Bugünden 1930'a 5,499,814 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 15EYLÜL1998SAI HABERLER Erbakan duruşmaya gelmedi • ANkARA (Cumhuriyet Bürosu)-Anayasa Mahkemesı'nce kapatılan RP'nın Genel Başkanı Necmettın Erbakan. partısinin kapatılmasından sonra yaptıgı bır konuşmada. "Anayasa Mahkemesi'ne hakaret ettığı" gerekçesıyle 3 aydan l .5 \ ıla kadar hapis cezası isıemiyle yargılandığı davanın ikıncı duruşmasına da mazeret bildirerek katılmadı. Ankara 5. Aslıye Ceza Mahkemesi'nde görülen davanm dünkü duruşma.vinda. Yargıç Ekrem Özdemır. Erbakan'ın hasta oldugunu behrten rapor ve mazereiinin yerınde görülerek kabulüne. savunmasının alınması ıçin adına yenıden davetıve çıkarılmasına karar \erdığinı behnerek duruşmay ı erteledı. 200 işçi ölümden döndu • ZONGILDAK(AA)- Türkiye Taşkömürleri Kurumu'na (TTK) bağlı Armutçuk Müessese Müdürlüğü'ndeki kömür ocağmda meydana gelen yangında. 200 maden ışçisı ölümden döndü. TTK Genel Müdürlüğü yetkılilerınden alınan bılgiye göre. günde 400 ton kömür üretiminın gerçekleştıği 3. ocakta. basınç farklılıklan ile iklim değışıkliğmden dolayı yangın çıktı. Kurtarma ekiplen tarat'mdan ışçiler ocaktançıkartılırken yangına. ocakta beton duvarlarörülerek müdahale edildi \e yangın alanının hava ıle teması kesıldi. Dans eden çocuklarç • AMvARA(AA)-CHP İstanbul Mıllervekılı Ercan Karakaş. Içişleri Bakanı Kutlu Aktaşın cevaplandırması istemiyle TBMM Başkanlığfna sunduğu ^oru önergesinde. dansçı çocuklan karakola götürerek sorgulayan polisler hakkında açıldığı belırtilen soruşturmanın ne zaman tamamlanacağını sordu. Bazı güvenlik görevlilennın 9-I0 yaşındakı çocukları "örgüt üyeliğı" ılesuçlama yetkisini kımden aldıklan sorusunu da yönelten Karakaş. "Dünyanın her yerınde meydanları. sokaklan renklendıren amatör dans gösterilerinı Türkiyeide hangi yasa suç sayıyor? Türkıvede kullanılması yasak olan renkler var mıdır" dedi. Ankara çetesine 71 yıl hapis • ANKARA (ANKA) - Gölbaşı'nda tefecıiik yaptığı söylenen \e petrol istasyonu işleten Cemal Şimar'dajı zorla 35 milyar lira gasp etmek isteyen 3"ü subay 7 sanıklı da\ada Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesi toplanı 7] yıl ağır hapis cezası \erdı. Mahkeme. Genelkurmay Özel Kuvvetler Komutanlığı'nda görevlı Lsteğmen Barbaros Eralp Şanlı ile bırlikıe Lürfi Reşıt İnal'ın beraatlarını kararlaşnnrken. yine Genelkurmay 'da göre\ li Yüzbaşı Biilent Yılmaz, Lstçav U} Mehmet Satılmış ve Kamber Sankurt'a adam kaldırma \e gasp suçlanndan 2!'eryıl ağır hapis cezası verdı. Sanık Tanju Çetin'e 3 yıl 20 gün hapis cezası \eren Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesi. diğer sanık Ahmet Özbek'ın de 5 yıl hapisle cezalandınlmasını benimsedi. cezası • ANKARA (ANKA)- DGM'yi protesto eden şair- yazar Yılmaz Odabaşı'na 7 ay hapis cezası verildi. Odabaşı. kitabı nedeniy le yargilanıp bir buçuk yıl hapis cezasına çarptınldığı DGM'de mahkeme heyetine "Sizinle aynı çağda ve ülkede yaşamaktan utanç duyuyorum" demesi üzerine dava açılmıştı. Ankara 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın karar oturumunda Odabaşı. "mahkeme asayişini bozduğu" ve "heyete hakaret ettiği" gerekçesiyle hapis cezasına çarptınldı. Odabaşı geçen yıl DGM'de hapis cezasının yanı sıra 933 milyon lira da para eezasına çarptınlmıştı. CHP, tüm çalışanlan güvenceye alacak 'Ulusal Sosyal Güvenlik Sistemi Modeli'ni açıkladı 'Devlet sisteme prim ödemeli'• Enis Tütüncü, "CHP olarak sosyal güvenlik sorununun çözülmesi ya da çözüm yolunu bir başına değil, sosyal güvenlik, sağlık, çevre ve emeğin korunması bütününde aradık ve bulduk. 21. yüzyılda Türkiye bir sosyal adalet toplumuolmalı" dedi. .ANKARA (Cumhurivet Bürosu) - CHP'nin. - tüm çalışanlann gelecekte in- sanca yaşayabilmelerini güvence altına alacak bir sistemin geliştirilmesi amacıy- la"1 hazırladığı "Llusal Sosyal Güvenlik Modeli" dün açıklandı. Özerk yönetım yapısına sahip bir Llusal Sosyal Güven- lik Sigortası Kurumu kurulmasını öngö- ren raporda. de\ letin sisteme prım ödeye- rek katılması ve "nihai garantör" olması önerilerine yer verildi. CHP tarafından başlatılan "Türkiye Projesi'* ıçınde "Topluma banş,aileye hu- zur. bireye güven" sloganıyla hazırlanan Llusal Sosyal Güvenlik Sistemi Modeli. dün düzenlenen toplantıyla açıklandı. Toplantıda konuşan CHP Ankara İl Baş- kanı Haydar Yılmaz. raporların kesinleş- rnesinin ardından tabana hızlı bıçımde ak- tanlmasını planladıklarını kaydetti. Mo- deli anlatan Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyesı Enis Tütüncü. çalışmala- rıyla. sosyal güvenlik sisteminin özelleş- tirileceği tartışmalanna nokta koydukla- nnı söyledi. Rapor ıle beşikten mezara tüm çalışanlan sosyal güvenlik şemsiye- si altında aldıklarını ve devletin sosyal güvenlik finansmanına katkısını sağla- dıklarını anlatan Tütüncü. işsizlik sigor- tası veaıleyardımlannı dayaşamageçir- dıklerinı bıldirdı. Sosyal adalet toplumu Llusal Sosyal Güvenlik Sistemi Mo- deli'nin çağdaş sosyal devlet anlayışına dayandıgtnı kaydeden Tütüncü. "CHP olarak sosyal güvenlik sorununun çözül- mesi ya da çözüm volunu bir başına değil, sosyal güvenlik, sağlık.çe\ rv veemeğin ko- runması bütününde aradık ve bulduk. 21. yüzyılda Türkiye bir sosval adalet toplu- mu olmalı" dedi. Sosyal sigorta sisteminin iflas noktası- na getirildiğı belirtilen raporda. emekli aylıklannın büyük ölçüde düştüğü, sosyal güvenlik kapsamının yetersiz kaldığı ve sıgortalı hakları arasında farklılıklar ya- ratıldığı kaydedildı. Emeklilik yaşının in- dirılmesinin ikincil bir ışgücü piyasası oluşturduğuna işaretedılirken. sorunlann nedenleri arasında kayıtdışı istihdamın yaygınlaşması. yönetımin özerk olmama- sı. nıtelikli personel yetersizliği. mevzu- at karmaşası ve af yasalan gösterildi. Raporda sıralanan sosyal güvenlik si- gortası reform önerilerinden bazılan şöy- le: - Tamamen özerk biryönetım yapısına sahip Ulusal Sosyal Güvenlik Sigortası Kurumu kurulmalıdır. - Aktüeryal dengenin devamlı olarak korunması esas olmalıdır. - Devlet. Llusal Sosval Güvenlik Sis- temi'ne prim ödeyerek katılmalıdır. - Emekli olabilme koşullan yeniden dü- zerdenmelidir. - Prim ödeyea emekli maaşı alanların oranı yükseltilmelidir. - Özel emeklilik fonlannın oluşturul- ması özendirilmelidir. - Başta belediyeler ve diğer kamu ku- ruluşlan olmak üzere primlerinı düzenli ödemeyen veya ödeyemeyen kurumlar açısından primlerin düzenli tahsilini sağ- lamak üzere önlemler getırilmeli, prim ödemeleri teşv ik edilmelidir. - Yurtdışında çalışan ışçilerin sosyal güvenlik haklan, ilgili ülkelerle yapıla- cak yeni anlaşmalarla garanti altında alın- malı. ışçilerin kesin dönüş şartı aranmak- sızın emekli olmaları sağlanmalıdır. - Göçmen yurttaşlann göç ertikleri ül- kelerde sosyal güvenlik haklannın ülke- mizde de geçerli olmasını sağlamak ama- cıyla ilgili ülkelerle sosyal giivenlik anlaş- ması yapılmalıdır. - İşsizlik sigortasıileaileyardımlan si- gortası. yaşlılık, maluliyet ve ölüm sigor- tası dışındaki düzenlemelerle en uygun süre içinde kurulmalıdır. -Çalışmagücündenyoksunbulunanla- rın. özürlülerin. bakıma ve korunmaya muhtaç olanların sosyal güvenliklen için bir Kamu Desteği ve Sosyal Refah Hiz- metleri Ana Plam hazırlanmalıdır. ÖZÜT- lü işçı ve memur çalıştınlmasında yasa- larla getirilen yüzde 2'lik istihdam kon- tenjanının tam kullanımı sağlanmalı, kon- tenjanlar 2000 yılı başlangıcında bir kat daha arttırılmalıdır. - Tutuklu ve eski hükümlülerı topluma kazandırmak amacıyla her cezaevi bir okul halıne getırilmeli. kişılerin ıstihda- mını kolaylaştıncı önlemlere etkinlik ka- zandırılmalıdır. Başbakan Vajba, Aîatürk'ün Hindistan için ilham kaynağı oldugunu söyledi 'Lttikolmadcmnuklem ohmnuı:' Prof. Dr. TÜRKKAYA ATAÖV Hindistan Başbakanı Atal Behari \ajba. Atatürk'ün. Hint ulusal akımının önde gelenleri için ilham kaynağı oldugunu belırterek "Laiklik olmadan gerçek anlamda modern olunamaz" dedi Cumhuriyet'in sorulannı yanıtlayan Hindistan Başbakanı Atal Behan Vajba. Hindistan ve Türkiye'nin sınır tanımayan teronzme karşı Birleşmiş Milletler'de işbirliği yaptığını belimi. Hındistan'ın eski Ankara Büyükelçisi ve şimdiki Cumhurbaşkanı K. R. Naraynan'ın yarın Türkıye'ye geleceğinı kaydeden Başbakan Atal Behari Vajba. dünya olaylan ve Türkiye ıle ilgili sorulanmızı şöyle yanıtladı: SORl: Hindistan ın nükleer denemeleri dünyanın dikkatini Güney Asya'ya >e bazı önemli nukleer sorunJara çekti. Dünya güvenliğini ve onun vazgecilmez önkoşuliarını ve aynı zamanda Hındistan'ın güvenliğini de. Soğuk Savaş sonrası dönemi bugünkü ortamında nasıl tanımlarsınız? Beş dev letin nükleer tekelinin sürüp gitmesi meşru bir ayncaük mıdır? \ANIT: Günümiiz dünyasının özelliği. ekonomi ya da güvenlik alanlannda. karşılıklı bağımlılıktır. Güvenlik kavramları coğrafi bölgeler denen sınırı da aşar. Karşılıklı bağımlılık askeri. ekonomik. enerji. gıda. çevre ve siyaset gibi çeşitli eylem alanlarını içine alır. Bu durumda. Hindistan'ın uzun vadeli güvenliği. yalnız kendi sınırlannı koruma yeteneğiy le sınır ötesinden gelen terörist dürtülerle sınırları içinde barışı yaşatmasıyla değil. toplumsal değişim ve demokrasiy le çoğulcu değerlerin sürdürülmesi eşliğinde. ekonomik büyümenin bugünkü hızını arttırmakla da ilgilidır. Soğuk Savaş sonrası dönemde. nükleer silahlar •"meşnıluğunu" sürdürdü ve onlann kullanılmasıyla ilgili doktrinler yaşatıldı. hatta bugünlere uyar biçime sokuldu. Biryanda Avrupa çapında güvenliğin sağlayacağı yararlar genişletilirken. aynı şey bölgemize uygulanmadı. Aslında. güvenlik çevremız gitgıde kötüleşti. İnanıyoruz ki. Hindistanın güvenliği ya küresel. kimseye karşı aynm yapmayan ve evrensel bir nükleer silahsızlanma ya da tüm dev letlerin eşit güvenliği ilkesimn uygulanmasıyla sağlanabilir. SORU: Soğuk Savaş sonrasının yeni koşullannda "bağlantısızlık" siyasetine ilişkin olarak Hindistan'daki daha önceki düşünce birliği bugün de sürüyor mu? YAMIT: Hındi'stan'ın bağlantısızlıkla ilgili tavn ulusal bir düşünce birliğine dayanmakta devam ediyor. Karar vermede ve eylemde bağımsızlık anlamına gelen "bağlantısızlık akımı" felsefesi değerini sürekli olarak konıyor ve bu akımın üyelerine. nükleer silahlardan annmış özgür bir dünya ve daha eşıtlikçi bır uluslararası ekonomik ilişkiler sistemi arayışı gibi günümüzün ve geleceğin yaratacağı sorunlann çözümünde bir dünya bakışı getinyor. SORU: Başlangıçta Amerikalı Profesör Sanıuel Hunrington'un "önümüzdeki yiizyılın en büyük çatışmasr olarak ortaya attığı "L'ygarüklar Çatışması" kavramı çevresinde dünya çapında bir tartışma sürüp gidiyor. Bu ka> ram sizce gerçekçi midir? Yoksa "yeni bir çağda çok eski bir korkumu/u" yansıtıvor? Bu tez belirli bir devletin dış politikasının işe yarar bir aracı olabilir mi? YANIT: Bütün büyük uygarlıklar birbirine kucak açma ve karşılıklı alışverişle büyüdü. Apaçık şiddet ve Makyavelci yönetim anlayışı aydınlanmış bir dev letin araçları olamaz. .Mustafa Kemal Atatürk bunu iy i anlamıştı. Bu tavırsize miras kalan Anadolu zekâsının Hindistan Başbakanı Atal Behari Vajba, "Bütün büyük uvgariıklar birbirine kucak açma ve karşılıklı alışverişJe büyüdü. Apaçık siddet ve \Iakyavelci yönetim anlayışı aydınlannuş bir devletin araçian olamaz. Mustafa Kemal Atatürk bunu iyi anlamıştı. Bu ta\ır size miras kalan Anadolu zekâsının özüydü" diyor. özüydü. Gelecekte savaşları ve çatışmalan engelleme sorumluluğu hepimize düşüyor. Bunun için. hoşgörü ve karşılıklı anlayış gerekli. Dünyanın büyük uluslannın bu değerlen sergileyebileceklerini umanm. SORl: Hindistan'ın bazı yerlerindeki başkaldırmalarla nasıl başa çıkıyorsunuz? YANIT. Özellikle yasalann üstünlüğü bağlamında güçlü geleneğı olan demokratik toplumlann terorizmin kökünü kazıması daha zordur, çünkü kişilik haklany la dev letin şiddeti yok etmesine ilişkin görevi arasında bir denge korunmak zorundadır. Terorizm sınır tanımayan bir tehlikedir. Hindistan örneğinde dışardan destek ve parasal yardım var. Terörü ortadan kaldırmak için uyumlu ve dünya çapında bir çaba olmadıkça. hepimiz güvensiz bir dünyada yaşamaya devam edeceSiz. Hindistan ve Türkive teronzme karşı eylem isteyen bir Birleşmiş Milletler kararını birlikte desteklemişlerdir. SORl': Ülkelerimizarasında ortak paydalar nelerdir? YANIT: Türkiye ile Hindistan'ın çok ortak yanı var. Modern çağda her ikimiz de demokrasi ve laiklik ideallerine bağlıyız. Büyük Türk önderi Mustafa Kemal Atatürk, Hint ulusal akımının önde gelenleri ıçin ilham kaynağıydı. Ekonomi ve iş ilişkilerini daha yukanlara çekme amacıyla yeni fırsatlar yaratan birtakım ekonomik değişiklikleri ikimiz de uyguluyoruz. Çağdaş ve gözleri ileriye dönük devletler olarak. çok ortak yanımız ve birbirimize verebilecek çok şeyimiz var. Cumhurbaşkanımızın eylülde Türkiye'yi ziyareti iki ülke ilişkilçrini dahada güçlendirecek. SORL : Laiklik bir ülkenin yaşamında ne denli önemli olabilir? Modernleşme laikliği murlaka birlikte getirir mi? Yoksa laik bir düzende yaşadığımız doğru olmavabilir mi? Laikliğin çağdaş dünyadaki yaran nedir? YANIT: Çok din ya da mezhebin bulunduğu, çok dilin konuşulduğu ve birçok etnik grubun var oldugu herhangi bir toplumda, laiklik inancın aynlmazparçasıdır. Dinsel özgürlük ve hoşgörü evrensel degerler olduğuna göre, tüm uluslar için de önemli olmalıdır. Modernlik ve laiklik her zaman eş anlama gelmeyebilir. Ancak. laik olmadan gerçek anlamda modern olmak olası değildir. Laiklik yalnız dinin özgürlük içinde yaşanmasıyla da sınırlı kalamaz, çünkü ırkçılığa karşı ve insancıl bir tavrın da gerçekten parçasıdır. Modernleşmey le maddecilik çoğu kez birlikte düşünüldüğü için gerçek laikliğin bu yanlannın gözden uzak tutulmasın diye, altını özellikle çiziyorum. Din. ırk. inanç. etnik köken ve benzerlerine dayalı olarak bölücü güçlerin kendilerini kabul ettırmelerini engellemede gerçek laikliğin büyük yararı olduğuna kuşku yoktur. Laikliğin bugün de geçerliliği küçümsenemez. SIFIR NOKTASII ORAL ÇALIŞLAR Okullaraçıldı. Ulkemizin ço- cukları, gençleri ışık almak amacıyla okullann yolunu tut- tular. Köklü okullarımızdan İs- tanbul Lisesi, Cumhuriyet ga- zetesinin hemen yanı başında. Gün boyu istanbul Lisesi'nin hoparlöründen çıkan sesleri dinleriz. Bu sabah. çoğunlu- ğunu kız çocuklannın oluştur- duğu bir grup, beden eğitimi dersi yapıyordu. "Rahat, hazır ol!" komutlan bütün semti sa- nyordu. Çocuklar, askeri birdi- siplin içinde beden eğitimi der- sini yerine getirmeye ça\ışıyor- lardı. Yükselen komut sesleri, Tür- kiye'deki eğitimin temel man- tığını dile getiriyordu: Otorite, boyun eğme ve disıplin. Yara- tıcılık. kendini yetiştirme, zen- ginbirokumaalışkanlığı isebu eğitimin içinde neredeyseyok- tu. Söyleneni öğreneceksiniz. emredileni yapacaksınız. o ki- taplardaki kuru bilgileri hafızla- yacaksınız. Bu mantık değişti mi? Öğretmenlerle konuşuyo- Sekiz Yıl mı Bütün Mesele? rum: eğitimimize kök salmış şoven-tutucu mantığın kitap- larda varlığını aynen korudu- ğunu söylüyorlar. "Ülkücüler Milli Eğitim'in köşe başlarını tutmuş durumdalar. Kitaplar, büyük ölçüde kerameti ken- dinden menkul. gerçekdışı milliyetçi böbürlenmelerle do- lu. Bir-iki bin yıl önce yapılmış savaşlarda bile Türk olduğu söylenen kabilelerin, sırf Türk oldukları için haklı oldugunu anlatan komik tarih tezleriyle dolu tarih kitapları tavsiye edil- meye devam ediliyor. Din dersieri kitapları ise hâ- lâ Sünniliği tek doğru mezhep olarak gören anlayışla yazılı- yor. Aleviler. Türk eğitim siste- mi içinde bir mezhep mensu- bu olarak kabul görmüyoriar. Hıristiyanlık ve Yahudilik hor görülüyor. Sorun yalnızca imam-hatip liseleri değil. Çözüm de ne ya- zık ki çok üzerinde durulduğu gibi sekiz yılla sınırlı değil. Asıl sorun, Milli Eğitim'e yön veren temel anlayışta. Bu temel an- layışın içinde ne yaratıcılık var, ne özgürlük var, ne insan hak- lan ne de gerçek bilgiye yöne- liş... Bu temel anlayışın içinde kof bir milliyetçilik, Sünni isla- mı tek doğru olarak gören la- iklik karşıtı tutuculuk var. Bun- ca tartışma ve gürültünün so- nunda ne yazık ki, ciddı hiçbir değişiklik ortaya konmadı. İmam-hatip liselerinden me- zun olanların din eğitimi gören yüksekokullara gitmesiyle. on- lann yalnızca ımam kadrolan- na tayin edilmeleriyle bu iş çö- zülebilir mi? Temel tutucu yak- laşım değişmediği ıçin bu eği- tim sistemi, gelişmeye ve iler- lemeye kapalı insan yetiştir- meye devam ediyor. Son dö- nemde "irtica "yla çok radikal(!) mücadele taraflısı bazı kesim- lerde tuhaf bir değişiklik yaşa- nıyor. Onlar ülkücüleri unutma- ya başladılar. Irticayla müca- delede bazı kesimlerde ülkü- cülere karşı bir hoşgörü mü or- taya çıkıyordu? Bürokrasi ta- yinlerinde, şeriatçıları tasfiye ediyoruz gürültüleri arasında, ülkücülerin köşe başlarını da- ha da sıkı tuttuklarına tanık olunuyor. Milli Eğitim Bakanlı- ğı da bu gelişmelerden nasibi- ni alıyor. Bu koşullarda temel eğitimi sekiz yıl yapsanız ne olur, otuz sekiz yıl yapsanız ne olur? Ka- fa aynı kafa, mantık aynı man- tık. Hâlâ bu ülkenin evrensel çaptaki yazarlannı okumak ço- cuklarımıza yasak. Yaşar Ke- mal'leri, Aziz Nesin'leri, Or- han Kemal'leri, Orhan Pa- muk'ları tanımadan öğrenci- ler lise mezunu oluyorlar, üni- versite bitiriyorlar. Sonra da bu ülkücü çeteler nereden çıktı di- ye 'ah! vah!' ediyoruz. Türkiye'nin temel sorunu, gelişmeye ve özgürlüğe kapa- lı bir anlayışla yönetilmesi. Bü- tün yönetim reflekslerinde bu- nu görebiliriz. Öyleolunca, sol- cu düşman, sağcı ise dost ka- bul ediliyor. Modernleşme yanlısı bazı kesimler ise bu sü- recin sonunda halkın gericile- ri desteklediği gibi bir hayal kı- rıklığıyla yüz yüze geliyorlar. Modernleşme, ancak yaratıcı, açık fikirli bir gençlik yetiştire- rek sağlanabilir. Sırf otoriteye dayalı bir eğitim, yetiştirse ye- tiştirse gerici yetiştirir. Bu şekil- de yetişenler ise, modernleş- meyi yalnızca sopa ile yapa- caklarını sanırlar. Kritik sorun, modernleşme çabasının, öz- gürlük ve demokrasi temeline oturmaması. Böyle olunca, her seferinde başa dönülüyor, "Bu halk adam olmaz" çare- sızliğiyle demokrasi dışı çö- zümler aranmaya başlanıyor. Türkiye'de eğitime temel yaklaşım otoriter, şoven bir an- layışla sürdürüldükçe, bura- dan ya şeriat ya ülkücülük çı- kar; döner döner aynı noktaya geliriz. Savunma sanayii projelerinde kuşku artıyor Ispanyol Casa alvlaııclı LALE SARJİBRAHİMOĞLl .ANKARA -Dünyada sa- vunma harcamalannda gözle görülür bir azalma olurken. Türkiye bu alanda cazip bir pazar haline gel- di. Cazip Türk savunma sa- nayündeki pasta payının daha da büyümesiyle bu pazarda yer almak isteyen yabancı firmalar arasında- ki çekişmenın iyice kızış- ması. projelere ilişkin bır dizi tartışmayı da berabe- rinde eetirdi. Savunma Sa- nayii Icra Komitesi'nin F- 16 elektronik savaş sistem- leri ihalesini Mikes firma- sına vermesi rakip firma Aselsan 'da sıkıntıya yol aç- tj. Teknikyetersizlikleri bu- iühdnğu geröjcçesiyie mü- fettişlerin incelemesıneah- nan Ispanyol Casa uçakla- n ise aklandı. Türk Silahlı Kuvvetlerı (TSK), önümüzdeki 25 ıla 30 yıllık dönemde eskimiş silahlann yenilenmesi ve modernizasyon projelerı için 150 milyar dolarlık bir harcama öngörüyor. Yapımı süren 80 adet F- 16 uçağına elektronik sa- vaş sistemleri takılmasını öngören projeye. Aselsan Fransız Dassault fîrması, yerli Mikes de F-16 y apım- cısı Lockheed Martin ile ortaklaşa teklif verdi. Sa- vunma Sanayii Müsteşarlı- ğı'nın (SSM) yaptığı tek- nik değerlendirmede Asel- san'ın sisteminin daha iyi olduğu ve 194 milyon do- lar ile daha düşük fiyat önerdiği belirlendi. Mi- kes'in ise teknik değerlen- dirmede Aselsan'a göre da- ha düşük bir puan alması- na karşın fiyat olarak da 224 milyon dolar önerdiği ortaya çıktı. Başbakan Mesut Yıl- mazın başkanlığındayapı- lan ve Orgeneral tsmail Hakkı Karadayı'nın Ge- nelkurmay Başkanlı- ğı'ndan emekliye aynlma- sına bir hafta kala son ola- rak katıldığı Savunma Sa- nayii İcra Komitesi toplan- tısındaelektronik savaş sis- temi ihalesinin Mikes"e ve- rilmesıne ilişkin tartışma- lar sürüyor. Konunun 30 Ağustos'ta Genelkurmay Başkanlığı göreviııi ûstle- nen Orgeneral Hüseyin Kıvnkoglu'nun dikkatine getirildiği belırtildi. İcra Komitesi toplantısı- na katılan kay naklara göre. ihalenin Mikes'e verilmesi görüşünün hâkim olması üzerine Karadayı, kullanıcı Hava Kuvvetleri Komuta- nı Orgeneral İlhan Kılıç'a. projeyle ilgili rekabet orta- mınm yaratılıp yaratılma- dığinı sordu. Kılıç da yanıt olarak rekabet ortamının yaratıldığını. ancak tercih- İerinin ilk F-16 uçaklannın elektronik sistemini de ya- pan Mikes'den yana oldu- gunu söyledi. Kılıç topian- tıda, "Bizbusi.stemlere(Mi- kes) aJışök" dedi. Projeyle yakından ilgili bir yetkili. Kılıç'ın toplantıda belirtti- ğinin tersine projede reka- betin yaşanmadığını anım- sattı. Aynı yetkili şöyle de- di: ~Rekabetortamıyaşan- saydı o zaman Mikes'in ft- yannı ucuzlarması sağlanır- tb. Hava Kuw etleri ilk par- ti F-16'lara takılan \likes sistemlerini en başuıdan tercih ettiğini soyleseydi yaklaşık bir yıldır teknik uzmanlariki ay n proje üze- rinde zaman kay betmemiş ohırlardı"dedi. Teknik değerlendirmede Aselsan 'a göre daha düşük puan almasına karşın ihale- yi kazanan Mikes firması yetkililen ise. projeyi de- ğerlendırme komitesınde Aselsan yöneticilerinın de bulunduğunu savunarak, u Bize vönelik kavırma ol- saydı o zaman AseJsan ko- mitede nüfuzunu kulbuiır- dı" dediler. İlk partı F-İ6 uçaklannın elektronik sa- vaş sisteminin yapımını gerçekleştiren Mikes fir- masının bir dönem yaban- cı ortagının hisselennin transferi konusundaki uy- gulamalan SSM'nin bu fir- ma ıle ılişkılerinde gergtm- liğe yol açmış-tı. • • Mikes firmasuıın ikinci parti F-16 ihalesini alması- nın ardından daha önce tas- fiye ettiği anlaşılan elekt- ronik mühendis kadroları ıçin gazetelere ilan verme- si dikkat çekti. Casa aklandı Mikes-Aselsan tartışma- sı sürerken Türkiye'de 50 adet CN 235 uçağını mon- te edip Türk Hava Kuv~vet- leri'ne tesiim eden İspan- yol Casa firması ile imza- lanan 120 milyon dolarlık ıkincı anlaşma denetçilere takıldı. SSM uzmanlan. CN-235 naklive uçakları- nın Deniz Kuvvetleri Ko- mutanlığı için devriye uçaklanna dönüştürülmesi halınde uçuş performansla- nnın yeterli olmayacağını belirterek sorunun denetçi- ler tarafından ıncelenmesi- ni istediler. SSM kaynaklan. denet- çılerin yaptığı ınceleme so- nunda uçaklann teknik ola- rak yeterli oldugunu tespit ettik'lerıni söyledi. Aynı yetkili. firmadan "devriye uçaklannadönüşüm halin- de uçaklann ııçacağı" gu- vencesi alınması üzerine Casa ile askıya alınan söz- leşme görüşmelerinin yeni- den başlatılmasınm karar- laştınldığını belirtti. Saldın helikopterleri Yaklaşık 3 milyar dolan bulması beklenen 145 adet saldın helikopterinin ortak üretimi projesi ise ihaleye katılan firmalar arasında kıyasıya mücadeleye sahne oluyor. SSM. aralannda Rus \e Amerikan firmala- nnın da bulunduğu 5 firma- nın modellerine ilişkin tek- nik değerlendirmeyi yaptı. Kullanıcı Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nın isteği üze- rine en yeterli iki firmanın yeralacağı kısa listenin be- lirlenmesi öncesinde 5 fir- manın modellerinin denen- mesi kararlaştınldı. Ancak bu projeye ilişkin SSM üst düzey yönetimi- nin Fırmalann önerdiği fi- yatlan yaklaşık 15 gün ön- ce istemesi müsteşarhkta sıkıntı yarattı. Ihalenin sağlıklı olabil- mesi amacıyla SSM'deki teknik değerlendırme ekip- leri aynı projeyle ilgili ele aldıklan çalışma konusun- da diğer ekibe bılgi vermi- yorlar. Firmalann öngör- dükleri fiyatlar ise SSM İc- ra Komitesi toplantısından çok kısa süre önce projeyle ilgili tüm uzmanlara bildi- nliyor.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog