Bugünden 1930'a 5,502,404 adet makale



Katalog


«
»

6 HAZİRAN 1999 PAZAR CUMHURİYET SAYFA KULTUR 15 8-9 Haziran'da Anibal Pannunzio dans topluluğu 'Buenos Aires Tango'yu sahneleyecek Buenos Aires tangoyla nefes alır • 'Buenos Aires Tango' adlı gösterinin koreografisini, topluluğun kurucusu Anibal Pannunzio, yine kendisi gibi bir dans hocası ve partneri olan Magui Danni ile birlikte hazırlamış. Dört bölümden oluşan gösteride tango adına da bir sürpriz yer almakta: Topluluk bölümlerden birini Arjantin Folk müziği ve danslanna ayırmış. FEHMİAKGÜN Yapı Kredı Sanat Festivali "99 'da 8- 9 Haziran Cemıl Topuzlu Açıkhava Ti- yatrosu'nda Anibal Pannunzio dans topluluğunun sahneleyeceği gösteri- nin adı. Buenos Aires Tango... Buenos Aires ve Tango, her zaman için birlikte anımsanan ve birbirinden aynlması çok zor olan iki sözcük. Rio De La Plata yöresinde ilkel örnekleri görülen tango, zamanla bir kentin 'Bu- enos Aires'in sımgesi olarak karşımı- za çıkar. Tango, bu kente organik olarak baglıdır. Onun içindir kı bü- tün dünyada kullanılan "Arjantin Tangosu' deyımı bir anlamda yan- lıştır. Tango. Buenos Aires" ın ve onun insanının müziğidir, yaşamöy- küsüdür ve dansıdır. Arjantin'de CariosGardel ile başla- yan şarkılı ve adeta hüzünlü bir dö- nem. tangonun neşelı bir dans müziği olma niteliğini yıllarca öteye atacaktır. 4O'lı yıllarda kurulan dans-müzik ve şi- ir dengesi ıse Avrupa'da bambaşka bir yol izler. Pans"ten başlayarak dünya- ya yayılan tangoya ılginin odak nok- nı- cDans ve müziğiyle tango Kuruluşundan üç asır sonra. 1880 yılında Arjantin'in başkentı olarak ilan edilen Buenos Aires. La Plata Neh- ri'nin batı kenannda yer alır. 19. yüz- yılın ikinci yansında özellikle Avru- pa'dan gerçekJeşen göçlerle insanlık tarihinin en büyük göçmenlik hareke- tine sahne olmuştur. 20. yüzyılın baş- lannda Buenos Aires'te yerlıden çok yabancılar yaşamakta idi. Dolayısı ile Avrupa görünümlü ve yerh duygular- la örülmüş bir şehir ortaya çıktı. Bu- enos Aires gündüzleri materyalist ve bir bankacıhk şehridir, geceleri ise sa- natının. mûziğinin, düşünce ve tiyat- rosunun tarihine kapanır. Buenos Aires'teki bu sanatlann en özlü anlatımı, özeti olan tango, bir asn geçen bir süre için- de gece hayatında da başrolü oyna- maktadır... tası onun dansı üzerinde yoğunlaşır. Bazı çevrelerce tartışılan, kimilerine göre de fazlasıyla erotik bulunan bu dan- sın görünümü ve estetiği insanlan bü- yüler. Yıllar sonra bugün yeniden or- taya çıkan ve dünyayı etkilemeye baş- layan tangoda dans unsuru en ön pla- na çıkar ve usta koreograflann eliyle tango dınleti ve konserleri genellikle göz kamaştıran bir gösteriye dönüşür. Salı ve çarşamba gecelen seyredece- ğımiz Anibal Pannunzio Dans Grubu da bunlardan biri. 'Buenos Aires Tango' adlı bu göste- rinin koreografisini, topluluğun kuru- cusu Anibal Pannunzio. yıne kendisi gi- bi bir dans hocası ve partneri olan Ma- gui Danni ile birlikte hazırlamış. Dört bölümden oluşan gösteride tango adı- na da bir sürpriz yer almakta. Evet, bö- lümlerden biri Arjantin folk müzi- ği ezgi ve danslanna aynlmış. Aynı ülkenin müzığı olma- sına ragmen bir araya gel- mesi güç olan bu iki türü ay- nı başlıkta toplamak çok özel bir uğraş. Oluşum yıl- lannın kargaşası hariç tutulur- sa tango folklorik yapıda değildir. zira kırlann değil bir kentin müziği- dir o. Binlerce tango arasında yer alan 'Caminito' ve 'Clavel Del Aire', söz- lerinden: 'Adios Pampa mia' ise 'Ma- lambo'yu anımsatan rihninden dola- yı tartışmalı istisnalar olarak kabul edilir. Onun içindir ki bir tango or- kestrasının repertuvannda milon- galar, v alsler bulunur, ama bir zam- ba veya chacarera'ya rastlanmaz. Anibal Pannunzio, 1976'dakur- duğu bir şirketle (Compania De Danza) Arjantin 'den başlayarak Güney Amerika ülkelerinde ön- celeri folklor müziği örneklerini içeren 'Malambo Tiempo-Tiempo RefLejado-Ballet Exa)tacion-Ballet Santa Fe' adlı gösterilerinden sonra 1987 yılından ıtibaren Algo Mas Que Tango, Tango Mıo, Buenos Aires Tango gibi, Avrupa kentlerinde ve festivallerinde büyük başan kazanan yeni çalışmalarayönelir... Baş yardımcısı ve partneri Magui Danni ile beraber- lıkleri ise 1981 yılın- da başla- makta. 1986 Anibal Pannun/k)dans topluluğunun 'müzisyenlerböJümü'ustalardan ohışuyor. yılındakı çok başanlı bir Rusya turne- si, 'Compania De Danza' için bütün Av- rupa sahnelerinı açan sıhirli bir anah- tar olacaktır. Paris'e yeTİeşen Pannun- zio ve Danni ikilisinin Cuarteto Ced- ron, Trio Mosalini, Amelita Baltar, Os- valdo PugBese gibi tango ustalan ile birlikte çahşmalan yanında koreogra- fi düzenlemeleri. '1989LondraKraK- yet Festrval Tijatrosu, Münih: Tango Machbeth' var. 1990 da'TangosDeMi Barrio' ve 1996 yılında ıse Astor Pi- azzolla-Horacio Salgan müziklerinden oluşan Fervor adlı yenı gösterileri or- taya çıkar. 'Arjantin folklor ustalan' tstanbul'da seyredeceğimiz Buenos Aires Tango adlı gösterinin Arrabal 'Mahalle', La Ciudad 'Şehir' En El 40 Kırklı YıUarda- adlı 1-2-4. bölümle- ri, geleneksel ve modern tangonun ör- nekleri olarak Angel ViUoIdo'dan Ela- diaBlasquez'e. Anselmo Aieta'dan As- tor Piazzolla'ya uzanan bir yelpaze içinde sunulmakta. Folklorik ezgilerin ve danslannın yer aldığı Patio Gauc- ho 'Gaucho'nun Avlusu' adlı 3. bö- lümdc ise Eduardo Falu. Leguizamon ve Atahualpa Yupanqui gibi Arjantin folklor ustalannın eserleri var. Ama gösterinin bizce en ilginç yanı, LınsRie- zove beşlisinden oluşan müzisyen gru- bu. Rızzo, senelerdırtanıdıgımız başa- nh bir tango gitaristi. Arjantin'de solo gitartst dârak katıldığı radyo-ve TV programlanndan sonra 1968 yılında Osvaldo Manzi Orkestrası'na katılmış, 1982 yılından ıtibaren de Pans'e yer- leşerek Victorio Pnija ve Daniel Cab- rera ile iki gitar ve bandoneon 'dan olu- şan üçlüsünü kurmuştu. Bu üçlü 1990 yılında bir kuartet ve 1993'te de bir beşli haline gelir. 1988 yılında trio ile kaydettiği ilk plağından sonra 1990'da çıkan 'Tristesse' adlı CD ile bütün Av- rupa'da tanınan bu Arjantinli gitaristin 1993'te 'Desde El Anden' ve bu yıl da satışa çıkan 'Opustango' adlı bir albü- mü daha bulunmakta ve 5'li şu ele- manlardan oluşuyor: Luis Rizzo gitar, Hugo Daniel bandoneon, Fernando Paz basgitar. Hugo Crotti keman ve Fernando Maguna piyano... Grubun iki şarkıcısı var: LJliana Rodriguez ve Jorge De Leon. Diğer çok önemli bir nokta da. düzenlemelerin Rodotfo Mon- tironi gibi gerçekten yetenekli bir aran- jör ve bandoneonist tarafından yapıl- mış olması. Anibal Pannunzio ve Ma- gui Danni gıbı ıkı ustanın yanında 4 çıft dansçı daha gösteride yer almakta. Rodolfo Montironi'nın yeni düzen- lemeleri. Luis Rizzo. Pannunzio ve Magui gibi ustalann mükemmel ola- cağını inandığımızperformanslan ya- nında dans grubunun başansını değer- lendirmeyi de Istanbul'da her geçen gün sayılan artan. atölyeler ve yanş- malar düzenleyen 'Arjantin tango dan- sı meraklüanna ve hocalanna' bırakı- yonız... • — -- --- - GRAFİK TASARIMCI TİBOR KALMAIN 49 YAŞINDA ÖLDÜ 'Sapkın iyitnser' iyitirdik! ESEN KAROL Tasarım, sanat ve toplum üzerine yenilikçi düşüncele- riyle çağdaşı tasanmcılann ve müşterilerinin dünyaya bakış açısını değiştıren grafik tasa- nmcı "Tibor". 4 Mayıs Pazar günü San Juan yakınlanndaki Hyatt Dorado Hotel 'de öldü. 49 yaşındaydı ve 1957de ailesiy- le birlikte Macaristan'dan göç ettiği New York'ta yaşıyordu. Dört yıldır savaşımını verdiği lenf kanserine yenilen "Tîbor" son günlerini Puerto Rico'da geçirmeye karar vermıştı. New York'un devrimci tasa- nm firması M&Co'nun kuru- cusu Tibor Kalman. Benetton tarafından yayımlanan Colors dergisinin editörlüğünü yap- mış, aralannda Intervievv ve Artforum'un da olduğu pek çok derginin sanat yönetmeni ol- muş, Talking Heads. Laurie An- derson gibi müzisyenlerin video clip ve albüm konseptlerini hazır- lamış, Herp Ritts'e kitap tasarlamış, Something Wild gibi filmlerin je- neriklerini üretmiş, Whitney Mü- zesi için sergi projesi gerçekleştir- miş, Jenny Holzer gibi sanatçılar- la çalışmış, Times Square'in yeni- den canlandınlması projesinde fi- kir ve ış üretmiş M&Co Lab adı al- tında şaşırtıcı saatler ve farklı ürün- ler tasarlamış. eşi Maira Kahnan'ın yazdığı çocuk kitaplannın ve çeşit- li reklam fılmlennin yarancı yönet- menliğini de üstlenmişti. Grafîğin 'kötü çocuğu' Kendi sözleriyle hayatını aktar- mak mümkün: "Niye mi? Çünkü ben şansuyım. 1949'da doğduğura için şanslıyım. Yedi yaşıma kadar canlı bir komünist ülkede gerçek- ten yaşama ve böylesi bir ülkeyi ha- tıriama şansun oldu. Gecenin yan- sında kaçabümeyi becerdnn. 1950'le- rin banli} ö AmerikasTnda yaşama nrsatun oldu. Golf maçlannda ta- kun taşıma ve bir fast-food restora- nında burger yapma şansım oldu. 1968'de ünhersiteyegirdim. Ne şans! Radikal öğrenci hareketine katıl- ma, femini/min doğuşuna tanık ol- ma (sanırun bir cuma günüv dii), Ja- nis Joplin ve Jımi Hendrix ve Ro- land Kirk ve Vladimir Horo\vitz dinleme fırsatım oldu ve yine de Küba'da şeker kamışı toplamayı becerdim. 70'lerin cinseJ devrimin- de orada (sıska ve yirmilerimde) idim. 80'lerde bir tasarım şirketi rında "Tiborochy" adlı "vasi- yeti" olarak gördüğü sergiyi tasarladı. San Francisco Mo- dern Sanat Müzesı'nde tem- muz ayında açılacak olan bu retrospektif sergi. işlerinin fark- lı yönlenni sunduğu gibi 60'lar ve 70'lerde kendisinı etkıle-" miş olan siyasi afiş ve grafik ürünleri de içeriyor. Arredamento Dekorasyon için 1994'te kendisiyle Istan- bul'da yapılan söyleşide "Ti- bor'" Istanbul'un New York'tan sonra karşılaştığı en uluslara- rası ve kaotik şehir olduğun- dan söz etmiş ve bu şehri kı- talar arasında cereyan etmiş bir trafik kazasına benzetmiş- ti. Kültürel kanşımlar, çok zen- gin ve çok yoksulun bir arada yaşayışı onu her zaman etki- leyen konular oldu. Kaza nite- liginde bir kentte yaşamak ona göre insanm başka ınsanlarla, şey- lerle, fikirlerle karşılaşmasını sağ- lamaktaydı: "Her birey için önem- li ulanın. kendi kültürüne ve başka insanlann kültürüne savgı göster- mek olduğunu düşünüyonım. Bu kültürlerive bu tarüıleri bir bügi kay- nağıolarak görmekten daha önem- li hiçbir şe> olmadığına inanıyo- rum. Ve bugün dünyadaki kültürel çeşitlUiği görebilen son insanlar ol- duğumuzu düşünüyorum. Bir za- manlar var olan inanümaz çeşitli- ligi gören son kuşagız biz. Dünya de- ğişecek. Bu, çeşitliliğin sonu, başka bir şeyin de başlangıcKİır." Ondan çok şey öğrenmiş ve onu çok sevmiştik. Tibor Kalman portresi, Vanguard StüoŞolan, Bomba>. 1992. kurdum (ve para kazandım). Diz- giye iş verme, pikaj yapma ve "şe\'"lerin nasıl yapıldığını anla- ma şansım oldu. Artık. 90'lann en- formasyon ve medya patlamasın- da yer alma şansına sahibim ve ar- tık sonunda, iletişimin gücünü an- lamayabaşhyorum ve işim için içe- rik ve yön yaratma olanağım var. Ostelik güzel, zeki. eğlenceli bir kadınla evlendim ve iki harika ve eğlenceli çocuğum var (ikisinden debirtane!). Vaycanma! Hadibaş- tan alalım. Ama bu sefer, tamı ta- mma aynısını (Ispanyol paçalar ha- riç)." Grafik tasanmın "kötüçocuğu" Tibor Kalman, çözümlerini for- müllere dayandıran pro- fesyonel tasanma getir- diği sert eleştirileriyle tanınırdı. Tasanmcıla- nn kendilerini çevrele- yen kültür üzerindeki etkileri bağlamında bü- yük sorumluluklar yük- İenmesini isterdi. Zaten •'Tibor" kendisini tasa- nmcıdan çok toplum- sal aktivist olarak ta- nımlamayı tercih eder. ışinı çevTe ve ekonomık eşitlik için. mücadele etmekte kullanırdı. Müşterilerine gerçek- ten ne düşündüğünü söylemekten hıç çekin- mez. çevreye ve onları üreten işçilere zarar ve- ren ürünlere karşı çıkar- dı. Hayatının son ayla- Colors dergisinin 6. sayısının kapağı. Beckett'ın yapıtlarının tümü eylülde Londra'da sahnelenecek Yüzyılın entelektüel yüzü Kültür Servisi - Pek çok eleştırmen tarafın- dan yüzyılın en büyük tiyatro yazan olarak nı- telendırilen Samuel Beckett'in yapıtlannın ta- mamı eylül ayında Londra'da sahnelenecek. Barbican Center'da gerçeklesecek olan 18 gün- lük festıvalin biletleri şimdiden satışa sunuldu. Beckethayranlan 19oyununsahneleneceğifes- ti\alde görmek istedıkleri her oyun için 90 ster- lin ödeyecekler. Etkinlik aslında Dublın Gate Theater'ın 1991 yılında düzenledıği daha sonra yalnız bir kere- liğine 1996'da New York'ta tekrarlanan festiva- lin yeniden düzenlenmışhali olacak. New York'ta büyük bir coşkuyla karşılanan festıval sırasın- da tiyatroseverler Beckett yorumlan önünde uzun kuyruklar oluşturmuşlardı. 19 Beckett oyununu Barbican tiyatrosunun iki salonunda izleyicilerle buluşturacak olan festı- val Ingiltereli Beckett hayranlannın bütün oyun- lan bir arada değerlendirme ftrsatını elde ede- ceği ilk etkinlik olmasının yanı sıra Gate Tiyat- rosu'nun bütün oyunlan bir arada sahneleyece- ği son toplu sunum olacak. Uluslararası Beckett Vakfı'nın araştırma görevlisi Dr Jub'an Gar- forth, festivali 'cennet' olarak nıtelendiriyor: "Bu gerçek Beckett hayranlan için ideal bir yaz tatili olacak. \'az tatilini/i gec bir tarihe alıp Londra'ya geün." Düzenlenen festivalle doğru- dan bağlantılan olmamasma karşm Amerika "da- ki etkinliğin ardından bir yığın tebrik mektubu, telefonu almış vakıf. Dublin ve Nevv York'taki oyunlan izlemış olan Beckett meraklılan da ti- yatroseverlere özellikle Oyunun Sonu ve Go- dot'yu Beklerken'i öneriyorlar. Festivalin ilk fıkir babası, Gate Tiyatrosu'nun genel sanat yönetmeni MichaelColgan'dı. Col- gan, 1987 yılında büyük yazann kısa oyunlan- nın görmezden gelindığini fark ettikten sonra birtoplu festiv al düşüncesıni ortaya ath. Düşün- cesini Beckett'e açtığında ise aldığı ilk yanıt 'Qd- diolamazsın' oldu. Yine de projeye destek ver- di Beckett, ancak ilk festivali göremeden ara- mızdan aynldı. Michael Colgan. festivalin kuruluş asaması- nı şu sözlerle anlatıyor: "Dünyanın en çok tanı- nan ama yapıtlan en az bilinen oyun yazanydı Beckett Bir şeylerin yanlı; olduğunu düşün- düm." Böyle çılgın bir işe girişirken olumlu bir örnekten cesaret aldı Colgan. Yine Irlandalı bir topluluk olan U2'nin peşinden sürüklediği mil- yonlar ona Beckett'in oyunlannm da bir arada sahnelenebileceği yönünde güven verdi. Fes- tivali ise şu sözlerle değerlendiriyor Colgan: "Festivali ayncalıklı kılan şey bütün yaşamı ve etkileriv le (ve etkilediği insanlarla) yirminci yüz- yıhn tarihini oluşturan bir adamın ürünlerinin toplamıolması.JamesJoyce'un,Alberto Giaco- metti'nin doshıydu Beckett Festival bu neden- le yüzy dın entelektüel yüzünü yansıuyur." Barbican tiyatrosunun genel sanat yönetme- ni Graham Cheffield da 1996 yılında Amerika'da- ki coşkuyu gördükten sonra lngiltereh sanatse- verlerin bunu kaçırmaması gerektiğıni düşün- müş ve derhal festivali Londra'ya taşımanın yollarını aramış. 1 Eylül'de başlayacak festival süresince Godot'yu Beklerken. Mutlu Günler, • Festivali ayncalıklı kılan şey bütün yaşamı ve etkileriyle (ve etkilediği insanlarla) yirminci yüzyılın tarihini oluşturan bir adamın ürünlerinin toplamı olması. James Joyce'un, Alberto Giacometti'nin dostuydu Beckett. Festival bu nedenle yüzyılın entelektüel yüzünü yansıtıyor. Oyunun Sonu v e Krapp'm Son Bandı adlı ya- pıtlar ayn oyunlar olarak sahnelenecek. Geri kalan 15 oyun ise beşer beşer bir araya getirile- rek üç oyun halinde sahnelenecek. Oyuncular arasmda ise Beckett uzmanlan Barry McGovern ve Johnnv Murphy yer alıyor. Festival süresince fotoğraf sanatçısı John Ha- yes'in Beckett'in Royal Court'ta kendi oyunla- nnı yönettiği sırada 1973 yılında çektiği Bec- kett fotoğralan da sergilenecek; fılm gösterim- len, şiir günleri düzenlenecek; okullarda eğitim programlan uygulanacak. Yapıtlan başlangıçta yadırganan Beckett, bu oyunlarla büyüyen kuşaklar yetiştikçe daha çok sevilmeye başladı. İlk sahnelendiğinde büyük tepkiler alan Godot'yu Beklerken daha sonra Londra'dakı National Theater'ın düzenlediği bir ankette yüzyılın oyunu seçildi. Festival komitesi üyelen ellerinde hiç bilet kal- mayacağına emın olduklannı belirtiyorlar: "El- bette bu bir dünya kupası değil ama Beckett kendi adıyla ciddi bir iş haline geliyor ve her ge- çen gün dahada popüterleşiyor." Beckett"in ölü- münün 10. yılı olması nedeniyle 2000 yılında da büyük ustayı anmak ıçın pek çok uluslarası konferans, sergi ve sanatsal etkinlik düzenlene- cek. KUŞBAKIŞI MEMET BAYDUR Sanat Yönetmenliği! Ağır milliyetçiliğin yan etkileri iyice belirginleşti son günlerde. Bir afra tafra, bir hot zottur gidiyor orta- lıkta. Her yer Tarsus kaymakamı dolu. Perşembe günü Cumhuriyet'te Atilla Birkiye'nin yazdığı gi- bi manzara. Oral Çalışlar, Akın Birdal cezalı, ya- zıp düşündüklerinden ötürü. Tiyatro Stüdyosu'nun oynadığı David Mamet oyunu, Tarsus kaymaka- mı ve belediye başkanı tarafından begenilmemiş. Beyler oyunu beğenmedikleri için hemen sahne- den kalkmasını istemişler. Öyledir bu işler, bir tür küt kafa miHıyetçiliğin temel tavndır kendi kısır dön- güsünü zorla çevresine benimsetmeye çalışmak. Tarsus'ta tiyatro sanatçıları ile seyircinin daya- nışması sonucu Mamet'in oyunu zor da olsa ta- mamlanabilmiş. Bakalım bu ağır milliyetçi tiyatro eleştirmeni kaymakam ve belediye başkanlanyla nasıl oyunlar göreceğiz bu yıl sahnelerimizde. Aklı başında her insanın ve uygar her kurumun sahip çıkıp desteklemesi gereken bir iştir Istanbul Tiyatro Festivali. Büyük özverilerle yıllardır serpilip gelişerek sürdürüyor variığını. Aynı küt kafalann medyamızdaki uzantıları bu güzelim festivalimize saldınyorlar. Kimilerınin aklı betden aşağı çalıştığı için ve sanat yapıtlannı aklın gözüyle değil başka yerleriyle seyrettikleri için olacak, festivalimizdeki önemli oyunlardan biri beyler tarafından müsteh- cen bulunmuş. Onlarda Tarsus takımı gibi oyunun yasaklanmasını istiyorlar. Yine kendi beğenisini zorla herkese yedirmeye çalışan yobaz, gerici, fa- şist eğilimler toplamı. İnsanın içi karanyor. ••• Bu hafta kuantum fiziği üstüne biraz daha iler- lemek istiyordum ama birden iki güzel kitap girdi araya. llki Fethi Naci'nin özyaşam öyküsü, Dönüp Baidığımda. Adam Yayınlan'ndan çıktı. Büyük bir keyifle, büyük bir hüzünle okunuyor bu kitap. Gi- resun'dan Erzurum'a, oradan Istanbul'a uzanan zoriu bir yaşamın keyifle kaleme alınmış sayfalan. Fethi Naci 1951 yılında tutuklanıyor ilk kez. Is- tanbul YüksekTahsil Derneği'nin bütün kurucula- n ve yönetim kurulu üyelerini 141. maddeden içe- ri almışlar. Şöyle anlatıyor o günleri: "Asıl amaç belliydi: özgürlük savaşç;s/ olarak iktidara gelen Demok- rat Parti, özgürlükleri daha da kısmak, 141, 142. maddeleri daha da ağırlaştırmak için, atmosfer hazııiamak üzere tutukiatmıştı bizi... Yaşamımda rastlantılann büyük yeri vardır. O tutuklama o/ma- saydı Anadolu 'nun bir köşesinde ya muhasebeci, ya personel müdürü olacaktım; oysa o tutuklama- dan sonra beni işten attılar, bir daha da aramadı- lar. Ben de iktisatçı olamadım, eleştırmen oldum!" İnsanın iyi ki Fethi Naci'yi içeri alıp işinden etmiş- ler de yıllarca o güzelim yazılarını yazmış, Gerçek Yayınevi'ni kurmuş, birbirinden değerli o kadar ki- tabı bizlerle paylaşmış diyesi geliyor. Su katılma- mış bir sosyalist insanın yaşamından süzülen bu kitabı, Dönüp Baktığımda'yı okuyun, seveceksiniz. İkinci kitap da Adam Yayınlan'ndan. Cevat Ça- pan'ın Eray Canberk ve Erdal Alova ile beraber hazırladığı Çağdaş Dünya Şiir Antolojisi. Her kitap- ' lıkta bulunması gereken bir kitap bu. 186 şairden 647 şiir. Yirminci Yüzyılın macerasını başından so- nuna şiir yoluyla izlememizi mümkün kılan dev bir yapıt. Kimleryok ki içinde! Raymond Carver'dan Sytvia Plath'a, Ingeborg Bachmann'dan Pier Paolo Pasolini'ye, Tadeuz Rozewicz'ten Octa- vio Paz'a, Odisseus Elitis'ten Yannis Ritsos'a, Pablo Neruda'dan Rafael Alberti'ye, Jacques Prevert'den Federico Garcia Lorca'ya. Ara- gon'dan Eluard'a, Mao'dan Mo Şi Minh'e, Pes- soa'dan Cendrars'a, Rilke'den Valery'ye kadar uçsuz bucaksız bir zenginliği sunuyor bu kitap okuruna. Okuruna dedim de aklıma geldi, Tarsus kayma- kamı şiir sever midir sizce sevgili okurlar? Tiyatro ile ilgilendiğini biliyoruz, şiirie de ilgilenir mi acep? Eski devlet reislerinden biri Picasso'nun bir yapı- \\ için 'bunu ben de yapanm' deyip, bir sergideki Polonyalı bir sanatçının yaprtını müstehcen buldu- ğu için kaldırtmıştı ya... Milletçe sanata, sanatçıya düşkün birtoplumuz. Düşünen, okuyan, yazan in- sanlara pek meraklıyız. Bakalım daha neler göre- ceğiz? tstanbuj Müzik Festivali'nin biletleri satışa sunuMu • Kültür Servisi - tstanbul Kültür ve Sanat Vakfı'nın düzenlediği 27. Uluslararası Istanbul Müzik Festivali'nin biletleri Atatürk Kültür Merkezi gişelerinde satışa sunuldu. Biletler aynca Şaşkmbakkal'daki Uzelli, Bakırköy'deki Carousel ve Altunizade'deki Capitol alışveriş merkezlerinden elde edilebilecek. AXM gişeleri (292 08 45-46), saat 21.30'da gösteri olduğu günlerde 10.00-21.30 saatleri arasında, diğer günkrde ise 10.00-19.00 saatleri arasında açık olacak. Festival biletleri bu yıl gerçekleştirilen bir yenilikle Internet üzerinden de satışa sunulacak. Superonline'ın vvww.shop.superonline.com adresindeki vveb sayfasından yapılacak olan bilet satışı da 5 Haziran'da başlayacak ve festival boyunca sürecek. Müzikseverler festival biletlerini bu yıl yine kredi kartıyla satın alabilecekler. Kredi kartıyla yapılacak satınalımlarda aynca taksit olanağı da sunulacak. Buna göre tutann üçte biri peşin olarak, kalan kısmı da iki eşit taksitle ödenebilecek. Aynca öğrenciler ile 65 yaş ve üstündekiler için yüzde 25 oranında indirim uygulanacak. PB\Tin yeni Yönetim Kuruhı belirlendi • Kültür Senisi-PEN Yazarlar Derneği Genel Kurulu, Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı'nda dün yaptığı kurultayda 1999-2001 dönemınde görev yapacak Yönetim Kurulunu belirledi. Buna göre Alpay Kabacalı (başkan). Konur Ertop, Mario Levi. Suat Karaltay, Sulhi Dölek, Alpav Kabacalı Turgay Fişekçi ve Ergin Koparan yen dönemde Yönetim Kurulu'nda görev alacaklar. Divan üyelerini Adnan Özyalçıner (başkan). Ergin Koparan, Feridun Andaç ve Mario Levi'nin oluşturduğu genel kurul toplantısında PEN'in bandrol uygulamasına ilişkin yaklaşımı ve uluslararası birörgüt niteliğine kavuşturulamaması da eleştirildi.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog