Bugünden 1930'a 5,438,457 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

19MART1999CUMA CUMHURİYET SAYFA KULTUR 15 Geber karanlıklar preıısiî Bugün gösterime giren son John Carpenteryapımı 'Vampirler \ kan, şiddet, seks dozu irkiltici ama temposu, humoru tıhrında, ilgisiz kalınamayacak bir korku-gerilim westerni denemesi Osmanlının can düşmanı KazıkhVty- voda'dan kaynaklanan ve geçen yüzyıl- da yazar (Ab)Bra(ha)m Stoker'in ede- biyata kazandırmasıyla efsaneleşen vam- pir hikâyelerinin, en son sinemaya ak- tanlıp 2-3 hafta önce sinemalanmızı şenlendirmiş modern bir uzantısı nite- liğindeki 'Btede' fılmini görmeye zah- met etmemiştik. Ancak bugün gösteri- me giren ve biraz da yönetmeninin ha- tınna, mecburen gidip seyrettiğimiz, JohnCarpenter'ın 1997 yapımı son fıl- mi de, adı üstünde, vampir mitosunu alışılmış gotik tarzdan farklı kılınmış, beylik westem yakJaşımı ve çağdaş bir yorumla karşımıza getiren. türün bir başka hatın sayılır örneği çıktı: 'John Carpenter's Vampires- Vampirler'. Tıpkı 3 yıl kadar önce gördüğümüz- de bize hayli matrak, uçuk kaçık bir ikinci yan ve eğlenceli dakikalar yaşat- rruş, belleğimize bol kan ve şiddet sos- lu, gırgırla kanşık, fıttmk ve güldürü ağırlıklı 'tiril tiril bir korku- western fantezjsi' olarak kaydettiğimız, Taran- tino- Robert Rodriguez yapımı 'From Dusk Tffl Davvn- Günbatımından Şafa- ğa' gibi, ABD'nin Latin kültürünün alt- tan alta folcur fokur kaynadığı, doğaüs- tü gûçlerin, batıl inanışlann gecerli ol- duğu, gizemli güneybahsmda, New Me- xico yöresinde geçiyor 'John Carpen- ter'ın Vampirleri'. Açık arazıdeki kan emicilerin yuva- landığı metruk bir eve, vampir avcısı kovboy kahramanlanmızın zıpkın gıbı. zıpkınlı, rahipli, dualı baskını görüntü- leriyle başlayan, şiddet ve seks öğesinin baştan sona öne çıktığı film, alışıldığı ûzere, habire patlak veren çeşitli sürp- rizlerle sürerek gündoğumunda 'iyOerin kötüleri' yendiği malum bir fınale bağ- lanıyor sonunda. Carpentervari vampir filmi Filmde, yaylı tüfekten atılan zıpkın- la şişleyip yakaladıği vampiri gün ışı- ğma çekerek güneş altında cayır cayır yakıp kül eden, kasaptan farksız avcı JackCrovv'laparalıaskerlerinin, yeryer iç kaldıncı kesip biçme-parçalama ey- lemlerine giderek alışıp kanıksıyor se- yirci. Artık, kellelerin kopanlıp vücut- lann parça parça doğrandığı kasaphk SUNGU ÇAPAN John Carpenter's Vampires / Yönetmen: John Carpenter / Senaryo: Don Jacoby, John Steakley'nin romanından / Kamera: Barry G. Kibbe / Müzik: John Carpenter / Oyuncular: James Woods, Daniel Baldwin, Sheryl Lee, Thomas lan Griffrth, Tom Guinee, Maximilian Schell, Greaory Sierra / 1997 ABD(Ozen Film) sahnelen, sıradan olaylardan sayılıyorgü- nümûzde. Gerçek şiddetin filmlerdeki- ni çoktan geride bıraktığı bile söylene- bilir 2000"e bir kala. Bu filmdeki abar- nlı şiddetin bir adım gerisinde kalmış cin- sellik öğesi de, baştan sona, şortlu, yük- sek topuklu, davetkâr haliyle boy gös- teren ve 600 yaşındaki efendi vampirin (Thomas lan GrhTıth) ısırmasıyla ken- dinden geçıv eren, David Lynch' in 'Twin Peaks-İkiz Tepeler'inın Laura Palmer'i olarak tanıdığımız. fahişe Katrina- Sheryl Lee'den kaynaklanıyor büyük ölçüde. Ama Carpenter'dan daha lyisi beklenir- di doğrusu. özellikle vampir avcısı eki- bin, rahip ve polısin sağladığı fahişeler- le kutlama âlemıne daldığı, Sun-God motelindeki, ürkünç bir katliamla so- nuçlanan o pespaye orji sekansında... 1970'lennbaşındabağimsızlannye- nilikçı, 'yıldız yönetmeni' olarak baş- ladığı. çeyrek yüzyılı aşkın kariyerine, YENİ BASLAYANLAR... YENİ BASLAYANLAR. ABugsLrfe- Blr Böceflln Yaşamı Kannca adasında yaşayan kanncalar için hayat, bir piknik yeri değildir! Her yıl yaz gelince zorba çekirgeler baskın verip kanncalann topladığı yiyecekleri çalmakta ve bu durum banşsever kann- ca toplumu içın çekilmez hale gelmek- tedir. Kanncalarla dost olduklan pıreler birlikte, çekirgelere karşı büyük bir sa- vaşahazırlanırlar... Walt Disney-Pixar Animasyon Stüd- yolan'nın işbirliğiyle ve sinemaskop tekniğiyle çekilen "A Bug's Life-Bir Bö- ceğin Yaşamı"nı, daha önce "Toy Story"nin de yönetmenliğini yapmış, bilgisayarlı animasyon sanatının öncü- lerinden, iki Oscar ödüllü John Lassiter yönetmiş. KJasik Ezop masalını çıkış noktası olarak alan "Bir Böceğin Yaşamı", son dönemde yeniden rağbet gören çizgi fılm türünûn bu yılki bombası olacağa benzer. Bu kez toprağın altına inerek iz- leyeceğimiz, fantastik bir yeraltı atmos- ferinde geçen bu yepyeni epik animas- yon, sıcak karakterleri, çarpıcı görsel efektleri ve seyirciyi kahkahalara boğan esprileriyle geleneksel masalı tam anla- mıyla görsel bir şölene dönüştürüyor. Yönetmen John Lassiter- Andrew Stan- tonikilisinin"Bir Böceğin Yaşamı", son derece özgün. olağanüstü eğlendirici ve mizahla, macerayla, duygusallıkla dop- dolu. şirin bir animasyon sonuçta. Payback- Cününü Cöreceksin Porter (Md Gibson) ve Val Resnick (GreggHenry)adındaki Chicagolu iki ya- sadışı bir soygun yapar, ama sıra parayı paylaşmaya gelince or- tağına kazık atar, Por- ter'ın hem parasına. hem kansına ve hem de hayatına göz diken Val Resnick. Film boyunca para- sını geri almak için amansız bir mücadele- ye atılan, ihanete uğra- yıp ölüme terk edilmiş Porter rolünde nıcedir özlenen Oscar'lı Mel Gibson'ı seyredeceğı- miz "Payback- Gfinü- nü Göreceksin", yönet- menliğini deneyimli senarist BrianHet- geland' m yaptığı. vurdulu kırdılı, şenlik- li şamatalı ve tempolu. Amenkan yapı- mı bir aksiyon- macera kokteyli, ancak türün meraklısına ve Mel Gibson tut- kunlanna salık \ enlecek cınsten bir film "Payback-Gününü Göreceksin". Mel Gibson'la Gregg Henry'nin ya- nı sıra BiD Duke, \Vflliam Devane, Lucy Liu, Maria Bello. David Palmer ve "Crash"ın soğuk seksi sanşını Debo- rah Kara Unger de var "Payback"te. Sonuçta "Payback-Gününü Görecek- sin", gıcır gıcır, önemsız. ama oyalayı- cı ve sürükleyici olabilen yeni bir ma- cera izlemek ısteyenler içın. The Truman Show Yönetmen PeterVVeir'ın Oscar aday- lığı nedeniyle yeniden gösterime sokiı- lan "The Truman Show"da. nedense en iyi oyuncu Oscar adaylan arasında yer almayan Jim Carrey tarafindan canlan- dınlan Truman Burbank'in uzak bir ada- dakı huzurlu bir kasabada, kansı, kom- şulan ve dostlanyla çevTelenmiş mutlu yaşamı anlatılır. daha önce fılmi seyre- denlerin bildiği gibi. Ne var ki Truman'ın yaşadığı, Seahe- aven denilen bu kasaba, aslında kocaman bir televizyon setıdir ve burada 10 bin 909 günden ben aralıksız süren bir di- zinin çekımleri yapılmaktadır. Üstelik tüm ada sakinleri dizinin oyunculandır. Adı gibi saf. naifbiri olan Truman'ın (Jim Carrey). günün birinde sevdiği kızın "Her şey sahte, her şey şov" demesiyle aklı kanşır daha sonra. Öldüğünü sandığı babasını bir kala- bahkta görünce başkalan tarafindan do- ğumundan beri planlanıp programlanmış dünyası altüst olur... aralannda'AssaultonPrecuıct u->, Hat- loween', 'Escape From New York', 'The Thing', 'They Live'. vb. gibi, korku-ge- rilim türünün kılometre taşı olmuş ve peş peşe taklitleri çekilmiş klasiklerinin de yer aldığı, (şimdilik) 20 Fılm sıkıştır- mış Carpenter'dan bunca zamandır bir fîlm bile görmemiş sinemasever hiç dü- şünülebilirmi? Yıllardırbilimkurgusal, korku. dehşet, gerilim ağırlıklı konula- n hayli fantastik tarafindan hikâye et- miş ama kendini tekrara düştüğü 1990'larda birduraklama (hatta çöküş) dönemine girdiğini örneklemişti Car- penter, en son seyrettiğtmiz ve bizi ye- ni bir hayal kınklığına uğratan o büyük stüdyo tezgâhı 'Los Angeles'tan Ka- çış'la, 2-3 yıl önCe. Birlikte yaşlandığımız. film üretimi- nin tüm aşamalanna vakıf, 1948 do- ğumlu yönetmen, senarist, montajcı, müzikçi, oyuncu, yapımcı John Carpen- ıci, özellikle son yıllardaki 'seri üretim' fılmleriyle Hollyvvood çarkına 'kûskün bir tesHmiyetie' yenik düşmüş, diyece- ğini tüketmış bir görüntü veriyordu ni- cedir. Üstelik hasta, yorgun, bıkkın ol- duğu, artık işinin bittiği, Hollyvvood stüdyolannca dışlandığı haberleri de ge- liyordu, hortlak gibi çökmüş portrele- riyle bezeli. Gerilimden westerne Aslında düşük bütçeli (ve kısmen bü- yük stüdyolara çektiği kimi) filmlerin- de seyirciyi tel tel germesini bilen. ıyı bir teknisyen ve nihılist bir hikâye an- latıcısı olagelen. bir zamanlann fantas- tik tirildeme (thriller) ustası John Car- penter'ın. doğrusu her fılminın merak- labeklendiği günler, çoktan geride kal- dı artık. Yine de Carpenter'ın, John Ste- akley'nin 'Vampirler' adlı romanından uyarladığı ve eski dinamizminden, ya- Mart ayının bahar bereketiYıllardırbaharm gelişinin habercisi olagelen İstanbul Film Festivali'nın (17 Nisan - 2 Mayıs) yine uftıkta görün- düğü. İstanbul tamamlanma- dan başlayacak Ankara Film Festivali'nin de (26 Nisan - 9 Mayıs) son hazıriıklannın yapıldığı ve bu pazar gece si (ilkbahann da başlangıcı 21 Mart'ta), bir kez daha ek- randan naklen izleyeceği- miz. görkemli bir ödül töre- niyle Los Angeles'da verile- cek olan Oscar ödülleri he- yecanının tavana vurduğu. kedilenn de dama çıktığı şu mart günlerinde, sinemase- verlerin ilgisvni çekecek cins- ten. çeşitli etkinliklerden ge- çilmiyor ortalık. Goethe Enstitüsü'yle Fran- sız Kültür Merkezi tarafin- dan düzenlenen RomySchne- ider retrospektifınde bu Vi- yanalı, güzel, bahtsız ama büyük sinema oyuncusunun kimi önemli filmleri göste- riliyor Taksim'deki Fransız Kültür Merkezi'nde. Prog- ram şöyle: Pazartesi 19.00'da Oaude Sautet'nin yıllar ön- ce ülkemizde 'Seref Yolu' adıyla göste- rilmış "\lax et tes FeraiUeurv Komiser ve Genç Kız' (1971), çarşamba 18.00'de AndrzejZukmski'nın 'L'importantc'est d'aimer -Önemli CMan Sevmektir' (1974), 20.00'deBertrandTavernier'nin 'LaMort endirect - Dolaysız Ölüm' (1979). per- şembe 19.00'da Francis Girod'nun 'La Banquiere - Bankacı Kadın' (1981). cu- ma 19.00 da da Claude Miller'in 'Garde a vue - Sorgulama' (1982). Peşpeşe ge- len acılarla yaşamı kararmış, erkeklerle hep hayal kınklığına uğramış, 1982'de evinde ölü bulunmuş 'sinemanın mutsuz prensesi' Rosemarie Albach-Rett> ya da bılinen adıyla Romy Schneıder'i (1938- 1982) anımsamak ısteyenlerle oyuncu- luğunu keşfetmek isteyen yeni kuşak si- nemaseverlere salık verilirbu'Romj-ret- ro'su. Halen süren, pazar günü bitecek 'İrlan- da Ruhu Festivali' kapsamında, Beyoğlu Akademı Sıneması'nda gösterilen Irlan- da filmlerinin programındaysa Mike Ne- vvellın İntotheWest-Babda'<G.Byme, E.Barkin, 1992),Stephen Frears in 'The Snapper' (R.McCabe, C.Meaney, 1993), Neil Jordan ın 'The Butcher Boy - Cani Çocuk'(S.Rea, A.O'Sullivan, 1998), John Boorman'a geçen yıl Cannes"da en iyi R. Schneider'in beş filmi Fransız Kültür MerkezTnde. yönetmen ödülünü kazandıran 'The Ge- neral' (B.Gleeson, A.Dunbar. J. Voight. 1997) gibi ülkemizde gösterilmemiş ba- zı önemli ve ödüllü filmler dikkati çeki- yor ilk bakışta. Bilgi Üniversitesi'nde 15 Mart'tan be- ri süregelen. pazar günü sona erecek ls- rail filmleri gösterisınde de lsrail tarihi ve kültürüyle ilgili değişik temalan ele alan 5 film sunuluyor. Bugün 18. 00'de Tzipi Trope nin Tel Aviv-Berlm'(1987),20.00'de Lri Barabash'ın BeyoodtheVVİaDs" (1984). cumartesı 16.00 ve20.30"daEliCohen'in 'The SummerofAviya'( 1988). 18.00'de NadavLevitanın 'Stâlin's Dicipks" (1987). pazar 16.00'da'TelAviv-Berlin',18.00'de Haim Buzaglo'nun 'Marriage of Conve- nience' (1988)\e 20.30'da da 'Beyond the VValls' Bilgi Universitesi'nin Kuştepe'de- ki hoş salonunda izlenebilir. Tünel'deki Tank ZaferTunaya'da mart başından beri süregelen 'En Baba Film- ler Festivali'ndeyse Brian De Palma'nın 'Scarface-Yaraü Yüz'ü(1983) pazar 15J0 ve 19.00'da,John Cassavetes'in 'Gloria'sı (1980). pazartesi ve 27 Mart Cumartesi 15.30 ve 19. 00'da gösterilıyor. Atatürk Kıtaplığı'nda da yann 18. 00"de Coppo- la'nın -TncGodfather 2-Baba2'sı (1974), sah 19.00'da 'Baba 3' (1990) var. ratıcılığından ve özgün havasından esın- tiler içeren bu vvestern havalı, ürkünç vampir çeşitlemesi niteliğindeki son fil- minden ummadığımız kadar hoşnut ay- nldık. Kısaca. Katolik Kilisesi'nin maddi- manevi desteğini de arkasma alarak, ka- zık, zıpkın, yaylı tüfek ve tabancalany- la donanmış bir grup vampir avcısınm dehşetengiz serüvenleri üstüne gelişen 'JohnCarpenter'ın Vampirleri'. malum karşı konulmaz ve dayanılmaz 'kan içi- ci,karanhklarprensi'muhabbetine iliş- kın, efendiyle kurbanı arasmdaki tele- patik bağ, vampır ısınğının hemen dağ- lanması, yüzyıllardırkayıp, kutsal Ber- ziers haçı. ortaçağda K.atolik bir Çek rahibiyken ruhunu şeytana satarak saf değiştirmiş, elinin tersiyle kelle kopar- tıp ciğer söken, tarihin ilk bilınen(!) vampiri (Valek), vb. gibi aşınmış, bas- makalıp bilgilenmizi de tazeledi, mi- <*yr tr \~ --zah, espri ve belirgin bir seyir keyfıyle takviyeli tarafindan. Sarmısaktan, haçtan filan kork- mayıp kurşunlarla delik deşik edilmeye de aldırmayan, ancak kalbe kazık çakılarak ve kelle kopanlıp parça parça kesilerek yok edilen ve gün ışığında kül oluveren vampir avenesiyle, vampir avcısı kovboylann kı- yasıya kapıştığı. ortalığın kan gölüne dönüştüğü. belirgin bir cinselliğin pompalandığı 'John Carpenter'ın Vampirieri'nde, Fransız elestirmen tayfasının da ağızbirliğı etmişçesine belirt- tiği gibi, unutulmaz 'The Wild Bunch' başyapıtını çağnştıran bir Sam Peckuipah stilı vvestern yaklaşımıyla. George A. Rome- ro'nun horror klasiği 'Night of the Living Dead' tarzı bir iske- letler dansı dehşetinı beceriyle harmanlıyor yönetmen. Kos- tümlü, şatolu. sisli, yarasalı, o bildik gotik klişelere dayanan bir vampir filmi değil de klasik vvesteme özgü öğeler ve gönder- melerle dolu, karakterlerin ade- ta birer vvestern kahramanına dönüştürüldüğü bir Carpenter filmi var önümüzde. Carpenter'in dönûşü Aiışıldığı gibi yine filmınin müziklerini üstlenmiş Carpen- ter'in country-vvestern havala- nnın eşlik ettiği, Nevv Mexi- co 'daki dehşetengiz vampir avı- nı hikâye eden bu son yapıtmın artılan olarak, Barry G. Kib- be'nin kamerasının saptadığı cinemascope, renkli görüntü- ler, basit ama etkili kullanılrruş özel efektler, tempolu bir anla- tım. akıcı bir montaj ve rolüne cuk oturmuş James VVbods'un sürüklediği oyuncu kadrosu sa- yılabilir. Vaktiyle vampir baba- sını öldürmek zorunda kalmış, görevine bağlı. azimli, sert, si- garası ağzından düşmez avcı Jack Crovv'da çağdaş bir Van Helsing-Yılan Plissken kanşı- mı bir zıpkınlı silahşorkompo- zisyonu çiziyor yıllann 'çopur' James NVoods'u. Woods'un ya- nı sıra, yaşlanınca ölüm korku- suyla şeytana kanıp saf değiş- tirmiş, hain kardinalde eskiler- den Maximiian ScheD. karizma- tik efendi vampir Valek'te Tho- mas lan Griffith, bilgili, gay- retli genç rahipte Tim Guinee ve Crovv'un gitgide Katrina'ya tutulan baş adamında Baldvvin kardeşlerden irikıyım Daniel de sivriliyorlar filmde. Beylik deyişle, türün meraklısının ka- çırmaması gereken, mizahi bir dehşet eğlenceliği 'John Car- penter'uı Vampirier'i. (Meraklısı için not: John Car- penter sinemasına ilişkin doyu- rucu bir derleme- dosya, aylık Sinema dergisinın şubat sayısm- dayayımlandı.) Sait GüneCin resim sergfsi • Kültür Servisi- Sait Günel'in resim sergisi 26 Mart'a kadar Karsu Tekstil Sanat Galerisi'nde görülebılecek. 1984 yılından bu yana Almanya'da serbest ressam ve grafıker olarak çalışan sanatçı, özel ve resmi kurumlarda da resim dersleri venyor. Suluboya, çalışmalannda önemli bir yer tutmakla beraber her türlü malzemeyi kullanarak'insanı ve doğayı • kendine özgü bir teknikle yorumluyor. Günel'in. özel koleksiyonlar, resmi kurumlar ve VVuppertal Völkerkundlisches Müzesi'nde yapıtlan bulunuyor. Tıyatpocu Sadrettm Kılmç öldü • Kültür Servisi - tstanbul Devlet Tiyatrosu sanatçılanndan Sadrettin Kılınç (61) geçen sah yaşamını yitirdi. Konservatuvar mezunu olan ve 36 yıldır sahnelerde varlık gösteren Kılınç için önceki gün Devlet Tiyatrolan Taksım Sahnesi'nde bir tören düzenlendi. Kılınç'ın cenazesi Teşvikiye Camii'nde klınan öğle namazının ardından Maltepe Başıbüyük Mezarlığı'na defnedildi. Kılınç'ın rol aldığı oyunlar arasında 'Oyunlarla Yaşayalar', 'Küçük Burjuvalar', ve 'Aşağıdakiler" yer alıyordu. Sis ve Gece1 Yunanca'da • Kültür Servisi - Ahmet Ümit'in 'Sis ve Gece' adlı polisiye romanı, Yunanistan'daki yayınevi Oceanida tarafindan yayımlanıyor. 1996 yılında Türkiye'de yayımlanan kitap, polisiye roman geleneğinin var olup olmadığı tartışılan edebıyat ortamımızda yankı uyandırmış, tartışmalara yol açmıştı. Istanbul'daki suç kültürüne özgün bir bakış açısı getiren kitap, bu kültürün edebi bir panoramasını çıkanyor. Yayınevi, 'Sis ve Gece'yi bu yıl yayımlamayı planlıyor. Bu yıl Plato Film tarafindan filme çekilecek olan roman, yabancı dile çevrilen ilk Türk polisiye romanı olma özelliğini taşıyor. Caz topluluğu Crîss-Cross bugün İstanbul'da • Kültür Servisi - tstanbullu cazseverler bugün saat 20. 30'da İstanbul Kültür Üniversitesi'nde Criss-Cross Caz Topluluğu'nun konserini izleme olanağı bulacaklar. 1983 yılında piyanist Adriane Muttenhalter tarafindan kurulan toplulukta Muttenhalter'ın yanı sıra Michael Erian (altosaksofon), Helmut Strobl (tenor saksofon), Heinrich Werkl (kontrbas) ve Emil Kristof yer alıyor. 'Modern caz' ve 'cross over' stillenne dayalı bir yol izleyen Criss-Cross'un en büyük hedefi çağdaş cazın uygulama alanını genişletmek. Sanara iki ödül • Kültür Servisi - Tiyatro Istanbul'un dünyanın çeşitli ülkelerindeki 125 tiyatroyla birlikte aynı zamanda sahnelemeye başladığı 'Sanat' adlı oyun, Avni Dilligil tiyatro ödüllerinde Jüri Özel Ödülü ve en iyi ekip oyunu ödülünü kazandı. 'Sanat', Fransa'da Moliere Ödülü, Ingiltere'de Olivie Ödülü, ABD'de Tony Komedi Ödülü ve Nevv York Eleştirmenler Ödülü'nü kazanmıştı. Gencay Gürün'ün Türkçeleştirerek sahneye koyduğu, Cihan Ünal. Can Gürzap ve Cüneyt Türel'in rol aldığı komedi, bugün, yann ve pazar günü Mecidiyeköydeİci Profilo Kültür Merkezi'nde sahnelenecek. (216 38 73-216 40 70) Muhammed Airnin hayatı dava konustı oldu • ROANOKE (AA) - Eski dünya ağır sıklet boks şampiyonu Muhammed Ali'nin (57) hayatını konu alan ve Columbia Pictures tarafindan çekilecek olan film aleyhine 50 milyon dolarlık tazminat davası açıldı. Muhammed Ali'nin eski menajeri Cebir Herbert Muhammed ve ünlü boksörün eski avukatının oğlu Jason Marcus Hirschfield, yaptıklan açıklamada Ali'nin hayat hikâyesiyle ilgili haklann, kendisinin de ortağı olduğu Muhammed Ali Productions"a ait olduğunu kaydettiler. Menajer, dava dilekçesinde şirkete danışmadan ve bu şirketin başka bir fılm yapımcısıyla konuşmakta olduğunu öğrendiği halde, hayat hikâyesinin kullanım hakkını Columbia Pictures'a verdiğıni iddia etti. Dava, Columbia Pictures'ın bağlı bulunduğu Sony Entertaintments şirketinin aleyhine açıldı. BUGÜN • FtLM-Y r ÖN'ün "Film Analizleri' toplantısında saat 18.00'de Kudret Sabancf nın 'Lalelide Bir Azize' adlı filmi ele alınacak. (293 90 01) • İDSO, saat 20.30'da AKM'de şef Marek Pijanmski'nin yönetiminde ve keman sanatçısı Bahar Biricik'ın eşliğinde Brahms'ın 'Keman Konçertosu'nu ve '3. Senlbni'sini seslendirecek. (251 56 00) • tDOB, saat 19 00'da AKM'de 'Müzikallerden Seçmeler' adlı gösteriyi sunacak. (251 10 23) • CRR'de saat 20.00'de Manuel Rocheman (piyano), Geoge Mraz (bas) ve Al Foster'dan oluşan (vurmalılar) 'Manuel Rocheman Trio'nun caz dinletisi yer alıyor. (232 98 30) • BELGESEL SİNEMACILAR BİRLtĞİ'nde F. Ersun, F. Erzunım, G. Kiriş v e D. Yılmaz'ın yönettiği TJevrira Eskişehir" adlı belgesel 13.00'ten 19.00'a kadar her saat başı gösterilecek. (292 39 84) • BORUSAN KÜLTÜR MERKEZİ nde 10.30- 11.30 saatleri arasında Pınar Başbuğ'un yönetiminde yapılan '5-6 Yaş Grubu Çocuklarla Müzik', 12.00-13.00 arasında ise '7-9 Yaş Grubu Çocuklarla Müzik' başhklı atölyeler yer alıyor. 1292 06 55)_ • BİLGİ ÜNİVERSİTESİ'nde 'İsrail Filmleri Haftası' kapsamında saat 19.30'da Tzipi Trope'nin yönettiği Tel Aviv-Berlin', saat 20.00'de ise Uri Barabash'ın yönettiği 'Beyond The Walb' adlı filmler gösterilecek. (216 00 00) • AKSANAT'ta saat 12.30'da Victor Fleming'ın yönettiği 'Gone With The Wind' adlı film, saat 19.00'da 'MolhS' (Görmeye Dair) adlı tiyatro oyunu yer alıyor. (252 35 00)
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog