Bugünden 1930'a 5,498,767 adet makale



Katalog


«
»

5 EYLÜL 1998 CUMARTESİ CUMHURİYET SAYFA EKONOMI /cumek@turk.net 13 ŞLRKETLERDEN MARKS & SPENCER, ögrencilere yönelik '98 Sonbahar-Kış Koleksiyonu'nun tanıtımına başladı. Erkek ve kız çocukJar için hazırlanan ürünler. formalan tamamlayıcı çorap, mont. eşofman ve ıç giyimden oluşuyor. • GLOBAL, Türkiye Ayakkabı Sektörü Araştırma Gelistirme ve Eğitiın Vakfi (TASEV) ve Mimar Sinan Lnhersitesi Endüstri Ürünleri Tasanm Bölümü'nün işbiriiğiyle organize edilen "IV. Ulüsal Genç Yetenekkr Ayakkabı Tasanm Yansması" bu yıl da genç tasaruncüara yeni ufukJar açacak. En geç 19 Ekim'e kadar MSÜ Endüstri Lrünleri Tasanmı Bölümü'ne iletilmesi gereken projeler iki aşamalı elemeden geçecek. • BURGER KJNG, Araştırma ve Geliştirme Departmanfndan Sorumlu Başkan Yardımcılığı'na, uzun yıllar ABD'de dünya çapında pek çok şirketın yönetıminde görev aJan Tülin Tuzel atandı. • RAKS'uıgeliştirerek" tûketicinin hizmetine sunduğu fotoğraf fllmleri ve taşınabilir cihazlar için üretilen çok kullanımlı piller piyasaya çıkü. Amatör kulJanıma yönelik giin ışığı renkli fotoğraf fılmleri. ISO 100/21 velSO 200/24 tiplerindeki 24 ve 36 pozluk özellikier taşımakta. • DEMİRBANK. kredi kartı sahiplenne yeni bir hizmet sunuyor. Kredi karrını kullanan Demirbank müşterileri DemirAvantaj puaru toplayarak pek çok hediye kazanacaklar. CAPirOLAlışverişve Eğlence Merkezi, eylül aymda 5. kuruluş yıldöniimünü kutlayacak. Capitol. ber hafta 300 bin ziyaretçiye aüşveriş. eğlence ve kültürel etkinlik hizmeti sunuyor. • DEVA HOLDİNG. 40. yıl kutlamalanna Samsun'dan başladı. Yıldönümü nedeniv le eylül ayı sonuna kadar yoksul yörelerdeki 100 sağlık ocağına ilaç ve tıbbi malzeme > ardımı yapılacak. • COMPAQ, dünya genelindeki faaliyetlerini farklı bir bakış açısıyla tamtmak ve vaklaşık 85 bin Compaq çalışanına göstermek üzere bir kültür fllmi hazırlıyor. Compacı kültür filmi için özel olarak seçilen merkezler. Houston, Mexico City, Singapur ve İstanbul'u kapsıyor. ABD'den gelen fİlm ekibi, dört gün boyunca İstanbul'un tarihi mekânlannda çekim yapû. Uzmanlar, açıklanan rakamların fiyat artışlanna göre düzenlenmediğini iddia ediyor 'Enflasyon hesabı yanhş'• Bugünkü fiyat artışlanyla enflasyonun düştüğü yönünde yapılan hesaplann enflasyonun tanımına aykın olduğunu belirten Marmara Üniversitesi îktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Altuğ. "Türkiye"de enflasyon, alt gelir grubunu etkiliyor. Ancak üst gelir grubuna göre açıklamyor" dedi. FATMA KOŞAR Bir yıl ıçinde 2-3 kata varan oranlarda artan temel tüketım ürünlerinin fiyatlan, enflasyonun düşmediği gerçegıni ortaya koyuyor. Enflasyonun düştüğü yönündeki haber- ler gazetelerin sayfalannı süslemeye de- vam ederken uzmanlar, yapılan enflasyon hesabının gerçeği yansıtmadığına dikkat çekiyor. Geçen yıldan bu yana en az yüzde 100 civannda gerçekleşen fiyat artışlanna kar- şın enflasyonun düşmeyeceği gerçeğine işaret eden uzmanlara göre, Türkiye'de ya- pılan enflasyon hesabı halkın gerçeğiyle bağdaşmıyor. Sipariş üzerine rakam Enflasyonun alt gelir grubunu ilgilendi- ren fiyat artışlanna göre hesaplanmayıp "sipariş üzerine" açıklandığını savunan uzmanlar. 2-3 aydır iç piyasada yaşanma- Enflasyon düştü, fiyatlar arttı Ûrûn Makarna \ Şeker -X.^ Kıyma f ^ L Patates f g S Çay | ^ ^ Salça Vbğurt C J ^ Yumurta T^~jC> Geçen yfti 24 140 * 60 % 140 J 600 |k 60 ™450 ^/15O i 60 £$160 ^ 10 Bugûnkû 100 350 140 230 2.200 160 1.300 350 160 300 20 Üri» Ayçıçekyağı ^ R . Zeytinyağı i 0 ^ 3 Zeytin \k °ju pı|i ?etı £|£2rSüt(şişe) V J ~ W Büyük Rakı / Tekel2000 Normal benzinj Süperbenzin ^ İETT otobus b leti Geçen yfti 250 j 700 * 400 600 ^ \ 300 SJ 60 \ 650 130 82.800 .89.200 40 Bugünkü fiyat fbin7lj 400 1.600 700 1.700 800 110 1.000 275 187.600 ; 202.200 130 ya devam eden durgunluğun enflasyon ra- kamını 1-2 puan gerilettiğini, ancak Tür- kiye'nin bunun bedelini çok pahalıya öde- diğini belirtiyorlar. Piyasadâki durgunlu- ğun ekonomiyi altüst ettiğine dikkat çeken uzmaniar, gerçek polıtıkalarla enflasyo- nun düşürülmesinin başan kabul edilece- ğini ifade ediyorlar. Faizlerin düşürülme- si ve gerekli diğer ekonomik tedbirlerin alınması yoluyla enflasyonun düşürülme- si gerektiğini söyleyen uzmanlar, enflas- yon rakamının güvenilir olması için cebin- de nakit parası olan ve enflasyondan etki- lenen alt gelir grubuna göre hesaplanma- sı gerektiğine işaret ediyorlar. Kira, döviz fiyatlanndaki hareketlen- meler ve faizlerin enflasyon hesabma ek- lenmesi gerektiğini savunan uzmanlar, "Fiyatlar arttıgı halde. enflasyon düşmez. Türldye'de fiyat arüşı ile enflasyon arasın- da çelişki var" görüşünde bırleşiyorlar. İJst gelir grubu hesabı Bugünkü fiyat artışlanyla enflasyonun düştüğü yönünde yapılan hesaplann enf- lasyonun tanımına aykın olduğunu belir- ten Marmara Cniversitesı îktisat Fakülte- si Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Altuğ, "Türldye'de enflasyon, ah gelir grubunu etkiliyor. Ancak üst gelir grubuna göre açıklanıyor" diye konuşuyor. Altuğ, yol parasındaki artışın. sadece cebinde nakit parası olan alt gelir grubu- nu etkilediğini ifade ederek "Ancak açık- lanan enflasyon rakamı. söz konusu artış- tan üst gelir grubunun ne kadar etkUedî- ğini gösteriyor. Üst gelir grubunun etkilen- me oranı ise çok düşük. Ust gelir grubu na- kit parayia dolaşmaz. borsası var, dövizi, gayrimenkuiü var" diyor. Enflasyonun yatınma dönüştürülmüş sermayenin değil, cepteki paranın alım gü- cünü gösterdığini kaydeden Altuğ. "Nasıl ki. sermayeyi tabana yayamadıksa enflas- yon hesabını da tabana indiremedik" diye konuşuyor. 'Pahalıya ödüyoraz' Ekonomist Arslan Başer Kafaoğlu da piyasadâki durgunluğa dikkat çekerek "Enflasyonu normal koşullarda düşüre- bilmek önemli. Açıklanan rakamlar fiyat arüşlarına göre değU" dıyor. Enflasyon rakamlannda toptan eşya ve tüketıci fiyatlan arasında bu kadar fark olmaması gerektiğini belirten Kafaoğlu. u Devlet faizleri düşmeden, enflasyonu in- dirmek mümkün degil. Şu anda enflasyon- daki 1-2 puan gerilemenin faturasını paha- lıya ödüyoruz" diye konuşuyor. Fıyatla- nn 1 yıl içinde yüzde 150-200'lere varan oranlarda arttığına dikkat çeken Kafaoğ- lu, "Ekonomi darboğazda. Bu durumda bfle enflasyon yeterincegerilemiyor. Bu ko- şullarda Malive Bakanı Zekenya Temi- zel'in 'her şey yolunda' açıklamalanger- çeğiyansıtmıyor" diyor. Kafaoğlu. ekono- mik göstergelerde iyileşme olmadığına işaret ederek "Ekonomik göstergelerin iyi olduğunu söylemek, enflasyonu düşer gibi göstermek utanmazlıktır*" dedı. 'Gelecekteotoriie çocuklar olacak' NÎLÜFERŞENSÖZ Sanayı devnmınden sonra dijital çağa adım at- tığımız şu günlerde. bılgi teknolojilen konusunda yazdığı kıtaplarla adından söz ertıren Don Tapscott bu çağı anlatmak ıçın Tür- kive'deydı. "Dijital Eko- nomi"nın yazan Tapscott, Bılışim' 98 çerçevesınde meraklılanna bir konfe- rans verdı. •Siber guru' olarak ad- sahıp olmanm eskısı kadar avantajlı olma- dığını kavde- derek "Farkh- lık bilginin iş- lenmesi ve ileti- şim becerisi ile sağlanıvor" de- di. Turkcell ta- rafından Türkı- >e"ye da\et edilen Taps- cott. dijital dünyanın haya- tımızı nasıl de- ğiştireceği ve insanlann ney- le karşı karşıya olduğu konu- sunda sorulan- mızı yanıtladı. - Siber dünyada sosyal sınıflann konumu ne ola- cak? - lletişim, bilgi teknolo- jileri, rtim sektörlerin mo- toru haline geliyor. Bu ye- nilığın temelı. dünyadaki bilgisayarlan birbinne bağlayan "aglann agt" In- ternet'e dayanıyor. Dünya- da dijital bir gelişım yaşa- nıyor. Dijital ekonomi de bu bılgı otoyolu aracılığıy- la mümkün olacak. Ancak bazı ınsanlar bu dünyaya gırebılıyor. Bazılanysagi- remıyor. Her ülke bu diji- tal gelişimi ekonomiye ve • Dijital de\Tİmde çocuklann otorite olduğunu kaydeden bilişim yazan Don Tapscott, "Internet kuşağı yayıldıkça her kurum değişmek zorunda kalacak. Bu nesil iş dünyasını değiştirecek" diyor. toplumsal yaşama uyarla- mava çalışıyor. Artık ge- leneksel sınıf aynmlan vok olmaya başladı. Ama şu yaşanıyor; tntemet yar- dımıyla rtim dünyayla ıle- tişim kurup dijital ekono- mıden yararlanabılenler ya da tüm bunlan gönnez- den gelen ve bu gelişimi yakalayamayanlar. Dijital gelişimi yakalayamamak da yapısal ışsızlığe ve top- lumda tedavi edılmesı çok zor hasarlara neden olur. c. - Türkiyegibi geuşmefer, te olan ülkelerin dijital ça- ^ ^ ^ . ^ ^ ğı yakalaması nasıl olacak? - Gelışmek- te olan birçok ülkenin geliş- mış ülkelenn bazılanndan daha hızlı ya- kaladıklannı görüyoruz. Ancak bunun ıçın ulusal is- tekolmalı.Ge- lecek, tahmin edilen değil başanlacak şeydir. -Sonkhabı- nız "Dijital Ye- tişmek"te (Grov>ing L p Dn gital) net kuşağından bab- sediyorsunuz. Nasıl birku- şakla karşı karşıyayız? - Dijital yetişen ilk ku- şakla karşı karşıyayız. tn- teraet, ABD'de evlere 1950'lerde televızyonun girişinden çok daha hızlı yayıldı. Çocuklar, bilgısa- yar kullanma ve Internet'e girme konusunda ebe- veynlennden daha çok bil- gililer ve toplumda otorite olmaya başladılar. Bugün- se çocuklar dijital devrim- de otorite oldular. Net ku- şağı yayıldıkça her kurum değişmek zorunda. Bunalım 1930'lan anımsattyor Tarihten dersler Ekonomi Servisi -Dünya borsalann- da yaşanan düşüş- ler yüzünden hisse senetlerindeki 2 aylık kaybın 4 trü- yon dolarla Japon ekonomisinin bü- yûklüğüne eriştiği ^ ^ 4 yıl ve gele- cek yıl genel büyû- mehızındayasana- cak yaklaşüc 3.5 puanlık yavaşla- mamn dünya eko- nomisinin 1930*lardan beri yaşadığı en kötü duraklama dönemi olan 1981-82 yılla- nndaki yüzde 1.5'lukbüyümehı- zma gerileyeceği ifade edildi. The Economist dergisinin, bu haftaki kapak ko- nusunu ayırdığı yazıda, politikacılann tarihten ders- ler çıkarabileceği vurgulandı. Haberde iktisatçılann dünya ekonomisine ilişkin yorumlannın giderek 1931 yılmda John Mavnard Keynes'm yaptığı "Bugün modern çağm en büyük ekonomikyıkımı ile karşı karştyayız. Moskova'da bu- nna kapitaHzmin v^şadigı krizlerin doruk noktasuu ulaşıktıgı vebugünkü sosyaldüzendebu bunalımdan çıkışm mümkün olamayacagı konuşulmakta" şek- lindeki konuşmasına benzemeye başladığı vurgu- landı. Bu yıl Endonezya ekonomisinin yüzde 15, Güney Kore ve Tayland'ın yüzde 6-7 oranında küçülmesi beklendiği kaydedilen haberde, Rusya. Hong-Kong, Çin ve Latin Amerika'da da tuğlalann hâlâ sallan- maya dcvam ettiği belirtildi. Krizin Asya ve Rusya'dan Doğu Avropa, Güney Afiikave Latin Amerika'yayayıldığı; Venezüella'yı devalüasyona zorladığı; GSMH'sinin yüzde 7'sine ulasan bütçe açığı nedeniyle Brezilya'yı zor durum- da bıraktıgı; aynca petrol fiyatlanndaki ve sanayi his- selerindeki kaybm Latin Amerika. Afhka ve aym zamanda Kanada ve Avustralya gibi petrol üretici ül- kelere yıprahcı etkileri olduğu bildirildi. Fınncılar ekmelde oynamaya devamediyorEkonomi Servisi - Fınncılar, ambalaj uv - gulamasını firsat bılerek ekmeğin grama- jıyla oynamaya devam ediyor. Gramajı düşürerek "gizüce" ekmeği da- ha pahalıya satan fınncılan ilgılıler ızle- mekle yetınırken, ambalaj lamada sağlıksız poşetler kullarulıyor. Geçen ay zorunlu uy- gulama dönemi başlayan Gıda Kodeksi"ne göre, ekmegm gıdaya uygun ve ınsan sağ- lığına zararsız malzemeyle ambalajlanma- sı gerekırken. kullanılan poşetlerin u>gun- lugu konusunda denetım yok. Uygulamaya geçılmesiyle birlıkte bütün ambalaj fırmaları poşet üretmeye başlar- ken, finncılann büv'ük bırkısmı nerede üre- tildiği ve sağlığa zararlı olup olmadığı bel- lı olmayan malzemeler kullamyor. Fınncılara plastik poşet üreten ambalaj firmalannın sadece birkaçında "Gıdaja Uy- gunluk Belgesi" bulunuyor. Bütün ambalaj firmalannın poşet üretmeye başlayarak. dü- şük malıvetli ambalaj sunmalan finncılann işinı kolaylaştırırken poşetlerin üzerinde bulunması gereken açıklayıcı bilgiler be- lırtilmiyor. Ambalajın üzerinde ekmeğin üretım yeri, tarihi, içindekiler ve son tüke- tim tarihi gibi bilgilerin yer almaması, tü- keticinin muhatabını bulmasını engelliyor. Herhangi bir şikâyet durumunda sorumlu- nun bulunmaması ekmekte ambalaj uygu- lamasını amacmdan uzaklaştınrken. fınn- cılar uygulamanın ertelenmesini bekliyor. 'Zam izni akfak' îstanbul Fınncılar Odası Başkanı Fahri Özer, üyelerine poşet almalannı önereme- diğini belirterek, kendilerine zaman tanın- ması gerektiğini söylüyor. Özer, ilgililerin bu konuda tutarsız oldu- ğunu savunarak "Uygulama kakünlırsa ben maldnealan fınncıma ne divebilirim? Bu te- reddüt olduğu sürece uygulama sağlıkh ola- rak vapıiamaz" diyor. Ekmeğin dağıtım sırasında kirlenmesini önlemek ve tûketicinin sağlığını korumak amacını taşıyan uygulama. "taze-bayat ek- mek" tartışmasına dönüştürüJürken, gra- majı 200 grama düşüren fınncılar yasal izinlen olduğunu söylüyorlar. Îstanbul Fı- nncılar Odası Başkanı Ozer. temmuz a> ın- da alınan "ekmek fı>a tmuı40 bin Hradan 35 bin Hraya düşürülmesi'"yle ilgilı mahkeme karanndan sonra îstanbul Esnaf ve Sanat- kârlar Odalan Birliği 'ne başvuruda buluna- rak, 200 gramlık ekmeği 40 bin liraya sat- ma izni aldıklannı söyledi. 4 bin yıl önce de kriz vardı! KAYSERİ (A\) - Günü- müzden 4 bin yıl önce ya- şayan Asur Ticaret Kolo- nileri döneminde de eko- nomik krizler yaşandığı. insanlann knzler nedeniy- le "evini. tariasını sata- rak" köle olmaya mecbur bırakıldığı belirlendi. Kayseri-Sıvas yolunun 22. kilometresindeki Kül- tepe- Kaniş höyüğünde A- sur Ticaret Kolonıleri'ne ait yazılı tabletler. ekonO' mik krizlerin insanları binlerce yıl- _ _ ^ _ dan beri etki altına aldıgı sonucunu or- taya çıkanyor. Kazılara, 50 yıldan beri başkanlık ya- pan Prof. Dr. TahsinOzgüç. çıkan yazılı tabletlerin Anadolu'dati- caretin 4 bin yıl önce de çok aktif ola- rak yapıldığı- nı ortaya koy- duğunu ifade etti. • Asur Ticaret Kolonilerine ait kazılara 50 yıldır başkanlık yapan Prof. Tahsin Özgüç, Anadolu'da 4000 yıl önce yaşanan ekonomik bunalım yüzünden insanlann tarlalannı ve evlerini satmak zorunda kaldıklannı söyledi. doğrudan Anadolu'yu et- kilemiş. Ekonomik kriz- lerle biriikte faiz oranlan yükseüniş. Örneğin yüzde 30 olan faiz oranının bir anda vüzde 300'e çıktığı yazılı tabletlerden anlaşüı- yor." Faizler sıkışûrdı Prof Dr. Özgüç. tüccar- lann ekonomik krizden kurtulmak için genellikle geçici ticaret yolunu ızle- dıklerini belirterek, rüc- carlann kalay, kumaş yerine Anadolu'nun değişik yöre- lerinden aldık- lan bakın te- mizleyip sat- maya başla- dıklarını kay- detti. Tüccarlar dışındaki yerli halkın da tüc- carlann düştü- ğü ekonomik krizden doğ- rudan etkilen- diklerini bildi- ren Prof. Dr. Tahsin Özgüç, Kültepe-Kaniş'te tüc- carlann eş ve çocuklany- la biriikte sayısının 500 ile 700 arasında değiştığini ifade eden Prof. Dr. Tahsin Özgüç, şu bilgileri verdi: "Tüccarlar Mezopo- tamya'dan kalay ve kumaş getirip Anadolu'da satmış- lar. Ancak, işler her zaman iyi gitmemiş. Bazen Mezo- potamya'daki sivasL ikti- sadi istikrarsızlık, iç savaş- lar yüzünden kalay ve ku- maş sıkmüsı çekilmiş. Bu- radaki istikrarsızhklar "Yerli halk artan faizlerie biriikte borcunu ödeyemez duruma düşmüş. Borcunu ödemek için evini, tariasn m satmak zorunda kalan halk, köle olmaya mecbur bırakıhmş" dedı. Prof. Dr. Tahsin Özgüç. Asur Ticaret Kolonile- ri'nde ekonomik krizlere sıkça rastlandığını, o dö- nemde yönetimin birçok kez tebasını kurtarmak için ekonomik af çıkara- rak halkı rahata kavuştur- duğunu da kaydetti. Usulsüz satışayargı engeli ÎLHANTAŞÇI ANKARA - Idari yargı, Didim'de Tür- kiye Kömür Işletmeleri'ne (TKİ) ait tnl- yonluk tesıslerin ihale ilanlannda ve değer tespitinde usulsüzlük yapılarak bedelinin çok altında satışına ilişkin işlemi iptal etti. Mahkeme, iptal karanna dayanak olarak thale Yasası'nın devle- tin kontrolündeki tah- sısli mülklerin nitelik- leri değişmedikçe sa- tılamayacağını düzen- leyen 58. maddesini gösterdi. REFAHYOL döne- minde Başbakan Nec- mettin Erbakan'm 6 Ocak 1997'de kaynak arayışlan çerçev esinde yayımladığı genelge uyannca. kamuya ait sosyal tesislerden Türkiye KömürIşletme- leri Genel Müdürlüğü Didim Eğitim ve Dinlenme Tesisleri, 28 Şubat 1997'de Tar- han Madencilik Sanayi ve Ticaret AŞ'ye 465 milyar 500 milyon liraya satılmıştı. Satış işlemınin ardından dönemin Ma- den-Sen Hukuk Sekreteri Huiusi Ceyhan, 18 Şubat 1997'de yapılan satışın ılanında diğer usul eksikliklerinin yanı sıra tesisin ham toprak olarak gösterildiği ve arazi de- • Yargı, Didim'de Türkiye Kömür Işletmeleri'ne (TKİ) ait trilyonluk tesislerin ihale ilanlannda ve değer tespitinde usulsüzlük yapüarak bedelinin çok altında satışına ilişkin işlemi iptal etti. ğerinin doğru yöntemle saptanmadığı ge- rekçeleriyle yürütmenın durdurulması ve satış işlemmm iptali ıstemiyle Aydın Ida- re Mahkemesi'nde dava açtı. Aydın 2 No'lu Idare Mahkemesi yaptı- ğı incelemede, tesislerin 33 bin 970 met- rekaresinin TKİ Genel Müdürlüğü'ne, 46 bin 900 metrekaresinin de Hazine'ye ait ol- duğunu belirledi. Mahke- me. karannda 2886 sayılı Devlet thale Yasası'nın devletin hüküm ve tasar- rufundaki mülklere ilişkin işlemleri düzenleyen 74. maddesine dayanarak çı- kanlan yönetmeliğe aykı- n olduğunu kaydetti. Kararda. üzerinde eği- tim ve dinlenme tesisleri- nın değişik üniteleri kuru- lu bulunan taşınmazın tahsis amacı dışın- da kullanılmasının söz konusu olmadığı ve satışı yasaklanan taşmmaz malın niteliği- nı koruduğuna dikkat çekildı. Maden-Sen Genel Başkanı NeşetDemir- taş karan değerlendirirken kamu kurumla- nnda çalışan ve çoğunluğu dar gelirli olan işçı ve memurlann aileleriyle biriikte din- lenme olanağı bulduklan bu tür sosyal te- sislerin satışının anayasayla bağdaşmadı- ğını kaydetti. İŞÇİNİN EVRENİNDEN ŞÜKRAN SONER Yetmez Oldu mu ya Sayın Mesut Yılmaz, çocuklann biri- nın gözlerinin önünde diğerini sevindirip onu mahzun bırakmak olur mu? Borsacı çocuklannız iki gündür gözleri ıkı çeşme, "Ellere var da bize yok mu?" diye tempotutuyortar. "Haber vermediler" demeyin. Bor- sa yupileri iki gündür yaptıkları tahminlerde, hüküme- tin almış olduğu önlemlenn sadece para piyasalan- nı rahatlattığını. sermaye piyasasının unutulduğunu, bu nedenle de borsanın düzelmeyeceğini söylüyor- lar. Hani şu biz cahil vatandaşlann, ne anlama geldi- ğini pek anlamadığımız ekonomik terimlerle saydığı- nız bir dızı önlem, Türkçesi vergi almaktan vazgeç- me kararlan var ya. tşte para piyasalanna yönelik al- dığınız o türden karariann aynısını sermaye piyasa- lan için de almanız gerekiyormuş. Özeti Vergi Yasa- sı'ndan gen dönüş kararlannız, vergi affınız, serma- ye cephesi için de alınmazsa, borsayı aşağılara doğ- ru çekiştırip durmaya devam edeceklermiş. Benım kalın kafam hâlâ bir türtü almıyor. En son Rusya'dan başlayan, dünyayı kaplayan yeni kriz dal- gasının bizim Vergi Yasası ile ne ilişkisi var? Sordu- ğum bilenler, bir ilişkisi olmadığını; ancak krizin Ver- gi Yasası yüklerinden kurtulmak için iyi bir gerekçe, zamanlama olduğunu; hükümetin, yaptığı en önem- li işlerden biri olarak övündüğü Vergi Yasası'ndan ge- ri dönmekte olduğunu anlattılar. Vergılendirmeye, en hafifi de olsa denetim altına alınmaya katlanamayan fınans cephesi, Vergi Yasası taslak aşamasında iken bile borsa, para piyasalan ile oynayarak önemli ödün- ler koparmıştı. Ama çıkan yasaya tahammülü yoktu. Hükümeti yasasından geri döndünmek için iyi bir za- manlama yakalanmıştı.. Bana sorarsanız, hükümet; hazır finans, sermaye cephesine bir şeyler vermeye, dağıtmaya başladı. Para piyasalanna verilen ödünlerin, vergi bağışıklık- lan ve affının, sermaye piyasalanna verilmesi de yet- mez. Laleli piyasasının sesine de kulak verilmeli. De- valüasyon karan da hemen alınmalı. Türk parasının değerı lyıce düşürülmeli ki, Turkiye'den büyük krize girmiş olan Rusya'ya satılması istenen mallann fiyat- lan ucuzlasın. Ruslar paralannın değerini yüzde 100 düşürdüklerine göre, biz ondan da daha fazla düşür- meliyiz kı, hem krize girmiş komşumuza bir haynmız dokunsun hem de mallarımız kapış kapış satılsın. Sayın Mesut Yılmaz, sermaye cephesinden gelen isteklere bir kere böyle kolay büyük ödunler verdik- ten, paça kaptınldıktan sonra arkası mutlaka gelme- li. Hiç merak etmeyin, karşılığını mutlaka verirler. Siz siz olun, onlardan gelen isteklere, seslere ayarianmış kulağınızın pozisyonunu hıç değiştirmeyın. En büyük işadamlanmız açık açık ilan ettıler. Seçim meçim ıs- temiyorlar. Sizleri uzun bir zaman başımızda görmek istiyoriar. En büyük işadamlarımızın gönlünü mü kı- racaksınız? "Meclıs'te seçim karan almıştık. Sözümüzden dö~ nersek ayıp olur. Ama daha önce bizi seçime zorta- yan Baykal sözünden dönerse, seçim ayak diretme- sinden vazgeçerse, biz de seçim karanndan döne- riz" diye lafı uzatmanın da pek âlemi yok. En iyisi siz seçim karannı kaldırmadan, parti içi muhalefetınizi hallediniz, kurultay muruttay ne yapılacaksa yapınız. Sonra da gerine gerine, "Halk seçim istemiyor" diye diye, seçim karannızdan geri dönünüz. Gerçekten de yalan söylemış olmazsınız. Sizlerden, oy verilebilecek liderier ve partilerden halkımız öylesine umudunu yi- tirmiş ki, seçlmlebir şeyieri değiştireblteceğine fnae\ L " mıyor. Size garantı verebılinm. Baykal'ın karşı çıkması, Çiller'in, FP'lilerin bağınp çağırmalarının esamesi bi- le okunmaz. Siz böyle "gak" diyene istediğinden faz- lasını verdikten sonra, kapı gıbı sermaye, rant, vur- gun cepheleri.. hepsı birden arkanızda olduktan son- ra... Hem bugüne kadar olduğu üzere, ustaca hesap- laşmayı uyutabilirsenız çetelenn bile hepsi arkanız- da olur. Başınız belki biraz şeriat cephesi, hanı şu demok- rasi sözcüğünü çok ucuza kullanan şer ittifak cep- helen ile ağnyabilir. Ne de olsa askerler reıimi kolla- ma adına sizi başıboş bırakmıyorlar. Şenata odün vermede zikzak çizip duruyorsunuz. Ama onların da aklı başında olanlan sızin halinizden anlıyorlar. Asker- lere karşı, darbelere karşı nasıl da kapı gibi güvence olduğunuzu görüp sizı, yaptıklarınızı takdir ediyorlar. Onlar etmese bile milliyetçi tosunlar ediyorlar. Onlar iktidannızdan, iktidar nimetlerinden yararlanmadan fazlası ile hoşnutlar. Onlar da kapı gibi arkanızdalar. En önemlisi medyamız, muhalefette iken söyle- mediklerini bırakmayan medyamız, şimdi sizden çok memnunlar. Sahi onlan böylesine doyuma ulaştıra- cak neler verdiniz? Karşınızdaki bu büyük gücü ar- kanıza almayı nasıl becerdiniz? Sözün kısası iyi gidi- yorsunuz. Bir özelleştirme, bir vurgun, bir özelleştir- me daha, bir vurgun daha, bir ihale, bir vurgun, bir ihale daha, bir vurgun daha... Vermeye devam edin. Verdiklennız yetmez. Ha bu arada her gün aldığınız kararlarla bir kazık daha yiyen; sermaye, rant, vurgun, soygun cephele- rine aktardıklarınızla durmadan yoksullaşan, daha büyük sayılarla işsiz kalan milyonlardan korkmayın. Onlar örgütsüz. Onlara yol gösterecek, harekete ge- çirecek, moral değerier verecek siyasi partiler, sen- dikalar, sivil toplum örgütleri darmadağınık, birçoğu suç ortağı olmuşlar. Gerçi bu durmadan yoksullaşan, kazık yıyen, ezilen milyonlann da sağı-solu pek belli olmaz. Genellikle yol gösterecek örgütleri olmadığın- da, dibe vurduklannda, can havliyle yukan sıçrama- ya bakar, sosyal patlama denılen olaylan yaratabilir- ler. Ama ne de olsa sosyal patlamalar her gün olmu- yor. Onların patlaması uzak ihtimaf. Siz siz olun, ''Ser- maye, vurgun, rant, soygun cephelerine bu verdik- lerim yetmez, daha da vermelıyim" deyin. Yenilenen Mazda 323 piyasada Mazda'nın 1994 yılm- da piyasaya çıkardığı 323 modeli 1999 için ta- mamen yenilendi. Kon- forun ve guvenliğin ön planda tutulduğu Maz- da 323'lerin Sedan (Fa- milia) ve Hatchback (As- tina) versiyonları bulu- nuyor. 1.5 litre 90 HP ve 1.8 litre 115 HP'lik iki motor seçeneği sunulan yeni 323'lerde GT adı verilen sportif donanım- lı bir versiyonu da var. Familia ve Astina'nın 1.5 It versiyonlarında standart olarak hidrolik dıreksiyon, merkezi kilit, 4 elektrikli cam, radyo, teyp, elektrikli ve ısıtma- lı aynalar, katlanabilen arka ve ön yolcu koltu- ğu, immobilizer, arka cam sileceği (Astina) su- nuluyor.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog