- tulmak kaydıyla bilgi ve- ren üst düzey yetkili, ABD'nin Keşmir'deki çatş- malan Pakistan'ın kışkırt- üğı görüşünde olduğunu be- lirtti. Bu arada, Hindistan bir- liklerinin, Keşmir'in Bata- t^linton'la görüşen Navaz Şerif, kontrol hattının eski haline dönmesini kabul etti. Hint birliklerinin, Keşmir'de bir Pakistan askerini esir aldığı bildirildi. likbölgesinde Pakistanlı bir askeri esir aldığı bildirildi. Hindistan Times gazetesin- de dün yer alan bir haber- de, Naiklnayat Ali adlı as- kenn yakalanmasının, Pa- kistan ordusunun bölgede- ki çaüşmalara dogrudan ka- tıldığrnın kanıtı olduğu kay- dedildi. Washington'daki gözlem- ciler ise Clinton-Şerif anlaş- masınm uygulanması taa- linde Keşmirli güçlerin Pa- kistan'a çekilmesiyle bir- — — likte çatışma- lann durması- nın umuldu- ğunu belirtti- ler. Clinton, Şe- rif ile toplantı- sı sırasında bir ara Hindistan Başbakanı Atal Behari Vaq>ayi ile de telefonla gö- rüşerek bilgi verdi. Clinton'ın, Navaz Şe- rif ile Washington'da gö- rüşmesine, Hindistan 'ında onayıyla son anda karar ve- rilmişti. Clinton'ın Vacpa- yi'yi de Washington'a da- vet ettiği, ancak Hindistan Başbakanı'nın telefon dip- lomasisini tercih ettığı be- lirtildi. Clinton'm nükleer savaş olasüığının tartşümaya baş- lanması üzerine devreye gir- diği kaydedildi. KALITELI URUN, KALITELI HIZMET Muhalifler tepki gösterdi 'Şerif ihanet etti9 İSLAMABAD (AA) - Pakistan Başbakanı Na- \az Şerif m ABD Başka- nı Bill Clinton ile anlaş- maya varması, ülkedeki muhalifgruplann serttep- kisine neden oldu. Köktendınci Haraka- tul Mücahitlergrubu, Na- vaz Şenf'e "Kesmir da- vasına zarar vermesi ha- linde yıkıcı sonuçlanna kafbnınak zorunda kala- cağı" tehdıdınde bulun- du. Islami Cemaat ise Başbakan Navaz Şerif m vardığı anlaşmayı orduya, mücahitlere ve ülkeye ihanet olarak nitelendır- dı. İslamı Cemaat Parti- sı Başkanvekili Münev- ver Hasan. Şerif'in tüm ulusun dırenişine ve se- sine ihanet ettiğini, ülke- deki 140miryonun umut- lanm küllendirdiğini söy- leyen Hasan, yann tüm ülkede "kara gün" ilan edılmesi ve bunun devam ettirilmesi çağnsmda bu- lundu. Laşkar-i Tayba grubu hderi ve Merkez ud Dava val lrşad adlı örgutün baş- kanı Hafiz Muhammed Said de Şenf *ın yaptığı anlaşmanın kendilenni bağlamayacağını ve böl- geden çekilmeyeceklerini söyledi. KAVŞAK OZGEN ACAR Yerli Michael Douglas'lar! TV'lerin borsa haberterini bir baş- ka gözle izlerim. TV'ler borsadaki gün- lük iniş çıkışlann yorumlannı borsa şirketlerinin yöneticilerine yaptınyor- lar. Ünlü seks ve kokain bağımlısı, saçlan jölelı Michael Douglas'tn "Wall Street" filmındeki giysi ve davranış- lanndan farksız, 30 yaşının altındaki bilmem ne şirketinın, genel müdür yardımcısının soyledikleri ile davra- nışlarını izlemekten keyif alınm! 0 fılmi ikinci kez ız- liyor gibi olurum. IMF'nin Türk Masası Şe- fi Carlo Cottarelli'ninTürk hükumeti ile gorüşmelerini açıkladığı gün, keyiflenme yerinı hayıflanmaya bırak- tt! Diyelim kı Bayındıriık Ba- kanlığı yıllardır telefon ve faksfaturalannı ödememiş ve Türk Telekom'a borç tak- mış. Turk Telekom, çalış- tırdığı işçilerin primlerini SSK'ye; SSK de görevli sağlık personelinden kes- tiği vergileri yıllardır Maliye Eteıkanlığı'na ödememiş ol- sunlar. Bakanlıklarvekamu kurumlan araandaki bu zin- cirieme borçlanma sonun- da, o buna, bu ona öyle bir takmış ki borçlar katrilyon- lara ulaşmış. Rakam bü- yüyünce kımse kimseye bir kuruş ödeyemez olmuş. Türk maliyesi de çıkmaza girmiş. IMF bu soruna önemli ve basit bir öneri getiriyor: "Bir takasla temizleme' uygulaması yapa- lım. Kim kimden ne alacağı ne vere- ceği varsa birmerkeze bildirsin. Ala- caktan verecekleri, vereceklerialacak- tan düşüp her kurumun net borç du- rvmunu görelim! Rakamlarkatrilyon- lardan milyarlara indiğinde ödeme^ ler daha kolaylaşacak ve çark yeni- den çalışmaya başlayacaktır." Buna ekonomtde "fiscal consolidation (ma- Carlo Cottarelli // sağlamlaştırma)" deniliyor. Buna karşılık Hazine, "borç-faiz, daha fazla borç-daha yüksek faiz'kı- sır döngüsüne girdiğinde devlet ola- ğan gelirleriyle borçlannı ödeyemez duruma düşünce hükümetiertek yan- lı olarak şu karan açıklarlar: "Borcu- mu da faizini de öngörvlen sür&de (ör- neğin 5 yıl) ödeyemıyorum. Borçla- nmı söz konusu tarihte değil, daha uzun vadelibirödeme pla- nına (ömeğin 12 yıl) bağ- layıp ödeyeceğim." Buna "consolidation debts (borçlann ertelenmesi)" de- niliyor. Michael Douglas foto- kopisi borsacılarımızdan bazıları her "consolidati- on"u sakallı dedelen san- dıkları için IMF'nin "fiscal consolidation "u açıklandı- ğı an "consolidation debts" ile kanştırdıklannda borsa tepetaklak grtti. Öte yandan, "IMF san ışık yaktı" başlığı ile IMF görüşme sonuçlarını en dengeli olarakyineCumhu- riyet duyurdu. Yakılan "ye- şilışık" değildi. IMF, bugü- ne kadar alınan önlemleri begenmış, ancak 1999 büt- çesi eğreti olduğu için 2000 butçesıne kadar arb aylık bir süre tanımış, bazı koşullar öne sürmuştü. Cottarelli, "altı ayda isteklenmi yeri- ne getirirsen yılbaşından sonra yeşil ışıkyakanm" dtyorüu. Bun- lar gerçekleştıkten sonra IMF ulusla- rarası özel kredi musJuklannı elinde bu- lunduranlara "Türkiye'ye 15 milyar dolara kadarkredi açabilirsiniz" amaç- lı torpil içerikli kartvızıtıni dağrtmaya başlayabilecekti. Bundan sonra 15 milyar dolarlık kredi ile Türkiye'de çarklar işlerken, bütçede ana borcu da asan faizlerin ödenmesi de kolay- laşabilecekti. Çeyrek milyarlık musluk açıldı 2. Dünya Savaşı'ndan sonra, yıkı- lan ekonomılerı ayağa kaldırmak için mali alanda Uluslararası Para Fonu (IMF), yatınm projetenni finanse etmek amacıyla da Dünya Bankası (IBRD) denilen ikiz örgüt kuruldu. Bu örgüt- lerden birinin "tu kaka" dediğine öte- kinın "aaa cicı" dediğı görülmemış- tir. Son yıllarda dünya bunalımlanna milyariarca dolar kredi yardımında bulunan IMF, kasasının tamtakırolması nede- nıyle artık kolay kredi açamıyor, ancak kre- di açma olanaklan ya- ratıyor. Bu arada, ola- naklan biraz daha güç- lü olan IBRD de uzun vadeli proje krediler verebiliyor. IMF'nin san ışığından yararlana- rak Dünya Bankası'nın bugün Was- hington'da Türkıye'ye 253.5 milyon dolarlık bir kredi müjdesı vermesi bekleniyor. Türk Eximbank'ına açı- lan bu kredi Türk ihracatçılannaTürk hükümetinin güvencesinde dağrtıla- cak. Bırkuyudagünlercekullanılma- yan tulumbadan su çekilemez. Bir bardak suyu tulumbaya boşalttığı- nızda tulumba kuyudaki suyu yuka- n çekmekle kalmaz, gürül gürül ak- masını da sağlar. Şimdi Dünya Ban- kası. Türk ekonomisinde ihracatı teş- vik için Türk hükümetinin tulumbası- na hem de çeyrek milyar dolan aşan bir kredi döküyor. Eximbank, 7 yıl va- de, 3 yıl ödemesiz dönem, LJbor te- melındekı faız oranıyla bu ucuz kre- diyi ihracatçıya kısa ya da orta vade- li olarak dağrtacak. Böylece IMF des- tekli IBRD, Türkiye'ye kredi musluklannı aç- makla kalmıyor, dün- yaya san ışığın yeşile dönüşü haberını de verıyor. Ayrıca Türk hükümetine "Haydi bakalım sıra sen- de, altı ay içinde kendinı gösterirsen Cumhurbaşkanı Süleyman Demi- rel 'in söylediği 15 milyardolarlık kre- di musluğundan bekJedığıniz su gü- rül gürül akacak" iletisinde bulunu- yor. Karşılığında beklenen ise ener- ji sektorundekı yabancı yatınm an- laşmazlıklannda uluslararası hakem- lik, düşük enflasyon, toplumsal gü- venlik önlemleridir. IMF'nin temel il- kesini de unutmayalım: "Almadan vermek Allah 'a mahsus!.." KöyteşUrikm küpeselleşme! ABD Stanford Universitesi Tıp Fakültesi doktorlarından Philip M. Harter uşenmemiş, dünyamızdaki 6 milyar nüfusu aynı oranlan kullanarak küremizı ya da küreselteşmeyi, 100 nüfuslu bir sanal köye indirgemiş. Böyte bir köy oteaydı, bu köy 57 Asyalı, 21 Ayrupalt, 14 Kuzey ve Güney Amerikali, 8 Afrikairdan otuşacaktı. 52 kadın, 48 erkek nedenıyle cinsiyet dengesizliği yaşanacakti. 30 beyaza karşılık, 70 beyaz olmayan bulunacaktı. 30 Hınstıyana karşılık ötekı dinlerden 70 kişi olacaktı. Bu köyde 11 eşcinsel yaşayacaktı. Dünyanın tüm servetinin yüzde 59'u sadece 6 kiştde toptenacakt. Bu 6 kışı hangi ülkelerden mi? Sadece tek bir ülkeden. AltısıdaABD'li! 80 kişi gecekondu evterde oturacaktı. 70'i okuma bilmeyecek, yansı bestenrne yetmezlıği çekecek, biri ölüme gıderken biri doğacaktı. Sadece 1 kişinin -evet sadece bir kişi- üniversite diptomaa, yine sadece 1 kişinin btlgisayan oîacakt. Bu verilere bir ekteme de bizden. Bu köyde kesinlikle bir Türk bulunacaktı. Büyük olasılıkla Türkiye'de erkek nüfusu fazlalığından, dünyada azlığından ötürü bu tek Türk, erkek olacak, dolaytsryla Türklerin ne kadar erkek olduğunu da kanıtjayacaktı! Ne var ki bu Türk, zengin değil ecir olacaktı. Dilerim Türkiye'nın 100 nüfuslu bir sanal köye ındirgemesı de yapılır. Istersentz sız deneyin, sonucu bana iletin! İşgüzap bürokrat! "Bürokrat" sadece "Bugün git, yann gel" diyen değildir. Farsçadan dilimize geçen, becerikli ve daha çok kendıni göstennek için gerek- mez işe karışıp burnunu sokan kişi olan "işgüzar" da bir çeşrt "bürok- raf"tır. Şimdi Istanbul Defterdarlığı'ndan bir bürokrat ya da işgüzar tutmuş, Rum, Ermeni patriklıklerı ile haham- başılığın faiz gelirlerine yüzde 14'e yaklaşan bir vergi stopajı uygulama- ya başlamış. Bu fcurumlann Lozan'dan bu ya- na "tüzelkişilikleri" yok, ruhani kim- likleri var. Tüzelkişi olmadıklan için patriklik ya da hahambaşılığın vergi sorumluluklan dayok. Bu dinsel ku- rumlarda çalışan kişilerdahi, vergi ve sigorta ışlernlennden kendileri sorum- lu. Dinsel kurumların bankalarda va- deli-vadesiz hesaplanna faiz uygu- lanır, ancak bu faızlerden vergi alın- maz. Ister bürokrat, ister işgüzar ya da "işgüzarbürokratf!)" deyin, biri- si, "bu kurumlann banka faizlerine gelir vergisi stopajı tahakkuk ettiri- lecek!" diye tutturmuş. Şimdi yabancı basında, "Türki- ye'de insan haklannın gereği vic- dan özgühüğü ihlal ediliyor, dinsel hakiar kısıtlanıyor" yaygarası kopa- cakmış, bu işgüzar bürokratın umu- runda mı? Hükümet "Yok öyle bir şey, yan- lış anlama var" diyecek. Diplomat- lar yanlış anlamayi düzeftmek için ıçe- ride, dışandayırtınacak. Kesılen sto- pajlargeri verilecek. Ondan sonra or- talık sütliman olacak. Kimin umu- runda! Eminim bu "işgüzar bürok- rat" bu yazıyı okurken "Yahu biz TürkJer adam olmayız! Bu gazeteci herif kimden yana?" diyerek ne ka- dar vatansever olduğunu anlatma- ya başlayacaktır. Elmek: oacar(Ş superonline.com Faks:0312.46815 79
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog