Bugünden 1930'a 5,492,642 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 12 HAZİRAN 1999 CUMARTESİ HABERLER Eski Kosova maliye bakanlanndan Abraşi savaşın ekononuk yönünü Cumhuriyet'e değerlendirdi 'Sırplann gözümadenlerde'ŞÜKRA.N SONER Koso\a olaylan, sonra savaşı patlak verdiğınden bu yana. Kosova kökenli bir grup aydın ve kültür dernekleri et- kin bir çalışma ve dayanışma ıçindeler. Kamplara yardım organızasyonu ile ye- tinilmiyor, gelenlerden akrabası olan- lann eviere yerleştınlmeleri, geçıci kim- liklerinın emniyetten alınmasından. ak- la gelebilecek her tür yardımlaşma, da- yanışma hizmeti verilıyor. Kosova'nın oradan çıkması yasaklı. önemli bir ay- dıninın Türkiye'ye kaçmayı başardığı- nı ve görüşmek istediğıni söyledikle- rinde. 1974 yılmdan başlayarak özerk Ko- sova yönetıminde üç dönem (12 yıl) ekonomi bakanhğı, büyük madenci di- renişı dönemi de dahil Trepçe madeni genel müdürlüğü. Kosova işçi Sendika- Ian Konfederasyonu'nda Hayrullah Go- rani'nin yanında yardımcılık. sanayı odası başkanlığı yapmış, büyük maden- ci direnişinin sorumlusu olarak Azeıu Vllasi,Burhan Kavaya ile birlikte ıdam- la yargılanmış Aziz Âbra$i ile karşıla- şacağımı bilmıyordum Yanında Kosova Kadınlar Birliği baş- kanlığı yapmış öğretmen eşi Bhtiye, Ko- sova Pariamentosu'ndan Şirin Hüseyni ve çevirmenleri, Kosova gönüliüsü tb- rahim tlkizolduğu halde Türkiye'ye her alandaki dayanışmasından örneklerle, bir dızi teşekkür ile söze giriyor. Son- radan iki oğlu ile birlikte evinde öldü- riilen Bayram Kelmendi, kansının ya- nından alınarak katîedilen Fehmi Aga- nigibi Kosovadan çıkışı yasaklı aydm- lardan. Yardım edenlerin başmın bela- ya girmemesı için kaçışının öylcüsünü vermiyor. üç hafta kadar önce. sınırda sağır dilsizi oynayarak. tabii kimliğini saklayarak kaçmayı başardığını, şimdi de Büyükçekmece'de bir akraba evine sığındığını anlatıyor. Üzerindeki kısa kollu renkli gömleği göstererek, "Kim- senin burada olduğumdan haberi yok. Üzerimde bir tek bu gömlekk, ama sağ- lıklı karşınızdayun'" diye espn yapıyor. Kendisi, eşi ve arkadaşının tanık ol- duklan çok fazla vahşet, cinayet öykii- sü var. Ancak söyleşimizde bunlann ay- nntısma girmıyoruz. O bir ekonomist ve ondan savaşın ekonomisi üzerine dü- şüncelerini. bildikJenni almak, sizlere ak- tarmak önemli. Önce nerede ise soru bile sordurmadan anlatmak istedikleri- ni anlatıyor. 'Savaşın nedeni ekonomik' Kosova savaşının Amavutlarla Sırp- lar arasında: Arnavutlann, yaşadıklan topraklara, Sırplann ise geçmiş tarihle- rine sahıp çıkrnak çerçevesinde açık- landığını. bunun gerçekolmadığını söy- lüyor. Abraşi 'ye göre savaşın gerçek ne- deni. Kosova'nın ekonomik değerleri. Sırplar bu değerlere sahip çıkmak isti- yor. O söylemiyor ama, ekonomik de- ğerlere ilişkin anlattıklanndan bizim vardığımız sonuç. NATO. ABD ve AB de, stratejık konumu dünya ölçeğinde ki- mi hesaplar yanında. aynı ekonomik de- ğerler nedeni ile de, büyük olasılıkla Kosova'ya özel önem veriyor. Abraşi bırkaç kez. "Sırplann derdi söyledikleri gibi tarihi kiliseleri, miras- lan değil. Onlar Kosova 'yı başta maden kaynaklan, çok yönlü ekonomik değer- leri ile istiyoriar" diye vurgulama yap- tıktan sonra Kosova'nın ekonomik po- tansiyeli üzerine bilgi veriyor... 24 bin işçinin çalıştığı Trepçe madeni dünya- ~W~ Tç hafta önce Türkiye'ye sığutan eski Kosova m I maliye bakanlanndan Aziz Abraşi, ülkelerini %*s işgal eden Sırplann derdinin tarih miraslan ve kiliseleri olmadığım söylüyor. Sırplann gözünün Kosova 'nın başta madenler olmak üzere ekonomik zenginliklerinde olduğunu beUrten Abraşi, 1972 yıh değerleri ile yaptıklan bir çalışmaya göre, Kosova 'nın ekonomik potansiyelinin 500 milyar dolar olduğunu açıkhyor. Abraşi'nin gözlemine, yapmaya çalıştığı hesaplaragöreSırbistan'dakibombardıman ileen az yannt milyon insan işsiz kaldu Ekonomik değeri olan otomobil, silah başta kimifabrikalar, köprüler, ulaşım, altyapı tesisleriyok oldu. Sırbistan ekonomisi en az bir 20 yıl geriyegitti. Sırbistan 'ın savaşlar öncesi 1989 ekonomik diizeyine varabilmesi için ise bir 25 yıl daha gerekti. Abraşi'ye göre bütün bu yaşananlardan sonra, Sırplaria Arnavutlann birlikteliği, ancak Sırplar Sırbistan 'da, Arnavutlar Kosova'dayaşamak koşulu ile ekonomik ve komşuluk Uişkilerinde söz konusu olabilir. Kosovalı Arnavutlann yurtlanna dönerek yaşayabilmelerinin, ekonomik çarklann yeniden döndürülebilmesinin ise ancak ciddi bir dış yardım ve bir kaçyû sürecekyabancı askeri koruma altında söz konusu olabileceğini düşünüyor. Kosova Partementosu'ndan Şirin Hüseyni,AzizAbraşi,Kosova Kadınlar Birliğj başkanlığı yapnuş öğreOnen eşi Bhti- ye ve çevirmenleri, Kosova gönüMsü İbrahim llkiz, Şükran Sonerte birlikte. (Fotoğraflar: ÛĞUR DEMİR) nın 3. büyük maden rezervlerine sahip. 150 bin ton kurşun, 60 bin ton çinko, 30 bin ton akü, sanayi gübresi, asit sülfi- rik. pil... üretimi yapılan işletme, kolay- lıkla yeniden üretime geçebilecek ko- numda. Bölgede daha pek çok maden re- zervi var. Yugoslavya ekonomisinde hiç kullanılmadığı için üretimine geçilme- miş, uzay araçlannm yapımında kulla- nılan maden rezervleri yataklan da çok zengin. 'Zengjn bir ülke' Kosova tamamı ile 10 bin 884 km ka- relik bir alana sahip. Çok büyük değil. Ancak işletilen ve hiç işletilmemiş zen- gin maden kaynaklan yanındaönemli ter- mik santrallara. sulama olanağı bulu- nan ve verimli tanma elverişli toprak- lara sahip. lhracatı yapılan üriinleri ve önemli turizm potansiyeli de var. 1972 yıh değerleri ileyaptıkJan aynntıh pro- je çalışması sonuçlanna göre. kaynak- lann doğru, yerinde işletilmesi halinde Kosova 500 milyar dolarlık bir ekono- mik rezerve sahip. Sözün kısası Koso- va kendi kendine yeterli olabilecek kay- naklara sahip. Sırbistan ise tek başına ya- şayamaz konumda. O nedenle de Sırp- lann Kosova ile, öne sürdükieri gibi ta- rihsel bağlarla değil. yer altı ve yer üs- tü kaynaklanna sahip çıkma gibi bir ne- denle hesabı var. 'Nüfiıseğitimir Kosova nüftjsunun yüzde 92 si Arna- vutlar. geriye kalan yüzde 8'in içinde Sırplar ve Türkler basta, diğer azınlık- lar var. Kosova çok genç bir nüfiısa sa- hip. Yansı 25 yas altı ve 2 milyon nüfiı- sun dörtte biri okullara devam ediyor- du. Okullasma üniversitelerde bile yüz- de 60'lara ulaşmıştı ki, eğitimli genç nüfus Sırplan çok korkuruyordu. Abra- şi"ye göre Sırplann bu kadar çok ve vah- şi yöntemlerle genç insan öidürmesinin perde arkasında bu korku yatmakta. Abraşı Müoşeviç iktidan ile birlikte, özerkliğin alınmasının ardından okulla- nn kapatıldığını, Arnavutlann kitlesel olarak işten atıldıklannı, televizyonla- nnın, gazetelerinın ellerinden almdığı- nı anımsatıyor. Kosova'da yeni yapılan her şeyde kendisinin ve arkadaşlannın özerklik dönemindeki çalışmalannın, terlerinin payı olduğunu vurguluyor. Özellikle de büyük madenci direnişinı gururla anlatıyor. Kosova'nın özgürlü- ğü için 1300 madencinin 800 metre top- rak altında kendilerini açlığa ve susuz- luğaterk etmeleri eyleminden uzun uzun söz ediyor. ».Ve savaşın faturası Tabii ki söz dönüp dolaşıp NATO bombardımanı sonrası olanlarageliyor. Yine ister istemez günlük trajik yaşam- dan öyküler araya giriyor. Evlerin bah- çesine gömülen ölüler, yağmalanan ya- kılan evler, biraz abartı gibi gelse de sonra kayıplarla ortaya çıkacağı savunu- lan. toprak altından toplu mezarlar çı- kanlamasın diye ocaklarda ceset yakma haberleri gündeme geliyor. Cumhurbaşkanı Demirel: Barış anlaşması, bu şartlarda iyi bir anlaşma 6 Kosova'da üstümüze düşeııi yapük'AJVKARA (CumhuriyetBürosu)- Cum- hurbaşkanı Süleyman Demirel. Kosova'da Yugoslavya ile NATO arasında "düzgün bir anlaşma" imzalandığını belirterek •'Uma- run bundan sonrası da düzgün gider" de- dı. Demirel. Ana Çocuk Eğıtim V'akfı ta- nıtım toplantısmdan sonra venlen resep- siyonda gazetecilerin Kosova ile ilgilı so- rulannı yanıtladı. Demirel. .Araavutluk'a geçen yıl yaptığı ziyaret sırasında Koso- va'nın "kan koktuğu" uyansında bulun- duğunu anımsatarak şunian söyledı: "Böy- le bir mücadelede Türkiye herkesten çok ilgi duymak mecburiyetindeydL Tûrldyc bu ilgivi duymuştur. Zİra Kosma 524 sene Osmanlı idaresinde kalnuş. Bu muamele- vemaruzkalan insanlardaMüslüman Ar- navutlar ve Müslüman Türklerdir. Biz de üstümüze düşeni vaptık. \'e N'ATO'nun üyesi devlet oiarak NATO taahhütierine tümüyle ve en ni şekilde uyarak vapük." Evlennden kaçan 1 milyona yakın in- san olduğunu. bu konuda dün Arnavutluk Cumhurbaşkanı RecepMeydani ile telefon- da görüştüğünü anlatan Demirel, şu görüş- leri iletti: "Bu insanlann evlerinin. yerfe- rinin ne durumda olduğu bilinmiyor. Ö\- le görünüyor ki büsük bir inşa programı da gerçekJeştirüecektir. Ben yine söyKiyo- rum ki hiç kimse bu kışı çadır altında ge- çirmtmelidir. Bunun için de harekete geç- tüc Yani ilgüi diğer büyük de\iederinveNA- TO üyesi diğer Ulkelerin hepsine müraca- atta bulunuyorum, bu isin devanı ettirü- mesüçin." Demirel. Sırp halkına da şu mesajı ver- di: "Sırp halkı, dünyaya kendisini düşman gibi gösteren vönetimi sayesinde çok bü- yük sıkınnlara düşmüşrür. Bence ulusla- rarası meselelerde husumet olmaz. Sırp halkınasöyleyeceğim şey. biran evvel diğer banşçı ülkelerle. e\\ela komşulanyla, ba- nşçı bir işbûüğinin içine girmesidir ve Av- rupa'ya entegre olmasjduf ABD Başkanı Bill CHnton'ın, Demi- rel'i telefonla arayarak Türkiye'nin Koso- va konusunda verdiği destekten ötürü te- şekkür ettiği bildirildi. Dünyaya yansımış bu türden haber- lerden farklı olarak Abraşi bir ekonomist olarak bombardımanın çetelesini tut- muş. Her gün bombalann düştüp yer- leri, tahribat haberlerini kaydederek sa- vaşın ekonomik bedelinin hesabmı yap- maya calışmış. Çok açık söylemek is- temiyor. ama söylediklerinin satır ara- lanndan, NATO bombardımanında Ko- sova ekonomisinin bılinçli gözeüldiği an- laşılıyor. Madenlerde hiçbir tahribatol- madığım, enerjide santrallann değil sa- dece enerji aktancılannın bombalandı- ğını söylüyor. Ona göre Kosovalı Arna- vutlar açısından en önemli ekonomik tahribat Sırplardan, evlerin yakılıp yı- kılması, yağmaJanması ilegelmiş buîu- nuyor. Nüfusun ancak dörtte birinin çok kötü koşullarda evlerinde kalabildiği- ni, bir o kadannın Kosova'da oraya bu- raya sığınmış çok kötü koşullarda yaşa- dıklannı. bir yansınm da yurtdışında kamplarda olduğunu doğruluyor. 'Dış yardım gerekü' Banşın ardından en güncel yaşamsal sorunun bannma ve yiyecek olacağını bunda da dünyadan gelecek yardımla- ra bel bağladıklannı söylüyor. Koso- va'nın yeniden kendi ekonomisi ile ve geri dönecek halkı için yaşanabilir ha- le gelmesi için çok ciddi yatınmlann, dış yardımın gerekli olduğunu açıklıyor. Kosova 'nın yakın geleceğini ancak. ba- nş sonrası için, Kosovalılan Sırp saldı- nlanndan koruyacak uluslararası aske- ri güç ve çok ciddi yardımla birlikte dü- şünebiliyor. Gelecekte dört beş yilın ya- şanabilir süreci için, "olsa olsa bir tür manda vönetimi" tammlamasını yapı- yor. Birçok kez imzalanan banş anlaş- ması koşullan üzerinde görüş sorulan- mı teğet gecerek, bunun geçici bir ilk aşa- ma olduğundan, uzun süreçte, bütün ya- şananlardan sonra Kosovalı Arnavutla- ra ait bir Kosova'dan söz açıyor. 'Biriikte olmak zor' Satır aralannda kendisinin, eşınin, ya- kmlannın Sırp üniversitelerinde yetiş- tiklerinden, geçmiş dönemde birlikte yaşanabilir koşullardan da söz ediyor. An- cak yaşananlardan sonrası için. "Arna- vutiarla Sırplann birlikteliği Sırplann SJT- bistan'da, Arnavudann Kosova'da yaşa- dıklan, gönüllü ticaret. komşuluk, dost- luk ilişkileri içinde olabilir" diyor. Abraşi NATO bombardımanlannın Sırbistan üzerindeki tahribatının da çe- telesini tutarken, NATO'nun Sırp halkı- na deği1, Mi loşeviç iktıdanna zarar ver- mek yaklaşımmın gerçeğeyakın düştü- ğü sonucuna varmış. Yine de askeri üre- tim bağlantılan nedeni ile Sırp ekono- misinin çok ağır tahribata uğradığı so- nucuna varmış. Otomobil fabrikalan ve silah fabrikalannın bombardımanı ile ona göre bir 500 bin insan işsiz kalrruş. Köprüler, ulaşım. altyapı bombardıma- nı ile birlikte Sırbistan ekonomisinin en az bir 20 yıl geriye gittiği kanısında. Ta- bii daha önceki savaşlara, ambargoya bağlı Sırbistan ekonomisinin geriye gi- dişi. 1989 koşullanna ulaşabilme gibi bir ölçü alındığmda bu kayba bir 25 yıl da- ha eklemekgerekiyor. "NATOSnpha*- kına zarar vermek isteseydi, bombardı- manlann sonucu en az bir yüz yıl geri- ye gidiş olurdu" diye de devam ediyor. Bağnaz millivetçiliğe tepki Kosova Savaşının insanlara bu ağır bedelinin çıplak görüntüsü karşısında rahatsız. birinci dereceden sorumlunun Miloşeviç'in kimliği etrafında örgütle- nen bağnaz Sırp milliyetçiliği olduğu- nu öne sürüyor. Tito'nun Yugoslavya- sı'nı Sırp milliyetçilığinin yok ettiğini, Sırp milliyetçiliğinin sonunda Sırpla- nn geleceğini de yok ettiğini söylüyor. Bir kez daha, vanlan banş anlaşma- sının ayn bir Kosova öngörmediğini anımsattıgımda ise. Yugoslavya 'ya bağ- lı özerk bir Kosova modeline çok fazla bir itirazlan olmadığım ama Sıibistan'a bağlı bir Kosova'nın söz konusu ola- mayacağını söyiüyor. Diplomatikbirdil- )e manda yönetimi anlamına gelecek dünya denetimindeki birgeçiş sürecinin ardından. referandumla bağımsızlık ka- zanma hakkınm korunmasını hedefle- diklerini açıklamış oluyor. IRMIK/AYDm ENGİN aengin@ doruk.net.tr. Koalisyonun gündeminin ilk sırasında ne- den Bankalar Yasası var? Öyle ya, güvenoyu- nun hemen ardından sıvanan kollar, ilkin Ban- kalarYasası'nı elealdı. Meclis'in en önemli ko- misyonlarından biri, Plan ve Bütçe Komisyo- nu. Bankalar Yasası, bu komisyondan geçti. Anlaşılan, salı günü Meclis Genel Kurulu'nda ele alınacak. Komisyondan geçiş hızına ve koalisyonun oy gücüne bakılırsa önümüzdeki hafta yeni bir Bankalar Yasamız olacak. Ne bankam var ne de bankada doğru dü- rüst param. Ama ben çulsuzun teki de olsam, bankalar dünyasında olup bitenler beni do- laysız etkiliyor. O yüzden bankaların bir düze- ne bağlanması iyidir... ... Gibi geliyor. Ardından, tasan alt komisyondatartışılırken, DSP'li Devlet Bakanı Hikmet Uluğbay'ın bir maddeyi araya sokuşturuverip; banka sırlan- nı açıklayan gazete, televizyon ve radyolara, yanı medyanın bütün dallanna ağır yaptırım- lar getirmesı de basın özgürlüğünü zedeleyen, basında sansürü katmerieyen bir eğilim ola- rak berbat bir girişim... ... Gibi geliyor. • • • Bankalar Yasası'nın tümü üstüne "iyidir - N'olcak Bu Bankalann Hali? kötüdür" diyecek ne bilgim var, ne ilgim. O konuyu ulemasına sorup danışacağız. Yeni ya- sayla bankalardan yediğimiz, yemekte oldu- ğumuz ve yiyeceğimiz kazık büyüyecek mi, küçülecek mi, kalınlaşacak mı, incelecek mi, anlamayaçalışacağız. Anlatılanlan kavrayabi- lirsem, önümüzdeki T;rm//c1ann birinde size de anlatırım. Gelelim şu bankaam bahanes/yle basınasan- sür, basın özgürlüğüne yeni bir kelepçe soru- nuna... Basın... (Istemeye istemeye de olsa şu medya teri- mine alışacağız galiba. Basın deyince, TV ka- nallarını ve radyolan içermiyorgibi... Neyse geçelim.) Evet, basın, halkın haberalmahakkını eteke- miğe büründürüyor. Canlı cansız, kanlı kansız yayınlarla olup bitenden bizi haberdar ediyor; gerçeği öğrenme hakkımızı kullanmamızı sağ- lıyor. Bankalarda ise ülkenin enrafine veen alçak- ça suçian işlenmekte. Bankalar batınlıyor, ban- kalar hortumlanıyor, bankalar yağmalanıyor, bankalar bizlerden (benden, sizden, bir ayağı çukurda ninelerden, dedelerden, tüyü bitme- miş yetimlerden) yüzde 70-80 faizle topladık- lan paralan bir araya getirip Hazine'ye yüzde 100-110 faizle satıyorlar, yani bizleri "dolaylı, yasal ve ince" yöntemlerle soyup soğana çe- virıyorlar... Eh, bu soygun mekanizmasını, batanı, ba- tacagı, hortumlananı, yağmalananı, sögüşle- neni gün ışığına çıkarmak, medyanın en asli ve en asil görevlerinden biri olsa gerek. Bunu ön- lemeye, sansürlemeye kalkışan politikacıya karşı çıkmak gerek... De... Hangi medya? Bir tarafta bankalar, bir "başka" tarafta öz- gürlüğünün üstünde titrenmesi gereken "ba- ğımsızmedya" mı var; yoksa bankalarve med- ya "aynı tarafta", iç içe, kucak kucağa mı? Bugün Türkiye'nin en büyük medya kuruluş- lannın hemen "tümünün" bir bankası var! Bu cümleyi tersinden de okuyabilirsiniz: Bu- gün hemen bütün bankalann bir medya kuru- luşu vari Yani bankalann, hele irikıyım bankalann elin- de, kendilerine ait medya organlannı kullana- rak, üstelik soyulan, hortumlanan, içi boşaltı- lan, dolap çevrilen, batma sınınna gelen, ta- sarrufsahiplerine kazık atan bankaları gün ışı- ğına çıkarmak gibi kılıflarla kolayca perdeleye- rek "rakip banka ya da bankalan" saf dışı bı- rakma, zora sokma, itibannı zedeleme olanak- lan var. Kimse, öküz altında buzağı aradığımızı ileri sürmeye kalkmasın. Son on yılda, bankalar üstüne yapılan haberierde bunun pek çarpıcı örnekleri hâlâ belleklerde. • • • Yeni yasa tasarısı, önümüzdeki günlerde TBMM gündemine gelecek ve ister istemez medyaya da yansıyacak. Bankalar Yasası tar- tışmalanna bir de bu gözle bakmaya ne der- siniz? Belki o zaman basın özgürlüğünü savunma dümeniyle bankalann karanlık dünyasında çıkarmanevralan yapanlann maskesinin ardını görmek de mümkün olur. Belki o zaman buna karşı, Hikmet Uluğbay'ın, çözümü "yasak- çılık"ta arayan çaresizliği daha iyi anlaşılır. Belki o zaman, "Bu kadar dolambaçlı yol- lara başvurulacağına, yeniBankalar Yasası ile bankalar dünyasının saydamlaşması hedef- lense, sorun kökünden çözülmez miydi" sorusunu sormak aklımıza gelir. Ikîtelli nükleer kazası Radyasyonlu ikinci atık bulunartıadı • Ikitelli faciasını ucuz atlatan Istanbul, belki de ikinci bir nükleer tehlikeyle karşı karşıya. Ikitelli kazası sonrası aranan ikinci kobaİt-60 tüpü haia bulunamadı. Aranan atığm birincisinden '22 kat daha tehlikeli' olan bir izotop olduğu açıklanmıştı. DEVTttMSEVtMAY Türkiye Atom Enerjısi Kurumu'ndan (TAEK) so- rumlu Devlet Bakanı Edip SafterGaydaü, Ikitelli'de kayıp olan ve ocak ayın- dan bu yana aranan ikin- ci Kobalt-60 tüpünün hâ- lâ bulunamadığını belirte- rek "Sanınm bu dunım olayiann fazla ciddiyealın- mamasındankaynaklant- yor" dedi. Gaydalı, özellikle Is- tanbullulan tedirgin ede- cek olan bu haberin yanı sıra yeni bir uyguiamanın müjdesini de vererek "Ön- ceki günden itibaren yeni bir yöntem denemeye baş- ladik Artık TAEKgörev- Hleri, nükleer maddeyi gi- rişindençıktşma kadar po- lîs gibi takip edecek. Bu- nun için nükleer madde- yi kullanan şirketten kon- şünento (gümrük girdi- çıkü belgesi)istenecek"de- dr Ucuz atlatıld] Son 8 yılda dünyada ya- şanan nükleer kazalar sı- ralamasında 20. sırada yer alan Ikitelli faciasını ucuz atlatan Istanbul. belki de ikinci bir faciayla karşı karşıya. İlk nükleer facia. geçen 8 Ocak tarihinde fkitelli Organize Sanayi Bölgesi'nde çalışan hur- dacı kardeşlerin hastane- ye kaldınlmalanyla orta- ya çıkmıştı. Yapılan araş- tırmalar sonucu etrafma radyoaktif güç yayan Ko- balt-60 tüpü bir hurda de- posunda bulunarak kur- şun muhafazaya konmuş ve TAEK tarafmdan em- niyete alınmıştı. Çok geç- meden aynı bölgede kayıp ikinci Kobalt-60 izotopu- nun olduğu belirlenmiş- ti. Birincisinden "22 kat daha tehlikeli" olan bu izotopun 160 derece sı- caklığa dayanıklı bir me- talle kaplı olduğu, ancak bu metal eritilirse Kobalt- / 60'ın havaya kanşaca- ğı ve bunun sonucunda tüm lstanbul"un "radyas- yon felaketi"yle karşı İcar- şıya kalabıleceği söylen- mişti. Facianın Türkiye gün- deminin ilk sıraiannda bu- lunduğu o günlerde yapı- lan tüm çalışmalara rağ- men bu ikinci tüp ortaya çıkanlamamıştı. TAEK'ten sorumlu ye- ni Devlet Bakanı Gayda- lı "Kayıp izotop bulundu mu" sorumuza "Hayır, hiçbir bilgi yok" yanıtını verdi. ANÂP'lı Bakan Gaydalı "Biliyorsunuz, Türkiye'de bir şeylerden ders almak zaman alıyor. Birinci facia ucuz atlaül- dı. Ama korkmayın, ikin- cisi olmayacak" dedi. TAEKizlejecek Göreve gelir gelmez TAEK'i ele aldığını söy- leyen Gaydalı, ciddi ön- lemler almaya başladık- lannı beürtti. Gaydalı şun- lan söyledi: "Bundan önce TAEK, biraz da imkânsızlıklar nedeniyle nükleer mad- delerin giriş-çıkışıyia ilgi- li sadece bir belge verme görevini gönmüş. Ama ver- diği belgevi takip edeme- miş. Ancak bundan sonra TAEK polis gibi nükleer maddeyi takip edecek. Yurtdışına çıkanlacağı söylenen nükleer madde- nin gerçekten de kargoya konduğunu görene kadar yurtdışma çıkması için tdh belgesini vermeyecek. Gümrük çıktı bel^esi de- nen konşimentoyu bizzat gümrükte alacak. Nükle- er maddenin olduğu kar- go ne zaman aiandan ha- valanacak, o zaman biz rahat nefes alacağız." TAEK'e Ikitelli davası DSP'li Erdener: Sorumlu bulunsun İstanbui Haber Servisi- DSP îstanbul Milletvekili YüceJ Erdener, ANAP'lı Devlet Bakanı Edip Saf- ter Gaydah'nın sorumlu olduğu TAEK'e karşı aç- nğı davadan dönmeyeceği- ni belirtti. Gaydalı, doğru- nun yanında olduklannı ve sorumlu kimse ortaya çı- kanlmasını istediklenni- söyledi. 18 Nisan seçimlerinden önce TAEK'e karşı açılan davada müdahil 16 çevre- ciden biri olan Yücel Er- dener. TAEK'e karşı açtı- ğı davadan milletvekili se- çilmesine karşuı dönme- yeceğini anımsatarak. TA- EK'in Ikitelli faciasından sorumlu olduğunu savun- du. Erdener, "Biz bu dava- yı insanlann yasam kalite- sinin artünlmasına inan- dığınuz için açmışûk. Bu inancım hâlâ sürüyor. Ge- rekirsedurusnıalaradaka- dbnm. Milletvekili olmam davayı müspet ya da men- fi etkilemez'' dedi. Erde- ner, aslında bu davayı bir yurttaş olarak takip ettiği- ni vurgulayarak "Bençev- redlerie Meclis arasında bir köprüyüm" diye ko- nuştu. TAEK'ten sorumlu Dev- let Bakanı Edip Safter Gay- dalıise TAEK'in bir kusu- ru varsa bunu örtme değil, aksine ortaya çıkarma ça- basında olacağını belirte- rek "Olayda kimin ihmali varsa bunu biz de sornştu- nınız. Bu sorusturma için dava açan bir mille^eküi arkadçunızdaolabilir. Kan doğruysa biz onun yanın- dayer ahnz" diye konuştu. 316 bin öğrenci katılacak Lise sınavı yarııı ANKAR4(AA)-llköğ- retimin son sınıfinda oku- yan öğrencilerin gireceği Ortaöğretim Kurumlan Öğrenci Seçme ve Yerieş- tirme Sınavı (OKÖSYS) yann yapılacak. Fen. Anadolu, Anadolu Öğretmen. Anadolu Imam Hatip, Anadolu Teknik. Anadolu Meslek ve Milli Eğitim Bakanlığı 'na (MEB) bağlı Sağlık Mes- lek liselerine alınacak öğ- rencileri belirlemek ama- cıyla yapılan sınav; Türki- ye'de tüm il merkezleri ile Lefkoşa, Riyad, Medine, Cidde ve Trablus'ta ger- çekleştirilecek. Sınav. sa- at 10.00'da başlayacak. Sı- navda öğrencilere Türkçe, Fen, Matematik ve Sosyal derslerinden sorular yö- neltilecek. Sınava 316 bin 48 öğrenci baş\indu. Sınav sonucunda, toplam 90 bin 193 öğrenci, söz konusu liselere girmeye hak kaza- nacak. Liseler için bu yıl belirlenen kontenjanlar şöyle: Resmi Fen Liseleri: 3 bin 312 Anadolu Liseleri: 35 bin 798 Anadolu Teknik ve Ana- dolu Meslek Liseleri: 29 bin 736 Anadolu Öğretmen Li- seleri: 6 bin 984 Anadolu Imam HatipLi- seleri: 9 bin 180 Özel Fen Lıselen: 5 bin 113 MEB Sağhk Meslek Li- seleri: 70 Sınav sonuçlan, Tem- muz ayının son haftasında açıklanacak.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog