Bugünden 1930'a 5,499,166 adet makale



Katalog


«
»

26 EYLÜL 1998 CUMARTESİ CUMHURİYET SAYFA HABERLER Demirel jstanbul'da • • İstanbul Haber Servisi - Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, İstanbul Üniversitesi Türkiyat Araştırmalan Enstitüsü tarafindan düzenlenen, 10. Milli Türkoloji Kongresi'nin açılışında yaptığı konuşmada "Mustafa Kemal Atatürk'ün çağdaş uygarhk düzeyine ulaşma hedefi, Türk dünyasının ortak hedefi haline gelmiştir" dedi. Demirel, siyasetin bilim adamlanndan bilgi beklediğini, siyaset aksiyonunun dogru yapılabilmesinin bilim adamlanndan doğru bilgiler gelmesine baglı olduğunu söyledi. TBMM'de görevden alma knizj • ANKARA (Cumhuriyet Börosu)-TBMM Genel Kurul Salonu yolsuzluğunda, "usulsüz hakedişleri imzaladığı" savlanan tşletme ve Yapım Müdürü Erdal Yüksel'in görevden alınmasına dönük hazırlıklar başlatılması, Meclis'te sıkıntı yarattı. TBMM Başkanı Hikmet Çetin, istifasını verip tatile çıkan Erdal Yüksel'in durumunu, 'izin dönüşü" değerlendirecegini açıkladı. FP'den vergi yasasına iptal istemi • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - FP, vergi reformunu öngören yasanın bazı maddelerinin iptaK ıçin Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu. İptal başvurusu dün FP Trabzon Milletvekili Şeref Malkoç tarafindan Anayasa Mahkemesi'ne yapıldı. FP; Vergi Usul Yasası, Kurumlar Vergisi Yasası, Katma Değer Vergisi Yasası, Belediye Gelirleri Yasası ve Gelir Vergisi Yasası'nda değişiklik yapan maddelerin iptalini istedi. Ağar'a suç duyurusu • İstanbul Haber Servisi - Milliyet gazetesi eski Genel Yayın Yönetmeni Abdi Ipekçi'nin öldürülmesi ile ilgili davaya İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. Dünkü duruşmada müdahil avukatlardan Turgut Kazan, Almanya'da uyuşturucuyla vakalanan ve Abdi Ipekçi'nin öldürülmesi olayı ile ilgili MİT ve emniyet görevlilerine açıklamalar yapan Yalçın Özbey'le ilgili savcılığa bilgı vermeyen dönemin Emniyet Genel Müdürü Mehmet Agar hakkında suç duyurusunda bulunulmasını istedi. Duruşmada mahkeme heyeti Afife Sibel Ipekçi ile Nüket Izet'in dinlenmeleri için davetiye çıkanlmasına oyçokluğuyla karar verdi. Bankazedelerden protesto • İstanbul Haber Servisi - "Bankazedeler" olarak tanınan bir topluluk, "Banker Kastelli" olarak tanınan Cevher Özden'in Kadıköy'deki bürosunda toplanarak yetkilileri protesto etti. Sorunlanna duyarsız kahndığını savunan grup adına konuşan Özden, Marmara Bankası, TYT Bank, lmpexbank ve diğer bankalara yatınlan 8.5 trilyon liranın geri alınamadığını ve bu nedenle 40 bin kişinin maâdur olduğunu ifade etti. • İstanbul Haber Servisi - ÖDP İstanbul ll Örgütü, 3 Ekm'de Abdi Ipekçi IConser Salonu'nda "Gokkuşağı İçin Buîuşuyoruz" şenliği düzenleyecek. Başbakan Vekili Ecevit, hükümetten desteğini çekmesini isteyen Çakıcı'yı ciddiye almadı 'Mücadeleye devam'ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Baş- bakan Vekili Bülent Ecevit 55. hükümetin çete ve mafyanın üzerine yürümede karar- lı olduğunu belırterek, "DYP, CHP ve RP'nin kendiiktidarian dönemindeçetele- rin üzerine gftmediğuu, tersine emniyet ve istihbarat örgütierini birbirine düşererek devletin ve adalctin işle>işini engeüediğini" söyledi. Ecevit, kendısine hükümetten des- teğini çekmesi önerisinde bulanan Çakı- cı 'ya, "Temiz toplum Çakıcı gjbilere kaldıy- sa vay halimize" karşılığını verdi. Başbakan Vekili Ecevit, dün düzenledi- gi basın toplantısında, Eyüp Aşık'ın Baş- bakan Mesut Yıhnaz ve İcendisinin telkini olmaksızın kendi vicdanı ile istifaya karar verdiğini, bu karan saygıyla karşıladığını söyledi. 55. hükümetin çete ve mafyanın üstüne yürümekte en kararlı hükümet olduğunu. bu kararlılığın aksamasınm sözkonusu ola- mayacağını kaydeden Ecevit, şu görüşleri dile getirdi: "Bu konuda hukümeti elestiren bazı mu- halefet partileri ise kendi iktidar dönemle- rinde devleti ve toplumu sarsan bu tür or- ganize suçlardan hiçbirinin üstüne yürii- memişkrdir; o yönde tek bir adım atma- rruşlardır. Tam tersine, emniyet ve istihba- rat örgütkrimizi birbirierine düşürerek devletin ve adaletin işleyisüıi yıllarca engel- lemiş veya sürüncemede bırakmışlardır. Bunlara DYP de, SHP ile onun devamı oian CHP de, kapaülan RP de dahildir. Çakıcı ise, belli Id o hükümet dönemlerinin özlemi icinde bazı tertiplere girismektedir."' Ecevit. Aşık'ın sade bir yurttaş olarak korunup korunmayacağmm sorulması üze- rine, "Ihth.acı olup ounayacağmı bilmiyo- nım. Ama üzerinde duracağun" dedi. Ecevit, "Başbakana.Çakıcıile lOkezgö- rüşüp görüşmediğini sordunuz mu" soru- suna ise "Hayır, öyle bir şeyi sormaya ge- rekgönnedim" karşılığını verdi. Bir gaze- tecinin "Hükümetten çeldlecek misiniz?" yönündeki sorusu üzerine Ece\ it, "Hayır, ben hükümetin çetelerin, organize suç ör- gütlerinin üzerine kararlılıkla yürümesin- den, dış politikadan ekonomik ve sosyal ko- nulardaki çahşmalanndan memmımım" derken: "Bu durumda Çakıcı'nın iddiala- nnı ciddiye almıyor musunuz" sorusuna "\e kadarciddiolup olmadığu montajdan geçip geçmediği adaletin soruşturması sü- recinde ortaya çıkacakm"" yanıtını verdi. Ecevit, Çakıcı'nın temiz toplum için hü- kümetten çekilme çağnsının anımsatılma- sı üzerine de. "Temiz toplum Çakıcı gibile- rine kaldıysa vay halimize" dedi. Çakıcı 'nın telefon rehberinde adının yer aldığı yönün- deki iddialann anımsatılması üzerine Ece- vit, "Stderde de benim telefonlanm vardır. Bütün topluma açık durumdadır. Bu du- rum '>ihn gazetecüik olayı' olarak sunuldu. Ben, yıtan pekzarif olmayan gazetecflik ola- yı olarak değerlendiriyorum" dedi. Ecevit, ses bandında Yılmaz'ın da adı- nın geçtiğinin anımsatılması üzerine, "Onu saym başbakana sorarsınız. Çakıcı'nın ka- muoyuna ilettigi merinde çeşitli tuzaksoru- lar ve ifadeler var. İncelendikçe daha iyi or- taya çıkacakbr" diye konuştu. Perinceke gozaltı sürüyor Yalçın: Olay Çillerler ve CIA'nın tertibi İstanbul Haber Servisi - Işçi Partisi (tP) Genel Başkanı Doğu Perinçek'in gözaltına alınmasını "komplo" olarak değerlendiren İP üyeleri, Ankara'daki Genel Merkez ile İstanbul II Merkezi'nin önünde protesto gösterisi yaptılar. İP Izmir 11 Başkanhgı, Ankara DGM Savcısı Nuh Mete Yüksel'in uygulamalannın hukuka aykın olduğunu öne sürerek Adalet Bakanlığı'na suç duyurusunda bulundu. Ankara DGM'nin talimatıyla partinin Istanbul'daki bürolannı arayan polis, 3 IP üyesini 3 adet tabanca ile birlikte gözaltına aldı. IP Genel Merkezi'nin önünde toplanan bir grup partili, Perinçek'in gözaltına alınmasını protesto etti. Ellerinde Atatürk ve Perinçek'in posterlerini taşıyan grup, "Yaşasın İP", "SoL iktidar olacak, tetikçüer yargılanacak'V" Kahrolsun Amerikan emper>-alizmi" v e "Çiller yargıya, halk iktidara" sloganlan attı. 'Ozel olarak seyildi' Bina önünde bir konuşma yapan İP Genel Başkan Yardımcısı Hasan Yalçın, Perinçek'in, Öncü gazetesinin provokasyonu nedeniyle gözaltına alındığını savundu. PKK itirafçısı Sami Demirkıran ın Çiller ailesi tarafindan - Perinçek'in PKK ile bağlantısını anlatmak için özel olarak "seçüdiğüıi" öne süren Yalçın, Ankara DGM Cumhuriyet Savcısı Nuh Mete Yüksel'in de görevini kötüye kullandığını iddia etti. Perinçek'in gözaltına alınmasının PKK'ye en büyük destek olduğunu kaydeden Yalçın şunlan söyledi: "Bu operasyon,C1A, Çfllerler ve Batıcı irtica cephesinin tertibidir. Refah Partisi'ni, üstelik Anayasa Mahkemesi tarafindan kapaülmasına rağmen bu şeldlde arayabildiler nıi? Erbakan'u bırakalım gözaltına almayı. ifade vermek için bile mahkemeye getirtemiyoriar. Sonra sahte mektupla Perinçek'i gözaltına alıyorlar. Ama biz İP ve Perinçek'in suçunu biliyoruz. Perinçek, Çiller'in Amerikan vatandaşlığmı ve bağlantılanm ortaya çıkardığı için suçludur. Ama kaldırdıklan taş, ayaklanna düşecektir." Yalçın, Perinçek serbest bırakılıncaya kadar her gün IP Genel Merkezi'nin önünde saat 12.30'da protesto gösterisi yapacaklannı bildirdi. İstanbul II Merkezi'nin önünde toplanan yüzlerce kişı de "Kahrolsun Amerika. bağımsız Türkiye'', "ÇiDer vargrya. kahrolsun MİT, CIA, kontrgerina" ve "Öncü, cesur Doğu Perinçek" sloganlannı attı. Perinçek posterlerini ve "Perinçek serbest bırakılsu]" yazılı pankartı açan partililere konuşan İP İstanbul II Başkanı Turan Ozlü, "Bize saldırarak sol güçbirüğini de engeDemek amacındadıriar. Hcpsine meydan okuyoruz. Cumhuriyet doTİminin yeni yükseüşi önünde Akdeniz'e bir kez daha dökülecekler. Damat Feritler gibi, Anzavur gibi bozguna uğrayacaklar" dedi. Ankara DGM Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, "İP ile PKK arasında ilişki oldugu" gerekçesiyle yürüttüğü soruşturma kapsamında partinin Istanbul'daki bürolan da arandı. Aramalar sonucu İP Kadıköy Ilçe Başkanı Hüseyin Karanlık. IP Beyoğlu Yönetim Kurulu üyesi Ahmet Aydm ve Derya Çayla gözaltına alındı. 3 adet ruhsatsız tabanca ile yakalanan partililer sorgulanmak üzere Ankara'ya gönderildi. ÇtZMEDEN YUKARI MUSAKART Muhalefet, sadece Aşık'ın istifasını yeterli bulmadı ' Yıhııaz da istifa etsîn9 ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Ülkücü mafya liden Alaattin Çakı- cı ile yaptığı telefon görüşmesinin bant kayıtlan ortaya çıkan Devlet Bakanı Eyüp Aşık'ın istifasını ye- terli bulmayan muhalefet partileri, "asıl sorumlu" olarak nitelendirdik- leri Başbakan Mesut Yıhnaz'ın isti- fasını istediler. ANAP ise Yılmaz'ın istifasının çetelere, mafyaya teslimı- yet anlamma geleceğini savundu. ANAP kurmaylan. Aşık'ın istifası- nı "Erdemli, detikanlıca ve onuriu bir hareket" olarak değerlendirdi. Eyüp Aşık'ın milletvekilliği ve Başbakan Mesut Yılmaz'ın yurda dönüşünden sonra işleme konulmak üzere devlet bakanlığından istifa et- mesi muhalefeti tatmin etmedi. DYP Grup Başkanvekili SafFet Ankan Be- dük, dün düzenlediği basın toplan- tısında Çakıcı-Aşık görüşmesi ile "Çamur üzerine oturmam" diyen Başbakan Yılmaz'ın "çamur derya- sı üzerindeyüzdüğünün" ortaya çık- tığını ileri sürdü. Aşık'ın, kendi ba- şına, Yıhnaz'dan habersiz böyle bir görüşme yapmasının söz konusu olamayacağını savunan Bedük şun- lan söyledi: "CHayın asıl aktörü ofcuı Mesut Yıl- maz, sayet böyle bir olayla yetinirse, temiz toplum isteyen samimi insan- lan bir kez daha aldatmış olacaktır. Çünkü asıl fail, asıl ihbarcı Mesut Yıl- maz'm kendisidir. Daha dün .Alaat- tin Çakıcı,avukatlan aracılığıy la 100 defa Eyüp Aşık ile 10 defa da Mesut Yıhnaz ile görüştüğünü açıklamıs- ür." ANAP: Aşık delikanlı ~ Basın toplantısına katılan DYP Genel Başkan Yardımcısı Çihan Pa- çacı da Show TV'de yayımlanan bir haberde, Çakıcı'ya ait olduğu iddia edilen telefon rehberinde adının yer alması ile ilgili olarak "118'den her vatandaş bu telefonu öğrenebilir, is- ter telefon rehberine, ister kafasına kaydeder. Çakıcı ile ne telefonda ne de yüz yüze görüştüm. Kendisini de şimdiye kadar hiç tanımadım" dedi. ANAP Genel Sekreteri Erkan Mumcu ise dün düzenlediği basın toplantısında, Aşık'ın hukuki hiçbir geçerliliği olmayan bir kasetin var- lığına rağmen istifa etmesinin "er- dem" olduğunu belirterek, "Saym Aşık, hükümetin organize suçlarla yaptığı mücadele kararlıhğına gölge düşürmemek için istifa etmiştir" de- di. Mumcu, Alaaddın Çakıcı'nın hü- kümete yönelik tertiplerini sürdüre- bileceğini belirtirken, Başbakan Yıl- maz'ın istifasının çetelere teslimi- yet, taviz anlamma geleceğini söyle- di. Mumcu. Çakıcı'mn Fransa'ya yaptığı iltica talebinin kabul edilme- si için yaptığı bir tertip ile olaya si- yasi bir boyut kazandırmak istediği- ni ve buna DYP'nin de alet olduğu- nu söyledi. Mumcu, Aşık'ın millet- vekilliğinden istifasının samimi ol- duğunu, ANAP olarak samimi giri- şimine destek vereceklerini söyledi. ANAP Grup Başkanvekili Ülkü Güney de dün düzenlediği basın top- lantısında, Eyüp Aşık'ın "deükanlı- ca veonuriu"bir davranış göstererek istifa ettiğini belirterek, "Bu davra- nış, söz konusu kasette ismi geçen di- ğer sivasilere de örnek olmalı" dedi. POLİTİKA GÜNLÜĞÜ HİKMET ÇETİNKAYA Eski Fotoğraflar... Siyasetçi veçete... Tansu Çiller, Susurluk kazasıyla ortaya çıkan 'çe- te tartışması'na nasıl açıklık getiriyordu: "Benim için kurşun atan da kurşun yiyen de kah- ramandır..." Çeteler DGM önündeydi... Yandaşlan ne diyordu: "Türkiye sizinle gurur duyuyor!.." Sürekli Aydınlık İçin Bir Dakika Karanlık eylemle- rini anımsayın... Dönemin Başbakanı Necmettin Erbakan, "Bu işler fasa fiso" deyip ekliyordu: "Gulu gulu dansı yapıyorlar..." Adalet Bakanı Şevket Kazan neler söylüyordu: "Mum söndü oynuyohar..." Avrasya feribotunun kaçınlmasına 'terörist ey- lem'sıfatını yakıştırmayan anlı-şanlı gazetecilerimiz ve televizyon yorumculanmızı, habercilerimizi ne çabuk unuttuk!.. Avrasya feribotunu kaçıranlar cezaevinden nasıl olup da kanat takıp uçup gittiler? Kürşat Yılmaz'ı BurdurCezaevi'nden kaçıranlar kimlerdi; onunla ilişki kuran, ziyaret eden milletve- killerinin, bürokratlann adlannı anımsıyormusunuz? Türkiye Cumhuriyeti'nin Adalet Bakanı Oltan Sunguriu'nun şu açıklamasını ne çabuk unuttuk: "Işin çivisi çıkmış..." Niye 1970'li yıllara bakmıyoruz, niçin Alaattin Ça- kıcı olayına kilitlenip kalıyoruz? 1990'larda neler oldu, bunca faili meçhul cinayet bugüne dek neden aydınlatılamadı? Vedat Aydın evinden alınıp öldürüldüğünde Ha- nefi Avcı, Hüseyin Kocadağ, Hayri Kozakçıoğ- lu Diyarbakır'da görevlı değiller miydi? Abdullah Çatlı, Haluk Kırcı, Yavuz Çayian, Oral Çelik... Susurluk Raporu'nu okuyup CHP Içel Milletveki- li Fikri Sağlar'ın açıklamalannı alt alta koyduğu- nuzda zaten ilişkiler zinciri kendiliğinden ortaya çı- kıyor... Hanefi Avcı, niçin kimseye yaranamıyor hiç dü- şündünüz mü? Cem Ersever'i hangi güçlerin öldür- düğünü çözebildiniz mi? Alaattin Çakıcı niçin hem Tansu Çiller'e hem Me- sut Yılmaz'a kızıyor, öfkeleniyor? Siyasetçi veçete... Üçüncü ayak hangisidir? Tarikatlaıi. Ya dördüncü ayak! Bazı işadamlan... • • • Burada beşinci ayak kendiliğinden ortaya çıkı- yor: Devletin bazı istihbarat birimleri ve güvenlik güç- leri... Italya gladyo olayını çözerken salt mafyanın de- ğil, siyasetçilerin ve devletin içindeyeralan kimi gü- venlik birimlerinin başında bulunanlan da teslim et- ti... Bugün Bülent Ecevit, başbakan yardımcısıdır ve devlet içinde örgütlü silahlı gücün bağlantılanm çok iyi bilir... 21 yıl önce Çiğli Havaalanı'nda uğradığı suikast girişimini ne başbakanlığı döneminde ne de bugün çözebilmiş değildir... Mehmet Ali Ağca, yıllar önce şöyle bir açıklama yapmıştır: *'Ecevit 7 öldürecektik, kamuoyu tepkisinden çe- kindik!.." Ağca, 1977'de Ecevit'i tek başına mı öldürecek- ti? Şimdi Alaattin Çakıcı diyor ki: "Eyüp Aşık'layüz kez, Mesut Yılmaz'la on kez te- lefonda konuştum..." Doğruluk derecesi nedir elbet bilmiyoruz... Bildiğimiz ise şu: "Eyüp Abi, sen uyardıktan son- ra Kanada'ya geçtim, işler düzelince Amerika'ya geri döndüm..." 12 Eylül 1980 sonrasına dönelim: Güvenlik güçleri; eli kanlı faşist çeteleri yakaladık- tan sonra sorgulamıyor, doğrudan sıkıyönetim sav- cılanna getiriyor... Bazı polis şefleri, faşist çeteleri silahlanyla yaka- ladıktan üç-dört gün sonra görevlerinden alınıp, kı- zağa çekiliyor. Demek ki on sekiz yıl önceden beri faşist çetelerin arkasında bir güç var, onlara doku- nulmasını istemiyor... Bugüne bakalım: Haluk Kırcı nerede, neden yakalanmıyor? Uğur Mumcu cinayeti niçin aydmlanmıyor? Cem Ersever ve Namık Erdoğan'ı öldürenleri kimler koruyup kol- luyor? ••• Mustafa Balbay dünkü yazısında önemli bir nok- taya değiniyor: "Mafya üyeleri siyasi savunmada; siyasiler maf- ya savunmasında..." Merkez sağın iki partisi DYP veANAP mafyayı çok iyi tanıyor, devlet içindeki çetelerirt açık adresini bi- Ityor... Başbakan Mesut Yılmaz, Amerika'dan Meksi- ka'ya gidiyor; Eyüp Aşık ise bir basın toplantısı ya- parak kendisini aklamaya çalışıyor... Acaba şimdi sırada yeni bir bant mı var, yoksa Çakıcı'nın avukatlan aracılığıyla siyasi açıklamalan mı? hikmetcetinkaya(« cumhuriyet.com.tr Faks numaramız: 0212/ 513 90 98 IRMIKIAYDEV ENGİN aengin (d posta. cumhuriyet. com. tr C A G D A S Y A Y I N L A R Işin aynntısını gazete, TV ha- berlerinde nasıl olsa izliyorsu- nuz. Olup biten üstüne ağırah- kâm kesip ince yorum döktür- mekse benim harcım değil. O yüzden ben konunun "çeperin- de" dolanayım, gönlünüz çe- kerse siz de bana takılın. Ama önce bizim Manav Sab- ri'den günün özlü yorumu: Bizim kopuk iki eline iki kar- puz almış, karpuzlan birbirine çarpıp, çarşıyı birbirine katarak sözüm ona karpuz satıyor: Çetelerkapıştı abiiiii.... Çete- ler vuruşuyor abiii... Biri abla- mın çetesi, biri abimin çetesi abiiii... Çarpışıyorlarabiiii.... Kı- nldı mı içi kan kırmızı abiiii!.. Kan, kan, kan!.. Haydi bakalım, bu yorumun üstüne yorum yazın... Çeteler çarpışıyormuş ve içleri kan kır- mızr/mış, kan! Bizim kopuğu yorumuyla baş başa bırakalım, bant mu- habbetleriyle idare edelim. Bant Muhabbetleri Sizce bu bantlar nasıl ortaya çıktı? Hümyet'm açıklamasına bakarsanız, Fransız polisi, ban- dın hangi gazeteciye verilece- ğini Çakıcı'ya sormuş, o da ga- zeteciler arasından Hürriyet'in Paris temsilcisi Muammer El- veren'i seçmiş. Hürriyet yazdığına göre her- halde böyle olmuştur. Yani Fransız polis şeflerinden biri Alaattin Çakıcı'nın hücresine girmiş ve sormuş(tur): - Mösyö Çakıcı, şu sizin üs- tünüzde bulunan bandı ille de bir Türk gazetecisine vermek zorundayız. Sizden rica ediyo- rum, lütfenbize, bu bandı han- gi gazeteciye vereceğimizi söyler misiniz? Çakıcı da bandı ille bir gaze- teciye vermek zorunda olan Fransız polisine acıyıp, gazete- ciler listesini önüne koyup, par- mağını ağzına sokup başlamış: - Ene mene dosi, dosi sak- lambosi, saklambos saklam- bos, ingti badem tos!.. "Tos" dediğinde parmağı Muammer Elveren'e denk gel- diğinden o kazanmııııııışşş! Haydi bakalım şimdi tumba ya- tağa. Mışıl mışıl uyu çocuğum emi? ••• Buna karşılık bandın ikinci bir kopyası da bir zamanlar içişle- ri bakanlığı (bile) yapan o hanı- ma (neydi adı?) gitmiş. Ama o- nun açıklamasına göre bandı getiren bir vatandaş. Nitekim bizim delidolu meslektaşlardan Musa Ağacık ona bandı geti- renlerin "Kurşun atıp yiyen şe- refliler"öen biri olup olmadığı- nı sorduğunda kadıncağız cid- di ciddi yanıt vermiş. - Hayır, tahminen senin gibi birvatandaştı... Allahallah, "tahminen"bizim Musa Ağacık gibi vatandaşlar ellerine böyle bir bant geçince onu götürüp verecekleri en son kişinin o kadıncağız olduğunu bilirier. Neyse. Kadıncağız öyle de- diğine göre öyledir. Hürriyet'in bant masalına inanıp, onunkine inanmazlık edemeyiz. ••• Bant muhabbetleri arasında dolanalım dedim ama, aklım gene de bizim Manav Sabri'de kaldı: - Çeteler çarpışıyor abiiiii! Ablamın çetesiyle abimin çete- si çarpışıyor abi!.. Beni çeteler savaşından ki- min yenik, kimin zaferle çıkaca- ğı değil, çeteler çarpışmasında bizim arada kalıp kalmayacağı- mız ilgilendiriyor. Biliyorsunuz atalar sözüdür, "Atla katır tepişir, arada eşek ezilir" denir. Şimdi kirlenmenin, çetelere bulaşmışlığın artık ölçüsünün, endazesinin kalmadığı herkes- çe bilinir olunca, birileri çıkıp ~"Bu politikacılara bu memle- keti emanet etmek mümkün değil. Kiriiliğe bulaşmamış bir kurumun işe el koyması gere- kir" dese, yükselebilecek "de- mokratça itirazlar" ne kadar yaygın, ne kadar kitlesel olur sizce? Bu koşullarda "Nisan 1999 seçimlerini unutun. Sandıkku- rulup açılsa içinden gene bu adamlar çıkmayacak mı" den- se, kim şaşırtr? Yani çeteler (atlar ve katırtar) tepişirken arada olan bencile- yin "eşekler"e olacak korkusu sardı beni. Daha önceki tepişmelerde de olan bizcileyin fukaralara ol- duyduda... ÇAĞINffl TANIĞI ÜC YAIAR 2. BASI 40COOOTI KÜIİUY 0UYI VE TARİKAT UUIPUUtl 4. BASI 550 000 TL SANCILIYILLAR KUŞATILMI$ SOKAKLAR 4. BASI 400 0CC"*ı. ~ KUZU POSTUNDA KURT 2 BASI 3CC0OOTL 3 ZAMBAK SANA DA BULAJTI KAN 2 BASI 8OC OOC TL .' DİN BARONUNUN KAZLARI 2. BAS! 90C 300 T L ; Â^IKKADINLARSOKAİI : 2. BASI t 9O0CCOTL JERİAT PAZARI ! 800 000 TL SEVDANIN ADRESİ BELLİ DEĞİL1 000 000 TL ' Çağ Pazariama A.Ş Turkocağı Caddesı No:39/41' (34334) Cağaloğlu-lstanbul Tel: (0212) 514 01 96 ' İ İ '
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog