Bugünden 1930'a 5,465,018 adet makale



Katalog


«
»

26 ARAUK1999 PAZAR CUMHURİYET SAYFA HABERLER DÎSK toplantısmda, 2000 yılında haklann savunulması yönünde kararlar alınması bekleniyor 'HaLdardan taviz yok'tstanbul Haber Servisi - Türkiye Dev- nınci îşçı Sendıkalan Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkanı Vahdettin Kara- bay, önûmüzdeki toplusözleşme göriiş- meleri ve yasa değışıklıği tartışmalannın cldukça çetin geçeceğini belirterek "Ar- bk bepimizbu mücadelenin bir neferi oia- rak çanşmaya hazır olmahyız" dedi. DISK tstanbul Temsilciler Meclisi dün Mecidiyeköy KültürMerkezi'nde toplan- dı Konfederasyonun, 2000 yılında kaza- nılmış işçi haklannın savunulması yönün- de kararlar alması beklenen toplantısmda konuşan Karabay, Tûrkıye'de rejımin her bakımdan yeniden yapılandığını, ekono- mıde pıyasanın ve paranın her şeyin üs- tünde tutulduğu, toplumsal yarann tü- müyle unutulduğu bir ekonomık polıûka izlendigıni savundu. Avnıpa Birlığı adaylığıy la topluma aşı- n ıyimserlik duygusu verildiğinı ve buna karşı "ihtiyaÜT olunması gerektığıni söy- • Vahdettin Karabay, Türkiye'de rejimin her bakımdan yeniden yapılandığını; ekonomide, piyasanın ve paranın her şeyin üstünde tutulduğu, toplumsal yarann tümüyle unutulduğu bir ekonomik politika izlendiğini savundu. leyen Karabay, "EmekgDçferikenditafcp- leriyle bu sürece müdahale etmediği süre- ce, AB'nin demokratik ve sosyal >önden getisemeyecegi ve tkari btok. otmanın öte- sine geçemeyeceği açtknr" dıye konuştu. Karabay, "Hükumetiıı 5 bankaya el koymak zonında kahnasryla uygulanan ekonomik pootikalann iflas ertiği bir kez dahaaçıkçaortayaçıknuştır. IMFreçete- leri hiçbir sorunu çözmeyeceği gibi sosyal adaletsiziiği dayanîmaz bayutfara urman- dn-acaknr" dedi. Ücret gelirlerinden tasarruf yapma ola- nağı bulunmadığını ıfade eden Karabay, ücretlerin yüzde 25 enflasyon hedefıne ayarlanarak çalışanlann adeta "açhğa m^hkftm edttmek istendiğiııin savundu. Karabay, sosyal harcamalann kısılması- nın ıse başta eğıtim ve sağlık olmak üze- re temel kamuhızmetlennı daha da küçül- teceğim, bunun da "daha adaktsiz bir dü- zen" anlarruna geldığinı ıfade ettı. Bütün bu gelişmelerin çalışanlan ve sendikal ha- reketi olumsuz etküedığini vurgulayan Karabay, özelleştirmenin de enerji, ileti- şim, sağlık gibi toplumun tamammı doğ- rudan ilgilendiren alanlan çokuluslu ege- menlerin tekehne bırakacağıru söyledi. Işveren örgûtleri ve hükumetin, işçüe- rin iş gûvencesi talebıne "lodem tazmina- tmın kakhntanası ve esnek üretim"' tehdı- di ile karşınk verdiğıni söyleyen Karabay, "•Önûmüzdeki toptasödeşme görüşmek- riv*\-asadeğişikfiğitaröşmalarıoldukça çetin geçeceğe bennyor" dedi. Sendıkalaşmanm engellendığinı, sen- dıkalaşan işçilerin işten çıkanlmalannın sûrdüğünü belirten Karabay, sosyal gü- venlik sistemınin de tasfıye edildiğini söyledi. Çalışanlann haklannı alabilme- leri için bütün emek güçlerinin bırlıkte çalışmasının zorunlu olduğunu, birlikte çalışmanın önemli araçlanndan bırinin de Emek Platformu olduğunu haurlatan Ka- rabay, önûmüzdeki dönemde sendikal alanda öne çıkaracaklan acil taleplerle il- gili olarak da "İş gûvencesi için mücade- le etmehviz. KarânılınK hiçbir hakkmuz- dan ve lâdem tazminan hakknmzdan ta- viz veremeyiz'" dıye konuştu. DİSK Tekstü Işçüeri Sendıkası Genel Başkanı Süleyman Çdebi ise 2000 yılı bütçe tasansında üretime, yatınma ve ça- lışanlara aynlan payın azaldığına dikkat çekti. Bütçeninyüzde 80'inin faız ödeme- lerine aynldığını kaydeden Çelebi, "Ne var ki, çare olarak yine LMF reçeteterine umut bağbuuyor. Bir vanda ücreüer doo- dnnıtmak bteniyor, 5te yandan ynloek onmfc tûketim vergierivfe emekçtain ton kıımşuna da göz dfldtyor" dedi.Çelebı, "DİSK deoeyfaı ve btrüdmiyk tophmml nmhalefctinıneıkeziotnıayahızıroiduğa- nu kamooyunaflanetmdi,emeğjn gânde- minin befirlenmesne kada sunmahdır'' diye konuştu. Toplantida, DlSK'e bağh sendikalann şube başkanlan ve işyeri temsilcileri de konuşmayaptüar. tşyen temsilcileri, işve- renle yaşadilan sürtuşmelerde, sendika yönetıminın yeterince yanlannda bulun- madığını savundular. DİSK Bölge Temsilciler Meclisi top- lanülan, bugün de Izmir, Kocaeh, Gazıan- tep, Edırae, Antalya ve Samsun'da yapda- cak. Tutuksuz vargılanmak istiyor Aslıtürk: Bana siyasi komplo kuruldu LONDRA (AA) - Lond- ra'da yakalanıp tutuklanan, ancak daha sonra kefaletle serbest bırakılan eskı Şışli Belediye Başkanı Gülay As- htürk'ûn iadesi için Adalet Bakanlığı'nca üç suçtan ha- zırlanandosyanın, Noeltati- li yüzünden, Türkiye'nin Londra Büyükelçilıği tara- fından en erken 29 Aralık Çarşamba günü lngiliz Ada- let BakanhğYna ulaşünlabı- lecek. Aslıtürk, tutuklanıp cezaevine konulduktan ve kefaletle serbest bırakıldık- tan sonra yaptğı ilk açıkla- mada, "Suçsuzum. yargı hökmüşü vermeden suçlu i- taÂr'tdîhnem haksızhknr" dedi. Aslıtürk'ün iadesi için Adalet Bakanlığı'nca üç suçtan hazırlanan dosya, In- giltere'de Noel tatili nede- , niyljî bütün resmi kurumlar kapalı olduğu ıçın, büyükel- çüığe ulaşnktan sonra bekle- tılecek Dosya, 29 Aralık Çarşamba ya da 30 Aralık Perşembe günü Adalet Ba- kanlığı'na teslim edilecek. Aslıtürk'ün hakkında açıl- mış davalarla ilgıli bütün bıl- ' gilen ıçeren dosyanın, Asb- tûrk'ün 7 Ocak 2000 tarihın- de görülecek ilk duruşması- • na yetiştirileceği bildinldi. Bunun, davanın çabuk so- nuçlandınknasını sağlaması bekleniyor. Aslıtürk, dün Kuzey Londra'nın Southgate sem- tınde babasına ait evde basın toplantısı düzenledi. Ash- tüîk, toplantı öncesi, kûçük bebeği Orhan Gazi'yi, de- desi ve anneannesıyle evden uzaklaştırdı. Aslıtürk'ün, son derece bakunlı ve neşe- li göründüğü basın toplantı- sının başında heyecandan zaman zaman konuşma güç- lüğü çekerken ilerleyen da- kikalarda rahatladığı dıkka- ti çekti. Aslıtürk, hakkında siyasi bir oyun oynandığını ıddia ederek bunun, kendısıni si- yasetten uzaklaştırmak için başlaülmış birpolitik sındir- me hareketi olduğunu söy- ledi. Anayasanın 38 madde- sinin, "kimsenin suçu sabit lahnmadan suçlu üan edile- meyeceğine'' ışaret ettığını hatırlatan Ashtürk, kendisı- nın ise yargılanmadan suçlu üan edıbnesine çalışıldığını öne sürdü. Ashtürk, haklannda dava açılan diğer belediye baş- kanlan gibi tutuksuz yargı- lanmak istedığuü de dile ge- tirdi. 'Yeniden döneceğim' Eğitıme katkıda bulunan- lar Cumhurbaşkanı Sûk>- man Demirel tarafından ödüllendirilirken kendisın- den 2 trilyon lira istendiğinı belirten Ashtürk, "Kısa za- manda)*argıönûndealdana- cağunı büryorum. Çünkü suçsuzum. Yeniden, daha güçtüşeidkk av-asete geridö- neceğiın ve hizmetkrime kakbğan yerden devam ede- ceğm" dıye konuştu. AsUtürk kendisine yönel- tilen, "Hakkuuzda tngflte- re'de göriüen davadan Tür- kiye've iadeniz yönünde ka- rar çıkarsa tngjîtere'yest&a- mayıdüşûnürmâsönüz'' so- rusunu, "Bir tane ülkem. bir tanepasaportumvar. Turid- ye'ye biznıetlerim oMu. Baş- ka bir ülkeye sığıııma tale- binde buhmmam düşûnüle- mez bie. Sonuna kadar TC vatandaş olarak kabKağnn" diye yanıtladı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü Air Rose'un uçuş izni iptal edildi ANTALYA (AA) - Sml Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM), hisselerinın bir bölümü Ispartalı işadamı Abattin Ozdemir üe Cum- hurbaşkanı Sükyman Demi- rel'm kayınbiraderi Yıbnaz ŞenerveoğluMesutŞener'e aıt Air Rose havayolu şirke- tinin uçuş iznini iptal etti. Air Rose'un uçuş izninin ip- tal edılmesı üzerine şirkete ait, her biri 148 yolcu kapa- siteli Boeing 737-700 tipi "Berkcan" ve Boeing 737- 300 tipi "Atahan" adlı uçak- lar, Antalya Havalimanı Dış Hatlar Terminali'nde parka çekildi. An- Rose Genel Müdür Yardımcısı Bûlent Dflmen, uçak şirketlerinin kurulma- sına ilişkin yönetmelikte, kurulacak şirketin en az 3 uçağa sahip ohnası koşulu- nun arandığını belirterek Air Rose'un halen 2 uçağa sahip olduğunu ve SHGM'nın, yönetmeliğin bu maddesi gereği uçuş izınlerini iptal ettiğini bildirdi. Dilmen, Air Rose yöneticilerinin geçen hafta Danimarka'nın en bü- yük havayolu şirketlerinden Maersk Aır'den, Boeing 737-700 tipi son model bir uçak satin aldığuıı belirterek ancak bürokratik ve teknik işlemlerin gecikmesi, bu arada Hıristiyan âleminin Noel tatiline girmesi nede- niyle uçağın Kopenhag Ha- vaalanı'nda kaldığını söyle- di. Dilmen, kötü biten tu- rizm sezonunun ardmdan, kış mevsimine rağmen, tu- rizmcilere hızmet etmeye çabaladıklanm kaydederek bu durumun Türk turizmi açısından olumsuz imaj ya- ratacağım savundu. Israil'den Türkiye'ye tu- rist getiren ve yolculannı Air Rose üe taşıyan EstaTurizm Genel Müdürü A^pGören de yılda 52 bın Israılh turisti Türkiye'ye getırdıklenni be- lirterek "Air Rose ne 1 daki- fca rötar yapb, ne de servis kalitesmi düşördü. Son mo- del uçaklara sahip Air Ro- se'un uçuşuna izin veribne- mesi manidannr" diye ko- nuştu. OktayAkbal Öykü Ödülü 'nüAsuman Tümerli aldı 'Oktay Akbal Öykü Ödülleri' sahiplerini buldu. Cumhuriyet Kitap Kulübü Taksim Sergi Salonu'nda düzenlenen törende konuşan ga- zeteci-> azar Okta> ÂkbaL hâiâ hayatta olmasına rağmen adma böy- le bir \anşma düzenlenmesinden büyük muttulukduyduğMMbeör- terek "Edebiyat alarunda üertiyonız. Arük öykü dabnda da çok de- ğerii yazarianmız var" dedi Daha sonra Akbal, 'Şakacı', 'Ayan Bo- zuk Çayevi' ve '2. Perde' adta öyküfcriyleyanşmaya kaOlan ve 'Birin- cflik Odülü'ne değer görülen Asuman Tümer'e plaketini sundu. Ya- zar Burhan GûneL Ankara'da 3 yıldır düzenknen, bir hafta süren "Öykü Günleri" efJdnhlderine Türkiye'nin tüm öyitücüfcrmin katd- dığını belirterek "Öykü anlayışı ve sorunlannm değerieodirikn^Öy- kü Günleri etkirdiklerinin üçüncüsünde,geleneksdödülgünkrmden farkh olarak ödül töreni düzenkdik Arük 'yaşayan ustalar' adma her yü dönüşümlü olarak ödül verflecek. Adına ödül konan kişi de seçici kurulun uyesi olacak' dedi 3. Öykü Günkri'nde Zafer Doruk ile Barbaros Alriığ da özendirme ödüiu akh. Uzman bankacılık hizmeti bu numarada. Repo, hazıne bonosu, döviz, yadnm fonu, kredı kartlan hizmetlen . Fatura odemeleri, vadeb ve vadesiz mevduat hesaplan.. Sizin için en doğrusunu bulmak ve bütiın sorularınıza cevap vermek ıçın uzmanlanmızın işi gücü 24 saat boyunca telefonlannıza cevap vermek. ».kocbankcom.tr /Ö^VÜBANK HAFTAYA BAKIŞ AHMET TANER KIŞLALI Karamsarlığa Hayır! En sevdiğim ve gerçekçi bulduğum laflardan biridir - Hiçbir şey, ne sanıldığı kadar iyi ne de gö- ründüğü kadar kötüdüri önemli olan, karşrtı ya da karşıtın tohumlan- nı zamanında yakalayabilmektir. Yani her şey tozpembe görünürken, gelecekteki olası olum- suzluklann belirtilerini.. her şey kapkara görü- nürken de, geleceği hazıriayabilecekolumluluk öğelerini... Tozpembenin arasındaki kara lekeleri zama- . nında görmek, tablonun giderek kararmasını önleyebilir. Kara tablodaki pembe noktacıklar ise, beslendiğinde, geleceğin pembe, apaydın- lık tablosunu oluşturur. • • • Hemen nerkeste, her çevrede yaygın bir ka- ramsarlık var. Sekiz yıllık kesintisiz temel eğitim kabul edil- miş, ama o eğitimi verecek olan örgüt hiç de iç açmıyor. Köşe başlannı cumhuriyetin temel değerte- rine karşı olanlar tutmuş. Dinci örgütler, kendi yuröannda, kendi özel eğitim çevrelerinde be- yinlerini yıkadıklan gençlerin önemli bir kısmını öğretmenliğe yönlendirmiş. Başı örtülü, erkek eli sıkmayan bayan öğret- men adaylan.. Sınavda kız öğrencilerin eli değ- diği için yoklama kâğıdını imzalamayan erkek öğretmen adaylan.. Yükseköğretimde.. Dev- rim tarihi dersini bile, yer yer Atatürk'e ve Ana- dolu aydınlanmasına karşı olanlar venyor. Polis hâlâ, zaman zaman yan tırtuyor. Içinde, yeşil bayraktaşıyanlara, tekbirgetirenlere, "tür- ban "lılara farklı yaklaşanlar hâlâ çok. 100'ü aşkın kaymakam ve 27 kadar vali ile il- gili çok ciddi suçlamalar yapılıyor. Yozlaşma yargıyı bile etkilemiş... Devlet gü- venlik mahkemeleri bile bundan nasibini almış. Bunlara çözüm getirmesi beklenen TB- MM'nin kendisi bir çözümsüzlük çıkmazında... Demokrasinin vazgeçilmez öğelen olan siyasa) partiler, önderlerinin kuklası olmuşlar... Tutar yanı kalmamış genel başkanlar hâlâ yerterin- de... Aynı ideolojiyi paylaşan insanlar hâlâ ayn partilerde... Bir erken seçimin bu görüntüyü değiştirece- ğine -Baykal dışında- hiç kimse inanmıyor. Madalyonun karanlık yüzü işte bu! ••• Ama bir de madalyonun öteki yüzü var. Bu ait alta sıraladığımıztüm olumsuzluklar ne anlama geliyor? Hastalığın ortaya çıkanldığı an- lamına.. Yani hastalığa açık bir "tanı"nın kon- dugu anlamına! Cumhuriyet gazetesinin yıllardır bıkmadan, usanmadan söylediklerinin, yazdıklannın kanıt- landığı anlamına geliyor. O zaman Cumhuriyet neredeyse yalnızdı... Pembe tablodaki kara noktalara gözler kapa-^ tılıyordu. '"" Oysa bugün basın, ezici çoğunluğuyla.ayrH^ şeyleri dile getiriyor. 206 sivil toplum örgütü bir araya gelmiş... ÇYDD'ler, ADD'ler tüm yurdu bir ağ gibi sar- mış... Rakip işçi örgûtleri, işveren örgûtleri, es- naf örgütleri kol kola girmişler... Bir buçuk par- ti dışında, bu gerçekleri yadsıyan kalmamış... Az şey mi? Asker 12 Mart'ın, 12 Eylül'ün askeri olmak- tan çıkmış.. Yeniden 27 Mayıs'ın askeri olmuş.. Cumhuriyetin temel degerlerini benimsemiş olan sivil ve asker aydınlar sahneye çıkmışlar.. ağırlıklannı koymuşlar... Az şey mi? ••• Tanı kondu.. kollarsrvandı.. reçeteleryazıldı... Hasta ya iyileşecek ya iyileşecek! Şimdi bilinmeyen tek şey var. O da toplumun büyük çoğunluğunun üzerinde anlaştığı teda- viyi kimin uygulayacağı.. ve de sivillerin, bu ta- rihsel sınavdan başan ile çıkıp çıkamayacak- lan!.. (Cumhuriyet, 29 Mart 1998) Akkuyu santralı Nükleer karşıtlan 'hayır' dedi NAZMÎAKDAĞ MERSİN - Mersin'deki 25 kuruluşun ortaklaşa düzenledıği "Nûkker Sanrnda Hayn- Mitingi'' yaklaşık 2 bin 500 kişinin katıhmıyla yapıldı. Mitmge katılanlar, "Akkuyu Avrupa'nm çöplüğû olmayacak" sloganı atti. tstasyon alarunda toplanan nükleer karşıtlan saat 12.00'de Inönü Bulvan'm izleyerek Cumhuriyet Alanı'na yürüdüler. Ellennde " Yöremize, çocukianmızın gekceğine sahip çıkacağız", "Nükleere hayır", "Nükleer karanhğı reddedıyoruz" yazılı pankartlar taşıyan topluluk, "Bergama- Akkıryu ele ek", "Akkuyu Avnıpa'nın çöplüğû olmayacak", "Akkuyu Çernobil olmayacak", "Bağunsız Tûrkiye, kahrolsun EVIF', "Akkuyu karakuyu otanayacak" sloganlan atarak Cumhuriyet Alanı'na ulaştüar. Topluluğu Cumhuriyet Alanı'nda Azrail gıysili göstericiler karşıladı. Azrail giysisi giymiş üç kişi topluluğa "Gefin, bizkrdesizfcri beknyorduk. Bu gidişle daha çok can alacağû" diye bağırdılar. Düzenleme komitesi adına alanda bir konuşma yapan Içel Elektrik Mühendislen Odası Başkanı Kamer Gülbeyaz şunlan söyledi: "Akkuyu ? da kurulacak olan nükleer santrahn ülkenin elektrik sonmuna çözüm ohnayacağnu, nükleer savunuculan da bümektedirler. Ancak birSerine rant sağlamak için ülkemizi nükleer aok deposu haline getirmek istemektedirler. Bizler Akkuyu'ya değü ülkemizm hiçbir yerine nükleer santral kuruhnasını istemiyoruz." Nükleer karşıtı gösteriye katilan CHP PM üyeleri Cavidan Demirağ ve Nazmiye Hahasi gazetecilere yapüklan açıklamada, "Bider ild anne olarak, doğurduğumuz çocuklanmıza tüm anneler adma üzerinde yaşanabitir temiz bir dünya bırakmak istiyoruz. Bu nedenle tüm anneler adma nükleer santrala hayır diyoruz*' dediler. Topluluk mitıngin ardından olaysız dağıldı.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog