Bugünden 1930'a 5,431,491 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 25 MART 1999 PERŞEMBE HABERLER DUNYADA BUGUN ALİ StRMEN Dikkat Savaş!.. Bir sırça saray gibi kinlıp unufak olmuş. nafile düşler peşinden ağlamak umar olmadığına göre Tito'nun Yugoslavyası'nın ardından gözyaşı dök- menin de bir anlamı kalmamıştır. Ama bu parçalanışı seyreden, hatta Almanya ör- neğinde olduğu gibi, kendi nüfuz bölgesi hesapla- nyla ona el altından destek veren kimi Avrupalıla- nn uzak görüş yoksunluğuna şaşmamak da elde değil. Miloseviç belasında somutlaşan Sırp şoveniz- mi ve ırkçılığı Balkanlar'ı bir kez daha Avrupa'nın ufunet merkezi haline getirmış bulunuyor. Rambo- uillet görüşmelerinde, Sırp tarafının uzlaşmaz tutu- mu, her türlü banşçı çözümü saf dışı edince, ön- ceki geceyi düne bağlayan saatlerde, NATO Genel Sekreteri Javier Solana Yugoslavya'ya karşı ha- vadan askeri harekâta başlama emrini verdiğini açıkladı. O sıralarda, Dünya Bankası yetkilileri ile görüş- mek üzere, ABD'ye uçmakta olan Rusya Federas- yonu Başbakanı Yevgeni Primakov, uçağını Atlan- tik üzerinden çevirerek ülkesine döndürdü ve Mos- kova NATO'yu uyardı, hatta uyarmanın da ötesin- de tehdit etti. Dün sabah ise taraflann kendilerini savaşa hazır- ladıklan bir sırada, Slobodan Miloseviç, banş gö- rüşmeleri için bir çağn daha yaptı. Ne var ki herkes Miloseviç'in Saddam gibi, bir oyalama ustası ol- duğunu, aslında hiçbir uzlaşmaya razı olmayaca- ğını, vakit kazanıp durumu sulandırmaya çalıştığı- nı biliyor. 24 Mart günü ise Ingiltere'de bulunan NATO em- rindeki Amerikan B - 52 uçakları havalandılar. Kısacası, savaşın eli kulağında. Kimsenin kuşkusu olmasın ki Miloseviç'in, böy- le bir saldınya yanıtı, Saddam'ınkinden daha kap- samlı olacaktır. Üstelik unutmamak gerekir ki Sad- dam'ın tersine Miloseviç, Ruslann aktif desteğine sahiptir. NATO ilk aşamada ne yapmak istiyor? Bir yaban- cı uzman, NATO'nun ilk amacının Yugoslavya'nın gözlerini oymak ve kulaklarını tıkamak olduğunu söylüyor. Yani ilk hedef gözleme ve dinleme tesis- leridir. Yerden havaya füzeler, ondan sonra çok da- ha rahat biçimde vurulabilecektir. Burada haklı olarak şu soru geliyor gündeme: "Böyle bir operasyon gerçekten zorunlu muy- du?" Operasyonun bırkaç günde kolayca başanya eri- şemeyeceği, Miloseviç'in direnişinin hemen kınla- mayacağı ve bu ırkçı liderin çevresinde bütünleş- miş olan şoven Sırplann daha da tek yumruk hali- ne gelebilecekleri düşünülürse, sorunun pek yaba- na atılır cinsten olmadığı da kolayca anlaşılır. Aynca Sırp vahşetini nefretle izlerken, bir nokta- yı da gözden uzak tutmayalım. Aslında Rambouil- let'de, Sırplara oranla daha ılımlı görünen Amavut tarafı ve Kosova Kurtuluş Ordusu'nun amacı da açıktır. Onlar, Arnavut damgalı bağımsız bir Koso- va devleti istiyorlar ki bu da son amaca yönelik ge- çici bir aşama. Sonuçta vanlacak nokta, bu devle- tin öte yandaki kardeş ile bütünleşerek Büyük Ar- navutluk rüyasının yaşama geçinlmesidir, Bu gerçek göz önünde tutulup olaya Devletler Hukuku açısından yaklaştığımızda görünen, ey- lemli kalkışma karşısında bulunan bağımsız birdev- lete müdahale edildiğidir. Ancak Sırp vahşetine müdahale edilmediğinde neler olduğu ve daha neler olabileceğini de Bosna ve Kosova olaylan gösteriyor. Kaldı ki nevraljik Balkanlar'da Sırplann ateşleye- ceği barut fıçısı, bir ucu Türkiye'ye kadar uzanan, zincirleme etkisi olan, bütün Avrupa'yı istikrarsızlı- ğın göbeğine sürükleyecek, büyük bir savaşa ne- den olabilir. Zaten VVashington da müdahale gerekçelerini açıklarken, bu gerçeği özenle vurgulamıştır. Miloseviç'in çıldırttığı Sırp şovenizmi müdaha- leyi kaçınılmaz kılıyor ve savaş hepimizin kapısını çalıyor. FP adayı Cürtuna 'Hedefimiz oy avcılığı değil' tstanbul Haber Servtsi - tstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna, hedefle- rinin oy avcılığı olmadı- ğını söyleyerek "Biz sa- dece geİecekseçimleridü- şünen kadro değiliz, gele- cek nesillcri diişünen bir kadroyuz" dedi. Fazilet Partisi (FP) Ka- dıköy belediye başkan adayı Nusret Bayraktar ile İSTON tarafından üretilen bank ve çiceklik- lerle yeniden düzenlenen Kadıköy Iskele Meyda- nı'run açılış törenine ka- tılan Ali Müfit Gürtuna, belediye olarak işin en iyisini yapmaya çahştık- lannı söyledi. Ali Müfit Gürtuna, 2001 yılında bütün atık suların antılmış olarak denıze verileceğini belir- terek "Holdinglerin, çı- kar çevrelerinin adayı de- ğiliz. Sizin adamınız, si- zin adayınızız. Hizmetle- rin devamı için bu çahş- kan kadro yeniden işba- şına gehnetidir. Aksi hal- de İstanbul'un gelişme çizgisi durur. geriye dö- nüş başlar. Biz sadece ge- lecek seçimleri düşünen kadro değiliz, gelecek ne- silleri düşünen kadro- yuz" dedi. Nusret Bayraktar ise Sütlüce Mezbahası'ndan sonra Hasanpaşa'daki Gazhane'nin de bir kül- tür merkezi haline getiri- leceğini söyledi. FP lideri Recai Kutan 'Herkes dikkatli olmalı' ANKARA (Cumhuri- yet Bürosu) - FP Genel Başkanı Recai Kutan, Ge- nelkurmay'da görevli ko- mutanlann Yargıtay Cum- huriyet Başsavcısı Vural Savaş'a yaptığı ziyarete tepki gösterdı. Kutan. "herkesin dikkatli olması ve gerginliği ürmandıra- cak adımlardan kaçuııl- ması gerektiğuu"" söyledi. Partisinin son günlerdeki zikzaklanna gerekçe bul- makta zorlanan Recai Ku- tan, kapatılan RP'nin eski lideri Necmettin Erba- kan'ın baskısını yalanla- yarak "Genel başkan be- nim ve işimin başında- yun" dedi. Son günlerdeki tavır değişikliklen nedeniyle zor durumda kalan Recai Kutan. basın toplantısı düzenleyerek kendisini ve partisini savundu. Kutan, "Siyaset yapmak, siyasi konuşmalar bazılanmn işine gelmiyorsa, hemen rejimle, anayasal düzenle irtibatiandırılrvor" dedi. İstanbul Barosu, 7 Mart'ta yaşamını yitiren sendikacının ölümüne ilişkin önemli bulgular saptadı 'Yeter işkencede öldüraldü'• istanbul Barosu'nca yapılan açıklamada, "Yeter'in gözaltında ölümü, bize göre şüpheli bir ölümdür ve işkence sonucu yaşamını yitirdiğine ilişkin önemli bulgular mevcuttur" denildi. İstanbul Haber Servisi- tstanbul Barosu. gözaltındayken 7 Mart'ta yaşamını yitiren DtSK'e bağlı Limter-lş Sendikası eğitim uzmanı Süteyman Yeter'in "is,kence" so- nucu yaşamını yitirdiğine ilişkin önemli bulgulann mevcut olduğunu açıkladı. tstanbul Barosu Başkanlığı'nca dün ya- pılan yazılı açıklamada, Süleyman Yeter'in 5 Mart 1999 günü gözaltına alınarak tstan- bul Terörle Mücadele Müdürlüğü'ne götü- rüldüğü ve gözaltındayken 7 Mart 1999 gü- nü yaşamını yitirdiği anımsatılarak "Ye- ter'in gözalünda ölümü. bize göre şüpheli bir ölümdür ve işkence sonucu yaşamını yi- tirdiğine ilişkin önemli bulgular mevcut- tur" denildi. Açıklamada, Yeter'in daha önce Temmuz 1997'de gözaltına alındığı ve DGM tarafından işkence gördüğüne ilişkin rapora bağlandığı ve tstanbul 7. Ağır Ce- za Mahkemesi tarafından görülen davanın teşhis aşamasına geldığine dikkat çekılerek "5 Mart 1999 tarihindeld gözalüna alnıa ile 29 Nisan 1999 tarihinde yapılacak teşhis duruşması arasuıda bağlann olduğu, teşhi- si engelleme amacına matufbulunduğu dik- kate alınması gereken bir durumdur" gö- rüşü savunuldu. Açıklamada aynca Yeter'in ölümüne ilişkin olarak FatıhAdliyesi"ndeeşi\eavu- katlannın şıkâyet dilekçesi verdikleri sıra- da konuşmalannın polis tarafından banda alındığı ve Fatih Cumhuriyet Savcısı'nın olaya tepkisiz kaldığı, koridorlan doldu- ran sivil görevlilerin caydırmaya yönelik davranışlarda bulunduklan anlatıldı. Adli Tıp Morgu'nda Yeter'e yapılan otopsiye katılan Avukat Gülseren Yoleri ve Avukat Metin Narin'in ceset üzerinde açık ve gözle görülür işkence izleri gördükleri- ne ilişkin anlatımlan bulunduğuna dikkat çekilen açıklamada özetle şu ifadelere yer venldi: "Bütün bu bulgular, Yeter'in gözaltın- dayken işkenceye maruz kaldıgını ve ölü- miinün. maruz kaldığı bu işkence sonucu meydana geldiğine ilişkin somut şüpheleri taşıyan, üzerinde önemle durulması gere- ken bulgulardır. İşkencenin kayıt dışı bıra- kılmasına i/in \ermeyeceğimiz tüm kamu- oyunca bilinmelidir. İnsanlann bedenleri ve ruhlan üzerinde \e her yerde acımasız- ca ve sınırsı/ca kol gezen, işkenceyi sistema- tik bir uygulamaya dönüştüren ve bunu bir intikam aracı olarak kuüananlara fırsat ve- rilmeyecek, yaşama hakkına kastedenler karşılannda her zaman tstanbul Barosu'nu bulacaklardır". Süleyman Yeter - Ölümü taröşılıyor. Seçimin iptalini isteyen DTP Genel Başkanı Cindoruk'tan liderlere zirve çağnsı 'Demirel rahatLadı, ben rahatlamacbm' ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - DTP Genel Baş- kanı Hüsamettin Cindoruk, küskünler ve seçim bloku arasında uzlaşma sağlanma- sı için "Kderlerin bir araya gelmesi" önerisinde bulun- du. Cumhurbaşkanı Süley- man Demirel'i de eleştiren Cındoruk, "Ben Cumhur- başkanımızın yaka cebinde anayasa taşıdığuu bttirdim. Şimdi anlaşılan içtüzük de taşıyor. İçtüzüğu, Meciis Ge- nel Kurulu'nun yorumla- ması gerekirken, Cumhur- başkanı, Genelkurmay Baş- kanı \orumluyor" dedi. DTP Genel Başkanı Cin- doruk, partisinin Aydın Mıl- letvekili İsmet Sezgin ile "Eski Medis Başkanı" sıfa- tıyla TBMM'de ortak basın toplantısı düzenledi. Cindo- ruk, TBMM'de son günler- de yaşanan olaylan değer- lendirirken. "Bu genşmeler, bizim demokrasi kalitestdi- ğimi/i. demokrasi düşüklü- ğümüzü, parlamentoya kar- şitlığınıızı bir kez daha orta- yakqynnıstur''dedi. Olayla- nn tüm sorumluluğunun TBMM'nınolağanüstütop- lanmasını sağlayan 116 kişi- ye yüklenmek istendiğinı savunan Cindoruk, "Şimdi olavlar bir korku filmine çevirilmek isteniyor" dedi. Cumhurbaşkanı Demi- rel'in "içtüzük yorumlarha- le ge)mesini" de eleştiren Cindoruk, "Demirel rahat- ladım, diyor ama ben rahat- lamadun" dedi. Demirel ile "içtiği su ayn gmTKdiğT yö- nündekı yorumlan da de- ğerlendıren Cindoruk, "De- mek ki Sayın Demirel uzun süredir su icmiyor. Çünkü kendisini 2-3 yıkiır görmü- >t)rum" diye konuştu. Olağanüstü toplantı kara- nnın ardından TBMM'nin büyük bir kaülımla çalıştığı- nı, ANAP-DSP-DYP cep- hesınin demokratikleşme ve bazı önemli yasalan çıkar- ma konusunda önemli bir fırsatı kaçırdığını ileri süren Cindoruk, TBMM Başkan- vekili Uluç Gürkan'ın uy- gulamalarını ise "Başka parlamentoda olsaydı 1 saat başkanlık vapamazdı" diye eleştirdi. Seçimlerin 18 Nisan'da yapılması durumunda Tür- kiye'yi "kaosun" beklediği- ni savunan Cindoruk, "Eğer iki seçim aynhrsa, yerel se- çimler >ine zamanında ya- pılır. yani hiçbir çaba, mas- raf boşa gjtmez. Ben de za- ten şimdi seçim çahşmalan için geziye çıkacagım'* diye konuştu. Cindoruk, son ge- lişmeler nedeniyle yaşanan "tehlikeli" gidişin durdurul- ması için siyasi parti lider- lerinin bir araya gelerek, uz- laşma zemini aramalannı is- teyerek. "BöylecehemYük- sek Seçim Kurulu rahatla- mış olur, hem de bazı )asa- lann çıkanlma imkâru var- sa çıkanhr. Çünkü seçimler öncesinde Meclis'in böyle açık tutulmaa da hoş değfl" diye konuştu. Cindoruk bir soru üzerine ise kapatılan RP'nin yasak- lı genel başkanı Necmettin Erbakan'la telefon görüş- mesi yaptığını doğruladı. Başlangıçta, parti olarak "li- derler değil, gruplar düze- yinde" temaslarını sürdür- düklerini savunan Cindo- ruk, ısrarlı sorular üzerine "Saym Erbakan'la telefon- da görüştü m. Kendisi bir es- ki başbakandır, çok eskiden beri tanıdığım bir siyasetçi- dir. Ama fildrlerimiz ay- ndu"" karşılığını verdi. YöreJerindeki 18 ton siyanürün uzaklaştınlmasını isteyen Bergamahlar, istemleri gerçekteşinceye dek eylem karan aldılar. Bergamolüaryeniden eylemde OZANYAYMAN BERGAMA - Yörelerinde siyanürlü yöntemle işletilmek istenen altın madenine karşı 8 yıldır direnen Bergama halkı, ara verdikleri eylemlere bir yıl sonra yeniden başladılar Eurogold'un Ovacık'taki maden sahası önünde toplanan köytüler, şirketin madeni işietmesinin hukuki olarak mümkün olmadığım, ancak bölgede 18 ton siyanür bulundurduğunu belirterek, siyanürün derhal bölgelerinden uzaklaştinlmasını istediler. Sabahm erken saatlerinde Çamlıca, Narlıca, Ovacık'tan gelerek maden sahası önünde toplanan köylüler, burada "Türkiye Afiika otmav'acak". "Siyanürcü şirket Türkiye'vi terk et". "Halkız-haklıyTZ, kazanacağız'' sloganlan atarak sahayi çevrelediler. Maden sahası etrafmda yağmur altında zincir oluşturan köylüler, maden girişine de Türk bayrağı diktiler. Bu sırada maden sahasındaki görevlililerin kamerayla gnıbu çekmesi dikkat çekti. Köylüler bu duruma sert tepki göstererek, madeni kuşatan tel örgüleri zorladılar. Beı^ama Çevre Yürütme Kurulu Başkanı Oktay Konyar, siyanüriü altına 8 yıldır direndiklerini, ancak kendileri gibi "emperyalizmin de direndiğini*' belirterek şöyle konuştu: "Biz dümada bir örneği dahaofanayan bu mûcadeleyi kazanacağız. MücadeJemi/ saygın ilkeli >e provakasv'onlara kapaiıdır. Eylemkrimize bir uklır ara vermiştik. Bunun nedeni devletimi/e gü\ emüğimiz içindi. Ancak inisiyatifi yeniden efc ahyoruz.'' Konyar, tzmir Valisi Kemal Nehrozoğlu'nun Eurogold'a, maden sahasında bulundurduğu 18 ton siyanürü tahliye etmesi için 15 gün süre verdiğini açıklayarak "Bu sûreyi biz belirlcriz. Siyanür bölgeden derhal gönderibnelidir. Vaitnin verdiği sürevi tarumryoruz. Devlet yurttaşının sağhğı için tedbîr aiır. Ancak tavnnuz çok net ve yurttaş olarak gücümüzü göstereceğiz 7 ' diye konuştu. Köylüler, daha sonra toplu olarak yürüyüşe geçti. Çevre yolunda bir kilometrelik zincir oluşturan köylülerin eylemi sırasında jandarma kuvvetleri geniş güvenlik önlemleri aldı. Maden sahasının Narlıca girişine gtden köylüler, burada maden sahası güvenlik ekipleriyle tartıştılar. Güvenlik görevlilerinin köylülere sözle sataşmalan üzerine köylüler. maden sahasını taşladılar. Bir grup kadınm taşıdığı "Demokrasi yönetimi olan bir yönetimde hukukun verdiği karara rağmen, Eurogold'un yalancı sözkrinc kanmryoruz. Siyanürü götürmesini ve tel örgülerikakfarmasını istiyoruz" pankartı dikkat çekti. Öte yandan Eurogold'dan yapılan açıklamada. depodaki siyanürün en kısa zamanda bölgeden çıkartılacagı belirtildi. ANAP Okuyan: FP fınldağa döndü ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - ANAP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Okuyan, FP'nin siyasi yasaklı Necmettin Erbakan tarafından uzaktan kumanda ile yönetilen çok başlı bir parti görüntüsü sergilediğini söyledi. Sürekli karar değiştiren FP'nin "firüdağa" döndüğünü ilen süren Okuyan, "MİUet 18 Nisan'da bu finldağı durduracak" dedi. Yaşar Okuyan, dün parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, küskünlerin imzası ile açılan Meclis'te yaklaşık 2 haftadır dramatik olaylar yaşandığını söyledi. 9 ay önce seçim karan alınmasına önayak olanlann bugün seçmenden kaçtığını ileri süren Okuyan, şunlan söyledi: "Başlangıçta yüzde 40-50 oy alacağuu savunan FP, şimdi ayaklan yere basmaya başladığı için seçimden tüymenin yolunu aramaktadır. CHP ile biriikte küskünlerin arkasuıa saklanan FP, aynı zamanda eski y asakh Uderini kurtarmak için entrikalar . çevirmektedir. FP Genel Başkanı Recai' Kutan, milletvekillerine' Seçim bölgelerinize gidin' dedi, ancak kimse onu dinlemedi. Çünkü FP uzaktan kumanda edilen bir parti durumuna düştü." Okuyan bir soru üzerine, FP'nin üç başlı bir görüntü sergilediğini belirtirken, başlardan birinin Erbakan, diğerinin Recai Kutan. üçüncüsünün ise bugünlerde cezasını çekmek üzere hapse girecek olan eski tstanbul Belediye Başkanı Tayyip Erdoğan olduğunu ileri sürdü. ANAP'lı Okuyan, bugünkü koşullarda Meclis'ten herhangi bir yasa çıkarmayı ummanın düş olduğunu savundu. Okuyan, Genelkurmay lkincı Başkanı Orgeneral HUmiÖzkök'ün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş'ı ziyaret etmesi ile ilgili bir soruya da, "Hangi gerekçe ile niçin ve ne zaman randevu talep edildiğine bakmak lazım. Bu ziyaretin Vural Savaş'a acımasız saklınlann yapıldığı bir döneme rastlaması bazı çevTeler tarafından manalı bulunuvorsa bunu bilemem" vanıtını verdi. Tüm Bel-Sen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı'nın açtığı davalan kazandı Özfatura'nın cezalam yargıdan döndü NECATİ AYGIN İZMJR - Büyükşehir Beledi- ye Başkanı BurhanÖzfatura'nın belediyede çalıştırdığı memurlar hakkında açtığı tüm davalar ve atamalar yargıdan döndü. Özfa- tura'nın Tüm Bel-Sen yönetici- leri hakkında açtığı davalar da beraatle sonuçlandı. Her zaman hukukun üstünlüğüne inandıkla- nnı belirten Tüm Bel-Sen İzmir Şube Başkanı Hüseyin Doğan. "Bağımsızyargı bir kezdaha ver- diği kararia 'Ben buranın horo- zuyum kimseye hesap yermem' deme cüretini gösteren Özfatura ve onun gibi düşünenkri uyardı. Herkesin yargı karaıianna sayg»- h olması gerekir "dedi. Kamu Emekçileri Sendikalan Konfederasyonu'nca (KESK) grevli. toplusözleşmeli sendikal haklann verilmesi için yurt gene- linde 18 Nisan 1996'da düzenle- nen etkinliğe, Tüm Bel-Sen tz- mir şubelerinin yönetici ve üye- leri de katılmışlardı. Izmir Bü- yükşehir Belediye Başkanı Bur- han Özfatura, etkinliklere katı- lanlar hakkında idan soruşturma açtırmış, 146 çalışanın görev yerlerini değiştirmişti. Tüm Bel-Sen tzmir Şube Baş- kanı Hüseyin Doğan, Özfatu- ra'nın buuygulamalannın Iş Ya- sası'na aykın olduğu için idare- nin üyeleri hakkında verdiği ka- rarlann iptali istemiyle tzmir tdare Mahkemeleri'ne davalar açtı. Doğan davanın sonuçlany- la ilgili şunlan söyledi: "Mahkemeler, idarenin \erdi- Demirel DSİ bölge müdürleri toplantısına katıldı 6 Her kurum kendini kanıtlamalı' ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Cumhurbaşkanı Siilevman DemireL Türkiye'de her kurumun kendisini kabu! ettırmek ve kanıtlamak zorunda olduğunu belirtirken Devlet Su îşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü'nü ülkenin "yAhz kurumlanndan biri" diye nıteledi. Devlet Su Îşleri (DSİ) bölge müdürleri toplantısı, dün Cumhurbaşkanı Demirel, TBMM Başkanı Hikmet Çetin ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Ziya .4ktaş'ın katıhmıyla gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanı Demirel, toplantıııın açılışında yaptığı konuşmada, Keban Barajı'nın işletmeye girdiği 1940 yılından bugüne kadar 146 miryar kilovatsaat elektrik ürettiğini bildindi. Demirerin "Bunu 4'er sentten değericndirelim" sözlcrinin ardından salonda bulunan mımar Abdullah Demir'e. "Senin hesabın ku>-v«lidir Abdullah. Öyle rahat oturma" diye seslenmesi, salonda gülüşmelere neden oldu. Türkiye'yi kim idare ederse etsin, DSt'nin hevesini karşılayacak olanaklarm verilemediğini belirten Cumhurbaşkanı Demirel. "Benim idare ettiğim 10 sene de dahiL Ama sırtiannı sıvadanz,' Sene sonunda bir şey yapanz' filan diye" dedi. Demirel, tüm bunlara kaîşın Tüıkiye'de 195 barajın kurulduğuna işaret etti. Şanlmrfa T-2 tüneli ve buradaki santralm bitirilmesini isteyen Demirel, "Bunlan neden söylüyorum. Bunlar bir Cumhurbaşkanı'nın isi mi? E\et efendün işi. Neden işi? Eğer burada bir tesis yapdıyor, geien gecen bakjyor,'Ya bu ne zaman bitecek, bu ne biçim devlet' diyorsa devtetin başı bundan rahatsjz olur" diye konuştu. Demirel. suyun, kullanım açısından çağdaş insanın ölçüsü haline geldiğini söyledi. Enerji Bakanı Ziya Aktaş, finans sorunlannm çözülmesi için DSl'nin bir an önce katma bütçeli kuruluş haline dönüştüriilmesini hedeflediklerini kaydetti. Konuşmalann ardından Borçka ile Muratlı barajlan ve hidroelektrik santrallan sözleşmeleri tmzalandı. Öte yandan Azerbaycan'daki Türk Sanayici ve îşadamlan Beynelhak Cemiyeti Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Yangın ve beraberindeki heyeti kabu! eden Demirel. Türk cumhuriyetierinin bağımsızlıklannı korumaîanm istediklerini belirtti. Demirel. kabul sırasında yaptığı konuşmada şunlan söyledi: "Biz, 'Bu ülkeleri idare edelim' istemiyoruz. Biz kendi ülkeınizi idare etmekte sıkıntı içindcy iz. Bizden başka o ülkekrin dostu yoktur. Dost biziz. Biz o ülketer üzerinde hesapyapmaya. Sadece onlann iyiliğini düşünürüz." ği kararlan iptal ederek, üyeleri- mizi eski görevlerine iade karan verdi. Yargının bu karanyla Bü- yükşehir Belediye Başkanı Özfa- tura'nın uygulamalannuı huku- ka aykın olduğu tcscil edilmiş ol- du."" Doğan, Özfatura'nın Tüm- Belsen'in sendikal etkinliklerini etkisız hale getirmek için, sudan bahanelerle, sendika yöneticile- ri hakkında idari soruşturmanın yani sıra adli davalar da açtığını vurguladı. Olay tarihinde arala- nnda Tüm Bel-Sen tzmir Şube Başkanı olan Mehmet Düşünce- B'nin de bulunduğu sendika yö- netim kurulu üyeleri. Hüseyin Doğan, Hüseyin Obuz, Nazmiye Özen, Faysal Özçift, Salah Aksu ile üyelerden Şahap Demir, tbra- him Ayvaz,Mehmet Utku, Aycan Öndey,Oktay Akpınar hakkında davalar açıldığını söyleyen Do- ğan, bir yılı aşkın süren yargıla- malar sonucunda bu davalardan aklandıklannı söyledi. Doğan, Burhan Özfatura'nın şikâyeti üzerine işyerlerinde sendikalan- na ait bildirilen izinsiz dağıttık- lan için, kendısiyle biriikte, Hü- seyin Obuz, Yasedin Cidem, Hamdi Zerin, Zeynel Koç, Hüse- yin Koç hakkında ceza davalan açıldığını, bu davanın da beraat- le sonuçlandığını belirtti. Sendikal etkinliklere katılan- lann bazılanna 8'de birmaaş ke- simi cezası verildiğini anlatan Doğan. konuyla ilgili olarak tz- mir tdare Mahkemesi'ne dava açtıklannı ve mahkemenin ceza- lan hukuka aykın bularak kesi- len paralann faiziyle biriikte ge- ri ödenmesi karannı verdiğini söyledi. Doğan. bir basın açıklamasın- da, Büyükşehir Belediyesi'nde "çeteleşme" olduğunu içeren sözlerinden dolayı hakkında da- va açıldığını. ancak davadan be- raat ettiğini söyledi. Özfatura'nın belediye başkan- lığına seçildiği ilk günden bugü- ne dek sendikalanna yönelik baskılanm sürdürdüğünü. sendi- kanın baskılara hukuk yoluyla yanıt verdiğini vurgulayan Do- ğan. şöyle konuştu: "Biz her za- man hakkımıa hukuk kurallan içinde aradık. Hukuka, bağımsız yargıya olan güvenimizi her za- man taşıdık. Nhekim, bağımsız yargının verdiği karaıiarla haklı olduğumuz ortaya çıktı. Bizim gi- bi Özfatura'nın da yargı karar- lanna uy nıasını bekliyoruz. Sen- dikal etkinliklerimizi bugüne dek olduğu gibi bundan sonra da karartüıkla sürdüreceğiz.''
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog