Bugünden 1930'a 5,500,335 adet makale



Katalog


«
»

2 EYLÜL 1998 ÇARŞAMBA CUMHURİYET SAYFA KULTUR 13 ALLECRO EVtN tLYASOĞLU ÎDSO'nun yeni mevsîm programıtstanbul Devlet Senfoni Orkestrası'nda yenı mev- simin hazırlıklanni yönetim laırulu üyeleri Orhan Topçuoğlu ve Ertuğrul Köse anlattılar. - Bu mevsimin program düzenlemesinde belü bir febefe ya da tema bütünlüğü öngörüldü mfl? - tlk bakışta görülmese de var gibi algılanabilir. Biz geçen mevsim bir dinleyici anketi yaptık. Sonuçlara göre programı oluş.turduk. Dinleyicinin genel eğili- mi, alışık olduğu eserleri ve bildik sanatçılan dinle- mekten yana. Böylece klasikleşmiş eserler seçtik. Ek olarak, çok çalınıyor diye bir kenara atıp yıllardır çal- madığımız ünlü eserleri de ekledik. Fantastik Senfo- ni gibi. - Orkestranın dağarcığıru genişletmek ve dinleyid- yi de eğitmek açısından >eni yapıtlan çalmak gerek- mezmi? - Çok haklısınız, ama orkestramızın iyi bir kütüp- hanesi yok. Yeni eserler için çok yüksek nota kirası ödeniyor. Geçen sene 5-6 milyar ödendi. Tabii ki Fi- larmoni Dernegi aracılığı ile. Bu yıl yeni eserlerden Çaykovski'nin 7. Senfonisi var. Epeydir çalınmayan Mahfcr" in Topragın Ezgisi (henüz şancılan kesinleş- memiş), Franck Re minör senfoni, Elgar'ın 1. Sen- fonisi çahnacak. Aynca programlara bvrtakım hafta- lar koyduk: Romen. Viyana, Azeri, Barok haftaları gibi. Böylece bu özel haftalara yeni nota getirtmek için yabancı konsolosluklardan da destek bulunabi- liyor. - Bu yıl solistler de sanki evin içinden seçilmiş. Ço- ğunhıkİa orkestra üyeleri arasından, üyelerin yetişti- ği konservatuvariann öğretim üyek'rinden. yeni par- layan gençlerden, birkaç devlet sanatçısı ve birkaçya- bancıdan oluşuyor. Devlet sanatçüanndan Giilsin Onay. Ayşegül Sanca, Mehveş Emeç. Suna Kan gibi isimlere konser verilmemiş. Her sene yoğun müracaat olur. Bunlann arasından bir-iki kişiye konser verilebilirdi. yüzde doksan do- kuzu olumlu bir cevap alamıyordu. Bu sene onlara şans tanıdık. Teknik kurulda demokratik bir oylama yapıldı \e bu ev-içi programı çıktı. Zaten Suna Kan henüz iyileşmedi. Her bir devlet sanatçısına konser verildiği takdirde programlar doluyor. Devlet sanat- çılanndan Hüseyin SermetBartok 3. konçertoyla açı- hşı yapıyor. tdil Biret, ProkofiyeTin 3. konçertosunu çalacak. Ayla Erduran, Beethoven'ın. Verde Erman, Schumann'm konçertolanyla kaülıyorlar. Gençlerden Cihat Aşkın, Özgür Aydın, Emre Elivar, Nihan Yapa- k, Bahar Biricik gibi solistlere ağırhk verildi. a.rkestramızın iyi bir (kütüphanesi yok. Yeni eserler için çok yüksek nota kirası ödeniyor. Geçen sene 5-6 milyar ödendi. Tabii ki Filarmoni Derneği aracılığı ile. Bu yıl yeni eserlerden Çaykovski'nin 7. Senfonisi var. Epeydir çalınmayan Mahler'in Toprağın Ezgisi (henüz şancılan kesinleşmemiş), Franck Re minör senfoni, Elgar'ın 1. Senfonisi çahnacak. Aynca programlara birtakım haftalar koyduk: Romen, Viyana, Azeri, Barok haftalan gibi. - Neden hiç korolu. şan konserleri yok? - Bizim kendi koromuz yok. Opera korosu çok pa- halı geliyor. Koro bulmak çok zar. - fi)SO "orkestra sotistliğT konusunda yönetim hiçbir yasal statüye dayanmayan solistlerine maaş ödememekve onlarakonserlerinde yer vermemek ka- ran almıştı. Haklı bir savaştı, biz de destekledik. So- nuçta artık onlar bu orkestann solisti değiller. Neden bu yıl da onlara yer verilmemiş? Böylece Güher-Sü- her PekineL Mehmet Okonşar, Ann Karamürsel ve GülşenTatu gibi isimleri Istanbullulardörtyıldır din- lemiyor. Bu solistler lstanbul'un bünyesinden alınıp tzmir'e devredildi. Maaşlannı oradan alıyorlar. Biz de onca zamandır maaş ödemediğimiz sanatçılara konser teklif etmeyi çelişkili buluyoruz artık. Hiçbir sanatçıya kişisel olarak bir tavnmız, bir protestomuz yok. Aynca onlann ortkestra kadrosundan alınmala- n ile yeni kodralar da açılmadı. Ölenlerin. emekli olanlann yerleri de boş. Şefle birlikte 105 kişiyiz. Hâ- lâ 16kişilikkadro eksiği ile çalışmaktayız. Bunca genç yeni bir sınav açılmasını bekliyor. Öte yanda opera genel müdürlüğüne. değişik şehirlere opera açılmak üzere 1000'e yakın kadro verilmiş! - Yabancı soüstJerden Seta Tanyel'i, Milan Turko- viç'i, ftter VVüey'yi, Florin Galati'yi önceden tanıyo- nız. Diğerleri hakkında bilgi verir misiniz? -Yoon Kwon genç. Koreli bir kemancı Antoli Maz- hanov. Borusan orkestrasınm baş kemancısı, keman- cı Arif Manaflı tzmir konservatuvannda hoca: Vic- tor Tratjakov deneyimli bir Rus kemancı. Trompetçi Sharapov. kemancı İlia Loff ve piyanist Mctor Kra- jinev, AltschuDer'in önerdigi sanatçılar. Vıyana haf- tasına Viyanalı bir soprano geliyor, Heiga GraczolL - Orkestranın içinde herhangi bir dcgişim var nu, ömeğin çello grup şefi oluşabildi mi, yeni iiyeler kaül- dı mu başkemancüara yeni eklenen var mı? - Şimdilik yok. Çello grup şefı veya yardımcısı da yok. Müna\ebe ile calıyorlar. Kadroda bir değişiklik yok. -Orkestraya yıllardır gclip giden yabancı şefler de adeta bu aile içi düzenlemenin bir parçası gibi. Bu yıl RengiınGökmen vc EminGüven Yaşhçam'a bırer kon- ser verilmış. Orkestranın kadrolu şefı Erol Erdinç 4 konser yönetıyor. Solistlerde gençler gözetıldiği hal- de şeflerde gençlige rastlanmıyor. Ender Sakpınar, Cem Mansur,NaciOzgüç gibi daha sonraki kuşak şef- ler yok. Cem ve Ender geçen yıl yönettiler. Önümüz- reki yıl da bu yıl olmayan şefler olabilir. Dikkat eder- seniz yerlı şeflerden kendi orkestramızın şefı dışın- da yalnız iki şef var. Orkestra da zaten bunu bu ka- Ege'de yeni bir müzik festivali ÖIVDER KÜTAHYALI Haydn'ın 1790'larda yaptığı Londra ge- zileri suasında bu kentin dınleti mevsimi ocak ayının başından mart sonuna dek sürermiş. , Şimdi ise geçirdigimiz hızlı değişimin bir belirtisi olarak sekiz ayhk uzun sanat mev- simiyle yetinmeyip yaz aylannda da müzi- ğe gereksinme duyuyoruz. Halkımızın Ulus- lararası lzmir Festivali'ne gösterdiği ilgi en güzel örnektir. Son günlerde izlemeye baş- ladığımız Amfor Müzik Festivali ise Efes Antik Tiyatro'dan Aspendos'a uzanan ge- niş bir alana yayılmakta ve iilkemizde ge- liştirilmesine çalışılan kültür turizmine de- ğişik bir renk getirmektedir. Doğu Akdeniz Kültür ve Sanat Vakfı, Ege'de ilk festivalini düzenliyor. TC Kül- tür BakanlığY nın da katkıda bulunduğu fes- tival 27 Ağustos akşamı başladı. Kısıtlı olanaklarla çalışan yazannız, fes- tivali Antalya'ya dek izlemek şöyle dursun Efes'te verilen ikinci dinletiye bile gideme- di. Aynntılı bir kitapçık da yok. tlk dinleti- de dağıtılan programın arka sayfasında et- kinliklerin özeti verilmiş, fakat katılan sa- natçılann dallanyla çahnacak yapıtlar ya- Jean Pierre Rampal, festivalin açıüş konserinde solistlik ve şeflik yapü. zılmamış; ama şunu söyleyebiliriz ki festi- val, dünyanın dört köşesinden gelen sanat- çılann katkılanyla düzenlenmiş. Jean-PSer- re Rampal ile Hüseyin Sermet ise dinleti- lerine odak noktası olarak gösterilebilir. Böylece Ege, usta müzikçileri kendi tarihiy- le bubjştutan evrensel nitelikli ilk müzik şenliğine tanık olmaktadır. Sergilenen mü- zik ise hem yabancı turistler için hem de ken- di insanımız açısından kaçınlmaz bir fırsat- tır. Festivalin 27-28 Ağustos akşamlannda- ki Efes dinletileriyle 11-12 Eylül'de Aspen- dos'ta verilecek son dinletilerine İZDOB da katılmaktadır. 30 Ağustos ve 1 Eylül tarih- lerinde, Marmaris Kalesi'nde oda müziği sunuldu. Burada 4 ve 5 Eylül'de aynı nite- likte iki etkinlik daha var. Bodrum Kalesi' nde ise 6 Eylül'de piyanist Kun VVöoPaik'in re- sitali, 7 Eylül akşamında da başka bir oda müziği dinletisi yer alıyor. Bu kısa bilginin ardından açılış akşamına geçebiliriz. Jean-Pierre Rampal, dinletiye hem solo- cu olarak katıldı hem de orkestrayı yönet- ti. Sanatçı oldukça yaşlı; dizlerindeki kireç- lenme yürümesini güçleştiriyor. Çaldığı ya- pıtlardaki hızlı geçişlerin flüte özgü çevik- liğine de zaman zaman bulanık bir hava geldiği söylenebilir; ama dünyanın ilk mü- zik büyükleri arasında bulunması, her tür- lü engeli ortadan kaldınyor. Rampal, önce Claudi Armany ile birlik- te Cimasora'nm iki flüt için sol majör kon- çertosunu çaldı. Orkestra üyelerinin söyle- digine göre konçerto çok az prova edilmiş- ti. "Allahkabuletsin" diyerek dinledik. Yo- rum, 18"inci yüzyıldaki Italyan bestecile- rin çalgı müziğine getirdikleri hafıflikle ör- tüşüyordu. Cimarosa'yı izleyen yapıtta her şey de- ğişti. RampaLVV.A. Mozart'ın K.V 313 sol majör birinci konçertosunda olağanüstüy- dü. Sanatçı müziğin güzelliklerini doruk noktasına vardırdı. Özellikle ikinci bölüm- de (Adagio non Troppo) klasik dönem bes- tecilerinin titizlikle üzerinde durduğu den- ge öğesine zarar vermeme koşuluyla şarkı- sal ve duygusal bir yorum ortaya koydu. Yinelenen notalarda ya da kısa fıgürlerde elde ettiği yankı etkisi hayranlık vericiydi. lyice hızlı aldıgı son bölümün (Rondo: Tem- po di Minuette) uçan havası ve sevimli mü- ziği mutluluk vericiydi; coşkuyla alkışladık. Açüış konserinin bir bölümünü de Alexander Schv\inck yönetti. Bu yetmiyormuş gibi sanatçı, dinletiyi yine Mozart'ın K.V. 551 do majör 41. sen- fonisiyle (Jüpiter) bitirdi. Üçüncü bölümün (Minuetto: Allegro-Trio) başında. şef ile orkestra arasında çıkan küçük bir anlaş- mazlığın yol açtığı sallantı bir y ana bırakı- lırsa Rampal, şeflik alanında da usta oldu- ğunu kanıtladı. Tempolar devingendi. Tını iyi dengelendirilmişti. Özellikle üfleme çal- gılar. güzelliğin doruğundaydı. \urgular ve cümlelendirmelerinandıncıydı. Güç birbö- lüm olan finaldeki fugato girişlerin yan- sıtılışı ustacaydı. Dinletinin ikinci yansı, Mozart'ın K.V 365 mi bemol majör iki piyano konçertosuyla başlamıştı. Bu yapıtta orkestraya Alexander Schvvinck yönetti. Hemen belirtelim Schwinck. Aspendos'ta verilecek dinletilere de orkestramızın başında olacaktır. Kon- çertonun soloculan, Hüseyin Sermet ile Eric leSage'dı. Sanatçılar. dikkat edilmediğinden tek piyano izlenimi veren kusursuz bir Mozart yorumunu ortaya koydular. Tekniğin üstün- lüğü ve rahatlığı ile müziksellik eşsiz bir biçimde kaynaşmıştı. Cümlelerin bir piyanodan öbürüne geçişindeki akıcılık ve doğallık. Mozart müziğine özgü yuşumak. tuşe. hızlı bolümlerde uçanhk ve devvngen- lik arasındaki denge, aynca hafif dokulu bir metinden çıkarılan anlam derinliği. beğenerek dınlediğimiz özelliklerdi. Simon Rattle, Birmiııghaın Senfoni'ye veda etti KülrörServisi-18 yıldır Birmingham Senfoni Orkestrasının sanat yönetmen- liğini yürüten şef SimonRattk, geçen pa- zar yönettiği konserle görevine veda et- ti. Rattle'ın 18 yıllık görevinden aynlma- sının nedeni. büyük bir orkestrayı yö- netmenin getirdiği zorluk ve yorgunluk. Rattle. bundan sonra Viyana Filarmoni. Berlin Filarmoni gibi orkestralarda ko- nuk şef olarak yer almak istedigini be- lirtiyor. Ancak müzik çevrelerinde Ber- lin Filarmoni Orkestrası'ndan 2002 yı- hnda a>nlacak olan Abbado'nun yerine Simon Rattle' ın geçeceğı söylentileri do- laşıyor. Birmingham Senfoni'nin ulus- lararası alanda önemli bir yer edinmesi- ni sağlayan Rattle yöneteceği orkestra- lan seçerken dikkatli davranıyor. Rattle, önümüzdeki sezon Glynderbourne'da FV detiooperasmı, Salzburg'da Rameaunun az sahnelenenLesBorades'ıni.Amster- dam'da Tristan ve tsolde'yi yönetecek. Ranle, sanata ve müziğe olan tutku- su sayesinde büyük işler başardı Bir- mingham'da. En azından insanlann sa- natı daha fazla önemsemesini sagladı. Sanat ve müzik eğitimi konusunda da oldukça hırsh olan Rattle,bu konuda bü- yük savaşlar verdi. Çizdigi özgür insan portresiyle Thatcher döneminin müzik eğitimini eleştirdi: bu konuda bir şeyler yapılması gerektiği konusunu gündeme getirdi. Birmingham Senfoni Orkestra- sı ile dünyanın çeşitli yerlerine nırneler düzenleyerek CD kayıtlan gerçekleştir- di. Bundan 20 yıl önce orkestra iki yıl- da bir yurtdışına turneler düzenlerken bu yıl içinde Birmingham Senfoni Or- kestrası üç kıtada 42 konser veTdi. Bu başanmn altındaki ismin Simon Rattle olduğu konusunda herkes hemfi- kir. Birmingham Sanat Araştırmaları Merkezı'nirı yöneticisi PsulKavnes, yap- tsğı açıklamada. Rattle'ın Birmingham'ın kötü imajını yıktığını vurgulayarak, "Bu şehirde sanata verilen önemin artmasmı sağladı" diyor. Rattle, 1980 yılında Birmingham Or- kestrası'nageldiğinde henüz 25 yaşmday- dı. 1955 yılında Liverpool'da doğan ün- lü sef, üstün yetenekli çocuklarkapsamın- da eğitim gördü. John Player şeflik ya- nşmasında birincilik ödülünü aldıktan sonra ise BBC tskoçya Senfoni, Bour- nemouth Senfoni gibi önemli tngılız or- kestralannı yönetti. Daha sonra Birming- ham Orkestrası'na geldi. Buraya geldi- ğinde ise genç yetenekleri ön plana çı- kararak orkestranın eskimiş repertuvan- nı yeniledi. Kısacası başan. başanyı ge- tirdi. Buson konserle birlikte hem orkest- raya hem de ızleyıcılere teşekkürlerini su- nan Rattle. orkestranın dünya çapında önemli bir yere gelmesinı sağlamakla kalmayıp orkestra binasının da yenilen- mesinde büyük bir rol oynadı. Ûnlü şef 1990 yılında Nicholas Mau'un en güç- lü orkestra yapıtlanndan biri olan Odys- sey'i kaydettı. 1987'de Birmingham Sen- foni'nin müzisyenlerinden oluşan Bir- mingham Çağdaş Müzik Topluluğu'nu kurarak çeşitli konserler verdi. dar istiyor. Gerisi yabancı. - Gürer Aykal'ın beş yıkür tDSO'ya cağnbnama- sını nasıl açıkbyorsunuz? Kişisel sürtüşmelerin so- nunda uluslararası ün yapmtş bir şefi nasıl böyle ce- zalandırabiüraniz? - Cezalandırmıyoruz. Yaklaşımlan nedeniyle onun- la birlikte çalışmamak durumu doğdu. Aynca mevzu- at nedeniyle bizim bütün solist ve şeflerimize ödeye- bileceğimiz para bellidir. Gürer Aykal ise Ameri- ka'dan uçak bvleti istedi. Bizim verebileceğimiz An- kara-tstanbul-Ankarabileti. Bütün şef vepolislerimiz aradaki farkı kendi ödüyor. Bunu iki defa üst üste so- run etti ve konsere gelmedi. - Bu mevsimin yabancı şefleriise, geneüikkartıkai- leden sayılan. önceden denenmiş kişiler: Altschuler 6 konser. Galati 3 konser. Stmgala 2 konser yönetecek. Esher, Aslanov. Abullayef, Greenvvood, Baiiz, hep ön- ceden biküğimiz şefler. Aralannda Hward Griffıths neden yok? - Griffıths'in zamanı uymadı bu yıl. Altı hafta, üçer haftalık üst üste olmak üzere Altschuller'e çok konser verildi. Çünkü iyi bir şef. Bizi gerilime sok- muyor. onunla çok rahat ediyoruz. Geçen yıl dört konser yönetti. Bu orkestranın da Türkiye'deki diğer orkestralar gibi bir ekolü yok. Gerek çalgıcı açısın- dan, gerek sanatsal, müzikal konsepti sağlamak için uzun süreli bir sanat yönetmeni gerekiyor. Bizim or- kestramızda genel sanat yönetmeni hem bilfıil yok, hem de yasal olarak yok. Biz de ekolü olan bir şefle biraz daha uzun süre çalışırsak, ki bu adam oturmuş bir Rus ekolüne sahip, iyi olacak diye düşündük. Diğer yabancı şeflere gelince, Dimitriev, Lening- rad Filarmoni'nin birinci şefı. Altschuller de onun yar- dımcısı Domarkas, 84'ten beri gelmeyen birbaşka Rus şef Pollitt geçen yıl Potemkin Zırhlısı'nın film eşli- ğini yönetmişti bizimle. Erich Binder hem Viyana Senfoni'nin başkemancısı, hem de solistlik yapıyor. - Keşke bir de Türk bestecileri haftası düzenlensey- di! Türk bestecilerinden Taviktğlu'nun klarinet kon- çertosu ve Erkin'in keman konçertosu (ki konser dinleyicilerinin hiç yabancısı olmayan bu >apıtlar orke^ratarafindandeğildesolistlertarafindanseçflmiş) dışında tek bir ses yok. Cstelik Cumhuriyet'in 75. yv h kuüanırken hiç değilse genç kuşak Türk bestecile- rinden bir demet sunulsaydı! Türk eseri çalınınca hasılat düşüyor. Aynca onla- nn eserlerine çok yüksek telif ödemek gerekiyor. Say- gun'un, Erkin'in haklan yabancılara satılmış. Genç- lerden de kimse başvurma- mış eserinin çalınması için. Özel bir karşı tutumumuz yok. - 29 konser saydım yıl bo- yunca. Ciddi müzign dışın- da caz, hafif müzik ve Türk müziğineyöneiikprogramlar davar. DukeElington'ı, Mü- nir Nurettin Selçuk'u anma, Banş Manço ile çocuk kon- seri ve TRT Caz ve Müzik Orkestrası ile bahar konseri gibL Bu programlaıia deği- şik kesimden dinleyici çek- mek amacını mı güdüyorsu- nuz. yoksa orkestramızçeşit- limüzikleriçalabilirmidiyor- sunuz? - Hayır, bunu demiyo- ruz. Ama klasik müzik ka- taloglannda bu yıl ölüm- doğum yıldönümleri anıla- caklann arasında Duke Elington da var. Biz de an- mayalım mı? - Anma konserleri içine ölümünün ilk yılında Zehra Yıkiız'ı ve Cengiz Tanç'ı an- ma konserleri yapdabilirdL Ne de olsa Zehra bu orkest- raya çok solistlik yapü. Tanç ise nice üyesinin hocası ve önemli bir bestecimiz. - Daha geç değil, yıl için- de bazı konserleri onlann adına adayabilıriz. -Birdeyurtdışıtumekrso- runu var. Kaç yıldır bu konu- da İDSO talihsizükler yaşa- makta. Nedir önemi bu tur- nelerin? - Yönetmelikte şöyle bir madde var: "Senfoniorkest- rabnyurliçindeveyurtdışm- daobnaküzereçeşitli konser- ler verir. Abonman konser- leri, gefir konserleri ünh'er- siteve eğitim konserleri, ola- ğanüstü konserler,yılhkprog- ramın dışında konserler ve- rir» Müzik şenlikleri kon- seıieri,festilaDergibi yurtdı- şı konserieri çoksesU Türk sanat mü/iğini ve sanatçüa- nnı yabancı ülkelerde tanıt- mak, milleder arası müzik eserierindebir orkestramızın kra gücünügöstermekve bu yoldaorkestramızın kariyer yapmasuu sağlamak ama- cryla verilen konserlerdir.'' Evet, dört yıldır dış tumeler için programlar yapılıyor, salonlarkiralanıyor. festival programına adımız yazılı- yor, havayollanndan indirim sağlanıyor. Kültür Bakanlı- ğı'nın ön onayı alımyor ve son dakikada son onayı alı- namıyor. Şimdi gelen bir faksta bu konudabasına açık- lama yapmamız men edil- miş durumda. - Sonuçta her şey bütçe so- rununagetipdayanıyordese- nize. - Evet, futbolda bir kişinin transfer parasıyla kaç mev- sim konser yapılabilir! * Çaykovski'nin tamam- lanmış 6 senfonisi vardır. Bu senfoniye 1891'debaşlayan besteci ilk bölümü piyano konçertosu halinde yazmış ve bir kenara bırakmış. 1893'te ölümünden sonra Tanayef taslaklara uyarak Andante ve Finalbölümlerini eklemiş. LJoğa Akdeniz Kültür ve Sanat Vakfı, Ege'de ilk festivalini düzenliyor. Ege, Amfor Müzik Festivali sayesinde usta müzikçileri kendi tarihiyle buluşturan evrensel nitelikli ilk müzik şenliğine tanık olmaktadır. BiHşim 1 98 Asia Minor'le başbyor • Kıilrür Servisi - Likom Grup'un sponsorluğunda düzenlenen Bilişim '98 bugün saat 20.30"da Asia Minor'un vereceği konserle başlıyor. Kâmil Erdem, Tahir Aydoğdu, Yahya Dai, Turay Dinleyen ve Zafer Gerdanh'dan oluşan Asia Minor'un amacı geleneksel müziğimizin kendine özgü ritmik ve melodik özelliklerini, yapısına aykın düşmeyen bir çokseslilikle ve caz disiplini içinde işleyerek çağdaş bir müzik sunmak. tnsancıl'ın eylül sayısı çıktı • Kültür Servisi - Aylık kültür sanat aergisi İnsancıl'ın eylül sayısı yayımlandı. Yeni sayıda, Afşar Timuçin'in 'ŞenOlasın Halep Şehri", M.Sabit Çalışkan'ın 'Şiinmizde İki Çizgi ve Bir Tartışma', Kemal Özer'in "İkinci Yeni'den Toplumcu Şiire', Berrin Taş'ın "Insanileşme Sürecinde Kadın Erkek Sorunu', Nuray Sancar'ın 'Banş, Savaşın Öteki Araçlarla Devamı". Adviye Azmaz'm 'Kentleşmenin Neresindeyiz?', M.Bayram Mısır'ın 'Türk Madenleşmesi Üzerine Notlar', Gülnihal Küken'in İslam Dünyasında Materyalizm'. Adnan Özyalçıner'in 'Tarihin Işıldağı', Temel Demirer'in 'Unutulanlann Kirli Savaşa Isyanı', Sener Acim'in 'Temel Eğitimde Müziğin ve Sanatın Yeri", Ruşen Hakkı'nın 'Günler-Kitaplar-Dergiler', Bülent Habora'nın 'Palmiye Altı', M.D. Gösteren'in 'Sennur Sezer'in Metinleri Üstüne", Cengiz Gündoğdu'nun 'Yıldız Güncesi" adlı yazılanyla, Hüseyin Bul'un 'Şıddetli Sevgi' adlı öyküsü, ayrıca Ali Ersın Günçe'nin, Mehlike Başer'in. Mayakovvski'nin. Ayhan Ergün'ün, Bahrettin Çiloğlu'nun. Asım Gönen'in, Öztürk Tatar'm, İ.Kemal Karadayf nın, Mustafa Göksoy'un şiirleri ve Yenigün müzik grubuyla yapılan bir söyleşi de yer alıyor. Akbank Oda Orkestpası'ndan 75. yıl konseri • Kültür Servisi - Akbank Oda Orkestrası, sezonun ilk konserini Cem Mansur yönetiminde Başbakanlığın desteğiyle Ankara Atatürk Orman Çiftliği'nde düzenlenen 'Cumhuriyetin 75. Yıldönümü Karnavah'nda verecek. Eski Tekel Bira Fabrikası'nda düzenlenecek konsere solist olarak keman sanatçısı Hakan Şensoy ve gıtanst Ahmet Kanneci katılıyor. Konserde, Handel ve Vivaldi'nin yapıtlanndan örnekler sunulacak. Solak müzisyenlere piyano • AMSTERDAM (.\.\) - Hollanda'da piyano üretimi yapan 'Poletti en Tuinman' adlı kuruluş solak müzisyenler için piyano üretti. tngiliz solak piyanist Christopher Seed için üretilen ilk piyano bu hafta içinde sanatçıya teslim edilecek. Piyanoda. klasik yöntemin aksine kalın sesler sag tarafta. ince sesler sol tarafta yer alıyor. Seed, Hollanda yapımı solak piyano ile ilk konserini önümüzdeki şubat ayında Londra'dakı Çmeen Elizabeth Hall'da verecek. Osman Seden vefat etti I Kültür Servisi - Sınema yönetmeni Osman F. Seden. bir süredir tedavı görmekte olduğu prostat kanseri nedeniyle dün tstanbul'da öldüTürk sinema tarihinin ilk yapımcılanndan ve ilk film şirketi sahibi Kemal Seden'in oğlu olan Osman F. Seden 1925 yılında lstanbul'da doğdu. Alman Lisesi ve Hukuk Fakültesi'nde öğrenim gördü. 1950'li yıllann başında yeniden faaliyete geçen Kemal Film Şirketi'nin yönetimini üstlenen Seden, böylece yapımcılığa başladı. Senaryo çalışmalannın ardından 1955'te 'Kanlanyla Ödediler' filmiyle yönetmenliğe başladı. Öncelen yapımcılığmı üstlendiği Lütfü Ö Akat fılmlerinin etkisiyle, büyük kenti anlatan çalışmalara, sonra da Zeki Müren'li filmlere yöneldi. 19601ı yıllardan başlayarak 'Cilab lbo' güldürülerinden kalabahk kadrolu, Amerikan tarzı salon fılmlerine değin çeşitli türlerde ürün verdi. 1990'hyıllardaÇahkuşu, Yeniden Doğmak ve tki Kız | Kardeş gibi T\' dizilerine ağırlık verdi. Ardında 136 film bırakan Seden, 50'lerin ikinci yansında Kanlanyla Ödediler, Düşman Yollan Kesti, Gurbet, 60'larda Aşktan da Üstün, Namus Uğruna, Ayşecik Yavru Melek, Cilalı lbo Rüyalar Aleminde. Affetmeyen Kadın, Kenann Dilberi, Meleklerin lntikamı. Hicran Gecesi. lngiliz Kemal'in Oğlu, 1970'lerde Cilalı lbo Avrupa'da. Mazi Kalbimde Bir Yaradır. New Yorklu Kız, Tann Şahidimdir. Gazi Kadın Nene Hatun, Gurbetçiler, Rabia. Yaban. Beş Milyoncuk Borç Verir misin, Güler misin Ağlar mısın, Devlerin Aşkı, Her Gönülde Bir Aslan Yatar, Nereye Bakıyor Bu Adamlar, Inek Şaban, İyi Aile Çocuğu, Vahşi Gelin, Yüz Numaralı Adam. Bekçiler Kralı. Dokunmayın Şabanıma, 1980'lerde Beddua, Ben Topraktan Bir Canım. Beş Parasız Adam. Durdurun Dünyayı, Aşklann En Giizeli. Görgüsüzler. Yakılacak Kadın. Kördüğüm. Gecelerin Kadını, Damga, Karanfilli Naciye, Yabancı, Tele Kızlar, Akrep, Suçlu adlı filmlere imza attı. Seden'in cenazesi yann Beyoğlu Ayhan Işık Sokak'tan başlayacak yürüyüşün ardından Atatürk Kültür Merkezi'ne getirilecek ve burada Seden için bir tören düzenlenecek. Seden daha sonra Teşvikiye Camii'nde kılınacak namazı takiben Zincirlikuyu Mezarlığı'nda toprağa verilecek.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog