Bugünden 1930'a 5,499,529 adet makale



Katalog


«
»

9 EYLÜL 1998 ÇARŞAMBA CUMHURİYET SAYFA HABERLER Dayanışma Sağrısı I ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Türk Harb-tş Sendikası Genel Başkanı Izzet Çetin. kamuoyunu ABD askeri ışyerlerinde 48 gündür grev yapan işçilerle dayanışmaya çağırdı. Çetin, Adana. Izmir ve Ankara'da sürmekte olan grev sırasında ulusal yasalardan gelen haklannı kullanmakta bile zorlandıkJannı belirterek, "Çok Taraflı Yatınm Anlaşması'nın amaçladığı tipik bir uygulama ile karşı karşıyayız. ABD'li işveren, kendi ülkesinin kurallannı ve yasalannı bize dayatmaya kalkıştyor. Aynı tavrı. toplusözleşme görüşmelerinde gösterdiler. ABD işyerlerinde Amerikan yurttaşlannın çalıştınlmaması yönündeki istemlerimizi ısrarla reddediyor" dedi. Susurluk ansiklopedisi • ANKARA (ANKA)- Ankara Üniversitesi lletişim Fakültesi sitesi tnternet'te hizmete girdi. AÜ tLEF'in web sitesinde okulda gazetecilik öğrenimi gören öğrencilerin desteğiyle hazırlanan geniş bir Susurluk arşivi de yer alıyor. Susurluk arşivinde Abdullah Çatlı ve arkadaşlannın içinde bulunduğu Mercedes'in 3 Kasım 1996"ta Susurluk'la kamyona çarpmasıyla başlayan olaylar zinciri bir "Susurluk Takvimi" içinde gün gün sıralanıp özetleniyor. TBMM Susurluk Komisyonu'nun çalışmasının da bulunduğu arşivde, "Kim lCimdir" başlıklı "Susurluk AnsikJopedisi"nin de yakında hizmete gireceği belirtıliyor. Soysal dan bir dizi konferans • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Bağımsız Zonguldak Mılletvekili Mümtaz Soysal, Cumhuriyetin 75. yılı kutlama etkinlikleri çerçevesinde Küba, Brezifya, Arjantin. Şili vfr r l Venezüellâ'ya giderek bir""" dizi konferans verecek. Dışişleri Bakanlığı'nın düzenlediği program gereğince, cumhuriyetin kuruluşu ve nitelikleri konusunda iiniversitelerde konferanslar verecek olan Soysal'ın gezisi bugün başlıyor. Soysal 10 gün sonra yurda dönecek. Gökçek hakkında suç duyurusu • ANKARA (AA) - Hızmet-tş Sendikası Genel Başkanı Hüseyin Tannverdi, sendika üyesi işçileri baskıyla sendika değiştirmeye zorladığı gerekçesıyle Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek hakkında. Ankara Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulundukiannı bildirdi. Sendika Genel Merkezi'nde basın toplantısı düzenleyen Hüseyin Tannverdi, Ankara Büyükşehir Belediyesi işyerlennde 22 gün süren grevden sonra vanlan uzlaşmayla onaylanan hükümlerin hiçbirinin belediye başkanı Melih Gökçek tarafından yerine getirilmedığini savundu. Belediye işçileri üzerinde baskıstnı sürdüren Gökçek'in birliği ve bütünlüğünü bozmak için işçileri sendika değiştirmeye zorladığını ileri süren Tanmerdi, Türk-lş"e üye Belediye-tş Sendikası'nın da Gökçek'e alet olduğunu iddia etti. TAM'nin toplantısı • Haber Merkezi - Türkiye Araştırmalar Merkezi"nin (TAM) daveti üzerine Almanya'ya göçmen işçi gönderen ülkelerin büyükelçilik temsilcileri ve TAM yetkilileri ile bağlantı bürolan sorumlulan Bonn'da bir araya geldiler. Aralarında Türkiye, Bosna- Hersek, Polonya ve Tunus büyükelçilikleri temsilcilerinin de bulunduğu yetkililer, Kuzey Ren Vestfalya eyaletinde yaşayan göçmenlerin sorunlan konusunda ortak çalışmaya yönelik diyaloğu arttırmaya karar verdiler. TAM Direktörü Prof. Dr. Faruk Şen, Kuzey Ren Vestfalya eyaletındeki göçmenlerin sorunlan ve özellikle serbest girişimcilerin durumunun ele alındığı toplantının çok verimli geçtiğıni bildirdi. Adalet Bakanı, HSYK'nin yapısının değiştirilmesini sağlamak için bir çalışma başlattı Yargıda reform arayışıANKARA (Cumhuriyet Büro- su)-TBMM'nin, açıldıktan sonra- ki ilk 10 gününü yargı reformuna ayırması için siyasi uzlaşma arayı- şına giren Adalet Bakanı Hasan Denizkurdu. yargı bağımsızhğımn önündeki en önemli engel olarak görülen Hâkimler ve Savcılar Yük- sek Kunılu'nun (HS YK) yapısının değiştirilmesi için çaiışma başlat- tığını açıkladı. Çalışmanın. Adalet Bakanı'nın kuruldan çıkanlması- nı, müsteşann ise kurul üyeliğini sürdürmesini öngördüğü bildiril- di. Emekli Anayasa Mahkemesi Başkanı Yekta Giingör Özden, Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı ile sekretaryanın da HSYK'ye bağlanması gerektiğini söyledi. Bağımsız Bakan Hasan Deniz- kurdu, Cumhuriyet'e yaptığı de- ğerledirmede. yargıda "hem fîzUd hem de beşeri" ilişkilerin iyileşti- rilmesi için gerekJi hazırhklan yap- tığını, hazırladığı hukuk reformu • Adalet Bakanı, yargı bağımsızhğının önündeki en önemli engeller arasında yer alan HSYK'nin yapısının degiştiriimesi için çalışma başlattığını açıkladı. Anayasa değişikliği gerektiren çalışmanın hazırhklan çerçevesinde Adalet Bakanı'nın kuruldan çıkanlması, ancak müsteşann kurul üyeliğini sürdürmesinin konusunda başta Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ve Başbakan Mesut Yümaz olmak üzere siyasi parti liderleri ile milletvekillerinı bilgilendirdiğini söyledi. Reformun gerçekleşmesı için TBMM'nin 1 Ekün'den itibaren 10 gününü aralıksız hukuk için ayır- ması gerektiğini kaydeden Deniz- kurdu, "Bu konuda da gerekii giri- şimleri yapüm. Mcclis'in bu iş için benden on gününü esirgeyeceğini sanmjyonınT diye konuştu. De- nizkurdu, reform önerilerini şöyle özetledi: "Organize suçlarla ilgili özel bir düzenleme \apılsın. Mahkemeler- de yoğun iş yükünün >anı sıra baş- ka bir karmaşa daha yaşanıyor. Ya- sa ve yürütmeniıı yargtya olan so- öngörüldüğü bildirildi. ğukluğunu gidermck gerekiyor. Yargıdaki fıziki ve beşeri iyüeştir- meleri mutlaka sağlamak lazını. Eskimiş adliye binalannın tümünü yenileyeceğiz. Öncelikle bir adalet akademisi kurup hâkim ve savcıla- ruı yenşmesini buradan sağlayaca- ğız.Aynca cezaevlerinin modem >e insan onuruna yakışır bir yapıda bulunması gerekiyor. Koğuş siste- mine dayalı cezaevlerinde bugün 50-60 kişi bir arada yaşıyor. Böyle bir yaşam biçimini. dünyanın hiç- bir eezae\inde göremezsiniz. Ön- celikle büyük kentlerde olmak üze- re cezaevlerimizuı tümünü oda sis- temine da>ah ve teknolojik imkân- lara sahip bir yapıya kavuşturaca- ğu.» Adalet Bakanı E>enizkurdu, ha- zırladığı reform paketinin gerçek- leşmesi için çok daha fazla kayna- ğa gereksinim olduğuna dikkat çe- kerken. "Önümüzdeki bütçede Adalet BakanlığTna cumhuriyet tarihinde görülmemiş büyüklukte paj aynlacakür. Buna bep bûiikte tanık olacağız" dedi. Denizkurdu. sözlerini şöyle sürdürdü: " Hukuk reformunu gerçekleş- tirmekiçin Mecüs'ten bir 10gün is- tivorum. Yargıtay Başkanı'ıun da belirttiği sorunlann çözümünün tümü >asal düzenlemelere ve Mec- Us'in karanna bağü. Meclis'in ben- den 10 gününü esirgeyecegini san- mıyorum. Bütün partilerin bu ko- nuda konsensüs sağlaması lazım ki bunlan kısa zamanda hayata geçi- relim. Şu anda ben bunu sağlama- ya çalışiNorum. Zaten reform pa- ketimizde yer alan konuiann bir kısmı komisyonlardan geçnıiş. TB- MM Genel Kurulu'nda olan konu- lar. Bir kısmı haien komisyonlarda bulunurken. bir kısmı benim öner- diğim konulardır. Bu konular ara- sında böige idare ve idare mahke- meieriyle ilgili konular da bulunu- yor." Yargıtay Başkanı Mehmet Uygun da yargı yılının açılış töre- ninde yaptığı konuşmayla siyasile- ri halka ve kamuoyuna şikâyet et- tiğini bildirdi. Konuşmasında dile getirdiği sorunlan Yargıtay olarak yıllardan beri siyasilereanlatmaya çalıştıkJarıru kaydeden Uygun, "A- ma kimseden bir yanıt alamadık. ne bir ses ne de bir nefes geldi bize. Eğer bizi dinleseierdi, bunlar başı- ıruza gelmezdi. Amacımız bağcıyı dövmek değil üzüm yemekti" de- di. DYP Genel Başkan Yardımcısı Cihan Paçacı. Yargıtay Başka- nı'nın eleştirilerini Genel Başkanı Tansu Çiller lehine yorumladı. Telekom davasında beraat ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - "Haksız servet edindikleri" gerekçesiyle 3'er yıldan 5'er yıla kadar hapis cezası istemiyle yar- gılanan aralannda eskı U- laştırma Bakanı OguzTez- men, eski Türk Telekom Genel Müdürü Cengiz Bu- lut, eski Posta lşleme Ge- nel Müdürü Veli Bette- mir'in de bulunduğu 34 sanık hakkında beraat ka- ran verildi. Mahkeme sa- nıkJann malvarlıkianna konulan ihtiyati tedbir ka- rannı da kaldırdı. Savcı Adil Kubat'ın 8 dosyaya sığdırdığı ve mahkemeye çuvalla ilettiği belgelere dayanarak açtığı davada, duruşmaya katılan diğer savcı beraat istedi. Ankara 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın dünkü duruşma- sıoda esas hakkındaki gö- rüşünü bildiren Cumhuri- yet Savcısı Arif Ökemen, yapılan yargılama sonunda mal bildirimleri ve bilirki- şi raporlan göz önünde bu- lundunılarak sanıklann gelirlerine uygun malvarlı- ğına sahip olduklan ve do- layısıyla da suç unsurlan- nın oluşmadığı gerekçe- siyle rüm sanıklann ayn ayn beraatlanna karar ve- rilmesini istedi. Sanık a\u- katı. savcının görüşlerine katıldrklannı söyledi. Mahkeme yargıcı Oktay Saday. sanıklann beraatla- nna karar verildiğini açık- ladı. Saday, aynca sanıkla- nn malvarlıklanna konu- lan ihtiyati tedbir karannın da kaldınldığını bildirdi. Soruşturmayı yürüten ve iddianameyi hazırlayan Ankara Cumhuriyet Sa\- cısı Adil Kubat'ın, karan temyız hakkı bulunuyor. Iddianamede. Ankara Cumhuriyet Başsavcılı- ğı'na gönderilen bir grup müfettiş imzalı ihbarmek- tubu \r e ekindeki "Haber- leşmemiz Enişteye Draho- ma* adlı belgesel kıtapta, PTT ve uzantısı olan Pos- ta lşleme Genel Müdürlü- ğü ile Türk Telekom 'da gö- revli üst düzey bürokratla- nn mal varlıklannda se- bepsiz artışlar olduğu id- dialan nedeniyle soruştur- manın başlatıldığı kayde- dildi. Dunışma nedeniyle tstanbul'dan üç otobüsle Trabzon'a gelen müdahiller ve vatandaşlar otobüsfln birinin egzozunun patlaması nedeniyle bir saat gecikmeu' olarak adttyeye ulaştükr. Gad dcmısıkanttlantoplananuyor AHMETŞEFtK TRABZON-lstanbul Gazi Mahal- lesinde 12-13 Mart 1995'demeydana gelen olaylar sırasında 9 vatandaşın ölümünden sorumlu tutulan ikisi tu- tuklu, biri gıyabi tutukiu ve on yedi- si rutuksuH 20^>c4tsmyargılanmasına Trabzon Ağır Ceza Mahkemesi'ndc devarn edildi. On ikinci duruşma son- rasında davaya ilişkin birçok kanıt hâ- lâ toplanamadı. Müdahil avukatlar kendilerine ve Gazi halkına yönelik tehdit ve korkutmalardan yılmaya- caklannı açıkladılar ve hükümetin emniyette yaptığı yeni atamalann ye- ni katliam endişesi doğurduğunu öne sürdüler. CHP tstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen, mahkemenin yavaş yavaş başiattığı senaryoyoı hayata ge- çirdiğini, ancak davanın böyle sonuç- lanması halinde bundan Türkiye'nin büyük zarar göreceğini savundu. Duruşma nedeniyle Istanbul'dan üç otobüsle Trabzon'a gelen müdahiller ve vatandaşlar otobüsün birinin eg- zozunun patlaması nedeniyle bfr sa- at gecikmeli olarak adliyeye ulaştılar. Daha önceki duruşmalara göre bu du : ruşmaya katılanlann sayısı oldukça azdı. Duruşmayı CHP lstanbul Millet- vekili Mehmet Sevigen de izledi. Du- ruşma öncesinde Trabzon Cumhuri- yet Başsavcılığı'nın karan olduğu ge- rekçesiyle kameramanlar ve foto mu- habirleri adliye içine alınmadı. An- cak gazetecilerin mahkeme Başkanı Dursun Kaya Gükç'e durumu iletil- mesi üzerine duruşmadan beş daki- kalık görüntü aluımasına izin verildi. Tutukiu sanıklar Adem Albayrak ve MehmetGündoğan duruşmada ha- zır bulunurken, müdahil tarafin tanık olarak gösterdiği kişiler duruşmaya katılmadı. Davanın başından bu yana Trabzon Ağır Ceza Mahkemesi tara- fından lstanbul Eyüp Ağır Ceza Mah- kemesi'ne 35 tanığuı ve medya men- suplannın dinlenmesine ilişkin ola- rak yazılan müzekkerelere on ikinci duruşmada da yanıt alınamadı. Ayn- ca kullanılan silahlann balistik ince- lemesi ve eldeki fotoğraf ve görüntü bantlannm incelenmesi için Adli Tıp Kurumu'na yazılan yazılar da karşı- lıksız kaldı. Eksik olarak gönderilen telsiz çözüm bantlannın yeniden is- tenmesine karşm hâlâ bir yanıt alına- madı. DGM'ye boykot başladı tstanbul Haber Servisi - Devlet gü- venlik mahkemele- rinde(DGM) adil, ba- ğımsız ve tarafsız yar- gılama yapılmadığı gerekçesiyle adli tati- lin ardından duruş- malan boykot ede- ceklerini belirten si- yasi sanıklar ve avu- katlan pazartesi gü- nünden beri duruş- malara girmiyor. Kamuoyunda ku- rulduğu günden beri hukuki yapılan tartı- şılan DGM'lerde "bağımsız ve tarafsız yargüama" yapılma- dığını savunan siyasi sanıklar ile avukatla- n, adli tatilden sonra DGM'lerdeki duruş- malan boykot ede- ceklerini bildirmiş- lerdi. Bu karann ardın- dan DHKP'C, PKK, MLKP. TKEP'L da- valanndan tutukiu sa- nıklann da aralannda bulunduğu siyasi sa- nıklar ve avukatlan adli tatilin sona erdi- ği pazartesi gününden beri duruşmalara gir- miyor. Cumhufiyetvz CHP 15 yaşındaANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - CHP'nin 75. kuruluş yıldönümü "Cumhuriyet ve CHP 75 yaşında" sloganıyla bugün kutlanıyor. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ile parti yöneticilerinin katılacağı et- kinlikler çerçevesinde toplantılar, müzik dinletileri, havai fişek gös- terileri gerçekleştirilecek ve gece CHP'li gençler Güvenpark'taki Atatürkheykeli önünde nöbet tuta- caklar. CHP'nin kuruluş yıldönümü et- kinlikleri için Ankara il örgütü yo- ğun birprogram hazırladı. Bu prog- ram çerçevesinde dün kiralanan bir uçaktan Ankaralılara bir milyon bildin atıldı. Czerinde "CHP 75ya- şında" yazısı yer alan uçaktan atı- lan bildirilerde. "Cumhuriyet ve CHP 75 yaşında" yazısı yer aldı. CHP'nin kuruluş yıldönümü et- kinlikleri bu sabah Amtkabir'de Atatürk ve lsmet İnönünün mozo- •CHP'nin kuruluş yıldönümü etkinlikleri için Ankara il örgütü yoğun bir program hazırladı. Bu program çerçevesinde dün kiralanan bir uçaktan Ankaralılara 1 milyon bildiri atıldı. Üzerinde "CHP 75 yaşında" yazısı yer alan uçaktan atılan bildirilerde, "Cumhuriyet ve CHP 75 yaşında'" yazısı yer aldı. lelerine çelenk konulmasıyla başla- Yılmaz, kuruluş yıldönümü nede- yacak. CHP lideri Baykal ile parti yöneticilerinin katılacağı bu etkin- likten sonra, gençlik kollannın Gü- venpark'ta bazı etkinlikleri gerçek- leştirilecek. CHP lideri Baykal sa- at 17.50'de Güvenpark'ta bir basın açıklaması yapacak. ardından mü- zik dinletisi ve sinevizyon gösteri- si gerçekleştirilecek. CHP'nin ku- ruluş yıldönümü nedeniyle aksam da havai fişek gösterileri yapılacak. Kutlamalar, CHP'li gençlerin saat 20.30 ile 24.00 arasında Güven- park'taki Atatürk heykeli önünde nöbet tutmalanyla sonuçlanacak. CHP Ankara 1] Başkanı Haydar nıyle dün yaptığı açıklamada şun- lan söyledi: "CHP bugün 75 yaşında. Düşma- nı yurdumuzdan ko\an, cumhuri- yeti kuran Mustafa KemaL parti- miz CHP'nin ilk genel başkamdır. Genel başkammızı şükranla, say- gıyla bir kez daha anıyoruz. Onun bize emanet cttiği Türkiye Cumhu- riyeti ve de^Tİmfcri ilelebet vasaya- caknr. Onun kurduğu cumhuriye- te, devrimlerine milletimizle birUk- te sahip çıkmayı her türlü engele karşm inarJa, onurla sürdürecegiz." "Atatürk'ün yolundayız" diyen Yıimaz, açıklamasını şöyle sürdür- dü :"1950 \ıhndan bu yana ülkemiz- de uygulanan sağ politikalar sonu- cu sık sık kendimizi yeniden bir öz- güriük ve bağımsiydık *a\ aşının için- de bulduk. Derinleşen ekonomik, sos>alve siyasal bunahmlar ülkemi- zi emperyalizmin dayarmasında hasta, yorgun, bezgin bir de\1et gö- rünümüne soktu. Bu bunahmlan halkımıza fatura etmeden aşmanın yolu sos>al demokrasidir. Çözüm \"e umut dün olduğu gibi bugün de CHP'dir. Kuvayı MUliye ruhuyla halkımızla bütünleşmiş olan Türki- ye Cumhuriveti'nin kurucusu. kol- layıcı ve güvencesi olan CHP, bilim ve teknotojinin ışığında laikligin ve insan hakîanrun güvencesi olarak sosyal bir hukukdevleti yaratma yo- lunda halkınıızın bilgi ve biünciyle sonsuza dek yaşacakür. Çok ürete- ceğiz. adil pa> laşacağız, kirli elleri devletin yakasından söküp ata- POLflİKA GÜNLÜĞÜ HİKMET ÇETİNKAYA 'Terörist../ Bugün bazı fotoğraf karelerine bakalım... Izmir'de kimsesiz çocuklar için sokaklarda dans ederek para toplayan çocuklann başına gelenleri izliyor musunuz? Içişleri Bakanı Kutiu Aktaş, olayın üzerine gider- ken şöyle diyor: "Inceleme sürûyor, gerekirse polisler hakkında soruşturma açacağız..." Çocuklar sokakta gösteri yaparken semt sakin- leri ellerindeki pankartlardan kuşkulanmışlar... Pankartlardaki yeşil, kırmızı, sarı renkli yazılar kimi yurttaşlann dikkatini çekiyor... Diyorlar ki: "Bu renkleri PKK kullanıyor..." Polise hemen ihbar yapılıyor... Polisler çocukları yakalayıp Karşıyaka Emniyet Amiriiği'ne götürüyoriar... Halkımız terör konusunda oldukça duyarlıdır. Halkımız aynı zamanda "ahlak kuralları"nt iyi bilir, bu kurallara uymayanları polise ihbar etmeyi gö- reysayar... Üç üniversiteli kız, Istanbul'un bir semtinde ev tutmuş. Evlerine kız-erkek arkadaşları geimeye başlamış. Birsüre sonra, apartman yöneticisi po- lise ihbarda bulunmuş: "Bizim apartmanın filanca dairesinde fuhuş ya- pıyoriar..." Polis ne yapsın? Evi basmış, kızları ve erkekleri alıp götürmüş... Iki gün sonra gazetelerde fotoğraflı haberler: "Fuhuş yapan üniversiteli kızlaryakalandı..." Burası Türkiye... Yine yaşanmış bir olay: Emekli bir savcı, karşı dairede oturan genç öğ- retmen ve eşinden kuşkulanmış... Eşiyle birtikte anahtar deliğinden karşı daireyi gözlemeye başlamış... öğretmenin evine bazı kişiler gidip geliyorlarmış. Gelenlerin gidiş-geliş saatleri hiç belli olmuyor-: muş... Emekli savcı durumu, emekli albay olan apart-> man yöneticisine açmış. Oturup konuşmuşlar, kâ- 1 pıcıya sormuşlar: "Bu kiracılaröğretmen mi, gidip gelenlerkim?" Kapıcı "Beyim" demiş, "Ben de kuşkuluyum, okuduklan gazete tabak-çanak bile dağıtmıyor, a- ma gazeteden vazgeçmiyoriar; evlerinde de çoft kitapvar..." Polise bildirilmiş... '; Polis bir geceyansı evi basmış... Öğretmen aileyi konuklarıyla birlikte alıp götür- müş... Olaydan sonra öğretmen aileyle konuşmuştum! On gün sorgulanmışlardı. Bir daha kendilerınden haber alamadım... '" • • • Izmir'de sokak gösterisi yapan çocukların eliri: deki pankartta şunlar yazılı: "Kimsesiz çocuklara yardım edin!" '." Yeşil, kırmızı ve sarı renkle yazılmış... '. Tamam, bu çocuklar teröristtir... Bu renkler PKK'nin rengidir... PKK... i*m«.tir-T Okunuşu nasıldır? „ . . . ^ Pe-ke-ke .f- "•{' • • - : " Çünkü Türkçemizde sesli harflerin önüne "e" harfi gelir... PTT: Pe-te-te, CHP: Ce-he-pe, THY: Te-he-ye, DYP: De-ye-pe, IMF: l-me-fe, HBB: He-be-be, NTV: Ne-te-ve... Eğer siz "Pe-ke-ke" diye okursanız PKK sem- patizanı sayılırsınız. Onun için "Pe-ka-ka" diye okumak zorundasınız... Izmir çağdaş ve demokrat bir kenttir... Ancak Izmir'in çağdaşlığına ve demokratlığına hep gölge düşüren birileri çıkmıştır!.. Ornek mi_? Burhan Özfatura!.. Bir dönem fuarda "kılrf kıyafet" denetlemesi yaparak adını siyasi tarihimize "altın harflerie" kazıtmıştır... Özfatura'nın son becerisi, "NadirNadi Cadde- s/"nin adını değiştirip büstündeki yazıyı kaldırma eylemidir. Sonunda "pabucun" pahalı olduğunu geç olsa da öğrenmiştir... On yıl önce M.Ç. adlı bir lise öğrencisinin başı- na gelenleri anımsayan var mı? Karataş üsesi'nin tuvaletine "orak-çekiç" res- mi yaptığı savıyla gözaltına alınmış, işkenceden geçirilip Buca Cezaevi'ni boylamıştı... Manisalı çocukların acısını hâlâ unutmadık... Manisa, Izmir'e komşu kapısıdır... • • • Izmir'de sokak dansçısı çocuklann başına ge- lenler ne ilktir ne de son olacaktır!.. Içişleri Bakanı Kırtlu Aktaş'ın bu olaydaki "du- yariı davranışı'nt alkışlıyoruz... Ancak!.. Toplum olarak demokrasiden korktuğumuz apa- çık ortada. Kırmızı, yeşil ve san renklerinden korkumuz bu- nu kanıtlamıyor mu? Hem ihbarcılar hem de polis çocuklara ne diyor: "Bu renkleri PKK kullanır..." Gülüyoruz ağlanacak halimize!.. hckaya(S posta.cumhuriyet.com.tr Faks numaramız: 0212/ 513 90 98 ÜZ YAZII ORHAN BİRGİT Yeni vergi yasasının getirdiği söylenilen ve kayıt dışı ekonomiyi dize getireceği söylenilen önlemlerin hemen hemen bü- yük bir bölümü, "borsa"nın, Rusya krizi- nin arkasına sığınarak verdiği alarm sin- yalleri arasında hükümet kararlan ile erte- lendi. Sermayeçevrelerinin sözcüleri ken- di çıkarlan açısından haklı olarak bu ka- rarlan desteklerken, işçi sendikaları ve öteki sivil toplum örgütlerimiz, üç may- mun heykelcikleri gibi "görmemeyi, işit- memeyi" ve "ağızlannı açmamayı" yeğ- lediler. Anayasasında sosyal hukuk devleti ol- duğunu yazan hangi ülkede, çalışan ke- simler böylesine sfenksleştirilmiştir? Gazetelerimiz de her akşam o sabahki yazılı basının haberlerini kendi bültenlerin- de tekrarlayarak izleyicilerinin haber al- ma haklarını kullanmaya yardımcı olduk- larını sanan televizyonlarımız da "çalışan- lar"\n örgütlenme sorunlarına ilgi duymu- yorlar. Dahası, çalışanların örgütleri bile, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfede- rasyonu'nun son genel kurul toplantısın- da da boy gösterdiği biçimde, kimi parti- lerle özdeşleşip kimine düşmanca tavır almayı marifet sa- nıyorlar. Ayrım yaptıkları siyaset kuruluşları- na yaklaşımlarında "sınıfsal" değil "poli- tik" kuşkular egemen. Böyle bir toplumsal görünümün ekra- nında, sendikaların güçsüz kalması, gre- vin silah olma etkinliğini yitirmesi, dahası çalışanların sigortasızlaştırılmasından da- ha doğal ne olabilirdi? Mesut Yılmaz'ın "izinde olduklannı" övünçle söylediği Tur- gut Özal'ın 12 Eylül darbesinin toz duma- nı arasında yerieştirmeye çalıştığı "trans- formasyon"un çalışma hayatımıza getir- diği taşeronlaşma, meyvelerini cömertçe veriyor. Öylesine ki Çalışma ve Sosyal Güven- lik Bakanı Nami Çağan, geçen hafta so- nunda Istanbul'da "Sigortalı çalış, sigor- talı çalıştır" sözcükleri ile özetlediği bir ha- zırlığı uygulamaya sokmak için yandaş aradı. Çalışma alanındaki haberlere doğru dü- rüst yer veren tek gazete "Cumhuriyef'te, bakanın "borsalarda yaşanan bunahmın faturasının sosyal haklardan vazgeçerek Kayıt Dışı îşsizler. ödenmesine izin vermeyeceklerini" be- lirttiği ve "Zaten adaletsiz olan gelir dağı- lımını daha da bozdurmayız" dediğini okuyunca, aynı habere medyanın öteki araçlarında niçin rastlamadığımı kendi kendime sordum. Haydi bunların bir büyük bölümü, kimi siyasetçilerimize ve onlara sözcülük ya- pan televizyonlara, gazetelere göre "kar- fe/"in malıydı. Ama "Sigortalı çalış, sigor- talı çalıştır" kampanyasına destek arayan Çağan'a "kartel karşıtı partiler ve medya" da destek olmamıştı. Çağan, sigortasız işçi çalıştırmanın giderek yaygınlaştığı an- laşılan ülkemizde, bu durumun işverenler açısından da haksız rekabet ortaya çıkart- tığını söylüyor. Türkiye İşveren Sendikaları Konfede- rasyonu Başkanı Refik Baydur da kayıt dışı çalışanların toplam ücretlilerin dörtte birine ulaştığını söyleyerek bu haksız ve çarpık rekabetin boyutlannı gözler önüne seriyor. Bir ülkede kayıt dışı ekonomi, mil- li gelirin yüzde 40'ını kontrolü altında tutu- yorsa, o ülkenin ana- yasasında sosyal hu- kuk devletinden söz edilmesinin kıymeti harbiyesi olmaz. Olmaz ve mafya, ticaret- ten siyasete, adaletten medyaya kadar aklınıza ne geliyorsa yaşamımızın bütün kilit taşlarını kontrolü altına alır. Belirli sayıdaki işyerinde sendika ile he- nüz bağlannı kopartmamış işçilerin örgüt- lenmesine de göz diker. Bir yandan sendikalann yönetimini kontrolü altına almaya çalışır. öte yandan grevi, tehlikeli bir silah gibi gösterir. Ülkemizin iletişim araçlan, grevci işçiler- le ilgili haberleri, o grev sadece kamunun işveren olduğu yerlerde yapılıyorsa ver- meyi, çalışma yaşamının değil, siyasetin zorunluğu olarak gördükleri için, beledi- yelerde, devletin elinde nasılsa kalmış üç- beş sanayi kurumundaki hareketlere ka- pılarını açar. Asıl kaymak sektörde çalışanların kimi sigorta güvencesinden bileyoksun, sen- dikalaşma ve grev gibi haklardan uzaktır. Birkaç gün önce eşim, eve gündeliğe gelen temizlikçi kadının erkek kardeşinin Boğaz'ın çok işleyen ünlü bir et lokanta- sında ayda 15, evet sadece 15 milyon li- raya garsonluk yapmak zorunda kaldığı- nı, işvereninin ücret arttınmı ve sigorta is- tekleri için müşterilerden aldıkları bahşişi. kalkan yaptığını nakletti. Tam bir vahşi kapitalizm modeli, uygar Batı ülkelerinde terk edilmiş olsa da gelip bizim toplumumuzun üzerine çörekleni- yor. Ve 2000 yılına girerken Çalışma Baka-: nımız "Sigortalı çalış, sigortalı çalıştır" kampanyasını başlatmak amacı ile ülker nin en büyük sanayi kentine geliyor. Geliyor ama bu kampanya ile ilgili te- maslar, ziyaretler, hatta Başbakan Yar- dımcısı Ecevit'in de 20 Eytül'de Merter'de yapılacak bir mitingde bu amaçla konu- şacağı haberleri, gazeteniz dışında hiçbir, yerde "haber" olmuyor. -, Medyamızdaki "sendikasız" işçiler... "Sigortalarınızdan başka kaybedecek neyiniz var ki?" Faks:0212-677 07 60 E-mail:obirgit(a postacumhuriyetcom.tr'
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog