Bugünden 1930'a 5,500,162 adet makale



Katalog


«
»

CUMARTESİ CUMHURİYET SAYFA HABERLER Demiref'e madalya • ANKARA (Cuınhuriyet Biirosu) - Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e, L'luslararası Kazak Dil Vakfı tarafından madalya ve hişan sunuldu. Konuşraalara çevirmenlik \ apan Kazak kökenli Mahsur Teycı. babası Hüseyin Teyci ve20 arkadaşının 1952'de Himalayalar'ı aşarak Hindıstan'a geçışlennı \e yaşadıklan zorluklan anlattı. Teyci, daha sonra babasırnn anısina kendisinin de Kazakistan'dan getirdiği "çapan"ı Demirel'e armağan ederek elini öptü. 'Silafı serbest bırakılsın' • İstanbul Haber Servisi - Istaıtbul Büyükşehir "Beİedıye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan. "Ben sildhsızlanmadan yana değilifn. Silahın tamamen serbest bırakılmasından yanavım" dedı. Beledı>e zabıtasının J72"nci kuruluş yıldönümü törenlerine katılan Erdoğan, belediye zab'ıtalanna silah \erilnıesini isteyerek her kesımın silah taşımasında bır sakınca olmadığını acıkladı. Muayenede zortama yok • ANKARA (Cunıhuriyet Biirosu) - tnsan haklanndan sorumlu Devlet Bakanı Hikmet Sami Türk, MU'K'a eklenmesi düşünülen maiddelerle ilgili yasa taslağının görüşmelerinin afnacıyra bir >önetmefık çıkarılnıasının kararlaştırıldığını bıldırdi. Taslak. şüphelı \e sanıkları muayene içm zorlayan hükümlerın kaldınlmasını öngörüyor. Sözteşmede I ANKARA (Cumhuriyet Biirosu) - Türk Metal Sendikası ile Türkıye Metal Sanayicileri Sendikası arasındaki toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde anlaşma sağlanamadı. Türk Metal Genel Başkanı Mustafa Özbek, "Amacırryz, sözleşmeyi. yürürUiğe girdığı 1 Eylül tarihinden önce sonuçlandırmaktı. Ancak işveren tarafının ışçılerin çalışma şeklı \ e sürelen konuşunda getirdiği tekliflerde tespıt ettiğimız art nıyet bu antlaşmanın zarnanında yapılmasını engjdledi" dedı. Pamuk alım fiyatı • ANKARA (Cumhuriyet Büjnosu)- Türk Zıraat Yiteek Mühendısleri Bırtiğı. Ege tıpi kütlü pamuk ıçin 1998 yılı alım fıyatmın 280 bın İıra. Çukurova tipı içın de 260 bialira olmasını istedi. Bniık. pamuğun tekstıl sanflyiinde olduğu kadar savunına sanayii için de önetnli bir yer tuttuğu vurgulanarak "Ülkemızin en büyük ihracat sektörü olan tekstile hammadde sağlayan pamuk üretimı \e fiyatpolıtikası 200 bin üreticiyi ilgilendirmektedir" denildı. Motonine zam • ANKARA (Cumhurnet Bürosu) - Akaryakıtta otomatık fiyatlandırma sistemi çerçevesinde motorinin pompa satış fıyatlarına zam yapıldı. Motorinin pompa satış fiyatı Ankara'da yüzde 3.6. tstaribul'da yüzde 3.5, Izmijfde de yüzde 3.8 oranında arttınldı. Motorin Ankara'da 121 bın 100. Izmirüe 121 bin 800, Izmtr"dedel20bin600 liradan satılacak. — Sürücü belgemi kaybettim, hükümsüzdür. LEVENTŞAHtN Ecevit, alman kararlann haftasmda değişmemesi gerektiğini söyledi Seçimi erteleme tarbşmasıANKARA (Curahuriyet Biiro- su) - tşadamlanndan sonra Başba- kan Mesut Yılmaz'ın "seçün tari- hinin erteienmesi" ıle ılgilı sözleri hükümet ortağı DSP'nin de tepki- sine neden oldu. DYP ve FP. Yıl- maz'ı "seçimden kaçmak için ba- hane aramakla" suçlarken seçım karannın altında millervekıllennın oyu bulunan ANAP. "halkın 2 se- çimin bir arada yapümasını iste- raediğT savını gündeme getirerek CHP'yı köşeye sıkıştırma taktiği ızlemeye başladı. Yılmaz'ın seçımlerın ertelen- mesini tartışmaya açması yaz din- gınliğı yaşayan siyasi kulısleri ha- reketlendirdı. Başbakan ınbuöne- riyi kendileriyle görüşmedığıni be- lırten DSP Genel Başkanı ve Baş- bakan Yardımcısı Bülent Ece\it, belirsızlikten, kararsızlıktan ve alı- nan kararlann haftasında değışme- sınden şikâyetçı olduklannı söyle- di. Ecevit, "Kesin olarak nedüşün- düpnü bilmiyorum. ElbettekiAn- kara\ a dönüşündeaj nnnlı olarak bu olasılığı değeıiendinne olanağı bulacağız" dedi. DSP Grup Başkanvekilı Metin Bostancıoğfu. "Mecfiskarannıoy- birliğine yakın bir sayı ik >ermiş- tir. Yeniden gerive dönüp seçim tar- nş maJan \apmak sivasi olduğuka- dar ekonomikistikrarsızlığa da ne- den olur" dedi. ANAP Genel Başkan Yardım- cısı Abdülkadir Baş ıse düzenledı- ğı basın toplantısında. Başbakan Yılmaz'ın önerisinın gerekçesinı "Halkın 2 seçimin bir arada yapıl- masını istememesine" dayandırdı. 2 seçımın bır arada yapılmasına karşı artan tepkılere CHP'nin ya- nıt vermesi gerektiğini sa\unan Baş, Baykal ve CHP'nin kararmı değiştirmesi durumunda seçımle- rin ayn yapılabileceğini belırtti. Bayındırlık ve fskân Bakanı Va- şar Topçu. TBMM'nin aldığı se- çım karannın iptal edılerek yeni bır tarih belırlenmesine ıhtımal vermedığını belîrterek "Bana gö- re seçûn olacakür. TBMM karar aldı. kanun çıkardı. Olmamasını ben > üzde bir ihtimal olarak dahi gönnihorum. Seçimden dönüşü mümkün gönnüyorum. seçün ola- caknr" dıye konuştu. FP Grup Başkanvekili SalihKa- pusuz, düzenJediği basın toplantı- sında Yılmaz'ın ekonomik buna- lımı bahane ederek erken seçım karanndan vazgeçmeve çahştığı- nı savundu. DYP Genel Başkan Yardımcısı Hasan Ekinci Yılmaz'ın seçimden kaçmaya çalıştığını söyleyerek "Kriz olduğu zaman seçim geriye anlmaz öne alınır"' görüşünü sa- \ undu. Halkın sandık beklediğinı vurgulavan Ekıncı. Meclis'teki odalannda "hapis" gibı oruran ANAP'Iılann ise halkın sorunla- nndan haberdar olmadığını ilen sürdü. Özgürlük \e Dayanışma Partisı (ÖDP) Genel Başkanı Ufiık Uras ise pariamentodaki siyasi partilen seçim barajlan arkasına sığınmak- la suçladı. Me\cut barajlan savu- nan partileri ısım vermeden eleş- tiren Uras, bu partileri "utanmaz- !ar" olarak niteledi. Atatürkçü Düşünce Derneğı Genel Başkanı Yekta Güngör Öz- den, SP'İ' ve seçim yasalan değiş- tirilmeden yapılacak bir erken se- çimin "veniden çıkmaz sokak oJa- ıır söyledi. Secimin ertelenmesi Yılmaz: Sözlerim yanlış yansıtıldı MALATYA(AA)- Baş- bakan Mesut Yılnıaz. ön- cekı gün Gazıantep'te se- çımlere ılışkın yaptığı ko- nuşmanın basına yanlış yansıtıldıgını belîrterek "Erken seçim karan ku- yu>a atılmış bir taşsa, o ta- şı çıkarmak da e\\cLa taşı atana düşer" dedı. Erken seçim karanna gönüllü değil zorunlu des- tek verdıklerinı ka>deden Yıfmaz. CHP'nin seçım- lerin ertelenmesi konu- sunda bir öneri getirmesi halınde bunu değerlendi- receklerini söyledi. Yılmaz. tnönü Ünıver- sitesı'nde onursal doktora unvanı \enlmesı dolayı- sıyla yapılan törenden sonra düzenledığı basın toplantısında. \enıden or- tayaatılan seçim tartışma- lannı değerlendırdi. Erken seçım karanna gönüllü destek vermedik- lerini anlatan Yılmaz, CHP'yi kastederek. "Er- ken seçim karan kuyma anlan birtaşsa bunu çıkar- mak ev%'eta taşı atana dü- şer" dedi. Gaziantep'te önceki gün yaptığı konuş- manın basına yanlış akset- tırıldiğinı söyleyen Yıl- maz, erken seçım kararı- nın ertelenmesi ıstemınin CHP'li Gazıantep Büyük- şehir Belediye Başka- nı "ndan geldıgını hatırlat- tı. Celal Doğan'a konunun muhatabının kendilen ol- madığını söylediğmi be- lirten Yılmaz. sözlerini şöyle sürdürdü: "Bize göre bu hiiküme- tin, normal döneminin so- nuna kadar görev yapma- sı ülke için en iyi çözüm- dür. CHP'nin genel başka- nı. bu sene kendisnle >ap- nğımız çeşiüi görüşmeler- de destek şarnnı. erken se- çim karannın mecüs tatile girmeden alınması şarbna bağladL Doiayısıyla bugiin erken seçim karannı hü- kümet olarak almamızın tek nedeni, Savın Denız Baykal ve CHP'nin bu ko- nudaki tsrandır." CHP'nin. iki seçimın bir arada yapılması konu- sundaki ısrarından vaz- geçmesi dunımunda, bu- nu değerlendireceklerini tekrarlayan Yılmaz, böy- lesi bir teklffi tfe b effi kbtfea* riz" demedîğini de'vurgu^" 1 ' ladı. ÇİZMEDEN YUKARI MUSAKART Başbakan'a tanesi 128 milvardan iki S-600 Mersedes alındı. Muharrem Kayhan'dan seçim yorumu 'TUSIAD'uıtam istikmrplanına bağhy Ekonomi Senisi- Türk Sanayicı ve lşa- damlan Dernegı (TÜStAD) Başkanı Mu- harrem Kavhan, seçun konusunda Mec- lıs'm aldığı bir karar bulunduğunu dikkat çekerek "Meclis açıldıktan sonra istikrar programının u\ gulanmasında nasıl bir ta- vır izJeneceği belli olunca Tt'SİAD'ın ta>n belirlenecek" dedı. TÜSİAD'ın 18 Hazıran'da Başbakan Yardımcısı BüJentEcevit'le başlayan "Mec- lis'te grubu bulunan parti liderleriyle soh- bet toplanülan" dızisı devam ediyor. TÜ- SÎAD'dan önceki gün yapılan. an- cak basına "TÜSİAD seçim istemt- >or" diye yansıyan açıklamada. çe- şitli siyasi parti liderleriyie yapıia- cak sohbet toplantılannın tarihleri belh oldu. Buna göre 11 Eylül'de Hüsamettin Cindonık. 15 Eylül'de Recai Kutan. 25 Eylül'de Deniz Baykal. 2 Ekımde Tansu Çiller. 9 Ekim'de ise ANAP lideri Mesut Yılmaz TÜSİAD'uı konugu olacak Kayhan. liderlerle yapılacak sohbet top- lantılarmm öncelikli gündem maddesinin. ekonomik ıstikrarprogramının eksıksiz uy- gulanması ve seçim sistemınde gereklı re- formlann yapılması konusundakı hassası- yetin. siyasi parti liderleri ile paylaşılması olacağını açıkladı. Seçim konusunda Mec- TUStAD lis'in aldığı bır karar bulunduğuna dikkat çeken Kayhan. açıklamasında şu görüşle- re yerverdi: "Meclis açıldıktan sonra istik- rar programının u> gulanmaşmda nasıl bir tavir izleneceğibelli olunca. TÜSİAD'm tav- n belirlenecek. Dümanın içinde bulundu- ğu kriz ortamında seçim tarüşmalarından ziyade, ekononik önlemierin derhal ahnıp uygulanmasu istikrar programının kararh bir şekilde tatbikı. ülkemizin önceldili giin- dem maddesi olmak zorunda. llke olarak bütün Ugimizi krize odaklamalrtiz. TÜSİ- ADolarak seçime)önelik tarnşma- lardan zivade ekun ayında Meclis çalışmaya başladığı zaman seçim sistemini çalışma programına alıp alma\acağı bizi daha çok ilgilendi- riyor. Bizkri kaj gılandıran tek gün- demi seçim olan, 3-4 a\uk geçici bir seçim hükümetinin istikrar programını ge- rekli kararülıkla u\gula\ama\acağıdır." İTO Başkanı Mehmet Yıldınm, reel ekonomiyı rahatlatacak tedbir alınmama- sını eleştirdi. Açıklamasında banka ve fi- nans çe\Telenni memnun edecek tedbirle- re yönelindığini belırten ITO Başkanı, son Vergi Kanunu'nun ülkede esasen yetersiz olan tasarruf açığını daha da büv'ütecek hü- kümlerinı baştan beri eleştirdiklerini. eleş- tırmeye de de\'am edeceklerini bildirdı. Baykal erteleme gündemine Sıvas'tan katıldı 'Tarihekarşıçıkan Meclis'e önerigetirir' SIVAS(Cıııııhurhet)-CHPGenel Baş- kanı Deniz Baykal seçim tarihini değiştir- mek isteyenlerin kimsenin arkasına sak- lanmadan konuyu TBMM'ye getirmele- rini isteyerek "TBMM bu önerileri değer- lendirir. Seçinı tarihi tartjşabüir, ama se- çim tartışümaz" dedı. Sıvas Kongresi'nin 79. kutlama tören- lerine katılmak içın Sıvas'ta buiunan Bay- kal, gazetecilerin seçim tarihinin ertelen- mesiyle ilgili sorulanm yanıtlarken "Tar- tışılan, fakat yapüacağı kesin olan bir seçim, ne zaman ve nasıl yapüa- cağı belli olmay an bir seçimden, de- mokrasiye inanan insanlar açısın- dan daima daha iyidir~ diye ko- nuştu. Başbakan Mesut Yılmaz'la seçim konusunda özel bir görüşme yapıp yapmayacağı sorusuna Baykal şu yanıtı \erdi. "Bugüne kadar olduğu gibi Sayın Başbakan, bir ihtiyaç içine girmesi halinde görüşme taJebini ortaya koyması halinde CHP olarak Başbakan'a kapunız açıktır. Saym Başbakan "dan özel bir tale- bimiz ve hîçbir ricamız yoktur." Baykal. ekonomi bahane edilerek or- taya atılan seçim tarihi tartışmalanna de- ğinerek şunlan söyledi: "Herçevreseçim- CHP lerin ne zaman yapılması gerektiği konu- sunda kendine göre bir takvime sahip ola- büir. Llke seçimlerinin ne zaman ve nasıl yapılması gerektiği konusunda herkesin bir fikri ve önerisi olabilir. Şu ya da bu ta- rihteyapdmasından yarar bekİeyenJerola- bilir. Hatta bazı siyasi partiler seçimlerin belli tarihlerdeyapüması gerektiğini düşü- nürken daha sonra farkh bir tarihte se- çimlerin yapılabümesi için teklifler ortaya atabiluier. Seçim tarihi tartışabilir. ama seçim tarüşılmaz. Önemli olan TB- MM'nin bu konudaki karandır. TBMM karannı almıştır. TB- MM'nin bu karan değiştirmesi ge- rektiğini düşünenler varsa yapma- lan gereken şey beüidir. Kimsenin arkasına saklanmadan, önerilerini TBMM'ye verirler. TBMM bu önerileri değerlendirir." Parti Merkez Yürütme Kurulu'nu da Sıvas'ta toplayan Deniz Baykal. MYK toplantısında. önceki gece yapılan "21. Yüzyıla Girerken Sıvas" konulu panelde- ki konuşmalan da değerlendırdi. Toplan- tıda CHP Sı\as tl Yönetımi ile Divriği Belediye Başkanı Muharrem Yağbasan. Deniz Baykal'a birer plaket verdiler. POLTltKA GÜNLÜĞÜ HİKMET ÇETİNKAYA İhanet!.. Gecenin içinde koyu bir yalnızlık... Birden gözlerimi yumdum... Haberi Cumhuriyet'in taşra kalıbında okumuş- tum... "Bodrum muhabirimiz Ayd»n Şenesen V yitir- dik..." Ahmet Muhip Dıranas'ın 'ihanet"\ri\ anımsa- dım... Dalgalı bir deniz gibi sarsılıyordu göğsüm... Yalanı ağlayan bir çocuk, içinde gözyaşı öğüten birtaş... Yaşam tıpkı aşk gibı yalan üzerine kuruluydu... Aydın'ı tanır mıydınız? Ben onu yıllar önce bir imbat akşamında Izmir'de tanımıştım... Gözlerinde hep hüzün vardı... Yalansız bir dünya istiyordu... O yıllar yine Bodrum a gitmişti... Uzun süre görüşemedik... Renk çığlığı içindeki gecede 'ölüm haberi' beni bir başka evrene taşıdı... Zaman zaman Cumhuriyet'te imzalannı görii- yordum... Yeniden Bodrum'u mesken tutmuştu... Belki bu bir kaçıştı, bir arayıştı!.. Polrtika Gazetesi'nin Yazıişleri Müdürlüğü dö- neminden tanıdığım Aydın, bende hep hüznün res- mini çağnştınrdı... Şevgi, hüzün, mutluluk... Üçayn kavram!.. Tüm rezilliklerin kol gezdiği, çıkar ilişkilerinin öne çıktığı günümüzde kalleşlik, arkadan vurma prim yapıyordu... Ikiyüzlülük, yalan, yüzüne gülüp her türlü üçkâ- ğıdı çevirmek, insanlan hakkı olmadığı koltuklara taşıyordu... Hoyrat akşamüstüler bu yalan çeteleri'nin ege- menliğinde ve soytanların yaşamı içindeydi... Düzen vurgun ve soyguncufara alkış tutuyor; al- çaklar ordusu her yerde boy gösteriyordu... Pis bir koku sarmıştı çevremizi... Medyanın insanın içini karartan görüntüsü, aşa- ğılıklann her geçen gün çoğalmasına artık hiç şa- şırmıyorduk!.. Belki Ahmet Muhip Dıranas'ın dizelerinde oldu- ğu gibi ateşten bir çark üstünde dönüyorduk... Dayanma gücümüz kırılmamış, savaşımımız bit- memişti, ama acaba daha nereye kadar direnecek- tik? • • • Aydın Şenesen öldü... Kaç gazete yazdı, kaç televizyon kanalı verdi Ay- dın'ın ölüm haberini? Yılışıklar ordusunun kol gezdiği evrenimizde, al- çaklığın adı 'onur 1 olarak kimlik kartlanna geçiyor; hırsızlar denize bakan villalarda ağırlanıyor; dün birbirlerine küfredenler aynı ortamda buluşuyor... Yaşamı boyunca kazık üstüne kazık yiyen dost- lanmız, kazık yemenin alışkanlığıyla 'mücadele ar- kadaşlannı' bir çırpıda kenara itip 'yükselen cte- ğeriere' teslim oîmuyorlar mı? Korkaklık, yalancılık, ikiyüzlülük... t. ; jq Üç kavram günün modası... ""'^«Jl !'•>•• Kalleşliği, arkadan vurmayı ilke edinenlerJSf^ en büyüksün abi" diyerek kokuşmuş düzenin şah- larıoluyorlar... Sessiz, serin bir gece... Aydın, artık Bodrum'un dar sokaklarında dolaş- mıyor, Raşit'in Kahvesi'ne uğramıyor, barlar so- kağında ıçmiyor... Gözlerimi yumuyorum... Azmakbaşı'nda 'Eylül' meyhanesindeyim... Dalga dalga gelen pişmanlıklar içindeyim; sus- muş şarkılarda yarım kalan sevdaların peşinde- yim... Gözlerimde bulut, saçlarımda çiğ... Bir mapushane avlusu, 12 Eylül'ün sorguculan... Kaçışlar, kovalamacalar... Korkaklar, zıbidiler... Haklısın Aydın Şenesen, ayakta kalmak zor!.. ••• Yıllar önce Izmir'de bir imbat akşamıydı... Kimler vardı masada? Aydın, Tayyar ve ben!.. Bir şişe Yeni Rakı, beyazpeynir, çoban salata, kalamar... Çekik gözlerinle, hüzünlü gülüşünle bir şeyfer anlatıyordun... Ben adamakıllı samoştum... Bak yine gözlerimi yumdum... Bir duman yükseliyor kederden, çıkmıyor artık sular altından dünya... Yaşam alabildiğine kandırmaca... Soytanlar, düzenbazlar yine işbaşında Aydın Şe- nesen!.. Pislikdizboyu!.. Ne demiş Cesare Pavese: "Ölüm gelecek ve senin gözlerinle bakacak, sa- bahtan akşama dek uykusuz, sağır, eski bir piş- manlık ya da anlamsız bir ayıp gibi..." Biliyorum hiç ayıbın olmadı senin, ihanetin de!.. Inan, ölümün de ayıp değildi! Ama sana ihanet- ti!.. Ölüm geldi, senin gözlerine baktı sadece!.. Ölüm de kalleşti!.. hckaya(ğ posta.cumhuriyet.com.tr Faks numaramız: 0212/ 513 90 98 IRMIKI AYDIN ENGİN aengin (Q posta. cumhuriyet. com. tr Ç A G D A S Y A Y I N L A R I Kasabaya gelen cambazı seyir ıçin toplanan genç kızla- rın arkasına sinsice yaklaşan bıçkınlar, kızların orasını bura- sını mıncıklamaya gırişince, kızlar irkilip ters ters baktıkla- rında pişkince sıntırlar; tel üs- tünde hüner gösteren camba- zı işaret edip: - Aldırma, derler. Cambaza bak! Hükümetin "Rusya krizinin Türkiye 'ye etkilerini önlemek" bahanesiyle aldığı son ekono- mik kararlara baktıkça, hükü- metin ekonomiyle ilgili bakan- larının, bu karara alkış tutan ekonomi ulemasının yüzünde cambaz seyreden kızlara el peşrevi çeken kasaba bıçkın- iarının pişkin sıntmalarını görü- yorum. Yanılıyor muyum? Gene "mûzmin muhalifli- ğim" mi tuttu? Cahili olduğum bir alanda kalem oynatmaya kalkarak Kriz Derken Keriz Olmak kendim halt, okuyucuya da haksızlık mı ediyorum? • • • Nedir alınan kararlar: Bankalann mevduat faiz ge- lirlerinden alınan stopaj yarı yanya indirildi; bankalann Ha- zine'den satın alacaklan bono ve tahvillerde stopaj tümüyle kaldınldı; daha önce satın alın- mış bono ve tahvillere uygula- nan peşin vergiden vazgeçildi; uzun vadeli (Hazine) bono ve tahvilleri vergi dışı tutuldu. Bankacılık dünyasında bay- ram sevinçleri yaratan, hükü- mete övgü üstüne övgü düz- dürten kararlann özü özeti bu. Bu kararlann teknik çözümle- meleri. kime ne getirdiği, dev- letten ne götürdüğü üstüne Cumhuriyet'm ekonomi ha- bercileri de, yorumcuları da yeterince yazıp çizdiler. Yani bana laf düşmez. Zaten öteden ben bu ülke- de gerçek "iktidann" bankala- nn elınde olduğunu bilirim. Bu- güne dek bankalann istekleri- ne direnebilen, bankalann is- teklerine karşı çıkan hükümet de görmedim. Bu kez ağınma gidişi bun- dan değil. Bu kez biraz fazla "/cenz"yerine konduk. işte "bu kadarını'' sindiremiyorum. Hükümet kalksa, "Yahu biz kamu gelirierini arttırmak için bankalann zaten aşın olan kâr- lanndan bir bölümünü vergi- lendirmeye kalkıştık.. ama sert kayaya çarptık. O yüzden tü- kürdüğümüzü yalıyoruz" de- seydi, vallahi de billahi de "tek satır" yazmazdım. "Haklısınız kardeşim, bu güne dek hangi hükümet bunun üstesinden gelmiş ki siz gelesiniz. Boşve- rin, işinize bakın. N'apalım ol- duğu kadar işte..." derdim. Ama tuttular, bu kapsamlı kararları bize "Aldırma cam- baza bak" pişkinliği ile sundu- lar. Yani... Yani "Rusya'dapatlayan ve bütün dünyayı içine alan eko- nomik krizden Türkiye'nin et- kilenmemesi için bu kararlar alındı" dediler ve inanılmaz bir pişkinlikle buna inanmamızı is- tediler. Haber sağanağında zaten aşın yüklenen ve işlev kesinti- lerine uğrayan belleğimizi zor- layıp birkaç hafta öncesine dönelim; henüz ortada Rus- ya'daki krizin lafı bile yokken, en büyük bankalardan birinin genel müdürünün sözlerini anımsayalım. Genel müdür çekincesiz bir açıksözlülükle hükümetin eninde sonunda bu kararlan alacağını, aksi tak- dirde sonuçlanna katlanaca- ğını belirtti. Rusya'daki krizin lafı yokken, banka sermayesi- nin gönüllü sözcülüğüne sa- vunmuş medyanın ekonomi silahşörleri, vergi yasasının banka ve borsaya ilişkin dü- zenlemelerinin yeniden ele alınması gereğinin altını çize çize helâk oldular. Cumhuriyet'in ipten kazık- tan kurtulmuş takımının "mav- ra mekânı" olan bizim odada, bencileyin ekonomi cahilleri kafa kafaya verip, "Bankacıla- nn istedikleri bu kararlar çıka- cak, mutlaka çıkacak. Ama a- cep kılıfı ne olacak" gibisinden ince yorumlar bile yapıldı. Kılıfı Rusya krizi olacakmış meğer. "Krizi" anladık da "keriz" ye- rine konmak ağınma gidiyor. Cambaza bakarken oramın buramın mıncıklanmasından hoşlanmıyorum. ÇAĞININ TANIĞI ÜC YAZAR 2 BASI 40c:?: TL • I KUBİLAY OLAYI VE TARİKAT KAMPURI4 BASI 55C ijC TL SANCILIYILUR KUŞATILAAI$ SOKAKUR 4. BASI I X 0C0 TL KÜZU POSTVNDA KURT 2 BASI BOOXI0TL ZAMBAK SANA DA BU1A$TI KAN 2 BASI aoo ıxo TL DİN BARONUNUN KAZLARI 2. BASI 900 K3 TL ÂJIK KADINUR SOKAĞI 2 BASI SOC CCr TL ŞERİAT PA2ARI 800D00TL SEVDANIN ADRESİ BELLİ DEĞİL • ooo ooa TL Çağ Pazariama A.Ş Turkocağı Caddesı No:39/41 (34334) Cağalo§lu-lstanbul Tel: (0212) 514 01 96
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog