Bugünden 1930'a 5,499,166 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET OLAYLAR VE GÖRÜŞLEİÎ 30 EYLÜL 1998 ÇARŞAMBA Üniversiteli Kızlann Başörtüsü Sorunu PAKİZE TÜRKOGLU Egıtımcı 4 ^^^^^ kumak istivo- yıllarda ^T ^ ^ rum'dıvetuttur- m • duğumda • • (1933), "Oku- ^L M vankı/larbaşını ^ ^ ^ ^ ^ ^ ortmezmiş,yann ahretteca\ır cayırvanarsın" dıven kom- şumuza anam kizmış "Çocuğun kafa- sını karıştırma, okujanlar örtünmez anıa Muslunıanlığına bir halel gelmez; Kenıal Paşa'nın elbet bildiği var" dıve karşı çıkmıştı Dını butun bır Anadolu kadını>dı anam Kovumuzde okul olma- dığından bucakta (Gazıpaşa) ılçemız Alan>a"da okuyarak bıtırdım ılkokulu Oğrencılık yaşamımda ız bırakan belır- levıcılerden bın ders kıtaplanmızdakı moderngıyımlıkadınresımlenvdı Oğ- retmenlenmız de ovle gıyınırdı Buvu- yup onlar gıbıolmanın ozlemınıduyar- dım Ancak, ılkokuldan sonra okûma ©lanağı bulanıavıp ko>e donduğumuz- de başortulenmek ıstedım A.nam-ba- bam. "acele etme, belki bir okul açılır" dedıler. ama ben ortundum O yıl açılan Aksu Ko> Enstıtusu sı- na\ına gırmek ıçın sabahın er saatınde babamla vola duştuğıımuzde başortum yatağımın başucunda kalmıştı Ne do- nuşumde ne de sonrakı vıllarda oğret- men ada> ı olarak kove gıttığımde baş ort- mekakJımdangeçmedığı gıbı, dındarbır kesım olan aıle ve >akın çevremden \e başkalanndan boyle bir onen >a da sı- tem gelmedı Enstıtulere başortulu ge- len kızlar kendılenne \ enlen modem gı\ - sılen \e ıç şapkalannı gıvınce ortulen- nı durup bohçalanna kaldırdılar Muğ- lalı Nacive Povraz (Makal), Vluşerref fnaL \eltenli Kâmile, başortulu gelmış- lerdı yanılmıvorsam Kımse onlara or- tunmeyındemedı Turkıve'deokulagı- deıı kızlann ortunmeveceğını ko> lu kent- İ! herkes bılırdı Yalnız Kov Enstıtule- nnde değıl ulkenın her yenndekı eğı- tımde "ananıın anlayışı" egemendı o "Okuyan kızlar örtünmezler, anıa onların Muslümanlığına 'halel' gel- mez"dı Oğretım Bırlığı Yasası sonradan ace- mı v e çıkarcı polıtıkacılarca delınmesey - dı Cumhunvet'ın 75 yılındadeğıl okul- larda. burolarda. sokaklarda bıle başor- tulu kadın parmakla gostenlırdı Çağdaş Turkıye ıçın bu değışımın kılık devrı- mı ve eğıtım kuralı olmaktan ote, kadın- lanmızın kafalannın ıçını aydınlatma- yı. onları erkekler duzeyınde ozgurleş- tırmeyı, bılıme sanata teknıge y onelrme- yı amaçlayan bır anlamı v ardı Donemın en dındar ın:>anlan bıle bunu anlamış- lar eskıye takılıp kalmayarak, kızlan- nın laık eğıtımden geçmesı ıçın ıstekle koşmuşlardır 195O'lı yıllara kadar Çok partılı doneme geçışte (1946), ulkenın kalkınmasına ve daha çok eğı- tım vermeye çozum araması gereken partılerkolayı seçıp programlanna hal- kın dın duygulannı somurmeyı alarak gen>e donuşun ılk tohumlannı ektıler, teknık ve tarım okullan. kurslan bekle- yen halka, bırçok Kuran kursu ve ımam- hatıp okulu, kendı çocukJan ıçın yaban- cı dılde seçkıncı eğıtımın yolunu açtı- lar Başortusu konusunda ılk gosten, Ankara llahıyat Fakultesı'nden bır kı- zın (yanılmıyorsam adı Hatice). derste başını ortmek ıstemesı oldu Aynı gun- lerde Rusya gezısıne gıden başbakanın eşının berbennı de bırlıkte gorurmesı tepkılere > ol açuıca "Ben orada Türk ka- dınını temsil edhordun)* dıyerek halk- tan hoşgoru ıstedı Daha sonra 19701ı vıllarda Sayın Ecevit'ın başbakanlığı donemınde açılan kız ımam-hatıp okul- lannda orta \e lıselılenn ortunmesıyle, beklenmeyen bıçımde kuçuk sınıflar- dan gırdı eğıtıme başortusu Onlar unı- \en>ıte çağına gelınce yuksek eğıtımı zorladılar Polıtıkacılann okullan arenayaçevır- dığı. oğrencı olavlannın can alıp verdı- ğıyıllardı(1978vesonralan) Mudurvar- dımcısı olduğum Atatûrk Eğıtım Enstı- rusu'nde bır kız oğrencı "Başunı ör- tersem Fikirtepe'de bana parasız yer ve harçhk\ereceWer,neyapayıın'' dıye sor- du Başka bır gun başka bırkızgelerek, u Zev nep ve arkadaşiarı örtünmem için zoriuvorlar, ailem ve ben istemivoruz. Onlardankorkuyorum''dedı Guzelbır kız olan Zeynep, Islamı tavırlı değıldı aslında Moderntayyoreteklen. şıkbluz- lan v e av akkabılanyla otekı yoksul kız- lardan farklıydı gıyımı Markalı eşarbı- nı onlar gıbı sıkmabaş ya da boynunun altmdan değıl uçlannı ensesınden çap- raz çekıp one alırdı Sanıyorum boyle bağlamak Turkeşçılenn bıçımıydı O bır mılıtandı, başortulu kızlan onune katar. oğrencı olaylanna sokardı Bır gun Bağdat Caddesı"nde uğradığım ta- nıdık eczacı bayan, koşede oturan başa- çık ve oldukça frapan gıyımlı genç kı- zı gostererek, "Tanımadnuznu?Oğren- ciniz Zeynep" dedıgınde şaşırmadım (onun. okulu bıtınnce bır gazetede ça- lışmaya başladığını, başını örtmedığını. evlenıp, 900'lü telefonlardan rrulyarder olduklannı soyledıler) O gunlerde Yıldız Sarayı'nda ulusla- rarası bır kadın kurultayı toplanmıştı Donemın başortulu mılıtan kadını Şule Y uksel da\ etsız olarak salona geldı, ko- nuşmak ıstedı, konuşturdular Ardından başortusu sorunu tartışıldı bır ara Bı- lım adamlanna oğrencılenn başortme- sı karşısında nasıl davranmak gerektı- ğını soraniar oldu Sayın Emre Kongar, "Bırakınız örtsünkr, başörtüsü onlann rozetleridir, sayılan belli" gıbı bır açık- lama v aptı Murat Belge'nın de "!Ne sa- kıncası var örtunmenin" dedığını anla- tırdı oğrencıler 12Eylulyonenmıveson- rasında ıyıce serbest oldu eğıtımde baş ortmek. bellı etkılerle oğretmenler bıle ortunmeye başladı YOK Başkanı Ihsan Doğramacı'nın onensıye "'başörtüsu''' sozcuğunun yennı "türban" aldı, değı- şık bır baş bağlama ve gıyım ortaya çık- tı Bu arada ılk, orta v e yuksekoğretıme dın eğıtımı kökenlı bırçok yonetıcı ve oğretım elemanı yerleştınldı Orneğın. Kuran ustune doktora yapmış bın, Eğı- tım Psıkolojısı dersı okutabılıyordu Sorunu yaratan: Politikacılar Bızım kuşağın çocukluğuna. gençlı- ğıne damgasını vuran başaçık karma eğıtımden bugunlere boyle gelındı aşa- ğı yukan Anadolu kadınının yalnız dın- sel anlamda değıl, tarlada bayırda, do- ğa koşullanna karşı bır koruyucu gıy sı- sı de olan başortusu. şımdılerde unıver- sıtelı kızlanmızın guncel sorunu Gazı Unıversıtesı Rektoru Savın Hasanoglu. Cumhunyet gazetesındekı bır açıkla- masında, başortulu oğrencılenn çoğun- lukJa eğıtım fakultesınde toplanan vok- sul kesım kızlan olduğunu belırtıyor Onlem olarak da, "Kavıtlarda turbanlı resbn almmavacagınu turbanla derse gi- rilmeveceğini, ama karnpusta. kantinde ortunmenin serbest olduğunu" soylu- yor Egıtıme en başta da boyle gırmıştı başortusu Kaldı kı unıversıteler tum unıtelenyle, kantını, kampusu, kıtaplı- ğıyla butunluk ıçınde bır bılım ve kul- tûr ortamı oluşturur O "Gazi EğMm" kı. 193 l'de yenı eğı- tımın Ankara'dakı kalesı ve bakanlığa danışmanlık yapacak "karmayadlı" bır kurum olarak açılmış, oradan yetışen nıce ogretmen ve mufettış Turkıye'nın laık eğitırrune damgasını vurmuştur Gu- numuzun eğıtım fakultelen bu bınkım- Ienn ustune kurulan. ogretmen yetıştı- ren kurumlardır Turkıye'de başortulu og- retmen ıstıhdam edılmedığıne gore bu kurumlara gırme koşullanndan bın sı- nav kazanmaksa bın de başortusuz ol- maktır Bu fakultelen bıtırenlenn bır bolumunun oğretmen olmaması onlara "Nasdsa oğretmen olmavacagım, başör- tümle fakühev i bitirmek istivorum" de- me hakkı v ermez Oğretmenlığı ıçten- lıkle seçmek ısteyen başortusuz bınler- ce genç kız v ar gende Dev letın oğret- men yetıştırme ıçın ayırdığı odeneğı. kımsenın bov lesıne çarçur etme luksu olmamalı Her fakultenın ve mesleğın benzerkonumu vardır tyı anlatıldığın- da unıv ersıtelı kızlar bunu anlayacaklar- dır Bugun gelınen noktada ozellıkJe yok- sul kesım kızlannm, Atatürk'un kendı- len ıçın açtığı aydınlık yolu gormeme- len uzucudur kuşkusuz Ama onları ayıplayıp kınayamayız Kınanacak ve suçlanacak olanlar, onlara lyı eğıtım olanağı hazırlamayarak, yurt vermeye- rek, burs vermeyerek, bılım-sanat ve kultur ortamı ^unulmasını sağlamayarak, ulkenın gozbebeğı olması gereken yuk- sek oğrenım kızlannı dın amaçlı vakıf- lann. tankatlann elıne baktıran dev let ve hükumet sorumlulandır Kızlann genç başlan ustune polıtıka yapan "maslahat- çı" polıtıkacılardır Eşı. bırbınnden şık gıysılennı, pantolon ceketını sırtına çe- kerek, Lızbon'a uçan. yurtdışı gezılen- ne çıkan Sayın Başbakan'ın. başortusu konusunda "üni\ersitelerkanşu",yumu- şak iniş yapsmlar" dıyerek belırsızlık yaratması, arkasındanpartısının sorunu başka bır partıyle pazarlık konusu yap- masıdır asıl a> ıplanacak olan DYP Baş- kanı'nın, Atatürk'un posten yanına ba- şortülu resmını astırması, Sayın Sez- gin'ın benzer belırsız sozlen, "Nerde vanlışyaptık?" dıyemeyenlerkınanma- hdır Eğıtımde yanlıştan donmek, yenıden duzenlemekten daha zordur Kızlann başortmesı gıbı ınanca dayanan, sıyasal yanı da olan bu konu gundeme gelınce, geçmışten ders almayarak gene "mas- lahatçı" ve polıtık davTanmak, gençlığı hafıfe almaktır Unıversıteler oğrencılenne sahıp çı- karak. onlara polıtıkacılann başortusu ustune geçmışte \ e bugun yaptıklan çı- karcılığı anlatmalı, yurt, burs, harç vb temel gereksınmelennın karşılanması ıçın sorumlulan oğrencılenyle bırlıkte zorlamalılar ARADA BİR ERDEN KINAYYİĞİT Oğutım Goıe\hsı Bir Ekonomi Çeşitlemesi Delık ekonomısı, ılk bakışta hemen açık butçe, butçe açığı gıbı kavramları çağrıştırabılır Ancak oy- le değıl Insanoğlunda bır suru delık var Derıdekı delıkler, gozler, burun delıklen ve oburlerı ve en bu- yûğu olan ağız! Hepsı de tatmın edılmek ıstıyor In- sanoğlu bunları tatmınle uğraşıyor Ekonomi de bu t&tmin ussune kurulmuş Tum ekonomık paramet- reler bu tatmınler paralelınde değışıyor Ekonomı- de ıtıcı guç bu tatmınler Insanlan uretıme, tuketı- me yonlendıren bırbırlerıyle yarışmaya gıderek çekışmeye ıten, hep bu delıklerın tatmını kavga- sından çıkıyor Derımız terlemek, gozlerımız gormek zorunda, burun delıklen açık olmak zorunda, nefes almak koklamak zorunda Kulağımız duymak zorunda Sevgılınızın, eşınızın evladınızın, ana- babanızın se- sını duymak zorundasınız Dede Efendi'yı Mo- zart'ı duymak zorundayız Seksten kaçamazsı- nız Yemek ıçmek zorundasınız ve tabıı kı bunla- nn gereksızlerını de bır yerden dışarı atmak zorun- luluğu var Butun bu zorunluluklan, başkalannı, başkalan- nın delıklerını zorlamadan yapmaktır ınsana yakı- şan Ekonomıdekı en buyuk delık, ağız Butun ekonomık sıstemler once ağız tatmınını hedeflı- yor Insanca yaşamda da ılk hedef aynı Bır ağız tatmın olurken bır başka ağız aç kalırsa bır yerler- de yanlış var demektır Bu paralelde, delık ekono- mısının dengelı bır yapıya kavuşması ıçın ılk uç ko- şul şoyle - Ekonomının kaldırabdeceğı kadar bır nufus, - Ulkeyı ve ınsanını yukseltmeye/yuceltmeye yonelık çağdaş bır eğıtım, - Herkesı bırbırıne ve delıklerıne, ulkesıne say- gı duydurtacak bır ahlak (Belkı ahlakı eğıtım ıçın- de de gorebılırız) Goruleceğı gıbı delık ekonomısının çok gerı ol- duğu az gelışmış ulkelerde nufus mutlaka durdu- rulmalı (*), eğıtım ve ahlakın da yeterlı bır duzeye gelmesı sağlanmalıdır Bunlar olmazsa olmaz ko- şullardır ve Turkıye ıçın de bır an once bır devlet polıtıkası olarak devreye sokulmalıdır Dunyayı/doğayı duymak, gormek, duyumsa- mak gerek Bunlann dışına çıkan şeyler, belkı de doğrudan delık tatmını dışında kalan şeyler, yanı sanat ve bılım (Dını bu teorının ve konumuz dışın- da tutuyoruz) Belkı sanat ve bılım de bu delıklen tatmıne yarıyor, ama yıne de sanatçı ve bılım ada- mı dehklen aşıyor Bu nedenle de ınsan, ne kadar daha çok delık tatmını dışına çıkıyorsa o kadar da daha bır ınsan oluyor Burada yapılan, ınsan delıklen ıle ekonomi ara- sındakı yakın ılışkıyı ve ınsan olmanın, lyı bır eko- nomıye sahıp olmanın da delıklerın negatıf baskı- sından mumkun olduğunca uzak durabılmekle mumkun olabıleceğını vurgulamak, dıkkat çek- mek çabasıdır (*) Bakınız Nufus Durması, Erden Kınayyığıt, Ik- tısat Dergısı, Sayı 64 Mustafa Kemal mi Atatürk mü? RECEPBİLGİNER B uyuk Onder'ı boyle ıkıve bolmek ısteyenler var Oysa O, bolune- mez bır butun Kımlığını şoyle belırleyelım Kurtulus Savaşı'run oncusu, duşmanı, lzmır'de denı- ze doken ordunun başkomutanı Turkıye Cumhunyetı'nın kurucusu Devnmlen gerçekleştıren onder Turk mıllıyetçılığının fikır babası Türk ulusunu kulluktan çıkanp vatandaş ya- pan Çağdaşlaşma yolunu açan, laık bır duzenın temelını atan, ulusal onuru yucelten. Samsun'a çıkmak uzere ordu vapuru ıle Haydarpaşa on- lerınden hareket ederken yolunu kesmek ıste- yen tngılızlere "Biz Anadolu'vaakılgötüriiya- ruz" dıyen, ulusallık yolundan donmeyen. "Oz- giirtük benim karakterimdir" dı> en gerçek bır oncu Adı Mustafa Kemal, ama kımJığı Ataturk Bo- lunmez bır butun Sınsı, kotu amaçlı bır kur- nazlıkla Mustafa Kemal ayn, Ataturk ayn dı- ye ıkıye bolmek, bınncıyı kabul eder gorûn- mek, ıkıncıyı, tumden reddetmek aslında laık cumhunyetın temehne dınamıt koymak anla- mınıtaşır Dıkkat edılecek nokta bu Bölveyö- net takriği. Amaçlan şu, soyledıklen de Mustafa Kemal bır asker olarak Anadolu'yu geçtı, Kurtulus Savaşı'nı başlattı Mılletle bır- lıkte, mılletın desteğıyle duşmanı yendı, ulke kurtuldu Oncelerı bu gerçeğı bıle ıçlenne sındıreme- yenler, sonralan taktık değıştırdıler Bu sonu- ca ulaşmada hepımızın payı var dedıler. daha da ılen gıderek bu sonuç, ınananlann zafen- dır. demeye ba^ladılar Aslında, ınananlar-ınan- mayanlar dıye bır aynm yaparak ulusal bır dı- renışın zaferınden kendılenne pav almak ça- basıdır bu Ulus da bır butündur Etnık aynm, ınanç aynmı yapılmadan Mustafa Kemal za- fere gıden yolda, bu bırlığı. bu butunluğu sağ- lamıştır Mustafa Kemal'e boyle bıraşamada "Evet" dıyorlar Ama saltanatm, halıfelığın kaldınlmasına gelınce dedıklen "Hayır" dır "Cennetmekân Abdülhamid Han Hazretleri" dev ımı bu "Ha- yır"ın uzantısıdır Padışahlığı ve halıfelığı bu söylemle kutsallaştırmak ıstıyorlar Kendılen de cumhunyetın nımetlennden v a- rarlansalar da "Müslümanlik bir bütündür, şe- riattan ödün verflmez** pfopagandasıyla laık du- zene karşıdırlar Laık cumhunyet duzenını ge- tıren ve odunsuz uygulayan, devamını sağla- ARHAVİ K4DASTRO \LAHKEMESİ'NDEN EsasNo 1994 162 Da\acı Orman Işletme Mudurluğu tarafından davalılar aleyhı- ne açılan kadabtro tespıtme ıtıraz davasında \enlen ara karar uva- nnca Davalılar \rt\ın ılı Arha\ ı ılçesi Cumhunvet Mahaİle- M'nden Mehmei Hamdı kızı 1943 D lu Hatice Çe\ ık, avnı ad- reste, Muhammet Hamdı oğlu 1945D'luOsmanÇevık dığerda- valılar da a\nı adreste Muhammet Hamdı oğlu 195"1 D lu Musa Kahraman Çe\ık Mehmet kızı 1331 D lu A\şe% ılmaz Fıkn oğlu 1932 D lu Sebahattın Turelı Akıf oğlu 1938 D'lu Yasar Canoğlu, Mımetkızı 194" D lu EmıneÇevık Şukurkızı 1929 D lu Mervem Çe\ık Muhammet Hamdı kızı 1954 D lu D lu Ha>nve Tomı nın vapılan araştırma netıcesinde adreslenne rast- lanamadığmdan duruima gununun kendılenne ılanen tebhgat >o- luvla bıldınunesıne karar \enlmıştır En son duruşma gunu 04 11 1998 tanh \ e saat 09 00'a talık olunmuştur Da\ alılann be- lırtılen gun \e saatte mahkememızde hazır bulunmalan \e dava ıle ılgılı \arsa delıllen ıbraz etmelen aksı halde tebıgatın yapıl- mıi} sa>ılacağı ve duruşmanın gnaplarında vapılarak toplanan delıllere gore karar venleceğı ılanen duvurulur 01 04 1998 Ba^tn T 7 14 BU ÇBÇMEIC -t&rJ ^ HtR ÇARŞAMBA, BÜTÜN BİR HAFTAI yan Atatûrk'e duşmanlıklan da bundan ılen ge- lıyor Onlar, cumhunyete de. ad olarak "evet" dıyorlar, ama onun laıklık kımlığını ıçlenne sm- dıremıyorlar Izmır suıkastı sonrasında Ataturk "Onlann amacı cumhuriyeti ortadan kaldırmaktır, be- nim variığımı bu anıaçlanna engel görüvorlar 1 * dememış mıydı 0 Çok daha yakınlarda, 30 Ağustos Zafer Bay- ramı nedenıyle Ankara'da yapılan torenlenn bı- nnde, Fazılet Partısı Genel Başkanı ıle, aynı par- tının Ankara Beledıye Başkanı'nın yaptıklan konuşmada, Ataturk'un adını anmamalan ay- nı anlayışın uzantılandır Egemen oldukları Anakent Beledıyesf ne bağlı, yuz yıllık çağdaş ve Ataturkçü tıyatro- lannda. Ataturk'un. ınsancıl, yumuşak. vatan- sever yanlannı dramatıze eden. O'nu, aramız- dan bın gıbı gosteren tıyatro esennı dışlama- lan da bundandır Cumhunyetın 75 yılını kutlama kapsamın- da Ataturk kışılığı yenne Mustafa Kemal do- nemıyle sınırlı bırgostenyı programa alrhak da aynı zıhnıyetın aldatmacasıdır Gerçek Ata- turkçuler, elbette bunu gozden kaçırmayacak- lardır Bırsûreönce, yakın ıllenmızden bınnde, ıkı ınşaat ışçısıyle karşılaştım Soyleşımızde soz Ataturk'ten açılınca bın bana dedı kı - Oyle dıyorsunuz, ama Ataturk sağlığında bütun hocalan. dm adamlannı top- lamış Onlenne de "Ku- ran'ı KerimJeri dizmiş. Ha- di. bunlan çiğnevip geçin" demış Donupkaldım Kımdıyor bunlan dıye sordum. " Bizeöyle söv lediler" dı- ye geçıştırmeye çalıştılar Patrona ayaklanması sı- rasında, yanı 1730'larda, Ayasofya lmamı Ispırzade de Jkurulan yenı ıtfaıye or- gutu ıçın "BunJar vangın söndürecekmiş. Yangın Al- lah'ın ateşidir.Bunlar kâfır" dıye ortaya çıkmıştı "Ezanı susturdular, Ku- ran-ı vasakladılar, Kuran kurslannı kaldırdılar, dinin suyunu kestiler" dıy e ay ak- lananlarla İspirzade ara- sında ne fark var9 Ezanın guzel seslerle okunmasını, mınarelerden aynı anda ay- nı sozlenn dokülmesını sag- lamak ıstenmesını, ezanın Turkçe okutulmasını dın- sızlık sayan bır anlayışa kar- şı Ataturkçüler, laık demok- ratık cumhunyet yaniılan bırlık olmak zorundadır Bu konu, dar bır aydınlar çevresının ışı olmamalı Ir- tıcayla genye donuş ozlemı taşıyanîann yalan v e ıftıra- lanyla. yalnız Mıllı Guven- lık Kurulu, yalnız dağınık durumdakı aydınlar, laık, çağdaş cumhunyete sessız- ce bağlı olanlara, dahası, hukumet ortaklanna, bu kut- sal konuyu polıtıka malze- mesı yapan kımı partılere bırakılamayacak kadar cıd- dıdır bu konu Cumhunyet bu dar çev- re zıhnıyetınden çok çektı Ataturk'un. tnönü'nun, Menderes'ın, Demirel'ın, Tansu Çiller'ın şımdılerde de MesutYümaz'ın dar çev- resı Ulus, kamuoyu, bu dar çevrenın çok otesınde, çok ustundedır PENCERE Çeteyi, Ayrılıkçıları, Irticayı Tepeleyeceğiz... Cumhurıyet'e çatmak Babıâlı'den Ikıtellı'ye de- ğışmeyen gorenektır Murtecının boy hedefı Cum- hunyet, PKK yandaşının baş duşmanı Cumhun- yet, entel geçınen zıbıdının uğraşı Cumhunyet Ne dıyor bu uçlu "- Cumhunyet resmı goruşu savunuyor, bu ga- zete devletten yanadır " Bır omur boyu Cumhunyet resmı daırelere so- kulmadı, bu gazeteyı alan oğretmenı penşan et- tıler, memurun canına okudular, oğrencıyı dovup yaraladılar, elınde ya da cebınde Cumhurıyet gor- duklen kışılere saldırdılar, Cumhunyet'ı okumak can pazarında alışverışe çıkmak gıbıydı, yazariarımızı ıçen attılar, kımını de oldurduler Muammer Aksoy.. Cavit Ortıan Tütengil.. Bahriye Üçok.. Onat Kırtlar. Uğur Mumcu... Resmı goruşu savunan devletten yana gazete- nın şu halıne bak1 • 1991 'de Sovyetler dağılınca dunyada ve Turkı- ye'de çok şey değıştı. ABD'nın dunya olçeğındekı 'Yeşıl Kuşak' polı- tıkasına sırtını dayayan ırtıca, Turkıye'de devletı ele geçırıyor, 'komunızmle mucadele' bahanesıyle laık cumhunyetın kokune kıbrıt suyu ekılıyordu 1991 'de Sovyetler dağılmasaydı, devlet ıçıne yu- valanan çete, ılencı kesımın onderlerını teker te- ker oldurup, 1923 Devnmı'nı bıtırecektı 12 Eylul generallen -bılır bılmez- bu tasanmın hızmetıne gı- rerek 'Turk-lslam sentezı'm devlete model olarak ongormuşlerdı Mumcu'nun oldurulmesı de bu planın uzantısı mıydı1 ? Sovyetler'ın 1917'de kurulması, laık Turkıye Cumhunyetı ıçın bırtanhsel talıh olmuştur, 1991 'de dağılması da laık cumhurıyetın kurtanlmasında olumlu bır yazgı gıbı tanhe geçecek Pekı, bu yenı sureçte devlet ıçıne yuvalanmış çe- te ortaya çıkarılacak mı'? • Mehmet AJi Ağca çetedendı... Italyanlar yakaladı Ağca, omurboyu hapts pahasına da olsa bılınç- lı suskunluğunu surduruyor Abdullah Çatlı oldu Konuşamaz Alaattin Çakıcı'yı Fransızlar yakaladı Çetedendır Ne var kı Çakıcı, kenarından kıyısından konuş- maya başladı Bıryenılıkbu 1 Ilk aşamada ıkı bakanın-ANAPIan Aşık ve DYP'den Akşener- Çakıcı'nın deftennde yazılı olduğu ortaya çıktı, gerısı gelecek mı? Soru boşluktadır Oral Çelik susuyor, sıyasal yandaşlannca kah- raman gıbı ağırianıyor, geleceğe yonelık umutla- nnı koruyor. Turkıye genlım ıçındedır, savaşım çok yorüudur, ırtıcaya, çeteye, ayrılıkçılara karşı uç cephede bır- den savaşım hangı guçle nasıl yurutuleb'ılır? • Tıpkı Ulusal Kurtulus Savaşı'nda olduğu gıbı ıkı buyuk guç bu ışın ustesınden gelebılır. Bırıncısı, halkın gucudur. Turkıye'nın var olu- şundakı temel halktır, halk son sozu soyleyecek, saptayıcı olacaktır Ikıncı guç, ordudur Asker, ayrılıkçılara karşı sa- vaşın ustesınden gelırken ırtıcaya kesın vazıyet al- dı, çetenın yakalanmasını açıkça ıstedı 21 'ıncı yuzyıla ırticayı, çeteyı, aynlıkçılan tepe- leyerek gıreceğız KADKÖY 2. AŞLİYE HLTOJK HÂKİMLİĞİ'NDEN EsasNo 1996 604 Davacı Nadı>e Kankur vekılı Av Adnan Aras tarafmdan davalı Abdülkadır Kankur aleyhıne açılan boşanma davasının yapılan vargılaması sonunda, Karar 1-Boşanma davasının kabulune 2-YozgatSankayaKarabacakkövüC 036 S 48 K 16'da nüfusa kayıtlı Abdullah kızı Emıne'den olma 1957 doğumlu davacı Nadı>e Kankıır ıle aynı yer nüfusuna kajıtlı Vırza ve Anfe'den olma 1951 doğumlu. davalı Abdulkadır Kankur'un şıddetlı geçımsızlık sebebı ıle M K 134/1 madde ve fikrası gereğınce boşanmalanna. 3- Tarafların muşterek çocuklan 1981 doğumlu Eser ve 1983 doğumlu Serhafın velavetının davacı anne uzennde bı- rakılmasına davalı baba ıle çocuklar arasında şahsı ılışkı ku- rulması bakımuıdan \e çocuklann yaş durumlan da nazara alınarak her hafta pazar gunlen saat 09 00 akşam 18 00 saat- len arası ıle dını \e mıllı bavramlann bınncı gunlen a\Tiı sa- atler arası davalı babanın çocuklannı görme ımkânı sağlan- mak suretı ıle şahsı ılışkısının kunılmasına, 4- Muşterek çocuklar Eser ve Servet ıçm dava tanhı olan 15 7 1996 tanhınden ıtıbaren ayn ayn 2 500 000 - TL toplam 5 000 000 -TL tedbır nafakasının karar kesınleştıkten sonra ıştırak nafakası adı altında devam etmek uzere davalı babadan alınarak velı sıfatı ıle davacı anneye venlmesıne, davacı kadın nafaka \ e tazmmat ıstemedığınden şımdılık bır karar venlme- sıne yer olmadığına ve davacınm ılenye yonelık talep ve dava hakkının saklı tutulmasına. 5-1 294 400 -TL >argılama gıdennın davalıdan alınarak davacıya venlmesıne. 6- Alınması gereken 181 000 -TL bakıye harcın davalıdan alınarak Hazıne'ye ırat ka>dtna. 7- 4 000 000 -TL vekâlet ücretının davalıdan alınarak da- vacıya venlmesıne daır jargıtav volu açık olmak uzere venlen karar davalının adresmın vokluğu sebebı ıle ılanen teblığıne karar venldıgınden, ışbu ılanın vayın tanhınden ıtıbaren baş- layacak olan 7 gun sonrakı 15 gunluk sûrede tem>ıze başvaır- madığı takdırde kesınleşeceğı davetıye yenne geçmek uzere ılanolunur 25 9 1998 Basuı 45870 ranıte. BODRUM'DA TATÎLİN YENI ADI Luks odalan. zengın mutfağı, sosyal aktıvıtelert, uzman kadrosu ve Bodrum'un ruya kadar guzel manzarası>la sızlere keyıflı bırtatıl ımkânı sunuyoruz 4* kalıte 5*hızmet Tel: 0252 316 19 90 Faks: 0352 316 14 03
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog