Bugünden 1930'a 5,498,322 adet makale



Katalog


«
»

4 EYLUL 1998 CUMA CUMHURİYET SAYFA KULTUR 'Fareli Köyün Kavalcısı' masalıyla örtüşerek bir kazanın anatomisine girişen son Atom Egoyan filmi Kayıp çocuklara dair bir masal 15 Karlı buzlu. sert bir kış günü. güze- lim, bakir Kanada'yı oluşturan eyalet- lerden Ingiliz Kolombivası'ntn ısstz, tenha Sam Dent adlı kasabasında, 22 çocuğu taşıyan bir okul otobüsü. buz tutmuş yolda ansızın kayarak donmuş göle düşer \e 14 çocuk ölür. yıllardır aynı yolda dıreksivon sallayan, dene- yimli kaduı sürücüyle ötekj çocuklar ağır biçimde yaralanır. Sam Dent kasabası- nı mateme boğan bu trajik olaym ardın- dan, kaza sorumluluğunun üstüne yı- kılabileceğı birini (ya da bırilerinı) bu- lup mahkemeye vermek ve çocuklan- nı yitırmış ailelere hıç değilse bıraz taz- minat sağlamak iizere ışinin ehlı, kent- lı bir avukat çıkagelir kasabaya. Ücret olarak, alınacak tazminatın sadece üç- te birini talep ederek evlat acısıyla ıç- leri yanmış. hayatları kararmış aılele- ri ikna eden Avukat Mitchell Step- hens'in (Kurt oyuncu Ian Holm yine benzersizliğini sergıliyor bol bol) bir de- tektif gıbı kazayı araştınp soruşturma- sı sonucunda, kederlı anne-babalarla yüz yüze görüşmesiyle, tanıklan yüz- leştirmesiyle, çeşitli anılara başvurma- sıyla gelişir film. Aslında "kaza diye bir şeye inanma- yan" avukata göre. çocuk dolu otobü- sün göle uçmasında muhakkak bir ıh- mal vardır, otobüs şirketinden ya da bakım yapılan garajdan kaynaklanan. Dolayısıyla. her ne kadar çocuklan ge- ri getirmese de. olayın sorumlusunun bulunup "teşhir edilmesi" ve ödenme- si gereken mane\ ı bir tazminat söz ko- nusudur. Kazada yitırdiği ikizlerini ta- şıyan okul otobüsünü arabasıyla izle- yip el sallamayı âdet haline getirmiş. dul garaj sahibi Bıll gıbileri, kabuk bağla- mış yaranın yenıden kazınıp kanatılma- sına ve avukata karşı çıkarsa da. kasa- balılann özel yaşamlanna ılişkin kimi sırlann. bazı gızli ilişkilerin ortaya sa- çılacağı araştırmasını sürdürür avukat. Mevsimi bomba gibi açtık Aynı zamanda eroıne kurban verdi- gi, on yıldır ona çok çektirmiş, 'yitik' bir (junki) kız babası olan av ukat Step- hens de. çocuklannın acısını ıçlenne gömmüş kasabalı anne-babalar gibi çoktan bu olaya bulaşmıştır artık... 1994 Cannes festivalinden zaferle dönmüş 'Exotica'sıyla üç yıl önce si- nemalanmızı şenlendiren, 1980'lerin başından beri film yapmasına karşın The Sweet Hereafter / Yönetmen, senaryo: Atom Egoyan, Russell Banks'ın romanından / Kamera: Paul Sarossy Müzik: Mychael Danna / Oyuncular: Ian Holm, Sarah Polley, Bruce Greenvvood, Alberta VVatson, Arsinee Khanjian, Gabrielle Rose, Brooke Johnson, Maury Chaykin, Tom McCamus, Stephanie Morgenstern, Peter Donaldson, Earl Pastko, David Hemblen /1997Kanada(Umut Sanat) ancak son bırkaç yıldır tanınan, festi- vallerin ve özellikle sinema yazarlan- nın gözdesi olagelen. Eımeni asıllı Ka- nadalı yönetmen Atom Egoyan'ın ge- çen yıl. müdav ımı olduğu Cannes'da Jü- ri Büyük Ödülü'yle FIBRESCI Ödü- lü'nü kazanan son eseri "The Svveet Hereafter-Başka Bir Düiıya"yla yeni sinema mev simıni bomba gibi açtık iş- te, güzü getıren eylülle birlikte. On yıl önce Berlın'de seyTettiğim, sü- rekli Kanadalı kocasınm sapıkımsı cin- sel tacizlerine maruz kalan. Ortadoğu kökenli bir Eımeni kadının öyküsünü eksen alarak. aıle içi yogun cınsel, ten- sel, ruhsal çatışmalara kamera tutan 'Fa- mih \lewing' adlı (ikinci) filmiyle ve adıyla dikkatımı çeken, küçük yaşta göç ettigi Kanada-Toronto'da kısa fılmler çekerek. televizyona çalışarak yetişen, 1960 Kahıre doğumlu Atom Egoyan'ın 199O'lı yıllarda Kanada sinemasının gıt- gide önemsenen. belli başlı yaratıcı-yö- netmenlerınden bın haline geldığini ör- nekliyor. meraklısının ilgıyle. keyifle iz- lediği 'The S»eet Hereafter-Başka Bir Dünya'. 1984 yapımı ilk filmi 'Next of Kin'den günümüze, aileden kaynaklanan sorunlan, cinselliği, etnik kimlik arayı- şını. modem hayatın birey üsründeki et- kilerini yansıtan, kişisel bir üslubun be- lirginleştiği, 'FamilyVTewing'( 1987), 'The Adjuster'(1991), 'CaJendar'( 1993) ve adını tüm dünyada genış seyirci kıtlesi- ne kabul ettiren 'Exodca'( 1994) gibi öz- gün ve ilginç filmler yazıp yöneten Ego- yan'ın yedinci eseri 'Başka Bir Dürrya". şimdiye dek hep kendi özgün senarvo- lannı çeken yönetmenin bu kez Amen- kalı yazar Russell Banks'ın romanından. kimi ekleme ve değişikliklerle oldukça kişiseUeştirilmiş bir uyarlama. En son yönetmen Paul Shrader'in tamamlamaya çalıştıgı 'Affliction'la. Jonathan Demme'ın çekimini bitirdi- ği 'Continental Drift'i gibi romanlan be- yazperdeye aktanlan. 15 kadar kıtabın yazan (aslında sinemanın yabancısı sa- yılmayacak) Russell Banks'ın, 1980'ler- de Texas'ta yaşanmış. gerçek bir olaya dayanan romanından uyarladığı 'The Sweet Hercafter-Başka Bir Düma'da kımı değışıklıklere gıden Atom Egoyan. filmın merkezine, zorlu karakış koşul- lanyla trajik otobüs kazasının buza çe- virdiği. dünyadan soyutlanmış Sam Dent kasabasına çıkagelen. eroinman kızmdan yana çok dertli bir avukat ba- bayı verleştırmış. Ölümün. hayatınm bahanndakı ço- cuklannı aldığı, ıssız, buz gibi yörenin kimine ınme iruniş, kimi kansını kay- betmış, kımı hayata küsmüş, acıdan ka- tılmış. ölgün insanlanndan manzara- lar sunup önümüze ocağı sönmüş, acı- lı aile tablolan sunarak bir kazanın ana- tomisine girişen yönetmen Egoyan, ka- zanın öncesini ve sonrasını zamanla oynayarak. geçmışe ve geleceğe gidip gelen 'flash- back'lere başvuran, ay- nntılı. karmaşık bir tarzda anlatıyor, çeşitli karakterlerın ağzından. Evlat acısının görsel karşılığını ararken yo- ğun malzemesını yine kendine özgü tarzıyla ışleyen. konusuna etik ve este- tik bir vaklaşım da getiren 'Aile takın- tılT yönetmenimız Egoyan. yine çok sayıdaki kahramanlannı, bu kez olduk- ça sevecenlikle betımliyor. Filmın başında arabasını yıkatırken ödemeli arayan, şırret, keş kızıyla (Ro- Ünlü yönetmen Carlos Saura'dan, gözü kara faşo-terör çetelerine bakış: 'Taksi' MadridsokakkmmlakigecedehşetiGeçen mevsimin gösterişli Holly- vvood üstün yapımlanndan, süper ak- siyon-bilimkurgu eğlenceliği 'Deep Impact'la neredeyse bırebır örtüşen bır konuyu ele alıp bir kez daha dün- yayı. göktaşı belasından kurtararak kı- yamet gününün eşığınden döndüren. o gıcık BruceWillis"ın başını çektıği bir grup kahraman petrol sondajcısı Ame- nkalının. patlamış mısır eşliğınde tü- ketilecek fantastik maceralannı hikâ- ye eden, Istanbul görüntüleri de içeren. yine baştan sona özel efekt şöleni ha- lindeki 'Armageddon'a gitmektense tabii ki eski gözdelerimizden CarlosSa- ura'nın 1995 yapımı. sondan bir ön- cekı filmi 'Taksi'ye yollandık bu haf- ta. Bir zamanlar tspan>ol sinemasında Bunuei ustanın bıraktıgı koltuga yer- leşıp 1959 yapımı ılk filmi 'LosGol- fos-Sokak Çocuklan'yla başlayan ka- nyenne. 40 y ılda. *LaCaza-Av', 'Pep- permint Frappe', 'Kuzen Angelica', 'Besle Kargaji', 'Elisa Hayatım', 'Dep- risa Deprisa-Hajdi Koş', 'Kanlı Dü- fün", 'Carmen', 'FTamenko'lann yeral- dıgı toplam 30 film sığdıran, 40 yılın deneyimli sinemacısı Carlos Saura, özellikle son dönemde rahathkla sey- redilmekle birlikte, o eski zıpkm gıbı eserlerinı aratan, >orgun. emeklı işi filmlerle karşımıza çıkıyor. Ünlü yönetmen Saura. 1995 yapımı 'Taxi-Taksi'de. okulda başansız olun- ca saçlannı erkek gibi kestinp kaba saba şofor babasının (Angel de And- res Lopez) yanında takside çahşmaya koyulan Paz (Ingrid Rubin) admdaki 18'lik bir genç kızla. eski beşik kert- mesi. çocukluk arkadaşı olup aynı şo- för grubunda direksıyona talim eden. Taxi / Yönetmen: Carlos Saura / Senaryo: Santiago Tabernero / Kamera: Vittorio Storaro / Müzik: Manu Chao / Oyuncular: Ingrid Rubio, Carlos Fuentes, Angel de Andres Lopez, Agate Lys, Eusebio Lazaro, Maite Blasco, Francisco Maestre / 1995 Ispanya (Avşar Film) 2O'lik ateşlı delıkanlı Dani'nın(Mek- sikalı ünlü romancıyla aynı adı taşıyan Carlos Fuentes) masum aşk öyküsünü anlatıyor gibi önceleri. Öykü geliştikçe. son yıllarda, para uğruna işlenen. ülkemizdeki taksici ci- nayetlenni çagrıştırarak farklı bir ka- nala akan film. giderek Paz'ın baba- sının da yer aldığı 'faso' ve gözü kara şofor grubunun. karanlık geceler bo- yunca giriştıği dehşetengız faalı>etle- re yoğunlaşıyor. Bu inanılmaz faaliyetler, resmen ta- ammüden cinayete giren birtakım kor- kunç eylemler aslında. Eşcinsellerden. dönmelerden. ero- ınmanlardan. zencilerden, göçmenler- den. vb. marjinallerden hiç hazzetme- yip bunlardan biri tesadüfen arabala- nna bindiğinde anında temize havale eden, kıyıcı ve ırkçı bir cinayet şebe- kesi gibi çalışan bu taksici grubun ka- ranlık eylemlerinin farkına \anyor, ak- lı başındaki genç kızımız Paz. çok geç- meden. Agzı var dili yok biçare annesini (Agata Lys) her firsafta Dani'nın de annesi olan. bıçkın kadın şofor arka- daşıv la aldatan, şişman şofor babasıy- la sevgılısi Dani'nın gözünü kırpma- dan adam öldüren bu çete>e dahil ol- duğunu keşfedince bu gaddar "ölüm ti- mi' içın başlı başına bir tehlike arz eden Paz. olup bitenden habersiz, an- layışı ve aklı biraz geri kalmış. bu ara- da askere de gıden sevgilısı Dani'nin sonuçta birtakım gerçekleri görmesi- ni sağlayacaktır ne yapıp edip. Sonun- da faşoluktan sıynlıp değışmeye karar- lı Dani de. sevgilisinin hayatını kurta- np aşkını yeniden kazanmak için kı- yasıya mücadele edecektir. filmin bir hayli grotesk kaçmış o inanılmaz, mut- lusonlu finalinde... Modern Ispanya'yı öteden beri ka- sıp kavuran, kanlı terör olaylarını ak- la getiren Carlos Saura imzalı. beylik bir aşk hikâyesiyle sanp sarmalanmış bu 'sokaktakidehşet'çeşitlemesi, çok önemli sayılmasa da, yine de yer yer 'hayatın attığT. usta bır yönetmenin elınden çıkma bir İspanyol filmi. Üs- telik görüntüler de usta kameraman Vlttorio Storaro "dan. manı filme kaynaklık eden Russell Banks'ın kızı oynuyor Zoe'yu) sıkın- tılı sıkıntılı konuşur halde tanıdığımız avukat Stephens'in peşinden. avukatın görüştüğü. öykünün öteki kahramanla- nnı da tanıyoruz: Kaza sırasında aşın sürat yaptıgı, finalde Nıcole'ün ifade- siyle ortaya çıkacak olan, kazadan ya- ralı kurtulmuş otobüs sürücüsü Dolo- res (Gabrielle Rose). hem gitar çalıp beste yapan delıkanlı babası Sam'la (Tom McCamus) mum ışığında ensest bir ilişki içindekı. hem de öksüz ıkiz- lerine tfakıcılık-dadılık yaptığı dul Bill Ansell'la evlenmenin hayallerını gö- ren, baba desteğiyle rock şarkıcısı ol- ma yolundayken tekerlekli sandalyeye mahkûm olan bahtsız güzel Nıcole (Sa- rah Polley). kazada evlat edindiklen Kızı1den li çocuğu kaybeden. hippi giy- sıleriyle kenrten gelıp. kasabaya yerleş- mış, ot içen. sanatçı VV'anda-Hartley Otto çifti (Egoyan'ın 14 yıllık kansı ve fetiş yıldızı Arsen Hancıyan yani Ar- sinee Khanjian-Earl Pastko), ıkızleri- nı göle uçan otobüse gömen. motel sa- hibesi, evli Risa Walker'la (Alberta NVatson) gızlıden gizliye buluşup sevi- şen. kasabanm gözdeduftı. mekanisyen Bıll Ansel(BruceGreenwxK)d), kıtakıl- lı, ana kuzusu oğullannı yitirmiş, mo- telcı Risa-Wendell VV'alkerçim (A.Uât- son. Maury Chaykin) ve kazadan son- ra kötürüm kalan Nicole'ün annesi ba- bası \far\-Sam Bumell çifti Brooke Johnson, T. McCamus)... Yansız. duygu sömürüsüne kalkışma- dan, iç içe geçmiş, kiütlenmiş ilişkilen didikleyerek gerçekçi ve sarsıcı bir dram gerçekleştırmış Egoyanın, günün birin- de herkesin başına gelebilecek rürden. bi- reysel ya da topluca bır felaketle karşı- laşıldığında durumun nasıl gögüslen- ıldiğine ilışkin bu duyarlıklı, ölçülü bı- çili. ustalıklı filmi. çocuklan korumak, kollamak içın bütün anne-babalann gös- termesi gereken sorumiuluklan da anım- satıyor, göndermelere. imalara ve sürp- rizlere başvurarak. Yönetmenin konu>a ekledigı 'Fareli Köyün Kavalcısı' masalını, bakıcılık et- tigi ikizlere anlatıyor Nıcole filmde. Sam Dent kasabasının masaldaki Fareli Kö- yu, kazada çocuklan ölen aılelerin de. üc- retini ödemedikkri kavalcının büvüleyi- ci kavalıyla çocuklannı götürüp ceza- landırdığı. günahkâr. cimri Fareli Köy sa- kinlerinı çağnştırdığı apaçık. (Çıtır Ni- cole de, bu hesapça masaldaki kavalın müziğıne yetisemeyip arkada kalan özür- lü çocuk oluyor tabii ki.) Nicole'ün. kaza sırasında Dolores'in aşın bir hızla otobüsü sürdüğünü açık- ladıgı beklenmedik ifadesinden sonra finalde kasaba sakinlerinın ufak ufak yenıden yaşama sanldığı, avııkatımızın da belki de AIDS'e yakalanmış. madde bağımlısı kızı Zoe'ye döndüğü 'Başka Bir Dünya'. dramatik konusundan başa- nlı ovunculuguna, görüntü-müzık uyu- mundan akıcı montajına ve yer yer me- kanikleşen anlatımına kadar sağlam, se- yirciyi avucuna alıveren, etkilı, ız bıra- kan bir Atom Egoyan filmi sonuçta. Bir başyapıt değilse de kuşkusuz nicedir şöyle esaslı bır film seyredememiş olan sinemaseverlere kesinlikle salık verile- cek cinsten başanlı bir film 'Başka Bir Dûm-a'. YENİ BAŞLAYAMLAR... YBMİ BAŞLAYANLAR- YHMİ BAŞLAYANLAR... YENİ BAŞLAYANLAR... YBIİ BAŞLAYANLAR... YBfl BAŞLAYANLAR... Melekler Şehri Sınemalarda bu hafta ınsan ve melek iki ruhun aşk öyküsü buluşuyor ızleyi- ciyle. Günlerini yeryüzünde geçiren me- lekler insanlann düşüncelerini dinler. doğumlannı ölümlerinı kutlar. ıhtiyacı olanlara yardım ederler. ama yine de müdahale edemezler kadere. Melekler Şehri'nde ise gülmek, ağlamak, hisset- mek, âşık oimak gibi ölümlülerin gün- lük duygulanna özenen bir meleğin öy- küsü anlatılıyor. Nicolas Cage filmde Los Angeles üzennde gezınen ve kalp cerrahı,Dr. Maggie Rıce'la (MegRyan) karşılaşan melek Seth'i canlandınyor. Dr. Ricebir hastasını nedensiz bir şekilde ameliyat masasında kaybettiği ıçin özgüveninı yitirmiştır. Seth. Maggie'nin özgüveni- ni kazanmasına yardımcı olmaya çalı- şırken genç kadına âşık olur ve hep izledıği hıç yaşayamadığı dünyevi hayata kavuşmanın yollannı aramaya başlar. Sonunda görünmez bir ruh olmaktan çıkıp şüpheli bir yabancı haline gelir. Maggie birbirlerine duyduklan hisler çoğalıp güçlendikçe geçmişi olmayan bır adamı sevmeyi sorgulamaya başlar. Maggie Seth'e aşık olmuştur ama kuşkulan öfkelenip korkmasına neden olur. Bu arada Seth de yeryüzündeki karmaşık hayati yaşadıkça umutsuzluğa düşmeye başlar. "Aşk kişinin hayatındaki en temel özelliklerden vazgeçmesine neden olacak kadar değerli midir" sorusunu getiriv or Melekler Şehn. BradSilberüng' in \önet- tiğı filmde Dennis Franz v e .\ndre Braug- her de rol alıyor. Jane'nin Zaferi Erkekler dünyasında var olmak içjı^ kafasını kazıtarak, tam anlamıyla erkeksı bir vücutla karşımıza çıkıyor Demi Moore. "Jane'nin Zaferi" adlı filmde. Ridley Scott'ın yönettiğı film Amerika'nın ilk kadın donanma eri olabılmek için fazlasıyla ağır bir eğitim programına katılmak zorunda kalan Jordan O'Neil'in (Demi Moore) zorlu vaşamını aktanvorizleyenlere. Cesareti, yetenekleri. karizması ile O'Neil, dünyadaki en gurur vericı asken birlik- lerden birinde yetiştirilmek üzere seçilır. Acımasız bir birlikte yetışecek askerlenn erkek olanlannın bıle başanlı olma şansı çok azdır. Birlikteki fiziksel ve pisikolojik cehennemi anımsatan eğitimin ardından hiç kimse onun başanlı olmasını beklememektedir. Jordan'ın başanlı olacağı konusunda ona inanan senatör Lillian DeHeaven bile onun bir gün pes edeceğıni düşünmektedir. Eğitimin sonlarına yaklaşıldığı günlerde Ortadoğu"daki birgöreve atanan birlik O'Neil'in liderlik gücüne ve sağduyusuna mecbur kalır. Kendi hayatını da tehlikeye atarak görevini yerine getırmek ve birligin başkanı L'rgayle'ın hayatını kurtarmak zorundadır. Yapımcılığı SuzanneTodd, RogerBirnbauın ve Ridley Scott'ın yanı sıra Demi Moore'un da üstlendiği filmin senaryosu ise Danieüa Alexandra'nın. KEDt GOZU VECDİ SAYAR Devletin Fotoğrafı Dünyanın en popüler "Yıldız"\ kimdir size göre? En çok kimin resimleri satılır sokaklarda; kımin resimleri süsler oturma odalarını? Yanıldınız işte. Hiçbir "yıldız", kedilerin eline su dökemez bu ko- nuda. "Kedi"den daha çok kartpostalı, afişı yayım- lanmış bir yıldız gösterebilır misıniz? Dünyanın neresine giderseniz gıdin, rafları süs- leyen binlerce kartpostal arasında en çok kedı fo- toğrafı vardır. Takvimlerde bırınci sırayı gene kedi- ler alır. Dünyada eşitliğin egemen olduğu nadir alanlar- dan biridir kedı sevgisi. Zengını, fakıri, okumuşu, cahıli, sağcısı, solcusu bu konudatam bir "muta- bakat" içindedır. Bir kedı sevenler partisi kurulsa, bütün partiler nasıl da telaşa düşer... Tabii, bu 'popülarrte'yi bıraz da fotoğrafçılara borç- luyuz. Bizi en güzel açılardan, en sevimli halimiz- le görüntülemek ıçin uğraşan fotoğraf sanatçıları- na. Fotoğrafçılann kedilere duyduğu ilginin karşılık- sız olmadığı da bir gerçek. Biz de fotoğrafı çok se- veriz. Her kedi potansiyel bir fotoğraf ^anatçısıdır. Kimimiz bunu bir "hobby" olarak sürdürürken ki- mimiz bu uğraşında ustalık aşamasına gelmiştir. Fotoğrafa hıç başlamamış olanlarımız bıle, gizli bir fotoğrafçıdır aslında. Bütün gün pencere önün- de otururken ne yaptığımızı sanıyorsunuz? Gizli gizli, dünyanın fotoğrafını çekeriz... Geçen gün, üç beş arkadaş oturmuş söyleşiyor- duk. Ne konuşacağız? Elbet. günün moda konu- ları, çeteler, falan filan... Gurbetteki kedıler başka ne konuşur?.. Içimizden biri Türkıye'den yeni dönmüş, heye- canla anlatıyor: "Yahu, adam mılletvekili. 'Canım, ciğerim' de- diği arkadaşı çeteci. Olur mu?" Neden olmasın?.. Insanlık hali... "Biliyor muydunuz" diye sordu en gencimiz, "Türkiye'de nüfusun en yoksul kesımini oluşturan 15 milyon kişi, ulusal toplam gelirın sadece yüz- de 4.5'ini bölüşüyormuş kendi arasında. En zen- gin kesimı oluşturan 15 milyon ise ulusal toplam gelirin yüzde 55 'ini bölüşüyormuş yine kendi ara- sında... Çetin Altan'/n köşesinde okudum geçen gün." Neden olmasın? Insanlık hali... "Haberi okudun mu, çeteleri ortaya çıkartaca- ğız diye meydanlarda nutuk atanlar, çeteleri de- şifre ediyor, MİT'in sıhannı ortaya döküyordiye Fik- ri Sağlar'/ mahkemeye vermişler!" Neden olmasın! Insanlık hali... "Cumhuriyet'in 75. yılıreklamlannı izlıyormusu- nuz" diye sordu bir başka münafık, "Cumhuriyet'in değerlerini anlatmak için yapılmış galiba bunlar ama, o kadar 'kaba propaganda' kokuyor, o kadar yapay kiınandırıcı olmalan mümkün değil. Yılmaz Karakoyunlu, geçen günkü yazısında 'tanıtımın is- teyen etkinliği sağlamayışının sebebı. cumhuriye- ti sorunsuz gibi takdim etmek kolaylığf diyor ve Ga- zali'n/n 'Dertlerimi anlatmıyorsan, beni kavramıyor- sun' sözünü antmsatıyordu... Bu reklamlan ya- panlar Türkiye'nin anlı, şanlı, başanlı reklamcılan. Nasıl olur da bu kolaycılığa, çocuklan bile güldü- ren 'hadi el ele tutuşalım!' sloganına sığınırlar?" Neden olmasın? Insanlık hali... Arles'daki Fotoğraf Şenliğı'nden yeni dönmüş, aklı ne yapıp edip Perpignan'dakı Uluslararası Ha- ber Fotografçılığı Festıvali'ne gitmekte olan arka- daşımız konuyu değiştirmeye çalıştı: "Perpıgnan'da neden bizden de bir fotoğrafçı yok? Meseia, 50. sanat yılında Ara Güler'/n bir retrospektif sergi- si... Neden, Türkyetkililerbu türbüyük festivaller- dekı varlığımızın önemini kavrayamazlar bir türlü? Neden, bu konudaki uyanlar, öneriler yanıtsız ka- lır? Neden hâlâ kendimizı en ilkel yöntemlerle. ilko- kul düzeyinde bir 'hamaset'/e tanıtmaya çalışınz?" Neden olmasın? Insanlık hali... "Bazı alışkanlıklanmızı terk etmenin zamanı gel- medi mi" diye sordu en ihtiyarımız, "her şeyin iyi- sini devlet yapar anlayışının değişmesi için daha ne kadar bekleyeceğiz? Ülkenin en ciddı festival- lerine katkı yapmaktan kaçınan Kültür Bakanlığı, Ankara Festivali düzenliyormuş, buna ne buyru- lur?" "Bir de Devlet Fotoğraf Yanşması var. Sekizin- cisi düzenleniyormuş. Bakanlık da bir fotoğraf ya- nşması düzenleyebilir elbette, her şeyin başına 'Devlet'/n oturması şart mı?" 'Devlet Fotoğraf Yarışması' olacak iş mi?" Neden olmasın? Pek de güzel olur, devlet sanat- çılarımızın katılımı ile Devlet Güzel Sanatlar Gale- rileri'nde görkemli açılış törenleri de yapılır. Kedi aklının alacağı konular değil bunlar. İlham Gencer'in 50. sanat yılı • Kültür Servisi - Ünlü caz ustası İlham Gencer. "50. Altın Yılı'nı 12 Aralık'ta. Sabancı Center'da vereceği bir konserle kutlayacak. Sunuculuğunu Serdem Coşkun'un üstleneceği gecede Gencer. İnıer Demırer Orkestrası eşliğınde sahne alacak. Müzikseverlerin yanı sıra sanat ve ış dünvasının önde gelen isimlerinin de katılmasının beklendiği kutlamada. Gencer'in kızı Ayşe Gencer ve A]da Pekkan da şarkı söyleyecek. liyatro Atölyesi, Hıdırlık Kulesi'nde • Kültür Sen isi - Geçen sezon Antalya Kültür Merkezı'nde sahnelenen Athol Fugard'ın "Ada" adlı oyunu, bu sezon Kaleiçi'ndekı Hıdırlık Kulesi'nde Tıyatro Atölyesi sahneleyecek. Turistik bir mekân olan Hıdırlık Kulesi'nın kapılan 22 Ağustos'ta açılmıştı. Tiyatro Atölyesi ovunculanndan Gökhan Avkıran ve Muhammet Uzuner eylül ayı boyunca her perşembe ve cumartesi günü saat 20.3Ö'da kulede 'Ada'yı sahnelemeye devam edecek. Sabri Kuşkonmaz'm şiir kitabı • Kültür Servisi - Sabn Kuşkonmaz'ııı 'Bir Şairin Balkonda Öğle Sonu' adlı kitabı Kora \a> ın'dan çıktı. Kitap, okuyuculann. Kuşkonmaz'm "Gece Ülkesi' ve "Bir Şairin Balkonda Öğle Sonu' adlannı taşıyan iki yapıtını bir arada bulmasına olanak tanıyor. Şairin diğer kitaplan ise şunlar. 'Sorular ve Yanlışlıklar", "Kı>ımın... Kıvısında' ve 'Ölümsüz Resimler Geçidi". Meliha Denktaş - Fügen Can yağlıboya resim sergisi • Kültür Servisi - Meliha Denktaş-Fügen Can vağlıboya resim sergisi Uran Kültür ve Sanat Merkezi'nde açılıyor. 11-26 Eylül günleri arasında gezilebilecek sergi, pazar ve resmi tatil günlen hariç her gün saat 09.00-18.00 saatleri arasında sanatseverlerin beğenısine sunulacak.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog