Bugünden 1930'a 5,503,278 adet makale



Katalog


«
»

17 HAZİRAN 1999 PERŞEMBE CUMHURİYET SAYFA HiJv\_f11\_JlVLl / ekonomi«cumhuriyet.com.tr 13 Parasal destek beklenmiyor, ancak heyetle yapılacak görüşmeler ülke ile ilgili kararlan kesinleştirecek Ekoııoıııi IMF'ye kiMeııdi Uzmanların görüsü 'Türkiye kendi yağıyla kavrulabilir' Ekonomi Servisi - IMF heyetinin temas- lan gündemi belirlemeyi sûrdürürken uz- manlar. kayıt dışı paranın ekonomiye kazan- dmlmasi ve vergı sisteminin güçlendirüme- si halinde IMF'ye teslim olmanın zorunlu- luk olmaktan çıkabilecegini ve Türkiye'nin 'kemü yağnia kavnıiabfleceğini' dile geti- nyorlar. Ekonomıdeki olumsuzluklann gideril- mesi konusundaki beklentiler, IMF"yle gö- rüşmelere endekslendi. Ancak uzmanlar. IMF'yle yapılacak herhangi bir anlaşmanın sadece borç stoku degıl, MAI (çok taraflı yatırım anlaşması). uluslararası tahkim ve kamu yaranm goz ardı eden özelleştinne- leri beraberinde getireceği uyansmı yapı- yorlar. Bu arada, yılhk ekonomik inceleme dc- ğerlendirmesi çerçevesinde Türkiye'ye ge- len IMF heyeti. lstanbul'daki temaslannı yabancı bankalarla sürdürdü. Tûrkiye Ma- sası Şefi Carlo CottareBi başkanlığındaki IMF heyeti, dün sabah ilk olarak Beşık- taş'taki The Chase Manhattan Bank'ı ve Citibank'ı ziyaret etti. Cottarelli, görüşme sonrasında açıklama yapmadı. Prof. Dr. OzünAkgüç Merkez Bankası'nın son olarak 21 mılyar 636 dolar olarak açık- lanan döviz rezervinin kullanılabilir mik- tannın çok önemli olduğunu vurgulayarak "Eğer hepsi kuUandabfli>orsa. IMFnin kre- di konusundayeşil ışıkyakması büyükönem taşnnıyor. Çünkü, döviz ödemek'ri için bu rakam yeterü. Ancak kuUanüabilir değilse Merkez Bankası'nın desteğe ihtiyacı ola- cak'' görüşünü dile getirdi. Istanbul Üniver- sitesi öğretım üyesi Prof. Dr. tzzettin Ön- der, Türkiye'de kazananlann cıddi oranda vergi vermediğine, hatta yeni ödünler pe- şinde olduğuna dikkat çekerek Türkiye'nin borç alıp faiz ödemek zorunda bırakıldığı- nı ifade etti. Önder. bugünlerde gerçekle- şen görüşmelerin çok önemli olduğunu di- le getirerek U IMF heyeti. tamamen senna- yenin güdümünde olân bir hükümet döne- mindedayatmayapıyor. Kendineçekidüzen vermek yerine Türkiye. IMFye teslim olur- sa geri dönüsü olmayan bir yola girecek. Bu nedenkgörüşmelerçokönemM"diyekonuş- tu. 'Para değil mesaj önemli* Istanbul Cniversitesi tktisat Fakültesi öğ- retim üyesi Prof. Dr. Esfender Korkmaz da, IMF'nin Türkiye'ye düşük faızli fon aktannasından çok, Türkiye'nin ekonomik yapısına ilişkin olumlu mesajlar vermesi- nin önemli olduğunu söyledi. Korkmaz, şu günlerde IMF'mn Türkiye'ye bir vaatte bu- lunmasının söz konusu olmadığını belirte- rek, "IMF zaten bir vaatte bulunamaz. 181 iHKeırin üyesiokhığu birfon.Türkive'nm bun- dakipayıbinde6. IMF'nin birinisiyatifkul- lanmasımünıkündegiLFon.Türkryekemer akarsa stand-b> düzenlemesi yapar. Bu dû- zenleme olmadan fon tahsisi sdz konusu ol- maz* diye konuştu. ANKARA (Cumhuriyet Bfirosu) - Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) An- kara'da yapacağı ilk tur görüşmelerden parasal destek içeren bir anlaşmaya va- nlması beklenmezken bütçeden. me- mur maaşlanna, vergi degişikhğinden ta- nmsal destekleme fîyatlanna kadar uza- nan ıvedı kararlar kesinleşecek. IMF heyeti. Yakın Izleme Anlaşma- sı kapsamında incelemelerde bulunmak ve parasal kaynak içermesi ıstenen Fon Destekli Enflasyonîa Mücadele Anlaş- masfna ilişkin görüşmelerde bulunmak üzere dün İstanbul'dan Ankara'ya gel- di. Havaalanında gazetecilerin sorulan- nı yanıtlayan IMF Türkıye Masası Şe- IMF, 1999 bütçe gerçekleşmeleri kapsamında vergi gelirlerindeki azalmanın, harcamalardaki artış ve faiz dışı fazla hedefinin saglanamamasınırı nedenlerinin açıklanmasını isteyecek. fı Carlo Cotarelli Türkiye ekonomisinin toparlanmayabaşladığını söyledi. lstan- bul'da sanayici ve işadamlanyla yaptı- ğı görüşmelerin ardından Ankara'da bu- gün Hazine Müsteşar Vekili CüneytSel ile yapacağı toplantıyla resmi düzeyde- ki çalışmalannı başlatacak olan EMF'nin. Hazine'nin yanı sıra Türkiye Cumhuri- yet Merkez Bankası, Maliye Bakanlığı, Devlet Planlama Teşkilatı ve Özelleştir- me Idaresi Başkanlığf nı da ziyaret et- mesi bekleniyor. IMF, 1999 bütçe gerçekleşmeleri kap- samında vergi gelirlerindeki azalmanın. harcamalardaki artış ve faiz dışı fazla he- definin sağlanamamasının nedenleri- nin açıklanmasını isteyecek. IMF heye- ti buradayken, memur maaş artışlan, ta- nmsal destekleme kapsamında hubu- bat fiyatlan açıklanacak. Aynca Mali- ye Bakanlığı bütçesinde toplu olarak yapılacak bütçe değişiklikleri de IMF he- yerine sunulacak. IMF, enflasyon dü- şerken faizlerin yüksek düzeyde kalma- sı nedeniyle Merkez Bankası'nın piya- sayı fonlamasını gündeme getirecek. IMF görüşmelerinde bu yılın başın- da bankalann yüzde 6 olan batık kredi olarak tanımlanan takipteki alacaklar oranımn 3 ayda yüzde 26'ya yükselme- sinden duyulan kaygı da gündeme ge- tirilecek. Memur maaş artışlan ve tanmsal des- tekleme fıyatlannm gelecek enflasyon hedefıne bağlanarak düşük tutulmasını isteyen IMF, vergi gelirlerinde azalma- ya neden olacak indinmlerin yapılma- ması yönündeki uyansını da anımsata- cak. Halkevleri'nden IMF heyetinin TÜSİAD'ı maretini protesto etmek isteyen 8 kişi İstanbul'da gözalüna alıntu. (Fotoğraf: UĞUR DEMtR) TMMOB'den IMF'ye protestoİSTANBUUANKARA (Cumhuriyet) - IMF heyeti- nin Türkiye programı kapsamında TÜSİAD'ı ziyare- tini protesto etmek isteyen Istanbul Halkevleri'nden 13 kişilik grubun açıklama yapmasına izin verilmedi.8 kişı polıs tarafından Tepebaşı'ndaki TÜSİAD binası önünde gözaltına alındı. Halkevleri adına yapılan ya- zılı açıklamada. IMF'nin kredi anlaşmasının Türki- ye'yi "Uzakdoğu Asya'nınucuzekmek.malispekülas- yon ve ftıhuş cennetlerinden farksız bir ülke haüne ge- tireceği'" ıddia edıldı. TMMOB üyeleri de Ankara'da genel merkezlerı önünde basın açıklaması yaparak hükümetin memur ma- aşı önerisine ve IMF'ye tepki gösterdiler Halkevleri açıklamasında "Milliyetçiliği kimseye bı- rakmay an hükümet partileri işten çıkarmalan, emek- lilik yaşının 60'a yüksdtilmesinL, SSK'nin çökertilme- sini. özeUeştirme ihalelerinde yabana sermayeye ayn- calık tanınmasım, çauşanlann ücrederinin dondurul- masını. tekellerden v«rgi ahnmamasım kabtd etmiştir" denildı. TMMOB Başkanı Yavuz Önen bütçe göriişmelen- nin yapıldığı dönemde IMF heyetinin Türkıye'ye gel- dığinı belirterek "Çalışandan alıp sermaye kesimine emme basma tulumba gibi basan bu sistemin degişme- sini istiyoruz" dedi. TMMOB Genel Merkez bınasına " İnsanlıkonurunayaraşır yaşam için,demokratik Tür- kiye için, IMF değil biz karar vereceğiz. Çokuluslu şir- ketkrin sömürgesi olmayacağız. Gaftet ve dalalet içeri- sindeolanlan uyanyx>nız" yazılı büyük bir pankart ası- lırken protestocu mühendıs \e mımarlar "özelleştirme değil sanayileşme". "mühendisler mimariar susmaya- cak" dövizlen taşıdılar. Kamuda çalışan 20 yıllık mimar ve mühendislerin, yoksulluk smınnın bir kat altında maaş aldıklannı söy- leyen Önen "Bu utanç verici tabtoyu reddediyoruz. Bu- nu ters çevirme mücadelemiz ÖDümüzdeld dönemde sürecek, giderek yükselecektir" dedi. Hükumetin kendi kaynaklan ve halkına değil, IMF'ye, Dünya Ticaret Orgütü'ne umut bağladığına dikkat çe- ken Önen. IMF görüşmelenni anımsatarak "IMF na- sd ve hangi koşullarda Türkiye'yi daha fazla denetün ahına afanaya çauşacak, işte bu süreci yaşıyoruz'' diye konuştu. Hükumetin "ÖzeUeştinne ve anayasa degişiklikle- rinden sonra yabana sermaye gürül gürül akacak 1 * sözünü anımsatan Önen **Bu. Türkiye'nin alabildiğine sömürülmesinin önündeki engellerin kaldınlmasıdır. Milliyetçilik yaftası altında saklananlar Türkiye'yi ya- bancı sermayeye teslim etmektedir. Belki Türkiye'deld üç beştekeLçarklannı çevirecek,ama Türkiyedaha yok- sul olacakûr" görüşünü dile getirdi. Bankazede/eı* CotoreUi'ninpeşindeEkonomi Servisi - DYP-SHP koalis- yonu tarafından 5 Nisan 1994'te açılan ekonomi paketinin ardından batan Mar- mara, TYT ve Impexbank'ta parası ka- lanlar şımdi de IMF Türkiye Masası Şe- fi Carlo Cotarelli'nin peşinde. Meclis'e sevk edilen Bankalar Yasası'nın sade- ce "belli bir meblağa kadar ve yalnız mevduat hesaplarını" kapsamasının doğru olmadığını belırten Tüm Mudı- ler Derneği Koordinatörü Erol tkizler. IMF'ye konuyia ilgili şikâyet fakslan gönderdiklerini belirterek, bir yandan da Carlo Cotarelli ile görüşme ayarlama- ya çalıştıklannı söyledi. Onümüzdeki günlerde Meclis'ten geç- mesı beklenen Bankalar Yasası'nda ban- kazedelerle ilgili düzenlemenın dışında kalan yaklaşık 2 bin kişilik grubun umu- du IMF'ye kaldı. Yeni yasanın geçici 3. maddesi ile bölünen bankazedelerden bazılan yasa- da belli miktara kadar ödeme yapılacak olmasının ve kapsamın sadece mevdu- at sahipleri ile sınırlı tutulmasından do- layı sıkıntılı. Ek maddenin bankazedelerin büyük bir kısmını kapsadığını anımsatan Erol tkizler, "Son zamanlarda Türkbank. Express ve tnterbank zor dunıma dü- şünce mevduat sigortası de\reye girdi vemüşterilermağduretlilmedi. Veniya- sa tasansı yalnız mi'\duat hesabı olan müşterileri değiL son 3 bankada olduğu gibi mevduat hesaplanna ilaveten repo. fidituary, Hazine bonosu gibi kanunla- nn öngördüğü tüm banka hesaplannı kapsamaiıdır. Eşitiikvedürüstlüğünge- reği de budur" dedi. Ikizler, söz konusu şikâyetlenni Co- tarolli'ye iletmek üzere zemin ayarlama- ya çalıştıklannı dile getırirken son ola- rak konuyu Cumhurbaşkanı'na taşıya- caklannı da söyledi. Anımsanacağı üzere Martin Hardy 'nın IMF Türkiye Masası şefı ol- duğu "dönemde bankazedeler benzer bir eylem yapmışlardı. Vepgi daireleri başka işlerle uğraştırılıyor! Vergi dairelerinin esas işi, beyan edilen vergilerin doğruluğunun araştınlması ve bu vergilerin toplanmasıdır. Ancak gehn gö- rün ki vergi dairelerimiz o denli farklı iş- lerle yoğunlaştınlmışlardır ki esas görev- lerine ayıracak zamanlan kalmamıştır. Ül- kemizde kaçınlan vergilerin toplanan ver- giler düzeyine ulaştığı bu dönemde, vergi dairelerinin daha önemsiz, ilgisiz konula- ra çekilmiş olması, bu kurumlann "angar- y» işlerle'' uğraşıyor duruma düşürülmüş ol- ması ülkemiz yaranna olmamıştır. İşte vergi dairelerinin angarya işleri: • Kredi ve Yurtlar Kurumu'ndan ah- nan "öğrenci kredilerinin*' izlenmesi. • Nüfus ışlemleri nedeniyle uygulanan cezalann tahsili, • SSK cezalannın izlenmesi ve tahsili, • Hükümlü ve tutuklulardan "yemek katkı bedellerinin" tahsili, • Çiftçı kredilerinin ödenmeyen kı- sımlanna ilişkin bedellerin tahsili, • Devlet emlakına ilişkin u ec- rimisil" bedellerinin tahsili. • Mahkemeler tarafından ve- rilen para cezalannın tahsili. • Askerlik yoklama kaçak- lanna uygulanan para cezala- nnın izlenmesi ve tahsili, • Trafik para cezalanmn izlenmesi ve tahsili. • Şeker ve akaryakıt fîyat farklannın iz- lenmesi ve tahsili, • Bankalara verilecek bilançolann doğ- ruluğunun tasdiki, • Çeşitli harçlann izlenmesi ve tahsili. Vergi dairelerimize başka kurum ve ku- ruluşlaria muhasebe meslek elemanlannın gorcvleri yaptınlmaktadır. Bu angaryalar kaldınlmalı, ilgili kişi ve kurumlara aktanlmalıdır. Ömeğin banka ta- rafından istenilen mali tablolann doğru- luk tasdikinin yeminli mali müşavırlere bı- rakılması. bu kesimin var oluş nedeniyle deuyuşmaktadır. Eğer an gary'aişlemler il- gili kişi ve kurumlanna aktanlamıyorsa vergi daireleri nitelikli elemanlara kavuş- turulmalı, bu kurumlarda bir an önce "oto- masyona" geçilmelidir. Birde vergi daire- lerimize yüklenilen kırtasiyecılik ve bü- rokrasiyi çoğaltan işlemler var ki bunlar- dan yüküm- , ü l e r d e . YIM.NLIMALİMÛŞAVIB' meslek ele- manlan da yaka silkmektedirler. Vergi daireleriney üklenen kırtasiyecilik. bürokrasicilik! Vergı reformuna rağmen ne yazık ki ver- gi dairelerimizdeki kırtasiyecilik, bugûn git yann gel ve bürokrasi kötü alışkanlık- lanmız sürdürülmektedir. Öteden beri var olan bu işlemlere bir de "geçici vergi" kır- tasiyeciliği eklenmiş bulunmaktadır. işte ver- gi dairelerimizdeki kırtasiyecilik işlemle- rinden birkaçı: # Vergi yasalannın yanlış düzenlenme- leri sonucunda bazı yükümlüden (örneğin serbest meslek mensuplanndan) iki kez peşin vergi alınmaktadır. Bu vergilerden bi- risi "geçici vergj" diğeriyse gelir vergisi yasasının 94. maddesine göre alınmakta olan "vergi stopajrdır. Alınan bu ver- gilerin daha sonra birbirine mah- sup edilmesi mali müşavirleri ve vergi dairelerini gereksiz yere uğraştırmaktadır. Bu uygulama gereksiz olup geçici vergi öde- yen yükümlülerden "stopaj" uygulaması kaldınlarak zaman kaybı önlenebilir. # Maliye Bakanlığı'nın "vergi le\hası- nuı" tasdik yetkisini vergi dairelerinden muhasebeci ve mali müşavirlere aktarma- sı olumlu bir uygulamadır. Ancak aynı uy- gulama ödeme kaydedici cihazlar, diğer bir deyimle "yazar kasalar" için de yapı- labilirdi. Halen yazar kasa kullammı için "izin yazısı" ve "yazar kasa kullanım tev- hası" tasdik işlemleri yoluyla vergi daire- leri önemli ölçüde zaman kullanmaktadır. Bu işlem de muhasebeci ve mali müşavir- lere aktanlmalıdır. # Yükümlülere belge basım izni vergi daireleri tarafından verilmektedir. Fiş ve bel- ge basımı için yükümlüler iki bazen de üç kez vergi dairelerine uğramaktadırlar. Iş- yerinin terk edilmesi durumundaysa aynı şekilde belgelerin iptal edilmesi işlemi ver- gi dairelerince yapılmaktadır. Bu işlemle- rin de "Yeminli ve Serbest Muhasebed Ma- B Müşavirlere" aktanlması vergi dairesi çalışanlannı rahatlatacaktır. CINE5 Gold Card alan tüm üyelere 6 aylık yenileme hediye! Hemen bir iktisat şubesine uğrayın CINE5 Gold Card'ınızı alın. ) TA X » • MoneAtt «IH JS R Jb < 4 m «121 ÎH «. (0 • Wlrt\ta*ı«ı-*rf t. (212)512 01 60 » ^briflr (212) 543 Sj ^ • D M ^ Ş (212) •#> 14 JQ » iKTiSAT Memnuaiyetle QI2l » 0 0 4 " • Hrifepe (J16) *» 10* • •**«ffll.Mr».*k.l»>B»ın.«*«Oia4|-«».«taM(*toC312 2i;J>«.«fcn(3U,«l400.0«1™w. \\J C- \ C- ) C- I *•+ İVJ I U lî 30 • HfHt CJS21 2223300 • ) 2368* T>• M n a k (252) 41 www iktisatbank com.tr İŞÇİNİN EYRENİNDEN ŞÜKRAN SONER Utandıran Kareler... Insanı insani değerler açısından utandırması ge- reken fotoğraf karelerinin artması bir rastlantı olabi- lir mi? Yoksa bir toplumsal çöküş sürecinin yaşan- makta olduğunun belirtileri mi? önceki gece haberterinde bir kadın olarak tüyie- rimi diken diken ettiren fotoğraf karesi, Karabük'ün Ovacık ilçesinden alınmıştı. Konu öylesine ağır bir top- lumsal yaranm yansıması ki, telefonlan dinlenip şan- taj yolu ile tecavüz edilen kadınların çoğu ailelerinin korkusu ile şikâyetçi bile olamamışlardı. Yüzü söz- de gölgeler ile tanınmaz hale getirilen, konuşabilen tek kadın ise zaten bu nedenle kocası tarafından boşanmıştı. Kadın haklannı savunan örgütlerimiz önemli bir sı- navdan daha geçecekler. Karabüklü, sayılannm 20'nin üstünde olduğu bilinen şantaj ve tecavüz vurgunu kadınlara ne ölçüde sahip çıkabilecek, nasıl bir da- yanışma örneği verebilecek? Istanbul'da göreceli özgür ortamda kadın haklannı savunmak, kadınlara ulaşmak anlamına gelmiyor. Aynı akşamın insani utandırması gereken, ama ar- tık alışkanlıktan ar damanmızın çatladığı bir diğer karesinde, hâlâ bir kapıkulu olarak gördüğümüz me- mur, kamu çalışanlan, aynı meslekten, aynı düşuk zamdan mağdur olacak polis kardeşleri tarafından yaka paça sürükleniyoriardı. Aynı gün yapılan kamu borçlanma ihalesinde bir- kaç banka ve bir avuç servet sahibi, kılını kıpırdat- madan yüzde yüz on bir faizle vurgun vururken, me- mura yüzde 20'lik bir zammı bile bütçenin karşıla- yamayacağı açıklaması ile Mesut Yılmaz ekranlar- da boy gösteriyordu. Hükümet, enflasyonun altında ezdirmemek sloganını bile kullanmak gereğini duy- mayacak kadar rahattı. Milliyetçi(!) ağırlıklı iktidarda, milliyetçi kadrolarla donatılmış kamuda, milliyetçi konfederasyonun istedigi yasaklı sendikal yasalar pa- zarlığında oldubitti hesapları yapılmıştı. Kosova savaşından aynı gecede o kadar çok utan- dıncı kare var ki, hangi biri sayılmalı. Yeni bulunan toplu mezariarın ardı arkası kesilmeyeceği besbelli. Mezarayıbını kapatmak üzere, gazeteci öldürene soy- leyecek sözümüz kalmış olabilir mi? Ama ben, es- kiden en çok Alman ırkçılığının kurbanı olmuş Yahu- dilerin aynı işi Filistinlilere yapabilmelerine akıl erdi- remezdim. Şimdi de yıllardır, hele de NATO bombar- dımanının ardından en vahşi Sırp katliamlarının he- defi Kosovalı Amavutlardan kimilerinin, çok az sa- yılarda olsalar da, kaçmakta olan Sırplara yönelik sal- dında bulunmalannı yadırgıyorum. Savaşın kara mizahını yine dün Amerika'da ya- şayan anne tarafından Kosovalı, baba tarafından Boşnak bir akrabamdan dinledim. Akrabalarının bir grubu savaşın bir tarafında (Bosna'da), diğer grubu diğer tarafında (Sırbistan'da), üçüncü grubu da Ko- sova'dayaşıyorlardı. Kendisi, bombalayan ABD'den her üç gruba da ulaşabildiğinde hiç değilse para yardımı yapmaya çalışıyordu. Sırp topraklan içinde kalan Novisad'da yaşayan amca ailesine bir telef on- la ulaşabildiğinde yaşlı amcasının bombardıman anonslannda kaçamadığının haberini almış. Yeğeni bomba sesleri arasında, "Biz size ne yaptık? Niye bizi bombalıyorsunuz?" diye haykırıyormuş. Kulaklan çınlasın, sendikacılık ahlakına saygı duy- duğum BASS'ın eski genel başkanı Raci Bayülke, genel kurulda çok büyük bir çoğunluk oyu ile genel başkan seçilmişti. Sözleşme masasında grev hak- kının olmadığı bankacılık iş kolunda kamuoyu oluş- turma kampanyası ile Vakıflar Bankası yönetimini zorladı ve iyi bir sözleşme imzalamayı başardı. Işve- ren tarafından kara listeye alınmıştı. Aradan çok za- man geçmeden, işveren baskısı ile genel kurul de- legeleri bile değişmeden aynı işçilerin oyu ile görev- den düşürüldü. O zamanlar delege olabilmiş işçilerin kendi hak- lanna, çıkarianna sahip çıkamamalanna, bu kadar çok bilinçsiz kalmalanna, bu kadar kolay teslim olmala- nna şaşırmış, çok fazla üzülmüştüm. Sonra benzer türden teslimiyeti, yılgınlığı çok fazla örnekle gör- düm. Hak kültürunün güvencesinin gelişmedigi toplum- larda, kitle eğilimlerinin dengesiz tepkiler, ortamı uy- gun gördüğünde başkaldın, aksi havada tam tesli- miyet olduğunu yaşayarak öğrendim. Korkaklıkla cesaret arasında nasıl bir ince çizgi varsa, insanın insan olabilme hali ile, ilkel yok edici duygulara esir olması arasında da işte öyle ince, korunması zor ama geçilmesi çok kolay bir çizgi var. Şimdilerde insan olma ile insan değerlerini insan- lık adına yok etme, korkaklıkla cesaret arasındaki bu çok zor korunan ama çok kolay aşılan ince çizgiyi daha iyi görebiliyorum. msan olabilmenin, insanlığın- dan utandığında saldırganlaşarak ayıbını kapatma, haklı çıkmaya çalışmanın da insana ait özelikler ol- duğunu, bir işkencecinin evinde çok iyi bir insan ola- bileceğini anlayabiliyorum. Kişileri, kurumlan tek tek yargılamak yerine insa- ni insan olarak yaşatabilecek koşullan yaratmanın öne- mini daha iyi algılayabiliyorum. Dünyamızda ve ül- kemizde bu günlerde bu koşullann olumsuz gelişti- ğini, bu nedenle de çok daha fazla örnekle insanlı- ğımızdan utanmak zorunda kaldığımızı gözlemleye- biliyorum. Seks açlığının, ezikliğinin acısını teiefon şantajı ile kadınlara tecavüz ederek çıkaran teiefon görevlileri olayından, Kosovalı Arnavutları katleden Sırplara, sendikasını savunamayan işçiye kadar her olayda in- sani utandıran davranışlann belirleyicisinin korku, küresel ideoloji ile yaratılan dünyadaki büyük den- gesizlikler ve haksızlıklann olduğunu düşünüyorum. Sebze-meyve ucuzladı • ADANA (AA) - Adana'da sebze-meyve hasadınm çoğalması ve ürün bolluğu fiyatlardaki düşüşü sürdürüyor. En fazla fıyat düşüşü kilogram fiyatı toptancı halinde 20-30 bin lira olan domates, salatalık ve pathcanda görüldü. Toptancı halinde işlem gören salatalık 20-40 bin lira arasında degişirken biber 45 ila 90 bin lira, patates 30 ila 60 bin lira arasında degişiyor. Halde fasulye 80 bin lira ile 150 bin lira arasında alıcı buluyor. Otomobilde ünetim ve satış arth • BURSA (AA) - Dünya otomobil piyasasındaki durgunluk ve iç piyasada talep daralması nedeniyle sıkıntılı günler geçiren ve zaman zaman işçi çıkarmaya giden TOFAŞ ve Oyak Renault otomobil fabrikalannda üretim artarken, yeni model üretim hazırhklan da sürüyor. Türk Metal Sendikası yetkililerinden alınan bilgiye göre. işçilerin de yüzleri gülüyor. Doğalgaz alanmda dev yatınm • ANKARA (ANKA) - Türkmenistan ve Iran doğalgazını Anadolu'nun içlerine kadar ulaştıracak olan Dogu Anadolu doğalgaz ana iletim projesinde bir adım daha atıldı. Botaş'ın yürüttüğü bu proje kapsamında gerçekleştirilecek toplam tutan lOOtrilyon liranın üzerindeki yatınmlann gümrük muafiyeti, yatınm indirimi ve diger teşviklerden yararlandınlması için teşvik belgesi düzenlendi.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog