Bugünden 1930'a 5,498,322 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 5 EYLUL 1998 CUMARTE HABERLERIN DEVAMI Istanbul PB 25 Sınop PB 23 Edıme PB 26 Samsun Y 22 Kocaelı PB 27 Trabzon Y 22 Çanakkale PB 27 Giresun Y 21 Izmir Â~ 29 Ankara PB 25 Manısa A 30 Eskişehir PB 24 Aydın A 32 Konya PB 25 Denizli A 31 Sıvas PB 24 Zonguldak PB 22 Antalya A 30 Kars Adana Mersin Diyarbakır Şanlıurfa Mardin Siirt Hakkâri Van A A A A A A A A 33 31 33 35 30 32 29 27 Y 24 Yurdun kuzeydoğu kesımlerı parçalı ve çok bulutlu, Orta Ka- radeniz kıyıları, Doğu Karadenız ile Doğu Anadolu'nun kuzey- doğusu sağanak ya- ğışlı, ötekı yerler az bulutlu ve açık geçe- cek. Hava sıcaklığı doğuda azalacak. Batıda önemli bir de- ğişiklik olmayacak. IS MERKEZLER Oslo Helsinki Stockholm Londra Amsterdam Brüksel Paris Bonn MB PB PB Y Y Y PB Y 14 16 17 24 18 18 23 20 Y 24 Zürih Berlın Budapeşte Madrid Viyana Belgrad Sofya Roma Atina y Y A A A A Y A 22 23 33 29 29 29 30 32 Y 21 Şam Moskova Aşkabat Astana Taşkent Bakû Bişkek Tiflis Kahire Y A A A Y PB Y A 13 39 29 36 28 32 27 34 A 38 0Açık Parçalı bulutlu Sıslı ^ Çok bulutlu Yağmurtu Karlı Sulukar . Gok gurült GUNCELcÜNEYT ARCAYÜREK • Baştarafı 1. Sayfada ceriyorlar. Örneğin, Meclis'in tatile girmesinden önceki gün- leri anımsayınız. Büyük ve gürültüJü tartışmalardan sonra seçim ka- ran alındı, tarih saptandı: 18 Nisan 1999 ! Ne tarihe, ne de iki seçimin bir arada yapılması ka- rarına -Ecevit dışında- Cumhurbaşkanı Demirel, Başbakan Mesut Yılmaz, başta ANAP öteki siyasal partiler, TÜSİAD, demokratik kurumlardan TOBB gı- bileri karşı çıktı. Seçim yasasına Çankaya imzayı bastı. Bir de ge- rekçe bulundu: Seçim tarihini saptayarak ülkeyı be- lirsizlikten kurtardık! Herkes seçim havasına girdi. Ama bizler, halkımız, toplum, demokrasinin dina- mikleri, ülkeyi belirsizlikten kurtardık diyenlerin belir- siz davranış ve söylemlerinden kurtulamadık! Cumhurbaşkanrndan hükümete ve sayılan kurum- lara kadar hemen her çevreden çifte ve erken seçi- me bir itirazdır başladı. Ülke hesabına yazılan kişisel ya da siyasal hesap- lar Çankaya'dan uzantısı minik parti DTP'ye, sonra Yılmaz'a yansıyor. "Devletin tepesi" diye anılan küçük çevrede ülke- ye zarar getireceği kaygısıyla erken ve çifte seçim- den vazgeçilmesinde "görüş ve gönül birtiğine" va- nlıyor. Şimdi çevir kazı yanmasın dönemindeyiz. Önce Cindoruk'un başlattığı erteleme görüşüne pek itibar eden olmadı. Hatta, Başbakan karşı koydu. Seçimin 18 Nisan'da mutlaka yapılacağını söyledi. Çankaya, Cindoruk'a verdiği ilhamı destekleyen konuşmalaragiriştive... Bir debaktıki; Yılmaz dade- ğişiyor. Hizaya geldi, geliyor. Urfa'da "zorunlu olarak aldıklannı söylediği karan" değiştirmeye hazır! "Zorunlu olarak alınan karar" ne demek? Şu de- mek ki, -Mesut Yılmaz- söylüyor "hükümet karan al- maya zoriandı". Kim zortadı hükümeti? Kertıen destek veren CHP! CHP, Yılmaz'ı zorlarken hangi aracı kullandı? Çif- te seçim tarihini saptayıp Meclis'ten geçirmezse hü- kümeti düşürecekti! Bu oyunun adı siyaset sözlüğünde "manevra" söz- cüğünün tam karşısında yer alıyor. Oysa hükümet, sadece hükümet değil devlet, bal gibi siyasal bir tehdide boyun eğmiş oluyor. Herke- sin önünde gelişip sonuç veren tehdide; hükümet- ten bir türlü gitmek istemeyen Yılmaz, boyun eğiyor. Bugün de aynı noktada. Üstelik hevesli. Şimdi "Bi- zi bu karan almaya zoıiayanlar, Türkiye'nin gelece- ğini erken seçimde arayanlar bu karartanndan vaz- geçerlerse bunu (erken seçimi ertelemeyi) yeniden değeriendiririz" diyor. ., Ama dikkat: Erken seçime Curphurbaşkanı ye.hünı, kümetten başka, TÜSİAD da, bankalar da ve de Sa- kıp Sabancı da karşı! CHP seçimden vazgeçsin, oturup konuşalım de- mek; hükümetin sürmesini istemek. Hatta Baykal'ı da içine alan yeni bir koalisyonla 2000 yılına kadar "hiz- met vermeyi" bugünden önkoşul olarak kabul et- mek demek! Baskı ve tehdit sadece erken seçim konusunda mı? Hayır! Hükümet, iş ve finans çevrelerinin istek- lerine de boyun eğiyor. Rus krizi, bir aylık ömrü olan vergi yasasını ve Ma- liye Bakanı Temizel'i perişan ediyor. ANAP Genel Başkan Yardımcısı Agâh Oktay Gü- ner açıklıyor: "Son alınan kararta finans kesimi 900 thlyon lira vergi ödemekten kurtuldu" diyor. Neyse ki devlet bağışladı demiyor. Her maddesi üzerine çetin savaşımlar vererek ver- gi reformunu Meclis'ten geçiren, tek maddesine do- kunulmasını istemeyen Maliye Bakanı Temizel ek- randa ne diyor, biliyor musunuz: "Yasanm 'bazı maddelerinin' değiştırilmesi gerek- tığini!" söylüyor. Erken seçim kararını CHP aldınyor. Vergi yasası- na indirilen darbelerde finans çevrelerinin baskısı biliniyor. Peki ama; hükümeti kim yönetiyor? 3 bin kamu görevlisine soruşturma BTK'nin çalışma bilançosu çıkanldı AMCARA (Cumhuriyet Bürosu)- Milli Güvenlik Ku- rulu'nun (MGK) 28 Şubat 1997'de yapılan toplantısın- da alınan kararlan izlemek üzereoluşturulan Başbakan- lık Takip Kurulu'nun çalış- malannın bilançosu çıkanl- dı. Edinilen bilgiye göre 3 bin kamu görevlisi hakkın- da irtica soruşturması yürii- tûlürken, bu faaliyetlere ka- nştıklan belirlenen 100 per- sonel görevden aynlmak zo- runda kaldı. Aluıan bilgiye göre Baş- bakanlık Takip Kurulu ku- rulduğu günden itibaren şu konulan gündeme aldı: - İrtica ile ilgili valiler. \ali vardjmcıları, kaymakamlar, İçişleri Bakanlığı merkez teş- kilaü. İller İdaresi Genel Mü- dürlüğü. Nüfiıs \e Vatandaş- lık tşleri Genel Müdürlüğü, Srvil Savunma Genel Mü- düriüğü, Personel GenelMü- düriüğüve mülkiye müfettiş- leri. - Hazine Müsteşarlığı, Adalet ve Sağlık bakanlıkla- n, Diyanet lşleri Başkanlığı, üniversite öğretim görevlile- ri. irticai yayın yapan kuru- luşlar. - Bakanlıklara yazılar ya- zılarak 400 civarındaki irti- caiolay vekişiyiaraştırmala- n istendi. Olavlar arasında, özel ve resmi okullarda kılık- kıyafet genelgelerine uyul- maması, siyasal İslamcı ser- mayenin ticaret kurallanna aykıngenislemesi; vakrf,der- nek, Kuran kursu. dershane ve devletdaireleri. basuıda ve bazı kitaplarda laiklik ve Atatürk aleyhine >er alan ya- züann incelenmesi, aralann- da din adamlannın da bu- lunduğu bazı kişilerin devlet ve TSK aleyhine konuşmala- n yer akb. - Kurul, bakanlıklara ve valilere araştınlması ama- cıyla gönderdiği yazılann önemli bir bölümüne yanıt aldı. Gelen yanıtlarda 3 bine yakın kamu görevlisi hak- kında soruşturma açıldığı. bunlann birbölümüne uzak- laştırma. memuriyetten çı- karma, kademe ilerlemesi- nin durdurulması, kınama. maaş kesme. uyarmagibi ce- zalann verildiği bildirildi. BTK'ye ıletilen bilgilere göre. tarikatlar üniversitele- rin açılmasına kısa bir süre kala, türban konusunu yeni- den gündemde tutabilmek için harekete geçti. Nakşi- bendilerin, Iskenderpaşa ve Erenköy dergâhlarının tür- ban >asağının üniversiteler ve devlet dairelerinde daha yogıın uygulanacak olması- nı. seçim kozu olarak gör- dükleri belirlenirken. FP'nin oylannı artırmak için yoğun çalışmayı kararlaştırdıklan kaydediidi. 'Şeriat kanla gelebilir'I Baştarafı 1. Sayfada iahlı eylem çağnştıran sözleriyle Sevr'i hortlat- maya çalışan hem bölücü hem de irticacı çev- reler ile dış güçlere. "Sizin aradığımz adam be- nim" imajını vermeye çalıştığını kaydetti. Vural Savaş, Diyarbakır 3 N'o'lu DGM tarafın- dan 10 ay hapis ve 716 milyon lira para cezasma çarptınlan Recep Tayyip Erdoğan'ın mahkûmiyet karannın bozulması istemiyle vaptığı temyiz baş- \urusuna ilişkin tebliğnamesini tamamlayarak dosyayı inceleyecek olan Yargıtay 8. Ceza Daire- si"ne gönderdi. Daire, Erdoğan'ın cezasını onar- sa, adı FP'nin lider adaylan arasında geçen Erdo- gan 4 ay 12 gün cezaevinde yatacak ve belediye başkanlığı görevi sona erecek. Erdogan seçilme >eterliliğini de yitirecek. Ceza davalannda tebligname başsavcı adına savcılar tarafından hazırianırken Savaş. bizzat dev- reye girmesinin nedenini şöyle açıkladı: "Erdoğan'ın hakkında verilen karara bo>ıın eğ- meyeceğini açıkça ilan edip ucuz kabadayıİık gös- terüerine kalkışması: bu dâ\a>a ilişkin bazı millet- vekiMeri ve gazetelerin anavasa »e >asa maddeleri- ne uymak bir yana. sanığın suç say ılan sözleriıû de içeren ve mahkeme karaıiannı kuiayan ilanlar. ma- kale Ne söyleşiler yayımlayarak bu dava vesilesiyle başta adliyemiz ve ordumuz olmak üzere cumliu- riyetimizin en sağlam kurumlannı yıpratmaya, baskı altina almaya. olaj lar çıkarmaya çalışmala- n karşısında dava dosyası bizzat tarafimdan ince- lemeje abnmıştır.'' Türk Ceza Vasası'nın 312. maddesinin "halkı; sınıf, ırk. din ve mezhep veya bölge farkhlığı göze- terek kin ve düşmanlığa açıkça tahrik edenlerin" cezalandınlmasını öngördüğıinü anımsatan Savaş, bütün demokratik ülkelerin ceza yasalannda 3)2. madde benzeri hükümlerin yer aldığını kaydetti. Konuyla ilgili olarak Ordinaryüs Prof. Dr. Sulhi Dönmezer ile Prof. Dr. Doğan Soyaslan'ın görüş- lerine yer veren Savaş. aynı madde nedeniyle mah- kûm olan eski Diyarbakır Belediye Başkanı Meh- di Zana'yla ilgili başvnruyu görüşen Avrupa In- san Haklan Mahkemesi'nin "bu maddenin ifade özgürlüğünü ihlal anlamı taşımadığına" karar ver- diğini anımsattı. Savaş. dosyanm temyiz incelemesini yapacak olan 8. Ceza Dairesi'nin bu maddeye ilişkin çağ- daş ve demokratik ülkelerdeki yorum \e uygula- malara uygun ilke niteliğinde kararlannın da bu- lunduğunu anımsatarak, dairenin cezaevindekı es- ki Kayseri Belediye Başkanı Şükrü Karatepe'nin mahkûmiyetini onama gerekçesini de tebliğname- sine koydu. Tebliğnamesine "Bayram değildir seyran değil- dir. Ama sanık Erdoğan'ın Uderlerinden biri oldu- ğu RP'nin kapaülma davası Anayasa Mahkeme- si'nde kararaşamasına gelmişti" diye devam eden Sa\aş. kapatılan RP'nin siyasi yasaklı Genel Baş- kanı Necmettin Erbakan, Genel Başkan Yardım- cısı Ahmet Tekdal. millet\ekilleri Şevki Yılmaz, Hasan Hüseyin Ceylan. İbrahim Halil Çelik ile Şükrü Karatepe ve eski Adalet Bakanı Şevket Ka- zan'ın söz ve eylemlerini sıraladı. Savaş, Erdo- gan'ın RP'nin kapatıldığı 16 Ocak 1998'den kısa bir süre önce 6 Aralık 1997'de, Erdoğan'ın Siirt'te Hizbullah örgütünün mensuplannm bulunduğu, Türkiye'de din temeline dayalı bir devlet kurmak isteyenlerin etkili olduğu ve cumhuriyetin ilk yıl- lannda silahlı isyanlara katılmış kişilerin bulundu- ğu bir yörede toplantı düzenlendiğine dikkat çek- ti. Erdoğan'ın konuşmasında "Minarekr süngü- müz, kubbeter miğferûniz, camiler kışlanıız, mü- minleraskerimiz. Hiçbirşe> bin andiremez_ Goğ- sümü gere gere söyiüyorum. benim referansun İs- lamdır» İnancımı rahaüıkla konuşamayacaksam. Erdoğan: Kimseningücüyetmez lSTANBUL/ANKARA(Cum- huriyıet)- Istanbul BüyTikşehir Be- lediye Başkanı Recep Tayyip Er- doğan, Yargıtay Cumhuriyet Baş- savcısı V^ıral Savaj'ın Yargitay 8. Ceza Dairesi'ne gönderdiği teb- cezanın onanma Lsîemını deger- lendirdi ve "Hlç tdttSMııtofr ba$- kasınm siyasi geleceğini bitirmeve gûcü «tmez" dedi. FP Grup Baş- kanvekili Salih Kapusuz ise Yargı- tay Cumhuriyet Başsavcısı'nın ra- porunun "ki)Tneti harbiyesi olma- dığmı" öne sürdü. Topkapı Şehir Parkı'nın 2. etap projesinin temel atma töreninden sonra gazetecilerin sorulannı ya- nıtlayan Erdoğan, Savaş'ın tebliğ- namesiyle ilgili yorum yapmak is- temediğini söyledi. Savaş'm göre- vini yaptığını, tebliğnamesiyle yargı sürecinin bitmediğini, de- vam ettiğini savunan Erdoğan, "TebüğBaıneyi nasıl değcrlendi- yorsımuz" sorusunu "O konuyu milletim çok daha iyi değerlendire- cektir" diye yanıtladı. Yargilama süreci tamamlandık- tan sonra karan değerlendirmeye başlayacağını belirten Erdoğan, si- yasi geleceği ile ilgili hiçbirhesap yapmadığını kaydetti. Siyasi ya- saklarla her şeyin bitmediğini, Türkiye'de birçok insanın siyasi geleceğinin geçmişte bitirildiğini, ancakdaha sonra bu insaniann ge- lip Cumhurbaşkanı olduğunu an- Erdoğan şunlan söyledi: "Hıç kimsenin, bir başkasıam l J f f l f t ^ B Û mez.KaJdjld, hiçbir insanın siyasi geieceği bitmez, bu mümkün de- ğildir. Yalnızca bir insanın siyaset- teki}-eri,parlamentoda olmak, bir beledivenin başındaolmakveyabir siyasi partinin yönetim kadrolan- nın içinde olmak değildir. Yaş^ryan her insan siyasetin içindedir. Has- sasbirdönemdengeçiyoruz. İnsan- iann inançlanndan ve düşünceJe- rinden dolajıyargdanmasımn kar- SBindayim. Karşısındaydım, karşı- smda da otacağnn." FP'de Kızılcahamam toplantı- sıyla ortaya çıkan parti içi çalkan- tının, Erdoğan hakkındaki hapis cezasının Yargıtay tarafından onaylanması durumunda daha da büyümesi bekleniyor. Savaş'ın, Erdoğanhakkındaki cezanın onay- lanması yönünde görüş bildirme- si FP içindeki muhaliflerde pani- ğe neden oldu. Cezanın onaylan- ması ve Erdoğan'ın siyaset dışı kaknası durumunda kendisine destek veren millervekillerinin or- tak hareket etmekte zorlanacakla- n ve bölûnme yaşanacağı savımul- du. Savaş'ın 8. daireye Erdoğan hakkındaki cezanuı onaylanması yönünde görüş bildirmesi FP ku- lislerinde yeni tarû'şmalafa rieden oldu. FP Grup Başkanvekili SaHh Kapusuz, dûzenlediği basın top- lanrısında Savaş'm görüşünün "krymeti harbiyesi olmadığını ve bağımsiz yarguun adaietü bir ka- rar vereceği beklentisi içinde oi- duklannı" söyledi. Ancak, Sa- vaş'm raporu parti içi yanşta Er- doğan'ın yanında yer alan millet- vekillennin karann onaylanacagı yönündeki endiselerini artnrdı. Erdoğan'a destek veren ve genç kuşak olarak nitelenen milletve- killeri bir süreden beri, Yargıtay'ın mahkûmiyet karannı onaylaması durumunda izlenecek stratejiyi tartışıyorlar. Cezanın kesinleşme- si durumunda yapılacak ilk kong- redc Genel Başkan Recai Kutan'a alternatif bir aday çıkanp çıkar- mamak konusunda kararsız olan genç kuşağın bu nedenle bölüne- bileceğine dikkat çekiliyor. söyleytmeyeceksem, bu şehitler ülkesi Türkiye'de benim ne işim var? Kardeşlerim diyor ki' Bu ezan- lar susmayacak'. Bundan endiseniz mi var? tstik- lal Marşı'nda yazacak ezanı susturacaklar. Sushı- ramazlar... L niversitedeki bacıma başındaki ba- şörtüyü çıkarmadıkça okuyamayacaksın deniyor- sa, bu iilkede zulüm vardır... Biz dinle beraber ol- maya mecbur muyuz? Evet mecburuz" dediğini anımsatan Sa\aş. sözlerin etkisini gösterdiğini ve "tekbir" seslerinin ortalığı kapladığını anlattı. "Demokrasi amaç değil, araçür" diyen Belediye Başkanı 'nın Makyavelist kişiliğini açıkça ortaya koyduğunun bilinen bir gerçek olduğunu kayde- den Savaş, şöyle devam etti: "Amaa bellidir. RP kapatüırsa. aynı amaçlan gerçekleştirmeye çahşacak yeni bir parti kurulaca- ğını bilmekte ve o partiye lider olmak istemektedir. Anay asa uyannca laikliği de içeren cumhuriyetimi- zin niteliklerini değil değiştirmek. değiştiıilmesi- nin teklifedilmesi dahi mümkün değildir. Ülkemiz- de şeriatçüann emelleri ancak kanla ve iç harp çı- kanlarak gerçekleştirilebilir. Sanık, silahlı ey lem çağnştıran bu sözleriyle, SCVT'İ hortiatmaya çalı- şan ve bu nedenle ülkemizde hem bölücü parti ve kisfleri hem de siyasal İslamcı parti ve kişileri des- tekleven paralı \e çok etkili dış güçlere aynca içi— mizdeki siyasal İslamcılara' Sızin aradığımz adam benim' imajını »ermektedir." Savaş, Erdoğan"ın bu ımajı uzun zamandır ver- meye çalıştığına. gazetemız yazan HikmetÇetin- kaya'nın 8 Mayıs 1998'de yayımlanan yazısında- ki şu ifadeleri dayanak gösterdi: "Erdoğan'a sorujörlar: - - Örneğin Kürtier, biz ayn yaşamak istiyonız, diyebiiirler. Erdoğan: Bu durumda belki Osmanlı eyaleder sistemi benzeri bir şty yapılabilir_ - Bağunsızukisteıierse,tamamenaynlmak ister- lerse_. Erdoğan: Bu toprak üzerinde böyle bir bağımsiz yapıyı kurma kudreti varsa.. kurar." Savaş, Erdoğan'ın Cmrarüye ilçe teşkilatının açılışındaki konuşma- sında dile getirdiği "Tutturmuşlar laiklik eiden gidiyor. Bu millet iste- dikten sonra tabii elden gidecek. sen bunun önüne geçemezsin ki" sözle- rine de gönderme yaparak "Ülke- mizde olup bitenlerin bilincinde olup da sanığın savunmasını samimi bul- mak mümkün değildir. Ne demisti Zıya Paşa; Hiç ummadığın kqfeder esrârn derûnun/Sen herkesi kör, âle- mi sersem mi sanırsın w diye ekledi. taKaDenizKuwetieri'nebağlıyel- k enii'AmerigoVespucci'okulgemİ- si tstanbul'u zivarete geldi. Dolmabahçe Saravı önünde demirie>en gemide 13 suba>. 200 astsubav ve er ile 100 öğrenci bulunuyor. 1931 yıhndan beri hizmette bulunan gemi ile LKorno Deniz Harp Okulu birinci sırufina giden öğrencüerin eğjtim seferierinin gerçekleştirildigi bildirUdi. "Amerigo Vespucci', 8 Eylül'e kadar tstanbul'da kalacak. (Fotoğraf: IPEK YEZDANI) 4 Serbest piyasa' ateş hatbnda • Baştarafı 1. Sayfada Kriz uzadıkça. küreselleşmenin ve Goldman Sachs Yönetim Kuru- lu Başkanı Robert Hormnat's'm dediği gibi "piyasaların istediğine uygun da> ranmanın siyasi fatura- sınm ne kadar yüksek olduğu anla- şılmaya başlandı." Özellikle az ge- lişmiş ülkelerde, serbest piyasa fik- rinden ve IMF tavsiyelerinden uzaklaşma eğilimi giderek güçleni- >or. Bir süredir, Japonya, Hong Kong ve Tayvan hükümetleri. serbest pi- yasanın işleyişine müdahale edi- yorlardı. Ancak Malezya'da Baş- bakan Mahatir Muhanuned'in, serbest piyasa yanlısı Maliye Baka- m Enveribrahim'ı görevden aldık- tan sonra. ringitt'in convertibilite- sini durdurması ve IMF'nin büyük bankalann önerilerin sırt çevirme- si mali piyasalarda büyük endişe yarattı. Küresel para piyasalannın spekülatif basıncı ve gittikçe artan dış borç >nükü altında ezilen birçok az gelişmiş ülkenin benzer bir ru- rum içine girmesinden korkuluyor. Wall Street Journal, krizin "döviz kontroUannın cazip bir seçenek ha- line getirdiğini' yazarken Institute of International Economics'in di- rektörü Fred Bergsten Washington Post'a "Bunun küreselleşmeye bir tepki olduğunu düşünüyorum... Krizin bu aşaması çok endişe veri- ci" diyordu. Bush yönetimi döne- minde üst düzey bir yetkili olan Ro- bert ZoeUickde yeni dünya düzeni ve küreselleşme üzerine "Kaybe- dilmişfirsatlaraşamasından gerile- me riski aşamasma girdik" diyor. The Economist'in bu hafta eri- yen bir dünya resmini kapak yap- mış olmasının da gösterdiği gibi kriz derinleşiyor ve kriz yönetme biçimi olarak dayatılan, ancak ar- tık sonınlan çözmekten ziyade ağırlaştırdığı düşünülmeye başla- yan 'serbestpiyasa' modeli ve IMF reçeteleri de hızla prestij yitiriyor. Zaman, ortam, kitie Atatürk'ün bazı sözleriyle Nu- tuk'taki anlatımlanna da yer \eren Savaş, Erdoğan'ın savunmasında di- le getirdiği "Ziya Gokalp'e ah bir şi- iri okumarun suç oluşrurmayacağı'* iddiasını da anımsatarak şu görüşle- ri dile getirdi: "Söylenen sözlerin, açıkça tahrik mahiyetinde olup ol- madığımn saptanmasında, bu sözle- rin, hangi tarihte, hangi mahalde, ne çeşit bir Idtie bedef ahnarak ve han- gi amaçla söylendiği: sanığın kişiliği. eğersanık birsiyasi parti mensubuy- saopartinin amaçlanbirtiktedeğer- lendirilerek hükme vanhr. Mesela, Kurtuluş Savaşınuz sırasında, milli ordulanmızı hedefalarak, "Ordular, ilkhedefiniz.\J<deniz'dir. 1leri' söz- lerinin Atatürk tarafından söylen- miş oünası; bu sözlerin, günümüzde ve bölücü eylemier devam ederken PKK liderleri tarafından tekrartan- ması, suçun oluşmasuıı engeilemez." 'Tûrkiye işgal altında mı?' "Balkan sa>ası sırasında yazılan bir şiirin son kısmı siyasi içerikü bir açıkhava toplannsmda binlerce kişi- ye karşı niçin okunur" dıyen Savaş, şöyle devam etti: "Sanırsınız ki Türkiye'yi 'küffar ordusu' işgaletmiş.Kabe'yi>ikuran, Kuran"ı yaküran. ezanı susturmaya kalkışan kişiler mi var ülkemizde? Halkımıan neredeyse tamamının Müslümanolduğu bu ülkedelaikdü- zen taraftarlanndan ve o düzeni ko- rumaya çahşan anayasal kurumlan- mızdan başka kimler için minareter süngü. kubbeler miğfer, camiler kış- la. müminler asker haline getirile- cek?" Din istismarcılannın genellikle el attıklan her şeyi kirlettilderine işaret eden Savaş, "Erdoğan'ın, yanhş an- laşılmasına neden olacakbirkaç mıs- rasınj okumakla Ziya Gokalp'e de sakünda bulunduğunu" belirterek, şairin Türkçe ezan ve Kuran'ı savu- nan şiirine yer verdi. "Şeriatçüar, asırlar boyunca bep aynı taktiği uy- gulamışlardır" diyen Yargıtay Cum- huriyet Başsavcısı, şeriatçılann dev- let organlanna sızmayı başaramadık- lan zamanlarda "Din elden gjdjyor" yaygarasını kopardıklannı, devlet or- ganlarında etkili duruma geçme ola- sılığı belirince ise "dinsel özgürlük- leri savunan, her düşünceye saygıh kişiler" gibi görünmeye çalıştıklan- nı. daima Türkiye'yi parçalamak is- teyen etkili dış güçlerle işbirliği yap- tıklarını anlattı. Bilirkişinin, çözümü özel ve tek- nik bir bilgiyi gerektiren hallerde. olayın izi. parçası durumunda olan delilleri değerlendirmek, bunlara bir anlam \ermek amacıyla >argıç tara- fından görevlendirildiğini anımsatan Savaş, Erdoğan'ın avukatlanmn dos- yaya koyduklan bilirkişi raporunun temelsiz olduğunu kaydetti. G U N D E M MUSTAFA BALBA1 • Baştarafı 1. Sayfada - Siz neyin ertelenmesinden yanasınız? "Bence vergiler ertelensin..." - Çok doğru, verginin yanı sıra seçimler de erte lensin... "Eyet ikisi birden daha güzel olur..." - Üstüne bir de yargı ertelemesi olursa hoş olur. "Haaa evet. Ama, bari biri ertelenmese, yargıyı er telenmemiş gibi göstersek?" - Bak bu da güzel. Devlet çetelerden anndırılıyor- muş gibi olur. Işe başlanmış olur ama, araya bir şe} girerertelenir... "Tabii tabii, ertelenir..." - Birdediyorum... "Ne diyorsunuz?" - Hani şu irticayla mücadeleyi de biraz ertelesek... Nasıl olsa, ciddi bir sorun olursa askerler çözer. O kesimdeki sermayeden de yararlanmak lazım. Ama onlarla hem mücadele etmek hem sermayelerinden yararlanmak biraz zor oluyor... Sözü uzatmayalım... Biz, soaınlann çözümü için çok yaşamsal kararlar alıyoruz. Ardından da yine so- runların çözümü için aldığımız kararian erteliyoruz! Ekonomiden girelim, öteki ertelemeleri yazının alt bölümüne erteleyelim. Alınan son kararlann teknisyeni Hazine Müsteşa- n Yener Dinçmen iyımser. Siyasetin dışında değer- lendirme yaptığını söylüyor, "Kararlar Vergi Yasası'nı delmeyecek. Borçlanma yükümüzü azaltacak" di- yor. Dinçmen'e göre, işin yumuşak karnı bankalar. Onlan zafiyete uğratmamak gerekiyor. Değeriendir- meyi Türkçeye çevirdiğimizde şu ortaya çıkıyor "Türkiye'de bankalann istemediği bir adımı at- mak çok zordur." Maliye Bakanı Zekeriya Temizel de sürekli yasa- nın henüz uygulanmaya başlanmadığını, özüne do- kunmadan değişiklikler yapılabilecegini söylüyor. Yasa, 1999 başında yürürlüğe girecek. Bakalım, 1999 başına kadar hangi bölümleri ertelenecek! Nasıl bir hükümet? Seçim konusu da özünde ekonomiyle bağlantılı. Hükümetin, iş âleminin istediği düzenlemeleri yap- masından hemen sonra TÜSİAD, "Seçim ertelen- sin" önerisi getirdi. Neden? ; Şu yanıt geçerli: "Kardeşim, seçim tartışması ne zaman yapılmı- yor ki? Ayda ortaJama iki defa ertelenmesi, bir de- fa öne çekilmesi, arada bir zamanında yapılması öneriliyor. Bu da onlardan biri..." Mi acaba? TÜSİAD, siyasi parti liderierini ziyaret programı hazırlarken bu degerlendirmeyi yapıyor. TÜSİAD üyeleri, 11 Eylül'de Cindoruk'u, 15 Eylül'de Ku- tan'ı, 25 Eylül'de Baykal'ı, 2 Ekim'de Çiller'i, 9 Ekim'de Yılmaz'ı ziyaretLeçfecekler. Görüşme sırasında şu düşüncenin-mâsaya yatı- nlacağı anlaşılıyor: "Ekonomiyi rayına oturtalım, erken seçim bu ça- balann başarısız sonuçlanmasına neden olabilir." önümüzdeki günlerde konu değişik yönleriyle gündeme gelecek. Bugün şu soruya yanıt arayalım: "İş âlemi nasıl bir hükümet ister?" Sözü eğip bükmeyelim, görüneni aktaralım: - Karar alma yetkisine sahip ama güçsüz bir hü- kümet ister. Neden? - Güçlü bir hükümet, arada bir de olsa, iş âlemi- ne kafa tutabilir. Gerçi haddi bildirilir ama niye uğ- raşılsın... Bu süreçte bir başka gündem daha işliyor. Yargı- tay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş, Istanbul Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkın- da Diyarbakır DGM'nin verdiği karann bir an önce onanmasını istedi. Fazilet Partililer de Kızılcaha- mam'da havuzda boğulma, tenis kortunda kafa yar- ma tehlikeleri arasında şu mesajı verdiler: - Baltalan gömüyoruz... Anlaşılan Fazilet'te balta çok. Daha önce de gö- melim demişlerdi... Bu konuyu aynca değerlendirmek gerekiyor... Sonraki yazıya erteleyelim! Doğal Hayatı Koruma vakfı Başkanı Mehmet Yakuter'e sflahlı saldırı RECEPBULUT KAYSERİ - Türkiye Do- ğal Hayatı Koruma Vakfı Başkanı Nuh MehmetYaku- ter. önceki akşam Cumhuri- yet Meydanı'nda kimliği be- lirlenemeyen bir kişinin si- lahlı saldınsına uğradı. Sal- dırganın ateşlediği 7 mermi- den 4'ü Yakuter'in sag baca- ğına isabet etti. Saldınnın arazi mafyasınm işi olduğu- nu iddia eden Yakuter. Emi- nönü Belediye Başkanı Ah- met Çetinsaya'yı suçladı. Yakuter, önceki gece saat 21.10 sıralarında Cumhuri- yet Meydanf ndaki bir işye- rinde, kendisiyle görüşmek isteyen biri olduğu bildirile- rek dışan çağnldı. Yakuter dışan çıktığında, kimliği be- lirlenemeyen, siyah panto- lonlu, mavi gömlekli ve sa- kallı bir kişinin silahlı saldı- nsına uğradı. 4 kurşunla bacağından yaralanan Yakuter, Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Acil Servisi'nde tedavi altina alındı. Yaku- ter'in hayati tehlikesi olma- dığını söyleyen doktorlar, bacağından 4 kurşun çekir- değı çıkanldığını bildirdiler. Olayla ilgili 4 kişi gözaltma alındı. Saldırganı tanımadığını belirten Yakuter, saldınnın, Kayseri'nin Tavlusun köyü sınırlan içinde bulunan 6.5 milyon metrekarelik trilyon- luk Hazine arazisini kapat- mak isteyen kişilerce tez- gâhlandığını iddia etti. Ya- kuter şunlan söyledi: "Bu saldınnın ucu Eminönü Be- lediye Başkanı Say ın Ahmet Çetinsaya'ya kadar uzanı- yor. Bunlann kapaönak is- tediği arsa konusunda bazı belgeler başında yer ahnca beni hedefsectiJer." Çetinsaya ise yaptığı yazı- lı açıklamada şunlan söyle- di: "Ayağından vunılduğu- nu öğrendiğim Mehmet Ya- kuter adlı kişinin, ifadesinde utanç verici bir iftira atarak kendisini vuranlarla Uişidm olduğunu öne siirdüğünü öğ- rendim. Kendisine geçmişol- sun derim. Ancak iftirası kendi günahı olarak kala- cakür. Bu kişi bir süre önce. herhalde kisisel çıkarlanyla ilgili bir hesap nedeniyleadı- mı bir arazi işine kanşnr- makistemişti. Kayseri Tavlu- sun'daki geni; bir Hazine arazisinin benim tarafimdan yok pahasma alınıp arsa ola- rak saniacağuıa dair bir ya- lan uydurmuş ve bunu da Kayseri Gündem gazetesine bildirerek yayunlanmasım sağlamıştı. Bütün bunlann bir siyasi hesapla yapılmış olacağınısanıyorum. Hakla- nnda yasal takibat için de hazuiığun sürüyor."
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog