Bugünden 1930'a 5,498,464 adet makale



Katalog


«
»

EYLÜL 1998 PERŞEMBE • • * • CUMHURİYET SAYFA HABERLERIN DEVAMI 17 1UJLM3LM •tanbul dırne ocaeli •anakkale :mir lanısa .ydın lenizli Pb PB PB PB A A A A 24 26 27 27 29 30 32 31 Sınop PB 23 Adana A 33 Samsun Y 22 Mersin A 31 Trabzon Giresun Y 2 2 Dıyarbakır A 33 Ankara _Y 2 1 Şanlıurfa A 35 PB 25 Mardin A 30 Eskışehır PB 24 Siirt Konya A 32 PB 25 Hakkâri A 29 Sıvas PB 24 Van A 27 onguldak PB 22 Antalya A 30 Kars Y 24 Yurdun kuzeydoğu kesimlerı parçalı ve çok bulutlu, Orta Ka- radenız kıyıları. Doğu Karadenız ıle Doğu Anadolu'nun kuzey- doğusu sağanak ya- ğışlı, ötekı yerler az bulutlu ve açık geçe- cek. Hava sıcaklığı doğuda azalacak. Batıda onemlı bır de- ğışıklık olmayacak MERKEZLER Os/o Helsinki Stockholm Londra Amsterdam Brüksel Parıs Bonn PB PB PB Y Y Y PB Y 14 16 17 24 18 18 23 20 Münıh Y 24 Zürih Berlın Budapeşte Madrid Viyana Belgrad Sofya Roma Atina Y Y A A A A Y A 22 23 33 29 29 29 30 32 Y 21 Şam Moskova Aşkabat Astana Taşkent Bakû Bışkek Tıflıs Kahire Y A A A Y PB Y A 13 39 29 36 28 32 27 34 A 38 Açık Pa-çalı bulutlu ! Sıslı Bulutlu k ÇoK bulutlu Yağmuriu (T^Sulu kar Gok gurultulu CUNCELCL\\EYT ARCAYÜREK I Baştarafı 1. Sayfada lüncel gündemi. Biri çıkıyor, öteki giriyor. On beş yıldan fazla süredir birsözcük var ki, kim- e gündemdekı yerinden oynatamıyor. Son günlerde medyanın, iş âleminin ve tabii, hü- ümetimizle siyasal çevrelerin baştacı bir sözcük: Kriz! Bu kez ithal. Rusya'dan! Gazeteler ve TV'ler siyasal veya ekonomik krizle gili yerli malı bir olay bulamadılar mı, yol ortasın- ia kalp krizinden ölen adamın acıklı öyküsünü baş- .öşeye oturtuyorlar. Velhasıl kriz sözcüğünden birtüriü vazgeçemiyo- uz. Zaten Ruslar tarıh boyu düşmanımız. Başımıza iş ;ıkaran son davranışları da ekonomik kriz başlat- nak oldu. Hükümetimiz kriz sözcüğüne karşı 28 Şubat'tan )erı çok duyarlı. Kriz sözü geçti mi, hemen ayağa ;alkıyor. Önce "birinciönlemleri" açıklıyor. Banka- 3rımıza hafif bir kolaylık. Temizel'in Vergi Yasa- ü'na arkadan; öldürücü olmayan, ama acı veren bı- ;ak darbesı. Olaya hemen siyaset ginyor. Hükümet ortağı, a- na muhalefet partimız DTP'nin başı, hükümet ön- emlerinı yeterli bulmuyor. Fırsat gözetenlerse Cin- Joruk a destek venyor. Clinton Moskova'da. Rus halkına para vaat ede- ;eği yerde baba nasihatı çekiyor: "Vergi verin, ve- in" diyor. "Bizımkiler" Clmton'ın Rus'a söyledığini /anlış anlamış olacaklar ki, hükümete "Vergi alma- 'in, vergiyi sıkıya getirecek önlemlen de kaldınn.. foksa?" drye sesleniyorlar. Yoksa?.. Hiç kuşkunuz olmasın, arkasından 'devlet çöker" gelecek. Ne devletmiş! Herkes bir yanından uğraş veriyor. 3iz ıçenden, onlardışarıdan, çökmüyor. Şaibe Ha- ıım ise felaketten söz açıyor. Ne Wall Street borsasındaki düşüş, ne Çin, ne viaçin.. Gözü Türk borsasında. Rusya'dan sonra sade- ;e Türkiye'de borsanın çöktüğünü söylüyor. Biliyor- îunuz kendileri ekonomisttir. Diyor ki; borsa Rus- /a'da yüzde 24 düştü ise Türkiye'de düşüş yüzde ?1! \/urun Vergi Yasası'na? Ne yapacağız şimdı? Şaibe Hanım hemen sıya- jal çare ile ekonomik çözümü bir araya getiriyor, nalka sesleniyor: "Oylannızı bize verın." Etme eyleme; erken, hemen, derhal genel seçi- ne daha sekiz ay var! Olsun. Bugünden oylannızı bize verin, ötesini dü- jünmeyin. Hemen hiç kimsenin ağzına aimadığı bir çareyı de söylemeden edemiyor: Bu gidişin sonu devalü- asyon! Eyvah! Olur mu, olmaz mı? Ne ki söyleyene bak. Kitabı falan yok ama, sıfatı ekonomist! O bilmeye- Dek de hükümet, ekonomi uzmanları, yazarlar, çı- zerler mi bilecek? "Bır bilen" mı? Ortalık bir durulsun, konuşacak! Çözüm gösteremedi mi, harem-i ismetinden bir de- meç patlatır; "Ekonomiyı düzlüğe çıkarın yoksa devlet harekete geçer" der, olur biter. Hükümet ortağı (DTP) muhalefet partisınden ge- len uyarının daha mürek- kebi kurumadan hükümet krize karşı "ikınci önlemle- ri" açıklamaya girişiyor. Türkiye'nin dünyadaki krizden etkilenmesindeki başlıca neden -birden- Tieydana çıkıyor: Vergi Yasası. Hani şu göğsümüzü gere gere ver- 31 reformu diye göklere çı- ordığımız son Vergi Yasa- >ı var ya, o! Temiz ellere layık Vergi tesası'na vuran vurana. )oğrusu araştırmaya de- ier meraklı bir konumuz ar. Rusya krizi dünyaya bu- jşmayıp bizi etkilemesey- i Vergi Yasası'na bu den- saldırı olacak mıydı? Yani "knz Vergi Yasası'n- an mı yoksa Vergi Yasası \ı krizden çıktı?" Belli sğil. Vergi Yasası değil, lübarek sanki Christof olomb'un yumurtası. Şaibe Hanım da şakıyor. r ürkiye'yı krize sürükle- \n tek nesne Vergi Yasa- dır" diyor ve... Yasanın tümünün ya da ni maddelerinin iptali n Anayasa Mahkeme- ne başvuracağını söylü- r, ierkes ayakta. Hükü- ît önlemler açıklayacak. aşa gerek yok. Borsa % biner. Ininceah, binin- vay! şte size krizli bir günün a bilançosu! Cnz dediğin bizde böyle r çelebi! Demirel: Kriziıı nedeni yasa değil • Baştarafı 1. Sayfada - Benim sözüm kışılere değil. topluma. Çarenin iyi bilinmesi la- zım. V'e sabırlı olmak gerekiyor. - Çetelcrie miicadelede alınan yol tatmin edici mi? - Evet. hükümet cıddiyetle üze- rine gidiyor. Milli Güvenlik Kuru- lu'nun bu konuda iki açıklaması oldu. Yani hükümetın arkasında- yız. Bu mücadele böyle > ürüyor. - Kanıuoyunda daha hıziı sonuç aJınması isremi \ar... Ecevit sermayenin baskısından şikâyetçi ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Başbakan Yar- dımcısı Bülent Ecevit eko- nomide bazı sektörlerin Rusya bunalımını bahane ederek "vergi reformundan geri adım atürma hevesine kapddığınr, bu kesımlenn henüz uygulanmayan yü- kümlülükler ıçın baskı yap- tığını belirtti. Ecevit. Cumhuriyefe yaptığı değerlendirmede. para piyasalarının, Rusya bunalımı gerekcesiyle giin- deme getırdıği baskıya tep- ki gösterdi. Vergi reformun- da şikâyet edilen konulann henüz uygulamaya gırme- diğını anımsatan Ecevit şunlan söyledı: "Daha yönetmeliklerin teMiğleri hazırianjyor. Önü- müzdeki yıldan itibaren uv- gulama aşamasına geçile- cek. Onun için bu büyük bir haksızkk. Tabii baa çe\reler bu vesile>le geri adım atüra- biür miv izgibi he\ ese de ka- pıkyorbr. Biz kendi anla>ı- şımıza göre gereken ölçü içinde olanaklan sağlıyDruz. Kriz tehiikesi öıılenmeveça- lışıbrken elbette birtakım olağandtşı tedbirlcr alınır. Bütiin dün>ada >apılan bir şe> bu. O bakımdan da bir kaygı verici durum jok." Ecevit, yasanın olanakla- rı içinde kalınarak geçici önlemler aldıklannı belirtti. - Vatandaş müsterih olsun. Dev- let her şeyı biliyor. - Zaman zaman çete üyelerinin dev let için çalıştıklan iddia ediliyor. Buna katılıyor musunuz? - Bunu ıddia eden kanıtlasın. Açıklasın. Devlet ıçın ne yapmış söylesin... Haa ondan sonra da, eğer böyle bir durum olmuşsa o ki- şılen dev let adına kulJanan da ken- disini savunsun. - Ekonomiyi nasıl görüyorsu- nuz? - Dünya çalkalanıyor. Asya'daki kriz. Rusya'da olanlar bizi de etki- ledi. Bizim ekonomi krize girmez, ancak durumdan etkilenir. - Ne ölçüde etkilenir? - Bakın bu, serbest piyasa eko- nomisınin dogasında vardır. Birül- kede kriz oluncaötekıler etkilenir... - Ancak Türkiye'de bunu Vergi Yasası'na bağiayanlar var. Buna katılıyor musunuz? - Hayır. Öyle şev olmaz. Krizle Vergi Yasası'nın hiç ilgisi yok. - Borsacılarbu iddiayi ortava atı- yor... - Hayır. Orada bankacılık siste- miyle ilgili bir durum var. Hükü- met bu konuda sürekli açıklama yapıyor. Çalışmalar >apılıyor. - V'ergi Yasası'yla ilgisi yok mu? - Ayakkabı ayağı sıkıyorsa, sı- kan yerleri düzeltilir. Ortada geç- mışe yönelik vergi konusunda bır rahatsızlık \ar. Hükümet bu konu- da görüşmelere açık olduğunu söy- ledi. "Cumhuriyet olmasaydı, bugün Türkiye'de bu kadar değerli bir kadın ordusu oluşmazdı her sahada." Tatilinizizehir tmeyin, kalbinizi kontrol ettirin. 'LMKALPVAKFI 19MayısCd.No:8 Şışli/İSTANBUL Tel: (0 212) 212 07 07 (pbx)10Hat Fsks: (0212)21283 35 Sol ayağına kurşun isabeteden Çapan,Özel Uğur Hastanesi'ndetedavi alöna alındı. (Fotograf: HATİCE TUNCER) Gürbüz Çapan'a silahlı saldın I Baştarafı I. Sayfada leştirildiği öğrenildı. Polis. olaydaaz- mettiricı olarak belırlenen ve çevrede "Maykır lakabı>la tanınan kışinin yakalanmasına çalışıldıgını bildirdi Çapan. saldınyla ilgili olarak "Bu ül- kede can güvenliği kalmadı. Herkes adaleti kendi sağlıyor" dedi. Çapan'a dün saat! 1.00 sıralannda başkanlık bı- nasından çıkıp aracına bınmek üzerev- ken silahlı saldın düzenlendı. Siırtli ol- duğu belirtılen 14 yavndaki M.S, Ça- pan'a yaklaşarak 10 metreden ateş açtı. Saldında Çapan'm sol avak bilegine bir kurşun isabet erti. Alınan bilgiye göre saldırganın 7.65 çapındakı sılahı bır el ateş ettikten sonra tutukluk yaptı. Ça- pan'm da saldırgana sılahıyla karşılık verdiği bildınldı. Saldın sırasında iki ki- şinin de beledıye bınası çe\resinde göz- cülükyaptığı öğrenildı. Çapan'ındokto- ru Operatör Dr Erdal Ercan. kurşunun hayati tehlike s aratacak herhangi bırda- mara rastlamadığını belirtti. Çapan, has- tanede yaptığı açıklamada, fstanbul Bü- >ükşehır Belediye Başkanı ıle olan ran- de\ usuna gitmek üzere binadan çıktığı sırada 14-15 yaşlanndakı birkışinin üze- nne anıden ateş açtığını sö> ledi. Çapan. Fatıh Mahallesi'nde okul arazisi üzen- ne yapılmak ıstenen kaçak bir e\ mşa- atının belediye tarafından yıkıldığmı, saldınnın da bu nedenle yapıldığını söy- ledı. Çevrede "Maykıl" lakabıyla tanı- nar^bir kişinın,kendisıne ait kaçakJnja- atın yıkılmasıru engellemek için girişim- de bulunduğu. ancak basanlı olama>ın- ca bu saldmyı planladığı belirlendi. "Maylal" lakaplı kışinin. yanında çalı- şan M.S'ye el yapımı ruhsatsız tabanca- yı vererek Çapan'ı vurmasını ıstedıği öğrenildı. Çapan ise saldınyla ilgili ola- rak "Herkes adaleti kendisi sağüyor'" di- >e konuştu. Çapan. 9 > ıldırçeşıtli tehdıt- ler aldığını belirtti. Okul yen. yol genış- letme çalışmalan nedeniyle bazı sorun- lar yaşandığını anlatan Çapan. "Saldın- run nereden gekliğini bümi>orum. Hiz- mete, başanya saldın var. Bu başanyave banşa sıkılao bir kurşundur" dedı. Ko- rumasız dolaştığmı anlatan Çapan. "Ko- ruma istemişmiydiniz" sorusuna şu kar- şılığı verdı: "De\let,korunmasıgereken kişik'ri korumakla görevlidir. Biam Uo- ruma istememiz gerekmez." Çapan'ın saldınya uğramasından son- ra hastaneye gelen Esenyurtlu yurttaşlar. saldırıyı_ nefretle kınadılar. Hastane önünde toplanan bır grup. "Başkana uzanan efter kmlsın" sloganı atarak Ça- pan'a destek >erdiler. Saldmdan sonra gözaltma alınan M.S'nın, Esenyurt Jan- darma Karakolu'nda sorgusuna devam edildiği bildirildi. Esenyurt Beledıyesi'nden alınan bıl- gıye göre. ÇHP Genel Başkanı Deniz BaykaL ÇHP Genel Sekreteri Adnan Keskiıı, DYP Genel Başkanı Tansu Çil- ler de saldınyı kınadılar. Haydi el ele tutuşalım! Ülkelerin, devietierin yaşarrunda 75 yıl ne ki! Oldukça kısa bir süre... Ama geriye baktığımızda, bu süre içinde hiç de kısa sayılmayacak bir yol aldığımi2 görülüyor. Bu he>ecan verici gelişmede, atılan her adımda, her birimizin, tüm Türki\e Cumhurryeti \Tjrttaşlannın payı var... Şimdi, yeniden el ele verme zamanı! İleriye, çok daha ileriye ulaşabiliriz. Tıpkı kuruluş günlerindeki gibi coşkuyla el ele tutuşur, yürek yüreğe buluşursak... "Cumhuriyet bilgidir, kitaptır, aydınlıktır, ışıktır." G U N D E M IVaSTAFA BALBAY • Baştarafı 1. Sayfada ta oturan kişileri sıralayınca sanırız fazla söze ge- rek olmaz: Mehmet Ağar, Şevket Kazan, Oltan Sungur- lu... Ağar, dokunulmazlığı kaldırılmış, ancak yargılan- ması tartışmalı bir kişi olarak gündemdeki yerini ko- ruyor. Kazan, milletvekilliği düşmüş, partisinin kapatıl- masında önemli pay sahıbi bır kışi olarak yasaklı günlerini sayıyor... Sayın Kazan adaleti öylesine ka- rıştırmıştı ki, Adaletkazan, Şevketkepçe" demek- ten kendimizi alamamıştık... Sungurlu'nun gidişine en çok Fazıletlilerin üzül- düğünü anımsatmak yeterti. Kendisi için, Oltan Şev- ket Sungurlu tanımının uygun düştüğünü daha ön- ce vurgulamıştık... Şimdi bağımsız Hasan Denızkurdu aynı koltukta. Kendisinden öncekı durum, hem şans hem şans- sızlık. Bakanlık koltuğunda oturan kişilerin yapısı doğal olarak kurumun işlevini de etkiliyor. Devlet yapısı- nın üç önemli ayağı var: Yasama, yargı, yürütme... Yasama görevini yerine getiren Meclis'in üyeleri, topluma kendini kabul ettirememişse sonraki se- çimde gider, Meclis yenilenir. Yürütme görevini yerine getiren Bakanlar Kurulu üyeleri de yukarıdaki durumla özdeş. Yargı farklı. Kurumlaşrnası, gelen giden iktidarlar- la hukuka bakışı değişmemesi gereken bır güç. Ne yazık ki, bu gücün böyle kullanıldığını söyle- mek güç! Denizkurdu olumsuzlukları gizlemekle bir yere va- nlamayacağını düşünüyorolmalı ki, yargının içinde bulunduğu durumu açıkça dile getirmekten çekin- miyor: - Fiziki yetersizlik had safhada. - Yasama ve yürütme, yargıya soğuk bakıyor. - Mahkemelerin u2manlaşması kaçınılmaz. - Cezaevlerinin yeniden düzenlenmesı gerekiyor. Konunun buraya kadar olan bölümü yeni değil. Zira, önceki bakanlar da zaman zaman Denizkur- du gibi açık konuşmuşlardı. Hatta Sungurlu, çök- meden bile söz etmişti. Asıl olan bundan sonraki bölümü, yani olumsuzluklann nasıl giderileceği. Bütçeden yüzde bir pay alan bır yargı... Yargıç başına iki bine yakın davanın düştüğü bir yargı... On gün hukuk Bu olumsuzluğa karşı Denizkurdu'nun bır öne- risi var: "Meclis'in açjlışmda ilk on günü hukuka ayıra- lım." Denızkurdu,bağımsız olduğu için bağımsız ha- reket etme olanağı daha fazla. Tıpkı toplumun bü- yük bölümünün onayını alan "Bizde de iyi şeyler oluyor" dedirten, Vergi Yasası ve sekız yıllık temel eğitim gibi yargıda da benzer bir adım atılabilir. Ülkemizde yaşananlar, hukukun bir gün herke- se lazım olabıleceğinı gösterıyor. Ama herkese! Başbakanlık yapana da, kendisini herkesin üstün- de görene de! O zaman, hukukun sağlıklı işlemesi, başta par- tiler olmak üzere tüm kesimlerin özlemi olmalı. Denizkurdu'nun ortaya attığı "on gün hukuk" önerisine dün DSP lideri Ecevit'ten olumlu yakla- şım geldi: "Güzel, yerinde öneri- ler. Zaman durumuna gö- re değerlendirilebilir." Denizkurdu da, dün Cumhuriyet'te yayımla- nan demecine ilk aşama- da olumlu yanıtların geldi- ğini söyledi. 7 Eylül'de ye- ni yargı yıh başlıyor. Dile- yelim ki, "önce hukuk" özlemi ortak olsun ve tüm kesimlerin olabildiğince üzerinde birleştıği bır re- form yapılabılsin. Yeni Bakan'ı bu gırişım- leri başlatacak heyecan- dagördük. Soluğu kesilir- se sözümüz hazır: Denizkurdu... Biraz hayal kurdu... Süresini doldurdu... Başarılı olursa tabii ki hakkını vereceğız: Denizkurdu... Güzel bağlantılar kur- du... Karaya oturan adalet rayınaoturdu... T U R K I Y E C U M H U R I Y E T I N I N Y E T M İ S B E 5 Y I L I Muhabiriıııiz Şenesen'i yitirdik BODRUM (Cumhuriyet) - Gazetemiz Bodrum muhabin. aynı zamanda yerel Pusula gazetesmm sahibi Aydın Şenesen (48). geçirdiği trafik kazasında yaşamını yitirdi. Önceki gece sabaha karşı saat 04.00 sıralannda meydana gelen kazada Aydın Şenesen'ın kullandığı 48 TD 900 plakalı araç. Gölköy- Torba arasındaki Demirev ler mev kiinde virajı alamayarak takla atıp şarampole yuvarlandı. Kaza sırasında araçtan dışan fırlayan Şenesen'in, polıs ola\ yenne geldiğınde yaşadığı. ancak hastaneye yeriştirilemeden yolda yaşamını yitırdığı ögrenildi.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog