Bugünden 1930'a 5,499,814 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 2 EYLUL 1998 ÇARŞAMB/ 8 Jirinovski: I NEVV YORK (AA) Sivri fikirleriyle tanınan Rus parlamento üyesi ve aşın milliyetçi Liberal Demokratik Parti lideri Vladimir Jirinovski, ABD Başkanı Bill Clinton'un içinde bulundugu zor duruma acele çözüm getirdi. Nevv York Times gazetesinin haberine göre Jirinovsky şöyle konuştu: "Ülkemizin içinde bulundugu durum çok gergindir. Üstelik başkan Clinton'un dün başlayan ziyareti çok zamansızdır. Çünkü başkanın skandallan, bizler gibi yüksek manevi değerlere sahip kişilerin kendisiyle görüşmesine engel olmaktadır. Clinton daha sekreteriyle olan ilişkisini çözümleyememiştir. Rus toplumunun geleneklerine göre, bu durumda Clinton kansından boşanmalı ve sekreteriyle evlenerek bu tatsız sayfayı kapatmalıdır. Bizim yapacak başka önemli işlerimiz var". Züganov: Rusya'da darbe olacak • MOSKOVA (AA) - Rusya Komünist Partisi lideri Gennadi Züganov, Rusya'da Latin Amerika tipi darbe olacağını ve diktatörlük kurulacagını ileri sürdü. Züganov, bugün gazetecilerin sorulannı yanıtlarken, "Kurulacak diktatörlük, Laten Amerika'dakilerden bile daha şiddetli olacak" dedi. Öncelikle Viktor Çernomırdin'in, Devlet Başkanı Boris Yeltsin'in makarrundan indirilmesi için kullanılacağını savunan Züganov, ardından da, "bir vali-generalin, savunmasız Cernomırdin'i bertaraf edip diktatör olacağını" ileri sürdü. Rusya'da vali- general olarak, Krasnoyark Valisi, müstafı general Alexander Lebed biliniyor. ABD Başkanı Bill Clinton ile yann yapacağı görüşmeye de değinen Züganov, "Kendisine, Rusya'da neler olup bittiğini anlatacağım. G-7 ülkeleri, içkici bir kişiyi (Yeltsin) destekliyorlar" dedi. Rus bakan yardımcısı gözaltmda • MOSKOVA (AA) - Rusya Maliye Bakan Yardımcısı Vladimir Petrov, rüşvet almaktan gözaltına alındı. Rusya genel savcılığı tarafından bugün yapılan açıklamada, Petrov, "ticari bir bankanın çıkanna, rüşvet karşılığı yasadışı işler yapmakla" suçlanıyor. Petrov, Genel savcıhk birimleri ve Rusya iç istihbarat servisi görevlileri tarafından sorgulanıyor. Anravutlara yeni öneri • BELGRAD (AA) - Yugoslavya Cumhurbaşkanı Slobodan Miloseviç, Kosovalı Arnavutlara. bölgeye "belli bir ölçüde kendi kendini yönetme hakkı" vermeyi öngören ve 3 ila 5 yıl süreyle geçerli olacak geçici biranlaşma önerdi. Yugoslav Tanjug ajansının verdiği habere göre, Belgrad yönetimi ile Kosovalı Arnavut yetkililer arasında yapılacak bu görüşmelerle, bu öneriye dayalı bir anlaşmaya vanlmasının amaçlanacağı kaydedildi. Söz konusu öneriyle, Kosova bölgesine belli bir ölçüde kendi kendmi yönetme hakkı verilerek. açıkça ifade edilmemekle birlikte, Kosova'da yaşayan bütün toplumlara eşitlik sağlanacağı vaat ediliyor. IRA'dan barışa katkı • LONDRA (AA) - Irlanda Cumhuriyet Ordusu'nun (IRA) siyasi kolu Sinn Fein'in de imzası bulunan Banş Anlaşması'na olumlu katkılannı sürdürüyor. Önceki gün "Gerçek IRA" adıyla yeniden yapılanan bir grup militanına "kendini feshet" çağnsı yapan örgüt, dünkü açıklamasında da 1970'li yıllar boyunca kendi militanlannca öldürülen kişilerle ilgili araştırma başlatacağını bildirdi. DIŞ HABERLER ABD Başkanı Bill Clinton, Rusya 'da siyasal krizin ortasına düştü Kremlin'de 'YaralılarZirvesi'HAKANAKSAY MOSKOVA-Rusya' nın yakın tarihinin en ciddi krizlerinden bi- rini yaşadığı koşuliarda. ABD Başkanı BülCKntonMoskova'ya geldi. Dün Rusya lideri Boris Ye/tsin'le görüsen Clinton. bu- gün de muhalefet temsilcileriy- le bir araya geliyor. Görüşmele- rin ana konusu, Rusya 'daki eko- nomik ve siyasi kriz. Dünyanm gözünü Rusya'ya çevirmiş olmasmın nedeni bu kez iki ülke lideri arasında yapılan zirve değil, Moskova'ya tehlike- li aşamaya tırmanan ekonomik \e CASTRO: Şeytanın opucugu SALVADOR(AA)- Küba lideri Fıdel Castro dünya ekonomısınde yaşanan karmaşadan küreselleşmeyi sorumlu tutarken Uluslararası ParaFonu(IMF)gibi mali örgütleri "şeytan" olarak nitelendirdi. Brezilya'nın Salvador kentinde gazetecilere açıklamalarda bulunan Castro, Rusya'da yaşanan ve dünya pazarlannı tehdit eden mali çöküş için "Dünya ekonomik krizi budur" dedi. Pazar ekonomisinin çökmekte olduğunu söyleyen Castro "Bu, pazar ekonomisi kurallannın ve aj nı zamanda küreselleşmenin, yeni dütna düzeninin kaçmılmaz sonucudur" dedi. Bağlantısızlar zırvesı için Güney Afrika'ya gitmeden önce Brezilya'da mola veren Castro, IMF için de "şeytanın öpücüğü' tanımlamasını kulfanarak yardım isteyen ülketen kucaklarken öldürdüğünü kaydetti. 'Allah'ın izniyle' Bir gazetecinin "tktidarda kalmaktan yorgun düşmediniz mi" şekJmdeki sorusuyla karşılaşan Castro "Allah izin verdiği siirece iktidarda kalacağuu" söyledi. Küba lideri "En yüce irade, önce Allan. sonra halknr" dedi. • Moskova zirvesinin ilk turunda, özellikle, Rusya'daki mali ve ekonomik kriz üzerinde yoğunlaşıldı ve Clinton, Yeltsin'in bu konuda verdiği bilgileri dinledi. siyasi kriz. Zirvenin ana günde- minde de bu kriz ve krizden çık- ma yollan bulunuyor. ABD Başkanı Bill Clinton ile Rusya Devlet Başkanı Boris Yelt- sin'in, fuzesavar uyan sistemle- ri konusunda işbirliği yapma ve plütonyum stoklannı azaltma ko- nulannda anlaştıklan bildirildi. Başkanın ulusal güvenlik konu- lanndaki danışmanı Robert Bell'in verdiği bilgiye göre. iki lider arasında vanlan anlaşmay- la, iki ülkenin yetkilileri, füze- savar uyan sistemlerinden elde edilen bilgileri birbirlerine ile- tecekler. Bell, liderlerin, aske- ri amaçla kullanılan plütonyum stoklannın da50"şertonazaltıl- ması için anlaştıklannı belirtti. Yeltsin ileClinton zirvesinin dün sona eren ilk turunda. ABD'nin Rusya'ya krizi aşma- sı amacıyla mali yardım yapma- sı konusunun gündeme gelme- diği, aynca, Yeltsin'in Clinton'a, "reformlaradevam" sözü verdi- ği bildirildi. Açıklamayı yapan Yeltsin'in Sözcüsü Sergey Yastr- jembski'yegöre ABD'nin doğ- rudan mali yardımı gündeme gel- mesebileCJinton, Rusya "daki kri- zin bütün dünyayı etkıledığinden yola çıkarak, "Dünyanın önde gelen ülkelerinin, Rusya'ya, bu krizi aşması için yardım etme- Clinton, Kremlin'de Rus geleneklerine uygun bir biçimde karsılandı. Clinton, kendisine uzatilan bir somun ek- meğe el bastı. Önce yassılaşan ekmek hemen eski haline döndü. Bunun üzerine Clinton, Yeltsin'in pek çok zor- luğun altından kalkmasına aüfta bulunarak "Aynı sizin gibi hemen eski haline geUverdi" dedi. si, kendilerinin de çıkanna ola- caktır" dedi. Yeltsin, Clinton'a, reformla- nn terk edilmeyeceği yolunda güvence verirken. reformlarla sağlanan birikimin harcanmaya- cağı, gen adım atılmayacağını vurguladı. Yeltsin, serbest pa- zar ekonomisinin ve demokrasi- nin daha da geliştirileceğini be- lırtmesine karşın, ülkenin bugün içinde bulundugu özel şartlar dikkate alındığmda, devletin eko- nomideki rolünün artması gere- keceğini söyledi. ancak buna kar- şın. bu devlet müdahalesinin tak- tik düzeyinde kalacağını ve re- formlan tehdit etmeyeceği- ni anlartı Yastrjembski'nin açıkla- masına göre, görüşmelerin dünkü ilk turunda, özellik- le, Rusya'daki mali ve eko- nomik kriz üzennde yoğun- laşıldı ve Clinton, Yeltsin'in bu konuda verdiği bilgileri dinledi. İki lidenn dün ele aldıgı diğer konular ise. START sü- reci ve AKKA gibi ulusla- rarası silahsızlanma süreç- leri, uluslararası terörizm ile mücadelede işbirliği, Iran ve Pakistan'a fîize teknolojisi aktanlmasının engellenme- si oldu. Öte yandan Boris Yeltsin, Clinton ile zirve top- lantısının ardından, Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac ile yine aynı konuda bir telefon görüşmesi yap- tı. İki lider, bugün yeniden bir araya geliyor. Yine bu- gün Başbakan Vekili Viktor Çernomirdin, komünist li- der Gennadiy Züganov, emekli General Aleksandr Lebed ve Moskova Beledi- ye Başkanı Yııriy Lujkov'la görüşecek olan Clinton da- ha sonra ülkesine dönecek. Başkan - Dunıa düeüosu sürüyorMOSKOVA (Cumhuriyet)- Rus- ya'da fınans bunalımı olarak ortaya çık- tıktan sonra siyasal boyutlar kazanan tıkanıklık sürüyor. Başkan BorisYelt- sin tarafından başbakanlığa atanan VTktor Çernomirdin'ın önceki gün parlamentonun alt kanadı Duma'dan onay alamaması gerginliği daha da arttırdı. Dün hem Yeltsin hem de Du- ma sözcüleri tarafından yapılan açık- lamalar, kımsenın ödün vermeye nı- yetli olmadıgını bir kez daha ortaya koydu. Duma'nın önümüzdeki pazartesi yapılacak oylamada Çernomirdin'ı tekrar reddetmesi durumda. sıra üçün- cü ve son oylamaya gelecek. Bu oy- lamanın da aynı biçimde geçmesi. ya- • Rusya'da siyasal bunalım tırrnanıyor. Hem Yeltsin, hem de Duma kesinlikJe ödün verme rüyeîuid/S -••_ olmadıgını söylüyor. salara göre Yeltsin'e Duma'yı fesh gin. Rusya lideri dün yaptığı açıkla- edip yeni seçimlere gitme hakkını ve- recek. Ya da Yeltsin. üçüncü oylama için parlamentonun üst kanadı Fede- rasyon Konseyi'nin Başkanı Yegor Stroyev Moskova Beledıye Başkanı Yuriy Lujkov gibi bir başka aday be- lirleyerek uzlaşma arayacak. Veya başkanın yetkilerinin kısıtlanarak par- lamento ve hükümetin yetkilerinin arttınlması güvence altına almırsa, Duma-Çernomirdin de dahil- Yelt- sin'in önereceği adaya destek verecek. Ancak bugünkü ha\a oldukça ger- mada 'Benim adayım Çernomirdin, ondan kesinlikJe vazgecmem' dedi. Duma'nın Çernomirdin'i reddederek önemli birhata yaptığını savunan Yelt- sin. böylel ikle yürütme v e yasama or- ganları arasında uzlaşma fırsatmın gen tepilmiş olduğunu belirtti. Öte yandan Duma Başkanı Genna- di) Selezmm "Çernomirdin'in hiç şansı yok" diyerek Yeltsin'e bir baş- ka aday seçmesini önerdi. Komünist lider Gennadiy Zyuganov ise "Yeltsin dahaönce Duma'ya sunduğu adayla- n inaüa üç ke/ gündemegetirmisti.Tu- rumu tahrik edicidir \e Rusva'ıun ır- ana geçmekte kararh olduğunu gös- termektedir" dedi. Çernomirdin'in başbakanlığı önümüzdeki pazartesi günü Duma'da yeniden oylanacak. Bu arada Çernomirdin, dün Bakan- larKurulu'nun birkısmıyla ilgili öne- risini Yeltsin'e sundu. Dışişleri. içiş- leri. savunma bakanlan ile haberalma örgütü FSB şefinin değişmedıği bıl- diriliyor. Ulusal haberalma örgütü FSBnin (eski KGB) şefı Yladhnir Pu- tin' krizi çözmek için güç kullanmak gerekmediğini söyledi. Putin "Eğer birileri yasalann dişına çıkma yoluna giderse buna kesiııiikle izin vermeviz" dedi. Pyongyang'm ftize denemesine sert tepki Japonya gıda yardımını kestiDışrlaberier Servisi - Kuzey Kore tarafından firlatılan balistik füzeye tepki gösteren Japonya, bu ülkeye yönelik yapılan gıda yardımını dondurduğunu açıkladı. Füzelerin önceliklı gündem maddesi olarak görüşüldüğü dünkü Bakanlar Kurulu toplantısmın ardından basına açıklama yapan hükümet sözcüsü Hiromu Nonaka Tokyo'nun Kuzey Kore'ye yönelik izlediği politikayı gözden geçireceğini belirterek açlıkla boğuşan ülkeye yapılan gıda yardımı ile ikili ilişkilerin nonnalleştirilmesi görüşmelerini durdurduğunu söyledi. Japonya Dışişleri Bakanı Masahiko Komura da "Kuze> Kore ile ilişkilerimiz eskisinden daha fazia serdeşecek" diye konuştu. Kuzey Kore tarafından önceki gün firlatılan balistik füzenin Asya bölgesinde güvenlikle ilgili endişeleri arttırdığı ve Japonya'nın "düşman silahlannı belirleme yeteneği'' konusunda ciddi sorulan akla getirdi. Komura, bakanlar kurulu toplantısı sonrasmda yaptığı açıklamada. Kuzey Kore füzesinin Japonya'nın füze savunma sisteminin geliştirilmesinde ABD ile Kuzey Kore füzesi gerginlik yarattı ÇİN KUZEY KORE PYONGYANG a / Ö S E RUSYA , A ' GUNEY KORE ' 31Ağustas: Pyongyang tarafından son 5 yıl içinde ilk kez fırtatılan balistik fuze ulusiararası sulara duştu Japon Dertiri C^Pusan ortak planlanna hız kazandırabileceğini söyledi. Ülke savunmasında büyük ölçüde ABD'ye güvenen Japonya'nın füze savunma sistemi bulunmadığı belirtıliyor. Japonya bu arada, fiizeden kalan parçalan bulmak için Pasifik Okyanusu'nabirde askeri gemi gönderirdi. Önceki gün füzenin yanlışhkla firlatıldığını savunan Moskova yönetimiyse, dün füzenin Rus karasulanna düştüğü haberlenni "endişeyie karşüadığuu" açıkladı. Kuzey Kore tarafından firlatılan füzenin bazı parçalannın Rusya'nın Pasifik Okyanusu kıyısına düştüğü kaydediliyor. Rusya Dışişleri Bakanhğı Sözcüsü Vladimir Rakhmanin "Kuzev Kore'den firiaöJan füzenin Rusya'nın ekonomik suurlannda kalan sulara düştüğü haberleri endişe yaratû" diye konuştu. ABD Haberalma Teşkilatı (CIA), Kuzey Kore'nin. dünyada füze ihracatçısı ülkelerin başında geldiğini öne sürdü. CIA raporuna göre Kuzey Kore Orta Doğu'daki bazı ülkelere hem roket hem füze teknolojisi satıyor. KuzeyKore açlıktan kırılıyorDtş Haberler Servisi - Kuzey Kore'de bin- lerce gıda ve ılaç yetersizliği yüzünden yaşa- mmı kaybederken hükümetbütçesinin önem- li bir bölümünü füzelere ayınyor. ABD'de yayımlanan haftalık Nevvsvveek dergisinde yer alan haberde. binlerce Kuzey Koreli'nin yasadışı yollardan Çin'e kaçtığı belirtilerek yiyecek bulamayan Kuzey Kore- lılerin otlarla beslenmek için dağlara çıktığı kaydediliyor. Japon gazeteci Jiro Ishimaru açlıktan ka- çarak Çin'deki özerk Yanbian bölgesine sığı- nan Kuzey Korelilerin sayısının 50 bin oldu- ğunu belirtiyor. Bölge nüfusunun yüzde 40'ını Kore kökenli insanlann oluşturduğu Yanbian bölgesinde, kaçak Kuzey Korelilerin yaka- lanmalan halinde sınırdışı edilmekten ve hap- se atılmaktan kurtulmak için sürekli sakJan- makzonındakalıyorlar. Yanbian bölgesinde- ki Kore kökenli aileler cezası büyük olsa da yeni gelen sığınmacılara kapılannı açıyorlar. Habere göre uluslararası yardım kuruluş- lan Çin'in Yanbian özerk bölgesinde saklanan Kuzey Korelilere çoğunlukla ulaşamıyor. Bu- dıst Paylaşım Hareketi adlı Güney Koreli gru- bun raporuna göre Kuzey Kore'de bazı böl- geler hükümetten 1992 yılından bu yana hiç yiyecek yardımı almıvor. Kuzey Koreli sığırunacılarla yapılan görüş- melerde, yaklaşık yüzde 43'ü uzun süre ot yi- yerek kannlannı doyurduklannı söyledi. Ja- pon gazeteci Ishimaru, uluslararası yardım kuruluşlannın bir an önce harekete geçmeme- si halinde ülke dışında kaçan Kuzey Korelı- ler arasında da ölümlerın artacağı uyansında bulunuyor. Bu arada, Kuzey Kore'ye gitmeyi başara- rak akrabalannı ziyaret eden Kore kökenli bir Çin vatandaşı. sokaklarda kadınlann ve çocuk- lann bir lokma ekmek için dilendiğini. so- kaklarda ceset görmenin olağan hale geldiğini anlatıyor. BIÇAKSIRTI EROL Japonya'nın Yeni Asya Politikası ve Tiirkiye Konferanslaf vermek için konuk olduğum Japon- ya'da 12 qün kaldım. Üniversite çevreleri, basın ya- yın kuruluşlan meslek örgütleri ve dışişleri yetki- lileri ile görüşrrielerim oldu. Japonya 1990 sonra- sının değişen dünya koşulları doğrultusunda yeni bir Asya politikası oluşturmak istiyor. Daha doğ- rusu olmayan bir politikayı kurmak istiyorlar. "Biz 1990 öncesinde Asya'ya ABD veAvnıpa 'nın göz- lüğü ile bakard'K artık kendi politikamızı oluştu- ruyoruz" diyorlar. Bunun arkasındaki gerekçe ise Asya'da, ABD ve Avrupa ile rekabeti. Amerika ve Avrupa, Asya'da yoğun rekabet içine çoktan gir- diler bile. Doğal kaynaklar ve pazarların denetimi için çekişme çoktan başladı. Japonya artık, ben onların gözlüğü i'e Asya'ya bakamam, Japon- ya'nın Asya'daKİ çıkarlarını koruyacak ayrı bir po- litikam olması gerekir diyor. Ve bunun hazırlıklan içine girmiş. 1997 yazında Japonya, kendi Asya politikasını oluşturacağını başbakanın ağzından açıklamış ve adını da Ipek Yolu koymuş. Çünkü kendisini bu böl- geye, aynen Türkiye gibi "yakın" hissediyor. Ipek Yolu adı da bundan kaynaklanıyor. Olaya, kültürel ve tarihsel bir boyut eklemiş. Japonların Asya'ya yaklaşımlarında sıkıntılan var. Işe, Amerika ve Ayrupa'dan geç başladılar, on- lar bir adım öndeler. öte yandan Japon büyük fır- maları biraz nazlı, Asya'daki ülkelerde ortalık toz duman içindeyken kollan sıvayıp risk almak iste- miyorlar. Ortalığın durulmasını, taşlann yerli yeri- ne oturmasını istiyorlar. Ortalığın durulmasını, taş- lann yerli yerine oturmasını beklemek ise treni ka- çırmakla eş anlama geliyor. Böyle bir çelişki için- deler, ancak Japon hükümeti ilk adımlan atmaya başlamış. Bu adımlar içinde, Türk-Japon işbirliği de üzerinde çalışılan boyutlardan birisi. Asya'da Türk-Japon işbirliği Japonlar, Türk özel sektörü ve siyasal çevreler ile işbirliği arayışındalar. Türkiye iç Asya ülkelerin- de, küçük ve orta ölçekli firmalan aracılığı ile iş ya- pıyor, büyükler henüz girmemiş. Japon tarafı ise bizde, sadece büyükleri tanıyor, onlarla ilişkileri var. Diğerleri ile ilişki kurma olanağını bulamıyor- lar. Japon tarafının Asya'da Türk firmaları ile iş yapmak istediği bir gerçek, ancak "bir araya gel- mesi gerekenler" bir türlü buluşamıyorlar. Şimdi- ye kadar yapılan ortak toplantılardan çıkan sonuç bu. Türkiye için Asya'da Japonya ile işbirliği çok önemli. Bugün Japonya'da bazı sıkıntılar yaşanı- yor, ama konuya "uzun dönemli" olarak bakmak gerekir. Japonlar bunun farkında, biz ne kadar far- kındayız, onu pek kestiremiyorum. Çünkü şöyle bir baktığımızda, Japonya'da Türkiye'nin variığı his- sedilmiyor. Deprem ve yangın haberleri dışında adı geçmiyor. Birçok küçük ülkenin Japonya'da yar- llğını görüyorsunuz, Türkiye ise ortalarda yok. Üs- telik Japonya Türkiye ile ilişkiierine "ipoteksiz" ba- kıyor, Avrupa ve Amerika gibi iç ve dış politika so- runlarımıza bulaşmıyor, Türkiye karşıtı lobiler Ja- ponya'da yok. Japonya'daki konferanslarım ve görüşmelerim sırasında Japon tarafında, Türkiye ile Asya'da iş- birliği isteğini açık bir biçimde gördüm. Ancak bu- nu uygulamaya koymakta zorlanıyorlar. Onlardan da bizden de kaynaklanan eksiklikler var. önem- li olan, siyasal çevrelerin bu eksiklikleri görmeleri ve çözüm getirmeleri. Bu da, konuya eğılmelerini gerektiriyor. Asya krizi, Doğu Asya krizi, Japonya'daki sıkın- tılar hepsi doğru. Ancak Japonya, Amerika'dan son- ra, dünyanın ikinci büyük ekonomik devi. Banka- cılık sektörü bazı sıkınıtlar geçirse bile öyle bir bi- rikimi, dinamizmi ve toplumsal dokusu var ki bu sorunları rahatlıkla atlatabilecek güçte. Ankara bu tür konjonktürel sorunlara aldanmamalı ve uzun dö- nemi düşünmelidir. Uzun dönemde, Türkiye'nin çok boyutlu dış ilişikler dengesinde Japonya'nın da değerfendirilmesi büyük önem taşıyor. Özellikle 1990 sonrasının değişen bölgesel ko- şullan içinde. Bağlantısızlar buluşuyor• 113 ülkenin lideri bugün Güney Afirika'run Durban kentinde bir araya geliyor. DLRBAN(AA)- Gelişmekte olan 113 ülkenin devlet başkanlan ve hükümet temsilcilerinin bir araya geldiği Bağlantısızlar Hareketi'nin 12. zir\esi Güney Afrika'nın Durban kentinde bugün başladı. Güney Afrika Devlet Başkanı Nelson Mandela'nın liderligini yaptığı zirve iki gün sürecek. Mandela'nın yaptığı konuşmayla açılan 2] n e, aynı zamanda gelecek yılın nisan ayında görevini bırakacak olan Güney Afrika Devlet Başkanı'nın liderlik yaptığı son uluslararası konferans olma özeüjğj taşıyor. Soğuk Sava^ döneminde Beyaz Saray ve Kremlin'in egemenliğine karşı dünyanın 3. siyasi \% ekonomik güç merkîzjrıj oluşturmayı hedefle.en hareket. Soğuk Sava,"ln sona erdiği bu dönerçde kendisine yeni bir n\ bulmaya çalışıyor. Dün zirveden önce yapılan dışişlen bakanlan toplantısında, ABD qjn Sudan ve Afganista:'a düzenledigi saldınlaia Afrika Büyük Gölle bölgesinde artan çatışmalar ele almdı. Afrika ülkelerinden Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde yaşanan ıç savaşın da zirve de öncelikli olarak ele alınacağı bildirildi. Zirvede aynca 3 yıl önceki toplantıda hazırlaranasma karar venlen 62 sayfalık ekonomi raporu da görüşülecek. Rapor, IMF ve Dünya Bankası gibi dünya mali kuruluşlan, az gelişmiş dünyanın ihtiyaçlannı göz ardı ettiği gerekçesiyle eleştiriyor. Nfısır Devlet Başkanı Nasır Hindistan Devlet Başkanı Nehru ile Endonezya ve Yugoslavya Dev let Başkanlan Sukamo ve Tito'nun önderliğinde 1950'hyıllarda oluşturulan hareket, gelişmekte olan ülkeler arasında dayanışmayı yükseltmeyi amaçlıyordu. Batılı siyasi uzmanlar, kurulduğu yıllardaki başlıca politikasının gelişmiş ülkelerden daha fazla yardım talep etmek olan hareketin, dünyanın siyasi ve ekonomik yapısının değışmesi sonucu etkisiz kaldığı yorumunu yapıyorlar.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog