Bugünden 1930'a 5,503,765 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 12 HAZİRAN 1999 CUMARTESİ HABERLER DUNYADA BUGUN ALt SİRMEN Barış Henüz Uzak Keşke her savaşmama hali banş olabilseydi. Ama değil. Şimdilik Kosova ve Yugoslavya Fe- derasyonu'nda ateş kesildi. NATO, bombardı- manlan askıya aldı. Buna karşılık varılan anlaş- ma gereği, Sırplar dört aşamalı bir plan ile Ko- sova'dan çekilecekler. Daha bu aşamada bile güçlükler çıkacak or- taya. Sırplar anlaşmanın öngördüğü biçimde çekilecekler mi? Yoksa, bu tür çekilmelerde gö- rüldüğü gibi, yukandan emir gelmese bile, ye- nikliğın acısı içinde askerler ve de milisler, yine vahşeti sürdürecekler mi? Miloşeviç ın anlaşma koşullarına uymaması zayıfın ötesinde yok denebilecek bir olasılık. Ama, İngiliz askerlerinin oluşturacağı, 13 km. uzunluğunda ve 5 km. genişliğindeki güvenlik koridorundan Kosova'ya girecek olan NATO güçleri içindeya da yanındayer alacak olan Rus Birliği'nin durumu ne olacak? Moskova NATO komutasını kabul etmiyor, NATO da Ruslann kendi komutası dışında ba- ğımsız bir güç oluşturmasına razı olmuyor. Bu sorun nasıl çözülecek belli değil. Aynı zamanda BM, Kosova'dageçici sivil yö- netimi hangi koşullarda oluşturacak, bu yöne- timin etkinliği ne olacak? Bütün bunlar, acil çözüm bekleyen sorunlar. • • • Peki ya banş? Gerçek ve kalıcı, üstelik adil bir barış için dö- şek, aş, iş gerek. Kosova perişan, Bosna Hersek öyle, Hırva- tistan, Slovenya hakeza, Karadağ Cumhuriye- ti zor kurtuldu kıskaçtan. Üstelik doğrudan ta- raf olmayan Romanya, Bulgaristan ve Arnavut- luk da zarar gördüler. Bunlar için yeni bir yardım paketi oluşturulu- yor; 2. Dünya Savaşı sonrası Marshall Planı benzeri... Peki ya Sırbistan? Sırbistan üç aya yakın süre (tamı tamına 79 gün) NATO bombalan altında yıkıldı. Ülke eko- nomik açıdan, hani neredeyse yanm yüzyıl yi- tirdi, 1950'leredöndü. işin garibi, ırkçı etnik temizlik potitikasıyla bu felakete yol açan Miloşeviç, hâlâ güçlü. Hatta o, varılan sonucu kendi zaferi olarak ilan ediyor. Sokakta gösteri yapan, bu kez keyiften ha- vaya kurşun sıkan ya da kimileri daha uygar bi- çimde şampanya içen Sırplar, kendilerini bu fe- lakete duçar eden adamdan hesap sormaya- caklar mı? Yoksa onu yine güvenilir bir çoban olarak muti biçimde kuzu kuzu izleyecekler mi? Şimdilik Miloşeviç'e yönelik eleştiriler, onun yıkılmasını sağlayacak boyuta gelmedi. Ama Batı, Miloşeviç işbaşında bulunduğu sü- rece, Sırplara yardımdan zırnık koklatmamak- ta karariı. Bu tutum ırkçı diktatörü yıkmaya ye- tecek mi? • • • • Banş, uzlaşma demek. Tarafların hepsinin çı- karlarına yanıt getiren, hepsinin ilk ağızda de- ğilse bile, makul bir zaman süresinde, az çok içlerine sindirebilecekleri bir uzlaşma. Peki aslında, Sırplara Rambouillet görüşme- lerinde kabul ettiremediklerini bu kez kabul et- tinmeye çalışan NATO ülkelerinin öngördüğü bi- çimde UÇK gerçekten silahlannı bırakacak mı? Kimi militanlar dağa çıkıp, eyleme devam ederlerse ittifaklan değişmiş bir 2. Balkan Sa- vaşı mı gelecek gündeme? Sırplar kendileri için kutsal olan Kosova'ya yeni statüyü nasıl sindirecekler içlerine? Tiran büyük Arnavutluk emelinden vazgeçe- cek mi? Kısacası, barış nasıl ve ne zaman gelecek bölgeye? Bu sorunun açık, kesin yanıtı yok. Şimdilik bir raunt bitti, sıcak çatışma askıya alındı. Ama görüyorsunuz, adil, kalıcı, gerçek barış daha uzakta. KDP'den bir grup, başkente gelerek temaslara başladı Ankara'da K. Irak hareketliliği ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Kuzey Irak'taki rakip Kürt gruplarından Kürdistan Demokratik Partisi'nden (KDP) Sami Abdurrahman başkanh- ğında bir he>et Ankara'da temaslarda bulunuyor. KDP Iideri Mesud Barza- ni ve Kürdistan Yurtsever Birliği (KYB) Iideri Celal Talabani'nin ya da partile- rin üst dûzey temsilcileri- nın de 16 Haziran'da ABD'de Amerikan Dışiş- len Bakanlığı yetkilileri ile bir araya gelmeleri bekle- niyor. ABD yönetiminin I- rak'ta Saddam Hüseyin yö- netimini devırmek için gö- revlendırdiği Frank Ricci- ardone'nin de bugünlerde Ankara'ya geleceği öğre- nildi. Kosova bunalımımn, Yugoslav makamlarının anlaşmayı kabul etmesi üzerine çözülme aşaması- na gırmesinın ardından Kuzey lrak'ta hareketlilik dikkat çekiyor. Edinilen bilgılere göre, rakip Kürt grupları KDP ve KYB'nin üst düze\ temsilcilerı ge- lecek ha'fta içinde ABD Dışişlerı Bakanhğı'nda bir arava aelecekler. ABD'nın. Barzani ve Ta- labani'nin gelmelen ko- nusunda ısrarcı olduğu, ancak KDP liderinin Was- hington'a gitme konusun- da istekli olmadığı kayde- dildi. Vv'ashington'daki toplantıda, Kuzey Iıak'ta- ki geçici yönetimin sağ- lanmasına ilışkın teknik konuların ele ahnacağı bildirildi. Kürt gruplannın ABD ziyaretinden önce Türki- ye'ye daha yakın olduğu bilinen KDP'den Sami Ab- durrahman başkanlığında bir heyet Ankara'da temas- larda bulunuyor. Abdurah- man, dün Dışişleri Bakan- lığı Ortadoğu Dairesi Ge- nel Müdürü Türkekul Kurtteldn ile Dışişleri Ba- kanlığı Ortadoğu ve Afri- ka Işleri Genel Müdür Yar- dımcısı Oğuz Çdikkoi ve diğer yetkililerle bir araya geldi. Görüşmeden sonra bir açıklama yapan Abdur- rahman, PKK'nin kendi bölgelerinde olup olmadı- ğı yönündekı soruya, terör örgütünün kendi bölgele- rinde olmadığını, ancak kendi mevkılerine saldın- lar düzenlediğinı belirte- rek vanıt verdi. Atama ve terfilerin Yüksek Emniyet Şûrası tarafından yapılması öngörülüyor Polise de TSK modeliANKARA (Cumhuriyet Büro- su)- Emniyet Genel Müdürü oldu- ğu sırada dönemin Içişleri Bakanı Meral Âkşener tarafından gece ya- rısı operasyonuyla görevinden uzaklaştınlan Balıkesir Valisi Ala- addin Yüksel'in, Polis Teşkilatı'nı siyasi baskılardan anndırrnak ama- cıyla hazırladığı taslak yeniden gündemde. "Potisin yeniden yapı- landınlması" planında atama ve terfi işlemlerinin tçişleri Bakanı başkanlığında oluşturulacak Yük- sek Emniyet Şûrası tarafından ya- pılması öngörülürken, siyasi etki- lerden uzak olan TSK'deki yapı- lanma örnek alınıyor. Susurluk skandalının patlaması- nın ardından gelişen olaylarda yıp- ranan Emniyet Teşkilatı, son tele- kulak skandalı nedeniyle yeniden kamuoyu gündeminde eleştirilerin odağına yerleşti. Içişleri Bakanı Sadettin Tantan tarafından görev- lendirilen müfettişler, merkez teş- kilatının yanı sıra Emniyet Genel Müdürlüğü'nün bütün birimlerin- de denetlemelerini sürdürüyor. lzne aynlan Emniyet Genel Mü- dürü Necati Biiican'ın görevine dönmeyeceğinin açıklığa kavuş- masmın ardından yerine gelecek isim tartışılıyor. Kulislerde öne çıkan isim Izmir Valisi Kemal Nehrozoğlu. Susur- luk skandalının en önemli isimle- rinden Ordu Valisi Kemal Yancıoğ- lu'nun da MHP kanadı tarafından genel müdürlüge getirilmek isten- diği öğrenildi. ANASOL-D hükü- meti döneminde de Yazıcıoğlu'nun adı genel müdürlük için anılıyordu, ancak Bülent Ecevit'in direnmesi nedeniyle bu atama gerçekleşme- di. 12Eylülöncesininişkencecile- ri arasında adı geçen Yazıcıoğlu, AlparslanTürkeş'in ölümünün ar- dından açılan taziye defterine "Ne biHyorsam sendenöğrendim, oğlun Kemal" dıye yazmıştı. Içişleri Bakanhğı Müsteşan YahyaGür'ün de görevinden alına- rak Ankara başta olmak üzere bü- yûk kemlerden birine vali yapılma- sı bekleniyor. Gür'den boşalacak görev için -Emniyet Genel Müdür- lüğü'ne atanmazsa- Kemal Nehro- zoğlu ya da eski Tunceli, şimdiki Çorum Valisi Aöl Üzelgün'ün ata- nabileceği. kulislerde konuşuluyor. Adana Valisi, eski ANAP milletve- kili adayı Oğuz Kaan Köksal da hükümetin ANAP kanadının emni- yet genel müdür adayı. Gaziantep Valisi Muammer Güler, Kütahya Vahsı Utku Acun. Kayseri Valisi Mustafa Yıldınm da Emniyet Ge- nel Müdürlüğü için adı geçenler arasında Ağn Valisi Ayhan Nasuh- beyoğlu emniyet için sürpnz isim- ler arasında yer alıyor. Şûra planı Denetlemelerle eşzamanlı ola- rak polisin yeniden yapılandınlma- sı tartışmalan tekrar yaşanıyor. Başbakan Bülent Ecevit, TSK'de terfilerin şekillendiği şûra sistemi- nin benzerinin Polis Teşkilatı'na getirilmesi gerektigmi belirterek "PbHse bu sistem çok yararb olur. Orduda, sistem etkili bir şekilde iş- liyor. Tayin ve terfiler hiikümet de- ğjşikliklerinden etkilenmiyor" de- di. Şûra çalışmalan çerçevesinde gece yansı operasyonuyla Emni- yet Genel Müdürlüğü görevinden JHD: Tekfonhmmızduıleniyortnu?.. Sirkeci'deki Böyükpostane önünde toplanan lnsan Haklan Derneği (İHD) Istanbul Şubesi üvelcri, tçişleri Bakanı Sadettin Tantan'a mektup göndererek güvenlik güçlerinin. tetefonlanru dinlevip dinJemediklerini sordular. Büyûkpostane'nin önünde açıklama v^pan ÎHD İstanbul Şube Başkanı Eren Keskin, Uetide başvundabiiecek hukuk yollanna dayanak oiması açısmdan Içişleri Bakanbğı'ndan bilgi istedi. Açıklamada. H Son günlerde kamuoyuna da \-ansi\an ve çeşhü bire>, kurum \e kuruluşîann. hatta deviet yönetim kadrolanniB telefonlannın. Cmniyet Genel Müdürtüfü taranndan dinknildiği bu^kri üzerine, gerek iç. gerek uluslararası hukukun güvence altuıa aldığı. 'özel vaşanun gizliliğj' noktasmdan yola çıkarak taranmıza ait telefonlann dinlenip düılenilmediğini öğrenmek istiyoruz^ denikİL Bu arada Emniyet Genel Müdürlüğü'nde ciddi bir reform yapılması gerektiğini \nrgulayan DİSK Genel Sekreteri Murat Tokmak, 20 vıldir hiçbir denetim geçirtnemtş kurumda artık herkesi rahatsu eden çürümelerin olduğunun i\ice açığa çıkn^nı belirttL (Fotoğraf: UĞUR GÜN\tlZ) uzaklaştınlan Alaaddin Yüksel dö- neminde hazırlanan yeniden yapı- lanma taslak planı incelemeye alın- dı. Yüksel döneminde hazırlanan taslak planda, polisin eğitimi ve sü- rekliliği. uzmanlaştınlması ve branşlaştınlması ile rütbe terfi ve nakillerinin objektif ve uygulana- bilir kurallara baglanması amaçla- nıyor. Polisin eğitiminin gözden geçi- rilerek yeni yüzyılın yeni suç tip- lerine karşı uzmanlaşmış ve kalifi- ye güvenlik görevlileri yetiştiril- mesi. plarun en önemli parçası. Po- lis Teşkilatı'nı suçu önleme, suç ve suçlularla mücadele ile destek ve yardım hizmet bölümlerine ayır- mayı öneren Yüksel'in planında, 3 bine yaklaşan emniyet müdürü sta- rüsündeki amir kadrosu nedeniyle yaşanan yığılmarun eritilmesi ön- görülüyor. Bu çerçevede, özellikle 1. ve 2. sınıf emniyet müdürlerinin terfi ve rütbe yükselmeleri ile kadrosuzluk nedeniyle emekliye aynlmalan, görevlerini yürütmek üzere Yük- sek Emniyet Şûrası oluştu- rulması amaçlanıyor. Şû- ranın, Içişleri Bakanı baş- kanlığında Emniyet Genel Müdürü, yardımcılan, Tef- tiş Kurulu ve akademi baş- kanlan, Ankara. Istanbul ve Izmir emniyet müdürle- ri ile genel müdür tarafin- dan seçilecek 7 kıdemli emniyet müdüründen oluş- ması planlanıyor. Demirel: Köşk'ün santrah herkese açık Cumhurbaşkanı Süley- man Demirel. yasal gerek- ler dışında telefon dinlen- mesinin "mahremiyete müdahale" olduğunu be- lirterek "Öyle önüne gele- nin telefon dinlemesi kadar ayıp bir şey tasavvur ede- miyorum, vahim bir şey- dir" dedı. Demirel, sağlam bir de- ğerlendirme yapabilmesi için resmi araştırmalann sonuçlanması gerektiğini belirterek, Çankaya Köşkü için bir soruşturma talima- tı verip vermediğine ilişkin bir soru üzerine şunlan söyledi: "Hayır vennedim. Üste- lik Köşk'le UgUİ hiçbir şey yok. FUanca adam Köşk'ü aramış da, falanca bilnıem ne etmişde» Onlar. üzerin- de durûlacak şeyler degjL Köşk'ün santrah herkese açık, herkes arayabilir. Aramış da ne oimuş yani? Binaenaleyh bu çeşit şeyle- rin içine girmem hiç." Rektöre tepki istifaları sürüyor İstanbul Haber Servisi - tstanbul Üniversitesi (IÜ) Rektörü Prof. DT. Kemal Alemdaroğhı'nun 'yeniden yapüanma' kapsammdaki idari uygulamalanna tepki gösteren öğretim üyeleri Profesör Dr. Burhan Şena- talar ve Profesör Dr. AB Ül- kü Azrak'tan sonra Hukuk Fakültesi öğretim üy_eleri Profesör Dr. Çetin Ozek, Profesör Dr. Bülent Tanör ve Profesör Dr. Cemal Akal idari görevlerinden istifa et- ti. tstanbul Üniversite- si'ndeki "reform" kararla- nnın u merkezi\etçiyöntem- ledayaülmasına" tepki gös- teren öğretim üyeleri, idari görevlerinden arka arkaya istifa ediyor. Hukuk Fakül- tesi Kamu Hukuku Bölümü Başkanı Profesör Dr. Çetin Özek "Dayanbnak istenen sözde reform tasansıyla öğ- retim özgürlüğü \e akade- mik özerkliğin sınıriandınl- dığı kanısma vardığı için" bölüm başkanlığı görevin- den istifa ettiğini bildirdi. Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı Baş- kanı Profesör Dr. Bülent Ta- nör de yanyıl sisteminin akademik ve pedagojik özerkliğe aykın olduğunu vurgulayarak sistemin Ata- türk Ilkeleri ve Inkılap Tari- hi ile Anayasa Hukuku ders- lerinin "Onümüzdeldyılild- ye bölünmesi gibi vahim so- nuçlara yol açacağmı" gör- düğü ıçın Atatürk Ilkeleri derslerinin öğretim progra- mında görev almayacağıru, Anayasa Hukuku Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan da is- tifa ettiğini bildirdi. 1ĞNELİ FIRÇA ZAFER TEMOÇİN Yargıtay: Telefon dinleme hukuka aykın ANKARA (AA) - Yargıtay 8. Ceza Daıresi. mahkeme karan olmadan te- lefon dinlenmesini hukuka aykın ve özel hayata müdahale olarak kabul ederken. mahkemenin, bu yolla elde edilen kanıtlan hükme esas alamaya- cagına işaret etri. Malatya DGM'nin, 6136 sayılı Ateşli Silahlar Yasası'na muhalefet- ten Hüsevin Kıncı ve Abdurrahman Kayış'ın mahkûmiyetlenne karar ver- mesi üzerine karar temyiz edilmışti. Temyiz incelemesini yapan Yargıtay 8. Ceza Dairesi, son günlerde kamu- oyunda tartışılan, telefonlann dinlen- mesikonusunadaaçıklıkgetirdı. YaT- gıtay 8. Ceza Dairesi'nin gerekçelı ka- rarında, zabıtaca yapılan araştırma sı- rasında sanıkta 9 mm çaplı bir adet ta- banca ile değişik türde mermilerin el- de edildiği belirtildi. Somut olgunun bundan ibaret olduğu, sanığın hukuki sorumluluğunun bu sınırlar içerisinde saptanması gerekeceği, silah ticareti yaptığı konusundabaşkaca maddi bul- gu elde edilemediği belirtilen 8. Ceza Dairesi'nin gerekçeli kararında daha sonra şöyle denıldi: "Polisin duyum üzerine bu kişinin haberteşmeözgürlüğüne aykın olarak mahkeme karanna dayanmaksızın özel hayata müdahale biçiminde tele- fonunun dinlenmesi sürecinde öğrerû- len hariei bilgilerin kaıut olarak göste- rildigi,CezaMuhakemeleril sulüKa- nunu'nun 254. maddesine eklenen son fikrada 'soruşturma ve kovuşturma organlannın hukuka aykın şekilde el- de ettikleri delillerin hükme esas alı- namayacağı' ilkesiöngörülüpmadde- nin gerekçesinde desoruşturma organ- lannın kasdi hareketkri sonucu huku- ka a\ kın şekilde sağladıklan deUUerin, yasal değişikliğin esprisine uygun ola- rak hükme dayanak annamayacağı be- lirtildiği halde, bu yolla elde edilen bil- gilere davaıularak suça vazıh biçimde vasrf verümesi, bozmayı gerektirmiş- ur." Yargıtay 8. Ceza Dairesi, sanık Ka- yış'a toplu silah kaçakçılığı yaptığı ge- rekçesiyle verilen mahkûmiyet karannı bu gerekçeyle oybirliği ile bozdu. icisleri Bakanı Tantan 'Yanhşların çoğundan ÂNAP'h bakanlar sorumlu' • Eski Içişleri Bakanı olan FP Genel Başkan Yardımcısı Abdülkadir Aksu, emniyetin, denetim mekanizmasının en iyi çalıştığı kurum olduğunu belirtti. Aksu, "bir zamanlann efsane polisi Sadettin Tantan'a güvendiklerini" söyledi. ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - tçişleri Bakanı Sadettin Tantan, teleku- lakla bir kez daha ortaya çıkan emniyetteki yan- lışlan sıralarken, çoğu ANAP'lı eski içişleri ba- kanlannı da sorumlu tut- tu. Eski bir ANAP'lı Içişleri Bakanı olan FP Genel Başkan Yardımcı- sı Abdülkadir Aksu, em- niyetin, denetim meka- nizmasının en ıyi çalıştı- ğı kurum olduğunu ve atamalann nesnel ilkele- re göre yapıldığını be- lirtti. Aksu, "'bir zaman- lann efsane polisi Sadet- tin Tantan'a güvendikle- rini'' söyledi. Içişleri Bakanı Tan- tan'ın, emniyette 20 yıl- dır denetim yapılmadığı- nı söylemesinden ANAP'lı bakanlann ra- hatsız olduğu öğrenildi. 1983 'te iktıdara gelen ve yaklaşık 8 yıl kesintisiz iktidarda kalan ANAP'ın bu dönemdeki bakanlan Ali Tannyar, Yddırun Ak- bulut (TBMM Başkanı), Mustafa Ka- lemli (TBMM Başka- nı'yken yol- suzluk iddi- alanna mu- hatap oldu, yeniden mil- letvekili adayı olmaya- rak Meclis dışı kaldı), Abdülkadir Aksu (FP Genel Başkan Yardımcı- sı) idi. ANAP'ın 1995'te yeniden ANAYOL'la başlayan kısa dönemli iktidarlannda da sırayla Ülkü Gökalp Güney ve Murat Başesgioğlu Içiş- leri Bakanlığı yaptı. Sa- dettin Tantan, emniyette ortaya çıkan skandallar- da DYP'li Içişleri Ba- kanlan Nahh Menteşe, Mehmet Gazioğlu, Meh- met Ağar \ e Meral Ak- şener ile dığer bağımsız bakanlar kadar ANAP'lı bakanlann da sorumlu- luğunu kabul etmiş oldu. Eski ANAP'lı Içişleri Bakanı Abdülkadir Ak- su ise kurumdaki skan- dallar konusunda sorum- luluk kabul etmedi. Tan- tan'a yanıt vermek duru- munda kalmak isteme- yen ve "Kapah bir top- lantıda \apdan konuş- maya cevap vermek iste- mem" diyen Aksu. "An- cak denetim mekaniz- masının en iyi çalıştıgı yer tçişleri Bakanbğı ve emniyettir. İçişleri Ba- kanlığı Teftiş Kurulu. Emniyet Teftiş Kurulu vardır. Içişleri'nin il ve il- çe teşkiladarı iki yılda bir mülldye müfetrişleri taranndan denetlenir. Emni>«t ve Jandarma Komutanlığı sürekli de- netim altındadır. tstisnai olaylar \arsa. muhakkik denilen müfettişler \ar- dır. Onlar incelcr. soruş- turur, suçlu \arsa adalete teslim eder" dedi. Aksu, Tantan'ın. güven duy- duklan bir arkadaşlan olduğunu belirtirken "Bir zamanlann efsane poüsi. Biz kendisine gü- vemyoruz" dedı. Aksu, her şeyden önce teleku- lak sorununun çözülme- si gerektiğini de ifade et- ti. Aksu, Yılmaz'ın TSK benzeri örgütlenme öne- risiyle ilgili olarak da "Mesut Yılmaz'ın kuru- mun yapısmdan haberi yok. Emnhetteki atama- İar objektif kuraliara gö- re yapıhr. Tayin ve Terfi Yönetmeligi'ne harfiyen uyulur. Süresi dolmadan, kimse bir üst kadroya atanmaz" dedi. 16 müfettiş soruşturuyor Tantan'ın görevlendir- diğı 16 mü- fettiş, soruş- turmanın dünkü bölü- münde asa- yiş, mali ve idari işler, kaçakçıhk ve organize suçlarla mü- cadele, ık- mal ve inşaat emlak da- irelerinde belge üzerinde inceleme yaptı. Emniye- te kayıtlı cep telefonlan- nı da incelemeye alan müfettişler, son yıllarda genel müdürlükçe yapı^ lan ihaleleri de kontrol ediyorlar. Açığa alman Cevdet Saral ve Sabri Uzun'un ifadelerini alan müfettişler, "telefon çap- raztama" kayıtlannın basına nasıl sızdığmı da araştınyorlar. Müfettiş- ler, Basın Protokol Şubesi'nde, kamuoyr unu bilgilendirme ve gazetecilerin emniyetten bilgi alma yöntemleri hakkında yetkililerle . görüştüler. îstihbarat çalışma ve izlemelerinin emniyetin genel arşivine girmediğini kaydeden yetkililer, bunlann özel birimlerde ve kasalarda saklandığını belirterek "Önceliklegİ2filik taşı>an bu bilgilerin basına sızmasu kişilerin çıkar uğruna teşkilata ihanetini ortaya koyuyor. Telefon çaprazlama tek- niği tüm dünyada \ardır. Bizde eskiden beri yapüıyor,'bundan sonra yapüacaknr. Ancak deşifre olan teknik konular. organize gnıp- lann işine yaradı" görüşünü dile getirdiler. Emniyet Genel Müdürlüğü Alaaddin YükseVin önündeki engel kalktı • Danıştay İdari Davalar Genel Kurulu, eski Içişleri Baİcanı Meral Akşener döneminde görevinden alınan Alaaddin Yüksel'in Emniyet Genel Müdürlüğü'ne iade edilmesi gerektiğine karar verdi. Böylece Yüksel'in göreve iadesi için hukuki hiçbir engel kalmadı. ANKARA (Cumhuri- yet Bürosu) - Danıştay idari Davalar Genel Ku- rulu, eski Içişleri Bakanı Meral Akşener' in döne- minde gece yansı operas- yonuyla görevden uzak- laştırdığı Alaaddin Yük- sel'in Emniyet Genel Müdürlüğü'ne iade edil- mesi gerektiğine karar verdi. İçişleri Bakanı Sadet- tin Tantan'ın görevlen- dirdiği 16 müfettiş soruş- turmayı sürdürürken Ömer Lütfü Topal cina- yeti zanlılannı Ankara'da serbest bırakan emniyet genel müdür yardımcısı Halil Tuğ da görevinden alındı. REFAHYOL döne- minde Akşener'in Emni- yet Genel Müdürlüğü bi- nasını basarak görevin- den uzaklaştırdığı Alaad- din Yüksel'in görevine iadesi için hukuki hiçbir engel kalmadı. idari Davalar Genel Kurulu. tçişleri Bakanlı- ğı "nin itirazını reddede- rek Yüksel'in göreve ia- de edilmesi gerektiğini bildirdi. 1.5 ay önce veri- len bu karann ardından imzalar geçen hafta ta- mamlandı. Bu kararla, Yüksel'in genel müdür- lüge atanması için hiçbir engel kalmadı. Omür Lütfü Topal ci- nayeti zanlısı özel tim üyelerini. Mehmet Ağar'ın talimatıyla Is- tanbul'dan Ankara'ya ge- tirerek serbest bırakan Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Halil Tuğ da görevden alındı. Tuğ'un yerine. Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı Tu- ran Genç atandı.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog