Bugünden 1930'a 5,498,966 adet makale



Katalog


«
»

2O EYLÜL1998 PAZAR CUMHURİYET SAYFA HABERLER Cumantesi Anneleri'ne 22 gözaltı • İstanbul Haber Servisi- Cumartesı Anneleri'nin 27 Mayıs I995'ten berj sürdürdüklen \e I75. haftasına gıren oaırma eylernıne dün de izin venlmedı. Eylem ıçin Galatasara) Lısesı'nin önünegelen yaklaşık 150 kışilik gruba müdahale eden polıs, 2 çoeuk ve 3 bakıcının da aralannda bulunduğu 22 kışıvi gözaltınaaldı. Polıs tarafından yerlerde sürüklenerek gözaltına alınanlar mınibüse bindinlırken "Analann öfkesi katıllen boğacak", "İnsanlık onuru işkenceyı yenecek" sloganlannı attılar. 15 Ağustos'tan bu yana Cumartesi Annelerı'neyapılan müdahaleler sonucu 217 kişı gözaitına alınıp serbest bırakıldı Köksal Toptan'ın açıklaması • Istarbui Haber Servisi - Türkıyem Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Köksal Toptan. yaptıgı >azılı açıklamada "IJlkemızin demokrası \e zengınliğe yönelmesi için gerekli kurumsal projelerı ortaya ko>mak \e bu konuda hevacan duyan herkesi bir araya getirmek istiyoruz" ded'i Mızrak görevden alındı • ANKARA (Cumhuriyet Biirosu)-Tanm \e Köyişlen Bakanı Mustafa Taşar. Tarımsal Araştırmalar Genel Müdiirü Gürbüz Mızrak ile Daire Başkanı Mükerrem Aydın'ın göre\ lerinden el çektirildiğını söyledı. Bakan Taşar. düzenledığı basın toplantısında. geçen günlerde Tanmsal Araştırmalar Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen bir panelde. lstiklal Marşı'nın bir ilahı edasında okunmasını hoşgörmesının, göz yummasının ya da basit bir olay olarak değerlendırmesının miimkün olmadığını belırtti 'Stgortalı çalış' kampanyası • İstanbul Haber Servisi - DlSK'ın ılk kez 4 yıl önce gündeme getirdığı ""Sigortasu çalışma" kampanyası bugün Merter Meydanf ndaki törenle başlayacak. Çalışma ve Sosyal Güvenlık Bakanlığı'nın hazırladığı kampanya proeramını, DJSK, fürk-îş~\eHak-İş desteklıyor KûPkut tutuklandı • İstanbul Haber Servisi - Ba^bakan Mesut Yılmaz'a ana muhalefet partisi lideri olduğu dönemde Macaristen'da gerçekleştırilen saldınnın sarıklarından Ziya Korkut, gıyabi rutuklulugu vicahiye ;eMilerek cezaevine toıuldu. 75. Yıl Hutbesi • VNKARA (AA) - Dıyanet şlfli Başkanhğı, 75. altönümünde Cumhuriyetin rcmini biirün camilerde nhtmak üzere hutbe laarladı. Edinilen bilgiye ÖE. Diyanet tarafından aarlanan "75. Yıl Ivbesi". 23 Ekim Cuma £iü bütün camilerde lcnacak. Cumhurıyetm nmıne değinilecek olan LDede. bağımsız bir devleti lıayan. istiklal \e hümyeti [nanmılletlerin ne üyada rahat lâoıleceklen. ne de dını Sev lenni yeterli oiarak =ne getırebileceklen Lçulanacak. 75. Yıl I^besi'nin son bölümünde . «Atatürk ve arkadaşlan raıcak. Şahin gitti kavga bitmedi îstifa eden Şahin: Cindoruk: Şahin ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Dev - let Bakanlığı göre\ ı \e DTP"den istifa eden Refaiddin Şahin. "Korkup kaçmıyorum. Beni ve icraatımı soruşturma ile tehdit edenlere diiedikierince ve gönüllerince so- ruşturnıa yapma y a da yaptırma firsarj \e- ri>orum"dedı. Şahin. "mücadelesininya- rartığı tartışmalar nedeniyle Emlak Ban- kası ve Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'nın çahşamaz hale getirildiğmr söyledı. DTP Genel Başkanı Hüsametrin Cindoruk ıse Şahin'in yüzlerce hemşerısini Emlak- bank'a yerleştirdiğinı ileri sürerken "Par- ti organlannın güvenini kav beden arkadaş- lar görevi bırakmalıdır. Ancak, Sayın Çil- Korkup kaçmıyorum, soruşturma fırsatı veriyorum , Emlakbank'a yüzlerce hemşerisini yerleştirmiş ler'in bana yaptığı gibi ihbarsız. savunma- sız partiden atma fîlan yok" dıye konuştu. Başbakan Mesut Yılmaz'a dün sabah ıs- tıfasını sunan Refaiddin Şahin. vaptığj açıklamada. temız siyaset ve yönetim ıçın başlattığı mücadeley i belirli bir noktav a ge- tırdığım söyledi. Mücadelesının yarattığı tartışmalann yalnız DTP'ye değıl. dev lete de zarar v enr hale geldiğıne işaret eden Şa- hin, sırf kendisine baglı kuruluşlarolması nedeniyle Emlak Bankası \e TOKl'nın de yıpratıldığını. çahşamaz hale getinldiğını savundu. Şahin. şöyle dedı: "Bununla \etinilrnedi. Başbakan V ıimaz gensoru ile tehdit edildi. Cumhurbaşkanı- mız Demirel tartışmalann içine çekilmek is- tendi. Mücadelemde haklı olduğuma inaru- yunım. Ama bu değerli kişi ve kuruluşlann daha fazla yıpratıimasma neden olmaya da hakkım bulunmadığını diişünüyomm. Korkup kaçmıyorum. Beni ve icraatlanmı soruşturma ile tehdit edenlere diiedikierin- ce ve gönüllerince soruşturma yapma veya yaptırma fırsatı veriyorum." Şahin, bir dızı haksız \e hukuksuz gırı- şımdensonrapartisınden ıhraçedılmenok- tasına geldığinı belırtırken. durumunu DYP'den ihraç edılen Cındoruk'a benzel- tı. Şahin. "Bu girişim karşısında kendileri- nebu muamelevi revagören DYPyönetimi- ni "kadırböceklenne" benzetenvesiyasipar- tilerde ihraçlara karşı çıkan zihniyetûi bu- gün aynı uygulamaya tevessül etmesi izahı miimkün olmayan birçelişlddir" görüşünü kaydettı DTP Genel Başkanı Cindoruk da partı- sinın ı! başkanları toplantısında. ış takıp e- den. ıhaleahpveren. "bacı,enişte,yengeve yaren"partilerı bulunduğunu söyledi. Cin- doruk. "Biz onlardan olmayacağız. İçimiz- de onlara benzemek istcyen varsa aramız- dan aynlsın jjitsin, ayrümazlarsa biz ay ıra- cağız. Kinıscyi belgesiz itham etnıenı. Ama bize yansımış en küçiik bir usulsüzlüğü so- nuna kadar takip ettik" dıve konuştu. Komplekse gerek yok 1 Cem: 700 yıldır Avrupalıyız ÇİZ>1EDEN YUKARI MUSA KART İstanbul Haber Servisi - Dışişleri Bakanı İsrnail Cem. 21. yüzyılın Avrasya yüzyılı olacağını belırterek "Türkiye'nin hedefi, Avras- ya olgusunda belirleyici bir ülke olmakdr" dedı Cem, S-300 fîizelennin adaya ge- tınlmesı halınde, siyaseten Kıbns'ta yeni birdünya ku- rulacagını vurgulayarak -Türkiye'nin KKTC ilişki- lerinde çok şey değişir. .As- keri açıdan da gereken ney- seoyapüır" dedı. İsmaıl Cem, Genç Yöne- tici ve tşadamları Deme- gi'nın (GYİAD) öncekı giın HıltonOtelı'nde düzenledı- ğı toplantıda Türkıye'nın dış politikasını anlattı Top- lumda "Avrupalı olma ko- nusunda bir kompleks bu- lunduğunu" belirten Cem. "Türkiye 700 yıldır «ten Avrupalı. Bu sıfatı başkala- nna tescil ettirmeyeihtiv acı- nuz yok" dı>e konuştu "Türkiye'nin Avnıpah mı yoksa \syalı mj" olduğu şeklindeki tartışmalann da yersiz olduğunu ıfade eden Cem. "•Türkiye hem Avru- palı hem Asyaİı olma imtiya- zına sahiptir. Kinüiğimizini- ki boyut taşıması bizim dış politikanuz ve dünya ile iliş- kilerimiz açısından bi/e çok şey kazandınyor" dedı. 21. yüzyılın "'Avrasya yıizyıh" olacağını belirten Cem, bu konuvla ilgilı gö- rüşlerini de şöyle dıle getır- dv "21. yüzyıhn temel özel- liği Avrupa ve .Asya'nın bü- tünleşmesi ve birlikteliği ola- cak. Avrupa ve Asva birbiri- ne ne kadar bağımlı olursa her ikisi de o kadar fa/la ka- zanacak. Önümü/e dış poli- tikada bir hedef koyduk. Türkiye. bu büyük coğraf- yada bu ö/eüikleriyle elbet- te AB üyeliğini hedef almış- ör, bunu yapacakûr ve yap- mak için çahşmaktadır. A- nıa. Türkiye'nin vizyonu sa- dece AvTupa kıtasınuı pen- ceresinde, kenannda yer alan. AB'nin bir çevre ülke- si olmak degildir. Türki- ye'nin 21. yüzyddaki vizyo- nu, Av rasya'da oluşan o bü- vükcoğrafyanın, büyük zen- ginliğin, büyük imkânın merkez ülkesi ounakor. Tür- kiye'nin hedefi. Avrasya ol- gusunda beu'rieyid bir ülke olmaktır. Bi/btınuyapmaya çalışıyoruz." Dışışlen Bakanı Cem. er- ken seçım karan alınmasına ıhşkın soru üzenne de hükü- metın sayisal eksıkliğine rağmen önemlı işleryaptığı- nı belırterek 2000 yılına ka- dar dev ametmesinden yana olduğunu söyledi. DTP'yi kanştıran Refaiddin Şahin krizinin arkasında Emlakbank yağması yatıyor. Eski İngiltere Basın Konseyi Direktörü Kenneth Morgan'dan her kesime eleştiri ^ politîliacı ve okuyucu üdyüzKTİstanbul Haber Servisi - Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'ın de katıldığı Dünya Basın Konsevlerı Bırlığı (\VAPC) Genel Kurulunda konuşan eski tngıltere Basın K.onseyı Direktörü Kenneth !\İorgan. Cum- hurbaşkanı ve Başbakan'ın toplantıya ılgı- sini olumlu karşıladığını. ancak basın ile politıkacılann bu kadar yakın ılışkide bu- lunmasının çok yararlı olmadığını söyledı. Morgan. basının özel yaşama müdahaîele- nnın sınırı konusunda gazetecılerın. politi- kacılann veokurkıtlesınin "ikiyüzlü" oldu- ğunu sav undu. Kamuoyunun karşısına ıyı bıraıle baba- sı gıbı çıkıp metres tutan polıtikacınm. bu- nu kamu yaranna haber konusu yaptığını ıd- dıa eden gazetecılerın \e bu tür haberlerı eleştırdığı halde ılgıli yayını satın alan oku- yuculann ikiyüzlü olduğunu belirten Mor- gan. "Medya kamu yaranıu kendi çıkanv- la kanştırabilmektedir" dedi. Dünva Basın Kon^eylerı Bırlığı (WAPC) i. Ulu'slararası Kongresı ve 4 Genel Kurulu. Cumhurbaş- kanı Süleyman DemireTin de katıldığı tören- le dün istanbul'da Ceylan Intercontınental Otelı'nde başladı. Demırel. Genel Kurul'un açılışında >ap- tığı konuşmada medyanm sıyası katılımın sağlanmasında "sivil bir kanal" olarak o>- nadığı özgün rolün büyük önem taşıdığını Cindoruk: Seçimlerden hasatçıkmaz ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - DTP Genel Başkanı Hüsamettin Cindo- ruk, siyasi partileri seçimden seçırnekoş- mayı bırakmaya çağınrken. 1999 Nisa- nı'nda yapılması planlanan seçimlerin •*çorak olacağını, buradan hasat çıkma- y^cağmı" söyledi. Yerel ve genel seçim- îenn bir arada yapılmasının Türkıye'ye bir şey getirmeyeceğinı yineleyen Cindo- ruk, "adil düzeni" DTP'nin kuracağını söyledi. DTP İl Başkanlan, Genel Başkan Cin- doruk'un başkanlığında toplandı. Top- lantının açılışında konuşan Cindoruk. se- çimin bir "karambol'' olduğunu söyle- diklerini anımsattı. Cindoruk. "Güvenli bir sectm yapılması çok zor. DTP bu se- çimden korkmuyor. Ama önce secimin te- mel ilkelerini belijieyelim. Vürtdışında ya- şayan vatandaşlan seçilme hakkı ve seç- me hakkından yoksun bırakacak bir se- çim anayasal bir seçim değikür" dedı. SiyasaJ partileri seçimden seçime koş- mayı bırakmaya çağıran Cindoruk. "5*i bir yerde seçime gidiyoruz. 5'i bir verde befki bir sünnet düğününde güzeldir. A- ma o 5'i bir yerdeseçim için halkın önün- de çok kötü bir örnektir. Ona rağmen bir seçime haarlamyoruz. En üst yönetimi halkın seçtiği bir seçim sistemi ve huku- ka ihtiyacımız var. 2 genel başkanın ülke- yiseçimegötürebildiği birbaşka ülkegös- terin" diye konuştu. \urgulayarak "Hürmedyavedemokrasibir- birinden aynlmaz bir büründür" dedi. De- mırel. medyanın hıçbır şe\den korkmadan, kimseyı kayırmadan, hıçbirçıkargrubuyla birlıkte hareket etmeden gerçeklerı ortaya koyması gerektığını söyledi. Demırel. Mus- tafa Kemal Atatürk"ün "Basınözgürlüğün- den doğabilecek sakıncaları ortadan kaldır- manın en etkili yolu. bi/arihi basın özgürlü- ğüdür" sözünü anımsattı. Genel kurula yö- nelık "Basınözgürlüğündeşidderin ve terö- rün yeri var mıdır: özel hayatın dokunul- mazhğı nasıl teminat altına alınacaktır: ifh- ra ve karalamaya dayanan haberin zaran nasıl önlenebilecektir" dıye soran Demırel, " Bunlar.sadecesiz medya çalışanlannın yet- kin bir şekilde cevap aramanız gereken so- rulardır" dıve konuştu. \\ \?C Başkanı \ e Hmdıstan Basın Kon- seyi Başkanı olan yüksek yargıç P.PSawant ise serbest basının bir sının olduğunu belır- terek. uluslararası şıkâyet mekanizması kur- mayı amaçladıklannı söyledı. Basın Konseyi Başkanı Oktay Ekşideba- sına başta hükümetler olmak üzere hıçbır otoritenin müdahalesıne izin verilemeyece- einı l d IRMIKI AYDIN ENGİN aengin (a posta. cumhuriyet. com. tr Oldum bittim şu borsa denen kurumu anlayamadım. Belki o kadar karışık degildir ama be- nim bilgim yetmiyor. Bildiğini ya da bilmesi gerektiğini düşünüp danıştıklanmın da benden pek farklı olmadıklannı görüyorum. Gel gör ki haftalardır, aylardır "Kriz! Kriz geliyor! Krız geçti! Yok, geçmedi, daha yeni geli- yor" gibisinden haberler oku- yoruz ve haberlerden anlaşıla- cağı üzere sözü edilen kriz. bor- salarla yakından ilgili. O yüzden gene de borsada olup bitenler üstüne bilgilenmek zorunlu. Büyük gazetelerin borsa üs- tüne yazan ekonomi ulemalan anlaşılan biz faniler için yazmı- yortar. Onların kullandıkları te- rimler de, kafalannın işleyiş yö- nü de bencileyin sade yurttaş- lar için kuşdilinden farksız. Kitaplar ıse borsayı ve borsa- da olup bıtenlen o kadar yalın anlatıyor ki. "Yahu üstünde bu kadar yaygara kopan bir ış bu kadar yalın olamaz" diyorsu- nuz. KrizeGirKurtul!Ama kitaplar inat ediyor. (Kitaplardan) anladığım ka- danyla tasarruflarını değerlen- dırmek ısteyen yurttaşlar. dö- viz, altın gibı yollann yanı sıra borsada hisse senedi alma gi- bi bir olanağa da sahıpler Pa- racıklarını. sağlam olduğuna inandıklan bir şirketin hısse se- netlerine yatınyorlar. Yılın so- nunda o şırket kâr ederse, da- ğıtılan kârdan onlar da hıssele- ri oranında pay alıyorlar. Böylece tasarruf sahiplerı pa- ralannı değeriendirmiş oluyorlar. Şirketleryatınmlar için gerek- sindikleri parasal kaynakları yurttaşların birikimlerinı topla- yıp, hisse senedi vererek karşı- lıyor. Yastık altında, banka ka- sasında, döviz halınde filan ya- tarak pek verımli olamayan ta- sarruflar, "sermayeye dönuşe- rek", ülkenın kapıtalist yoldan kalkınmasına katkıda bulunu- yor. Yatırımlaryenı iş alanları ve olanakları yaratıyor. işsızler, ış güç sahibı olup ellenne üç beş kuruş geçince alışveriş ediyor- lar. Alışveriş mal üretımini özen- dinyor. Mal uretımı arftıkça ül- kenin (kapitalist yoldan) kalkın- ması hızlanıyor. Eğer hısse se- nedi çıkaran şirketlerin kârtılığı yüksekse, yalnız yurtıçınden değil, yurtdışından da tasarruf sahiplerı koşup hısse senedi satın alıyorlar. Başkalarının pa- rası da, o ulkede sermayeye dönuşmüş oluyor. (Kapıtalist) Kalkınma daha da hızlanıyor, falan filan... Bütün bu ışlere de borsa de- nen kurum aracılık ediyor. Ta- sarruf sahiplerı ile hisse senedi çıkarıp satışa sunan şırketleri buluşturuyorve "para"nın "ser- mayeye donuşmesıne olanak sağlıyor. Işı benden daha ıyı bıldikleri- ni bildiğim kişilere bu bilgileri aktanp, "Peki şimdi bizim bor- sada patlayan bu kriz nereden geliyor? Şirketler mi kâr ede- medi; başka alanlarda ya da başka ülkelerin borsalarında daha yüksek kâr olanakları çık- tı da ondan millet elindeki his- se senetlerinı satıp tüymeye mi kalkıyor" dıye sorduğumda ki- mileri mıdesı ekşimiş gibı surat buruşturup dınledı beni. Kimile- n açıkça, cehaletıme şaşan ve acıyan gözlerle baktılar. Krızin "küresel olduğunu" vurguladılar. Globalleşmiş dün- yada olup biteni salt Türkiye ile açıklamaya kalkarsam çuvalla- yacağımın altını çızdiler. Mos- kova, Frankfurt. Tokyo, Singa- pur, Nevv York, 2ünh, Londra borsalanndaki son gelişmeleri anlatmaya koyuldular. Onlara "Ama İstanbul Men- kul Kıymetler Borsası'nda (İMKBj topu topu 277 şirketin hisse senedi işlem görüyor. Bu şirketlerin halka açtıklan serma- yenın oranı ıse yüzde 19'u bile bulmuyor. Sermayenin geri ka- lanı gene aile içinde kalıyor. Bu kadar küçük bir orandan nasıl olurda Türkiye ekonomisiniet- kileyecek bir kriz doğar; ne de- meye haftalardıryeni Vergi Ya- sası 'nı deldirmeyeceklerini vur- gulayan Başbakan, gezisiniip- tal edip borsayı kurtarma ope- rasyonuna soyundu" diye sor- dum. Danıştıklarımın tümü "kem" ve "küm" etmekten bir adım öteye gidemediler. Içlennden biri kulağıma fısıl- dargibı "Vergi"dedi, "borsage- lirlerinihükümet vergilendirme- ye kalktı. Borsadan para kaza- nanlar da vergi dendi mi kalp krızı geçirecek gibi oluyorlar. Borsada oyüzden krizpatlıyor". Bu ay bizim muhasebe şefi gene maaşımdan vergi kesme- ye kalkarsa kalp krizi geçiriyor dümenıne yatmayı tasarlıyo- rum. Belki Mesut Yılmaz gezi- sini yarım bırakıp bana da bir kolayhk düşünür... POLTIİKA GÜNLUGU HİKMET ÇETİNKAYA Eski Şarkılar... Haydi gökyüzünü mavıye boya bugün... Çocukluğumu anlat bana, gençlığımden bir di- zi anı getir koy önüme... Sevdanın burukluğunda hüzün uçurtmalarımı havalandır, Homeros destanında başlayan bıröy- küyü yazmaya başla bu sabah... Çocukluğumdan bir fotoğraf seç, bılyelerımi, topaçlarımı, çemberımi çıkarsandıktan... Ağları çiz. martıları; balıkların ıri görüntüsünü; sabahın serinliğini, kayıkları yan yana getır; sula- nn lacivert aydınlığını yansıt yalvarıyorum... Artık uyan bir pazar sabahı; gözlerini aç, bıraz daha yaşlandığımı, saçlanma aklar düştüğünü gö- receksin; bakışlarımın bir noktada kılıtlendiğine, gözbebeklerımın kısıkgemıci fenerlerine benzedi- ğine tanık olacaksın... Guillaume Apollinaire'den bir şiır oku haydı!.. Denizden gecelerde yorgun düşen ben: bir Mi- dilli sabahında çocuksu düşlerle uyanan sen. bi- raz da eski şarkılarımızı söyle ne olursun!.. Haydi denizi çiz benim için; özgürlüğü, aşkı, ya- şamı, geleceği çiz!.. Zeus soyundan kalma aşklar bul çıkar tarihin içinden!.. Necati Cumalı nın İyonyasında dolaş, Edip Cansever'in masalcı kızını ara gün doğmadan... Umudu çiz, alın yazısını çiz... Ayazı da çiz alın terini de... Balıkçılan çiz balıkçıları... Geceyi de çiz doğacak günü de... Yoksulluğu çiz çaresini de... Sömürüyü de çiz hainlıği de... Bir an aç gözlerini, benim yok oluşumu da çiz... Diyarbakır surlannın altında can veren ve beş ki- şiden biri olan Şükran'ın. Asım'ın öyküsünü yaz birkenara... Haydi o çocukların ölümünü anlat, yaşamından birkesit yakala!.. (stersen derin ve sessiz bir akşamın boşluğun- da tüm hüzünleri topla sarhoş gemıci çığlıklann- da; istersen evrenin gökkuşağı rengine tüm büyü- cüleri getir vesakla... • • • Içimizde taptaze bir sevimlilik avuçlanmızda bir tutku yaz güneşınden kalma... Çevrene bak bir güz sabahında!.. Alçakları gör, sahtekârları tanı!.. Çıkar peşınde koşan, her türlü üçkâğıtçılığı ya- şam biçimı sananların farkına var!.. Yazılannda emeğı savunanların ınsanı nasıl sö- mürdüğüne tanık ol; kendı düşüncesınden başka hiç kimsenin düşüncesı yok sananların fotoğraf- lanna bak... Ne diyorlar sana, iyi dınle: "Ben iyi düşünürum, ben iyi bilirım..." Aslında giderek yok oluyorlar... Çürüyorlar Gerçek kimliklerı, ıkıyuzlülüklerı bir bir ortaya çı- kıyor... Ama farkında değıller!.. Onları oyalamak çok kolay; ıkı güzel söz söyle; hak etmedikleri övgüler getır; ışıni çpzümlersin!.. Bu evrende 'kapıkulu' olmak.isteyenlerin. her yanlışa "Çok güzelyapıyorsun" diyerek baş sal- layanların sayısı giderek çoğalıyor... Biliyorum, senin de içinde alacalı bir iç sıkın- ösı var... Onun için yaşamın loş erguvanlığında bir yolcu- luğa çıkıyorsun... Ama ben sana şöyle seslenmek istiyorum: "Yanna var mısın söyle?" Günler, aylar ve yıllar geçıp gıdecek.. Çevrene bak, çevrene!.. Düzenbazlar dört kol çengı!.. Niye bu kıskançlık, niye bu hırs?.. Eriyorsun gıtgide, yok oluyorsun!.. Eski dostların niye yok? Neden çıkarcılarla bır- liktesin? Haydi, denizi çiz benim ıçin; geceyi çiz: doğa- cak günü de; yoksulluğu çiz çaresini de; umudu çiz, alın yazısını çiz... Suları maviye boya benim ıçın... Boyayabilir misın?.. • • • Geç de olsa öğrendim, insanlan kullanmak, on- ları çatıştırmak senin en büyük özelliğin... Çocukları seviyor musun sen çocuklan!.. Sence sevda. hüzün nedir söyler mısın?.. Nerede eski dostların? Neden yanında yoklar? Artık tek başınasın!.. Yalnızsın!.. Giderek eriyip yok oluyorsun!.. Haydi denizi çiz, aşkı çiz. özgürlüğü... Ama çizemezsın! Gizemli ülkeler bilirım ben, sevinçlı masallar; a- ma sen bilemezsin... Benim içimde bestelenmemiş şarkılar vardır. se- nin içinde yoktur; benim içimde resımlerden der- lediğim çocuklar vardır, senin içinde yoktur... Hiç Samuil Marşak'tan okudun mu sen? Çocuklar yaşamaz, yaşamaya hazırlanırlar!.. Sen Semyon Gudzenko'yu sevmedin, hep kıs- kandın... Ben bunu çok geç anladım!.. Bilir misin ölüme giderken türkü söylenir, ama daha önce ağianır!.. Unutma! Düşlerde anımsanır sevda. yürekte büyük hü- zün... Sen bunlan bilir misın? Diyarbakır'da surlar al- tında kalarak ölen Şükran ve Asım'ın öyküsünü anımsar mısın? hikmetcetinkayaf" cumhuriyet.com.tr Faks numaramız: 0212/ 513 90 98 ADANA 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NDEN DosyaNo: 1997 1 Davacı Mer>em Özütok vekılı Av. Aytül Cnal tara- fından davalılar Halil Oğuz vs. alevhıne mahkememıze açılan ferağa icbardavasınm yapılan yargilamasında; Adana. Reşatbey Mah. 260 Sk. Culhacı Apt. zemin kat adresınde bulunan 1 - Halil Oğuz. 2- fbrahım Özay- dın, 3- Süleyman Kara. 4- Şeref Kaşdan. 5- Halil Ibra- hım Aygün, 6- Meryem Öznacar. 7- Nfustafa Köseoğ- lu. 8- Alı Demırellı. 9- Muammer \apca'va da\etı\e tebliğ edilememış, belirtılen adreslerde yapılan zabıta incelenmesinde de adreslerı tespıt edılememıştır Adı geçen davalıların 7.! 0.1998 günü saat 9.35'de duruş- mada hazır bulunmaları ve\a kendılerını bir \ekılle temsil ettirmelerı. aksı halde duruşmalara de\am olu- nacagı ve yokluklannda karar venleceğı. dava dılekçe- si yenne geçerlı olmak üzere ılan olunur. Basın: 42751
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog