Bugünden 1930'a 5,498,966 adet makale



Katalog


«
»

Cumhuriyel îmtivaz Sahibi: Berin Nadi Genel Ya\ın Yönetmenı Orban Erinç • Genel Yavın Koordınatoni HikmetÇe- tinkaya 9 Yazjışlen Mudunı tbrahim Yıldız 9 Sorumlu Müdür Fikret Ilkiz 9 Haber Merkezı Mudurü Hakan Kara 9 Görsel Yönetmen Fikret Eser ktıhbaıar Cengiz V ıldırım 9 Ekonomı Mehmet Saraç 9 Kultur Handan Şenköken 9 Spor Abdülkadir >, ikrfman 9 Viakalder Sami Karaören • Duzehnıe Abdullah V aacı 9 Fotoöraf Erdoğan Köseoğlu 9 Bılgı-Belge Edibe Buğra 9 Yurt Haberlen MebmetFaraç Yayın Kurulu llfaan Selçuk (Başkanl, Orhan Erinç, Oktaj Kurtböke, Hikmet Çetinfcaya. Şökran Soner. Ergun Balcı. ibrahinı YUdız, Orhan BursaİL Mustafa Balbay. Hakan Kara. Ankara Temsılcısı Mustafa Balbav Atatürk Bulvan No' 125. Kat 4. Bakanlıklar-AnkaraTel: 4195020(7hat). Faks 419502" 9 Izmır Temsılcısı Serdar Kızık, H Zıya Blv 1352 S 2 3 Tel. 4411220, Faks: 44191179 Adana Temsılcısı.ÇetinYiğenoğhj, tnönuCd 119S.No.l Kat.l, Tel 363 12 11. Faks 363 12 15 Müessese Müdüru l stÜD 4kmen 0 Koordınatör Ahmet Kornlsan # Mıiıasebe Büleol Yener^kfere Hösnin Gûrer • l^letme Öoder ÇeUk • Bıfgı- Işlem ÎSail İna] 0 Bılgısajar Sıstem Mürmet ÇBer#SaDş Fazikt Kuza MEDYA C: • Yonetım Kunı Başkanı - Genel Müdiır Gülb Erduran • Koordınatör Rel Işıtman # Genel Müdur Yardımcı SodaÇoban Tel 514 07 53 5139580-5138460-61.Faks 5!384< Ya>ımla>ıin ve Basan: Yenı Gun Haber Ajansı. Basm \e Yayıncılık \ Ş Turkoc-ajı Cad 39 41 Cagaloglu 34334 Isl PK 246 Istantmi Tel lû 212) 512 05 05 120 hai) Fafc> (0 2121513 85 95 9EYLÜLI998 îtnsak: 5.01 Güneş: 6.31 Öğle: 13.09 Ikındi: 16.42 Akşam: 19.32 Yatsı: 20.56 vvvvvv.cumhuriyet.com.l AIDS yetimleri antiyor • ANKARA/NEVV YORK (ANKA)- AIDS hastalığırun ortaya çıkmasından bu yana sadece 23 ülkede 8 milyondan fazla çocufun AIDS sonucunda yetim kaldıği belirlendı. ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı'nın gerçekleştirdiğı araştırmaya göre, söz konusu 23 ülkede 1997 itibanyla 8 milyondan fazla olan A1DS yetimlerinin sayısının iki yılda bır kat artması bekleniyor. Aynı araştırmada2010yılında 15 yaş altındaki çocuklann yüzde 16'sını oluşturan 40 milyon çocuğun AIDS sonucunda yetim olacagı tahmin ediliyor. Samanyolu'nda kara delik • VVASHIıNGTON(AA)- Samanyolu gökadasımn (galaksi) tam göbeğinde, çevTesindekı her şeyi yutan dev bir kara delik bulunduğu tezi doğrulandı. Amerikalı gökbilimci Andrea Ghez, Havvaı'deki dev teleskop Keck'i kullanarak, yıllardır pek çok gökbilimcinin var olduğunu düşündügü kara delıgi doğrulamayı başardı. Ghez, Samanyolu'nun göbeğinde. yaklaşık 200 yıldızın hareketlenni en ince aynntılanyla ınceledi. Ghez'ın çalışmalan, bu yıldızlardan 20 kadannın yörüngesinın, müthiş bir çekim gücüne sahip, gizemli bir kaynak tarafından ciddı ölçülerde bozulduğunu gösterdi. Tınep satışma kısıtfama • ORDU (AA) - Ordu'da, uyuşturucu bağımlılığına yol açtığı gerekçesıyle 18 yaşından kiiçüklere, bally; tiner ve benzeri madddelerin satışının engelleneceğı bıldınldi. Ordu Valıliğı'nden yapılan yazılı açıklamada, özellıkle sanayı sıtelerindeki 11 -17 yaş grubu çocuklann, bally, tiner ve benzen maddelen koklayarak zararlı ahşkanlıklar edindiklennin belirlendıği kaydedilerek, "18yaşındahKufcûk' çocuklann bu maddelen kullanmalan sonucu bağımlılık kazanacaklan ve kazanılan bu bağımlılığın ilerde esrar. eroin ve morfin gibi daha zararlı alışkanlıklara ittiği ve bunun sonucunda da kışileri suç işlemeye yönlendirdiği tespit edilmiştir" denıldi. Atatürk Evf restore edilecek • KAYSERİ (AA) - Kurtuluş Savaşı sırastnda Atatürk'ün kaldıgı Kayseri Atatürk Evı'nin restore ettirileceği bildirildi. Kayseri II Kültür Müdürü Şiikrü Efe, restorasyonunun yapılması ıçin binavı geçici olarak Kayseri II Ozel îdare Müdürlüğu'ne devTettiklennı kaydetti. Efe, Atatürk Evi'nin çatısının yanı sıra iç bölümlerdeki eskiyen ahşaplar ile elektrik ve sıhhı tesisatının aslına uygun olarak restore edileceğini belirtti. İzmir'de deprem • İZMıR (Cumhuriyet Ege Bürosu) - İzmir'de hafıf şiddette deprem rneydana geldi. Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Deprem Araştırma Enstitüsü'nden alınan bilgiye göre. önceki gece saat 02.43'te meydana gelen depremın aletsel büyükJüğu 3.7 olarak saptandı. Merkez üssü Urla olan deprem, İzmir'de de hissedildi. Depremde hasar meydana gelmediği bildirildi. Öğrencilere yeni umut (|ANKARA(UBA)- Cniversiteyı kazanamayan öğrencilerin ek yerleştirme kontenjanlanna başvurulan Eylül ayınm son haftasında başlayacak.. Devlet, vakıf ve KKTC'deki üniversitelerde, ÖYS sonucunda boş kalan kontenjan sayısı toplam 10 bin 658 olarak belirlendi. Üniversitelerde kayıtlann 11 Eylül 1998'desona ermesiyle birlikte üniversiteler, bünyelerindeki boş kontenjanlan belirleyip ÖSYM'ye bildirecek ve buna göre Ek Yerleştirme Kılavuzu hazırlanacak. Istekliler, Ek Yerleştirme Başvuru Formu ve Ek Yerleştirme Ccreti Banka Belgesi'ni, il ve ilçelerde oluşrurulacak ÖSYM Sınav Merkezı Yöneticiliği'nden alabilecekler. Yıllardır süren baskı ve zulüm sona ermişti. Yunan bayraklarmm yerini Türk bayraklan almışt •9 Eylül'de İzmir'e girdik*• Atatürk'ün 1 Eylül sabahı Dumlupınar'da verdiği "Ordular ilk hedefiniz Akdeniz'dir ileri" emri böylece yerine getirilmişti. Başkomutan'ın 23 Kasım 1918'de İstanbul'da söylediği gibi, " Geldikleri gibi gitmişlerdi"... MERİHAK fZMİR - "Bu sabah çok mutluvum. Köşlvümüzün verandasından Kemalist sü- varilerin Bornova'va girişlerine şahit ol- dum. Lekesiz yepyeni üniformalargiyin- mişler. Başlarinda kalpaklan var. Disip- linli, sessiz ve sakin. Altlanndaki arJan da çok iyi durumda. Yorulmuşa hiç benze- mivoriar. Sanki cepheden gelmi>orlar~" Bornova'da yaşayan lngiüz Hortense Wood, anı defterinde Izmır'in kurtuluş günü 9 Eylül 1922'yi böyle anlatır. VVbod'un bu satırlan yazdıgmdan sa- atler önce... Güneş, ılk ışıklannı göste- rir, öncü kuvvet 20. Alay 4. Bölük'ten Teğmen Enver, Sabuncubeh'nden lz- mir'i ve Akdeniz'ı seyreder. Körfezde, Ingiliz, Yunan savaş gemıleri. Teğmen Enver'inyüreğındeise Atatürk'ün 1 Ey- lül'de Dumlupınar'da verdıgı "•Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz. Ikri" emrini ye- rine getirmış olmanm engın huzuru ve onuru... Emperyalistlerin 3 yıl 4 ay önce işgal ettiği İzmir'de Türk bavrağının dalga- lanmasına artık saatler İcaldı... 26 Ağustos 1922. Saat 08.00. TBMM'nın toplantı salonu. Rauf Bey. eline ulaşan telgrafla kürsüye koşar. Ge- nelkurmay Başkanı Fevzi Paşa'dandır telgraf. Rauf Bey gür sesıv le okur: "He- yeti Vekik Riyasetine. Bugün 26/8/1922 akssabah. tevfikaö süphanivcve istinaden (Tann'nın gösterdiği dognı yola dava- narak) tekmii cepbelerden harekâN ta- amıziyeye ibtidaredikügini arzederim_" Meclısbırandakanşır. mılletvekılle- ri )erlennden fırlar. Alkışlar ve büyük bircoşkudalgası Meclıs'ı kaplar. Büyvk Taamız başlayalı 3 saat olmuştur artık. 27 Ağustos'ta ilk önce Afyonkarahi- sargeri alınır. Afyon. Türk ordulan gir- diğinde yangın yeridir. Dığer ıller gibi. aynı 13günsonragirileceklzrtıırgıbı... Artık. amansız bır kovalamaca başlar Anadolu topraklannda. İşgal ordusu sı- lahını, cephanesini v e malzemesini terk ederek kaçar. Kaçarken her yeri yakıp yı- kar. gerisinde büyük birenkaz btrakarak. Kara örtü kaldırılıyor 1922 vıhnın gerçekten anlamlı gün- lerinden biri de Eylül'ün 6'sıdır. O gün Türkiye Büviik Millet Meclısf ndeki kür- süden kara örtü kaldınlırken. Yunanlı- lann ^egıne kara haber düşer... TBMM'dekı kürsüye kara örtü. işgal ordusunun Bursa'ya gırdıgı gün olan 8 Temmuz 1920'de senlmişti. Bursa Mıl- lervekıh Muhiddin Baha (Pars) Bev kür- süye gelmiş, gözyaşlan içınde ışgali an- Iatmış, sonra NamıkKemalın beyöni tek- rarlayarak kürsüden mmışti. "Vatanın bağnna düşman dayamış hançerini. \ok mudur kurtaracak bahtı kara maderini?" Mader'in karşılığı anne ıdı. Düşma- nın bağnna hançerini dayadığı vatan an- nev ı kurtaracak yığit e\ lat olup ohnadı- ğını sormuştu. Mustafa Kemal )erınden fırlamıştı o an. Kürsüye gelerek, beytın her mısra- sında ılk kelimesini değiştırerek şaınn sonısuna şuyanıtı venniştı: "Vatanın bağnnadüşman dayasın han- çerinL Bulunurkurtaracak bahökara ma- derinL." \'e genel kurul, Millet Meclisi'nin va- tanı kurtarma yolundaki sarsılmaz azmi- ne dayanarak tanhi karan almıştı: "Vatan üzerinesaldıran zalim düşma- nı yok edinceye kadar, ülkenin kaderini temsil eden Meclis'in başkanlık kürsü- siine kara örtü konulmasına_." Meclıste her söz, ama acı, tatlı hep bu kara örtü önünde söylenmışti. Kara ör- tü. 8 Temmuz 1920'de konmuştu. Nede- nı Bursa işgabydı. Kaldınlışı ıse 6 Ey- lül 1922'de şu mutlu haberle oluyordu: "TrikopLs. 2 Eylül akşamı esir olmuş- tur. 3 Ey lül sabahı da L şak'a gea'rilerek Mustafa KemalMn huzuruna cıkanlmış- ör™" Kurtuluş pünü Güneşin ilk ışıklanyla birlikte, öncü kuvvet 20. Alay 4. Bölük'ten Teğmen En- ver. Sabuncubeli'ndenlzmir'ıve Akde- niz'ı seyTeder. 1. Süvari Tümenı, 9 Ey- lül günü saat 03.00'te konakladığı Sabun- cubeli'nın Manısa'ya bakan yamaçla- nndan. 14. Tümen de Menemen'den bu tepenin lzmir yönündekı yamaçlanna gelmişti. Tan ağarmadan her iki tüme- nın komutanlan emir verdı: "At bin._" Kuvayi Milliye atlılan yıldınm gibi Iz- mir'e yöneldıler. Büyük bahçeler ıçin- de her bıri sarayı andıran ve çeşitli ya- bancı devletlenn bayraklanyla donatıl- mış Levanten evlerinın önünden geçen süvariler. saat 09.00'da Bomova'ya ulaş- tılar. 2. Süvan Tümenı'nın 13. Alay Ku- mandanı Binbaşı Atrf(EsenbeJ) Bey in ala- yı da Bornova'ya göndenlmiştir. Bin- başı Atıf Bey çok lyı Fransızca konuş- tufundan ecnebılerle görüşecek ve on- lann güvenlığını sağlayacaktır. Bornova'dakı görevını y ıldınm hızıy- la tamamlayan YüzbaşıZeki Bey komu- tasmdakı 14. Süvari Alayı'nın 3. Süva- n Bölüğü. meyva ve sebze bahçelenn- den geçerken. 2. Süvari Alayı emniyet düzenı içınde ilerlemektedir. Alay Ko- mutanı Yarba> ReşatBey. öncü bölüğu- nün ba^ına, Alay Komutanı Muavinı olan Binbaşı Şerafettin Bey'i vermiştır. bir >anş vardır kurtuluş ordu- sunun askerlerinde. Şerafettin Bey'ın bu atakhğı Yüzbaşı Zeki Bey'i, sonra Yüz- başı tbrahim ve Yüzbaşı Abdurrahman beyleri de kamçılar. Böylece Binbaşı Şerafettin. Yüzbaşı Zeki, Yüzbaşı tbra- him, Yüzbaşı Abdurrahman Be> lenn at- lılan arasında dolu dizgın bir yanş sü- rer. Konak'a ulaşmak tek amaçtır. Onlar tartışırken.. 9 Eylül günü saat 11 OO'de, hafıf Türk süvarisı Izmır'e girdi ve Konak'ı zaptet- ti. O sırada sanki teslim edilecek bir şey varmış gibi Körfez'deki gemilerde bu- luşan müttefik amiral ve başkonsolos- lar "tzmir'i teslim edelim mi etmeyelim mi" diye tartışıyorlardı. Halk yollara dökülmüştü. Yıllardır sü- ren baskı ve zulüm sona ermişti. Pencer- elerden, sokaklardan halk Kuvayi Milli- ye askerlerini alkışlıyordu. Yunan bayrak- lannın yerini Türk bayraklan almıştı. Teğmen AB Rıza ve bir erle Hükümet Konağı'ran mermer merdıvenlerine ok gi- bi firlayan Şerafettin Bey, ikıncı kattaki balkonda asılı duran Yunan bayrağını in- dinp, Türk bayrağını çekiyordu. 15 Ma- yıs 1919 sabahı işgal ordusuna ılk kur- şunu sıkıp şehıt olan Gazeteci Hasan Tahsin'ın vurulduğu yerde artık özgür- lük türküleri söyJeniyordu. Ertesi günu tahdromos, Nea İzmiri- ni, Amaltiya ve Katimerini" gazetelen, işgal ordusunun uğradığı bozgunu iri başlıklarla anlatıyordu. "Katimerini" gazetesi "Felakef başlığını kullanmış- tı. Bu gazetenın Atina'daki 18 Eylül ta- rihli sayısının başlığı durumu noktalıyor- du: "FelakeL işte denize döküldük-" Atatürk'ün 1 Eylül sabahı Dumlupı- nar'da verdiği "Ordular ilk hedefiniz Akdeniz'dir fleri" emn böylece yenne ge- tirılmişti. Başkomutan'ın 23 Kasım 1918'de tstanbul 'da söylediği gibi," Gel- dikleri gibi gitmişlerdi''... Bu zafer daha sonra Nâzun Hikmet' ın Kuvayi Milliye Destanf nda şöyle anla- tılacaktı: *._ Sonra. Sonra,9 Eylül'de tz- mir'egirdik ve Kayserili bir nefer yanan şehrin kızütısı içinden gelip öfkeden, sevinçten. ümitten ağhya ağiıya, Güney- den Kuzeye, Doğudan Batı\a. Türk hal- kıyla beraber seyretti Lzmir nhünundan Akdeniz'L." Etkinlikler Törenler top atışıyla başlayacak Izmir'in kurtuluşunun 76. yılı bugün çeşitli etkinliklerle kutlanacak. Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun 75. yılı nedenıyle bu yılki törenlere büyük önem verildi. lzmir Valiliği'nin düzenlediği törenler, saat 07.00'de Kadifekale'den yapılacak top atışlanyla başlayacak. Saat 10.30'da süvarilerin temsili olarak Izmir'e girişinden sonra Hükümet Konağı gönderine Türk bayrağı çekilecek. Daha sonra saat 11.OO'de Cumhuriyet Alanf nda tören düzenlenecek. 12.20'deTürkHava Kuv\etleri Komutanlığı Türk Yıldızlan Akrobasi Timi bir gösteri gerçekleştirecek. Etkinlikler içinde gazetemiz yazan Prof.Dr. ToktamışAteş'in konuşmacı olarak katılacağı bir söyleşi de düzenlendi. lzmir'in kurtuluşu nedeniyle lzmir Devlet Senfoni Orkestrası saat 20.30'da Izmır Valiliği önünde bır konser sunacak. Rengim Gökmen'ın yöneteceği orkestranın konserinde sevilen eserlerle, marşlara yer verilecek. • Pakistan Lideri Muhammed ÂliCinnah, tüm emperyalist işgalcilere şöyle seslenir: "Bütün dünyaya sesleniyorum. Ne biz, ne de her kıtada yaşamakta olan esir ve mazlum milletleri bundan sonra rutamayacaksınız." Yunanlılar tzmir Körfezi'ru arkalannda bırakniarken. özgürlük savnşı veren diğer ülkeler, bu savaşı örnek alıyordu. Ezjlen halkın zaferiTürk halkımn dünyaya örnek olan Kurtuluş Savaşı, yarüa bulmakta gecikmedi. Yunanlılar lzmir Körfezi'ni arkalannda bırakıp giderlerken, özgürlük savaşı veren diğer ülkeler, bu savaşı örnek alıyordu. Hindistan lideri Maharma Ghandi, 8 Eylül 1922 de düzenlediği basın toplantısında, "Türldye ordulan, bir devir kapatmış ve bir devir açmıştır. Şündi mazlum ve esir dev letler ve nıilletler artık vazgeçilmez bir reçeteye sahiptirler. Yeni Delhi'de Hint Müslümanlannın bav ramlanna bütün Hindular katümaktadırlar. Mustafa Kemallerin zaferi dünya için bir hürriyet ve istiklal çagının sancağıdır" derken. Pakistan Lideri Muhammed Ali Cinnah, Londra'dall Eylül 1922'de düzenlediği basın toplantısında tüm emperyalist işgalcilere şöyle seslenir. "Bütün dünyaya sesleniyorum. Ne biz, ne de her kıtada yaşamakta olan esir ve mazlum milletleri bundan sonra tutamayacaksınız. Mustafa Kemal ve Türkler ki, kendik'ri için hazuianan tabutu, istilacılann başlanna geçirmişlerdir. Şimdi dünvada başlanna tabutlar geçirilecek başkalan da benzer sonuçlara hazuianmabdıriar. Türkler ve Kemalistler, Osmanh'dan sonra dünya üzerindeki tek bağımsız devlefin vine kendileri olduğunu ispatlamışlardır. \ay sömürgecilere..." B i n b a ş ı ş e r a f e t t i n B e y ' i n a n ı l a r ı Şaşırmış, kaçışıyorlardı Hükümet Konağı'ndaki Yunan bayrağını indiren ve daha sonra Ata- türk'ün Izmir'e ilk giren subay ola- rak ödüllendirdiği Binbaşı Şerafet- tin Bey, anılannda o günü şöyle an- latıyor: "9 Eylül sabahı Sabuncu Boğa- a'ndan çıkarçıkmaz bütün ihtişamıv- b Akdeniz'in kıyısmda uzanan Izmiı'i gördük. Senelerden beri derin bir hayalle özlediğimiz lzmir. şimdi gö- zümüzün önündevdi. Bu esnada he- yecanunız fev kalade artmış, gözleri- miz sevinç yaşlanyla dolmuştu. Bü- tün süratimizle İzmir'e doğru koşu- yorduk. Bnrnova içindecerevan eden sokak muharebelerinden sonra is- tasyonu işgal edip. İzmir şosesine çık- tık. Yolda Bornova'mn bağlan bah- çeleri içinden üzerimize ateş ediUyor- du. Bunlara mukabele etmediğimiz gibi, ehemmiyet de vermiyorduk. Mersinli'ye geldiğüniz zaman Kar- şıyaka istikametinden bir düşman y ürüyüş kolunu gördük. Bunlan \ a- rarak geçtik. Hepsi de silahlıvdı. Ne yapacaklarını şaşırmışlar. kaçışıyor- lardı. Bizden sonragelen alay larunız tarafından esir edilen bu düşman kuvvctinin bir alay olduğunu öğrenin- ce hayretler içinde kaldık. Yürûjüşümüze tekrar devanı edip Gümrük önünde bizi ağlayarak kar- şılayan bir Türk çocuğunun öncülü- ğünde Hükümet Konağı'na vasıl ol- duk. Hükümetin cephe kapısı kapa- lıydı. Rıza Efendi'yle yan kapıdan girdik. Kapıyi içerden açtık. lierhal Hükümetve kışlanın müteaddid ma- hallerine nöbetçiler ikame edildi. Bu esnada, kadın-erkek. çocuk, binler- ce halk ağJaşarak, sevinerck Hükü- metegeüyorlanu. Hükümetin üstün- de asüı bulunan Yunan bav ragım in- dirdik. yerine şanlı sancagımızı, hal- kın, biünek tükenmek bilmeyen al- kışlan arasında çektik ve dalgalan- dırdık." SÖYLEŞJ 6TTİLÂİLHAN Işçi Muhalefeti' Aranıyor... Soğuk ve karanlık bir geceydi: sanki, 'karartma gecesi'; Strasbourg/St-Denis Metrosu ağ- zında dikilmiş, önümsıra ta Porte d'Oriean'a ka- dar dümdüz uzanan, tenha ve ıssız bulvara bakı- yordum: 'ne bir ses, ne bir nefes', in cin top oy- nuyor! O anda, Nâzım'ın mısraları, 'Sesini Kay- beden Şehir' şiirinden kopup, kelebekler gibi ha- fızama üşüşüyorlar: "...Adet-i devir / sıfır / Şehir / sustu. / Kenet- lendi nokta nokta şehrinin / asfart / beton çe- nesi; / bin dokuz yüz nokta nokta senesi / nok- ta nokta ayında... / Cadde boş / Bir uçtan bir uca koş. / Cadde boş / bomboş / cebim gibi / Kesildi akmıyor su / Ne bir motor uğultusu / ne dönen bir tekerlek var / Rüzgâr / sürüklüyor asfaltta Mister Ford'un adını / duvardan kopan renkli bir ilân kâğıdını / kaldınmlarda savurvı- yor..." (Bütün Eserleri, Cilt 1, s. 231. Narodna Pros- teva, Sofya, 1967) Yaşadığım, şiirin anlattığına ne kadar uyuyordu. 'Soğuk Savaş'ın ilkyıllan. Ikinci defa Paris'deyim, ilkdefabir'gene/grev'yaşıyorum. Avrupa'da tan- siyon yüksek, Fransa da gerilimden, payına dü- şeni alıyor; sabah uyanıyorsun, su yok, elektrik yok, ne asansör çalışıyor, netelefon; metrolardur- muş, otobüslersefere çıkmamış; gazete ya da rad- yo olmadığı gibi, çöpler bırakıldığı yerde eskiyor; sokaklarda öfkeli bir halk, askeri GMC'ler; sokak- lan süpüren, polis sirenleri! Grevin, işçi sınrfının ne yaman bir 'savunma si- lâhı' olduğunu somut olarak, işte o 'genel grevi' görünce anlamıştım; ertesi gün konuyu, Miss Hig- gins'e açacak oldum, damariı erkek ellerini, nere- deyse gözüme sokarak dedi ki: "-...işçi sınıftnın dersen müphem kalıyor; 'işçi muhalefeti'nin demen daha uygun!" Bu deyimi ilk defa duyuyordum. Sanayi toplumunda, muhalefet... il Aiss Higgins, o yaşlı 'Fabian sosyalisf] Ingi- / VI liz kadın, konu derinleştikçe demişti ki: "- ...çağdaş toplum, sanayi toplumudun o yüzden, siyasette 'ana muhalefeti', 'işçi muhalefeti'teş- kil eder; zira iktidar, çokluk, -tüccar ve sana- yici- burjuvazinin elindedir; denge böyle sağ- lanıyor!". Depart Kahvesi'ndeyiz; aydınlık bahar günü, güneş bulutlardan sıyrıldı; Luxembourg Bahçesi'nden, el ele tutuşmuş, öğrenci sevgililer çıkıyor; uzak bir gitar; Anton Karas'ın iınlü bes- tesi, 'Cafe Mozart'ı Miss Higgins gittikten sonra, bir zaman kafa yordum: doğru söylemişti, bunu an- lamak için Batı Avrupa'nın klasik demokrasileri- ne şöyle bir göz atmak yetiyor. Ingiltere'de, -iktidar da olabilen- 'ana muha- lefet' İşçi Partisi'dir (Labour Party), tabanını' sendikalar oluştunmuştur. Almanya'da, -ikti- darda olabilen- 'ana muhalefet', 'tarihi' Sosyal Demokrat Parti'dir. (Karl Kautsky'nin partisi) ta- banı' işçi sınıfı! Fransa'da 'ana muhalefet', -ik- tidarda olabilen- Sosyalist Parti'dir (Jaures'in, Blum'ün, Mitterand'ın partisi), ya da Komünist Parti'dir (Cachin'in, Thorez'in partisi); tabanı, en güçlü, en yaygın sendika federasyonu, CGT! Italya'da, 'ana muhalefet', Fransa'dakine ben- ziyor Sosyalist Parti (Pietro Nenni'nin ünlü par- tisi) ve Komünist Parti (Gramsci'nin, Togliatti'nin, Berlinguer'in partisi), 'tabanı' işçiler! Ispan- ya'da, aynı şey; 'ana muhalefet', Sosyalist İş- çi Partisi, (Felipe Gonzales'in partisi) ve Komü- nist Parti, (Santiago Carillo'nun 'efsanevi' par- tisi); onlar da, 'işçi muhalefeti'nin styasi tem- silcisi! Kim, olayın neresinden bakarsa baksın, Batı Av- rupa'nın klasik demokrasilerinde, bu şaşmaz ger- çeği görür; aksini, inkâr edemez! 'Cumhuriyet', hâkimiyetin halka intikâlidir ya; 'demokrasi', başlangıçta 'iktidar'ı -tüccar ve sa- nayici- liberal burjuvaziye sağlamıştır; muhalefet, ister istemez, işçi sınıfına düşecek; işçiler, de- mokratik muhalefetlerini, ekonomik düzeyde, grev, boykot ve işgallerie; siyasi düzeyde ise, sosyal demokrat sosyalist ve komünist parti- lerle ifâde ederier: demokratik iddialı bir cum- hunyette, o ki işçi muhalefeti (yâni bağımsız sen- dika federasyonlan, yâni sosyal demokrat, sos- yalist ve komünist partiler) yoktur. orada de- mokrasinin varlığı tartışma götürür. Türkiye'de 'işçi muhalefeti' yoktur! Eğri oturup doğru konu$alım... istem' (ABD anlayınız), Türkiye'nin 'kaderi- ' el koyduktan (1950) sonra, 'Soğuk Sa- vaş'ı, henüz palazlanmakta olan 'işçimuhalefeti'riı -dolayısıyla sosyalist ve komünist partileri- tasfi- yeetmekte 'kullanmış';sözde 'demokrat've 'halk- çı' parti ve liderler de, 'serada' büyüttükleri yerii burjuvaziye ve 'Sistem'e yaranabilmek için, bu 'tasfıyeye' âlet olmuşlardır. Eğri oturup, doğru konuşalım: sendikalan 'fesat ocağı', sosyalist/komünist partileri 'hain yuvası' ilân edip; sıkıyönetim'li dönemlerde, hepsini 'du- man edenler' kimlerdi? Ismet Paşa ile Mende- res, Sunay'la, Demirel, Ecevit, Türkeş ve Erba- kan; Evren'le Özal ve şürekâsı değil mi? Daha da kötüsü, 'faşizan' sâbıkalı geçmişlerine rağmen, o fırsatta, bunlann bazılan 'solculuğa', bazılan 'sos- yal demokratlığa' soyunmak yüzsüzlüğünü göster- medi mi? O takdirde ne oluyor? Çağdaş bir demokrasi- de, 'ana muhalefet' olması icabeden 'İşçi Mu- halefeti'nin yerini 'başkalan' alıyor gerçekte 'ik- tidar'a karşı 'muhalefet' değil, 'rejim'e karşı 'düşman' olanlar; niyetleri, 'iktidar'dan çok, 'hâkimiyet' olan 'etnik' ve 'irticai' muhalefetler, öne çıkıyor. Klasik demokrasilerde bu türden muhalefetin şansı, sıfır; ispanya'da Basklar, Fransa'da Korsikalılar; ancak, 'cumhuriyet'in kurallan ve koşullan içinde, var olabiliyor. Tür- kiye'de, tam tersine 'cumhuriyet'in 'ana muha- lefeti' olması gereken 'İşçi Muhalefeti'yok edil- mekte; onun yerini almaya çalışan 'etnik' ve ir- ticai' karşrUığa, 'ayncalık' talebindebuiunulmak- tadır ülkemize has bir gariplik de odur ki, bu 'ayncalık' talebine, 'ilerici' ve 'solcu' geçinen 'şaşkınlar' arka çıkryor; hem de, 'demokrasi' ve 'insan haklan' kalkanına sığınarak!. Onun için- dir ki, Harb-lş grevi gibi, hem ekonomik boyutu, hem siyasi boyutu, son derece önemli, büyük bir grev; ülkenin dört bir ufkunda, gümbür gümbür yan- kılanmadan, geçip gidiyor. 'Yaşadığımız dram' budur, oysa bu dramın 'ya- ratıcıları', günümüzde bundan en çok yakınan, o 'Soğuk Savaş' politikacılarıdır. http:// www. prizma.net tr/ AILHAN http://wvwv.eda.fr/-bilg/yay/yazar/ailrtan.htlm
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog