Bugünden 1930'a 5,499,814 adet makale



Katalog


«
»

,SAYFA CUMHURİYET 3 EYLÜL 1998 PERŞEMBE OLAYLAR VE GORUŞLER Var mı Bize Talip Olan! Prof. Dr. İNCİ SAN Y ıl 1965.1964 Martı'nda Ankara Üniversitesi Se- natosu'nun 463 2718 sayılı karanyla kurul- muş olan Eğitim (Bi- limleri) Fakültesi'nde hocam Suut Kemal Yetkiıfle Türk Sa- natı ve Sanat Meseleleri derslerine giri- yor, slaytlan gösteriyor. biiinen asistan- lık göre\ lerini yerine getiriyorum. As- lında kadrom. Hacettepe Tıp ve Sağlık Bilimleri Fakültesi'nde Sanat Tarihi Bö- lümü'ndeozamanlar... Eğitim Bilimle- ri Fakültesi'nin altı kurucu öğretim üye- sinin hepsi de Avrupa görmüş (ABD degıl); Fransa'yı. Almanya'yı yakından bilen kişiler. Hocam Sorbonne'da felse- fe \e sanat tarihi üzerine doktora yap- mış. BediiZiyaEgemen Almanya'daöğ- renim görmüş. kurucu dekanımız Ha- mideTopçuoğlu; Gıyasettin Ünsal, Mih- ri Mimioğlu, Biilent Nuri Esen öbür ku- rucu hocalar. Suut Kemal hoca, Cevat Memduh Altar'ı da faktilteye getirmek istiyor. Hilnıi Ziya Ülken zaten dersle- rine başlamış bile... Insan bilimlerin- den. kültür sanat bilimlerinden doğa bi- limlerine ve psikiyatriye değin geniş bir yelpazeden değerli profesörler... Fakül- te aydın. kültürlü. bilgili Türk eğitimci- leri vetiştirmeyi hedefliyor. Birinci amaç Türk milli eğitim politikasına yardım- cı olmak, eğitim hizmetlerinin daha ras- yonal bir biçimde görülmesine katkı sağlamak, öğretmen yetiştiren kurum- lara öğretim elemam yetiştirmek. çeşit- lî fakülte ve bölümlerden mezun olup öğ- retmen olacak üniversite öğrencilerine ö&retmenlik fonnasyonu vermek! Fakülte. bir iki yıl içinde oluşturulan üç bölüm ile iyiden iyiye geliştirildi ve bu yapı giderek değişti; kısmen yeni ge- reksinmekre göre kısmen de ülkenin çeşitli yerlerinden ve ülke dışından (özel- likle ABD"den. çeşitli burslarla gidip hızlıca doktora yaparak) gelen uzman ele- manlann ortaya çıkmasıyla, onlar için yeni dersler, yeni konular. yeni konula- ra öğretim elemanlan derken eski kür- süler bölüm oldu, bunlara ya yeni adlar bulundu ya da eskiler bölündü; gerekli de olan kimi bölümler -halk eğitimi, teknik eğitim. eğitim ekonomisi gibi- ek- lendi. Nedendirbilinmez(!), Güzel Sa- natlar Eğitimi Kürsüsü bir süre kürsü ola- rak kaldı. YÖK öncesinde bölüm nite- liği kazanmışken, YÖK'ten gelen bir yazıylabirdenbire yokoldu!.. Evet, an- sızın ortadan kalktı. Suut Kemal hoca zaten kırgın bir biçimde fakültemizden aynlmış. Hacettepe Üniversitesi'nde Fen ve Edebiyat Fakühesi Sanat Tarihi Bölümü'ne tümüyle dönmüşrü. Üç do- çent olarak eski kürsünün elemanlan bizler. çeşitli katlarda hakkımızı aradık; uğraşlanmız sonunda yeniden. ama bu kez bir anabilim dalı olarak kurulduk; buarada aynı yazı ile fakültemizin öbür dokuzbölümüdeüçeindirilmişti;bizim yeniden doğan anabilim dalımız bunlar- dan birine uygun görülüp yerleştirildi. Tüm bu. bir yanıyla acı bir yanıyla gü- lünesi değişimlere karşın şu anda ana- bilim dalımız 33 yıllık bir geçmişe sa- hip. İki profesör. iki doçent, üç araştır- ma görevlisi ile bir bölüm kadar etkin çalışmakta. Nitelikleri açısından ülke- mizdeki tek birim. Okulöncesi eğMmden yüksekeğitime ve yaygın eğitime dek her kademedeki sanat ve edebiyat eği- tim ve öğretimini incelemekte. bu alan- datezleryaptırmakta. Aynca. lisansdü- zeyindeki çeşitli zorunlu ve seçimlik dersleriyle geleceğin eğitimcisi, eğitim- öğretim programcısı, yöneticisi. planla- macısı. özel eğitimcisi. halk eğitimcisi olacak, eğitimde psikolojik hizmetler ve rehberlik alanında çalışacak olan öğ- rencilere sanat-kültür-estetik-sanat tari- hi-Türkçe bilinci vererek onlann yuka- nda sayılan görevlerinde bilgiyle ve akılcı çözümlemeler yaparak, gerekti- ğinde katılacaklan karar mekanizmala- nnda bilişsel, bilgisel, duyuşsal alan- larda da. aydın ve ileri görüşlü. sanat ve kültür bilincine dayalı kararlar almala- nna yönelik genel bir eğitim vermekte. Sanat ve kültürümüzün sorunlannı. çe- şitli sorunsallannı bilmeden, çözüm yol- lan hakkında bilgi sahibi olmadan çağ- daş ve aydın eğitimci olunamayacağı, bu alanlann eğitim ve öğretimdeki yerini anlamadan eğitime hizmet götürüleme- yeceği açıktır. Nitekım daha fakülte ku- rulurken bu gerçekten hareket edilmiş- ti. Alanımız 1986'dabirdoçentlik bilim alanı olarak kabul de edilmişti. Anabilim dalımız yaptırdığı yüksek lisans ve doktora tezlerinde. sanat ve edebiyat eğitiminde yöntemler, çeşitli ör- gün eğitim basamaklannda sanatlareği- timinin durumu, eğitsel, yöntemsel so- runlar ve çözümleri; yaratıcı dramanın okullardaki gerekliliği. boyutlan, uygu- lamalan; halk eğitiminde tiyatronun, edebiyatın, plastik sanatlann ve müzi- ğin yeri ve gerekliliği; sanatlar eğitimi içinde müzik eğitimi ve sorunlan. Köy Enstitüleri'nde ve Halkevleri"nde sa- natlar eğitimi gibi araştırma ve incele- melerle program modelleri ve öneriler geliştirmiştir. Bugüne değin 75'i aşkın yüksek lisans tezi ve 15"i aşan doktora tezi hazırlanmış olup 25 kadar tez ça- Iışması da sürmektedir. Anabilim dalımızdaki meslektaşla- nm da benzer inceleme ve araştırmalar yapmış olup, sonuçlannı çeşitli bilim- sel toplantı, sempozyum ve kongreler- de, yurtiçinde ve yurtdışında sundular. Kamusal ve özel pek çok kurum ve ku- ruluşta, sanatlar eğitimi, Türkçenin ve edebiyatın çağdaş eğitim-öğretim bi- çimleri ve kuramlan ile yaratıcı drama konulannda, çağn üzerine. konferans- lar. seminerler. sempozyumlar gerçek- leştirdik. Kısaca yalnız bilimsel çevre- lere değil halka da açıldık. çeşitli demok- ratik kitle örgütleriyle de çalışmalanmız oldu ve bazılan sürmektedir. Bu kapasitede çalışan anabilim dalı- mız başlıca, güzel sanatlar alanının plas- tik. fonetik ve dramatik dallanna yöne- len 'Sanatlar Eğitimbilimi' bilim dalı ile 'Edebiyata ve Dil Eğitim ve Öğreti- mi'bilimdalındanoluşmuştur. 1985'ten bu yana bu iki bilim dalına, 'Eğitimde Yaratıcı Drama -Tiyatro Eğitim BilimT bilim dalı katılmıştır. Anabilim dalımı- zın verdiği eğitim. yaptığı araştırmalar ve dolayısıyla onun varlığı, eğitim bilim- lerinin önemli birparçasıdır. Programı- nı sürdürmesi, geniş kapsamlı ve çağ- cıl bireğitim anlayışını güçlendirmek adı- na, önem taşımaktadır. Acı sona doğru^. Şimdi 'hazin son'a yaklaşıyoruz... YÖK'ün 6 Kasım 1997 gün ve 534- 22449 sayılı yazısı ile fakültemize da- yatılmış bulunan yeni yapı, yani mev- cut bölümlerin tüm anabilim dallanyla birlikte yok edilmesi ve yerlerine dört bölüm açılması ile -ki bu. tüm fakülte adına acı bir dayatmadır- şu dört bölüm söz konusu olmaktadır: tlköğretim-Özel Eğitim-Eğitim Bilimleri- Bilgisayar ve Öğretim Teknolojisi Eğitimi bölümleri. Eğitim Bilimleri Enstitümüzde de iki anabilim dalı öngörülmüştür. Ne bu ana- bilim dallannda ne de yalnızca öğretmen yetiştirmeye yönelik yeni bölümlerin herhangi biryerinde güzel sanatlar eği- timinin. yukanda da değinildiği gibi, aslında bir 'sanatlar eğitimbilimi'nin adı geçmektedir. Biz yine yok olduk! Ne diyelim... Potansiyelimiz. biriki- mimiz. enerjimiz, yetkinliğimiz yerin- de duruyor. Kuşkusuz, kadromuzla ve kapasitemizle yeni bölümlerimize ser- vis dersleri ile lisans düzeyinde hizmet vereceğiz. Alanımızın önemi. yineleyelim, tüm dünyada kabul görüyor. Ama doğrusu şevkimiz kınldı. Başımıza gelenlerbaş- ka anabilim dallan ve bölümlerin de ba- şına geliyor, gelebilir. En acısı şu ki, on- larca yılınızı verdiğiniz ve daha da ge- liştirmeye yönelik planlar yaptığınız bir birim hakkında doğrudan kararlar alınır- ken, siz. son derece aciz bir kul olarak kalakalıyorsunuz. Ne fikriniz soruluyor ne de herhangi başka bir biçimde bir söz hakkınız olu- yor. Yazıyı acaba şöyle mi bitirsem; Ana- bilim dalımız. bizlerden yararlanmak isteyenlerekiralanabilir... hattaözelleş- tirilerek satılabilirde... Var mı bize talip olan? ARADA BÎR İDRİS ATMACA şair (nadına Mustafa Kemal! -' Ağustosun yirmili günlerinde yazar, düşün ada- mı Nadir Nadi'yı andık. Hani inadına daha inadı- na 'dinozor' kaldığımız, acı-tatlı uzun bir dönemi tıiriikteyaşayageldiğimiz. gazetemiz Cumhuriyefın b,ugünlere ulaşmasındaki savaşımcı çizgisinden ödün vermeden. doğru, kararlı, cesur adımlarla bağımsız, onurlu, kıskanılan bir eğitim, kültür-sa- nat anıtı bırakan, Mozart'ın sevgili dostu Nadir Bey'in düşüncelerini yaşadık. llhart Selçuk'un, zaman zaman bir ayak sesiyle irkildiği, bazı gece- lerde, Pembe Köşk'te belli belirsiz bir kemanın se- sine, tuşlarından Atatürk devrimlerinin döküldü- ğü yazı makinesinin seslerinin kanştığı, bir gölge- nin bir görünüp bir kaybolduğu anlatılır. Doğrudur. Bu bk söylence değildir. Biz, devrimcilerin öldü- ğüne inanmayız. Nadir Nadi Bey'in Cumhuriyet'i, altı milyon ya- pıtla kendisine yakışan bir hızla ilerliyor. Raflanmız- da omuz omuza vermiş yapıtların, o pırıltılı aydın- lığında bir gerçek kendisine çeker bizi, Mustafa Ke- mal Atatürk. Onun savunmasını yapmaya gerek yok- tur aslında. Insanı yapıtları savunur. Işte yapıtları ortada. Geçen günlerde, yüzyılhk bir 'toprak ana' evle- rimize geldi, içimizi aydınlattı, tanımı güç bir yaşa- ma sevinci apaydınlık yüzünde Anadolu'nun uç- suz bucaksız bozkırları gibi uzayıp gidiyordu. Hay- dar Dümen'in annesi Nazrfe Nine Genç TV'de ko- nuktu o gece. Neler anlatmadı ki: Kendi ailesinden dört kişinin Çanakkale Savaşları'na gidip dönme- diğini, Uşak'ın hemen yanı başındaki köylerinin Yunan işgalini, BüyükTaarruz'laözgürlüklerini, acı- larını, yoksulluklarını, Anadolu insanının o kendi yal- nızlığı içindeki, yalın, içten serüvenini, o günlere bir daha dönerek, sözcük sözcük o günlerin marşla- rıyla -ki o marşlar Osmanlı'dan Cumhuriyete yol- culuğun ayak izleri sanki- anlatmadı, yaşadı. Nazife Nine, yaşamının ince uzun yolunda, hâ- lâ capcanlı, yaşam dolu kalabiliyorsa bu biraz da karasaban- keman sentezinin gizeminde değil mi- dir? Mustafa Kemal Atatürk'ü en doğru anlatmanın pek çok yolu vardır. En kolay, en kısa olanı; abart- masız, gösterişsiz. dosdoğru, adam gibi, törenle- rin dar kalıplarından uzak, devletınin halk devleti olmasını düşlemiş, halkına, yurduna tepeden tır- nağa sevdalı, edebiyatı, müziği, yaşamı bütün yön- leriyle algılamış, bağımsızlık ve devrim ateşiyle ya- nıp kavrulmuş bu güzel insanı, kendi yapıtlarıyla satır satır, ödev ödev, şiir şiir anlatmalıyız. Ötesi- nin üstesinden o nasılsa gelir. Kadm, Devrimlerin Odak Noktasıdır BÜLENTTANLA CHP Genel Bcışkan T ürk insanı kadınıyla. erkeğiyle. genciyle, yaşlısıyla daha iyi yaşa- mak istiyor. Türkiye yeni bir ya- şam istiyor. Türk insanı kendisi gibi olmak. çağdaş ve gelişmiş şartlarda yaşamak istiyor. CHP'nin yeni yaklaşımlar, yeni çözümler belgesinin te- mel tespiti olan bu noktalar toplumun dinamik en girişimci kesimi olan kadınlar için çok daha büyük birgeçerlilik taşıyor. Bugün siyasetin ka- dına. kadının siyasete ihtiyacı vardır. Ancak ka- dın toplumda da, ekonomide de, siyasette de la- yık olduğu yerde bulunmamaktadır. Okur yazar olmayan 100 kişinin 78'i kadın, 100 kadından yalnız 2'si yükseköğrenim görü- yor. Yönetim kadrolannda 100 erkeğe karşılık 3 kadıtl, işveren konumundaki 100 erkeğe,kar- şılık 2 kadın var, çeşitli ülkelerde kadınlar haf- tada 35 saat çalışırken, Türkiye'de 42.5 saat ça- lışıyor. 15-34 yaş arası kadın işsizlik oranı yüz- de 82, kadın işgücünün sendikalaşma oranı yüz- de 6: sosyal güvenlik kapsamındaki yurttaşla- nn ancak yüzde 13.8'i kadınlardan oluşuyor. Oysa Türk kadını ulusal savaşımızın temel gücü. Atatürk devrimlerinin odak noktası. laik- liğingüvencesidir. Günümüzün olumsuz koşul- lan ancak kadının katlasıyla, katılımıyla. işbir- liği ve girişimiyle ortadan kalkacaktır. CHP'nin temel anlayışı budur. Bugün siyasetin kadma. ka- dının siyasete ihtiyacı vardır. Günümüzde ekonomi küçülmüş, iç ve dış borçlar, bölgelerarası dengesizlik kurumlaşmış- tır. Ekonomiden siyasete, ahlaktan adalete, ya- şamın her alanında işgal. haksızlık ve teröroluş- muştur. Kara para, mafya ve rant ilişkileri ola- ğanlaşmıştır. İşsizlik- pahalıhk, adaletsizlik, yol- Yardımcısı suzluk. yaşam biçimi olmuştur. Doğal ve kültü- rel varlıklanmızağırtehditaltındadır. Güneydo- ğu sorunu. insan haklan ihlali. yargısız infazlar. faili meçhuller. işkence ve yasaklar sürmekte- dir. Dini inançlar. etnik ve mezhep farklılıklan, siyasete ve ticarete alet edilmekte. sömürülmek- tedir. Cumhuriyetin temel değerleri ve demok- ratik, laik, sosyal hukuk devleti; saldınya uğra- mıştır. Teokratik eylemci, bizzat kadının varlı- ğını hedef almıştır. CHP, Atatürk cumhuriyetınin. laik, banşçı. eşitlikçi, özgürlükçü aydınlık kadınlanyla bir- likte bütün bu unsurlann üstesinden gelmenin savaşını vermektedir. Jnsanbirbütündür. Insan- lığın yansını öbür yansı karşısında boynu eğik ve ezik saymayı içinesindiren anlayışı etkisiz kı- lacağız. Bu anlayış karşısında biz CHP olarak sonuna kadar mücadele edeceğiz. Kadınlan siyasal yaşama çekmeden demok- rasiyi gerçekleştirmek olanaklı değildir. Eko- nomideki çarpıklık siyasette de kendini göster- mektedir. Siyasete oylanyla yön veren kadınlar. parti yönetimlerinde, ülke yönetimlerinde, be- lediyelerde. TBMM'deağırlıklı olamamaktadır. Bunun aşılması gerekir. CHP'nin inancı. anlayışı. kadınlanmızı, top- lumda ve siyasette hak ettiği noktaya getirmek- tir. Bir köşede, bir tek kadın unutulmuş veya yalnız bırakılmışsa, bir tek kadın dahi baskı al- tındaysa, kendimizle övünemeyiz, kendimizi huzurlu hissedemeyiz. CHP. kadınlanmız için farklı bölgelerdeki ka- dınlann toplantılanyla sorunu gündeme getirmiş, katılımcı bir yöntem ile yolunda çözümlere yö- nelik politikalannı ortaya koymuştur. Aynca, Kadın-Danış'lan kurarak kadınlann günlük ya- şamında karşılaştıklan sonınlan ulaştırdıklan, tartışıp çözüm aradıklan merkezleri oluşturmuş- tur. Kadın-Danış'lar, hukukçu. öğretmen. psiko- log, sağlık elemanı gibi gönüllülerden meyda- na geldi. Kadın özgülieriyle, demokratik kitle öz- gülleriyle işbirliği içinde gelişen çalışmalan ya- pan, eğitimde danışmanlık ve dava takibinde, ya- saların izlenmesinde, araştırma geliştirme ve kamuoyu araştırmasmda Kadın-Danış'lar aracı- lığıyla kadınlardan gelecek her türlü öneri ve so- runu değerlendirme, tartışma ve çözüm ortamı bulmaktadır. Önümüzdeki dönem kadınlann belirleyici bir dönemi olacaktır. Önümüzdeki seçim kadınla- nn seçimi olacaktır. Kadınlar Türkiye'yi yeni- den yapılandıracaktır. Türkiye'de adalet. sosyal adalet. gelirdağılımı adaleti kurumJaşacak ve ka- dınlar bu çerçeve içinde emeğinde, üretiminde. ailede hak ettiği konumu elde edecektir. Bundan kimsenin ku$J<usu olmasın. CHP için kadın sorunu öncelikle demokrasi sorunudur. CHP için kadın sorunu banş sorunu- dur. CHP için kadın sorunu laiklik sorunudur. CHP için kadın sorunu sosyal adalet sorunudur. Sayın Genel Başkanımız Deniz Baykal'ın be- lirttiği üzere "demokrasiyi, banşı, sosyal adalet ve hukuk devletini yaşatmak için, kadını>la er- keğh le, bütün > urttaşlanmızm eşitlik içerisinde. kardeşlik içerisinde, ülkenin her sorununda, her güzel gününde dayanışma içindeolması gerekti- ğüıe" inanıyoruz. CHP kadınlara temel hak ve özgürlüklerinden yararlanma olanağı sağlayan cumhuriyet de\ri- minin partisidir. Cumhuriyetle yaşıttır. Cumhu- riyet ilke ve devrimlerine inancını her geçen gün yenileyecek Türkiye'yi 21. yüzyıla kadın ve er- keğiyle bütün halkımızla birlikte taşıyacak par- tinin adıdır. POLATLI2. İCRA DAİRESİ'NDEN GAVTÜMEMOJLÜN AÇIK AKTI1RMA İLAM DosyaNo: 1998,5 Saüş Satılmasına karar verilen gavrimenkulûn cinsi. kıymeti, adedi, evsafı: Polatlı Sulh Hukuk Mahkcmesı'nın kesmleşen 14.4.1998 tanh ve 1995/716 esas, 1998/204 karar sayılı ıla- mı satılarak ortaklığın gıderilmesme karar verilen Polatlı ilçesı. Malıköy hudutlan ıçensinde Tugcu Niezan mevkiınde tapunun 20 parselinde kayıtlı 2235820 m2'li %35 kadan tanma el- venşlı kalan kısmı çorak olan ve Ankara Bayındırlık ve Iskin Müdûrlüğü'nün dosyada mevcut yazısına göre aran tamamının sanayi alanı kullanımında kaldığı, Ankara-lstanbul demir- yoluna tahmıni 2500 metre cephelı ,\nkara-Polatlı devlet karayoluna 5 km. uzaklıktaki bu ta$ınmaz, bugûnkü alım satım ve rayice göre bir dekan 200.000.000.- TL tamamı (447. \64.f 000.000 TL.) muhammen bedelle açık arttınna suretiyle satılacaktır. Satış şartlan: 1- Satış. 2.11.1998 günü saat 14.00'ten 14.30'a kadar Polatlı 2. lcra Dairesi'nde açık arttınna suretiy- le şapılacaktır. Bu arttırmada lahmın edilen kıymetin yüzde 75'ini ve rüçhanlı alacaklılar varsa alacaklan mecmuunu ve satış masraflannı geçmek şartı ile ihale olunur. Böyle bir bedel- le alıcı çıkraazsa. en çok arttıranın laahhüdü baki kalmak şartıyla 12.11.1998 günü Polatlı 2. lcra Daıresi'nde saat 14.00-14.30'da ıkinci arttırmaya çıkanlacaktır. Bu arttırmada da bumik- tar elde edilememisse ga>nmenkul en çok arttıranm taahhüdü saklı kalmak üzere arttırma ılanında gösterilen rnüddet sonunda en çok arttırana ihale edilecektır. Şu kadar kı arttırma be- delınin malın tahmın edilen kıymetinın yüzde 40'ını bulması ve satış isteyenin alacağma rüçhanı olan alacaklann toplamından fazla olması ve bundan başka paraya çe\irme ve paylaştır- ma masradannı geçmesi lazımdır. Böyle fazla bedelle alıcı çıkmazsa satış talebi düsecektır. 2- Arttırmaya iştirak edeceklerin. tahmın edilen kıymetin yüzde 20'sı nıspetınde pey akçesi veya bu miktar kadar millı bir bankanın teminat mektubunu veraıelen lazımdır. Satış. peşın para ıledir. alıcı ıstediğinde 20 günü geçmemek üzere mehil venlebılir. Tellaliye resmı. ihale pulu. tapu harç ve masraflan alıcıya aıttir. Bırikmiş vergiler satış bedelinden ödemr. °o 15 KDV ve Eğt. Kat. pa>i alıcıya aittır. 3- Ipotek sahibi alacaklılarla diğer ilgilılerin (*) bu gayn- menkul üzerindeki haklannı hususıyle faiz ve masrafa daır olan ıddialannı dayanagı belgeler ile on beş gün içinde daıremize bildirmeleri lazımdır. Aksi takdirde haklan tapu sicili ile sa- bıt olmadıkça paylaşmadan hariç bırakılacaklardır. 4- thaleye katılıp daha sonra ihale bedelinı yatırmamak suretiyle ihalenin feshine sebep olan tüm alıcılar ve kefiJlen. teklif ettiklen be- del ile son ihale bedelı arasındakı farktan ve diğer zararlardan ve aynca temerrüt faizinden müteselsilen mesul olacaklardır. İhale farkı ve temerrût faizi aynca hükme hacet kalmaksızm daıremizce tahsıl olunacak, bu fark. \arsa öncelikle teminat bedelinden alınacaktır. 5- Şarmame, ilan tanhinden ıtibaren herkesin görebilmesi için dairede açık olup masrafi verildiğı tak- dirde isteyen alıcıya bir ömeği gönderilebılir. 6- Satısa ıştırak edenlenn şartname>ı görmüş \e münderecatmı kabul etmiş sayılacaklan. başkaca bilgi almak isteyenlerin 1998 5 satış sa- \ılı dosyanumarasıyla müdûrlüğümüzebaşvurmalan ılan olunur. 2I.8.1998 (*) Ilgılılertabınne ırtıfak hakkı sahıplen dedahıldir. Basın: 40976 PENCERE Aklını Peynir Ekmekle Yiyenlerin Dünyası... Herkes beklentide.. Herkes kuşkulu.. Herkes kaygılı.. Herkes şaşkın.. Herkes "Bu keznereden vuracak"diye korkuy- la bekliyor; ne yapacağını bilemiyor. • Nerede oluyor bunlar?.. Anadolu'da depremden korkan halk mı şaşkın?.. Hayır... Kaygılı, kuşkulu olanlar, "Üçüncü Dünya"nm bir uzak bölgesindeki yoksul halk da değil... Dünyayı yönettiklerini sanan egemenler de ne halt edeceklerini bilemiyorlar... • Gözler "/nde>cs"lerde.. Dow Jones indeksinde.. İMKB indeksinde.. Tüm dünya borsalarının indekslerinde yanıp sö- nen rakamlarfa şaşılaşanlar, "var olmak ya da ol- mamak" üzerine bir kaygıyla büyüyen gözbebek- lerinde bilinmezliğin korkusunu taşıyorlar... Her kafadan bir ses çıkıyor: - Kendinize gelin.. - Serinkanlı olun.. - Hükümetler önlem alsın.. - Korkmayın.. Kimisi de küreselleşen bunalımın nedenlerine iliş- kin saçma sapan açıklamalar yapıyor; tutarsız laf- lar, piyasanın her şeyi düzenleyip her sorunu çö- zeceği söylencesini savunanların gırtlağında dü- ğümleniyor. Ortaklaşa öneri: - Hükümetler önlem alsınlar!.. - Devlet Baba neredesin?.. - Gel bizi kurtar!.. • Ya Dünya Bankası?.. YalMF?.. Güneydoğu Asya'da serbest pazar kuramına öy- lesine bağlanmış ülkeler var ki çocuklarını bile ser- best seks piyasasında pazarlıyorlar... Batı'nın "genelevi"r\e dönüşen bu toplumlar, şimdi saçlarını başlannı yoluyorlar. Bizde ekonominin çan ne demişti: "- Sosyal devlet ölmüştür." Piyasa mitolojisi, ortabğı kınp geçirdikten son- ra dökülüyor; IMF'nin bir dediğini iki etmeyen ül- keler şimdi bar bar bağırıyorlar. • Herkes beklentide.. Herkes kuşkulu.. Herkes kaygılı.. Herkes şaşkın.. Herkes "Bu kez nereden vuracak" diye korkuy- la bekliyor, ne yapacağını bilemiyor. insanlık 21 'in- ci yüzyıla girerken. dünyayı avucunda tutan kapi- talist egemenlerin kılavuzluğunda ilkel bir toplu- luğa dönüştü. Nereden nasıl vuracağı bilinmeyen bir canava- nn söyiencesinde aklımızı yitirmiş gibiyiz. İLAN T.C. AKDAĞMADENİ KADASTRO MAHKEMESİ'NDEN DosyaNo: 1998 227 Davact Orman Işletme Müdürlüğü tarafından davalı- lar Emıne Ankan ve arkadaşlan aleyhıne açılan kadast- ro tespitinin iptali davasının mahkememizde yapılan duruşması sırasında verilen ara karan gereğince: Akdağmadeni Bulgurlu köyünde yapılan kadastro çalışmalan sırasında Bulgurlu köyü, Sıçanlı mevkiin- de, 113 ada, 31 nolu parselin davaiılar adına tespit gör- düğünü. bu nedenle yapılan tespitin iptali ile taşınma- zın Orman adına tesciline karar verilmesinı talep etmiş; davalılar Emine. Ömer, Ahmet. Osman, Bekır. Ercan ve Kadir Ankan, Fitnet Çölkesen. Hamiyet Soylu, Sev- gı Aydın adlanna çııkartılan da\ etiyelerin teblig edile- mediği ve açık adresleri de tespit edılemediğınden da- va dilekçesinin ılanen tebliğine karar verilmiştir. Davalılann 08 10-1998 günü saat 09.40'a müsadif bulunan duruşmaya gelmedikleri veya bir vekil ile tem- sil edilmedikleri. ibraz etmek istedikleri belgeleri ibraz etmedikleri takdirde tahkikat ve yargılamaya yokluk- lannda bakılarak hüküm kurulacağı ilanen tebliğ olunur. Basın: 40389 Yaşam, kalbin iki vuruşu arasındaki zamandır. TÜRKKALPVAKFI 79 Mayıs Cd. No: 8 Şışlı/İSTANBUL Tel: (0 212) 212 07 07 (pbx) 10 Hat Faks:(0212)212 68 35 INFIY SITLE JAÎİL n teslim! '* F I 1_ O Kalite kontrol altında! rofllc Tukelıcı M*IU 0 800 21140 68 0800 2Î140 21 • GÛNEYDOĞU BÖLGESİ ADANA BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ Tel: (0-322) 43580 71 - 435 54 60 • OflTA ANADOLU BÖLGESİ ANKARA BÖLGE MÜDÖRLÛĞOTel: (0-312) 348 1961 - 3486473 • MARMARA BÖLGESİ İSTANBUL BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ Tel: (0-216) 390 87 70 (3 Ha}) • TRAKYA BÖLGESİ İSTANBUL BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ Tel: (0-212) 266 34 27 - 266 61 57 • EGE BÖLGESİ İZMİR BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ Tel: (0-232) 435 90 48 (4 Hat) • ANTALYA BÖLGESİ DEPO Tel: (0-242) 322 12 45 (2 Hat) ! • OOĞU KARADENİZ BÖLGESİ SAMSUN BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ Tel: (0-362) 231 35 70 (4 Hat) ]
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog