Bugünden 1930'a 5,500,162 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 26 EYLÜL 1998 CUMARTESİ 12 KULTUR Paris konseri iki milyar insana ulasü. Üç tenordan albüm Luciano Pavarotti, Placido Domingo ve Jose Carreras bu yaz Fransa '98 Dünya Futbol Şampiyonası sırasında Paris'te konser vermişler, 75 ülke tele- vizyonu da bu önemli buluşmayı yayım- lamıştı. 1990'da Roma, 1994'te Los Ange/es ve bu yıl da Paris'te tekrarla- nan üç tenorun konserleri müzik kamu- oyunun gündemine klasik müziği pop- laştırmanın ne derece doğru oldugu so- rusunu sokmuş, üç isim de operayı ge- niş kitlelere yaymak için bu tip orga- nizasyonların çoğaltılması gerektiği yönünde görüş bildirmişlerdi. Roma konserinın albümü 'tüm za- manlann en fazla satan klasik müzik ya- pıtT seçilmiş, Los Angeles konseri de TV'de en fazla izlenen müzikal etkin- lik unvanını almıştı. IOTemmuz 1998 tarihli Paris konseri ise kaba hesapla iki milyar kişiye ulaşarak bu rekoru kırmış- tı. FolyGraın. konserin albümünü gele- cek hafta başında The 3 Tenors Paris 1998 adıyla yayımlamaya hazırlanıyor. Ahmet Ertegun ile Tibor Rudas'ın bir- likte prodüktörlüğünü yüklendiği kon- ser albümünde (77'.37") Lak» Schif- rin'ın düzenlemeleriyle 26 kompozis- yonu yorumluyor Carreras, Domingo ve Pavarotti. James Levine'in yönetti- ği Örchestre du Paris'in eşliğinde yo- rumlanan parçalardan bazılan şunlar: Granada, Caruso, Solamente Lna Vez, Pariami D'Anıore, Ti Voglio Tanto Be- ne, Nessun Dorma, 'O Sole Mio, Dici- tencello Vuie, You'U Never VValk Alone, Qutero Destarrar De Tu Pecho El Te- mur, 'O Surdato 'Nnamurato, Torero Quiero. Madredeus konserinden Bır kenti müzik ve gö- rüntüyle bir arada anlat- mayı deneyen Wim Wen- ders'in filmi LJsbon Story ile ünlenmiş- ti Portekizli grup Madre- deus. Avrupa etno-folk mü- ziğinin en iyi temsilcilerinden olan grup, kısa süre- de dört albüm yayımladı: bu arada önemli elemanlar Gabriel Gomes ile Francisco Ribeirouluslararası başanrun otantikligi zedeledigi gerekçesiyle Mad- redeus'dan aynldı. Beş kişi kalan ekip, akordeon ve vur- malılann boşlugunu klavyeler ve üç gi- tarla doldurmaya çalıştı, ancak eski so- undun tadını birtürlü yakalayamadı ve geçen yıl çıkan üçüncü albüm OPara- isobu nedenle beklenen olumlu tepki- yi göremedi. Şimdi Madredeus, Oporto adlı çift CD'lik bir konser albümüyle eski gün- lerine dönmeyi deniyor. Görüldüğü ka- danyla akustik gitarlann monotonlaş- tırdığı müziği kurtarma görevi, yüreği ısıtan sesiyle solist TeresaSalguiero'ya düsüyor. Grubu yakından takip edenleri kla- sik1erindışındaGançaoDoTempo,Al- varade, Quem Amo ve Os Folioes adlı ya>ımlanmamış parçalarbekliyor Opor- to albümünde. Doktor değişmedi Dr. John ya da asıl adıyla Mac Re- bennack57yaşın- dayenibiralbüme ımza attı. New York'ta kayıt edil- miş bir-iki parça dışında Londra Abbey stüdyolan- nın ürünü Anutha Zoni adlı yeni al- bürt. Ingiliz müzik camiasının üginç isim- • leri de katılmış kayıtlara. Öncelikle mi- safrlerden Paul VVeDer'ın adı dikkat çe- kiyırr; Weller birkaç parçaya sesi ve gita- nylı destek vermiş. Spiritualized'dan Ja- sonPierce. Supergrass'dan GazCoombes \e.MickQueen, Portishead'den Clive De- amer, soul dünyasından Carfcan Ander- son. Prünal Scream'den gitarist Martin İ^Bfy diğer ünlü konuklar. Ntoı içine bu kadar farklı ismin girme- si. çeniş kitlelerin nabzını tutan ve Radi- ohad'Ie Verve'ün albümlenyle ünlenen Joln Lackie'nin yapımcılığı üstlenmesi Dr John"un çizgisinm değiştiği anlamı- na şelmiyor. Eğilımlere fazla itibaretme- yerıdoktorun soundunda belirgin farldı- lkkıok. Çizgi yine rhythm'n'blues. Caz, funi> vepsichedelic üzerine kurulu New Orkans soundu; ünlü müzikçilerin getir- diğise farkh bir koku sadece. Albümde John Gris, The Olive Tree, Voices in My H«d ve Soulfiıl VVSarrior 'özel' parçalar. Teresa Salguiero. Dr.John Manchester konserinin akustik ve elektrikli parçaları bir araya getirildi Dylan'ın eskfleri gün ışığındaBatı basınında uzun süredir 'rock arkeolojisi' diye bir deyim kullanıh- yor. Tanhi ancak yanm yüzyıl önce- ye kadargidebilen rockın eskileri için böyle bir kelime bulmak ince bir eleş- tirinin ürünü olsa da pratikte yaşa- nanlar hiç de abartıh değil. Rock arkeolojisi sırtını az bulunan kayıtlara ya da o dönem yitirilmiş bantlara dayıyor. Plak şirketleri ara- da sırada arşivlerinde, tavan aralann- da, garajlarda ya da radyo depolann- da sürpriz bantlar buluyorlar. Bunla- ra üginç bir 'keşif öyküsü yazıyor- lar. Bantlan son sistem dijital teknik- le temizledikten sonra, birtarihi ese- ri gün ışığına çıkartıyormuşçasına, gururla müziksevere sunuyorlar. ADB'de 13 Ekim'de, bizde de o ta- rihten bir hafta sonra piyasaya çıka- cak Bob Dyian'ın yeni albümü de bu kategoriye giriyor. Geçen yıl yayım- lanan ve iyi bir satış grafigi çizen Ti- meOutOf Mind'dan sonra Dyian'ın geçmişe döndüğü albümün adı Bob Dylan LJve 1966 - The Royall Albert Hall Concert. Bu albümün de ilginç bir öyküsü var 1966'da Dylan kariyerinin zirve- sinde, yaptıklan olay oluyor, laflan, hareketleri milyonlarca gençle bir- likte müzisyen dostlannı da etkili- yordu. Beaties ve Rolh'ngStones'a da 'ustahk' yapıyordu Dylan. 1966 ilkbahannda Ingiltere'ye, Is- veç'e Danimarka'ya, lrlanda'ya tur- ne düzenliyordu. Yönetmen Don Pen- Cumhur Canbazoğlu oo o MUZIK nebaker başkanlığında turneyi gö- rüntüleyecek bir film ekibi ile kon- serleri canlı kayıt edecek teknisyen- lerDylan ve grubu TbeHawks'ı adım adım izliyordu. Dylan herkesi memnun edebilmek için iki saat sahnede kalıyor, ilk bö- lümü akustik yapıyor, ikinci bölüm- de RobbieRobertson'la elektrikli gi- tarlan konuşturuyordu. Hepsi başanlı konserlerdi ama 17 Mayıs'taki Manchester Trade Hall konserinde çıkan performans bir baş- kaydı. Yeni çıkacak albümün kayıt- lan da o konserde gerçekleştirilmiş- ti. Dylan, Robertson'a haykınyordu: 'Tüm gücünüzle çaün' Ancak konser o günden sonra res- mi olarak piyasaya sürülmedi; çün- kü dönemin plakçılan canlı kayıtla- ra pek rağbet etmiyorlardı. Penneba- ker' ın çektiği Eat That Documentad- lı film de uzun süre gösterimde ka- lamarruştı. Manchester kayıtlan bir çekmece- de yıllarca unutulmuş, daha sonra ba- zılan gizlice tezgâh altından bu ka- yıtlan piyasaya sürmüştü. On kadar İcasette 'korsanlar' tarafından farklı farklı değerlendirilen bu parçalar Ro- yall Albert Hall adıyla değerlendiril- mişti. Suç onlann değildi: Colum- bia'nın arşivcisi konserleri kanştırmış, Manchester Free Trade Hall'da kayıt edilen malzemeyi 27 Mayıs tarihli Royal Albert Hall diye listelere yaz- mıştı... Columbia, tezgâh altından Dylan- cılara ulaşan kayıtlan iki yıl önce ya- yımlamaya karar vermiş, ancak da- ha sonra Time Out Of Mind albümü- nün etrafi ısıtmasını beklemeye ka- rar vermişlerdi. Öykü böyle; bir de albümde neler var, ona bakalım : Akustikler: Sbe Belongs To Me,4th TîmeAround,V1- sions of Johanna, It's An Over Now Babv Bluc, Desolation Ron, Just Li- keA VVbman ve Mr. Tamboume Man Elektnklıler: Tell \le Mama, I Don't Beüeve You, Bab> Let Me Follo» You Down, Just LikeTora Ihumb's Blu- es, Leopardskin Pillbos Hat One Too Many Morning, Ballad Of A Thin Man, like A Rolling Stone. Geçen yıl edebıyat dalında Nobel 'e aday gösterilen, çağdaş yaşama yap- tğı katkılan üniversitelerce incelenen 57 yaşındaki Bob Dylan (asıl adı Ro- bert Zinnernan) için bugüne dek bel- ki de milyonlarca laf sarfedildi, ne kadar önemli oldufu vurgulanmaya çalışıldı. Bunlann arasında bir müzik ansiklopedisine düşülmüş EricClap- ton'ın notu onu çok iyi özetliyor: 'O bir ozan; sesinden ve gjtanndan ön- ce kalemiyle sahnede dcvleşiyor'. 'Rockın arkeologlan' Dyian'ındaeskilerinibuldu. AJbümün adı Bob Dvlan Uve 1966 -The Roval Albert Hall Concert RoBmgStones'un tarihi" Istanbul kon- serinden bu yana bir hafta geçti; bu süre içinde kalemi her eline alan'Ali Sami Yen'de mucizeler gecesi yaşandığını, tek- noloji karşısında ağızlannın açık kaldı- guu anlattı; olaganüsrü rakamlan sırala- dı, 35 yılı de\irmiş grubu ne kadar ya- kından tanıdıfıyla övündü. Magazinin ustalanndan kimi Sertab Erener'in sey- yar tuvaletinin konseri kurtardığıru söy- lerken, kimi de gruptakilerin Yaşar Ke- mal'i 'bile' okuduklannı belirterek guru- rumuzu oksadı. Cumartesi gecesi statta yaklaşık otuz bin insan vardı vebunlannbirbölümüVIP bileti ya da davetiyesiyle girmişti içeri; rock konserinde very important person di- ye bir kavramla karşılasmak şaşırtıcı ge- lebilir, ama zaten Ali Sami Yen'de rock adına pek fazla bir şeye rastlamak olası değildi. Stada girip birdenbire dev ek- rarii ışık oyunlan, bilmem kaç bin vat gü- cündeki ses düzeniyle karşılaşan ve etki altına alınan 'musteri'nin büyük bölü- münün de böyle bir beklentisi yoktu doğ- rusu. Bir bölümü, stadyum konserlerinin pi- ri sayılan U2'dan esinlenmiş gösterinin (sahneden hareket eden metal köprü nu- marası U2'nun) bizce en önemli mesajı, müziğin artık görüntüsüz dinlenemediği vepazarlanamadığıydı. Dünyanın en bü- yük rock grubu sahnede yaptıklannı bin- lerce kişiye detaylanyla izletebilmek için dev ekran kullanıyordu. Ancak dev ek- rana yansıyan göriintüler videoklip tek- niğiyle iki, üç saniyede bir sürekli deği- şiyor, stadyuma MTV kültürü egemen oluyor ve müziği dinlemekten çok sey- rediyorduk. tstanbul'da 2000'Ierin konseri Konserde 'babalar'ın her hareketi he- saplıydı. Rolling Stones, son teknolojiyi sahneye taşıyarak bugünün eğilimlerini yakalarken, Jagger'ın vokalist kızın ayak parmaklarınl birkaç saniye yalamasın- dan oluşan fetiş sahnesi, Keith Richards'ın arka planda vokalistlerle 'fazla duman- h' sigaratüttürmesı gibi senaryolarla geç- mişin çılgın günlerine göndermeler ya- pıyordu. Dört yıl önce Voodoo Loongetumesin- de play-back yapmakla suçlanan grup bu turnede adeta günah çıkartıyordu. 26 Temmuz'da 55'ini dolduran MickJagger ise 55'inde 30'undaki performansını ya- şıyordu sahnede. Biz, 70 metre uzunlu- ğundaki platformda kaç defa gidip gel- diğini sayamadık, ama Richards'ın söy- lediği iki parça dışında, 2.5 saat sürekli hareket halindeydi. Richards da yine gitar dersi verdi. Rolling Stones bu yüzyılın tur- ne defterini Istanbul'da kaparken ulusla- rarası müzik endüstrisinin hangi düzeye ulaştığını gösterdi müziksevere. Böyle bir gövde gösterisine Extra ve Athe- na'nın öngrup olarak seçilmeleri organi- zasyonun tek aksayan yönüydü. Merakhsına birnot daha: Konsere otuz bin insan toplayan Rolling Stones'un son albümlerinin Türkiye tirajı on bin kadar. Medya SandaPın Top'unım peşinde 'Kalbinizle yapöğınız her şey sizegeri döne- cektir'; Mustafa Sandal'ın kapağında genç dinleyicilerine bu parlak öğütle yol gösterdi- ği yeni albümü Detay, satışa çıktığı ilk hafta listelenn üst sırasına oturdu. Son dönemde her müzik dalından yaptığı ilginç transferler- le 'arabesk şirket'danıgasını silmeyi amaçla- yan Prestij Müziketıketiyle yayımlanan albüm, diğer yapıtlardan üç yüz bin TL. daha paha- lıya satılıyor. Bu arada ellerini çabuk tutan korsan kasetçiler yer tezgâhlaruıda Detay'ı dörtte bir fiyatına pazarlamaya başladılar. Detay, altyapıdaki teknik zenginlik ve San- dal'ın repertuvanna on iki yeni parça ekleme dışında fazla değişiklik getirmiyor; parça ister canlı ister slow olsun güçlü ritim sazlar hep başrolde, yorumcu sesi- nin yetersizliğinin far- kında ve zorlamıyor. Sistem de aynı; arabes- kin milyonluk tirajla- nndan pay kapabilmek amacjyla Doğu sazlan, bağlama ve gitar bir- likteliğinden oluşan pop-arabeske devam. Amerika projesinden bir şey çıkmayınca Avrupa'ya yönelen Tarkan'ın ataklanna sa- çını boyatarak, James Bondvari klip yaparak yanıt veren, yeri gelince de örf, âdetlerine düş- kün harbi delikanlı olmayı ihmal etmeyen Mustafa Sandal 'ın bu albümdeki tanıtım stra- tejisinin ne olduğunu yakında göreceğiz; ma- gazinciler Top adlı şarkıda neyin anlatıldığı- nı araştırarak kendilerine düşeni yapmaya baş- ladılar bile. Bakalım DJ Hakan Gündüz'ün kulağına bu kez kaç 'esintenilmiş' parça takılacak De- tay 'dan? Birinci eldeıı Arap müziği klasilderiYerli müzik pazanna moda eği- limlerin dışında işler sunan Yeni Dünya Müzik bu kez de yüzünü Doğu'ya çevirip Arap dünyasında üretilmış örneİcleri içeren iki al- büm yayımladı. NFB VVorld tara- fından A\Tupa'da satışa sunulmuş bu iki toplamanın adlan Arap Mü- zik Düması Antolojisi 1 ve 2. Lübnan, Mısır, Cezayir, Fas, Irak, Tunus, Suriye'den 25 ünlü yorum- cunun 25 parçayla katıldığı iki al- bümlük antolojinin süresi 155 da- kika. Antolojide yer alan sanatçı- lan ve yapıtlan tanıyalım: ilk albüm, Lübnanlı Vadies-Sa- fî'nin Allail Ya Laila adlı parçasıy- la açılıyor. Lübnan'dan dünyanın dört bir yanına göç etmiş gurbet- çiler tarafından çok tutulan bu sa- natçıdan sonraArap dünyasının en ünlü seslerinden Lübnanlı Fey- ruz'un yorumladığı Ya Tayr adlı parça var albümde. 6O'lı-7O'li yıllarda Mısır'da genç- liğin idolühaİınegelmiş "esmer biU- bül" lakaplı Abdülalinı Hafiz, Sa- fani Marra adlı parçayı yorumlu- yor. Arap halklannın verdiğı bağım- sızlıkmücadelesine müziğiyle ka- tılan Cezayirli Warda'dan ise sekiz dakikalık Wahastouni adlı parça seçilmiş. eni Dünya Müzik, Arap müziğinin 25 ünlü isminin 25 klasik parçasını Arap Müzik Dünyası Antolojisi 1 ve 2 adlı albümlerde topladı. 155 dakikalık antolojide sanatçılann yaşamöyküsüne de yer verilmiş. Araplann Sesi Radyosu'nu bir dönem başanyla yöneten Tunuslu HediCuini(parçası Lamoni Ligha- rou Meni), Arap müziğinin klasik- leriyle ünlenmiş bir başka Tunus- lu Llaya (Yalli Dhalemmi). Irak müziğini dünyaya taşıyan Nazonel- Gazali (Yam El Ouyoun El Soud), Cezayir müziğinin simge isimlerin- den Salua (Yalli Sehrouni A'inik), bizde Rachld Taha'nın sevdirdiği Ya Rayah'ı besteleyen Cezayirli Dahman el-Harrasi (Ya Rayah), Fas'ta doğan ama asıl ününe Mı- sır'da kavuşan Abdürvahab Duka- li (Marsoul El Hob), 12 saat kesın- tisiz şarkı söyleyerek Guinness Re- korlan Kjtabı'na geçmış Sunyelı Sabah Fahri (Kadouka El Mayass), besteleri Batı'dabüyük kabul gör- müş Mısırlı Feridel-Atraş(YaHa- bibQveTunusluAö Riahi(Jrit Otu- rak) ilk albümün diğer sanatçılan. tkinci albümün ilk parçası Graf- nouhouArap müziğinin üstatlann- dan Mısırh MuhammedAbdülva- hap'a ait. Plak çalışmalannın ya- nında, fılmler ve müzikallerle de dikkat çeken Lübnanlı Sabah (Al- lo Beyrouth), gecmişin ünlü yapıt- lannın korunmasma çalışan Ye- menlı Ebubekir Safim (Ya Mrawah Biladak), Cezayirli Selim Helali (Yalli Nassiti Khalek) Suudi mü- ziğinin Arap dünyasındaki rolünü geliştiren Muhammed Abdo (We Baad), 40'h-50'li yıllann yıldızı Mısırlı L«la Murad(Hayrana Leh), Tunuslu Saliha(Frag Ghazali), Ba- tı'nın RAI müziğiyle keşfettiği, Oran bölgesinden çıkan Cezayirli Ahmet Ahmet Vehbi (Ya Dzayer), Tunuslu MuhammedCamussi (Ri- het El Nass), modern Fas müziği- nin önemli isimlerinden Abdülhe- diBelhayat(Ya Bint El Nass), genç yaşta trafik kazasında ölmüş büyük ses Mısırh Esmahan (Ya Habibi Taala), Mısırlı Muhammed Ab- dütvahab (Taksim Oud) ve "Do- ğu'nun Yıkha" lakaplı, Arap mü- ziğinin en iyi yorumculanndan Ümmü Güisüm (Ya Sabah El Khe- ır) ikinci albümün diğer sanatçıla- n. Arap Müzik Dünyası Antoloji- si, 20. yüzyılın ikinci çeyreginden günürnüze dek süregelen bir mü- zik serüvenini en ünlü kahraman- lanyla yansıtıyor. Genelde bu mü- ziğin kalbinin athğı Mısır'da şekil- lenen Arap müzik endüstrisinin ge- lişmesiyle de ilgili bügiler sunan bu toplamanın kapağında sanatçılann yaşamöykülerine de Türkçe ve In- gilizce yer verilmiş. CÖRÜS gJJJ2JJ Uğur İnal İçin 'Sanat Gecesi' Yann gece (27 Eyliil Pazar) Istanbul Ata- türk Kültür Merkezi'nde saat 20.00'de il- ginç bir müzik şöleni var Ankara Devlet Kon- servatuvan'ndan yetişmiş, Ankara Devlet Operası, Istanbul Devlet Öperası sanatçı kadrosunda yıllarca çalışmış, aynca mü- zik öğretmenliği yapmış, "öas "tonundaki güçlü ve renkli sesiyle klasik müzik türün- de olduğu kadar, hafif ve bugünün deyi- miyle pop müzik türünde de değerini ka- nrtlamış olan Uğur İnal için, Kültür Baka- nı Istemihan Talay'ın hımaye ve katılım- lanyla bir "Sanat Gecesi'düzenlendi. "Uğur İnal İçin SanatGecesi" programında; Dev- let Konservatuvarlan Mezunlan Dayanış- ma Demeği Başkanı Rahmi Dilligil'in açış konuşmasından sonra "Yaylı SazlarKuar- teti", "Şan Resitali" (çeşitli solistlerin katı- lımıyla), "Devlet Opera ve Balesi Korosu" .ve özverileriyle bu geceye katılacak olan sanatçılardan Ayten Alpman, Esin Afşar, Işıl Yücesoy, Cem Karaca, Cihan Ünal, Uğur İnal bulunuyor. Programda, kısa bir süre önce kalp rahatsızlığı geçiren değer- li dost Cenk Koray'ın da adı var... Yıl 1966-67 dönemi.. Hürriyet gazetesi- nin düzenlediği "Altın Mikrofon Yanşma- s/"ndayız. Günümüzde müzik alanında sa- yılı ve bazısı yıllar önce yaşamlannı yitirmiş değerii dostlanmla birlikte yanşmanın mü- zik jürisi olarak görevliyiz.. Yanşmacı aday- lar arasından sahneye "Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Batman Orkestrası" eş- liğinde Uğur İnal solist yorumcu olarak çı- ktyor.. Ve Uğur Inal ülkemizde ilk kez Âşık Veysel'in "Kara Toprak" adlı ölümsüz ese- rini hafif müzik türünde bir düzenleme ile "bas" sesiyle yorumluyor. Müzikjürisi ola- rak Uğur Inal'a oybirliğiyle birincilik ödülü- nü veriyoruz.. Bu eserin 45'lik plağını da sonra Uğur Inal'dan dinledik.. Yanşmadan sonra tanıştığım Uğur İnal ile müzik alanın- da beraberliğimiz oldu ve dostluğumuz sürüyor... Uğur İnal, 1 Şubat 1946 tarihinde Kırk- lareli'nde Alpullu Şeker Fabrikası Hastane- si'nde doğdu. Annesi Fikret Inal'ı, 8 ya- şınclayken Atatürk'ün, müzik yeteneğini gö- rerek Avrupa'ya piyano eğitimine gönder- mek istediği bilinir. Uğurfnal'ın sanatla ilk ilişkisi ilkokul 1. sınıfta resim yapmasıyla or- taya çıktı. UNICEF ona sergi açtı. Orta- okul2. sınıftayken Uğur İnal müziğeyönel- di ve ilk eğitimini, tanınmış otoriteler Ra- na Erksan ve Ferdi Ştatzer'den aldı. Şan eğitimini Ankara Devlet Konservatuvan'nda Prof. Henrich'ten gördü.. Uğur İnal "Bat- man Orkestrası" ile çalışmalanndan son- ra "Yabancılar Orkestrası "nı kurdu ve bu başarılı orkestra eşliğinde en kaliteli yer- lerde konserierverdi, radyo yayınlannda bu- lundu ve TFTTnin ilk kapalı dönem orkest- rası oldu.. 1969'dan sonra şarkıcılığını "show:man" olarak da sürdüren Uğur İnal, sonra Ümit Aksu Orkestrası eşliğinde Ay- ten Alpman ile birlikte çalıştı.. Kâmil Şü- kun iie birlikte Albert Ketelbey in ünlü bestesi "ŞarkPazan"n\ plağaseslendirdi- ler. 1970 yılında askertik döneminde Uğur İnal, Sıvas'taki 59. Tümen Bandosu ile 40 kişilik bir caz orkestrası kurarak konserler verdi. Uğur İnal üç yıl önce başlayan siroz has- talığı nedeniyle müzik çalışmalanna son vermek zorunda kaldı!.. Atatürk'ün müzik devrimi yolunda, evrensel-çoksesli müzik alanında emek vermiş bir sanatçı Uğur İnal... Mustafa Sandal üçüncü albümü Detay'la geçen hafta listeye birinci sıradan girmişti; Doğuş da Ve Şaıîalan albümüyle ikinci sıradaki yerini korurken Ayna grubu ikinci albümü Dön Bak Ayna'ya ile üçüncülükte kaldı. Türk sanat müziğınde sıralamada değişiklik yoktu, Müzeyyen Senar'ın, popçularla birlikte söylediği şarkılardan oluşan Bir Ömre Bedel albümü en üst sırada yer alırken Zeki Müren ile Muazzez Abaa'nın yorumlannın bir araya getirildiğı Düet ikinci. Ebru Gündeş'in, Sen Allahın Bir Lütfusun albümü üçüncü oldu. Halk müziğinde tablo aynı: Yavuz BingöL Güle Naz Gülen Az'la birinci, Fatih Kısaparmak. Oiur mu Böyle Hasan'la ikinci. İsmail Türüt, Karadeniz Sofrası'yla üçüncü. Yabancı müzikte Rfcky Martin, V^ıelve ile birinciliğini sürdürüyor. Alt sıralarda değişiklikler vardı geçen hafta; Armageddon filminin müzik albümü listeye ikinci sıradan girerken onu yine bir başka film müziği albümü CHy of Angels takip etti. yeniler- Dr. Dötitte - Various. -TheHitSîngles-Falco. - Blue Planet - Donna Lewis. - On And On - AlI-4-One. - The Avıengers: The Album - Various. - Tamie - Tamia. - Sfupid Stupid Stupid - Black Grape. - Perry Blake - Perry Grape. - Tattoo Ja>' - Jay Johnson. - Led ItRide - Shed Seven - L'Argot Du Bruit - Pascal Comelade. - Imaguıation - Brian Wilson. - The Whistüng This - Neil Finn. - Two Pages - 4 Hero. - Desireless - Eagle - Eye Cherry. - Greatest Hits - The Neville Brothers. - Por Amor - Thalia. - A Thune A Day - The Supernaturals. - Brahms - Istanbul Quartet. - Lale - Nerlds Hanımlar - Lale, Nerkis Hammlar.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog