Bugünden 1930'a 5,499,814 adet makale



Katalog


«
»

Cumhuriyet İmtivaz Sahibi: Berin Nadi Genel Yayın Yönetmenı Orhan Erinç • Genel Yayın Koordınatörü HikroetÇe- tinkaya 9 Yazıışlen Müdürii fbrahim Yüdız • Sorumlu Müdür Fikret tlkiz 0 Haber Merkezı Müdûrü. Hakan Kara • Görsel Yönetmen. Fikret Eser Istıhbarat Cengiz Yıldınm 0 Ekononu Mehmet Saraç 0 KüJrur Handan Ş^nköken 0 Spor VbdûJkadir Yücehnan 0 Makaleltr Sanıi karaöcen 0 Diızeltme Abdullah YazKi 0 Fotograf Erdoğan Köseoğlu 0 Bılgı-Belge Edibe Buğra 0 Yun Haberlen Mehmet Faraç Yayın Kurulu llhan Selçuk (Başkan). Orhan Erinç, Okta> Kurtböke. Hikmet Çetinka>a. Şükran Soner, Ergun Balcı, İbrahim V ıldız. Orhan Bursaiı, Mustafa BaJba>, Hakan Kara. Ankara Temsılcısı Mustafa Balbay Atatürk Buiv an No 125,Kat4.Bakanhklar-AnkaraTel 4195020(7hat), Faks: 419502" 0 tzmır Temsılcısı: Serdar Kızık, H. Zıya BİV.I352S 2 3Tel'4411220, Faks 44191170 Adana Temsilcısı. Çetin Yiğenoğhı, tnonü Cd 119 S. No: 1 Kat: 1, Tel 363 12 11, Faks: 363 12 15 Muessese Vfüdüni tjtün Akmen 0 Koordınatör Ahmet Konılsan # Muhasete Bûfcot Vaıer#lıfcnr Hiseıin Gûrer • lşletme Önder Çelik • Bılgı- Işlem Nail İnaJ 9 Bılgısayar Sıstem Müröet ÇiJer»Satış FazUetKuaı MEDYA C: • Yonetım Kuı Başkanı - Genel Müdür Gül Erduran • Koordınatör R< Işıtman A Genel Müdür Yardımc SodaÇoban Tel 514 07 5 5139580-51384«Wl,Faks 513* ^ayımlavaD \e jlasan: Venj Gün Haber Ajansı, Basın \e Yavmcılık A Ş Turkocağ; Cad 39 41 Cagaloglu 34334 1si PK 246 Istanbu) Tel 10/212) 512 05 05 (20 hat) Faks (0 212)513 85 95 8EYLÜL1998 Imsak: 5.00 Güneş: 6.30 Öğle: 13.09 İkindi: 16.43 Akşam: 19.34 Yatsj: 20.58 www.cumhuriyet.com. Üniversiteye giriş sistemindeki değişiklik, liselerdeki alan seçimini çok önemli hale getirdi Alan seçimî yaparken iyi diişünün güzelini seçti • Haber Merkezi - ftalya 1998 yılı güzelini, geçen pazar günü yapılan yanşma sonunda seçti. İtalya'nın Salsomaggiore Terme bölgesinden yanşa katılan 19yaşındaki Gloria Bellicchi bu yılın Miss ttaly unvanını kazanarak kraliçelik tacını taktı. Fizikçi kendisini kopyalayacak • CHICAGO (AA) - însan kopyalavacağını açıklayarak bilim adamlanndan ve çeşıtlı enstitülerden tepki alan Chıcagolu fizikçi Rıchard Seed. bu defa da kendisini kop>alayacağını açıkladı. Boston'da. politika ve yaşarn bilimleri akademisyenleri toplantısında bu fikrini açıklayan Rıchard Seed, doğumun nasıl gerçekleşeceği ile ilgili bilgi \ermedi. Eşi Gloria'nın embnyoyu taşımayı kabul ettığinı açıkla>an Richard Seed kendi hücresinin çekırdeğinden meydana gelecek olan bır bileşimin, bir başka vericinin yumurtası ile birlikte embriyoyu oluşturacağınj açıkladı. ABD'deki Harvard Üniversıtesi'nden üç ayn dalda dıploması bulunan Richard Seed'in, hiçbir öğrenimınin tıpla ilgili olmadıgı bıldiriliyor. Eşinin yaşı konusunda Seed, "Ivfenopoz sonrası" demekle yetindi. Yeni nükleer tehdit • MOSKOVA (UBA) - Ural Dağlan'nın güneyindeki Oziorad Bölgesi'ndeki 5 mil\on metreküplük bir nükleer atık alanının, dünyayı tehdit eden büyük bır felakete yol açacağı uyansında bulunuldu. Karaçay Gölü Havzasf nda, 100 metre derinde. yıllardır biriktirilen radyoaktif atıklann, yılda 80 metre hızla bölgedeki nehir sistemlerine doğru kaydığı vurgulandı. Bu kaymayı durduracak ve nükleer atıklan yerlerinde sabitleyecek bir teknolojinin henüz bulunmadığını kaydeden uzmanlar. "Belkı de büyük bir nükleer felaketın eşiğındeyız. Bu radyoaktif kütle. küresel bir felakete yol açabilir" dediler. Anoreksiya teiididi • LONDRA/ANKARA (AA) - Daha çok kadınlan etkisi altına alan ve şişmanlık kompleksi ile kişiyi yemeden içmeden keserek ölüme götüren zayıflama hastalığı 'anoreksiya' artık erkekleri de tehdit ediyor. "Yağ Bir Kadın Meselesi Değildir' isimli kitabın yazan. Psikoterapist Susie Orbach. anoreksı>a ve 'bulımia'run genç erkekleri de pençesine aldığını açıkladı. Orbach, genç erkek modellerin topluma ideal olarak sunulan 'zayıf görünümlerinin. erkekleri vememeye ittiğini belirtti. Orbach. anoreksiya hastalannın yüzde 10'unu erkeklerin oluşrurduğunu iddia etti. Ozon tabakası incelenecek • TOKYO (AA) - Japonya, ozon tabakasını incelemek üzere uzaya 68. roketini başanyla fırlattı. MT 135 roketi. Japonya'nın güneybatısındaki Kagoşima Uzay Merkezi'nden dün sabaha karşı fırlatıidı. Yetkililer. başkent Tokyo'nun 985 kilometre güneybatısındaki uzay merkezinden. bugün benzen bir roketin daha firlatılacağım bildirdiler. FİGENATALAY Cniversiteye giriş sınav ının tek ba- samakJı bır sisteme dönüştürülmesıy- le çok önemli hale gelen liselerdeki alan seçımınde karmaşa yaşanıyor. Öğ- renciler. doğru alana nasıl karar vere- cekJerini bilemiyor, gelecekJerinı belır- leyecek bu seçimi yaparken zorlanı- yorlar. Meslek liselerine kaydolmayı düşü- nen öğrencilerin de bu kararlannı bir kez daha düşünmeleri gerekiyor. Çünkü. venı sınav sistemı, meslek lisesı öğren- cılerinin kendi alanı dışmdakı herhan- gi bir yükseköğretim programını ka- zanmalannı neredeyse olanaksız hale getirdi. MEF E>ershanelen Rehberiik ve Aras- tırma Birimı Müdürü Süleyman Hece- bü, alan seçiminde üniversiteye giriş sınav sistemini tanımanın önemine dik- kat çekerek. "Aian seçimi ile Ugili veri- lecek karann sağlıldı olabilmesinin te- mel kofullanndan biri de öğrencinin gelecekte öfrenim göreceği okullann özellikJerinL liselenleki alanlaruı han- gjsrvle ilgili olduğunu. gelecekteöğrenim görmek üzere düşünülen alan içinde yer alan yükseköğretim programlannı tanımaknr" dedi. Hecebil. alan seçi- minde hangi ölçütlerden yararlanılabi- leceğini şöyle açıkladı: Sağfak bilimleri 1. Eğer öğrenci gelecekte Tıp, Ecza- cılık, Tıbbı Biyolojik Bılimler. Mole- küler Biyolojı ve Genetık. Dış Hekim- liği vb. .vükseköğretım programlannın bulunduğu "Sağlık Bilimleri" ala- nmda ögrenım görmek istiyorsa: • Ortaokul ve lise 1 'de Fen Bilimle- ri ve Matematik derslerinden üstün ba- şan göstermesi, bu derslerden aldığı notlann diğer derslerden daha yüksek olması gerekır. Aynca öğrencinin bu dersleri öğrenmede ve çalışmada her- hangi bir güçlük yaşamamış ohnası da önemlıdir. • Bıreyin bu alanda başanlı olabil- mesi için Fen Bilimleri derslerinde yer alan konularla ilgili dergi. kıtap vb. ya- yınlara ilgı göstenyor olması, bu konu- larda laboratuv ar çalışmalanndan hoş- lanması, ınsanlara yardım etme e|ılı- mınin behrgın olması önemlidir. • Ögrencı yukarıda sıralanan özel- liklerin tümünü >a da çoğunluğunu ta- şıyorsa okulda seçeceği alan Fen Bilim- leri Alanı olmalıdır. • Meslek liselerine kaydolmayı düşünen öğrencilerin bu kararlannı bir kez daha değerlendirmeleri gerekiyor. Çünkü yeni sınav sistemi, meslek lisesi öğrencilerinin kendi alanı dışmdaki herhangi bir yükseköğretim programını kazanmalannı neredeyse olanaksız hale getirdi. 2. Eğer öğrenci gelecekte Elektrik- gılenmekten hoşlanması, kendi kendi- Elektronik, Bilgisayar, Çevre, Endüst- ri, Işletme, Inşaat, Makine Mühendis- liği vb. yükseköğretim programlannın bulunduğu "Mühendislik Bilimleri" alanında ögrenım görmek istiyorsa: • Ortaokul ve lıse 1 'de Fen Bilimle- ri ve Matematik derslerinden üstün ba- şan göstermesi, bu derslerden aldığı notlann diğer derslerden daha yüksek olması gerekir. Bunun yanı sıra şekil çiz- me. üç boyutlu şekıllen iki bo>ntlu ola- rak resmetme yeteneğinin de gelişmiş olması gerekır. • Mühendislik Bılimlen alanında basanlı olabilmek için bireyın mekamk ilgisinın yeterli düzeyde olması gere- kir. Bireyın mekanik ilgı, elektronık (radyo, elektronık oyuncaklar vb.) ya da mekanik bır aracın tamıri (fbisiklet, sa- at vb.), her bir parçanın sökülerek ye- niden monte edilmesi gibi konularla ıl- ne yeni şeyler deneme gırişiminde bu- lunması önemlidir. • Öğrenci yukanda sıralanan özel- liklerin tümünü ya da çoğunluğunu ta- şıyorsa okulda seçeceği alan Fen Bilim- leri Alanı olmalıdır. İşktme, iktisat 3. Eğer öğrencı gelecekte lşletme, Iktisat Ekonomı. Enformatik, Hukuk. Kamu Yönetımı. Psıkoloji, Uluslarara- sı llişkıler. Sosyolojı, Tunzm, Llusla- rarası Ticaret vb. yükseköğretim prog- ramlan alanında öğrenim görmek isti- yorsa: • Ortaokul ve Lıse 1 'de Matematik. Türkçe ve Sosyal Bilimler derslerin- den üstün basan göstermesi gerekir. • Bireyın Sosyal Bilimler alanına gıren konulara ilgı göstermesi, bu ko- nularla ilgili hazırlanmış yazı ve kıtap- lan okumaktan hoşlanması, okudukla- nndan kendine göre çıkanmlar yapma eğilıminın belirgin olması. ıstatistiki ve sayısal ışlemlerle uğraşmaktan zevk dujTnası gerekJi olan ölçütlerden biri- dir. • Öğrenci yukanda sıralanan özel- liklerin tümünü ya da çoğunluğunu ta- şıyorsaokuJda seçeceği alan Türkçe-Ma- tematik olmalıdır. 4. Eğer öğrenci gelecekte Gazeteci- lik. Halkla llışkiler ve Tanıtım, Radyo- TV- Sinema, Rehberlik ve Psikolojik Da- mşmanlık, Arkeoloji ve Sanat Tarihi, lş- letme. iktisat, Psıkoloji, Sosyoloji, Ulus- lararası llişkiler vb. yükseköğretim programlan alamnda öğrenim görmek istiyorsa: • Sosyal Bilimler, dili kullanma ye- teneklennm belirgin bir şekilde geliş- miş ohnası gerekir. Öğrencinin orta- okul ve lise 1 'de Sosyal Bilgiler, Tarih, Coğrafya, Psikoloji. Felsefe. Türkçe ve Edebiyat gibi derslerden üstün başan göstermesi, buderslerden aldığı notla- nn diğer derslerden daha yüksek ol- ması gereklidir. • Bu alanda (yukanda sıralanan mes- leklerde) başanlı olabilmesi için bire- yin, insanlarla iletişim kurmada başj nlı, sosyal açıdan girişken, insanlar yardım etme eğılimi güçlü, sosyal ola> lara ve konulara ilgi duyma özellikk rinin olması gerekir. • Öğrenci yukanda sıralanan özel liklerin tümünü ya da çoğunluğunu ta şıyorsa okulda seçeceği alan Sosyal Bi limler olmalıdır. Yabancı dil 5. Eğer öğrenci gelecekte Yabanc, Dil alanında (Filolojiler, Mütercım-Ter- cümanlık, Yabancı Dil Öğretmenlikle- ri vb.) öğrenim görmek istiyorsa: • Öğrencininortaokul ve lise 1 'de Sos- yal Bilgiler, Tarih, Coğrafya, Psıkolo- ji, Felsefe, Türkçe ve Edebiyat, Yaban- cı Dil gibi derslerden üstün başan gös- termesi gerekir. • Öğrencinin yabancı dile ilgi duy- ması, yabancı dille yazılı metinleri in- celeme, anlamaya çahşma ve tercüme etmeye ilgili olması, edebi konularla ilgilenmekten hoşlanması ölçütlerden bazılandır. • Öğrenci yukanda sıralanan özel- liklerin tümünü ya da çoğunluğunu taşıyorsa okulda seçeceği alan Yaban- cı Dil olmalıdır. Gelişmiş ülkelerdeki refah artışı, etek ve pantolon bedenlerindeki artışla ölçülüyor Para ve teknoloji şişmanlatıyor• Arabalar, televizyonlar, bilgisayarlar... İnsanlar konfor içinde yaşıyorlar. Ama konforun bir bedeli var. İnsanlar o bedeli de ağırlaşan bedenleriyle ödüyorlar. Dış Haberler Servisi - Dünyanın az ge- lişmiş ülkelerinde açlık can alırken zengin ülkelerde yaşayanlann şişmanladığı kay- dedıldi. tngiltere'de vayımlanan Independent ga- zetesınde çıkan bır haberde. gelişmiş ülke- lerdeki refah artışının bır ölçütünün de or- talama etek ve pantolon bedenlerindeki ar- tış olduğu kaydedıldı. Habere göre. geçen hafta Paris'te top- lanan Uluslararası Şişmanlık Kongresi. şİşmanlığın dünya çapında salgın oldugu- nu goslerdi. Avrupa ülkelerinin çoğunda, şişmanlann oranı geçen on yıl içinde yüz- de 10 ile 40 arasında arttı. Benzer bir olay. ABD, Avustralya ve L'zakdoğu ülkelerin- de de yaşandı. lngiltere'de son 20 yılda şiş- manlann sayısı ikiye katlandı. Bugün In- gilizerkeklenninyüzde 15'i,kadınlannın da yüzde 16.5'i şişman kategorisıne gıri- yor. Her 3 Ingiliz kadınından bıri. her 2 er- Dünyanın şişmanları Nüfus ıçındekı şişmanlann oranı (Boy-Kıio Endeksı x'un ostoj Çin Japonya Isveç Hollanda Yeni Zelanda Avusturalya Finlandya Ingıltere Birieşik Arap Emırhkleri Çek Cumhurıyetı Eski Batı Almanya Amenka Birieşik Devletlen Eski Doğu Almanya ütvanya Samoa 6ı son verrlere dayanyor. Boy-Kılc &!deteı= Ktlo boya bötünür Bûe ec*fen rakamntereaainr (15-20 BKE= Zayıf, 20-25 BKE? Sağikiı. 125-30 BKE= Toptu. 30 üstü BKE= keğjnden bin şişman değilse de balıketi. Ote yandan şişmanlık sadece kalorili yı- yeceklenn tüketilmesi sonucu ortaya çık- mıyor. Genlerden, kültürden, fizıksel ak- tiveden ve sosyal rutumlardan etkılenıyor. Dünyanın zengin uluslannın şfşmanla- masının nedeninın daha fazla yemek yeme- leri değil daha az hareket etmeleri olduğu kaydedildi. Arabalar, televizyonlar, bılgisayarlar... tnsanlar konfor içinde yaşıyorlar. Ama konforun bır bedeli var. InsanJar o bedeli de ağırlaşan bedenleriyle ödüyorlar. Avrupa'nın en zayıf ulusu olan tsveçli- leraynı zamanda en hareketlileri de. En sağ- lıklı beslenenler ve en fazla kayak yapan- lar onlar. Yaşlı kıtanın en şişman ulusu ise yağlı yiyecekleri ve teknolojinin nimetle- riyle övünen Almanlar. Öte yandan ıstatıstikler, nüfusun çoğu- nun tanm sektöründe çalıştığı ve az yağlı pirince dayalı yiyecekle- nn tüketildıği Çin "ıa dün- yanın en zayıf ınsanlan- nın ülkesı olduğunu gös- tenyor. Insanlann havalandır- ma sistemli arabalanndan ınmedikleri ve evlerine sipanş ettıkleri pızzalar- labeslendikleriABD'de- ki şişmanlann sayısıvsa son derece yüksek. Dünya Sağlık Örgütü. 2005 yılında ABD'de 26 milyon _\ r etişkjnin şişman olacağı, var olan eğilim devam ederse 35 yıl son- ra Amerikalılann tümü- nün şişmanlar kategori- sine gireceğinı bildirdı. Pasifık Okyanusu'nda- kı ada ülkelerinden Sa- moa 'daysa şişmanlık bır statü v e zenginlik sembo- lü. Samoa. dünyada şiş- manlann nüfusa oranı en viiksek olan ülkesi. Zenginlerin şişmanlamasuun nedeııi daha fazla vemeleri değil, daha az hareket etmeleri. Enflosyon herçağda bcışa belaydı • Nümismat Cihan Tibet, "Paranın icadındaki ilk nedenler arasında ülkenin savaş giderlerinin karşılanması geliyor" dedi. ANTALYA (AA) - Eski çağlarda kavim ve toplu- lukların savaş giderlerini karşılamak ve takasta kar- şılaşılan zorluklann orta- dan kaldırılması için icat edilen para, günümüz eko- nomilerinin vazgeçilmez unsuru. Tarihte paranın icadıyla il- gili ilk bilgiyi, MÖ 5. yüz- yılda yaşamış olan Halikar- naslı (Bodrum) Herodotve- riyor. "Tarihin babası" ola- rak anılan Herodot'un, ilk kez altın ve gümüş sikke basan ve kullananJann Lid- yalılar olduğunu kaydettiği- ni bildiren eskiçağ araştır- macılan, Herodot'un o dö- nemde altın olarak söz etti- ği sikkenin, altın ve gümüs. alaşımı olan elektrondan ya- pıldığını belirtiyorlar. Çeşitli kazılarda ortaya çıkanlmış ilkel sikkelerin çoğunda Lidya Krallığı'nın arması olan aslan başı bu- lunduğunu anlatan Antalya Müzesi 'nde görevli nümis- mat (tarihi paralan incele- yen araştırmacı) Cihan Ti- bet, fandı tipte olanlann ise kendi ticari faaJiyetleri için tüccarlann bastığını kaydet- ti. Nümismat Cihan Tibet, paranın icadıyla ilgili çeşit- li yorumlar bulunduğuna işaret ederek şunlan söyle- di: u Paranın icadındaki ilk nedenler arasında ülkenin savaş giderlerinin karşılan- masıgeliyor. Günümüz tek- nolojisinden uzak ve güçlü olanın vaşadıgı bir tarih için, askeri güçlerin büyük önem taşıdığını çeşitli ka>naklar- dan öğreniyoruz. Silah >apı- mı ve askerierin ücretinin ödenmesigibi nedenleıie ih- tfy aç du> ulan paranın yeri- ne, daha öncesinde degişto- kuş sisteminin kullanıldığı, fakatne zaman çıkacağı beJ- li olmayan savaş sırasında bo\ lebir sistenünodönenıin insanlaruıı zoriadığını gö- rüyoruz. Bu nedenle eski- çağ araşbrmacılan,otarih- lerde havatta kalabilmek için savaşan insanlann, pa- rayı icat ederek silahın gü- cünü paraya de\Tettiğini be- lirtiyorlar." Günümüz devletlerinin yaşadığı ekonomik prob- lemlerin, o dönemdede var olduğunu kaydeden Tibet. paranın silah ve askeri gider- ler dışmda, kamu harcama- lan, vergı toplanması ve günlük ihtiyaçlar için yapı- lan ödemelerde kullammıak üzere icat edihniş olabilece- ğini söyledi. Lidyalılann icat ettikJeri sikkenin, önce İonia ve Yu- nanistan'a, oradan da Ital- ya ve Sicılya'daki Grek ko- lonilerine yayıhnış olduğu- nu belirten eskiçağ araştır- macılan, o dönemlerde de ülke ekonomisinin çeşitli sebeplerle bozulduğunu ve enflasyonun varlığmı gös- terdiğini belirtiyorlar. IŞIL ÖZGENTÜRK Oldum olası kocasız hiç- bir yere gidemeyen, tatil köy- lerinde üç >aşındaki çocu- ğunu havuza sokarken u Ba- bamız hadi fotoğrafinuzı çek" diyen, saçının ren- gi konusunda bile kocasının sözünü dinleyen ve bütün bunlan sevgi adına yaptıklannı söyleyen ka- dınlan sevmem. Sanki hiç yokmuşlar gibi bir başkasının gölge- sinde yaşamlannı sürdürürler. Gittilderi lokanta- larda yemek seçimini bile kocalarma bırakırlar. ken- di özel dostlan. arkadaşlan yoktur, kocalannm onayladığı insanlarla görüşürler. Bunlar da ço- ğunluk evli çiftler olur, aralanna asla bekâr ya da dul birisini almazlar. Çünkü bu özellikleri taşıyan kişi potansiyel tehlikedir. Her grupta, her katmanda bu tür kadınlara rast- lanır. En önemli ortak özellikleri, tuvalete bile yalnız gidememeleridir. Onlar çişleri geldiğinde karşılannda oturan babalanna, pardon kocalan- na durumu kibarca bildirirler. Koca da bu asli gö- revini yerine getirmekte bir an bile tereddüt etmez. Tuvalet kapısında bekleyen beylerin çoğu muzaf- fer bir komutan edasındadır. Mıni mıni yav rula- nm çışe getirmişlerdir. Bütün gün evde oturduldan halde gündelik alış- venşi de kocalan yapar. Zavallı adamcağız bütün gün işte canı çıktıktan sonra bir de kasaba, mana- vauğrar. u Bonfilemiyoksakı>Tnamıalsam'."*d)- ye uzun uzun kafa yorar. Manavda meyvenin. seb- zenin çürüğü kendi sepetine gitmesin diye adeta dedektif kesilir. Yorgun argm eve geldiğinde de ka- fası rahat olmaz, Nasıl olsun? Öncelikle "babamız" olarak güncel şikâyetle- ri dinlemek zorundadır. Üst katta oturan komşu halılan gene onlann balkonuna doğru silkelemiş- Başkakmna tir. Ertesi sabah işe biraz geç gidip, temizlikçi ka- dınla konuşması gerekmektedir. Çünkü kadın ikin- ci kez gününde gelmemiştir. Büfün bunlann üs- tüne baldızın çocuğu olmuştur ve ne takacaklan- na bır an önce karar vermelidir. Zaman zaman. "Böyie bir hayat tarzını benim- semek, bunu sevgi adına yapıyormuş gibi sunmak nemenebir şe>" diye düşünürüm. Bu yakınlarda uzmanlar tarafindan gündeme getirilen tarih ka- dar eski bir hastalık, bazı sorulanmın yanıtı oldu. Gündemdeki hastalığın adı: "Başkalanna Bağımlılık." Hastalığın belirtileri şöyle: Birine bağlanıyorsunuz. Bu; sevgiliniz, koca- nız, babanız. annenız. arkadaşınız olabilir. Hep- sinde temel aynı. O kişiye ölümüne bağlanıyor- sunuz. Artık onsuz olamıyorsunuz. Onsuz hiçbir iş yapamıyorsunuz. Her şeyi bağlandığınız kişi- ye bırakıyorsunuz ve sız sorumluluktan uzak, gü- venli sularda yüzüyorsunuz. Ama işler hep böy- le gitmiyor. gün geliyor bağımlı olduğunuz kişi ölüyor ya da sizı terk ediyor. İşte hastalık o za- man ortaya çıkıyor. Önceleri kendi kafanızda "O oensiz yapamaz, benim de ona ihtiyacım var" gi- bi değerlendirmeler yapıp sizi terk edenin peşine dü- şüyorsunuz. Ama oknuyor, sizi terk eden kişi geri dön- müyor. Böylece hastalığın en önemli dönemi başlıyor. Artık kendi başımza sokağa çıkarnıyorsunuz, ken- di başınıza manava, bakkala gidemiyorsunuz. Ne- fes alma güçlüğü. baş dönmesi, terleme gibi fizik bozukluklar da başlıyor O zaman "Başkalanna Bağunhhk" hastalığma yakalanmış bir hasta ola- rak sizi hastaneye kaldınyorlar. lyileşmek hiç ko- lay değilmiş. Uzmanlar, bunu: alkol, uyuşturucu, kumar ve cınsel bağımlılık türünden son derece önemli bir hastalık olarak kabul ediyorlar. Hastalar. "Yalnız kalanuvorum. Ha>aümda benim yerimekarar ve- ren biri olmadıkça kendimi güvende hissedemrvo- rum" cümlesini çok sık kullanıyorlarmış. Sözün kısası hastalığın başlıca nedeni, güven duygusu- nun eksikliğiymiş. Birden fark ettim. yazımın başında kadınlara bi- raz haksızlık yapmışım. "Başkalaruıa Bağımlı- lık" hastalığını sadece kadınlara ait bir hastalık gi- bi anlatmışım. Belli ki, çevremde bu konuda ka- dın cinsine ait çok fazla örnek görmem beni ya- nılttı. Oysa bu hastahközelükleülkemizde her alan- da. her cinste, her durumda çok yaygın. Ortaîık ağa sözünden çıkmayan köylüler, şeyhlerinin sö- zünü emirkabul eden müritler, parti başkanlanm Allah belleyen delegeler ve kazıklandıklan siste- mi sorgulamayan seçmenlerle dolu. Bundan âlâ bağımlılık olur mu? Birey olmanın keyfine var- mak için öncelikJe bu "Başkalanna Bagımnlık" hastalığma karşı topyekûn bir seferberlık açmamız gerekiyor. En önce. ısoz50(a hotmail.com. Açıköğretim liselilere ek sınav hakkı ANKARA (AA) - Milli Eğitim Bakanhğı, 1997- 1998 öğretim yılında öğren- cilik durumu aktif ve donuk olan ve mezuniyet kredisin- de 20 kredi eksiği bulunan Açıköğretim Lisesi 'nde oku- yan öğrencüere ek smav hak- kı verdi. Dün başlayan sı- nav başvurulan yarma kadar devam edecek. Başvurular, öğrencilerin kayıtlı olduğu ildeki Eğitim Araçlan ve Donatım Merkezi Müdür- lüğü'nde yapılacak. Başvuru yapamayan öğ- renciler, 10-11 Eylü! tarih- lerinde Ankara'ya gelerek Açıköğretim Lisesi 'ne şah- sen başvuracaklar ve smav- lara buradan girecekler. Sı- navlar 12-13 Eylül tarihle- rinde Istanbul, Izmir, Ada- na, Malatya, Bursa, Antal- ya, Van, Trabzon, Ankara, Konya, Erzurum ve Sam- sun il merkezlerinde yapıla- cak. Ek smavdan dolayı, 7- 18 Eylül tarihleri arasında yapılacak olan kayıt yenile- me işlemleri 21 Eylül-2 Ekim tarihleri arasında ger- çekJeştirilecek.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog