Bugünden 1930'a 5,498,322 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHÜRİYET 2 EYLÜL 1998 ÇARŞAMBA 12 KULTUR Reyyan Somuncuoğlu'nun 'Otto Woman' başlıklı sergisi 10 Eylül'e dek Aya Irini'de Aya Irini'de dört valide sultanESRA ALİÇAY UŞOĞLU Tarih ve sanat, bu kez bir sergide buluşuyor. Reyvan So- muncuoğlu'nun Aya Irini'de açtığı ve 10 EylüJ tarihinedek sürecek olan 'Otto VVoman' başlıklı sergi, Osmanlı padi- şahlannın bir adım gerisinde kalmış eşlerine, 'valide sul- tanlar'a çeviriyor yüzünü. Bundan önce Deniz Müze- si'nde açtığı SaltanatKayık- lan' başlıklı sergi ile tarihin bir başka yönünü tuvale ak- taran sanatçı, Osmanlı tarihi- ni canlandırmaya devam edi- yor. 'Tarihsel açıdan yaklaştınV Reyyan Somuncuoğlu, ltal- ya gezisinden sonra sanat ya- şamını etkileyen 'kayık-gon- doJ' kavTamını kendi tarihi- mize uygulayarak çeşitleme- ye devam ediyor. 'Saltanat Kayıklan' sergi- sinde önüne çıkan tarihi mal- zeme, Somuncuoğlu'nu bu kez kayıklara binen önemlı şahsiyetlere, oradan da valı- de sultanlara yöneltmiş. "Bu kayıklara kimlerin bindiğini öğrenince, bugünedekete ahn- mamışbir çok konuyla karşı- laştım. Bir keşif gibi oldu. Bu konuyatarihsel biraçıdan yak- laşüm... Kayıklara kinılerna- sıl bindi. kadın bindi mi?.. Kadın konusu beni vakından ilgilendirivor. Örneğin ilk Nakşidil Sultan binmiş bu kayıklara." Reyyan Somuncuoğlu, Aya Irinı'deki sergide, bindikJeri bu kayıktan indiriyor sultanlan. Peki kimdir bu valide sultan- lar? Bir Rus Ortodoksu olan Hürrem, KanuniSultan Süleyman'müç eşindenbi- ri. Şehzade Selim, Şehzade Be\azıt ve Mihrimah Sultan'ın annesı. Kınm akın- lannda esir alınan, güzelliği ve gençliği ileOsmanlı Sarayı'natakdimedilen Hür- rem, zekâ ve bilgisiyle diğer kadınlar ara- sından sıynlarak Osmanlı sarayındaolay- lara yön verebilen ilk kadın olmuş.. I. Ab- met'inkansı Kösem,Osmanlı'nın binbir kargaşa içinde değişen dünyaya kapıla- nnı kapadığı buhran devrinde kırk yılı aş- somuncuoğlu, Hürrem, Kösem. Safiye \e Nakşidil sultanlann yaşamlanndan kesitier sunarken cariyeieri ve padişahlan da unutmuyor (Fotoğraf: KUBİLAY TÜNTÜL ) kın saray varlığına el koymuş bir kadın Venedik valısinin kızı III. Murat'ın ka- nsı Saiiye. 15 yaşında çok güzel olduğu için takdim edilmış saraya. Safiye'nin en önemli özelliğı 111. Murat'ın nıkâhlı tek eşi olması. Fransız asıllı Abdülhamit'in kansı Nakşidil Sultan ise Osmanlı Sara- yı'na getirdiği yenıliklerle söz ettiriyor adından. Otto VVoman sergısinde dört valide sul- tanın yanı sıra carıyelerin yaşamlanndan kesitier sunulurken padişah portreleri de sergileniyor. Kendi kültürierini getirdiler Reyyan Somuncuoğluyaklaşıkıkiyıl- da hazırladığı sergi için bu kadtnlann sa- raydanasıl bıryeresahıpolduklannı, ko- calan tarafından nasıl kabul görüldükle- rini de ıncelemiş. Ortaya çıkan portre ise hayli ilginç. Bu kadınlar saraya kendi kültürlenni. izlerini getirdikleri gibi, sa- raydakı yenıliklere de imza atmışlar. Çatal bıçağı. sini yerine masayı, kla- sik müzik zevkini, keman ve piyanoyu da Osmanlı kültürüne katan hep bu kadın- lar olmuş. Nakşidil Sultan'ın Fransız mo- dasını takip eden kıyafetleri Edirne ge- nelevlenndeki kadınlar tarafından taklit edilmiş. Somuncuoğlu, sergide yer alan padişah portrelerini yarım daire formlu çerçe\elerle sunuyor ızleyenlere: "Padi- şahlann yanm daire biçiminde sunulma- 9nın nedeni onlann benim kendi hayal dün- yamda ürettiğim portrelerohnamalan. Pa- dişah portrcİerini resmederken Kapıdağ- lı'nın koleksiyonundan yaraıiandım. Bu yüzden valide sultanlardan farklı biçim- de sergflemeyi yeğledim. Yıldızlar içinde oimalan eddbiyatla yakuıdan ilgili olma- larradan kaynaklanıyor. Padişahlan gök- yfizü fonunda işledim. Bu kadınlar onla- nn varlıklan içinde yaşıyorlar ama ken- di kültürierini getiriyorlar saraya. Os- manlı'nın din sonınu olmadığı için özd- likle iyi yetişmiş, rahatükla uluslararası ilişkileri kurabilecek kadınlarseçiliyor sa- raya.'' Sergiyi oluştururken minyatürlerden ve döneme ait kumaş desenlerinden de ya- rarlanmış Somuncuoğlu. Örneğin altın yaldız, padişah tuğralan veçintemani de- senleri resimlerde dikkat çekiyor: "Ka- dın figürlerini resmederken minyatürier- den çok fazb vararlanamadım.Çünkü res- medilmemis kadınlar. Bir tek Hürrem fi- gürü var. Ama ona da bağlı kalmadım. Çünkü orada resmedilen Hürrem çok hu- zurluvemumıvdu. Hürrem gerçekte çok hırsb bir kadın. Ben onun portresini ta- mamen kendi hayal dünyamda y arattım. SadeceNakşjdil' in yumuşak ifadesini kul- landım. Diğerleri tamamen benim hayal dünyamdaki kadmlar." Sergının Aya Irini 'de olmasının önem- li bir nedeni var Reyyan Somuncuoğlu için. Sanatçı sergi mekânlanm ele aldığı konularla baglantılı olarak seçiyor. Aya Irini'nin, bir kadın olan Hacı Iren'e adan- mışolması veTopkapı Sarayı'nın içinde camiye çevrilmemiş tek kilise olması da ayn birözellik katıyor sergıye. 4. Avrupa Filmleri Festivali-Gezici Festival Festival yola çıkıyor Kültür Servisi - Avrupa Sineması'nın seçkin ömeklerini sunmayı amaçlayan 4. Av- rupa Filmleri Festıvali- Gezici Festival, 16 Ekim-15 Kasım 1998 tarihleri arasında ger- çekleşecek. Festival. bu yıl beş kente ko- nuk olacak. 16 Ekim'de Ankara'da açılacak olan festival, 16-22 Ekim'de Ankara'da, 22- 28 Ekim'de Bursa'da, 30 Ekim-3 Kasım ta- rihleri arasında tzmir'de, 6-8 Kasım'da Dı- yarbakır'da ve 13-15 Kasım'da da Mer- sin'de gösterimler yapacak. Avrupa Filmleri Festivali, her yılki kat- kısıru bu yıl da sürdüren AvTupa Komisyo- nu Türkiye Temsilciliği'nin yanı sıra ilk kez T.C. Kültür Bakanlığı tarafından da destekleniyor. Festival bu yıldan itibaren Fes- tival yönetimince kurulan 'Ankara Sinema Derneği' tarafından düzenlenecek. Festi- val Bursa'da Bursa Büyükşehır Belediyesı ile Bursa Kültür Sanat ve Turizm Vakfi, tz- mir'de Güzel Sanatlar Eğitim ve Kültür Vakfi, Diyarbakır'da KA-MER (Kadın Aras- tırmalan Merkezı), Mersin'de ise Mersin Ti- caret ve Sanayii Odası'nın katkılanyla ger- çekleşecek. Festivalin programı, 21 ülke- den başvuran 350'ye yakın kısa ve uzun met- rajlı film ön elemeden geçirilerek belırle- niyor. 70 kısa ve 20 uzun filmin göstenle- ceği festival, geçen yıllarda olduğu gibi 'Avrupa Avnıpa'. 'Avrupa'nın En Iyileri', 'Anısına: Brecht', 'Kısa Iyidir' bölümlerin- den oluşuyor. Kısa film bölumündekı alt baş- lıkJar ise şöyle: 'Avrupa Panaroması'. 'Kı- sanın Komedisi Daha Iyidir'. 'Ünlü Yönet- menlerden Kısa Fiünier', 'Bir Katliamı Ay- dınlatmak' ve 'Bir Okul: FAMU'. Avrupa AvTupa bölümünde 1997-98 yapımı ve Tür- kiye'de ticari gösterim şansı bulunmayan fılmlenn ilk göstenmı yapılıyor. Geçen yıl büyük ılgi gördüğü için bu yıl yinelenen Avrupa'nın En lyıleri bölümün- de yine sinema tarihinin unutulmaz film- leri yer alıyor. Çevrildiğı yıl en iyi yaban- cı film, görüntü yönetmeni. çe\Te düzen- lemesi ve kostüm dallannda 4 Oscar alan 'Fanny ve Alexander', Çek Cumhuriye- ti'nden 1967 yılında yabancı film Oscan alan 'Sıkı Denetlenen Trenler'. yine Çek Cumhuriyeti'nden 1965'ın en iyi yabancı film odüllü Jan Kadar \e Elmar KJos'un 'AnaCaddedeld Dükkân' adlı filmleri, An- tonioni'nın Ingiltere'de çektığı ve zama- nında fırtınalar koparmış olan Cannes Film Festivali özel ödüllü fılmı "Btovv up-Cina- yeti Gördüm', Carlos Saura'ya İ966'da Berlin Film Festivali"nde en iyi yönetmen ödülü kazandıran Av adlı film: 1961 yılın- da Cannes Film Festivali'nde Altın Palmi- ye alan Luis Bunuel' in Ispam ol yapımı Vi- ridiana filmi. Szabo üçlemesinden "Ha- nussen' ve Polonyalı usta yönetmen VVaj- da'nın VVTIkolu Kızlar filmi bu bölümdeki filmlerden bazılan... Bu >ıl doğumunun 100. yılını kutladığı- mız Brecht" in senarvosundan Slatan Du- dow'un çektıği ve Brecht'ın jenerığinde adının yazılmasını kabul ettiğı tek film olan 'Kuhle VVampe' Brecht anısına gösterile- cek.Y'usuf Şahin. Matthieu Kassovitz. Vol- ker SchölondonTv e Bertrand Tavemier gı- bi dünyaca ünlü vönetmenlerce çekilmış, yapımcılığını ünlü Fransız yönetmen Bert- rand Tavemier'ın ve Handicap Internati- onal adlı şirketın üstlendiği 'Bir Katliamı Aydınlatmak" 10 kısa fılmden oluşuyor. Her 25 dakıkada bir msanın mayına basa- rak yaralandığı ya da öldüğü dünyamızda, kamuoyunun ılgisinı bu v öne çekmek de ay- n bir önem taşıyor. 'Ünlü YönetmenlerdenKtsaFilmler' baş- lığı altında ünlü yönetmenlerin kısa film- leri ızleyicılere sunulacak. Yönetmenler, Istvan Szabo. Zoltan Huszarik. MikJos.lanc- so ve Lars von Trier... Çek Cumhunyeti'nin ünlü sinema oku- lu FAMU'dan bir toplu gösteri de festival kapsammda ver alacak. Bu okuldan arala- nnda Milos Forman. Vera Chytilova ve Jan Nemec'in de bulunduğu bırçok vönetmen mezun olmuş Geçen vıllarda olduğu gibi 'Kı- sa Ijidir' ve 'Kısanm Komedisi Daha İyi- dir' bölümlerınde Avrupa'nın önemli fes- tivallerinde ödüller almış yenı filmler gös- terime sunulacak. Festival yann akşam c Saving Private Ryan' ile açılacak Venedik'te yddızlar geçidiKültürSer\isi-55 Vene- dık Film Festivali, yann ak- şam Steven Spielberg'ün son filmi 'Er Ryan'ı Kur- tarmak'ın (Saving Private Ryan) gösterimiyle başlı- yor. Festival, 13 Eylül ak- şamı Doris Dorrie'nin 'Bin Ich Schön' adlı filmiyle so- na erecek. Bu yıl tam 57 filmin ilk gösteriminin yapılacağı ve farklı bölümlerinde toplam 80 film. 20 video filmi ve 20 kısa metrajlı filmin yer alacağı festıvalde, kariyer ödüllerinin sahipleri Ital- yan oyuncu Sophia Loren ve Polonyalı yönetmen Andr- zej \Vajda. Ancak ödüllerini festiva- lin açılışmdaalacaklan açık- lanan sanatçılardan Loren, kısa bir süre önce geçirdi- ğı kalp rahatsızlığı nede- niyle törene katılamayacak. Loren. bu ödülün kendisi için. aldığı Oscar"dan bile daha önemli olduğunu be- lirtiyor. Festival Başkanı Fe- lice Laudadio ise hem Lo- ren hem de festival adına sanatçıyı aralannda göre- meyecek olmaktan büyük üzüntü duv duğunu dıle ge- tiriyor. Jüri başkanı Scola Bu yıl festıvaldeki film- ler 'Yeniden Keşfedilen Si- nema'. 'Sinema ve Vldeo', 'Ahnnş Sekiz ve Çevresinde- kiler', 'İtalyan Alfabesi", 'Geceler\e Yıkhzlar','Umut Verenler",' Yanşma Dışı' v e 'Yanşma' başlıklanyla ay- rılan bölümler içinde gös- teri lecekler. Yanşma bölümüne katı- lan filmlerden Altın As- lan'a en yakın görünenler ise \\arren Beatty 'nin "Bul- worth" ve Emir Kusturi- ea'nın 'Chat Noir, Chat Blanc' ısimli çalışmalan. Festivalde yanşma film- lerini değerlendirecek jün- ye İtalyan yönetmen Etto- re Scola başkanlık ediyor. Jüride yer alan diğer isim- ler Brezilyalı yönetmen HectorBabenco. Litvanya- lı yönetmen Sharunas Bar- tas. Amerikalı yönetmen Kathryn Bigelovv. Alman yönetmen Reinhardt Ha- uff. Fransız eleştirmen Da- niele Haymann. Hintli ya- YARIŞMA FİLMLERİ - L'albero delle pere (Italya - Francesca Archibugi) - Bulworth (USA - Warren Beatty) - Rounders (USA - John Dahl) - Vbleur de vie(Fransa - Yves Angelo) - Conte d'automne (Fransa - Eric Rohmer) - .lackie (Ingiltere - Anand Tucker) - Sokout(lran - Mohsen Makhmalbaf) -1 piccoli maestri (ttalya - Daniele Luchetti) - Le nauge (Arjantin - Fernando Solanas) - Tralîco (Portekız - Joao Botelho) - Terminus Paradis (Romanya - Lucian Pintılle) - Ne>v rose hotel(USA - Abel Ferrara) - l>ancin«at lughnasa(lrlanda - Pat O'Connor) - Cosi ridevano(ltalya - Gianni Amelio) - Hurh burly (USA - Tony Drazan) - Chat Noir, Chat Blanc (Yugoslavya - Emir Kusturica) - Los anıantes del circulo polar (Ispanya - Julio Medem) - Place Vendome (Fransa - Nicole Garcia) - Lola Rennt (Almanya - Tom Tykvver) pımcı İsnıail Merchant. Şi- lılı vazar Luis Sepulvçda ve Iskoç oyuncu T0daSwinton. Konaklama gemide Festıvalde bu >ıl konuk sayısı oldukça fazla ve Li- do'daki oteller yeterlı olma- dığından konukJann bir kıs- mı Laudadio'nun önerisiy- le açılışa 7 gün kala bulu- nan 180 kamarah gemide kalacaklar. Bu çözüm. Laudadio ile otelciler arasında tartışma- lara yol açtı, çünkü Venedik nüfusunun tunstik ziyaret- lerle ıkıye katlandığı yaz aylannda otel işletmelerini kontrol altında tutmak ol- dukça güç. Venedikh Otelciier Baş- kanı Ugb Samueli ile La- udadio arasında yapılan gö- rüşme sonucunda gelecek yıl da artı bir konaklama ünitesi olarak büyük bir ge- miye başviirulmasına, ancak bu gemide verilecek hız- metlerin otel işletmeleri ta- rafından üstlenilmesine ka- rar verildi. Bugüne dek Venedik'te odasız kalan sanatçı olma- dı, çünkü festivale katıla- cak olan fılmlenn, yapım- cılan tarafından en geç ocak ayı içerisinde yetkililere bil- dirilmesi yıllardır sürege- len bir kural. Festivalin süprizleri Laudadio'nun yaptığı açıklamaya göre ise bu yıl yaşanan konaklama soru- nunun başlıca nedeni, yönet- men ve oyunculann yanla- nnda getirdikleri yaİcınlan ve korumalan. Laudadio, bir daha böyle sorunlarla karsılaşmamak adına 1999, 2000 ve 2001 yıllan için görüşmelere şimdiden baş- lanacağını bildirdi. Venedik bu yıl gerçekten de RobertDeNiro'dan Matt Damon'a, Catfaerine Dene- uve'den Gwynett Paltrow"a uzanan biryıldızlargeçidi- ne sahne olu>or. Ancak son anda festivale katılamaya- cagını açıklayan konuklarda var. Örneğin 'TheLossofSe- xual Innocence''ın yönet- meni Mike Figgis, filmiyle birlikte festivalden çekildi. Susanne Styron'ın 'Shad- rach' adlı filminde başrol- leri paylaşan Harvey Keitel ve Andie McDovvell da Ve- nedik'te bulunamayacak- lar. Paul McCartney'in ka- tılıp katılmayacağı henüz kesinleşmezken Sting. ka- tılımı kesmleşen sanatçılar- dan Venedik'in bu yılki sürpriz konuğu ise NVoody Alkn'ın 'Cetebrity' fılminin oyuncularından Melanie GriflRth ile festivale katıla- cak olan Antonio Bande- ras Festiv al yann akşam gör- kemli bir açılış töreniyle başlıyor. Bir zorunluluk olarak de- ğil, ama Laudadio'nun ka- ranyla bu yıl geceye katıla- cak konuklara koyu renk giysi ve ceket giymeleri ri- ca edilıyor. Laudadio. sinema sana- tına gösterilmesi gereken bir saygı olarak bu uygula- mayı getirdiklerini belir- tiyor. DEFNE GOLGESİ TURGAY FİŞEKÇİ Yazınsal Tartışmalar Cumhuriyetimizin kurulduğu ilk yıllardaki yazın tartışmaları, sanki yazınsal sorunlar gerekçe edi- lerek kişisel kavgalar için yapılırmış izlenimini ve- riyor. Sözgelimi, 1928'de başlayan, Ahmet Haşim, Ya- kup Kadri ve Peyami Safa arasında gelişen tar- tışmada yazınsal sorunlar kısa sürede aşılarak "dar pantolonlu kartzüppe", "kapalı birşişede vızılda- yan sinekler gibi şeffaf cidarlara başlannı ye's ile vuran bu muharrirler", "mahallepiçi", "lağamağız- //", "âdetbezi", "sefil", "rtergre/e"gibitanımlama- lara geçilmiştir. Yazınsal tartışmalarda düzeyli davranışların Nu- rullah Ataç'la başladığını söylemek doğru olur. Oysa Ataç denli sözünü esirgemez ve dönemini etkilemiş bir eleştirmen daha gelmemiştir. Ataç'ın bu başarısındaki gizi nerede aramalı? Sanınm en başta, kendi doğrularını ortaya ka- tıksızca koyabilmesinde, "Ben böyleyim, benim ya- zın anlayışım şudur", demesinde. Işin hoş tarafı, Ataç'ın böylesi, ortaya attığı bir yazın ya da sanat anlayışı da yoktur. Çoğun bir sa- nat yapıtını "beğendim" ya da "beğenmedim" di- ye değerlendirir. Ancak beğenisindeki tutariılık, onu sözüne güvenilir bir eleştirmen yapmıştır. Hırçın kişiliği onun da kimi zaman gülümsetici değerlendirmeler yapmasına neden olmuştur. Ki- mi yapıtları yalnızca bir dil yanlışı nedeniyle har- cayıvermesi, sevdiği yazarları isimleriyle, sevme- diklerini "Bay" diye anması vb. Ancak bunların hiçbiri onun yazın dünyası üs- tündeki etki ve saygınlığını azaltmamıştır. Ataç dö- neminde yetişen pek çok yazar dil özenini, onun uyancı yazılarıyla kazandıklarını açıklamışlardır. Ataç sonrası en büyük yazınsal tartışmalar, "Ikin- ci Yeni" olarak anılan şiirimizdeki yenileşme hare- ketleri sırasında, 1950'lerin ikincı yansıyla, 196O'la- rın başlarında gerçekleşti. Şiir sorunlarının çok yönlü olarak tartışıldığı bu dönem, bir noktada, "şiirde anlam olmalı mı, ol- mamalı mı" konusunda düğümlendi. Yıllar süren tartışmalar Asım Bezirci'nin 2. Yeni Olayı, Attilâ llhan'ın 'Ikinci Yeni' Savaşı adlı kitaplannın orta- ya çıkmasına neden oldu. Bu tartışmaların kimi zaman sönüp, kimi zaman alevlenerek günümüze dek sürdüğü söylenebilir. Günümüz yazınsal ortamının ise durumu farklı. Nedense yeni kuşaklar tartışmayı sevmiyorlar. Tar- tışmak; övülmek ya da yerilmek kavramlarıyla sı- nırlı onlar için. Kendileri için yazılan biryazı övücü ise bir anlam taşıyor, yazarıyla ılişki kurmak, arka- daşolmak istiyoriar. Yapıtlan üstüneeleştirel birya- zıyı ise kimse kabul edilebilir bulmuyor. Bence bunun baş nedeni, eleştiriyi; yapıtı ve sa- natçıyı geliştirici, destekleyici bir eylem olarak gö- rememek. Yazarın yapıtında göremediğini, eleştir- menin görüp ortaya çıkarması kolay kabul edile- bilir bir olgu değil, yazar için. Dahası okuıiar var. Eleştirmen, değertendirmeleriyle okurlan da yön- lendirebılir. Burada ise işin tecimsel boyutlan öne çıkıyor. ••'• - . Yazar daha çok para kazanmak için yapıtlann- da okurlan çekecek öğeler kullanabilir. Kimi zaman bunda başarılı olup çok satışlara da ulaşabilir. Oy- sa bir eleştirmen çıkıp yapıtın başansız yanlannı sergilerse okurlar ve satış bundan etkilenebilir. Do- layısıyla bir anda eleştirmen yazann ekmek para- sıyla oynayan bir kötü kişi oluverir. Günümüzün her şeyini parayla ölçen toplumunda böyle bir etken kabul edilebilir mi? Günümüz yazın dünyasında düşüncelerini çe- kincesizce yazabilen tek eleştirmen olan Fethi Naci, aynı zamanda yazarlarla arası en bozuk olan eleştirmen değil mi? Yazın dünyası bu denli sığ, yani eleştirisiz yaşa- manın rahathgını bulmuş ve bunu yitirmek istemi- yorsa ne demeli? Iki bin yıl önce yazılmış şu dizeler, kiriiliğin kay- nağını bakın nasıl açıklıyor: O suyu kirletmeye kıçın yetmez. Kafanı daldır, Zoilos, kafanı. Barış İçin Bir Çizgi Ver! •Kültür Servisi - Yunanistanlı yazar Dido Sotiriyu'nun 'Benden Selam Söyle Anadolu'ya' romanının admdan esinlenerek 'Banş İçin Bir Çizgi Ver! Benden Selam Söyle Akdeniz'e' olarak belirlenen, Türkiye'nin değişik kentlerindeki karikatür sanatçılannın banş karikatürlerini bir araya getiren sergi. Dünya Banş Günü nedeniyle dün Karikatürcüler Derneği'nin Yerebatan Sarnıcı Çıkışı'ndaki sanat galerisinde açıldı. Karikatürcüler Demeği'nin banşı Ege ve Akdeniz'deki boyutuyla gündeme getirmek için karikatür sanatçılanna yaptığı çağn ile düzenlenen ortak sergi 20 Eylül'e dek sürecek. KÜLTÜR • ÇİZİK KAMİL MASARACI
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog