Bugünden 1930'a 5,439,944 adet makale



Katalog


«
»

19MART 1999 CUMA • • • • CUMHURİYET SAYFA HABERLERIN DEVAMI - 19 GÜNCEL CUNEYT ARCAYUREK • iaştarafı 1. Sayfada bir TV kanalından duyurulduktan ve iabah gazetede yayımlandık- tanîonra -tepki göstereceği sanı- lan- pek çok çevreye sessizlik egjenendi. Syasiler, daha çok TBMM'yi olscanüstü toplantıya çağıranlar, dereci -tabii eleştirmeye değil- yurruşak ifadelerle irdelemeye çalıstı. Elbette Orgeneral Kıvnkoğ- lu'run demecini yadırgamayanlar da ^ardı. öneğin Cumhuriyet Başsavcı- sı Vıral Savaş... Kıvnkoğlu'nun derrecinde yer alan kimi önemli öğeen birkaç gün önceki açıkla- malannda neredeyse sözcüğü sözcüğüne yinelemiştı. öiüşen demeçleri yadırgama- mak gerekiyor. "Akıl için tarik (y- oO Jbr" değil mi? Kanımca; Orgeneral Kıvnkoğ- lu'nun Hürriyet'in manşetinde "seçmi ertelemeyin-312 'yi değiş- tirmeyin" diye özetlenen demeci- ni başta Cumhurbaşkanı Demi- rel. Başbakan Ecevit olağan kar- şılad. Demirel; ola ki Anayasa'ya gö- re "başkomutanlığı temsil ettiği için "demeci o kadardoğal buldu ki; basına "Demokrasiye asker götgesi çıkarmayın" dedi. Başbakan'a gelince... Anaya- sa'nın 117. maddesi diyor ki; "Ge- nelkurmay Başkanı, görev veyet- kilerinden dolayı Başbakan 'a kar- şı sonımludur." öyteyse? Orgeneral Krvnkoğlu "görev ve yetkileıinden" kaynak- lanan bu demeci vermeden önce Başbakan Ecevit'e gereken bilgi- yi sundu. Ya da Genelkurmay Başkanı demecin içerdiği konula- n Başbakan'la "istişare" etti. Bu, bir varsayım. Varsayım, çünkü 18 Mart törenleri için Ça- nakkale'ye giden Ecevit'in ilk de- mecinde, "Kıvnkoğlu'nun açıkla- masını doğrudan büyüteç altına alan" doğru dürüst bir ifadeye rastlamak olanaksız. Başbakan, "Siyasetalanmdaki, seçim tarihındeki, hükümet konu- sundaki belirsizlikten 'toplumun her kesiminde' büyûk huzursuz- luklar" var olduğunu söylüyor. "Toplumun her kesimi"ne Ece- vit; TSK'yi katıyor mu katmıyor mu, belirsiz! Ankara'ya dönünce demecin önemini kavrayan Ecevit, "Genel- kurmay Başkanı vatandaşın duy- gulannı dile getirdi" diyor. Vay, sivil yönetım yanlısı demok- rat Ecevit vay! Programla çıkan gerçek Demirel, askerlerin siyasetle il- gili, hatta siyasal gidışatı etkileyen -Kıvrıkoğlu'nunkine benzer de- meçleri- şöyle bir mantıkla savun- maz mıydı: "Canım niçin bu kadar büyütüyorsunuz bu demeçleri?.. Askerler de bu ülkenin çocuklan değil mi? Onlar da elbet görüşle- rini, düşünceJeriniaçtklayacaklar." Nrtekim dün buna benzer bir şey- ler söyledi. Ne var ki, hele siyasetin tam bir açmaza girdiği şu sıralarda asker- den gelen siyasal içerikli bir açık- lama başka başka yorumlara yol açıyor. Ayrıca, Genelkurmay Başka- nı'nın demeci; Cumhurbaşkanı- Başbakan hattında görülüp konu- şulduktan sonra açıklanıp açıklan- madığı sorusu da giderek güncel- leşıyor. Bakınız neden: Bir gazetecilik başansına imza atan Sedat Ergin (önceki gün) Genelkurmay Baş- kanı tarafından 14.30'da kabul ediliyor. Bir buçuk saat yanında kalıyor. Köşk'ün "devlet günü" dıye ad- landırdığı trafık saat 18.00'de De- mirel'ın, önce Kıvrıkoğlu'nu kabu- lü ile başlıyor Daha sonra Başba- kan Ecevit'le sürüyor. Ergin'le görüştükten sonra Köşk'e çıkan Kıvnkoğlu, demeç- ten Cumhurbaşkanı'na söz ettiy- se, Cumhurbaşkanı daha sonra gördüğü Başbakan'a "durumu aktarmamış" olabılir mi? Nitekım Başbakan rahat: "Gen- soru umurumda bile değil" diyor. Mesut Yılmaz açıkladı; "Baş- bakan'la her gün telefonlaşıyo- njz". Demirel-Ecevit-Yılmaz üçgeni- nin üçünci) ayağı da; böylece, K/v- rıkoğlu'nun küskünlerle FP'yi ge- ri dönüşe zorlayacak ya da en azından "yumuşatacak" demeci yayımından çok önce öğrenfyor. Ozellikle liderler; Kıvnkoğlu'nun seçimin ertelenmemesi ve -FP ha- riç- 312'nin değiştırilmemesi ıle il- gili "isteğini" şöyle yorumlayabilir- ler: "Biz de öyle düşündüğümüzü daha önce açıkladık." Yani? Yok birbirimizden farkı- rrnz! Küskünler ralıatsız• Baştamfi 1. Sayfada kapatılan RP'nin yasaklı liden Necmettin Erbakan'a "312. maddenin geçmesi zor, seçimle- ri iptal ettirelim" mesajı gön- derdi. Kıratlıoğlu, "TCY'nin 312. maddesinin teknik bakım- dan kaJdınlması mümkün de- gjL 15 gün gibi kısa bir sürede geçmesi imkânsız gibi. Dolayı- sryla, 312. maddenin geçirilnie- si güç. Seçimin iptal edilmesi ge- reldr" dedi. Kıratlıoğlu gazetecilerin, "Seçimlerin iptal edilmesi giri- şinüne FP'lilerin yaklaşımı na- sü" sorusuna da "Baa FP'Kler 'tabanımıza seçimlenn ıptahnı nasıl açıklanz' diye göriiş bildi- riyorlar. Biz de 'Taban sizı de- ğil, siz tabanı yönlendirmelisi- nız' diyonız'' karşılığını verdi. Kıratlıoğlu, Kıvnkoğlu'nun sözlerini ise "tavsiye" olarak değeriendirdiğını ifade etti. Erez sessiz kaldı Küskünler hareketi içinde yer alan ve başlangıçtan beri se- çimlerin 18 Nısan'da yapılma- sına karşı çıkan Bağımsız Muğ- la Milletvekıli Yatan Erez, Kıv- nkoğlu'nun açıklamalan ile ıl- gilı yorum yapmaktan kaçındı. Hükümet hakkındaki gensoru- yu da destekleyen Erez, Kıvn- koğlu'nun açıklamalan ıle ilgı- lı. ~Bu konuda hiçbir yorum yaprnam. Bir millervekili oiarak \leclis"egelir,çaüşırınr demek- le yetindi. Imzacılardan CHP Sıvas Mil- letvekili Mahraut Işık, Kıvn- koğlu'nun sözleriyle ilgili so- ruiara "Hiçbir şeydemiyorum" yanıtını verdi. tmzacılardan CHP lstanbul Milletvekilı Ah- met Güryfiz Ketenci ise şunlan söyledi- "Açıkiama, ülkenin demok- ratikJeşmesi ve rejimin srvilleş- mesine giden yolun önüne ko- nulmuş bir taş gibi algılanabilir. O\sa laik vedemokrarik rejimi- mizin pariamentosunun özgür iradesinin üstünde hiçbir iradc olamaz. olmamalıdır. Aksinidü- şünmek, kapalı ve otoriter reji- min vartağını kabul etıpek de- mektir. Dilerim, Sayın Genel- kurmav Başkanı bu açıklaması- nı rejimin içinde bolundugu ko- şulları haoriatmak için yapma- Bazı yasalann çıkanlması için TBMM'nın çalıştınlması- na destek veren CHP lstanbul Milletvekıli Ercan Karakaş so- nılar üzenne, "Mevzuaö bünıi- yorum. Mevzuat uygunsa konu- şabilirler, degilse demokrasiier- de ayncalıklı kişi olmaz" açık- lamasını yaptı ANAP'Iı Alkan'dan Ecevit'e tepki Küskünlerden ANAP'Iı .Ah- met Alkan. Kıvnkoğlu'nun açıklamalannı onaylar tarzda açıklamalar yapan Başbakan Büient Ecevit'e tepkı gösterdi. Alkan, "Parlamenterlerin hak- lannı koruma girişimi sivil dar- be oluyor. pariamento dışından yapılan dayatma niteliğindeki açıklamalar isedogru oluyor. bu nasıl demokratik vaklaşım? Ecevit, haikın karşısına nasıl çı- kacak" dedi. Alkan, millervekili genel se- çimlennin ertelenmesine ılişkin önerge vermeyi henüz düşün- mediklerini söyledi. DTP lideri Cindoruk da yap- tığı yazıJı açıklamada Kıvnkoğ- lu'nun sözlerini "anayasamnte- mel buynıkiannın sımrlan için- de görmenin mümkün olmadı- ğınrbildirdi. "TBMMv^sama yctkisini Türk miüetiadına dev- redilemez nitelikte kullanır" di- yen Cindoruk şu görüşlen bü- dırdi: 'SeçimJer kaos yaratacak' "Geçmişinde milH egemenli- ğin, gerekçeleri haklı bile sayıl- sa miJletten alındığı dönemler yaşadık. Seçimin ertelenmesi değU, vapdması bir kaos yarata- caknr. Sayın Başkan'ın bir soh- bette söylediği ve yurttaş Idmli- ğine dayalı sözkrinin abartıldı- gı inancımı ifade ve ümit etmek istiyonım. Arük demokrasi dö- nemi. bir dünya şartı nıteBgini kazanmışttr." DTP Genel Başkan Yardım- cısı Ayseli Göksoy da dün dü- zenlediği basın toplantısında " Yanlışyapfyoruz. sonra dönup ordunun temizlemesini istiyo- ruz. Meclis ne güne duruyor. Pa- dişahın yörüngesindeki haremi gibi Meclis'te toplanmış insan- lar mıyız'' açıklamasını yaptı. 1 FP Genel Başkanı Kutan, so- rular üzenne Kıvnkoğlu'nun görüşlenni ifade etriğini belır- terek "Zaten bahsettiğj hususia- nn hepsi Meclis'in gündemin- dedir. Elbette en üst kurum ola- rak Meclis, en dogru ve en isa- betli olan hakkında karannı ve- recektir. Bu hususta söyleyebile- ceğim o" dedi Kutan, "Kıvn- koğlu'nun böyle bir açıklama yapmasını nasıl değerlendiri- yorsunuz" sorusuna da "Görûş- lerini bildinniş"' yanıtını verdi. Seçim Moku rahatiadı Başbakan Büient Ecevit, Ça- nakkale'de gazetecilenn Kıvn- koğlu'nun sözlenyle ilgili so- rulanna şu yanıtı verdi: "Siyaset alanındaki.seçim ta- rihindeki, hükümet konusunda- ki belirsizlikten toplumun her kesiminde büyük huzursuzluk- lar var. Türkiye hem olumlu. hem de olumsuz anlamda kritik bir aşamadan geçiyor. Olumsuz anlamda. derken terör olav lan- nı kastediyorum. Bunlar umut- suzluk içinde çırpuuşlardır. Bir istikrarsızuk ortamından da ya- rarlanmava çalışıvor teröristler. Öte yandan ekonomideki temel göstergeler olumluva doğrvı gi- divordu. Tabii bir hükümet bu- nahmının ortaya çıkması ve be- ürsiziiğin devam etmesi duru- munda, bütün bu olumlu gös- tergeler de olumsuziuğa dönü- şebilir. Şu sırada Türkiye'nin bir hükümet bunalımına ihtjya- cı da vokrur, tahammülü de >ok- tur. Hiçbir konuvu pazariık ko- nusu yapmayiz, buna vaJdt de yok." Akarcalı: 312 halkm gündeminde değil ANAP Genel Başkan Yar- dımcısı BüientAkarcah. Genel- kurmay Başkanf nın değerlen- dinnelerinin kamuoyuna tek yönlü olarak yapılan bir açıkla- ma nitehğinde olmadığını söy- ledi. Akarcalı, "Genelkurmay Başkanı bir gazetecinin sorula- nna cevap vermiştir. Genelkur- may kendi inisiyatifi ile kanıu- oyunu yönlendirmek amacıvla bir açıklama vapmamışOr. Bu sorulara kamuoyu da aynı ce- vaplan vermektedir. Kamuoyu da seçimlerin ertelenmesini tste- miyor, 312. madde haikın gün- deminde bile degfl" dedi GUNDEM MUSTAFA BALBAY • Baştarafı 1. Sayfada vünüyor... Haftanın sonuna doğru bu görünüme şunu ekleyebilinz: Oyuncular arada bir toplanıp ku- ral değiştıriyor. Bir taraf, '60. daki- kadan sonra ofsaytı serbest bıraka- lım' diyor. Karşı taraf, 'Tamam, ama oyunun bitiş süresini şimdi karar- laştırmayalım. Ucu açık olsun' di- yor... Böylesine ucube bir şey... Konunun çok tarafı var. Gelinen noktayı madde madde sıralayalım: 1 - Sonunda Meclis'in yönetımi de tartışmalı hale geldi. TBMM Başka- nı Hikmet Çetin, yazılı, sözlü, gö- njntülü olarak yaptığının doğru ol- duğunu sürekli anlatmaya çalışıyor. Uluç Gürkan ın TBMM Başkanve- kili olarak Çetin'le çekişmesi, olum- lu bir görüntü oluşturmadı. Bunu DSP adına bir başkası yapabilirdi. Ardından başkanlık koltuğuna otu- ran Yasin Hatipoğlu genel görünü- mü tamamladı. Erbakan kontrolün- deki FP yönetimi nasıl ıstiyorsa, o yönde hareket etti. 2- Terörün biçim değiştinmesinin yarattığı sosyal gerginliğin boyutla- n da sürekli değişıyor. Içme suyuna kadar korku salmak istiyorlar. Küs- künler işte bu olgunun ardına sığı- narak TBMM'yi topladılar. Ancak FP'nin kucağına oturup, bunu gö- rüşme gereği bile duymadan, ken- di emellerine geçtiler. En azından önce terörü görüşüp, sonra seçimin ertelenmesine geçebilirierdi. 3- Milletvekilleri farkında mıdır, bil- miyoruz. Yurttaşlarda, 'bu Meclis bızim sonınlanmızı nasıl çözebilirki' sorusu daha yüksek sorulmaya başlandı. Yurttaş öylesine tepkili ki... Devamını aktarmaya içimiz el vermi- yor! 4- TBMM, geçen cumartesi gü- nünden bu yana adım adım belirsiz- liğe sünjklenirken parti genel baş- kanlan üstlerine düşen görevi yeri- ne getiremediler. Liderler suftası al- tındaki Meclis'in böylesine karışı- vermesi, radikal bir ucun öteki ucu da doğurabileceği gerçeğini ortaya koydu. Lider disiplini bir anda, her kafadan ayn sesin çıktığı an kova- nınadönüştü! Kimi liderler Meclis'te olup bitenlerle, Birleşmiş Milletler \z- leme Komitesi'nden hallice ilgilen- diler! 5- Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, TBMM'de olup bitenlerin Türkiye gündemiyle zıt bir konuma düşmesini engelleme çabası içine girmedi. Bunu söylerken tabii ki, Cumhurbaşkanı, TBMM kanşık sa- lata gibi olsun, diye düşünüyor de- mek istemiyoruz! Ancak, Fırat kena- rında bir koyunun kaybolmasından bile kendisini sorumlu hisseden De- mirel'in, TBMM'nin itibarının kay- bolmasına karşı harekete geçmesi gerekmez miydi? Bunun yerine tar- tışmalar için 'dünyanın sonu değil' yorumunu yaptı. Yorum, tam bir De- mirel klasiği... Ortadan bir demeç çek, nereye çekersen çek! Hak vermek zor bir tekine 6- Liderler blokuyfa küskünler bloku arasındaki çekişmenin iyice gerildıği bir anda, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hüseyin Kıvn- koğlu'nun demeci iklimi değiştirdi. Kıvnkoğlu, karşılıklı gerginliğin ze- mini olan iki konuda görüş belirtiyor- du: 'Seçim ertelenmesin, 372. madde değiştirilmesin.' Bu demeç doğal olarak Ankara'nın dünkü gün- demini beliriedi. Hergruptan millet- vekıli görüşünü açıkladı. Milletvekil- leri konuları sulandırdıklannın ayır- dında olmalı ki, biri çıkıp "Biz bura- da son derece demokratik, düzey- li bir tartışma yapıyonız. Dışandan mûdahaleolmamalı" diyemedı! Bu- nun yerine mevcut kısırlığı tamam- layan çıkışlar vardı. 7- Genelkurmay son dönemde sadece Türk Silahlı Kuvvetleri'ne yönelik doğrudan bir olumsuzluk olunca açıklama yapıyordu. Son açıklama, siyasi konulardaki değer- lendirmeyi içeriyor. Genelkurmay, 28 Şubat sürecinde medyaya daha geniş bir zeminde görüş-değerten- dirme açıklıyordu. Bu anlayışın de- ğiştiği dikkati çekiyor. 8- TBMM'de dün farklı bir görü- nüm vardı. Küskün milletvekilleri de- ğişık değertendirmeler içındeydıler. Içlerınde birden ülkeyi kaosasürük- lememe duygusu belırdi. Kimıleri, 'küser adım marş marş' deyip ke- nara çekildi. 9- TBMM'nin çalışmalanna dışa- ndan müdahale diye bir durumdan söz edilecekse, Erbakan'ın tavnn- dan başlamak gerekiyor. Erbakan'ın kişisel hırslanna pas pas olan FP'li- ler, kendi gerçeklerini Türkiye ger- çeklerinin önünde tuttuklannı, tuta- caklarını bir kez daha göstermiş ol- dular. Bu genel görünümden sonra TB- MM'ye bakıp şu sorunun yanıtını anyoruz: - Hangi taraf haklı? Görünüm yuvarlak, yanıtımız te- kerlemeli olsun: Hak vermek zor bir tekine... Al birini vur ötekine... INSAN VE MACİRA
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog