Bugünden 1930'a 5,438,865 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 19MART1999CUMA 14 KULTUR Uluslararası Yazarlar Parlamentosu baskı gören yazarlan Mexico City'e davet ediyor S ü ü 'Sansürsüz Doğum Yeri Absürdistanın çekimleri başladı Dört insanın absürd öyküsü Kültür Servisi - Bugüne dek uluslararası alanda önem- li yapımlara imza atan Argos Film. yenı bır projenin heye- canını yaşıyor. Uluslararası işbirtığıyle gerçekleşecek olan 'Doğum Yeri Absürdistan' adlı filmde Türk sinemasınm ve tiyatrosunun deneyimli oyunculanndan Ahmet Uğur- lu ve genç kuşak oyunculann- dan Mettem Cumbul başrol- lerde yer alıyor. Filmin diğer başrol oyunculan ise, Avus- turya'nın en ünlü komedyen- leri arasında gösterilen Karl Markmvistch ve oyunculuk AhmetLğuriuve MekemCumbul füminbaşroflerinde. kanyerinın yanı sıra şarkıcı olarak da adın- dan söz ertiren Julia Stemberger Filmı Iran asıllı Avusturyalı yönetmen Houc- hang Allahyari yönetiyor. Istanbullu sinema izleyicileri birkaç yıl önce Istanbul Uluslararası Film Festıva- li'nde,yönetmenın 'ILoveVieıına'adlı fil- mini izleme olanağı bulmuşlardı. Filmin senaryosu. yönetmen. yönetmenm oğlu Tom-Dariusch Allahyari ve Agnes Phıch ın ortak çalışmasmın üriinü. Türk sinemasın- da daha önce hiç denenmeyen 'oyuncu co- aching' alanında yönetmen yardımcılığı uy- gulaması da ılk kez bu filmin sayesinde Haluk Ünlû'yle gerçekleşecek. 'Doğum Yeri Absürdistan'ın konusu, başkalan anlattığında kulağa 'absürd' ge- lebilecek, ancak günlük yaşamda herke- sın içine düşebıleceği bır olayı çıkış nok- tası olarak alıyor: Viyana'da yaşayan bin Avusturyalı. diğeri Türk iki ailenin aynı has- tanede aynı anda dünyaya gelen bebekle- nnın bir karmaşa sonucu kanşmasıyla baş- lar olaylar. Dunımu fark etmeyen aileler günlük yaşamm hayhuyu içine dönerler. Ancak oturma iznini yeniletmeyi unutan Türk aile Türkıye'ye gen dönmek zorun- da kalır. Bu arada hastanede meydana ge- len kanşıklığı öğrenen Avusturyalı aile, Türk aıleyı aramaya başlar. Ancak herke- si bir sürpriz beklemektedir. Argos Film adına filmin yapımcılığını üstlenen Hamdi Döker uzun yıllardan be- ri Avusturya'da yaşıyor. Yönetmen Allah- yari ile on iki yılı aşkın bir süredir tanışı- yorlar. Birlikte bir film yapma fikri de ta- mamiyle bu dostluktan kaynaklanıyor. Fil- min öyküsü oluşurken Döker. Ahmet Ugur- lu ve Meltem Cumbul'a teklif götürmüş. Avusturyalı oyunculann da seçılmesınin ardından altı aydır hazırlık çalışmalan ya- pılan filmin çekımlen dün Orta Avnı- pa'nın bir şehnnde başladı. Hamdi Diker, şehrin adını 'güveniik' gerekçesıyle tüm ısrarlara karşın açıklamıyor. Filmin Tür- kiye'deki çekimleri ise 1-12 Nisan tarih- leri arasında bir güney kasabasında ger- çekleştırilecek. Ahmet Uğurlu, filmin Türk ışçılerinin sorunlan üzerine odaklanan bır film olma- dığını belırtıyor. Bıçım olarak da, senar- yo olarak da, göçmenleri konu alan diğer filmlerden çok farklı olduğunu söylüyor. "Bu film bire bir Türk işçisinin sorunlan- nı irdeiejen bir film değil. Temelde, dört insanın öyküsü anlaühyor. Ancak filmin baş laşilerinûı Avustuna'da yaşayan Türk iş- çileri olnıası nedeniyle. göçmenlerin so- runlanna da yer yer değntiliyor." Yapımcı Hamdi Döker de aynı görüşte. "Başkişilerin Avusturya'dakiTürkişcile- ri olnıası. öykü\ü çeşirJendiren bir unsur. Türk ailenin sınırdışı edilmesi ise ö\ küye grotesk bir gidişat sağlnor. \oksa, dünva- nın her yerinde insanlar böyle bir ola>da hemen hemen aynı tepkileri verirter. Film, asıl olarak erkeklerin ve kadınlann kendi aralanndaki iletişime dikkat çekiyor. Olay örgûsii ilerledikçe erkekkr birbirleriyle çocukça bir mücadeie içerisine giriyorlar. Oysa kadınlar birbiıierini buluyor ve bir- birlerine destek veriyorlar." Çekimlenn yedı haftada tamamlanma- sıbekleniyor 'Doğum Yeri Absürdistan'ın eylül ayında Avusturya'da göstenme gırme- si bekîeniyor. Kültür Servisi - Geçen hafta sonu Italyan basınında çıkan bir haberde, 1994'te Avrupa Konseyi'nin himaye- sinde kurulmuş lluslararası Yazarlar Parlamentosu Genel Sekreteri Chris- tian Salmonun ülkelerinde baskı gö- ren yazarlan Mexico Cıfy'ye davet et- tiği açıklanıyordu. Haberde, Salmon ile Italyan yazar Antonio Tabucchi'nın, düşüncelerin özgür olarak aktanlama- dığı ülkelerde yaşayan, yazdıklann- dan dolayı işkence gören, hapse atılan kalemiere. entelektüellere, sanatçılann 16 mılyon insanın yaşadığı Meksi- ka'nın başkentinde toplanabileceğı ko- nusunda davetiye çıkardıklan belırti- liyordu. 16. yüzyılda engızisyon kurbanı Ya- hudiler'e kucak açan, daha sonra Ispan- yol iç savaşmdan, Nazi baskısından ve Latin Amerika diktatörlerinden kaçan- lan kabul eden Meksika'nın bu konu- da olumlu bir sicili var. 1937'deressam Diego Rivera'nın davetiyle Mexico City'ye gıdip üç yıl yaşamış, ardından Stalin tarafından öldürtülmüş Troc- Id'nin trajik sonu, bu ülkenın entelek- tüellere bir yuva halıne dönüşmesini en- gellememış. Bugün de Kolombıyalı CabrieiGarcia Manjuez'le Ahvaro Vlu- tis gıbi ünlü ısımler Meksika'da yaşı- yorlar. Eyalet Valisi Cardenas, her türlü ideolojiye açık olan Mexıco Cıty'nin geleneğı sürdürerek yazarlan kabul edeceğını söylerken Chnstian Salmon da kente ılk yerleşen genç Sırp yazar Yladünir Arsenijevk'in yanmaadı gız- c Salmon ile Antonio Tabucchi'nin yaptığı açıklamaya göre Mexico City, ülkelerinde istediklerini yazma olanağı bulamayan entelektüellere, yazarlara kucak açmaya hazırlanıyor. lenen lCosovalı bır Amavut yazann ge- leceğını açıkladı. Arsenıjevıç, 1996'da daha fazla demokrası isteyen öğrenci- len sokağa sürüklediği savıyla Milo- seviç yönetimınce ıstenmeyen adam ilan edilmişti... lletışım özgürlüğünün olduğu söy- lenen toplumlarda bile ilginç bır şekil- de yazına sansürün devam ettiğini be- lirten Tabucchi'nin verdığı bilgiye gö- re şu anda ülkelennde istediklerini yaz- ma olanağı bulamayan Iranlı Şakeri (Göteborg'da yaşıyor), tspanya'da yer- leşmış Iraklı Fadü El- Hayat gıbı ya- zarlara da parlamento ayda altı ile on bın frank arası bir burs sağlıyor. îtal- yan Corriere DeUa Sera gazetesınde konuyla ilgılı yer alan bır başka haber- de edebıyatçılann fiziksel korunma- lan', yakında yapıtlannın da garantı- ye alınmasıyla genişletilecek. Aralann- da Nobelli Wote Soyinka, Salman Rü$- di, Yaclav HaveT ın de bulunduğu yüz- lerce üyelı Uluslararası Yazarlar Par- lamentosu, gelecek yıl bırçok dılde ya- yımlanacak bır derginin ilk sayısını basacak. Dergide ülkelerinde dergiler, gazeteler ve kıtaplar aracılığıyla düşün- celerini aktaramayan yazarlann yapıt- lan yer alacak 11. Istanbul Ttyatro Festlvali'nin onur ödülü Necdet Mahfi Ayral'ın Alkışlarla sahnede geçen bir ömür 90 yaşındaki 'delikanlT Necdet Mahfi AyraL Kültür Servisi - Istanbul Kültür ve Sanat Vakfi tarafından 19 Ma- yıs-4 Haziran tanhleri arasında dü- zenlenecek olan 11. Uluslararası tstanbul Tıyatro Festıvah'nin bu yılkı OnurOdülii. oyuncu olarak ya- şam boyu Türk tiyatrosuna yaptığı hızmetlerden dolayı Necdet Mah- fi AyraTa venlıyor. Kendısiru sanatçıdeğil aktörola- rak tanımlayan Necdet Mahfi Ay- ral, 1934 yılına dek çeşitli rollerde oynadı ve aynı yıl Muhsin Ertuğ- rul 'Yarasa' operetınde başrol ver- dı. Bunu ızleyen yıllarda Rey Kar- deşlerin Deli Dolu, Lüküs Havat, Saz Caz operetlerinde ve daha bir- çok eserde oynayan Ayral. San Zey- bek'ten. Peer Gynt'e, Mum Sön- dü'ye, Haydutlar'a, Macbeth'den, Faust'a uzanan zengın bır repertu- varla izleyıcınin karşısına çıktı. 1968 yılında jübilesi yapılan ve 1975'te Muhsin Ertuğrul, VasfıRı- zaZobu ve Bedia Muvahhit ile bir- likte Şehır Tıyatrolan'ndan emek- li olan Necdet Mahfi Ayral, bugün 90 yaşında ve hâlâ tiyatro sahnele- rinde. Geçen sezon Istanbul Şehir Tiyatrolan'nda Huzur ve Müjdat Gezen Sanat Merkezi 'nde sahnele- nen 'Hababam Sınıfi' adlı oyunlar- da rol aldı. Ayral, halen anılannı ya- zıyor. KÜLTÜR • SANAT (0212) 293 89 78 (3 HAT) 19Mart1999 Hangar Masfak - 22:00 dj dave hucker & mdrtln morales 18. tSTANBUL FtLM FESTtVALt Blletltr Istanbul Vakkonmalarda V*kkorama Suadlya 216-350 87 42, Tiksim 212-25128 88, Galleria 212-559 54 44, Akmtrku 212-282 09 SS Ktmurblltti: 5.000.000 R Kapılır 21:00i* afilteakhr HmftrMultk 199. Yıl AtatSrt Sânayl Sitni Mo: 21 MtslU Ttl: 212-295 27 31 R A D l Q x i - G £ N 'Tamas ve Juli' - Ildiko Enyedi / Macaristan Yönetmenlerin gözüyle 2000 KültürServisi-17Nisan- 2 Mayıs tarihleri arasında yapılacak olan 18. Ulusla- rarası tstanbul Film Festi- vali kapsamında gerçekleş- tirilecek olan MUennium Projesi: Yönetmenlerin Gö- züyle2000 bölümünde, dün- yanın dört bir yarundan se- çilmiş 10 yönetmenin bu tema üzerine Fılmleri tstan- bullu izleyicilere, yaşadı- ğımız yüzyılın son günü ya da 2000 yıhnın ilk günün- de yaşanacak öyküler çer- çevesinde değişik portreler çizecek. Bu bölüm kapsamında izleyıciyle buluşacak olan yönetmenlerin bazılan genç yaşlanna rağmen yaptıkla- n iyi filmlerle tanmıyor. Hal Hartley'in kendine öz- gü mizahının izlerini yan- sıttığı Bookof Life/Yaşam Idtabı, Tayvanlı yönetmen Tsai Ming-Liang'm yalnız- lığın, iletişimsizliğin ve sal- gın bir hastalığın insanlan evlenne mahkûm ettiğı ka- ramsar bir manzaranın ıçin- de. daıreleri arasında açılan bir delikle yaşamlan deği- şen iki insanı anlattığı 'The Hole: Delik' adlı fılmi bu bölüm kapsamında gösten- lecek. Macar kadın yönet- men ndiko Erryedi'nin Ta- mas and J uli/ Tamas ve Ju- li'de zaman ve mekâna sı- kışmış bir tarih duygusunu yaşayan iki gencin aşkını konu ederken Alman yö- netmen RomuaM Karma- kar. Frankfurt-Millenium / Frankfurt Kavşağı'nda belgeselle yaratısal unsur- lan harmanlayarak izleyicı- yi tehlikelı ve tartışmalı alanlara çekiyor. VValter Salles, Daniela Thomas'la birlikte 'Mid- night/Gecevansı'nda Bre- zilya'nın geleceğine ışık tu- tarken Alain Berhner'ın Le Mur/ Duvar'ı dilsel bir sı- nınn böldüğü Belçika'nın resmini şiir ile gerçekliğin, yumuşaklık ile sertliğin ga- np bileşıminın renklenyle boyuyor. Genç yönetmen Don MecKeüar ise Last Night / Son Gece adlı fılmiyle dün- yanın son gecesine absürd bır mızahla yaklaşıyor. 2000'lı yıllann Aftika man- zarasını ise Abderrahmane Sissako. 'Life on Earth > DünyadaYaşam ileyansı- tıyor. İspanyol yönetmen Mi- guelAlbaladejo. 'TheFirst Night of My LifeA'aşamı- mın tlk Gecesi adlı filmde 1999 yıhnın son gecesini kaybolan arabalann, küçük kazalann ve polislerin ka- nştığı bir yanlışhklar ko- medisi olarak ele alıyor. Fransız sinemacı Laurent Cantet, The Sanguinaires / ISSHAda'da 21. yüzyılın ilk gününü. tüm dünyayı saran kutlamalardan uzakta, ıs- sız bir adada girmeye karar veren bir grup arkadaşın öyküsünü anlatıyor. YAZIODASI SELtM İLERt İki Şiip Kitabı Tanışmalar oluyor, yeni kişiler tanıyonjm. Şiir okur musunuz diye soranm. Yanıt, çoğu kez: Oku- mam, hayır, şiir okumam. Ortaöğretimde genç insana şiir sevdirilemiyor; ne şiir, ne öykü, ne roman, deneme, anı, gezi ya- zısı, hiçbiri. Bununla birlikte birçok kişi, edebiyat dendi mi, ille şiirden söz açmaya çalışıyor. Şiir oku- muyor ama, edebiyatı şiirden öte bilmiyor ya da düşünemiyor. Okuyanlar da var elbette; Orhan Veli'ye, Cahrt Külebi'ye, Attilâ ilhan'a açılmışlar okul yıllanndan sonra. Behçet Necatigil, Melih Cevdet, Edip Cansever diyene de rastladım. Şiirsiz hayatlar yaşadığımız yetmiyormuş gibi, şa- ırlerin emeğinden habersız yaşıyoruz. Az buçuk okumuş kişiler, şiiri, Fuzuli, Nedim'le noktalamışlar. Daha doğrusu eğitim öylesi bir nok- talamaya çekip götürmüş. Yahya Kemal'le Nâ- zım Hikmet nasılsa aradan sıyrılmışlar. Eğitimin anmadığı Nâzım Hikmet okunuyor. Yine de anlayamıyorum: Nâzım Hikmet'i okuduk- tan sonra başka şairleri özlemez mi gerçek şiirse- ver? Türkçenin şiir serüvenini merak etmez mi? Şiir bana can venr. Bir bunaltı, bir iç sıkıntısı, umut- suzluk, kaygılar mı, şiir sağaltır. Şimdilerde iki şiir kitabı başucumda. Güiten Akın'ın SessızArka Sartçe/erini (Yapı Kre- di Yayınları) yenı edindım. Oysa geçen yaz, ağus- tosta yayımlanmış Sessiz Arka Bahçeler. Dıkkatim- den kaçmış. Derin bir ustanın şiirleri. "YaJnız ölen Kızın Şiiri" günlerdir benımle, "EskiNine" de, "Mutlu BirGü- ne ön Şiir" de... Elli yıla yaklaşan çabasıyla, Gül- ten Akın, Türk şiirinin onuru. Sessiz Arka Bahçeler: Ne çok çağrışımla çıka- geliyor bu ad! Güiten Akın bireysel acılan, toplumsal acıları uğultulu bir sessizlikle söylüyor. Anılar, çağnşım- lar, yürekte tortulanmış izler, bireyselin sesini gün- deme getiriyor. Ama, Güiten Akın toplumsalın da şairidir, belki asıl toplumsalın şairidir. Bu kıtapta yer alan "Oğ- lunu Soran Kadının Şiiri" ve "Annelerllahisi" ben- ce birer başyapıt. "kimin hayatı kimin umunında"... Karanlığın zamanına bir savsöz bence bu dize. Insanca her şeyin tüketildiği gunümüze şiirden bir yanıt. t Sessiz arka bfehçelergibi konuşan Güiten Akın, besbelli, herkesin hayatırn bir anne gibi hisediyor. Başucumdaki ikinci şiir kitabı, Ataol Behra- moğlu'nun Aşk Ikı Kişiliktir'\. Adam Yayınlan'nın yayımladığı Aşk İki Kişiliktir çok yeni bir kitap. Adam Yayınları ıncelik gösterip kitaplarını bana ulaştırıyor. Ataol Behramoğlu'nun çok duyarlı şiirlenne zamanında erışebıldım. Bu ki- tabt da okurtanmla paylaşmak isterım. 'Aynlık şiiri' diyor Ataol Behramoğlu: "Hayatta ve ölümde aynldık I Aynldı iki beden I Gönüllerimiz aynldı I Seslerimiz aynldı birbirin- den. "Ellerimiz aynldı I Kokulanmız I Aynı yatakta uyanmalanmız I Gülüşlerimiz I Gözyaşlanmız I Düşlerimiz aynldı birbirinden. "Ruhun içindeki gece I Kapladı her şeyi bir- den"... Bu 'on' aynlık şiiri, aynlık izlegine öylesine yalın, öylesine kınk, öylesine suskun yaklaşıyor ki, ayn- lığın kavurucu acısı olanca duyumsanıyor. "Sonra, sonra artık başka birisin"... "Bir ölüme alışmak gibi "Geçecek birbirimize olan sevgimiz"... 'Anlaşılmaz', 'okunamaz' şiirlerın sanatlık de- ğer taşıdığı iddiasındaki günümüzde, Ataol Beh- ramoğlu herkes ıçin, hepimiz için şiir ülküsünü ko- ruyor. Şiirsiz yaşamak istemeyen okurlara duyrulur. Takvimde îz Bırakan: "öyle bakıyorsun I içinde dolaştırdıklan o kan- şık ayna I senin çıplak gözlerine I ne kadar ne ka- daryabancı" Güiten Akın, "Annelerllahisi"nden... Ispanya'dan Istanbul Film Festivali'ne destek • Kültür Servisi - Istanbul Kültür ve Sanat Vakfı tarafından 17 Nisan-2 Mayıs günleri arasında düzenlenecek 18. Uluslararası Istanbul Film Fesitvali'nde 'Bir Ülke-BirSinema" bölümünün sponsorluğunu fspanya üstlenıyor. tstanbul'da 1-6 Haziran günleri arasında gerçekleştirilecek tspanya'nın sanayi ve ticaret fuan Expotecnica '99'un sponsor olacağı 'Bir Ülke Bir Sinema' bölümünde yedi tspanyol fılmi izleyiciyle buluşacak. Filmler ve yönetmenleri şöyle: Körebe (Daniel Calparsoro), Bulutlann Rengi (MarioCamus), Kardeşımin Sılahı (RayLorga), Şevrole (Javier Maqua), Arka Yollar (Emilio Martinez-Lazaro), Cennet Köşelen (Carlos Perez Merinero) ve Minik Kuş (Carlos Saura). Ünlü yönetmen Carlos Saura'nın son filmi 'Tango' ise festivalin açıhş filmi olarak gösterilecek. K Ü L T Ü R 0 Ç İ Z İ K K Â M İ L M A S A R A C I
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog