Bugünden 1930'a 5,492,642 adet makale



Katalog


«
»

10 HAZİRAN 1999 PERŞEMBE • • • • CUMHURİYET SAYFA HABERLERİN DEVAMI 19 TÜRKİYE Istanbul Y 24 Edime PB 29 Kocaeli Y 24 Çanakkale PB 28 Izmir PB 30 Manisa PB 30 Aydm PB 31 Denizli PB 28 Zonguldak Y 19 Butün böJgeler par- çalı yer yer çok bulut- lu, Marmara'nın do- ğusu, Iç Ege, Göfller Yöresi, Doğu Akde- niz, Iç Akdenız, Kara- denız ile Dogıı Ana- dolu'nun kuzey ve batısı sağanak ve gökgürültülü sağa- nak yağışlı gececek. Hava stcaklığı bütün yurtta azalacak. DIS MERKEZLER Oslo Y 18 Berlin Y 18 Helsinki Stockholm Londra Amsterdam Bruksel Parıs Bonn Y Y PB Y Y PB Y 20 19 19 17 18 18 18 Münih Y 17 Zürih Budapeşte Madrid Viyana Belgrad Sofya Roma Atina Y PB Y Y PB Y PB 21 31 22 24 24 26 30 Y 18 Şam Moskova Aşkabat Astana Taşkent Bakû Bişkek Trflis Karıire PB PB Y PB PB Y PB A 26 30 20 26 26 28 26 32 A 40 Moskova ^^ Y ^ Ta?kent ^ 1 «Tarıran 0Aç,k k Çokbulutkj GUNCELcÜNEYT ARCAYÜREK • Baştarafı 1. Sayfada rüşmeyi içeriyor. Video kasetlerinden, telefon görüşmeterini sap- tayan bantlardan nefes alınamadığı birsırada; üs- telik Cumhuriyet Başsavcılığı gibi bir makamın bir partiyi kapatma davasında "gizlice" saptanan bir bantla ortaya çıkması çeşitli tartışmaları berabe- rinde getiriyor. Başsavcı, Yüksek Mahkeme'ye kendi ifadesine göre "sağlam deliller" veriyor ama; araç telefonun- dan bir konuşmayı zapteden bandı öteki deJillere yeğliyor. Doğal olarak bu titizlik Başsavcı'nın ancak bu bantla hedefine uiaşabileceğine değinen yorum- lara yol açıyor. Oysa, tartışmanın çıkış noktası başka: Gizfi yol- lardan afınan ve açıkianan video kasetler veya bantlann anayasaya ve hukuk etiğine uygunluğu öncelikli sorun. Başsavcı gönderdiği açıklamada; haberleşme- nin gizliliğine değinen anayasanın 22. ve 13. ve TCK'nin 195. maddesindeki hükümleri anlatıyor, şöyle diyor: "Ancak, haberteşmenin gizliliği ihlal edilerek ve hukuka aykın şekilde elde edilen kasetler, bir ce- za davasında veya parti kapatma davalan gibi CMUK'un uygulandığı davalarda delil olarak kul- lanılabilir. öncelikle şu hususu belirteyim, kural olarak bu çeşit davalarda her şey delil olarak kullanılabilir. Bunun tek istisnası CMUK'un 254. maddesinde gösterilmiştir: 'Soruşturma ve kovuşturma organ- lannın hukuka aykın şekilde elde ettikleri deliller hükme esas alınamaz.' Söz konusu maddenin açık hükmü karşısında, gizliyapılan telefon konuşmalan dahil, özelkişiler tarafından elde edilmiş her türlü delilin hükme e- sas alınmasında yasaya aykın bir yön bulunma- maktadır." Başsavcı, banttaki konuşmalan açıklamadığını söyleyerek yasalara aykın hareket etmediğinı öne sürüyof ama.. işin bir başka yönüne değinmiyor. 1998'de bir gazeteci ile bir bakanın telefon ko- nuşmalarını uluorta gündeme getiren eski Içişleri Bakanı Akşener'ın öne sürdüğü mazerete benzer bir gerekçeyi bugün Başsavcı da kullanıyor Akşener, "bant bir vatandaş tarafından postay- la gönderildi" diyordu, Başsavcı da "isminin açık- lanmasını istemeyen vatandaş "tan aldığını söylü- yor Acaba? Anayasa Mahkemesi, Başsavcı'nın çok değer verdiği bantla ilgili -elbette saygıyja karşılayaca- ğımız- doyurucu bir karara varacak. Beklemek ge- rek! Ama, Akşener'in anayasaya aykın davrandığı öne sürülerek DYP'nin kapatılması gereğine de- ğinen söylentiler çıktığında Başsavcı Savaş'ın dünle bugünü kıyaslamaya yarayan açıklaması In- ternet arşivlerinde. Hürriyet, 24 Aralık 1998'de yayımladığı habere şöyle başlıyor: "Yargıtay Başsavcısı Vural Savaş, telefon dinlemenin anayasalsuç olduğunu, ancak parti kapatma nedeni olmadığı için kendisi açısın- dan DYP hakkında yapılacak bir işlem olmadığı- nı açıkladı." Bu ifadeye, o günlerde Başsavcı'dan itiraz gel- miyor. Hatta, o günkü konuyla ilgili yazılı açıklamasın- da; "yasaya aykın şekilde telefon konuşmalannı banda kaydedenler ve kaydettirenler bu suçun asli faili olmakla birlikte, gizli kalması gereken ka- setleri kamuoyuna açıklayanlann (ki Başsavcı elin- deki bandı mealen de oJsa duyurvyor) TCK'nin 64/7. maddesi gereğince, suçu asli faılle doğru- dan doğruya beraber olan kişi olarak nitelendiri- //p o fiile mahsus ceza ile cezalandınlacağını" özenle vurguluyor. Başsavcı, anayasanın 22. maddesindeki "ha- berfeşmenin gizliliğine dokunulmasından" çok, açıklamalarını çeşitli yasalardaki kimi hükümlere bağlıyor. Bu, anayasanın 1982 kabulünden sonra 22. maddeye aykın hükümlerin "temizlenmediği- ni", en azından iletişim araçlannın nerede ve ne ka- dar, kimler tarafından dinîenebileceğinin yıllardır yasaya bağlanmadığı gerçeğini ortaya çıkanyor. Bu bir yana; yasalar anayasaya aykın olabilir mi? Ya da yasalar anayasanın üstünde kabul edi- lebilir mi? Şu soru da akla takılıyor: Başsavcılık, acaba anayasanın 22. maddesine ters düşen kimi boş- luklardan yararfanarak "haberleşmenin gizliliği- ne" mi dokunuyor? TÖB-DER Bursa Şube Başkanı, îşçi Gündemi Gazetesi Sahibi TSlP, SBP, BSP, ÖDP ve Eğitim-Sen üyesi demokrasi ve sosyalizm mücadelesinin yılmaz savunucusu SABRİ BİBER'İ yitirdik. Cenazesi bugün saat 12.00'de Çakmak Mahallesi Ortanca Sokak No: 14/2 Ümraniye'deki evinden, son yolculuğu olan memleketi Artvin Şavşat'a uğurlanacaktır. AİLESİ ve DOSTLARI Nüftıs cûzdanımı kaybettim. Hükümsûzdûr. FATMA ÇOBAN Yağmurtu Kariı Özefleştirmeye karşı işgalIstanbul Haber Servisi - Eneıji Yapı Yol-Sen'in en üst karar orga- nı olan Genişletitmiş Temsilciler Kunilunda geçen yıl alınan özel- leştirilecek işyerlerinin çalışanlar tarafından işgal edilmesi kararı- nın geçerliligini sürdürdügü belir- tildi. TMMOB ve KESK, milli- yetçi sağ ve sol partiJerin koalis- yonundan oluşan yeni hükümete de özelleştinne ve ulusal yargıyı devre dışı bırakan uluslararası tah- kimin kabul edilmemesi uyansın- da bulundu. Enerji Yapı Yol-Sen Istanbul Şube Sekreteri MustafaCan, 1 yıl önce alınan işgal karannın yeni hükümete anımsatılmasında yarar olduğunu belirterek, işgal sırasın- da özelleştirmeci firmalann tem- silcilerinin içeri alınmayacağını vunjuladı. Türkiye'deki TEDAŞ işletme- lerinin tamamma yakınının ve 5 adet elektrik santrahnın hükûmet- ler tarafından özelleştirildiğini, ancak yasal prosedürlerin tamam- lanamaması nedeniyle devir iş- lemlerini yapamadıklannı belir- ten Can, çalışanlann Eylül 1998'de Adana TEDAŞ'ta yaptık- lan direnişi anımsattı. Bu direniş nedeniyle hûkümet, devir işlemle- rini gercekleştirememişti. TMMOB'ye bağlı makine, elektrik ve metalurji mühendisle- ri odalannın tstanbul şubeleri; Küreselleşmeye hayır • Baştarafı 1. Sayfada dılar. Neoliberal kapitalist siste- me karşı dünyanın birçok yerin- degösteriler gerçekleştirilirken, Türkiye'de hiçbir sivil toplum kuruluşu 18 Haziran'da eylem yapmayacak. Küreselleşmenin anayasası olarak adlandmlan Çok Taraflı Yatınm Anlaşnna- sı'na (MAI) karşı Türkiye'de oluşturulan KüreseHeşme ve MAI Karşıtı Çalışma Gnıbu sözcüsü Gaye Yılmaz, terör ör- gûtü PKK'nın lideri Abdullah Oodao'ın davası nedeniyle Tür- kiye'de herhangi bir gösteri ya- pılmasının yasak olduğunu be- lirterek. "Sokak eylemi yapma- mızffiümkân degfl. Sadeceogün basın açıklamasıyapmayı düşü- nüyoruz" dedi. Dûnyada yaşanan yogun iş- KESK'e bagh BTS, Enerji Yapı Yol-Sen, Tüm Sosyal-Sen, Eği- tim-Sen ve SES'nin 3 tstanbul şu- besi; DlSK'e bağlı Devrimci Sağ- lık-Iş Genel Merkezi, Halkevleri, Istanbul Üniversiteleri Öğrencile- ri Koordinasyonu, SİP ve ÖDP Is- tanbul örgütleri temsilcilerinin ka- sizliğin en önemJi sebebinin fi- nans piyasalan olduğuna dikkat çeken Yılmaz, "Borsalarfflcor- tayaçıköğmda.sanayhe ka> nak aktaracak ve öz sermaye sağla- yacak diye fanse edilmişti Ama özeifikk son 15-20 yıkhr finans piyasaJannabaktıgınmdatrans- ferler tam tersi yönünde obnus. Üretimdeneldeedilen kaynaidar flnansa transfer edfliyor. Şirket- lerin geürierinin çok büyiik bö- lümfi faaliyetdışı geürteroluşto- ruyor. Bu kesûıfikk aüj w öreti- me hiçbir katlun yok. Daha çok zaran var" açıklamasını yaptı. Sermayenin hiç geri adım atma- ya niyeti olmadıgını vurgulayan Yılmaz, "Finans pryasalannın daha da überaüze edilmesi is- teniyt>r. Verilen karariar kar- jKimla hiçbir önletn abnmıyor" diye konuştu. tılımıyla dün Elektrik Mühendis- leri Odası'nda yapılan basın top- lantısında, özelleştirmeye ve tah- kim anlaşmalanna karşı sonuna kadarmücadele edileceği açıklan- dı. Yeni hükümetin gündemine al- dığı uluslararası tahkim ve özel- leştirmelerin, ulusal bağımsızlığı boyunduruk altına alan Çok Ta- raflı Yatınm Anlaşması'mn alt aşamalan oldugu belirtilen açıkla- mada şu görüşlere yer verildi: "Tahkim Kurulu, yabana ser- mayenin ülkemizdeid her türlü is- lenıinde ortaya çıkacak olan uyuş- mazuğuı,yineyabanasermayenin temsüdlerinden oluşan bir kurui araalığıyla ve ülkemizaleyhineso- nuclandınlmasını öngörmektedir. Yani bugüne kadar özelleştinne aieyhinde ya da Bergama'da siya- nürle liçi yöntemiyte altın ayn?Or- ma aieyhinde verilen iptal karar- lan Tahkim Kurulu'nun kabuhı ik geçersiz sayılacak." Yeni hükümetin "müliyetçi'' gö- rüntüsüne göndermede bulunan açıklamada şöyle devam edildi: "Yıllardır bu toprakJar üzerin- de en müliyetçi, en şoven politika- larla egemenlik kunnak isteyen sermaye iktidannın, Avrupa üike- lerinin demokratMdeşme yönün- deki sözde tavsiyelerini " Içişleri- mize kanşûrmayız' diye şiddetle yanıtlayanlann, bu denli bir sö- mûrgedlik ilkesinin, çokuluslu te- keUerin ağır kapirülasyon beigesi- nin karşısında bu denli istekli ol- masuıı şiddede kuuyoruz.'' Açıklamada, "bu hakh ve me$~ ru insannk kavgasmda'' her ku- rum, her çevre ve tüm yurtsever- ler göreve davet edildi. Necati Bilican görevine dönmeyecek • Baştarafı 1. Sayfada beklememiz gerekiyor. Müfettişlerin raporlan- na göre ne gerekryorsa yapılacaktır" dedi. Içiş- leri Bakanı Tantan'ın göreviendirdigi iki başmü- fettiş araştırmalannı, Emniyet Genel Müdürlü- ğü'nde yoğunlaştırdılar. Içişleri Bakanı Tantan, Cumhuriyet'in sorulan üzerine, yeni görevden almalann ancak müfettişlerin istemiyle gerçek- leşebileceğini söyledi. Merkez teşkilattan baş- layarak bakanhktaki bütün birimlerde denetle- me yapnracağını kaydeden Tantan, "Mnfettiş- lerin rapoıian doğmltusunda hareket edilecek. Bu uzun bir yoL Biraz beklememiz gerekiyor. Müfettişlerin raporuna göre ne yapüması gere- kiyursa yapüacakûr" diye konuştu. Başbakanlığa gelişinde gazetecilerin sorula- nnı yanıtlayan Ba.şbakan Ecevit, 30 gün izne aynlan Emniyet Genel Müdürü Bilican'ın isti- fasmı istemediklerini söyiedi. Ecevit, Bilican'ın soruşturmanın esenlikle yürütülmesine katkıda bulunmak amacıyla izne aynldığını bildirdi. Ecevit, telefon izlenmesı olayının diğer ayakla- ENI HUKUMET YENİ ÜÜUTLAR - 57. Hükümct'in ortakları ŞTuvenoyu ardından görüslerini HTVde acıkhyor Programın ikinci konugu aşbokan Yardımcısı ve MHP Gencl Baskanı DEVLET BAHÇELİ nnda Türk Telekom, Turkcell ve Telsim'in de bulunduğunun anımsatılması üzenne, "Evvda soruşturma sonuçlansın. Kısa sürede sonuçla- nacakbr. Ona göre, ilerisi için ne gibi önJemier alınabOir, o zaman karariaşüracağız'' diye ko- nuştu. 30 gün izne avnldı Emniyet Genel Müdürü Bilican, dünden ge- çerli olmak üzere 30 günlük izne aynldı. Bili- csn'm tzfnli olduğu dönemde yerine genel mü- dür yardımcılanndan Er- sin Yılmaz vekâlet edecek. Bilican'ın izin süresinin dolmasının ardından göre- vine iade edilmeyeceği bil- dirildi. Bilican'ın, oğlu Murat Bilican'ın kuşkulu ilişkilerini ortaya koyan ve emniyete ait telefonla yap- tığı görüşmeler nedeniyle Ankara Emniyet Müdürlü- p ' n ü n eline koz verdiği için gerekli işlemleri yap- maktan kaçındığı ileri sü- rülmüştü. Emniyet Genel Müdürlüğü'nün malı olan cep telefonuna gelen 2 mil- yar lirayı aşkın fatura bede- li devlete ödettirilmişti. Ankara Emniyeti, Cevdet Saral'ın uzaktan akrabası olan Mustafa Saral adlı bir zanlıyla ilgili istihbarat ça- lışmalan sonucu Murat Bi- lican'a ulaşmıştı. Başbakan Yardımcısı Hüsamertin Ozkan'la ön- ceki akşam görüşen Bili- can'a, istifa etmesi yönün- de telkinde bulunulduğu belirtildi. ^A-J k Gök gürutfûSi G U N D E M MUSTAFA BALBAY • Baştarafı I. Sayfada polis kurumu olmak üzere, devfetin çeşitli katlan- na yönelik benzer suçlamalar olduğunda, suçla- nan kişiler genellikle, "delil çokluğundan" beraat eder! Bu tür soruşturmalarda, "suçlu bulunan" ki- şiter sıralamasında da "en üst makam" böJüm şefi olur. Asıl suçlu bulunanlarsa, en alt düzey- de çaJışanlardır. Bu gelenek işleseydi telefon dinleme olayın- da suçlanan en atttaki üç memur, Elif Şahme- toğlu, Salih Aydemir ve Serdar Bostan suçlu bulunur, görevden el çektirilirdi. Onlann amiri konumundaki kişilerse özel haber çekimleri yap- tınrdı: "Olayın üzerine hassasiyetle gidiyoruz. So- rumlulartekteksaptanmıştır. Kimsenin endişe- si olmasın..." önce şunu vurgulayalım: Telefon dinleme olayında hangi kablonun han- gi fişe bağlı olduğunu kestirmek iyice zoriaştı. Teknolojik gelişimden de yararlanılarak yapılan yeni düzenlemelerie, haberleşmedeki "gizlilik" anlamını yitirdi, baştaki "g" harfi düştü... De- mokrasisi rayına oturmuş ülkelerde de bu tür du- rumlaria karşı karşıya kalmdığı, mahkemeden alınan özel izin dışındaki her işlemin "yasa dışı" sayıldığı biliniyor. Türkiye'de ne yazık ki, bu ko- nuda da yasal boşluklar var. Içişleri Bakanı Sadettin Tantan görevden al- malann gerekçesini şöyle açıkladı: "Yasa bosluklan kötûye kullanılmış." Başbakan Bülent Ecevit'in değerlendirmesi ise şu oldu: "Bahaneleri inandıncı değil." Ecevit'in "ba/)ane"dediğidurum, "Fethullah Gülen raporu". Ecevit, bu rapora "bahane" adı- nı takarak, yaklaşımını baştan sergilemiş olu- yori Ya tele utak? ~ Açığa alınan polisler gelinen noktayı "herşe- yin sonu" olarak görmüyoriar. Soruşturma sıra- sında durum daha da netleşecek. Biz bu aşa- mada akla gelen sorulan sıralayalım: 1 - Telekulak haberleri neden Gülen raporlan- nın üst makamlara gittiği tarihe rastladı? 2- Telekulak olayına kanşanlarla ilgili işlem ya- pılırken, Gülen raporu ne olacak? 1992'de de benzer bir rapor yayımlanmış, ancak herhangi bir işlem yapılmamıştı. 3- Telekulak olayını sekiz sütuna tam sayfa iş- leyen gazeteler, Gülen raporuna neden tek sa- tır yer vermiyorlar? 4- Zaman gazetesi günler sonra ilk kez konu- ya değindi. Gülen'le ilgili haberlerin, raporiann "hayal ürünü" olduğu vurgulandı. Söz konusu raporlarda temel dayanak Gülen'in kitaplan. O zaman Gülen'in yazdıklan hayal ürünü mü? 5- Telekulakla ilgili belgeleri yayımlayan gaze- telerin yaptığı gazeteciliktir. Belgelerin haber de- ğeri vardır. Bu belgeler Emniyet'in istihbarat sis- temiyte ilgili. Telekulağa bu kadar önem veren Tantan, acaba bu belgelerin istediği kadarını is- tediği gazeteye veren "tele-ulak" konusunda ne düşünüyor? Sızanlar sonuç olarak devletin is- tihbarat sistemine ilişkin bilgiler! 6- Tantan'ı yakından tanıyanlar, "Tam bir Tür- kiye Cumhuriyeti adamıdır. Başladığı işi yanm bırakmaz. Devlete zarar verecek adımlara izin vermez" diyorlar. Tantan'a soruyoruz: - Rütbeli, rütbesiz polis adaylanna şehir izni- ne çıkarken, ne tür yerierde oturup çay içecek- leri dahi söylenir. Bu adaylara yönelik "özel ça- lışma" yapan, onlan özel tuttuğu evlerde aynca eğiten bir hareketin amacı ne olabilir? - Fethullahçılar'a yönelik olarak hazırlanan ra- poriann tümü dikkate alındığında bu kesime ba- kışta şaşılık olduğu dikkati çekiyor. Acaba ken- disi nasıl görüyor? Işık evleri yararlı bir şeyse, o zaman polis kotejlerine ne gerek var? Adayları orada eğitip, devlete göndersinler! Tantan çok yönlü bir duaımla karşı karşıya... Yukandaki sorulann tümü dikkate alınmadık- ça, Tantan'ın yaptığı, tantanadan başka bir şey degil! 4 Zor doğumlar ürolojik sorunlâra neden oluyor' Istanbul Haber Servisi - Kadınlar. özel- likle zor doğumlardan sonra karşılaştıklan idrar, gaz kaçırma gibi ürojinekolojik prob- lemleri için hekime gitmiyor. Istanbul Tıp Fakültesi Kadın Hastalıklan ve Doğum Anabilim Dalı'ndan Prof. Dr. Önay Yalçın, 40 yaş üstündeki kadınlann yüzde 25'inde görülen problemlerin, hasta seçiminin doğ- ru yapılrnası durumunda büyük oranda te- davi edildiğini söyledi. tstanbul Tıp Fakültesi ve Ürojinekoloji Derneği tarafından gerçekleştirilen "Üroji- nekotoji KongresT, Harbiye Askeri Müze Kiiltür Sitesi'nde başladı. Yurtiçinden ve yurtdışından yaklaşık 350 hekimin katıldı- gı kongre, yann sona erecek. Prof. Önay Yalçın, ürojinekolojik problemleri, a ortaw ileriyaşlarda uremeorganlarmın normalde bulunması gereken yerden daha aşağı kay- ması ve sonuctaidrar, gaz vegayta kaçırma" olarak tanunladı. Yaiçın bu problemlerin genellikle zor geçen vajinal (nonnal) do- ğumlarda görüldüğünü belirrti. Bağ doku- su zayıf olan kadınlann doğumlannda se- zaryanı tercih etmeleri gerektiğini ifade e- den Prof. Yalçın, tüm kadınlann hamilelik dönemindeve lohusalıkta kann tabanını ça- lıştıracak egzersiz yapmalannı istedi. MURAT YETKIN, SEDAT ERGIN, FİKRET BILA vc TAYFUN DEVECIOĞLU nun sorulorını yanıtlıyor " ^ 1 BUAKSAM Hizbıdlahçı 4 polis yakalandı www.ntv.com.tr 22:05 SELAHATTİN GÖKATALAY MALATYA -Şeriatçılann uzun süre tür- ban gösterisi yaptığı Malatya'da, yasadışı Hizbullah örgütününM VasatGrubu"na yö- nelik düzenlenen operasyonlarda 4'ü po- lis 24 kişi, 4 pompalı tüfekle birlikte ele ge- çirildi. Türban eylemleriyle ilişkileri so- ruşrurulan Hizbullahçılann 11 kentte ör- gütlenme çalışması yaptıklan beliriendi. Malatya Inönü Üniversitesi'nde türban genelgesini uygulayan rektör ÖmerŞarlak aleyhine şeriatçılar tarafından uzun süre devam eden protesto gösterilerinin ardın- dan kentte radikal dinci örgütlere yönelik operasyonlar sıklaştınldı. Malatya'daki olayların ardındaki örgütlerden biri olarak bilinen Hizbullah Vasat Grubu'na yönelik istihbarat ve Terörie Mücadele Şube Mü- dürlüğu'nce gerçekJeştirilen operasyonun birinci etabı tamamlandı. Operasyonlarda, örgütün Malatya il sorumlusunun da ara- lannda bulunduğu 4'ü polis 24 kişi yaka- landı. Hizbullah içinde faaliyet gösterdik- leri belirienenpolis memurlanndan 3 'ünün Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü'nde, 1 'inin de karakolda görevli olduğu öğrenildi. Çok sayıda örgütsel doküman, 4 pompa- lı tüfek ve çeşitli malzemelerle birlikte ele geçirilen örgüt mensuplannın "mevcut anayasaldüzeni yıkarak, yerineşeri esasla- ra dayah bir rejim getirmeyi amaçladıkla- n* belirtildi. Yetkililer, sorgulan süren ör- güt üyelerinîn ifadeleriyle kentteki Vasat militanlanna yönelik operasyonlann sür- düğünü bildirdiler.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog