Bugünden 1930'a 5,500,162 adet makale



Katalog


«
»

4EV 'LUL1998CUMA CUMHURİYET SAYFA HABERLER IMilli Eğitim Bakanı Hikmet Uluğbay, kıhk kıyafet yönetmeliğinin ödünsüz uygulanacağmı yineledi 4 Kıırallar olmazsa anarşi olıır'AVKARA (Cumhurh et Bürosu)- Mil- li Edtım Bakanı Hikmet I1uğba>. kıhk kıyaet yönetmeliğinin ödünsüz uygula- nacaŞını yinelerken, türbanlannı çıkar- madıklan için başka okullara atanan 172 ögretmenın "sürgün edildikleri" iddiala- rına sinirlenerek. "Türkiye Cumhuriye- ti *nin hersantimetrekaresi azizve mukad- destir. Kurallar uygulanmazsa anarşi olur* dedi. Devlet Bakanı Rüştü Kazım Yücelen, Eti Holding tarafından Elazığ'da yaptın- lacak ilköğretim okulu için bağışlanan 75 milyarliralıkçeki, Eti HoldingGenel Mü- dürluğü'nde düzenlenen törenle Milli Egitim Bakanı Hikmet Uluğbay'a verdi. 21 bine yakın dersliğin aralık ayı sonuna kadar hizmete gıreceğini söyleyen Yüce- len. bu yıl 50 bine yakın öğretmenin de göre\e başlayacağını bildirdi. Uluğbay, gönüllü bağışlarla eğitıme yönelik yatı- T 7 1 ürbanlannı çıkarmadıklan için başka okullara atanan 172 öğretmenin "sürgün edildikleri" iddialanna sinirlenen Milli Eğitim Bakanı Hikmet Uluğbay, "Türkiye Cumhuriyeti'nin her santimetrekaresi aziz ve mukaddestir. Kurallar uygulanmazsa anarşi olur" dedi. nmların arttığına dikkat çekerek, "Ço- cuklanmıza çok daha güzel bir dünya sağ- lanıanın arayışındayız" dedı. Devlet Bakanı Rüştü Kazım Yücelen. 1935 yılında kurulan Etibank'ın Ata- türk'ün verdiği görevleri fazlasıyla yeri- ne getirdiğini anlattı. Yücelen, Etibank'ın özelleştirilmesinden sonra 46 trilyon lira kâreldeettiklerini söyledi. Yücelen, "Şir- ketkrimizin kâr elde etmesi halinde daha çok okul yapûracağız" dedi. Uluğbay, okul yapımı için Eti Holding tarafından bağışlanan 75 milyarlık çekin kabulü sonrasında gazetecilerin sorulan- nı yanıtladı. Şeriatçı basından bır gazete- cinin "Eskiden insanlar melekler dişi mi erkek mi diye uğraşnoriardı. Şimdi de kı- hk kıyafetle mi uğraşıüyor? 172 türbanlı öğretmen, kıhk kıyaferi nedeniyle sürül- dü" sorusu üzerıne Uluğbay. şunları söy- ledi: "Türkiye Cumhuriyeti. bir hukuk devletidir \e millet iradesiyle oluşturul- muş yasaiara herkesin u\ ma zorunluluğu vardır. Kamu hizmetine kimseyi kolun- dan tutarak almıyoruz. Kamu kunıluşla- nna başvurduktan sonra, o kurallara u\- mazsanız, anarşi olur." Yasalarda kıhk kıyafet yasağı olmadı- ğını söyieyen aynı gazetecinin ısrarlı so- rularına tepki gösteren Uluğbay. sözlen- nin çarpıtılmamasını ıstedi. Uluğbay. "Türkive Cumhuriveti'nin her santimet- rekaresi azizdir. mukaddestir. Türkiye Cumhuriyeti'nde sürgün yeri olduğunu iddia edenler. dün sö> ledim. bugün de al- nnı bir kez daha çiziyorum, bÖlücülerin önde gelenidir" dedi. De\ let Bakanı Yücelen kendine bağh olan TÜBİTAK aracılıgıyla Türkiye'de \ar olan birikimi teknoloji \e yeni ürün- lere taşıdıklannı söyieyen Yücelen, kural- lann u\gulanmak zorunda olduğunu da sözlenneekledı. Uluğbay. bir başka gaze- tecinin "Türbanlı öğretmenler nasıl bir ara\agelebiliyor" sorusuna "Okurallan geçmişte uygulamayanlara sorun. Türki- ye Cumhuriyeti hukuk devleti ise kurallar >ürürtükte olduğu sürece uygulanacak- tır" diye yanıt \erdi. Sağlık Bakanı HalilİbrahimOzsoy, ba- zı hastanelerde kıyafete dikkat edilmedı- gini belirterek hastane yöneticilerini, Kı- hk Kıyafet Yönetmeliği'nin uygulanma- sı konusunda uyardı. Bakan aynca, bazı hastanelerdekı. "kadın hastalar kadına, erkek hastalar erkeğe gidiyor" şeklinde- kı iddialann da yalan olduğunu savundu. Bakan Özsoy. hastane İşletme Yönet- meliği'nebağlıolarak -KılıkKıyafet Yö- netmeliği" bulunduğunu ve buna göre herkesin kendi mesleğini ıcra ettiği sıra- da giyeceği forma ya da takacağı aksesu- ann belirlendiğinı söyledi. Bunlann dışın- da herhangi bir formanın giyılemeyece- ğını \urgulayan Özsoy, "Konuyla ilgili olarak hastane yönetimlerini bir genelgey- le uyardık. Ancak henüz bazı hastanelerin buna pek ciddi olarakeğilmediklerini gör- dük" dedı. Kadınların yüzde70i bilinçsiz Türk kadını anneliğe hazır değilİstanbul Haber Servisi - Her yıl yaklaşık 120 milyon ka- dın. anneolmanın heyecanını yaşıyor. Doç. Dr. Melahat Dön- mezKesim. hamıleliğın başlangıcından ıtıbaren çeşitli sorun- lar yaşayan kadınlann yüzde 70'inin konu hakkında yeterlı bilgi ve tecrübeye sahipolmadıklannı söyledi. Kesım. *9.do- ğumunu \apan bir kadın hâlâ ne yapması gerektiğini bilmi- yor. Kadın, hamileliğinin basından itibaren mutlaka uzmana danışarak her evrede yapması gerekenleri öğrenmeir dedi. Nivea Bab\'nın destegıyle Epsilon Yavıncılık tarafından basılan "Bebeğinizin tlk Yılında Sizi Neler Bekler?" adlı kı- tap piyasa çıktı. Kıtabın hazırlanma düşüncesi. Heidi E. Mur- koffadh Amerikalı bir kadının hamıle kalmasının ardından sorunlar yaşaması, konuyla ilgili yeterli bilgı bulamaması sonucu ortaya atılmış. Kadın-doğum uzmanlannın danış- manlığında ilk olarak "Bebeğinizi Beklerken Sizi Neler Bek- ler?" adlı kitap hazırlanmış. Ardından da serinın ikinci kıta- bı olan ''Bebeğinizin tlk Yılında Sizi Neler Bekler?" piyasa- ya sürülmüş. ABDde 13 milyon adet satılan kitap, Türkiye'de de 1998 yılı basından itibaren satılmaya başlandı. Kitaplar- da, hamilelik sırasında karşılaşılan sorunlar, bebek doğduktan sonra yapılması gerekenler konusunda bilgiler veri- liyor. Şişli Etfal Hastanesi 3. Kadın-Doğum Klini- ği Şefi Doç. Dr. Mela- hat Dönmez Kesim. Türkiye"de hamile kalan ya da çocuk düşüren ka- dınların yüzde 70"inin yeterli bilgi ve tecrübe- ye sahip olmadıklannı söyledi. Kesim, "Bu- nun en önemli nedeni eğitim ve sosyo-ekono- mikdurum" dedi. Da- ha önce doğum yapan bir kadının bır nebze ol- sun daha bilinçli oldu- ğunu dabelirten Kesim, "Ancak 9. doğumunu yapıp da hâlâ bilinçsiz olan kadınlar var" diye konuştu. Kadınlann ha- mile kaldıktan sonra değil. hamileliği düşündükleri zaman bir uzmana gitmesi gerektiğini vurgulayan Doç. Kesim, vücu- dun bu olaya ne kadar hazır olup olmadığının önemine dik- kat çekti. Kesim. kadınlann yaptığı yanlışlan ve yapılması gerekenleri şöyle sıraladı: "- Hamileliğin 6. ayına kadar ayda bir. daha sonra 15 gün- de bir uzmana gitmeli. - Doğru beslenme. hareket ilaç kullanımı gibi şeyler mut- laka uzmana danışüarak yapılmah, - Kadın. eli. yüzü şişince başağnsı olunca mutlaka hekime görünmeli. - Kanama. su gelmesi gibi durumlan kadınlar önemseme- yebiliyor. Bunlann ciddi sorunlara neden olabilecegj unurul- mamalı. - Türkiye'de hâlâ e> de doğumlar bilinçsiz insanlar tarafın- dan yapönlıyor. Bunun kötü sonuçlara yol açabileceğJ unu- tulmamalı. - Kaynana. komşu gibi kişilerden duyularak yanlış davra- nışlarda bulunmaktan kaçınmah, uznıan denetimi şart - Doğunıdan sonraki ilk 4 ayda bebege mudaka anne sütü verilmeli. - Tüm bunlara dikkat eden, hamileükte kontrollere ve di- yetine dikkat eden kadınlar hem kendikri sağlıklı olacakür hem de bebekleri." Kuruluşlara yazı gönderdi Vali Erol Çakır'dan özürlüye iş çağrısı Nivea Baby 'nin destegıyle Epsi- lon Yayıncılık tarafından bası- lan "Bebeğinizin İlk V üında Si- zi Neler Bekler?" adlı kitap pi- yasaya çıktı. İstanbul Haber Servisi - fstanbul \'alisi ErolÇakır, tüm kamu ve özel kuruluş- lara bir yazı göndererek ya- sada belirlenen oranda özürlü yurttaşlara iş ver- meleri konusunda çağnda bulundu. Yalilikten yapılan yazılı açıklamada. özürlü yurt- taşlann \e ailelerinin mad- dı yardımdan öte iş taleple- ri olduğu belirtilerek 1475 sayılı yasanın 25. maddesi uyannca. 50 ve daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinin yüzde 2 oranında özürlü iş- çıçalıştırmasının yasal zo- ruıluluk olduğu \wgulan- dı. Konunun işyeri bazında valilik tarafından titizlıkle takip edileceği, ilgisiz ka- lan işyeri sahipleri hakkın- da kamu kontrolünün sağ- lanacağı belirtilen açıkla- mada şöyle denildi: "İş ve tşçi Bulma Kuru- mumuz. valiliğimize kamu ve özel sektöre ait beş özür- lü işçi kontenjanı olan işyer- lerini liste halinde bildirmiş olup mevcut boş konten- janlann iş talebinde bulu- nan özürlü vatandaşlan- mız için iş>eri sahiplerine yan yazılacak ve göre\'len- dirilecek personelimizle birlikte ilgili işyerlerine gönderilerek işe yerleştiril- meleri saglannuş olacak." aros betonlaşma tehdidindeMarmara Denizi'ndeki IdrliHğe karşin onun hemen yanı ba- şında bulunan Saros Körfezi, temiz denizi ile İstanbullulann gözde tatil beldeleri arasında yer alıvor. Deniz suyunun te- mbliğinin yanı sıra geniş kumsallanyla Saros. villa inşaatla- nyüzündcn betonlaşma tehtikesh le karşı karşıya. İstanbul- lulann gönül rahathğıyla denize girebilecekleri en yakında- ki yer olan Saros Körfezi, tuıizm yatınmcılannın ilgisini bek- liyor. Turizmcilerin ilgi göstermemesi halinde en güzel yer- ler villalarla dolacak. Marmara kıyı şeridinde yazlığı oîan- lar dahi yaz tatillerinin bir kısmını Saros'da gecirmeyi yeğli- yor. Keşan'a bağh Erikli, Saros'un en gözde yerlerinden bi- ri. Keşan'a 35 kilometre uzaklıkta bulunan Erikli'nin deni- zinin temizligi. kumsaluiın güzelliği Akdeniz sahillerini arat- mıyor. Deniz suyunun Akdeniz'e göre daha az tuzlu olmaa da bir avantaj. Istanbui'un vakınındaki bu güzel tatil böige- si ne yazık ki yeterli turiznı yatınmına sahip değil. Bölgede pansiyonlann yanı sıra bir-iki tane küçük çaplı otel buhınu- yor.Otellerinöniindeki kumsal.otel müşterileridışındakita- tücilere de açık olmasına karşın otel görev lileri tarafindan te- mizleniyor ve düzenleniyor. (MEHMET DEMtRKAYA) 'de BUGÜN İVAS SIVAS KONGRESIOZEL PROGRAMI HAFTAYA BAKIŞ AHMET TANER KIŞLALI Eceviften Demirel'e... Ecevit'in son başbakanlığı dönemiydi. Önemli bir Bakanlar Kurulu toplantısındaydık. He- nüz ortada PKK falan yoktu, ama Güneydoğu'da sorunlar vardı. Önlemler tartışılıyordu. Uzuntoplantının son konuşmasını Başbakan yap- tı. Önce genel bir değertendirme.. Ve arkasından, çoğumuzu şaşkınlık içinde bırakan bir açıklama: "- Sayın Carter'/a baş başa görüşmemizde rica ettim. CIA'nın ajanlannı Güneydoğu'dan çekmesi- ni istedim. Konuyu inceleyeceğini söyledi.. Birsü- re sonra da 'Şu tarihten itibaren Türkiye'nin Güney- doğusu'nda CIA ajanı bulunmamaktadır' mesajı gel- di..." Carter zamanın ABD Başkanı'ydı. Ecevit'in de ona bu isteği götürmesinin herhalde önemli nedenleri vardı. • • • Geniş bir alana yayılmış olan PKK terörü. Bir za- manlar Güneydoğu'da devleti güç durumda bırakan kepenk kapatma eylemleri.. Yakalanan teröristler- de ele geçirilen, Batı kaynaklı gelişmiş silahlar. He- likoptertere karşı ne ölçüde etkili olduğu bilinen, "sağlanması adeta imkânsız" Stingerfüzeleri... Batı ülkelerinde sık sık rastlanan PKK sempatiza- nı gösteriler. ABD dahil, genellikle hükümette görev almamış önemli kişilerden PKK'ye verilen destek.. Türkiye'de ve komşu ülkelerde üstlenmiş 5-10 bin dolayında militanı kapsayan "profesyonel" bir örgüt.. Eğitim kampları.. Haraçağı.. Büyükbiruyuş- turucu zinciri.. Güvenlik uzmanları soruyorlar: "- Bütün bunlan, kişiliğini artık bütün aynntılany- la bildiğimiz Abdullah Ocalan mı başardı? O mu yönetiyor?" Çekiç Güç helikopterlerinin, zor durumda kalmış PKK militanlanna yardım taşıdığı bilgileri, acaba düş ürünü müydü? MlT'te yöneticilik de yapmış olan Orgeneral Recep Ergun, acaba niçin bir tarihte M. Ali Kışlalı'ya şöyle demişti: "- Olup bitenlerl yakından izlememe rağmen ge- ne de bazen hayretler içinde kalıyonım.. Güneydo- ğu'nun öyle olmayacak yeherinde yabancı diplo- matlara rastlıyoruz ki!.." Batılı dostlanmızın Güneydoğu merakı, acaba do- ğa ya datarihsel kalıntı aşkından mı kaynaklanıyor? Acaba niçin... Bir ABD kuruluşunun "gizli rapp- nı"r\öa Türkiye'nin parçalanması öngörülüyor? Ön- ce Kürtlerin kopacağı, ardından bunu başkalarının izleyeceği tahminleri acaba niçin yapılıyor? • • • Cumhurbaşkanı Demirel, geçenlerde Milliyet ga- zetesini ziyaretinde ilginç şeyler söylemiş. Hiçbir yanlış anlamaya meydan bırakmayacak kadar da açık konuşmuş: "- Başta Almanya olmak üzere, Avrupa'nın he- men her ülkesinde, PKK örgütünü koruma eğilimi var. PKK terörünü, Kürtlerin kurtuluş mücadelesi olarak görmek eğilimi içindeler. Sevr ile yapama- dıklannı, PKK ile yapmayı deniyorlar." Bu, Sayın Demirel'in, Sevr lafını ağzına ilk alışı de- ğ'i- Hatta Batı ile Sevr çağrışımlannı ilk kez yan yana koyuşu da değil. Çok uzun yıllar başbakanlık yapmış.. Kaç yıldır da cumhurbaşkanlığı makamında oturuyor.. Yani son yanm yüzyılımızın en deneyimli devlet adamımız.. Bunu acaba niçin yapıyor? Tahminlerden mi yola çıkıyor, yoksa devletin en gizli ve aynntılı bilgilerinden mi? • • • Dünün Ecevit'inden, bugünün Demirel'ine uzanan bir çizgi var önümüzde.. Bir süreci hep birlikte ya- şıyoruz. Ecevit solcu.. Demirel sağcı.. Ama ikisinin de ortak iki önemli yanı bulunuyor: Devletin gizli bilgilerini bilmek.. ve bu ülkenin ve in- sanlarının parçalanmasına karşı olmak! Bırakın numaracı cumhuriyetçiler "Sevrsenaryo- lan" diye konuyu sulandırmaya çalışsınlar!.. Bırakın kitleler üzerindeki "uyancı" etkiyi azaltmak için ça- bagöstersinler!.. Ne Batılı dostlanmız (!) 1920'lerdeki kadar güçlü.. Ne içteki uzantıları 1920'lerdeki kadar etkili.. Ne de Türkiye 1920'lerin Türkiyesi.. O zaman başaramayanlar şimdi mi başaracak- lar?.. Eğer biz gerçeklere gözlerimizi kapatmazsak! i' 250 milyon liralık sermayeye 3.5 trilyonluk teşvik Mnnucrnrıi MüdürüKemallMUTLU SERELI ANK.4RA-SosyalSigor- talar Kurumu'na (SSK) ait Elbistan Hastanesi "ni kirala- yarak de\ letten 3.5 trilyon li- ralık teşvik belgesi alan vak- fm mal varlığının 250 milyon lira olduğu ortaya çıktı. Teş- vik kredisı belgesini "ümver- site hastanesi kurma" gerek- çesiyle alan vakfın, Yüksek Öğrenim Kurumu'na (YÖK) herhangi bir başvurusu bu- lunmadığı halde SSK ile im- zalanan protokolün maddele- rinin buna göre düzenlenme- si dikkat çekti. SSK Elbistan Hastane- si'nin, özelleştirmede ilk adım olarak Pakoğlu Inşaat Şirketi ile ortak girişim oluş- turup kiralayan Afşin-Andı- nn-Elbistan-Ekinözü- Gök- sun-Nurhak Sağlık ve Eğitim Vakfı'na (ASEV) devredil- mesi Ankara'da çeşitli göste- rilerle protesto edilmişti. 8 Mart 1997 tarih ve 22927 sayılı Resmi Gaze- te'de yayımlanan kuruluş ila- nında. "ünrversite hastanesi kurmak üzere" kurumu kira- layan vakfın tüm mal \arlığı nakit 250 milyon lira olarak belirtildi. SSK ile aralannda imzalanan protokolde altı çi- zilmesine ve teşvik kredisi alabilmek için gerekçe ola- rak gösterilmesine karşın vakfın YÖK'te üniversite hastanesi kurma amacıyla herhangi bir başvurusu ol- madığı öğrenildı. SSK Genel Müdürü Kenıal Kıuçdaroğlu konunun bu yönünün kendi- lerini ilgilendirmediğini sa- vaınurken hastanenin şu aşa- mada üniversite hastanesi ol- masınm olanakJı olmadığını söyledi. Kılıçdaroğlu şu gö- rüşleri dile getirdı: "Vakıfbu- radan i> i bir kâr elde ederse bu kârla gjdip a> n bir hasta- ne kurabilir, bir üniversite hastanesi kurabilir. L mversi- te hastanesi kurmak için Meclis'ten yasa çıkması la- zım. Bu bir amaç olabilir. A- maç gerçekleşir >a da gerçek- leşmez. Bu bizim dışımızda." Üniversite hastanesi ku- rulması için önce YÖK'e resmi bir baş\ uruda buluna- rak "üniversite kurmak" için izin almak gerekiyor. Kuru- lan üniversitenin tıp fakülte- si olması durumunda araştır- ma hastanesi oluşturulabili- yor. Bunun için YÖK'ün onayı gerekiyor. YÖK yetki- lileri böyle bir baş\urunun hukuk yönünden. ıdari ve mali işler yönünden. düzen- leme yönünden aynntılı bi- çimde incelendiğinı belirte- rek vakfın kendilerine baş- vurması durumunda bile onay verilmesi olasılığının düşük olduğuna dikkat çek- tiler. Aralannda imzalanan protokole göre, SSK"nin 3 a> içinde vakfateslim etme- si gereken hastanenin teslim işlemlerinin de şu günlerde yapılmaya başlandığı öğre- nildi.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog