Bugünden 1930'a 5,498,464 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 6EYLÜL1998PAZAF A HABERLER Başbakan türban, Çakıcı ve erken seçim konulannda kendisinin dışındaki isimlerin etkili olduğunu söyledi Yılıııaz sorumhıhıktan kaçıyor Orgeneral İlhan Kılıç - Türkçe ibadet önermişti. Org. Kılıç a sanal destek • ANKARA (ANKA) - Hava Kııvvetleri Komutanı Orgeneral tlhan K>Iıç'ın ortava attığı "Tiirk Müslümanlığı" ka\ ramına sanal destek geldi. Internet'te yapılan bir ankette. ıbadetin Türkçe yapılmasını isteyenlerin oranı viizde 52.6 olarak gerçekleşti. Superonline A.Ş., Internet'te "Ibadetin Türkçe yapılmasını \e ezanın Türkçe okunmasını uygun göriiyor musunuz?" başlığıyla bir anket düzenledi Ankete gönderilen 12 bin 440 oyun vüzde 52.6'sına denk düşen 6 bin 545 lik bir kısmı Türkçe ıbadete "evet" derken, buna karşı çıkanlann oranı ise yüzde 47.3'te kaldı. Bedük: Susurluk büyütüldü • ANKARA (Cumhuriyet Biirosu) - DYP Gnıp Başkanvekili -Saffet Ankan Bedük, 3 Kasjm 1996tanhinde Türkiye gündemine oturan Susurluk olayının bü>ütüldüğünü \e .çarpıtıldığını savunarak "Dev let, çete ilan edildı. Kahraman güvenlik güçleri pasıfıze edildi" dedi. Düzenlediği basın toplantrsında hükümetin bakanlarının daha sonra çete ilan edilen kanun kaçakçılanv la işbirliği .tçirnieolduğunun ortaya çık'ti'ğ'ım' ?oyl§yen'6edük, ,; L Aı«;ak Başbakan Yılmaz, bunlara sessiz kalmayı tercih etti. Neden gereken yapılmıyor" dıye konuştu. Bedük. sert bırdille eleştirdiği hükümetin ülke>i siyasi \e ekonomik belırsizlığe sürükledigini, Susurluk'uda çözemedığıni ve devlete hakaret ettığıni söyledi. Kııçuradi'ye kutfama M ANKARA (Cumhuriyet Biirosu) - Cumhurbaşkanı Süleyman 'Demiref. 11. Dünya Felsefe Kongresi'nin Türkiye'de yapılmasını sağiayan Türkiye Felsefe Kurumu Başkanı lonna Kuçuradı'yı kutladı. Demirel. Kuçuradi'ye gönderdiği mesajında, 11. Dünya Felsefe Kongresi'nin Türkiyede yapılmasına karar verilmesındeki katkıianndan dolayı tçşekkür ettı Kuçuradi'yi .Üluslararası Felsefe Kuruluşlan Federasyonu Başkanlfğı'na seçilmesi . nedeniyle kutlayan Demirel. "Bu başannız. Cumhuriyetımizin 75. yılını kutlarken, felsefe alanında ülkemizde yapılan çahşmalann ulaştığı seviyeyi yansıtması münasebetiyle aynca eurur vericidir" edı. tçi eylemde IANKARA (Cumhuriyet Biirosu) - Pancar Ekıcileri Kooperatıfien Birliği (PANKOBlRLtK). şeker fabrikalarının düşürüldüğü bunalıma çözüm bulunmamasını protesto etmek amacıyla eyleme çıkıyor. Birük, eyiemleri belirlemek amacıyla 9 Evlül Çarşamba günü Ankara'da toplantı yapacak. PANKOBİRLtK'ten vapılan açıkJamada, devletın uyguladığı yanlış politikalar ve yapılan haksız rekabet nedeniyle fabrikalarının içine düşürüldüğü sıkıntılanna çözüm bulunması için Cumhurbaşkanı. Başbakan ve diğer yetkililerle yapılan girişimJerden sonuç alınamadığı vurgulandı. SELAHATTİN GÖKATALAY MALATYA - Başbakan Mesut Yıl- maz, dün Gaziantep'te seçimlere ilış- kin yaptığı konuşmantn basına yanlış yansıtıldığını, olayı Gazıantep Beledi- ye Başkanı CeJal Doğan'ın gündeme getırdiğini belirterek. "Yani erken se- çim karan kuyuya aolmış bir taşsa, o taşı çıkarmak da evvela taşı atana dii- şer" dedi. Seçim konusunda uyanlan- nı zamamnda CHP Genel Başkanı De- niz Baykai'a söyledıklennı belirten Yılmaz. "Sayın Baykal btınlan bile bi- le bize bu şajrti dayattı" dedi. Yılmaz "Çakıcının yakalanmasıvla Ugili çok az konuştunuz" şeklındekı bir soruya, "Eğer ortada hırsız varsa onu vakala- mak poiisin görevkür. Başbakanın gö- re\i değüdir" dıye yanıt verdı. Malatyada bazı açılışJara katılan Mesut Yılmaz, Inönü Unıversitesi'nde onursal doktora unvanı verilmesi do- layısıyla düzenlenen törenden sonra, burada bir basın toplantısı yaptı. Baş- bakan Yılmaz, gazetecilenn. Gazian- tep'te öncekı gün japtığı konuşmaya Başbakan Yardımcısı Bülent Ecevit ve CHP'nın tepki gösterdiğinin anımsa- tılması üzerine şunlan sövledi: "Biz erken seçim karannın alınma- IVlalatya'da bazı açıhşlara katılan Mesut Yılmaz, gündemdeki tartışılan sorunlar için kendisinin üzerine düşeni yaptığını söyleyerek, sorumluluğun kendisi dışındaki isimlere ait olduğunu söyledi. Yılmaz, erken seçim için Baykal'ı, Çakıcı için polisi, türban için üniversiteleri birinci derecede sorumlu gösterdi. sına gönüllü olarakdeğiL zoruniu ola- rak destek verdik. Büdiğiniz gibi Meclis'te gerek- Uçoğunluğumuzyok. Biz,MecHs'te>a- sa çıkarmak için bize dışardan destek veren CHP'nin desteğine muhtacız. CHP'nin Genel Başkanı. bu sene ken- dtsivle \aptığırnı/ çeşitii görüşmelerde destek şartuiL. erken seçim karannın Meciis tatik' girmeden aiınması şarü- na bağladı. Erken seçinı tarihi konu- sunda aramızda göriiş ajnlığı çıkmış- nr. Sonra \isan 1999 tarihinde uzlaş- ma sağlandı. Dolayısıvla bugün erken seçim karannı hükünıet olarak ainıa- mızın tek nedeni. Sayın Bavkal »e CHP'nin bu konudaki ısrandır. Gazi- antep'tedün Büvükşehir BeJedheBaş- kanı konuşmasında, benden bir talep- te bulundu. Seçimlerin birlikte yapîl- ması halinde, ülkede siyasi bir kaos \a- şanacağmı iddia etti. Bunun çözümü- nü de bizden talep etti. Kendisine ceva- ben bö>le bir talebin muhatabının biz oimamamız gerektiğini, asıi muhatabı- nın bizi erken seçim kararına zorlav an siyasi parti olduğunu ifade cttim." Yılmaz, konuşmasının sadece bu konuyu değerlendırmekten ibaret ol- duğunu kavdederek. "Basında çoğuza- rnan olduğu gibi sanki bu öncriyi CHP'li beiediye başkanı değil de ben gttndeme geünnişûn gibi >ansıbktı. Ta- bii, yansınıa > anlış olduğu için tepkiler de farklı oldu. Benim söv lediğinı, daha öncekı sövledüderiınden farklı bir şev değUdir* diye konuştu CHP'de sadece Gazıantep Büvük- şehir Belediye Başkanı nın değıl, bir- çok mıJletvekili ve partı vönetıcısinin aynı görüşte olduğunu savunan Yıl- maz. "Eğerhakikatenoendtşehakln- sa, erken seçim karan kuvuva aölnıış bir taşsa. o taşı çıkarmak da evvela ta- şı atana düşer" dedi. Başbakan Yıl- maz, CHP'nın hükümete destek ver- meyı erken seçim tanhınin geçen ya- sanıa döneminde belırlemesi şartına bağlamasımn kendılennı böyle birka- rar almaktan alıkoyduğunu anlatarak şövle de\am etti: **Dolaytsıyla ben. bö> le bir tartışma- nın içinde degilim. Parti olarak buim böyle bir talebimiz de yok. Biz, biitün bu görüşlerimizi, bütün bu uyanlaruıu- a zamamnda Sa\ ın Ba> kaJ'a söyledik. Sa>ın Ba\ kaJ bunları bik bile, bize bu şartıdavato. Bi/ hükümet olarak. Mec- Us' in desteğine muhtaç olduğumuz için bunu kabul ettik." Başbakan Yılmaz. bir gazetecinin bazı mıllervekıllennın erken seçim ta- rihinın değıştırilmesiyle ilgili yasa önensı hazırladıklannı anımsatması üzerine de, erken seçirrüe ilgili tartış- ma ve önerileri, bu çalışmayı yapanla- ra sormak gerektiğini söyledi. Yılmaz. "Biz, böyle bir tarüşmayı gündeme ge- tirme taraftan değüiz. Parti olarak da biz hiçbirzaman böyle bir öneri \e tek- Kfte buiunma\acağız"' diye konuştu. Yılmaz, bir gazetecinin türbanlı öğ- rencılerin üniversitelere kaydedilme- diği yönündeki haberleri anımsatması üzerine de, yasalara göre konunun ta- mamen üni\ersitelerin sorumluluğun- da olduğunu söyledi. YasaJann, hükü- mete herhangi bir yetki vermedığını belirten Yılmaz şurılan dedi: "L vgulama, üniversite yönetinıleri- nin belûiediği çerçevede olacakür. Bu konuda koordinas>on görwini yürii- ten \ ÖK zaman zaman konuyla ilgili koordinasyon toplanülan vapnıışür." Başbakan Mesut Yılmaz. bir gaze- tecinin. "Son günlerde Çakıcı'nın ya- kaianmasıyla orta\a çıkan konular hakkında çok az konuştunuz ve bazı kişilerin dcvletikullandjğını söyiediniz. Devieti kullananlar hakkında bir işlenı yapıyor musunuz" sorusunu da şöyte yanıtladı: "Bir kere benim az konuşmamı ga- ripsenıenizi garipsiyorum. Eğer ortada hırsız s arsa onu > akalamak poiisin gö- re\ idiı. Başbakanın göre\i değildir. Ben katil \akaJa\acak değilim. ben kaçak- çı yakala\acak değilim. Ben şunu söy- lüyorum; Başbakan olarak ben, yasa çerçe\esinde görevini >apan hiçbir po- lisin elini tutmam, ona engel obnâm. Bu işi sjyasetk kanştarmam. Ortada bir kanunsuzluk \arsa. o kanunsudu- ğu ortaya çıkaracak olan belUdir. Her- kes görevini yapacakür. Polis yakalay a- eaktır, yargıya tesüm edecektir. Yargı karar verecektir. Herkes o karara uya- caktır. Geçmişte ister çeteler konusun- da oLsun, ister \olsuzluklar konusunda olsun. nıuhalerette> ken en büyük şikâ- yetimiz bu konulann yargırun önüne gi- dememesndi. \'argının önünün kesfl- tnesiydi. Siyasi otoritey i kullananlann, hükümetlerin bu konuda devletin nor- nıal çarklannı engelIemeleriydL Ben çarkuı daha hızlı dönmesine çalışno- rum." CumartesiAnneleri'nin 173. eylemipoUs ablııkasıyhı bir kez daha engeüendi Galata.saray'daki eylemin >asadışı olduğu belirtilen açıkJamada, 1996 \ılı haziran ayında 1052 kişinin. 1998 Ağustosu'nda da 201 kişinin eylenıe kaüIdıkJan için gözaltına alındığı biidirildi. (Fotoğraf: KAAN SAĞANAK) Kayıp eylemine siyasilerden destektstanbulHaberServisi- "Cumartesi An- neleri"nın 173. eylemi de poiisin büyük ablukasıyla engellendı. Aralannda CHP millervek'illeri ve ÖDP Genel Başkanı U- fakl'ras'ın da bulunduğu siyasi parti ve de- mokratik kitle örgütü temsilcilen. kayıp yakınlannın her hafta oturduklan Galata- saray Lisesi önünde vaptıklan basın açık- lamasında "Cumartesi .Ajıneleri"ni yalnız bırakmayacaJdannı belirttıler. Kaybedilen yakınlannın bulunması için sessiz oturma eylemi yapan "Cumartesi Anneleri rı ni 3 haftadır engelleyen polis. dün de Galaiasaray Mevdanı 'nda genış gü- venlik önlemlen aldı. C e ^ ik Kuvvet ekip- lerinin yanı sıra çok sayıda siv il polis İstik- lal Caddesı'ni ablukaya alırken Emniyet Genel Müdürlüğü'ne an gezici ka- yıp otobüsünün meydanda bulun- ması dıkkat çektı. Eyleme katılmak için Galatasa- ray'a gelen yaklaşık 25 kişi eylem başlamadan ara sokaklarda gözaltı- na alındı. Galatasaraydaki bir işhanında toplanan kayıp yakınlan ıle mıllet- vekillen. siyasi parti yönetıcıleri ve demokratik kitle örgütü temsilcile- rinden oluşan grup. saat 12.00'de Galatasaray'ageldiler. Grubun çev- resi Çevık Kuvvet ekipleri tarafın- dan çembere alınırken aralannda CHP tstanbul milletvekıllen Ercan Karakaş. Algan Hacaloğlu. ÖDP Genel Başkanı L'fiık l ras, EMEP Genel Başkanı Levent Tüzel. CHP Istanbul II Başkanı Etem Cankurtaran, fHD Jstanbul Şube Başkanı Ercan Kanar ile meslek odalan ve sendika temsilcileri- nin de bulunduğu gruba yaklaşan Emniyet yetkilıleri. eylemin yasadışı olduğunu bil- dirdı. IVlilletvekillerine uyan Galatasaray'ın toplantı ve gösteri yeri ol- madığını söyleyen Emniyet yetkilileri. mil- letvekillerinden, "yasadışı bir eyleme alet obnamalannı" ıstedıler. Milletvekilleri ıse kayıp yakınlannın haklannı aradıklarını ve eyfemin de izne tabi olmadığını vurgulaya- rak basın açıklaması yapacaklannı ifade ettiler. fstanbul Barosu V'önetim Kurulu üyesi avukat Osman Ergin. yaptığı açıklamada. kayıp yakınlannın sessiz çığlıklannı endı- şe ıle takıp ettiklennı belirterek şunlan söyledi. " Yakınlannın i/ini arayan insanlannıı/- la dayanışma içinde olmak. vaşama hakkı- nı savunan herkesin göre^idir. Türkiye'nin kayıplar \e faili meçhuiler dönemini geride bırakma) a, adaleün, banşın ve demokrasi- nin egemen olduğu bir siyasal hayaü kur- maya ihtiyaa vardır." CHP Erzincan nıilletvekili Mustafa Kul da Cumhurbaşkanı Süleyman Demirerın "DideNehri'nin kıyısmda ka> bolan bir ko- yunun bile hesabını \enue\e hazurz" söz- lerinı ammsatarak "O zaman bu yüzlerce kayıp insan hakkında kalkıp bilgi \ersin" FP'li Ekrem Erdem, Başbakan Yılmaz'ın yamtlamasım istedi Promosyonlara soru onergesı dedi Bu arada Istanbul Emniyet Müdürlü- ğü'nden yapılan açıkJamada kayıp olduğu bildirilen kişilerin bazılannın cezaevinde, bazılannın da terör örgütleri içinde 'mili- tan" olduklan öne sürüldü. Izmir'e destek Haklar ve Özgürlükkr Platformu'nun Konak Alanı'nda gözaltında kayıplann bu- lunması için gerçekleştirdikleri basın açık- laması ve oturma eylemine, Istanbul ve An- kara'dan destek geldi. Geniş güvenlik ön- lemleri altında eylemi gerçekJeştiren kayıp > akınlan adına konuşan Hakan Kalay, son vtllarda gözaltında kayıplann sayısınm gi- derek arttığını belirtti. Kalay, Izmir'de 31 Mart'ta Neslihan Uslu, Metin An- daç. M. Ali JVlandal, Hasan Aydo- ğan'm gözaltına alındığını ve bu- güne dek kendilerinden haber alına- madığım öne sürdü. .4NKARA (ANKA) - FP Istanbul milletvekili Ekrem Erdem. Başbakan Mesut Y ıhnaz'a. gazetelerin } 998 yılı içinde ne kadar promosyon malzemesi ithal etîiklerini sordu. FP'li Erdem. TBMM Başkarthğı na verdiği yazılı soru önergesinde, gazetelerin kültür ürünleri dışında promosyon dağıtmalannın yasayla men edildiğine dikkaı çekti. Rekabet Kurulu'nun konuya ilişkin çalışması varsa bunlann da açıklanmasını isteyen Ekrem Erdem"in yöneîttiğı diğer sorular şöyle: "Süreli yayıncılık amaçlarıyla ügisi bulunma\an ve kültürel ürünler dışındaki promosyon kampanvaJannda dağrtdan ürünler nedenhîe 1998 yüında kimler tarafından. hangi ülkelerden. ne kadar ithalat japılmışür? Bu kampanyalar sebebiyie sö? konusu kuruluşlara devlet kay naklanndan teşvik, vergj muafiyeti ve kredi gibi k«la> lıklar sağianmış, nudır?" Istanbul Emniyet Müdürlü- ğü'nden yapılan yazılı açıklamada. kayıp olduğu bildirilen kişilerin ba- zılannın cezaevinde, bazılanmn da terör örgütleri içinde 'militan' ol- duklan öne sürüldü. Galatasa- ray'daki eylemin yasadışı olduğu belirtilen açıklamada, 1996 yılı ha- zıran ayında 1052 kişinin, 1998 Ağustos'unda da 201 kişinin ey- leme kahldıklan için gözaltına alın- dığı biidirildi. KESK kongresinde tartışma ÎP: Sol maskeli provokasyon uygulanıyor •V- Istanbul Haber Servisi - Işçi Partisı Merkez Ko- mitesı üyesı Kamil Dede. önceki gün başlayan KESK'in 2. Olağan Kongresi'nde İP lıderi Doğu Perinçek'in konuş- ması sırasında meydana gelen olaylann "sol mas- keü provokasyon" oldu- ğunu savundu. Dede, sa- londa olay çıkaran yakla- şık 20 kişiden sadece lara gözyunımak ve şeri- atçılara alkış tutmakla suçlayarak. yönetimin KESK'i intıhara sürük- ledığını söyledi. Keleş: Bımalımın nedenisa&t • dikkat çeterek, provo-' ' kasyonda rol alanların Dev-Sol'unbirkesimi ve MLKP'nin elemanlan olduğunu ıddiaetti. Kamil Dede dün İP Is- tanbul 11 Merkezi'nde düzenlediği toplantıda, KESK Kongresi'nde Su- surluk'un sol kolunun sahneve süriildüğünü sa- vundu. Dede. İP Genel Başkan Yardımcısı Ha- san Yalçın'ın geçen haf- ta bir açıklama yaparak lP'e yönelik tertiplerin hazırlandığını, çıkacak olaylardan DYP Lıderi Tansu Çiller ve Mehmet Ağar'ın sorumlu olacak- lannı söylediğini anım- sattı. KESK Kongresı'nde boy gösteren kışkırtıcıla- rın 28 Şubat Kararlan. Milli Güvenlik Kurulu ve Türk Silahlı Kuvvet- leri'ni (TSK) hedef al- dıklannı öne süren De- de. aynı gruplann türban eylemlerinde de ver al- dıklannı savundu. Dede. söz konusu gruplann Türkiye'nin ıs- tikrarsızlaştınlması pla- nının bir parçası olarak kullanıldıklannı belirte- rek. "Sol maskeli Cat- İTIar bu amaçla sahneve h1Hyorlar rl diye konuştu. Bu tür provokasyon lara karşı tavır almanın her "Tiirkiyeci"nin görevi olduğunu v urgulayan Dede, "Susuriuk'un sol ayağını vakında tek tek isimlerivle, belgeleriyle açıklavacağı/" dedi. Dede, KESK yöneti- mini de kongredeki olay- ANKARA a (Cumhurivrt Büront)j - CHP Genel Sekreter Yardımosı Birgen Keteş, Türkiye'de yaşanan krizin temelini 1980 sonrasmda uygulanan sag politikalann oluşturduğunu vurgularken, hükümetin açıkladığı önlemlerle vergi vermek istemeyenkFe boyun eğdiğini söyledi. Mali piyasalara yönelik önlemler paketinifl ekonomi, düzeltemeyeceğini vurgulayan Keleş,. *;- "Hükümeti. üretinv; s vaünm ve rekabet gucünü arraracak teknotojikvenilikleri , gerçekleşdrecek , öniemleri aunava çağnTyoruz" dedi. , Keleş, dün düzenlediği basın toplantısında, Türkiye'de yaşanan krizin son günlerde ' ortaya çıktığını ve yalnızca Uzakdoğu ile Rusya'da yaşananlann yansıması olarak değeTİendirilmesinin doğru olmadığını söyledi. Keleş hükümetin, mali piyasalara yönelik önlemJerinin, "günfi kurtannaya, bankacıhk ve fuuuıs ; sektörünü ' rahatlatmava, sıeak • pararun devanunı sağüunaya"' yönelik N olduğunu kaydetti. SIFIR NOKTASI/ORAL ÇALIŞLAR Afşar Timuçin'in "Insanal Ya- yınlan"ndan çıkan Felsefe Sözlü- ğü'nün ikinci baskısı uzun bir ara- dan sonra yeniden çıktı. Zaman zaman sözlük, ansiklopedi karıştır- mak, gündelik hayatın hayhuyla- rından uzaklaşmak için lyi yol ola- bilir. Timuçfn'in uzun emekfer so- nucu ortaya çıkardığı ve genişlete- rek yeniden yayına hazırladığı söz- lüğün saytaları arasında keyifli bir pazar gezintisine ne dersiniz? Örneğin laiklik sözlükte nasıl yer alıyor: "Din işlerinı devlet işle- rinin dışında tutanyönetim anlayı- şı. Tüm kurumlarda dınsel etkiyı dışlamayı öngören öğreti... Teri- min kökü eski Yunan dünyasına uzanmaktadır. Yunancada 'laıkos' 'halkla ilgili olan' anlamına geliyor- Afşar Timuçin'in Felsefe Sözlüğü du ve 'kleros'/a yanı 'din adamları topluluğu'y/a karşıtlaştırılıyordu. Laiklik denilen anlayışyalnızca din adamlannı siyasal yaşamın dışın- da tutma eğilimini değil, dinle ilgi- li tüm ilke ve kurallan yönetim ay- gıtının dışında tutma eğilimini or- taya koymaktadır; özellikle sivilku- rumlann, daha belirgin olarak da eğitim kurumlarının ve yasama, yürütme, yargılama erklerini ger- çekleştiren kurumlann tüm dinsel belirfemelerin uzağında kalabilme- si için devletin açık ve ödünsüz tu- tumunu öngörmektedır." Timuçin'in laiklikle ilgili yazdığı madde, laikliğın gelişmesinin ta- nhsel arka planını da ele alıyor. Sözlüktekı bu maddeyı kendi pratiğımizle karşılaştırırsak, nasıl bir sonuç ortaya çıkar? Örneğin, bizde devlet din işlerinin dışında mı? Yasama, yürütme, yargılama, eğitim bunun dışında mı? Okullar- daki din dersleri kitaplarına bakın, hatta tarih kitaplarına bakın, laikli- ğin zerresinin buralara uğramadı- ğını görürsünüz. Sünni islamı tek doğru olarak ele alan ve diğer inançları aşağılayan bir mantık bü- tün eğitime hâkım. Bu ulkenin, Hı- ristiyan, Yahudı yurttaşları yok mu? Onlar, kendı dınlerinı küçük gören anlayışın çocuklarına oku- tulmasına katlanmak zorundalar mı? Bunun laik bir ülkede ne yeri olabilir? Yine Alevileri yok sayan ve küçümseyen, herhangi bir dini ınancı olmayan yurttaşı dışlayan Sünni islam propagandalannı ders olarak okutmak laiklik sözcüğü- nün acaba neresinde yer alabilir? Kitabın sayfalarını çevirirken "u- lus" sözcüğünü okumaya koyul- dum. "...Ulus kavramı, ulusal hü- tünlüklerin, yani ortak kültür de- ğerlen ortaya koyan toplumlann ortaya çıktığı 16. ve hatta 17. yüz- yıldan sonra oluşmaya başlamış- tır. Gerçek anlamda ulusal devlet- lerin kuruluşu 18. yüzyılda olmuş- tur." Bu arada Timuçin ulus üzeri- ne söylenmiş bazı değerlendirme- leri aktanyor: "Georges Chastel- lain 15. yüzyılda şöyle diyordu: 'Krallar ölür, uluslar dağılır gider; insanı mezara kadar izleyen ve ona ölümsüz onuru kazandıran yalnız- ca erdemdir.' Ulusçuluk, aşın bi- çimlerde erdemi umursamayan ve insan kaygısından uzak düşen bir anlayıştır." Üzerinde çok konuşulan ulus- çuluk, bir diğer deyişle milliyetçi- lik, görüldüğü gibi daha birkaç yüzyıllık geçmişe sahip. Bu neden- le geçmişinde binlerce yıllık tarih arayan kaba üstün ırk esasına da- yanan kaba milliyetçilik, hiçbir ger- çekle örtüşmüyor. Nitekim, şimdi- lerde çok gereksiz anlamlar yükle- nen Türklük, Osmanlı Imparatorlu- ğu'nda son döneme kadar kü- çümsenen bir deyimdi. "Etrakı bi- idrak" (Akılsız Türkler) sözü Os- manlı'da çok kullanılırdı. Sözlüğün arasında dolaştıkça birçok ilginç maddeye rastiamak mümkün. Ama bir günlük yazıda koca bir sözlükten ne aktanlabilir ki? Bir düşün adamının yıllannı ve- rerek hazırladığı bu yararlı kitab'ı, kütüphanemin görünür bir yerine koyuyorum. Bir pazar sabahı, bel- ki de en keyifli şey, bir sözlüğün, bir romanın, bir ansiklopedinin söz- cükleri arasında dolanmak. Ne dersiniz?
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog