Bugünden 1930'a 5,499,529 adet makale



Katalog


«
»

3 EYUİL 1998 PERŞEMBE CUMHURİYET SAYFA 15 Şipşak emeklilik Sosyal Sigortalar Genel MGdürü Kemal Kılıçdaroğlu, 1 Temmuz 1999'dan itibaren emeklilik işlemlerinin bir günde bitirileceğini açıkladı. Sabah 9'da başvurusunu yapan işçi, akşam evine emekli işçi olarak dönecekmiş. Duy da inanma... Inanmayanlardan biri de eski gazeteci ağabeylerimizden Yılmaz Öztürk... Haberi duyar duytnaz hemen aradı, "Emekli olabilmek için tam 7 yıl 4 aydır bekliyorum" dedi. Şunun şurasında 1999 Temmuz'una ne kaldı? Kılıçdaroğlu'nun açıklaması doğru ise Yılmaz Öztürk, 10 ay sonra "şipşak" emekli demektir. 7 yıl 4 ay bekleyen için 10 ay göz açıp kapayıncaya kadar geçer! Yılmaz Öztürk'ün yıllardır emekli olamamasının nedenine gelince... Bu konuyu son yıllarda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yapanlar bile çözemedi! Ö M Ü R I L I K Türbansız fotoğraf zorunlu. Söz artık Fato'da değil Foto'da! Ömür E. Kurum Elektronik posta: som@posta.cumhuriyetcom.tr Tel: 0.212.512 05 05 Faks: 0.212.512 44 97 - Mesut Yılmaz, çeteleri üçe ayırmış... "Şimdi de çete enflasvonu baslavacak!" Bakanlardan büyükelçi openasyonu ışişleri Bakanlığı koridorlarında şu sıralar, Ürdün Büyükelçisi Süha Umar'ın merkeze alınması konuşuluyor. Dışişleri Bakanı Is- mail Cem'in, üç yıldır Ürdün'de görev ya- pan ve iki ülke arasındaki ilişkilerin gehşmesinde bü- yük katkısı olan Umar'ı geri çekmesinde kabinedeki ıki bakanın parmağı bulunduğu ve Umar'ın merkeze alınmasıyla "sılah lobicıleri"ne ödün verildiği öne sü- rülüyor. Ismail Cem'in, Ürdün'deTicaret Ataşesi iken "dev- let memuru sıfatına yakışmayan davranışlar içinde bulunmakla" suçlanan ve merkeze alınması kararı ve- rilen Enver Gerçek'in bır anlamda ödüllendirilerek Helsinki'ye atanmasını öngören karamameyi imzala- ması da anlamlı bulunuyor. Dışişleri koridorlarındaki yorumlar, DSP'li ismail Cem'in biri atom enerjisinden öteki vakrflardan sorum- lu ANAP'lı Devlet Bakanları Mehmet Batallı ile Me- tin Gürdere'nin hatırını kıramadığı için böyle bir "ope- rasyon"a razı olduğu şeklinde yoğunlaşıyor. Ürdün operasyonunun perde arkasındaki olaylar şöyle anlatılıyor: "Büyükelçi Süha Umar'ın sıkıntısı geçen yıl Enver Gerçek'in Ürdün'e Ticaret Ataşesi olarak atanmasıy- la başladı. Kardeşi BM izni ile Urdün üzerinden Irak'a gıda maddesi satan Mehmet Batallı'nın hemşerisi ol- ma sıfatıyla Enver Gerçek, 'Ben kendi işimi yapıyo- rum, Büyükelçi de kim oluyormuş' tavrı ile başına buyıtık hareket ediyordu. Bunun üzerine Süha Umar, Ankara'dan müfettiş is- tedi. Müfettışler, Gerçek'i suçlu bulup DışTicaret Mü- şavirtiği'nden hakkında soruşturma açılmasını istedi- ler. Ancak, Batallı'nın hemşerisi hakkında soruşturma açılmadı ve ödüllendirilerek Helsinki'ye atandı. Ne kı Gerçek'in biraraAmman'adönmesi sözkonusu, çün- kü ev kirasını ödemediği için mahkemeye verildi. Aynı zamanda Av ve Yaban Hayatı Koruma Vakfı Baş- kanı olan Büyükelçi Süha Umar'ın bir başka sorunu, pompalı tüfeklerin kontrol altına alınması gerektiği yo- lundaki demeçleriyle başladı. Silah Sanayicileri ve Iş Adamları Derneği, hemen harekete geçerek pompa- lı ve yarı otomatik tüfeklerin av tüfeği sayılması yo- lunda lobiye başladı ve TBMM'deki ilgili komisyon- dan yasaklama kararının reddedilmesini sağladılar. Vakıflardan sorumlu Devlet Bakanı Metin Gürdere'nin Izmir'de düzenlenen av fuarının açılışını elinde silah- la yapması silah lobicileri için bir güç gösterisi oldu." Büyükelçiler eskiden cumhurbaşkanını temsilen gö- rev yapardı, şimdi bakanlann adamı oluyorlar! SESSİZJSEDASIZOJ 1 1iVı\\\\\\\^WI Nl/Rİ KURTCEBE iü Yüksek Yerilim Hattı Erdinç UTKU Keyfimin mafyası mısın, istediğime veririm ihaleyi! Salacak'ta Son Istanbıd' başlarken Üsküdar Salacak'taki "toplu villa' şantiyesinde u Son Istanbul" rekiamı- nı görünce yıllar öncesine sürüklen- miş Ahmet Karadayı: "Bır anda oranın, eskiden Tekin Arai'ın hikâyelerınin geçtiğı mekân olan Sala- cak Aıle Çay Bahçesı olduğu aklıma geldı. Aılecek, manallecek, sevgıliyle, yalnız gıttiğimiz, semaverle çay içtiğimiz, içinde tiyatro sahnesi olan o bol ağaç- lı muhteşem manzaralı bahçeydı orası. Merdivenle, Salacak Aile Plajı'na ıner- dik. Dül Dül derdik; o küçük vapur ya- naşırdı Salacak Iskelesı'ne Sirkeci'den, elinde çantalarla her zamanki insanlar inerdı ve hep aynı yöne doğru yürürler- di. Hemen ardından da gün batardı Sul- tanahmet'ten. Harem'e doğru kayalık- lann orada şarap içilirdi, teknede haş- lanmış midyelerle dalgaların hışırtısı eşliğinde. Sonra plajın kapıları söküldü, çay bahçesıne kilit vuruldu, kayalıklar yol oldu, iskelenin bilet gişesi çay ocağı. Is- kele yola yapıştı, kazıkları kaldı ortada. Bunlar yavaş yavaş olurken yüreğımiz de ufak ufak burkulmaya başladı. Is- tanbul elden gidiyordu göz göre göre. O tabelayı gördüğümde yüreğim da- yanmaz oldu. Müteahhitdefarkındaydı ki Istanbul'u bitirdiğinin, rahat rahat, gerine gerine 'Son Istanbul' koymuştu adını toplu lüks villaların. Salacak'a elveda. Yine düşünmeden edemiyorum; ne kadar kolay kaybettik." AYDINLANMA tletişim: Zeynep Eşiyok Faks: 0.212. 513 85 95 'Pertev Naili Boratavhn arşivinin Türkiye 9 yegetirilmesini istiyoruz' Kiğıthane ÇYDD'nın tatnamen bağışlarla yaptırdıgı ilköğretim oku- lu, yeni eğıtirn dönemi için öğren- ci kayıtlanna başlarken araç-gereç eksikleri için destek bekliyor. Kâğıthane ÇYDD "Şube olarak yapımını üstlen- diğimiz ilköğretim okulumuzu ta- mamladık. 24 Ağustos'ta öğren- ci kayıtlarına başladık. llk günden olan yoğun talep biz- len sevindiriyor, ancak eğitım araç- gereçlen eksiğimiz var. Okulu- muzda, hedeflediğimiz çağdaş, akılcı ve araştırmacı eğitımi sağ- lamak amacı ile yaptığımız çalış- malar sonucu BÜ Eğitim Fakülte- si, okulumuzu 'uygulama okul' olarak kabul etti. Okulumuzun Bilgisayar Salonu Sayın Cemil Işıkçı tarafından yapılacaktır. Kültür salonu. fen laboratuvarı. kütüphane gibi her türlü desteğe açığız ve bekliyoruz. Aynca eği- tim araç gereci olarak: Sınıf panoları, fen dolabı. sos- yal bilgiler takımı, matematik ta- kımı. öğretmen kürsiisü. ıdareci masası. sandalye, koltuk. faks makinesi. bilgisayar. fotokopi makinesi. sınıf dolabı gibi eksik- lerimiz \ar. İç donanımdan so- rumlu olan ME Müdürlüğü sade- ce öğrenci sıra ve masaları ile ka- ratahtalan verdı.Öğrencılerimizi okula yerleştırdıkten sonra ekım ayında Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından yapılacak resmi açılış- ta hep birlikte olacağız. Yeni dost- lara, bağışseverlere ulaşmak dile- Kayabaşı Cumhuriyet İlköğretim Okulu " 18-30 Ağustos arasında yardım yapanlann isimleri; Mimi ve Dina Ovadya (20 mil- yon). Maide Oruç (5 milyon). Melek ve Tuncay Kahraman (10 milyon), Şükran ve Şadan Akyii- rek (25 milyon). Kayabaşrnın Sesi gazetesi (6 milyon), Elif Lğur (10 milyon), Sadettin Köksal (5 milyon). Zaniye Boyraz (5 mil- yon). Nihal Arkayı (5 milyon). Birgnıp DSİ çalışanı (20mil\on). ismi belirlenerneyen 2 kişi (40 milyon). Erol Özman (750 mil- yon - Öğretmen Fatma Zehra Öz- man anısına, kütüphaneye ismi venlecek). Bugüne kadar toplanan bağış mik- tan: 13 milyar 751 milyon 400 bin Hesap No: Ziraat Bankası Deniz- li-Kale Şubesi 304400-4600-2." Istanbul Cumok - Kültür ve Sanat Kolu "Uzun bir dınlenceden sonra bütûn Cumok dostlanmızla yeni- denbir arada olmak istiyoruz, ya- pacık çok işimiz var! loplantımızı bugün saat 19.50 da Hasanpaşa'dakı Yurttaş- lık Bilincini Geliştırme Derne- ği 'ıde (0.216.418 09 21) Arzu An Demirkaya yönetiminde ya- pıyoruz. Kültür ve Sanat Kolumuz'la 22 Ağustos'ta Taksım Cumhuriyet Kitap Kulübü'nde Turgut L'yar'ı. şiirlerini okuyarak andık. Sanat- severlerin yoğun ilgisi biz^leri se- vındirdı. Fügen Kıvılcımer ve Çavlan Gencel şiirlerı seslendı- rirken, Alper Akgün gitarı ile eş- lik etti. Cumhuriyet Kitap Kulü- bü çalışanlanna \ e katılımcılara te- şekkür ediyoruz." Karşıyaka / İzmir Cumok " 1) Yurdundan uzak yaşamaya mahkûm edilmiş halk bılımci Per- tev Naili Boratav'ın arşivinın yurtdışmdan Türkiye'ye getiril- mesini istiyoruz. Özel bir sponsor veya yurttaş- ların el ele vererek gereken des- teğı sağlamak \olundaki seferber- liğiyle dileriz halk bilimcimizin son çağrısı boşlukta kalmaz ve bizlenn de utancı biraz olsun aza- hr. 2) Bizler sorumluluk duyan Türk vatandaşları olarak devlet adam- lanmızın çok ve genellikle de, uzun sürelerle başka devletlere gitmesinı sakıncalı buluyoruz. Mıl- > arlarca lira harcanılarak gerçek- leştınlen Cumhurbaşkanı'nın, Baş- bakan'ın ve bakanlann >Tjrtdışı seyahatlerinden ne gibi somut so- nuçlar sağlandığını bilmek istiyo- ruz. 3) Seçim sistemini değiştirme- dikten sonra yapılacak olan se- çimlerin hiçbir şeyi değiştirme- yeceğini biliyoruz. Seçim sistemi mutlaka değiştirilmelidir. 4) Üzüntüyle öğrenmiş bulunu- yoruz kı, Bakanlar Kurulu'nda ünıversite öğrencılennin katkı pa- yı yüzde 60 arttınlmıştır. Yurdu- muzda olanaksızlıklar içine oku- maya çalışan bu kadar çok genç varken yapılan bu zammı son de- rece haksız buluyor ve şiddetle kı- nıyoruz. Ankara Cumok "6-7 Ağustos'ta Akkuyu'da ya- pılan Nükleer karşıtı şenliğe ka- tıldık. Senlık geniş katılımlı ve coşkuluydu. Şenlik öncesi ve son- rasında. yerel yöneticilerin ve gü- venlik görevlilerinin coşkumuzu gölgelemeye çalışan gereksiz ve rahatsız edıci davranışlannı kını- yoruz. Bu da% ranışlar kararhhğı- mızı etkilemedı. Seneye yine Ak- kuyoı'dayız. 1 E>lül"de Mamak Belediye- sf nın saat 19.00'da Abidinpaşa Salı Pazarf nda düzenlediği barış Şenliğı'ne katıldık. 12 Eylül'de Tuz Gölü'nün kir- liliğini yerinde görmek için Şe- reflikoçhısar"a gıdiyoruz. Bılgı için: 0.312.687 20 71 (Şereflikoç- hisar) - 0.312.282 57 00 (Ankara) no'lu telefonlara başvurulabilir. Bugün saat 18.30'da Sanat Ku- rumu'nda önümüzdeki yerel ve genel seçimlerde yurttaş olarak alacağımız tavır konusunda tartı- şacağız. llgilenen yurttaşlan bek- liyoruz." HAYVANLAR ISMAIL GİLCEÇ KİM KİME DUM DUMA BEHİÇ AK behicakia turk.net ÇİZGİLİK KÂMİL MASARACI H A R B İ SEMİH POROY t LAH, ., UFI LGpuU&AtGAH AMM TARİHTE BUGÜN MÜMTAZARIKA\ 28Nisan İNGtlTERE DİKTATÖRÛf 1658'pe BaeûN, ÜMLÛ tAieiüz PBVLBT AD/IMI OUVEH. CeOMV/eU.(OLWK. KGaMVlL') 59 YAŞtHDA ÖU>Ü. İfJGfLİZ TA&H/UİN €N İLGİNÇ 8ĞLÛMLEIİİH- PEM1 &IRİHİ OLUŞTUGAN İÇ SAVAŞ ONUN ZAA4A- UfUDA Ç.0CMIÇ, K&U-LIGA SON 1/GSİLMİfTİ. Bİ& PAHLAMÇUm ÜYESİYKEN EKDUOMİtL V£ OİUp NBOBNLEKMB K/ZAL Z. CMAGl£S'Uİ tCAg.Şt /UUS- ŞIYA 6ELE/J GEHERAL CÇOMIş/eU-, &4ÇAg.lLI SAVAÇLAS. VEI2Eg£K yÖMer/Mİ Bl£ GBÇıR.- MİÇ, KISALI PA İPAMA (SâMDEtSMİÇTh AHCAK, İYİC£ GÜÇLSAJEM OUI/EM CjeOMWEU-,PA/Z- LAMEA/rOYU KAPATA/SAtÇ OiKT^TTS/e OLMUf Y/)ŞAM/A/W SOUUUA OE6İU ÖYLB KALMIÇT(E. J, Mra/çılaHa Cro**>vı/e(l /»»af+ar/armm DÜZ ÇİZGİ ÜMİT ZİLELİ Utanç FotoğrafıL Fotoğrafa uzun uzun baktım.. Içimde bir şeylerin kınldığını hissederek, üzü- lerek ve de son yarım asırda bu ülkeye olabile- cek en büyük kötülüklerı yapan "sağcı kafa"ya sonsuz bir öfke duyarak baktım... Fotoğrafta öğretmenler vardı... Türbanlı, çar- şaflı, "öğretmenler!.." Fikri hür, vicdanı hür, irfa- nı hür nesiller yetiştirecek olan öğretmenler... Mustafa Kemal'in; - Yeni kuşak sizlerin eseri olacaktır.. diye ses- lendiği öğretmenler!.. Sonra, bu "öğrefmen"lerin eğitim verdiği öğ- renciler geldi aklıma. Hatta daha ileri gittim; "Be- nim bir çocuğum olsa, şu fotoğraftakilerden bi- rinin eline düşse ne olurdu" diye düşündüm. - Yüreğim sıkıştı... Hemen ardından, binlerce, on binlerce, yüz binlerce çocuğun bunların elinden geçtiğini, "yaş iken eğildiğini" anımsadım... - Dehşete düştüm!.. • • • Fotoğrafta, imam-hatip lisesi önünde toplan- mış türbanlı, çarşaflı "öğretmenler protesto sı- rasında görülüyordu... - Istedikleri neydi?.. - Okula başı bağlı, çarşafla girme özgürlüğü!.. Tam tepelerinde de okul yönetiminin asmış ol- duğu bez afiş... Şöyle yazıyordu: - Cumhuriyetimizin 75. Yılı Kutlu Olsun!.. Dramatik değil mi?!. Yaklaşık 50 yıldır Türkiye'yi babalarının çiftliği gibi yöneten, olmadık pislikle- rin içine yuvarlayan, her türlü çeteleşmenin mi- marı "sağcı kafa"ya bu fotoğrafı gösterip şöyle demek lazım: - Eserinizle övünebilirsiniz!.. Karşıdevrımın başlangıç tarihi olan 1950'den bu yana el bebek gül bebek büyüttükleri, üzeri- ne titredikleri şeriatçı yobazlar bugün onları da boğmaya yelteniyor. Kendi yarattıkları canavar ele avuca sığmıyor. Solu ezmek için ürettikleri sila- hın namlusu bugün onlara da çevrilmiş durum- da. Ama hâlâ oy hesabıyla tarikatların, cemaat- lerin oyuncağı olmayı sürdürüyorlar. Merkez sağ- da olduklarını ileri süren partilerin içinde en ge- rici odaklar deyim yerindeyse cirit atıyor!.. Bun- dan da şu sonuç çıkıyor: - Maalesef bir türlü akıllanmıyorlar!.. • • • Gelelim demokrasi adına bunları destekleyen- lere... Öncelikle, gerici kesimin "demokrasimücade- lesi", "insan haklan" gibi kavramları öne sürerek yaptıkları eylemlerin demokrasiyle uzaktan yakın- dan ilgisiyok. Tamamen "siyasalIslam"adınaya- pılan eylemlerin belli bir merkezden idare edildi- ğini görmemek için ya kör, ya zekâ özürlü ya da kötü niyetlı olmak lazım. Türban bir "aşama". Bu konu aşıldıktan sonra sırada mutlaka ısıtılmaya hazır bir başka "aşama" olacak. Din devletine gi- den yolda "aşama" çok!.. - Şimdi soru şu: '' '•"' ••'• " - ' - Olay bu kadar ortadayken, kendisine ilerici, li- beral, solcu, ikinci cumhuriyetçi kimliğini yakış- tıran birtakım zevat niçin bu kesimi destekliyor, sırtını sıvazlıyor? Bu sorunun bize göre iki yanıtı var. - Bunlar zekâ özürlü ve kör... - Ihanet içindeler... Ruhunu, kalemini kiraya veren ya da satıhğa çı- karanlar doğal olarak ikinci kategoride yer alıyor ve bu sorunun dışında kalıyorlar!.. Benim merak ettiğim "safiyane" hislerle olayı bir demokrasi sorunu olarak görmekte ısrar eden bazı aydınlarımızın durumu. Uyanmaları için ne gerekiyor acaba?.. "Kan akıp fıstık gibi olduğunda" mı uyanacak- lar?!. Önemli Not: Yazıma son noktayı koyarken Esenyurt Belediye Başkanı Gürbüz Çapan'ın si- lahlı saldırıya uğradığı haberi geldi. Çapan saldı- rıyı hafif yaralanarak atlattı. llkel bir köyden çağ- daş bir kent yaratmayı başaran, ilerici kimliğiyle başından beri gerici-faşist odakların hedefe olan Çapan'a geçmiş olsun. Email: ertac(« superonline.com Faks ve mesaj: (0 212) 287 42 41 BULMACA SEDAT YAŞAYA1S 1 2 3 4 5 6 7 8 9 1 İ 2 : 3 4 5 6 I U I 7 l 8 9 I I I I I I I 1 2 3 4 5 6 7 8 9 SOLDAN SAĞA: 1/ Hasretinden Prangalar Es- kittim adlı yapı- tıyla ünlü şaırı- mız. 2/ Karışık- lık, kargaşa... ts- lam hukukunda. kadının nikâh ile kocasından hak ettıği mal. 3/ Dinsel tören ve kuralları... Brezılya kökenlı bir dans \e mü- zik. 4/ Bır toplulukta çalışan ınsanların her 1 biri... Bir renk. 5/ Samit de denilen ve sözsüz o\- 2 nanan köy seyırlık 3 oyunlarının genel adı... 4 Soyaçekım. 6/ Pamuk. 5 yün gibi şeylerı eğir- ~ mekte kullanılan araç... Bazen yazıt ya da ka- ' bartmalarla da kaplı 8 olan dikilitaş. II Kanşık 9 renkli... "Yürün aslan- lanm savaş edelımBuna ka\ga derler ne paşa ne" (Köroğlu). 8/ Bir borcu azar azar ödeyerek kapatma... Paltoya benzer bir tür üstlûk. 9/ Bedenın bır bölümünü parmak uçlanyla ovuşturma. YUKARIDAN AŞAGIYA: 1/ Kredi mektubu. 2/ "Azme mi olurmuş bu çürük ten kafesi" (Namık Kemal)... Türkıyenın plaka ışareti. 3/ Işlek karayolları üzerınde yapılmış otel... Gösterış, caka. 4/ Notada durak ışareti... İçinde süreklı olarak su akan boru. 5/ Yakasız. ilıksız ve kolları bolca bır tür kı- sa ceket.6/ Yardım ıstendiğini anlatan bır söz... Bir nota. 7/ Osmanlılar dönemınde Roma kentıne verılen ad... Dil devnmının ilk yıllannda vali anlamında kullanılan sözcük. 8/ Bıldirme. haber \erme... Yankı. 9/ Bir örgüt içindeki farklı görüşlenn ıdeolojik düzeyde bir kimlik kazanması sonucu ortaya çıkan gruplardan her biri. p A S T O R I z E 1 L A R Y A | A K ş TN i K •B i S M A •P U S •L A A G 1 T | E S iN N A 1T s F 1 L T 1 •O K | TK A R Y E N •A N E M i E N S E L E M E K
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog