Bugünden 1930'a 5,502,732 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 25 HAZİRAN 1999 CUMA HABERLER DUNYADA BUGUN ALİ StRMEN 'Hoşgörü' mü? Gerçekte kım olduğu, kasetlerle ortaya çıkan Fethullah Gülen, birzamanlarTürkıye'de hoşgö- rünün simgesi haline gelmişti. Hazret, kuruluşları aracılığıyla rıcali devletten ve ricali eblehten bir- çok kışiye bol keseden hoşgörü ödülleri dağıtıyor- du. Her yaştan, her meslekten, her meşrepten bır sürü adam, Hoca'nın yanında arzı endam eyleyip gülüyorlardı. Onların hepsine içinden gülen ise Fethullah Gülen ıdi. Önlerindeki gerçeğe boş gözlerle bakan ki- mileri, kendilerini hoşgörülü sanıyorlardı, ama aslında boşgörülü idiler. Kimılerı de avantanın peşindeydiler ve eleştiri- lere kızıyor. ıçlerinden "Avantamı hoş görmüyor- lar" diyorlardı. Türkiye'de laikliği savunduğunu söyteyenki- mi politikacılann, "boşgörülüye" mi, yoksa "avantamı hoşgör"cüye mi girdiğini takdirierinize bırakınm. Mendil değiştirir gibi kimlik değıştırip, kaldınm çiğner gıbi ahlak kuralı çiğneyen, geviş getirir gi- bi yalakalık eden, onun bunun masasına kıyıdan köşeden ilişip, onun bunun adına patronluk tas- layanların ikı büyük sloganı var on yılı aşkın süre- dır Türkiye'de, "değişim ve hoşgörü". Değişimi bir başka zaman alınz ele. • • • Dilerseniz, bugün şu hoşgörüye şöyle kısaca bakalım. Sözünü ettiğim. ardınatakıyyenin gizlen- diği, nedense laik düzene karşı alt alta eylemli kal- kışma planlayanların, hoşgorüyü bır maskeolarak kullanmaları değil. Bızatihi hoşgörü kavramından söz etmek istıyorum. Beğensek de, beğenmesek de hoşgörü kavra- mı, bize Batı'dan gelmiştir. Hoşgörü. aydınlanma- nın bir ürünüdür. Yoksa aklın işlevinın kelamı na- kil olduğunu söyleyen, sorgulamayan, her şeyde mutlak gerçeğe inanan toplumlarda hoşgörü ola- maz. Hoşgörü, ne olduğu anlaşılır, kavram doğru kav- ranırsa yararlıdır ve insanlığın da. ona paralel olan demokrasinin de gelişmesine büyük katkılarda bulunmuştur. Ama çoğu kavramın dejenere edildiği kimi top- lumlarda, hoşgörü gittikçe anlamını yitirmiş, hat- ta özgürlüklerin yolunu tıkar hale gelmiştir. Tıpkı bizde olduğu gibi... Hoşgorüyü kavram olarak aldığımız aydınian- manın ülkesi Fransa'da bu sözcüğün anlamı ne- dir? Açıp ünlü sözlük Robert'i "Tolerance" söz- cüğüne bakalım. Karşılığındaşu açıklamayı görü- rüz: "Kişinin, karşısındakinin, kendisine ters gelen düşüncelerine, başka türtü davranabi- leceği halde, katlanmasıdır." • • • Kavramın can alıcı noktası, katlanma değil, baş- ka türlü davranabileceği halde, o yola başvurma- yıp, katlanma olgusudur. Evet hoşgörü, insanlık tarihinde önemli mesa- feler alınmasınaneden oldu. Ama demokrasinin bugün vardığı noktada, artık o da aşıldı. Artık demokrasilerde fikir özgürlüğü karşısında- kinin, üstündekinin, devletin, egemenin lütfuna bağlı değildir. Demokraside bireyin düşünce özgürlüğü kim- senın lütfuna değil, yasanın güvencesine bağlıdır. Bir ülkede demokrasi var ıse eğer, orada bireyin düşünce özgürlüğüne katlanmamak kimsenin haddi değildir. Görüyorsunuz, özgürlükleri ortadan kaldırmak için calı bir hoşgorüyü, ebleh kandıran maske gi- bi kullananlardan değil. hoşgörünün kendisinden söz ediyoruz. Hoşgörü maskesi altında, nice herzenin yendi- ği birdönemdeşu kavramı bir daha oturupdüşün- mekte sayısız yarar yok mu?.. TUSEV konferansı 'Dinci vakıflara yasal düzenleme getirilmeli' ANKARA (Cumhuri- yet Bürosu) - Türkıye Üçüncü Sektör 2. Ulusal Konferansı"nın kapanı- şında 88 vakıf ve dernek tarafından yayımlanan deklarasyonda. dini siya- sete alet eden çevrelere dikkat çekilerek "Din sö- mürücülerinin dernekle- ri ve vakıflan kendi poli- tik çıkarian için kullan- maları >asal düzenleme- lerleönİenmeli" uyansın- da bulunuldu. Türkiye Üçüncü Sek- tör Vakfı (TÜSEY) tara- fından sektörü oluşturan dernek ve vakıflann so- runlanna çözüm bulmak amacıyla düzenlenen konferans, dün Ankara Dev let Opera Binası"ıida gerçekleştinldi. TÜSEV Yönetim Kurulu Başka- nı Zekai Baloğlu, top- lumda vakıf ve dernekle- rin. dini siyasal çıkarian için kullanan akımlara araç olduklan yolunda yaygın bir kanı olduğu- nu belirterek "Bazılan- nın araç olduklan doğnı- dur. fakat bunu tahrik, teşvik, harta finanse eden siyasal çevrelerdir" dedı. Baloğlu. "28 Şubat ka- rarlanndan sonra TB- MM'ce 3 Temmuz 1998 günü Dernekler \asa- sı'na eklenen 61. madde hükmüyle derneklerin bir siyasal parti>le ilişki kurup maddi yardım alışverişinde bulunabil- melerine yasallık kazan- dınlmıştır" dedı Öğleden öncekı oturu- munda sektörun ıstemle- nni içeren "Ulusal Dek- larasyon ve lygulama Planı" görüşülerek kabul edildı.TÜSEY'indekle- rasyonunda şu önerilere yer verildı "Dini siyasete araç e- den siyasal çe\Telerin ve din sömürücülerinin der- nekleri ve vakıflan kendi polMk çıkarian için kul- lanmalan yasal düzenle- melerle önlenmeli. Sağ- lıkb bir demokrasi ancak güçlü bir sivil toplum ta- rafından gerçekleştirile- bilir. Vakıf ve dernekleri, \ergi mükeüefi ohnadık- lan halde stopaj yolu>la vergilendiren Vergi Yasa- sı değiştirilmeli. Üçüncü sektörun gelişebîlmesi için düşünce özgürlüğü- nün önündeki tüm enge- ler kaldırtlmalı. Devlet, üçüncü sektör kuruluşla- rının y önetim \e işleyişle- rine kanşnıamalı. sadece bunlar üzerindeki kamu denetimini yasalara uy- gun olarak yerine getir- meli. Üçüncü sektörun karar süreçlerine katüı- nıını sağlayacak hüküm- lerle ilgili bakanlıklann yasalarında yer verilme- li." Dr. Necip Hablemitoğlu emperyalizmin bölgesel çıkar için tarikatlan desteklediğini söyledi 'Gülen'm destekçîsi ABD'ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Fethullahçılar hareketinin özellikle uluslararası boyutuna ilişkin çalışma- lar yapan Ankara Üniversitesi Inkılap Tarihi Enstitüsü'nde görevli Dr. Nedp Hablemitoğlu, ABD'nin Almanya, Iran ve Çın'in Orta Asya'ya yönelik iş- birliğine karşı Fethullah Gülen'i des- teklediğini söyledi. Hablemitoğlu. TBMM'den çıkanl- ması beklenen "Organize Suçlar Yasa Tasansı"na tarikatlann da eklenmesi gerektiğini belirterek. Gülen'in gerçek şeriatçı kadrosunun 50 bin kişi olduğu- nu söyledi. Yazar Ismail Nacar. Fethullahçılan Selçuklulara karşı terör eylemleri ger- çekleştiren Hasan Sabbah lıderlığin- deki Batınılere benzetti. / Dr. Necıp Hablemitoğlu, ABD'nin fethullahçılar'ıdesteklemesininnede- ninin uluslararası nüfuz savaşımından kaynaklandığını dile getirdi. Hablemitoğlu. Çin'in ABD güdü- • ABD'nin, bölgesel nüfuz için Gülen'i desteklediğini söyleyen Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Necip Hablemitoğlu, cemaatlerin organize suç örgütü olduğunu ileri sürdü. Yazar tsmail Nacar ise Gülen hareketini 'neo Batınilik' olarak niteledi. münden çıkması, tran'ın Humeyni devriminden sonra tehdit olması ve kendi tslam anlayışını yaymak isteme- si, Almanya'nın da Orta Asya'yı arka bahçe olarak görmesi nedeniyle bu üç ülkenin işbirliğıne gittiklerini kaydet- ti. Israil ve ABD karşıtı kökten, fana- tik dinci terör örgütlerinin Almanya'da bürolan bulunduğuna dikkat çeken Hablemitoğlu. "ABD'nin Fethullahçı- lan desteklemesinin en önemli nedeni Avrupa'da Ahnanya'nın ortaya çıkma- sıdır" dedi. Hablemitoğlu, Çin'in bölgede eko- nomik açıdan olağanüstü bir dev ola- rak Almanya ile işbirliğine girdiğini belirterek "Almanya'nın kendi çıkarla- n açısından bölgede gördüğü en büyük tehdit ABD" dedi. ABD'nin, Almanya'nın tutumunu, Iran'daki kökten Islamın ne kadar teh- likeli olduğunu ve Talieban hareketinin kendisine zarar verdiğini gördüğünü anlatan Hablemitoğlu, "Dolayısıyla ABD için ılımlıİslam yani Çin'e de kar- şı olan bir harekete ihtiyaç duydu. ABD, İnternet başta olmak üzere Prag'da yayın yapan Özgürlük Radyo- su'yla Doğu fürkistan'daki Türklere özel yayına başladı. Çin, ABD için bir tehdit konumuna gelmişti. Almanya Çin'in yardımına gitti ve Batılı servis- lerin savaşı başladı" diye konuştu. Amerikan çıkarian ABD'nin bu durumda bu üç ülkenin etkisinin görülmesini istemediği böl- gelerde Fethullahçılan desteklediğini vurgulayan Hablemitoğlu. şu bilgileri verdi: "ABD'nin çok rahat emir verebilece- gi bir yapüanma var. O da Fethullahçı- lar. Çünkü bunlann hemen hemen hep- si ünhersite mezunu ve yabancı dil bi- liyor. Afrika'dan tutun da Avustural- ya'ya kadar uzanan bir çizgide ABD nerede isterse orada Fethuilahçdar okul açıyorlar. Rusya'da KGB'nin, mafya- nın bilgisi dışında adun atmanız ola- naksız. Sibirya'dan tutun da Urallar'a kadar her yerde Fethullahçılann okul- laruu görüyorsunuz. Bu okullarda kır- mızı pasaportlu ABD'li öğretmenleri görüyorsunuz. Zaten Gülen de bunu inkâr etmiyor." Türkiye'nin laik hukuk sistemini iç- ten kemiren Gülen'in beyin takımının Imralı'da yargılanması gerektiğini vur- gulayan Hablemitoğlu, "Fethullahçı kadro rejimimizin önündeki en büyük iç ve dış odaklı tehdhtir" dedi. Hablemitoğlu, Gülen'in kendisiyle mücadele edenleri komünistlik, ateist- lik ve bölücülükJe suçladığına dikkat çekerek. "Bu organizasyonun tam an- lanuyla çökertilebilmesi için özel piş- manlık yasası çıkanlması; Meclis'te bekleyen 'Organize Suçlar Yasa Tasa- rısı' nın kapsamına tarikat ve de cema- atlerin de alınması ve süratle Meclis'ten geçirilmesi önerilebilir. Bu tarikatlarla tek tek uğraşmayı da önler" diye ko- nuştu. / Yazar Ismail Nacar da, Fethullahçı- lann çalışmalannı tarihte ilk terör ha- reketi olarak bilinen Hasan Sabbah'ın liderliğini yaptığı Batınilerle benzerli- ğini "Gülen'in stratejisi Sabbah'ın stratejisi. Fethullahçılar başta olmak üzere tarikat ve cemaatlerin büyük ço- ğunluğu Baüni hareketinin devamı. Bu- nun önüne geçilmezse Türkiye daha büyük tehlikelerle karşı karşıya kalır" diye anlattı. BolU Astsubayı uyutup firar ettiler Haber Merkezi - Kamuoyunda Banker Yalçın olarak bilinen Yalçuı Doğan'ı Ankara'da öldürmekten yargılanan ve tutuklu kaldıklan Düzce Cezaevi'nden Ankara DGM'ye duruşma için getinlen M. Hakan Doğan ile Erdem Coşkun kendilerine eşlik eden astsubayı ılaçlı meşrubatla uyutarak firar ettiler. Bolulu yetkililerden edinilen bilgiye göre, duruşma sonrası cezaevine dönmek üzere yola çıkan sanıklar, Jandarma Astsubay Bülent Göğer'den kıyafetlerini değiştirmek ve bir lokantada yemek yemek için izin istediler. Ankara'da bir otelde üzerlerini değiştiren sanıklar daha sonra avukatlan ve askerlerle birlikte Beğendik Mağazası'nın lokantasında yemek yediler. Yemek sonrası askerlen lokantada bırakan astsubay ve sanıklar yeniden üstlerini değiştirmek üzere otele döndüler. Astsubay Göğer. ifadesınde. sanıklartn duş alırken kendisine meşrubat ıkram ettıklerini. ilaçlı olduğunu sandığı meşrubatı içtikten sonra uyuya kaldığını söyledi. İĞNELİ FIRÇA ZAFER TEMOÇtN Kasetteki görüşlerini 'Bir Başka Açıdan Kemalizm' kitabından okuduğunu söyledi Dilipak DGM'de ifade verdiIstanbul Ha- ber Servisi-Ak- it gazetesi yaza- n Abdurrah- man Dilipak. "lnanca Saygı. Düşünceve Öz- gürlük fçin El Ele Zinciri"yle ilgili davanın görüldüğü Malatya DGM'nin talimatı üzerine Istanbul 2 No'lu DGM'de ifade verdi. Dili- pak için Istanbul DGM Cumhuriyet Başsavcılığı da önceki gün, Arena programında Atatürk hakkındakı sözlen nedeniyle Şişli Cumhuriyet Başsa\cılığı'na ihbarda bulunmuş- tu. Dilipak, Arena özel programın- daki sözleriyle ilgili gazetecilerin sorulan üzerine Atatürk hakkında "ceşidi söylentiler olduğunu" iddia ettı ve "Bir Mustafa Kemal var, bin tane de sahtecitik" dıyerek kendısı- nın bu durumu ortaya koymaya ça- lıştığını savundu. tstanbul 2 No'lu DGM'deki tali- mat duruşmasma Dilipak katılırken dığer tutuksuz sanık Ahmet Taşge- tiren gelmedi. Kimlik tespitinden sonra savunması alınmak istenen Dilipak. iddianamenın dün gece 22.00 sıralannda polis tarafından kendisine tebliğ edildığını belirte- rek ıddianameyı ınceleme fırsatı bulamadığını söyledi. Dihpak'a sa- vunmasını hazırlayabilmesi için 6 Temmuz'a kadar süre veren mahke- me heyeti, talimat duruşmasını er- teledi. Malatya DGM'cehazırlanan ıddıanarnede. "tnanca Saygu Dü- şünceye Özgürlük İçin El Ele Zinci- ri"ne katılan Dilipak ve Taşgetı- ren'in, TCK'nin 312'2. maddesı uyannca "halkı. sııuf, ırk, din. mez- hep veya bölge farklılığı gözeterek kin ve düşmanüğa açıkça tahrik et- mek" suçundan 1 ıle3'eryılarasın- da hapıs cezasına çarptınlmalan is- tenıyor. Atatürk'e hakaret kaseti Duruşma çıkışı Arena özel prog- ramında yayımlanan ve Atatürk aleyhine sözlerini içeren kasetle il- gili gazetecilerin sorulannı yanıtla- yan Dilipak, kasette, kendi yazdığı ve Beyan Yayınlan'nca 1988'de ba- sılan "Bir Başka Açıdan Kemafizm" adlı kitabından bölümler okuduğu- nu söyledi. Dilipak. Almanya'daki bir şirket için doldurulduğunu öne sürdüğü kasetın, bu firma tarafından, ya fi- yat teklifi için ya da kasten kopya- lanıp satılmış olabileceğinı kaydet- ti. "Gazi ve Latife" adlı kitabın ya- zarı İsmet Bozdag'ın. Kanal D'deki programa telefonla katıldığını be- lirten Dilipak, Bozdag'ın program- da "korkıisundan laf edemediğini" öne sürdü. ADD Çorum Şubesi'nce düzenlenen 'Atatürk ve Türkiye' konferansında konuştu Ozden: Oy beklentisiyle gericiliği okşadılar A.M4SYA /ÇORUM (Cumhuriyet)-Atatürk- çü Düşünce Derneğı'nin Amasya'da yapılan Doğu Karadeniz Bölge Toplantısı'nda Genel Başkan Yekta Güngör Ozden. Fethullah Gülen. Kuzey Kıbns ve Kuzey Irak konulanndaki tep- kılenni dile getirdi. Özden, bazı sıyasilerin laik Cumhuriyete yönelik yıkıcı ve bölücü girişim- Ieri umursamadıklannı ve gericiliğe hoşgörüyle yaklaş- tıklannı belirterek şunlan söyledi: "Oy beklentisiy le gericiliği okşayıp tarikat şeriat ve mez- hep kadrolaşmalanna duyar- sız kalanlar, şimdilerde, neier yaptığının gözetilmesini yıl- larca önce gündeme getirdiği- miz kimseleri savunma yan- şına girmişlerdir. Kötülükle- ri "banşçı davranışlar' biçi- minde algılay anlann kendile- riyle birlikte halkımm da al- datnıaya kalkışmalan ibret vericidir."' Özden, laiklik güvencesin- deki inanç özgürlüğünün kö- tüye kullanılmasma karşı ol- duğunu anımsatarak bu bağ- lamdaki oyunculan ve destekçilerini kınadı. Gerici güçlerin çocuklan küçük yaşta etkile- dığini. ailelerin duyarlı da\Tanması gerektiğini vurgulayan Özden. "8yıüıkkesintisizzorunluO- köğretimin sulanduıhp kimi kurslaria delinme- ye çabşılmasının hukuksalhkla ve milliyetçilikle bağdaşngı savunulamaz. Demokrasi kültürünü A N A P Cenel Baskanı Yılmaz '163. moddeye destek vermeyiz 9 ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz, 163. maddenin yeniden getirilmesi gibi "tepeden inme, koiaya yöntemlere" des- tek vermeyeceklerini açıkladı. Yılmaz, "Böyte bir bükümet mutabakatında da ANAP'ın yer alması mumkiin değil" de- di. Mesut Yılmaz, dün TBMM'deki maka- mında Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar. Kre- di ve Kefaletler Kooperatif Birliklen Mer- kez Birliği Başkanı Suat Yalktz ve bera- berindeki heyeti kabul etti. Yılmaz, MGK'nin ardından dün Başbakan Bülent Ecevit'in açıklamalannm anımsatılması üzerine şunlan söyledi: "Geçen dönem bir kısmını hazırlayıp Mecüse sevkettiğimiz. bir kısmı da hanr- hk safhasında olan irttea ile mücadele ya- sa tasanlannı desteklediğimizi ifade et- üm, bu destek sürüyor. Ama. bugün ba- sındayazıldığıgibi 163. maddenin yeniden getirilmesi gibi düşüncelere ANAP'ın des- tek olması münıkün değiL Böyle bir hü- kümet mutabakatında da ANAP'ın yer alması nıümkün değtt." silmey e. çocuklanmızı küçük yaşlarda Türkiye CumhuriyetTne karşı kuşatmaya soyıınanlara karşı, yurttaşlık bilincine gü> cndiğinıi/ ailelerin çok duyarlı davranmasını beküyonız" dedi. Özden, ADD Çorum Şubesi'nce düzenlenen "Atatürk ve Türkiye" konulu konferansta ise büyük bir kalabalığa seslendi. ADD Çorum Şu- besi'nin yeni binasının açılışını yapan Özden. daha sonra basın men- suplannın sorulannı ya- nıtladı. Gülen olayı ile ilgili so- rular üzerine, kimsenin inancının bir başkasına göre daha aşağı veya yu- kan gösterilemeyeceğini vurguladı. Özden, Öcalan dava- sıyla ilgili olarak da Av- rupa'nın dayatma ve is- teklerini yakışıksız bul- duğunu anlattı Özden, "Biz Apo'yu gülsuyu ile yikasak 'tezekle yaktı' derler. Adamlar önkoşul- lu. Türk yargısuıa güve- mn" dedi. İsci Partisi lideri Hasan Yalcın Tethullah'ın okullan * - CIA üssü' ANKARA (Cum- huriyet Bürosu) - tş- çi Partisi Genel Baş- kanı Hasan Yalçın, Fethullah Gülen'in Kuzey Irak'takı okullannın CIA hizmetinde olduğunu ileri sürdü. Fethullahçılann Kuzey Irak'ta, Erbıl ve Sü- leymaniye kentlerindeki 3 eğitim kurumunun CIA'in kontrolündeki Ulusal De- mokrasi Vakfi (NED) tara- fından kurulup fınanse edil- diğini belirten Yalçın, para- nın, Fethullahçılann ABD'dekı vakıflanndan bi- ri üzennden aktanldığını söyledi. Yalçın. dün düzenlediği basın toplantısında, Fethul- lahçılann PKK ile anlaşa- rak okullannın rahat faalı- yet göstermesıni sağladık- lannı ve PKK'ye 35 bin do- lar para yardımı yaptıklan- nı iddia etti. PKK'nin okullara müda- hale etmemesi koşulunun, Fethullahçılann okullanna Türkiye Cumhuriyeti Dev- leti'nin sivil ve askeri istih- barat personelinin sokulma- ması olduğunu belirten Yal- çın "Fethullahçılarla PKK Türkiye'ye karşı bir ittifak oJuşturmuşlardı. CIA. oku- hı bir üs olarak kullandu P- KK'nin de buna bir itirazı oimadı. Bunun karşıhğında okullar faalhete başladı. Fethullahçüann PKK'ye yardımı Türk devieti tara- findan bütün aynnolanyta biliniyor''dedi. Tansu Çiller'ın deneti- mindeki Özel Örgüt'ün PKK ile silah ticaretinde de Fethullah Hoca'nın okulla- nnın kullanıldığını savunan Yalçın," I995'te Talabani ve Barzani 'ye silah yardı- mı adı amnda yollanan binlerce Kalaşni- korun PKK'ye satıl- masında Fethullah'ın okullan aracıhk etti. PKK'lilerle Özel Örgüt arasındaki görüşmelerin, Fethullah'ın ErbiTdeki Özel Işık Koleji'nde yapüdığını Öcalan da, Fethullah Gülen de bttmektedir" diye konuş- tu. Hasan Yalçın, dönemin MtT yöneticilerinden Meh- met Eymür'ün Gülen ile hareket eden kişi olduğunu ileri sürdü. Kuzey Irak ope- rasyonunıl Gülen ve Ey- mür'ün yürüttükJerini söy- leyen Yalçın şu iddialarda bulundu: "Şehit Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis döneminde Kuzey Irak'ın sorumluluğu Türk SUahh Kuv\«tieri'ne veril- mişti. ÇUler'in denetimin- deki bazı MİT mensuplan Kuzey Irak'ta CIA peşmer- gelerinin cğitimine destek verirken, Silahlı Kuv>etler Çekiç Güç şemsiyesi amn- daki CIA faliyederini sınır- lamaya çalışıyordu. Bu du- rumu değiştirmek ve Ame- rikan planının önünü aç- mak için MtT içindeki Amerika'ya bağlı unsurlar, bu arada Mehmet Eymür kullanıldL" Eymür'ün elemanlannı bölgeye sokmak ve burada çalıştırmak için Fethul- lah'ın okullannı kullandı- ğını belirten Yalçın, bu okullann CIA'in Eymür ekibiyle Saddam Hüseyin'e karşı hazırlanan darbe gıri- şimınde de üs olarak kul- lanıldığını savundu. Operasyonlar sürüyor Dört başkomisere Fethullah sürgünü SERTAÇ EŞ ANKARA - Fethullah Gülen ve "IşıkTarikaü'' ile ilgili rapor hazırlayan An- kara Emniyet Müdürlüğü lstihbarat Daire Başkanlı- ğı'ndaki tasfiyeler sürüyor. Eski Ankara Emniyet Mü- dürü Cevdet Saral ve üst düzey ekibınin görevden alınmasının ardından Fet- hullah Gülen Masası'nda görevli 4 başkomiser de de- ğişik kentlere sürüldü. Emnıyete sızan Fethul- lah Gülen yandaşlannın belirlenmesi amacıyla baş- latılatı çalışmalann sürdü- rülmesi sırasında ortaya çı- kan "telekulak" skandalı neden gösterilerek başlatı- lan soruşturmada görevden almalar sürüyor. lçişleri Bakanı Sadettin Tantan'ın görevlendirdiğı müfettışle- rin çalışmaları sürerken Ankara lstihbarat Şube- si'nde görevli 4 başkomi- ser, hem isrihbarat hizmet- lerinden çıkanldı hem de geçici görevle başka illerde gönderildi. Fethullah Gülen Masası sorumlusu Başkomiser Ay- dın Batu Giresun'a, Mah- mutÇorumlu Sinop'a. Ay- dın Ergül Ardahan'a. Meh- met Aslan Osmanıye'ye göndenldi. Geçici görevle gönderi- len ve atamalan daha son- ra yapılacak olan başkomi- serlerin Gülen ve Işık Ta- rikatı hakkındaki rapor ça- lışmalanna aktıf olarak ka- tıldıklan öğrenıldi. Fethul- lah Gülen Masası sorumlu- su Aydın Batu'nun felçli olan çocuğunun hastanede tedavısınin sürdüğü, bu ne- denle ailece mağdur olduk- lan kaydedıldı. 'Devieti ek geçirmek 1 Ankara Emniyet Müdür- lüğü lstihbarat Daıresi'nce hazırlanan raporda, Gülen ve yandaşlarının. "devleti en yüksek kademesinden başlayarak ele geçirmeyi amaçladıklan". önlem alınmadığı takdirde tarihin en büyük dınsel ayaklan,- masının yaşanabileceği kaydedilmiştı. Raporda ta- rıkatın, özellikle Polis Ko- leji ve Polis Akademısi öğ- rencilerini hedef aldığı vıır- gulanmıştı.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog