Bugünden 1930'a 5,500,162 adet makale



Katalog


«
»

16 EYLÜL 1998 ÇARŞAMBA CUMHURİYET SAYFA KULTUR 13 ALLECRO EVİN İLYASOĞLU Aya Mni'deki Bach günlerinin önemi, < • • - . Bu kez adı 'festival' olmayan bir dizı sanat etkinliğinden söz edeceğim: Akbank'ın düzenlen- diği "Aya İrini Bach GünJeri"ne değineceğim. Günümüzde ciddi sanatla uğraşan kişilerin bile ha- fiflediği birortamda yaşamakta- yız. J. S. Bach gibi müzik tarihi- nin bir temel diregini gündeme getirmek, çağlar boyu tüm mü- zikçileri etkileyen bu bestecinin sanatındaki kusursuzluğu ve ça- lışma disiplinini irdelemek, özel- likle şu günler için çok yerinde bir seçım. Pek çok yorumcu sa- bah uyandıgında önce Bach'ın yapıtlannı çalarak gününe baş- lar. Müzikbilimcilerin inancına göre 1.8. yüzyılın ortalanndan günümüze dek tüm iki yüz elli yı- la yakm zamanda müziğin nasıl bir yön almış olabileceğine dair ipuçlan bulabilinz. J. S. Bach, ya- şamı boyunca Almanya sınınn- dan hiç dışan çıkmadan her ül- kenın bıçemıni çahşıp kendi mü- ziğinde özümsemeyi başarmıştır. Italyan sonat ve konçertosuna Fransız süit ve uvertür biçimine örnekler vermiş, Alman gelene- ğini de katarak kendi dehasıyla tüm müzik kültürlerini birleştir- mıştır. Yaşamının büyük bir kıs- mını Lutherci kiliseye hizmetle geçirdiğinden yapıtlannın çogu- nu kilıse kantatalan. oratoryo- lar, missalar, pasyonlar, motetler ve org müzıği oluşturur. Akbank Aya İrini Bach Gün- leri 21-25 Eylül tarihleri arasın- da düzenlenmiş. Ak- bank Oda Orkestrasrnın Cem Mansur yöneti- minde seslendireceği ilk konser bestecinin oda orkestrası yapıtlanna ay- rılmış. Orkestra Süitı No: 1; Brandenburg Konçertosu No: 3 ve fa minör ve re minör piya- no konçertolan çalına- cak. Solist: Idil Biret. fkinci konserde çellist AJexander Rudin kolay kolay rastlamayacagı- mız bir dinleti sunuyor. Bach'ın yalnız viyolon- sel için tüm süitlerini bir solukta çalacak. Aya fri- ni'nin ortamında güzel tınlayacak birprogram. Sonra Idil Biret 24 Pre- lüd \e Füg'ü bir arada çalıyor. Birbaşkadinle- tide de yine Cem Man- sur yönetimındekı Akbank Oda Orkestrası. bestecinin 3 orkest- ra süiti ile 6 Brandenburg Kon- çertosu'nu ve Re Majör \e La Majörpiyano konçertolannı ses- lendirecek. Program dizilerinin ilginç boyutlan var. Örneğin Bach ile aynı dönemde Osmanlı impa- ratorluğu'nda Lale Devn gün- deme getırilmiş. Bu dönemin bestecilerinden Bach ile aynı yıl- da doğan Ebu Bekir Ağa gibi tamburi Mustafa Çavuş, Tabi MustafaEfendigibı sanatçılann eserleri seslendirilecek. Birbaş- • Çellist Alexander Rudin Bach'ın yalnız viyolonsel için tüm süitlerini bir solukta sunacak. Idil Biret de 24 Prelüd ve Füg'ü bir arada çalıyor. Akbank Oda Orkestrasf nın ilk konseri bestecinin oda orkestrası yapıtlanna ayrılmış. ka dinletide bir başka boyut. Swingle Singers'ın caz konseri! Bach'ın birçok yapıtını sözsüz şarkı olarak yorumlayan topluluk böylesi bir demetı CD haline de getirmişti. Yine çagımızın en il- ginç Bach yorumcularından Clenn Gould'a aıt film gösten- sı. Murat Belge, Bülent Aksoy, Ba- ha Tanman. Aykut KöksaL Ha- san Ucarsu, Hülya Tarcan gıbı düşünür. besteci ve müzıkçile- nn katılacağı söyleşi \e konfe- ranslar, bu Bach günlerine renk katacak. tkı şey daha eklenebi- lirdi bu haftaya. Bach'ın ikı. üç, dört piyano için konçertolannı Bob James ile bırlıkte synthesi- zer-piyanoda yorumlayan Peki- neüer'inCD'sindendeörnek ve- rilebilirdı. Başlıbaşınabırprog- ramda da bestecinin "mini ope- ra" niteliğındeki güzelim Kah- \e Kantatası ya da Köylü Kan- tatası yorumlanabılırdı. Fazıl Say IstanbuTda çahyor Yapı Kredı Sanat Festtvalı çer- çevesinde 22 E>lül günü Fazıl Savr 'ın bir resitali yer alacak Ce- mal Reşit Rey Salo- nu'nda. Nicedir ilk kez Istanbul'da çalacak olan sanatçı, yaz aylan bo- yunca Amerika ve Av- rupa'nın önemli gaze- te ve dergilerinde öv- güler derledi. Bunlar- dan ıkisini aktarmakta yarargörüyorum: Fran- sa'da La Rouge-D'Ant- heron konserinden son- ra çıkan eleştin "Yan Melek-Yarı Şeytan" başlığını taşıyor. 12.8.1998 tarihli Le Monde'da Marie-Aude Roux imzasıyla yer al- mış "Hiçbir sınıfa gir- meyen bazı insanlarya- n melek, yan seydan- dırlar. Arada sırada dünya yüzünde belirir- ler. Bunlar bazı diyar- larda tapınıhrlar, bazı diyarlardan kovuluriar. Ancak nerede olursa olsun fark edilme- den geçilmezler. Başkalannın üze- rinde hay ranlık ve iirkme karşt- hgı bir etki uyandınriar. Bu da ota- ğanüstü bir güciin simgesktir. Fa- /ıl Say bu tür bir yaratık! Miizik- le olan tutkulu ilişkisi çarpıcı bir olay. Bu piyanistin müzikle olan ilişkisi sanid vahşi bir hayvanın avını büyük bir hırsla yemesüıe benzhor ve dinleyici buna tanık oluyor. Beethoven'ın op. 109 so- natını en ince aynntılanna ka- dar. adeta ağlatarak, kanatarak acıdolu bir şekildesergiledi. VV'ag- ner- Liszt'in "Aşkölümü'niiöy- le bir coşkuyla çaldı ki İsalde ar- tık kesinlikle ölmemeye karar verdi. Brahms-Paganini Çeşitle- mderi'nde Paganinj'nin şeytani karakterini ortaya çıkarttı.- O büyük bir piyanistin ötesinde muhteşem bir müzisyen." Nevv York Times'da David Mermeistein ımzası ile 22 Ağus- tos'ta çıkan eleştiri. Fazıl Say'ın MozartCD'si üzerine: "Türkpi- yanist Fazıl Say, dinleyicisini de kendisiyle birliktesürüİdeyen vir- tüözlerden. İlk CD'sini Mozart'ın ünlü yapıtlanna ayırmış. Beste- cinin K 333 sonatına güvenli bir yaklaşımla başlıyor, taze kan ge- tiriyor. Orta böliimün zaraferi son bölümün çocuksu nıasumi- yeti ile bitiyor. "An, Vous Dirai- JeMama~nın I2çeşitlemesınde afacan bir okul çocuğu edasın- da: lsteksizce dersini yapan, bir yandan da hünerini kanıtlayan havada. K.330 sonat özenli ve gençlık coşkusu içinde CD. K.331 sonatı l30ıle sona eriyor. Bura- daki "Türk Rondosu" ile Fazıl Say kendini ülkesinde duyum- samış. Ölçülü, yalın, net bir ar- tıkülasyonla ve dinçleştirici bir ferahlık içinde yorumlanmış." Fazıl Say 22 Eylül tstanbu! Re- sitali'nde Mozart'ın K. 330 so- natını, Beethoven'ın op. 109 so- natıni, Erkin'in Duyuşlan'nı, De- bussy ve Gershwin'in Prelüdle- rini seslendirecek. Abartısız biçemle müzik yapan 'İzmir'in Sesi' ve 'Akdeniz Gençler Orkestrası'nın CD'si Dostlıığa, kardeşliğe anlamlı bir katkı ÖNDER KİrTAHYALI İZMİR - tnsanlığa mutlulugu ve gö- nencı getıreceği sanılan en kapsamlı ça- lışmalar, 20'ncı yüzyılda yapıldı vegün- lülv^aşanTdaki alışkanlıklan kökünden degışîiren gelişmeleri yaşa^k^^ıja, tari- , hın en korku vericı sorusuna, yine 20'ncı yüzyılda yanıt arandı. Soru şuydu: "Aca- ba en kı&a zamanda, en çok sayıda insanı nasıl öldürebiliriz?" Yanıt bulundu ve ölümcül silahlar yapıldı. Öte yandan çev- reyı kirleten, ormanlan yakan ve ozon ta- bakasını deien insanoğlu. son yıllarda do- gal afetlerle boğuşmaktadır. Uygarlığa en büyük katkıyı yapmış olan gelişmiş ülke- ler. kârlannı yitirme kaygısıyla savaşlan ve dogadan gelen felaketleri önlemiyor. Düşmanlıklartükenecekgıbidegıldınama dünyanın her köşesınde bu gıdişi tersıne döndürecek etkinlikler var. lşte Izmır'den küçük bir örnek: Kentımizde. Ege'nin ikı yakasmdaki halklar ve bunun da ötesinde bütün insan- lığı dostluga çağıran mutlu bir ses duyul- maktadır: "İzmir'in Sesi" ya da özgün adıyla "Voice Of Lanir." Gerektiğinde pi- yanonun da kullanıldıgı Türk müziği çal- gılanyla küçük bir korodan oluşan toplu- luk, EÜ Türk Musikisi De\ let Konserva- tu\ an Öğretım Üyesı Saym Yar. Doç. Ber- rakTarançyönetmektedir. "Kadın. Mito- logya ve Kardeşlik" üstüne söyledikleri şarkılann şıırleriyle besteleri de Taranç'ın- .zmır ın Sesi gerektiğinde piyanonun da kullanıldıgı Türk müziği çalgılanyla küçük bir korodan oluşan topluluk. dır. Voice Of tzmir'ın iki yıllık geçmışi var. 1997'de. UNESCO'nundüzenlediği "İki Denizin Yarabcı Kadınlan, Akdeniz Ka- radeniz Festivali"nde, Dünya Banş Günü olan 1 Eylül'deSelanik'te dinleti \erdı.Ka- sım 1997'de Roma'da Türk Büyükelçiiı- ği'nde, Aralık 1997'de ıse Manısa Celal Bayar Ünnersitesi'nin onuncu kuruluş yıldönümünde şarkı söyledi. Güttüğü amaç, bölgemizde savaş yerine banşın. düşmanlık yerine kardeşliğin egemen ol- masına katkıda bulunmaktır. Voice Ofbmır, abartısız birbiçemle mü- zık yapıvor iaüece klanıeıçı. \unanıs- tan'ın yerel sanatçılarını anımsatan bir yaklaşımla çalışıyor: Türk müzıgı terı- miyle "Keriz atıyor." Taranç'ın şarkıları. majör ve minör tonlardadır; ama müzıgı- mızden gelen etkilere de yer verilmış. Topluluk. şımdılık çok yenuüstelık Sa- ym Taranç, yaptığı besteler yönünden bı- raz tedirgin. Böyle olunca tzmır'in Sesi. kendisi için şarkı yazmak isteyenlere de kucak açmalı. müzıgmi çeşıtlendırmelidir. Aynca ılımlı bir çokseslilık öğesine mut- laka yer verılmelıdir. "tzmir'in Sesi"ni dinlediğim günlerde. bir konser\atuvar öğrencisi "Akdeniz GençlerOrkestrasrnın (Orchestre des Je- unes de La Medıterrane) tanıtım CD'sinı getırdı. Bu orkestradan oluşan dostluklar, \ ukarıdakine kıyasla daha anlamlı ve ıç- tenlıklıdır. 1985"te kurulan orkestra, Akdeniz ül- kelennin genç müzıkçılerinden oluşturul- maktadır. Yönetıcıler her yıl söz konusu ülkeleri zıyaret ederek müzıkçileri seçer- ler. Kurııldugu yıldan başlayarak Türkı- ye'den de topluluga müzikçı alınmaktadır. Örnegın İzmir Konserv atuvan, yılda en az üç gencı buraya göndermeyi başarmıştı. Elimizdeki CD, topluluğun 29 Temmuz 1997'de Aix- en-Provence'ta Theâtre de l'Archeveche'deverdıgidınletininbirbö- lümünü içeriyor: Marino Baküssera'nın "Janas 3"ü ile Ahmet Adnan Saygun'un Op. 14 Orkestra Süiti (Meşeli, lmprovi- satıon, Horon) seslendirilmiş. Geçen yılki çalışmalarda 15 kişiyle bi- rinci sırada bulunan Fransızlan, 14 sanat- çıyla Türkler izlemiştir; kemancı ise Yu- nanlılar. 20 gün süren provalarla on gün- lük dinleti gezisi sırasında oluşan dost- luklann bıraktıgı izler silinecek gibi degıl- dır; çünkü onlan yaratan etmen, ulu mü- zik sanatının gücü ve evrensel dilidir. Gençlerimızin başansına ekolarak Say- gun'un yorumu ile de gurur duymalıyız. Şef Henri Gallois, titiz bir çözümleme yap- mış; trombondan gelmesi gereken kısa, fakat anlamlı bir \ urguya dek her şey açık- ça belırtilmiş. "Meşeü"de Ingiliz İcorno- sunun biraz gen kalışı, obuanm donuk rengı, "Improvisation"da. bestecinin is- tedığı glisandonun pıs çıkması gibi ku- surlar önemli degildir. Yonım son derece güzel; gürlüklerdekı derinlik heyecan ve- riyor. "Horon"un güç ve karmaşık ritim- lerinde hiçbir aksama yok. Süit bittiginde, salondan coşkulu biral- kışuı yükseldigını duyuyoruz. "Bravo" sesleri bu coşkuyu daha da arttırmaktadır. lşte size. toplumlar arasında oluşması ge- reken dostluga, kardeşliğe \e banşa. hem müzigimizle hem de müzikçılenmizle yap- tıgımız küçük, fakat anlamlı bir katkı. Steven Genta James Smith \« Makanda Ken Mc Intr>Te - "Jazz Ambassadors" Darphane <de cazKüHürServisi - Borusan Kültür ve Sanat Merkezı. tarihı Darphane Binalan'ndager- çekleştirdigi müzik etkinliklerini yeni sezon- da da sü*rdürüyor. New York'lu iki caz us- tası, Makanda Ken Mc Intyre ve Steven Smith"den oluşan Jazz Ambassadors Gru- bu 21 Eylül Pazartesi günü saat 20. OO'de İstanbullu müzikseverlerle buluşuyor. Iki- h. gün içinde cazda dogaçlamanm konu edildığı bir atölye çahşması da yapacak. Amerikan Basın ve Tarih Vakfı'nın işbir- ligi ile güz rurnesine tstanbul'da başlayacak olan grup, Israil, Yunanistan. Kuveyt, Cr- dün \e Yemen'de de konser verecek. Yap- tıklan müziği Afro- .Amerikan ve Afro-Ka- rayip geleneğinde enerjik. ritmik ve lirik bir müzik olarak tanımlayan Makanda Ken MclntyTe,flüt,obua, alto saksofon. fagot ve bas klarnet gibi müzik aletlerini ustaca kul- lanması ile tanınıyor. Nat Adderly, Carla Brey, Cecil Taylor, Jaki Byard gibi sanatçı- larla da kayıtlan bulunan Mclntyre, aynı zamanda New "\brk Old Weztbery Üniver- sitesı'nde Amerikan Müzik, Dans ve Tiyat- rosu Bölümü'nün kurucusu ve 1961 'den bu yana ögretim üyesi. 1997'den beri Mclnty- re ile çalışan Smith ise SteveO'Connor, Ho- ward Roberts, Barney KesseL Ste\ Khan. Chuck\Vay ne ve John Abercrombiegibi us- ta gitaristlerin yetiştırdigı bir sanatçı. Grup, 21 Eylül programma saat 13.00'te 'Jazz'da DoğaçlamaAtölyesi" ile başlayacak. Profesyonel müzisyen, ses sanatçısı ya da tamamıyla amatör, dileyen herkesin aktif biçimde ya da dinleyici olarak katılabilece- ği atölyede cazın en dogal enstrümanı olan 'ses' kullanılacak. Sesın bir ritim aleti ola- rak kullanılacağı atölye çahşması saat 15.00'tesonaerecek. Borusan Kültür'ün. Darphane'de ücret- siz olarak gerçekleştirdigı etkinliklenn da- vetiyeleri. Borusan Kültür ve Sanat Merke- zi, Gramofon, Lale Plak (Tünel), Akusta (Nişantaşı), D&R (Erenköy ve Etiler) ve Roxy'den (Taksim) temin edılebilir. Caz Atölyesi'ne katılmak ısteyenlerin ise '0 212 292 06 55' numaralı telefondan Serpil Bal- cı'yı arayarak kayıt yaptırmalan gerekiyor. AMemir'eAlrnanya'dan ödül KültürServisi-19-20 Ha- ziran tarihlerinde Alman- ya'nın Münsterkentinde dü- zenlenen k Kulturförderpre- isder \\estfalischen' yan şma- sında bınnci olan Atilla Al- demir.ödüiünü 22 Eylül gü- nü düzenlenen bir törenle alacak. Genç sanatçı bu ödül- le birlikte Almanya'nın çe- şitli kentlerinde solo konser- ler verme olanagına kavuş- tu. Aldemir, 3 Ekim 1998'de Lübecke Senfoni Orkestra- sı eşliginde Beethoven'ın ke- man konçertosunu, 30 Ekim 1998'de de Cumhuriyet Bay- ramrnın75.yılıkutlamaet- kinükleri kapsamında TC Münster Başkonsolosluğu ve TC Kültür Bakanlığı iş- birliği ile Detmold Oda Or- kestrası eşliginde Cemal Re- şit Rey'in solo keman \ e Oda Orkestrası için Adagio ve Allegro eserini seslendire- cek. Kültür Bakarüıgı ve kon- soloslukların yurtdışındakı sanatçılara bu tür fırsatlar tanımasın- dan duydugu memnuniyeti dile geti- ren Atilla Aldemir. bir Türk eserini ça- lacak olmaktan gurur duyduğunu be- lirtiyor. 1975 yılında Istanbul'da dünvaya gelen Atilla Aldemir, 1986 yılında Mimar Sinan Üni\ersitesi Devlet Konservatuvan'nagirerekburadaDoç. Çiğdem Yonat İyicil ile keman çalış- malanna başladı. 1994 yılında aynı okulun yüksek bölümünden pekiyi • Münster kentinde düzenlenen yanşmada birinci olan Atilla Aldemir, ödülünü 22 Eylül'de düzenlenecek törenle alacak. derece ile mezun oldu. Orkestra ile ilk konserini 15 yaşında İDSO eşliginde Bruch'un Sol Minör keman konçer- tosunu seslendırerek veren sanatçı 1994 yılında Amerikalı Oda Müziği toplulugu 'Apple Hill'in ülkemiz için verdiği bursu almaya hak kazanarak. temmuz ve ağustos aylannda topluluk ile birlikte Nevv Hampshire ve Bos- ton'da gerçekleştirilen çalışma ve fes- tivallere katıldı. 1995 yılında Ispan- va'da düzenlenen bir dizi konserde Detmold Oda Solistleri'ne katıldı. Atilla Aldemir, 1997'de Genç Kuşak Solistleri' haf- tasında İDSO eşliginde J. Brahms'ın Re Majör keman konçertosunu seslendirdi. Ay- nı konseri Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası ile tek- rarladı. Yunanistan'da da •l luslararası Horto Müzik FestrvaB'nde Prof. Lukas Da- vid ile birlikte Oda Müziği ve Solo konserler gerçekleştir- di. 1997'nin Kasım ayında da Almanya'da Orchesterge- sellschaft Detmold eşligin- de ve 1998 Ocak ayında Cu- kurova Senfoni Orkestrası eş- liginde J. Sibelius'un keman konçertosunu seslendirdi. 1996-98 yıllan süresinde Det- mold Oda Orkestrası üyeli- ginde bulundu ve bu orkest- ra eşliginde pek çok konse- re katıldı. Aldemir, haziran ayında Almanya'da VVestfalen eyale- tinde gerçekleştirilen Kultur förderpreis der VVestfalishen Wirtsc- haft yanşmasında kazandıği birinci- lik ödülünün ardından Türkiye'de de ilk kez TC Kültür Bakanlığı tarafin- dan gerçekleştirilen 'GençYetenekler Keman Yanşması'nda ikincilik ödü- lüne değer görüldü. Aldemir halen Dr. Nejat F. Eczacı- başı Vakfı'nın katkılanyla Detmold Yüksek Müzik Okulu'nda Prof. Lu- kas David'in keman sınıfinda lisansüs- tü müzik öğrenimine devam ediyor. Fahjp Atakoğlu nun 75. Yıl konseri' Aspendos'ta • Kültür Servisi - Global Menkul Değerler şirketinin 8. kuruluş yıldönümü ile Cumhuriyetin 75. kuruluş yıldönümünü bir arada kutlamak üzere düzenlenen Cumhuriyet Konserleri dizisinin ikincisi Antalya Aspendos Tiyatrosu'nda gerçekleştirilecek. Konserde, Cumhuriyetin 75. yılını anlatan özel bestelerini yorumlayacak olan Atakoğlu'na Şef Fahrettin Kerimov, Istanbul Büyükşehir Belediyesi Cemal Reşit Rey Senfoni Orkestrası ve Opera Korosu'nun yanı sıra Erkan Oğur, fsmail Demircioglu, Sibel Gürsoy. Birol Topaloglu, Yarkın Türk Ritimleri Toplulugu ve Laz Kadınlan korosundan oluşan 130 kişilik müzisyenler toplulugu eşlik edecek. VVebber'den Action Man' müzikali H Kühür Servisi - Ingiliz besteci Andrevv Lloyd VV'ebber, erkek çocuklann en çok oynadığı oyuncuklardan biri olan Action Man'i müzikal olarak hazırlayacak. VVebber, Cats, His Amazing Technicolour Dreamcoat, Jesus Christ Superstar ve Whistle Dovvn The Wind gibi müzikallerle tanınıyor. 'Action Man's Live Mission' adını taşıyacak olan yeni müzikal, dünyayı kötülüklere karşı kurtarmaya çalışan "Action Man'ı konu alıyor. Merly Streep'ten yeni film • Kültür Servisi - Merly Streep'in yeni filminin prömiyen pazar akşamı Nevv York'ta gerçekleştırildi. Yapımcılıgını Universal Pictures'ın üstlendiği filmin adı 'One True Thing'. Anna Quindlen'ın aynı adlı romanından sinemaya aktanlan filmde Renee Zellvveger ve \Villiam Hurt de rol alıyorlar. Film Avrupa sınemalannda 18 Eylül'de gösterime giriyor. TDK ödülleri açıklandı • ANKARA (AA) - Türk Dıl kurumu (TDK) 1998 yılı ödüllen açıklandı. Sunuculuk dalında Orhan Boran ve Tank Gürcan. müzik dalında ise Sezen Cumhur Önal ödüle deger bulundular. Ödüller, 26 Eylül akşamı Dolmabahçe Sarayf nda s düzenlenecek Dil Bayramı Törenı'nde sahiplerine sunulacak. Ödüllerin. onur belgesi, bir gümüş plaket ve beş yüz milyon liradan oluştuğu bildirildi. Eskişehip Festivali'nde Bifi Bruford • Kültür Servisi - Geçen yıl Bılly Cobham ve Bob Moses gibi dünyaca ünlü iki davulcuyu konuk eden Uluslararası Eskişehir Festivali, bu yıl da Bill Bruford'u agırlayacak. Progressive Rock'un önde gelen topluluklanndan Genesis, Yes ve King Crimson'da yaptığı çalışmalarla tanınan davulcu Bill Bruford, Eskişehir Festivali'nde verecegi konserle ilk kez Türk izleyicisiyle buluşacak. 1986'da kurduğu grubu 'Earrvvorks' ile bir konser verecek oian Bruford, rock müziğınden caza geçiş yapması ve rock tekniğinı caz duygusuyla sergilemesiyle tanınıyor. Earthvvorks'ün kadrosunda saksofonda Parrick Clahar, tuşlu çalgılarda Steve Hamilton ve basta Geoff Gascoyne yer alıyor. Capitol'de '1075 Kuş' projesi • Kültür Servisi - Capitol Alışveriş ve Eğlence Merkezi. beşinci kuruluş yıldönümünü Marmara Güzel Sanatlar Fakültesi tarafından gerçekleştiriien '1075 Kuş'adh projeyle kutluyor. Bu sanatsal düzenleme. hiçbir sınır tanımadan bir kıtadan diğer kıtaya özgürce uçan kuşlann, Capitol'ün beşinci. Cumhuriyet'in 75. yıldönümünde, kıtalararası geçiş noktası olan Istanbul'da konaklamalannı simgeliyor. Binanın tavanından itıbaren yumuşak eğriler çizerek kümelenen kuşlann boşlukta süzüleceği proje. hareket. illüzyonun yanı sıra ses efektleriyle de beslenecek. Proje 17 Eylül'den başlayarak ekim ayının sonuna kadar görülebilecek. Plastik Sanatlar Derneği'nden 'Ppoje-İş' sergisi • Kültür Servisi - Uluslararası Plastik Sanatlar Derneği. "1998 Sanat Etkinlikleri' kapsamında 'Proje-lş' adı altında bir sergi gerçekleştiriyor. Plastik sanatlar alanında gizli kalan üretimin açığa çıkanlacağı, sanatçmın ütopyasının, özgür yaratısının sınırlannı zorlayan koşullan ortadan kaldıran, ekonomik, sosyolojik ve teknolojik nedenlerle sanatçmın gerçekleştiremediği ya da gerçekleştiremeyeceği projelerin de bir yapıt olarak görülebilmesini amaçlayan sergi, 27 Kasım-12 Aralık tarihleri arasında Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sergi Salonlan'nda izlenebilecek. Plastik sanatlar dalındaki tüm sanatçılann katılımına açık olan serginin dosya teslim tarihi 12-20 Ekim olarak belirlendi. Aynntılı bilgi için 247 62 83 numaralı telefona başvurulabilir. BUGUN • AKSANATta 12.30 ve 18.30'da yönetmenliğini S. Pollack'ın yaptığı, başrollerinı B. Streisand ve R. Redford'ın paylaştığı 'The Wa> VVe VV'ere' adlı film yer alıyor. • BORUSAN KÜLTÜR VE SANAT MERKEZİ'nde saat 12.30'da 'Bill Evans Trio' konseri v ideodan izlenebilir. • BEKSAV'da saat 19.00'da yönetmenliğini Yılmaz Güney'in yaptığı 'Sürü' filmi gösterilecek. • BELGESELSLNEMACtLARBtRLtĞİ'nde saat 15.00'ten 18.00'e kadar her saat başı Serpil Dündar'ın yönettigı 'Eski Şampiyonlar' adlı belgesel film gösterilecek.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog