Bugünden 1930'a 5,499,814 adet makale



Katalog


«
»

15 EYLÜL 1998 SALI CUMHURİYET SAYFA KULTUR 13 Montreal Dünya Film Festivali'nde 10 gün süresince 6O'ı aşkın ülkeden 400 film gösterildi Dünyanın en popüler film festivali GÖISt L DÖNMEZ- COLİM MONTREAL - Montreal Dünya Film Festıva- li'nin kapanış gecesi görkemlı Sanat Sarayı'nda ödüllersahiplerini bulurken dışarıda daha ilginç bir olay yaşanıyordu. Eline şemsiyesini aian ahmak ıs- latana meydan okurcasına koşmuştuaçık hava film- lerinin sonuncusunu izlemeve. Hele festival yönetı- cisinin dümanın en popüler film fesmali'ne uygun olarak seçtiği, dünvanın en popüler filmi Titanik olunca. Karanlıktan fir^at şeımiye altında birbirine iyice sokulan se\gililer. e\den taşıdıkları açılır ka- panır sandalveleri ön sıraya dizmiş emekliler. Leonar- do Di Caprio'nun oğlan.sı erkekliğine gönül kaptır- mış genç kızlar. dalıp gitmişti kocaman perdenin büyüsüne. Sanat Sarayı'ndaki görkemli törende ise papyon- lu, kravatlı erkekler. pahalı partum kokulu şık kadın- lar kazananlann sevincini coşkun alkışlarla paylaş- maya çaiışıyordu. Amerika Büyük Ödülü"nü bölü- $en iki film. Taş Ocağı ve l>oluna> "ın yönetmenlen Belçikalı Marion Hansel ıle ts\içrelı Fredi M. Mu- rer, festival boyunca grevde olan Kanada Hava Yol- ları'nın verdığı HalkÖdülu'nü Yaşam Güzeldir ıle alan Roberto Benignj orada olmadığından o ödülle- rin alkışlan çabuk geçti ama Jün Özel Ödülü'nü Festival Claude Lelouch'un 'Rastlantılar ya da Çakışmalar' adh filmh le sona erdi. • Robert Lepage'ın Ekim Krizi ile alay etme yiğitliğini gösteren Nö fılmi ile açılan Montreal Dünya Film Festivali'nde Halk Ödülü'nü Yaşam Güzeldir ile alan Roberto Benigni aldı.Ödül töreninin en mutlu kişisi ise İki Saniye adlı fılmi ile En lyi Yönetmen, Montreal Kenti Odülü, En lyi Kanada Filmi Ödülü. Telefilm Halkın Seçtiği En İyi Kanada Filmi Ödülü olmak üzere dört ödül kazanan Fransız Kanadalı Manon Briand'dı. alan Çınli Wang Xueqi'nin keyfine diyecek yoktu. Yıliardır ünlü yönetmenlere. özellikle Chcn Ka- ige'ye oyunculuk etmiş Wang, bu ılk filminde tınsel bunalımlar içinde bocalayan ünlü birdansçının ya- şamını anlatıyordu nefis görsel bir mizansen ile. Gecenin en mutlu kişisi ise Fransız Kanadalı ka- dın yönetmen Manon Briand'dı. En İyi Yönetmen, ılk filme verilen Montreal Kentı Ödülü, En lyi Ka- nada Filmi Ödülü. Telefilm Kanada'nın 25.000 Ka- nada Dolan içeren, Halkın Seçtiği En lyi Kanada Fil- mi Ödülü diye dört kez sahneye çağınlan Bnand so- nunda ağır yontulan taşıyamaz oldu. İki Saniye ad- lı bu filmin kahramanı. bisiklet yanşçısı genç kadın işinden olunca, şu sıralarda Montreal'de çok moda olan bisikletlı acele postacılara katılıyor ve yıl bo- yunca Montreal sokaklannda kamera baş döndürür- cesine vızır vızır gelip gidiyor. Gerçek bir bisiklet delisi olan yönetmen. tutkusunu ıyiden iyiye payla- şabilmiş izleyiciyle. Filmin galasını izleyen çadır partisinin daverıyelenne 'BisikJetleriniziparkedecek yer aynlmışür' yazmayı da unutmamıştı dağıtımcı- İar. Kısacası bisikletin de bir taşıt aracı sayıldığı Montreai'e göre bir filmdı İki Saniye ve en azından Montreal Kentı Ödülü'nü almasi dogaldı. Fransız Kanada Quebec eyaletınin önemlı tiyatro ve sinema yönetmeni. lstanbul Uluslararası Film Festivali'ndedeödüllenmiş RobertLepage'ın üçün- cü filmi, N6 sözüedilen filmlerarasındaydı. Filmin başlığı, olaylann bir bölümünün Expo 1970 sırasın- da Japonya'da Osaka kentinde geçmesi nedenıyle Japon geleneksel tiyatrosu Nö'ya gönderme yapar- ken Quebec'lılerin Kanada'dan aynfıp aynlmama konusunda birkaç kez başv urduklan referandumla- nn 'hayır' sonucunu da çağnştınyordu. 1970 Ekım ayında Kanada"dayaşadığımızveozamankı Başba- kan Pierre Eliot Trudeau'nun orduyu tanklan ile Montreal sokaklanna yerleştırdiği FLQ terorizm olaylannı hicivleyen bu filmin yönetmeni, o sıralar- da on iki yaşmda bir çocuktu. Cep harçlıfı için sa- bahlan evlere gazete dağıtırdı ve bir gün az daha te- rörist zanlısı olarak tutuklanacaktı. O günleri yaşa- Festivalin halk ödülünü Roberto Benigni'nin Yaşam Güzeldir adlı filmi aldı. yanlann anımsayacağı gibi askerlerkent sokaklann- da dal yaprak alalanmış dolaşmıştı bir süre. 'Ağaç- iardayaprak bırak/namışlardt,' diyor Lepage o gün- leri anımsarken. Ekirrf Krizi ile alay etme yiğitliğini gösteren Nö filmi. Montreal Dünya Film Festivali'nin açılış fil- miydi. Papyonlu konuklar arasında en çok gülen ve alkışlayan ise fılmjn birsahnesmdedegörünen Tru- deau'dan başkası değildi. Işin hoş tarafi Trudeau'nun Quebec'in bölüeü eğilımli kültür bakanının arka- sında oturmasıydı. Ouebec eyaletinin bagımsızlığmdan yana olan Le- pagc, böyle ha^sas bir konu iie dalga geçmeden. he- le FLQ teröristlerini kendı evierini bombalav acak ka- dar beceriksiz göstermeden önce epey düşünmüş. Iz- leyıciden büyük ilgi gören filmin acımasız şakala- rına Fransızlardan çok lngilizlenn gülmesı gözden kaçmıyor. "BirincifUmimGünah Çıkarma'yıyapım- cılar için yaptım, ikinci filmim Yalan Makinesi'ni elestirmenJer için. Bu üçüncüsünü ise halk için" dı- yen Lepage'a yetıp artıvor bu şımdilık. Fransızlann Kanada'dan aynlmak için evet oyu ala- na dek habire referandumlara başvurması sonucu yokuş aşağı inen Quebec ekonomisi, bu sıralarda Almanya'nın çeşitli kentlerinde açılan Transport 1 Nakliye Sergisi'ni 1500 kişi izledi Insana dair eleştirelbirsorgulamaKültür Serv isi - Canan Beykal, T. Me- lih Görgün. Mürteza Fidan ve Bcrika İpekbavrak'ın Almanya'nın Aachen şeh- nndekı eskı Aulo Carolina KiliseM'nde 27 Haziran-8 Temmuz 1998 tarihlen ara- sında açtıklan sergı, polıtık sorguiama- nın hedefi oldu. Bugüne kadarçeşitli res- mı kurumlann düzenlediği "geleneksel zanaatlar" içerikli sergilere alışkın olan Alman izleyicıler sergı süresince sanat- çılan çok yogun sorularla karşı karşıya bıraktılar. Özellikle politik içerikli sorularla kar- şılaştıklannı belirten sanatçılar. Türki- ye'nin tanıtımının hâlâ tt KahvedGÖ2efiw HalıseqğsFnden öteye gidemeyişinin ve siyasetçilerin salt politika yapmak uğru- na "hiçbirşey yapmamalan'nın bedelinin Türkiye'nin ve Türk insanının çok ağır ödediğini de vurguladılar. Ludwing Müzesi Müdürii Dr. Ulricb Scbneider de Transport 1. nakliye sergi- sinin açılışında yaptıfı konuşmada Türk çağdaş sanatının varlığının hâlâ bilinme- diği gerçeğini vurguladı. Dört yapıtm yer aldıgı sergi, eleştirel birana temayı kendi içinde taşıyordu. Canan Beykal'ın "TransportfDüma'dan yiars'a" adını taşıyan düzenlemesı Nasa arafından PblarLauder adlı araçla Mars'a jonderilecek olan 1 milyondünyalıçocu- >un adırun toplandığı CD-ROM*a arıfta bu- unuyordu.Yapıt, taşıyıcı iki sütun arasın- la oluşturulan mekân içinde, büyük bo- oıtlu iki çocuk mektubunun yer aldığı »ankartlar ve bunlann arasında yerleştıril- niş podest üzerinde bulunan özel cam kxı- usu içindeki bir CD- ROM 'dan oluşuyor- lu. Beykal'ın hazırladığı ve savaş nedeniy- î ölmüş ya da öldürülmüş çocuklann ad- înnın toplandığı bu CD-ROM'un, kendi oculdannı öldüren dünya insanının birbel- esi olarak Mars'a taşınması önerilmek- :ydi. Sergide Miirteza Fidan'ın 'Konumlandı rmalar'adlı yapıü yer aldı. Mürteza Fidan ise "Konumlandırrnalar" adlı düzenlemesinde "Kâbusnaroe" adlı kitaptan alınan 30 konumlandırmanın bir parçasını AuloCaroüna'yataşıdı. fnsanın inançlanyla gerçeklerinin yüzleşmesinin biçimlendirildiği çalışma, mengene ve ara- sına sılcıştınlmış, üzerinde inançlaragöre yasaklanmış değişik cinsel pozisyonlann resimlendiği küçük metal klişelerden (kli- şelerin arka planında Osmanlı ornament- len yer alıyor) ve numaralandınlmış kü- çük takozlardan oluşuyordu. Alman izleyicılerbuyapıttageleneksel yapının bu zaman dilimi içindeki eleştiri- sinin bir sunumuyla karşılaştılar. "Biz bize" adını taşıyan çalışmasıyla dede-baba ve kendisini -3 kuşak olarak- Alman toplumuna transport eden T. Me- lıh Görgün. Aulo Carolına'daki altarda olusturduğu anma köşesinde izleyenlerin (farkında olmadan) birsaygı durumunda kalmalannı sağladı. Erkek egemen bir toplumun sadece er- kek bireylerinin otuz sekiz yıl öncesinden daha farklı bir şekilde (Almanya'ya ılk işçi nakliyesi 1959-60 yıllan arasındadır) "bir sanat objesi" olarak girmelerini sağ- ladığı Biz bize, T. Melih Görgün'ün top- lum-bırey. toplum-kültürkavramlannı sor- guladığı bir kültür-eleştiri transportu ola- rak mekânda yer aldı. Diaprojektörler sayesinde altaryüzeyi- ne düsen, dede ve babaya ait nüftıs cüz- danlannın devasa boyuttaki ay yıldızlı ve fotoğraflı ilk yapraklan sensöre bağlı ola- rak izleyıcinin hareketiyle altaradüşmek- te ve iletişim çağının bir monumenti ola- rak mekânı doldurmaktaydı. Berika İpekbayrak ise ana salon zemi- nine yerieştirdigi çocuk masklanyla "Baş- kaldınş'ı görselleştirdi. Zeminde yer alan toprak içinden adeta dirilircesine yükse- len büyük boyutlu çocuk masklan, çocuk ölümlerinin net bir protestosuydu. Sade- ce belli yerlerden maskiar yüzeyine düşen ve küçük ışıklarla ilk karşılaşan izleyici- ler şiddetli bir ürperme hissiyle karşı kar- şıya kaldılar. 30rnx40m'lik bir alan içine yayılan dü- zenleme Aulo Carolina'nın kuruluş ama- cıyla da özel bir bütünlük teşkil edıyordu. Doğum. ölüm, yaşamla birlikte "insa- na dair" bir sorgulamanın yapıldığı ve açık kaldığı 12 gün boyunca toplam 1500 kışilik izleyici sayısına ulaşan Transport 1. nakliye sergisi. bireysel bir girişim ola- rak başan topladı. 5 yıllık bir program dahilinde Alman- ya'nın değişik kentlerinde açılan sergiler- den biri olan Transport 1. nakliye sergisi Alman sanatçı Felis Gattner'in girişimiy- Ie gerçekleştirildi. 5oyut kompozisyonlarla biçimlenen 'Akdeniz Dizileri' Kültür Servisi - Türkiye'de >yut sanatın öncülerinden olan frruh Başağa'nın "Akdeniz izüeri" başlıldı sergisi 6-24 kim tarihlen arasında Ayşe : Ercümend Kalmık Vakü'nda LEKV) yer alacak. Ayşe ve •cümend Kalmık Vakfı'nda rgi açacak olan dört geomet- c sanatçıdan ilki olan Ferruh ışaga. Ercümend Kalmık la nı kuşaktan. Vakıf. bu sergi bir yandan so>aıt sanatın ba$- ıgıcına inerken bir yandan Ercümend Kalmık dönemi- gönderme yapıyor. 1915 yılında Istanbul 'da do- n Başağa, SaraybosnaTeknik aılu'nu bitirdikten sonra 1935 ında Türkiye'ye döndü ve Güzel Sanatlar Akademisi re- simbölümünegirdi. 1940-1943 yıllan arasında askerlik göre- vini yapan Femıh Başağa, 1947 yılında akademinin yüksek bö- lümünden mezun oldu. Aka- demide sırasıyla Nazmi Ziya Güran'ın Zeld Kocamemi'nin ve Leopold Levi'nin öğrencisi olan sanatçı, bu süre içinde Ye- niler Grubu'nun çalışmalanna katılsa da mezun olduktan son- ra kendini bütünüyle soyut sa- nataadamış. 1950'liyıllar bo- yunca geometrik soyutlamalar yapan sanatçı 196O'lı yıllarda kalm boya hamurunun öne çık- tığı lirik- soyut kompozisyon- largerçekleştirdi. 1970'lerden sonra ise boyada bir incelme, kullandığı mavilerde bir say- damlaşma başladı ve günümü- ze ulasan bu süreç içinde sanat- çı üçgenlerden, birbirini kesen düz ya da çapraz çizgilerden oluşan bir yüzey parçalanma- sına yönelerek kimi zaman bu geometrik kurguya eğrileri de dahil etti. Ferruh Başağa'nın bu çalışmalannda 1950'li yıl- larda başladığı mozaık ve vıt- ray çalışmalannın da etkileri sezilıyor. Ferruh Başağa, soyutu bi- çimsel değil, düşünsel zemin- de irdeliyor. Cezanne'ın renk kompozisyonlarından, Paul Klee'nin soyut sanatı bilimsel düşüncesiyle bütünleştirmesin- den ve GeorgesBraque'ın Kü- bizmi'nden etkilendiği belir- ten Başağa, 1992 Etibank ser- gisi için hazırlanan broşürde sanat anlayışını şöyle özetli- yordu: "Kavramdan hareket ederek so> ut geometrik biçim- ler aramakta olduğum için ço- ğuniukla üçgenlerden oluşan kompozisyonlan tercih ettim. Etkilendiğün Uzakdoğu sana- tmdan (Espas)sonsuzluğun için- de derinligi transparan renk- lerle vermeye çalışan armosfer ve aydınlıkla kendi formlannu yaratöm..." Ferruh Başağa'nın Akdeniz Dizileri sergisi pazar ve pazar- tesi günleri hariç hergün 11.00- 19.00 saatleri arasında gezile- bilecek. Ferruh Başağa'nınresimleriAyşeve Er- cümend Kalmık Vakfi'nda serğilenecek. Kanada Dolan'nın Amerikan Dolan'na bire birbu- çuk vermesi, üstelik de Montreal kentinin diğer Ku- zey Amerika kentlerinden farklı albenisı. yapımcı- lan Montreal'e çekmeye başladı son sıralarda. Bri- an de Palma'nın bir hokey arenasını Las Vegas ku- marhanesine dönüşrürdüğü son filmi Vılan Gözlcr. 76 milyon bütçesı ile şımdiye dek burada yapılan en pahalı film olarak rekor kınyor. Filmin Montreal'de çekilmesi yapımcılarayüzde 30-40 daha azgiderçık- masını sağlamış. Başlangıcından bugüne festivali hiç kaçırmayan de Palma ise filminin gösterimi ve basın toplantısı biter bitmez her yıl olduğu gibi aramıza katılıp di- ğer fi Imlen izlemek üzere sinemadan sinemaya koş- maya başladı. Claude Lelouch'un festivali kapayan Rastlanülar va da Çakışmaiar filminin bir bölümü de Kanada'da geçıyor. Bilindiği gibi birdigerbölü- münü de Türkiye'de çekmişti Lelouch. Fransız sine- masının bu popüler yönetmeninin kamerasından Meksika da nasibini aîmış. Gerçi bu mekânlarkonu ile pek derinden bağdaşmadığı için duvardaki fu- rizm afişi gibi sıntıyor. Kahramanın her giftiği ül- kede o ülkenin turistlerce en değerli albenisini ara- ması da -belki yönetmen bile bile yapmıştır- bir kli- şeler dızisi yaratıp izleyicinin dikkatini dağıhyor. Örneğin Tür- kiye'den dervişler, Meksika'dan Acopulco'nun kayatar arasından atlayan fedaileri, Kanada'dan ön- ce karla kaplı kuzeyde beyaz ku- tup ayılan. sonra hokey oyuncu- lan. ttalya'dan Venedik gondol- lan. vb. Hele Türkiye iie ılgili bölümlerde dıyaloglar klişeden geçilmiyor. On gün içinde 400 film sun- du yine festival. 6O'ı aşkın ülke- den. Quebec filmlenne daha ge- niş yer verilmekle birlikte Avru- pa fiimleri yine ayncalıklı yeri- ni korudu. Ünlü Fransız kadın oyuncular Nathalie Baye,Sophie M«Mteau konuklar arasmdaydı. Portekiz sinemasının büyük us- tası 89 yaşındaki ManoddeOB- veira, oturduğu ufak kasabadan kalkıp ta Montreal'de 29'uncu filmi, Kaygı'ya eşlik edebilmek için en azından üç uçak değiştir- mişti, ama yorgun değildi. Ulus- lararası üne 60 yaşını aştıktan sonra ulaşan Oliveira, onur ko- nuğuydu festıvalin.Toronto ve Venedik arasına sıkışıp kalmış olsa bile kendine özgü özellik- leri ile ününü ayakta tutan bir festival Montreal. Buyılki Hong Kong ve Japon panoramalannın, Latin Amenka bölümünün nite- liği. sanat filmlerine verilen önemli yer, sinema endüstnsi- nin varlığından haberimiz bile olmayan Sri Lanka, Malezya gi- bi ülkelerin bile unutulmaması al- kışlanacak başanlar. Türk sinemasına gelince, yö- netıciler kendi gelip kendi seç- tiğinde daha ilginç ömekler gel- di Montreal'e. Ama onun bunun bilirbilmez salık verdiği fiimle- ri hadi bir Türk filmi olsun diye araya soktuklan zaman izleyici (Türk sinemasını tarumak isteyen yabancı ve Türk filmi görmek is- teyen Kanadalı Türkler) düş kı- nklığına uğruyor. Örneğin birkaç yıl önce, MehmetTannsever'in propaganda kokan 'Sürgün' fil- mini çevTeci fılm sanarak seçmiş- lerdi. Aynı programa 'Mavi Sür- gün'ü de ko>'duklanndan iki sür- gün birbirine kanşmıştı. Bu yıl iki film gösterildi Türkiye'den: 'Kasaba' filminin üstün nitelik- leri gerçek sanatseverlerin gö- zünden kaçmadı. Yalnızdaha ön- ce gösterilen 'Ağır Roman'a gi- dip de aradığını bulamayanlar bir Türk filmi daha görmek is- temediklerinden izleyici potan- siyeli düştü. Gerçi 'Ağır Ro- man'da Türk sineması için bir alay yeni şeyler vardı. filmin fan- tezi yönü de zaman zaman ilginç noktalara gelebiliyordu, ama bun- lar Amerikan sinemasında çok görülmüştü. Yönetmenin birba- kış açısını sürdürememesi, olay- lan ya içenden ya dışandan bi- rinin açısından vetmektense ge- lişigüzel dağıtması zayıf nokta- lardı. Yabancı lann en merak et- tiği, filmin Türkiye'de rekor kır- masının nedeniydi. Kurosavva'yı son yolculuğuna 35 bin kişi uğurlandı • Kültür Servisi - Japon sinemasının imparatoru olarak tanımlanan ve geçen günlerde yaşama gözlerini yuman Akira Kurosavva'nın cenaze töreni pazar günü Tokyo'da gerçekleştirildi. Dünyanın dört bir yanından stüdyosuna gönderilen çiçekler. mesajlar ve sevenleriyle uğurlandı son yolculuğuna Kurosavva. Yokohama'daki Kurosavva Film Stüdyosu'nda gerçekleştirilen cenaze törenine 35 bin kişi katıldı. Japon oyuncu Tatsuya Kagavva yaptığı konuşmada '"Kurosavva'nın fiimleri bütün dünyada tanınıyor ve bizim için önemli mesajlar içeriyor bu fîlmler" dedi. Bir başka Japon oyuncu Kyoko Kagavva ise konuşmasında Kurosavva'nın yaptığı işi gerçekten de çok sevdiğini vurguladı. 'Yedi Samuray', 'Yaşamak' ve 'Rashomon' gibi filmlerle tanınan Kurosavva 1990 yılında Yaşam Boyu Başan Oscar'ını almıştı. Fransa Başkanı Jacques Chirac ise Kurosavva'nın filmlerinde detaylan ve sosyal gerçekleri çok iyi yakaladığını vurguladı. Japonya hükümeti Kurosavva'yı son yolculuğunda onur ödülü ıle yalnız bırakmayacak. 1977 yılından bu yana yalnızca 13 kişiye verilen onur ödülü, insanlann sevdiğı, saygı duyduğu ve ülkesi için umut getiren kişilere veriliyor. Sinema öğpencileri kjsa film yarışma süresi uzaöldı • Kültür Senisi - Tursak V'akfı ve Tarih Vakfı işbirliği kapsamında cumhuriyetin 75. yılı onuruna 4-9 Aralık günleri arasında gerçekleştirilecek 'Uluslararası Sinema Tarihi Buluşması' etkinliği Ulusal Yanşmalar bölümü içinde yer alan 'Sinema Oğrencileri Fiimleri Destek Programı Proje Yanşması'nın başvuru süresi 29 Ekım gününe kadar uzatıldı. 'Bir Çağdaşlaşma Projesi olarak Cumhuriyetin 75. Yılı' temalı projelerin katılacağı yanşma, cumhuriyetin Türk insanına getirdiği yeniliklen, aksaklıklan, çağdsşlaşma ve aydınlanma sürecinin birey olarak yaşamımızdaki önemi gibi konulan, dramatik bir örgü ya da belgesel bir anlatım içinde görselleştirecek proje metinlerine açık olacak. Aynntılı bilgi için 244 52 51 numaralı telefonu aranabilir. Detay dergisinden kültür etkinlikleri • Kültür Servisi - Jale Sinar'ın D. Ali Gültekin'le birlikte düzenlediği 'Detay Ekin, Düşün, Yazın Etkinlikleri' kapsamında 20 Eylül'de yapılacak etkinligin konuklan şair Faik Baysal ve klasik gitar sanatçılan Barbaros Uslu ile Bora Biçer. Faik Baysai, katılımcılarla gerçekleştireceği şiir konulu söyleşinin ardından isteyenler için kitaplannı imzalayacak. Gitar dinletisıyle renklenecek olan etkinlik, Modaspor Kulübü Sosyal Tesisleri'nde saat I4.00'ten itibaren ızlenebılır Bada-oğul aynıfilmdeoynayacak • Kültür Servisi - Ünlü oyuncu Mıchael Douglas babası Kirk Douglas ile aynı filmde oynayacaklannı açıkladı. Dan Aykroyd'un yöneteceği ve adı geçici bir süre için 'A Song For David' olarak belirlenerr fîlrh için üç senarist ve bir yazar kiralanmış. Michael Douglas önümüzdeki yıl Curtis Hanson'un yöneteceği 'The VVonderboys' adlı bir filmde de rol alacak. Haluk Levent 3. kez Açıkhava'da I Kültür Sedvisi- Haluk Levent bu yıl üçüncü kez Harbiye Açıkhava Tiyatrosu'nda konser vermeye hazırlanıyor. Organizasyonunu Fil Yapım'ın gerçekJeştirdiği konser, 23 Eylül Çarşamba günü saat 20.30'da başlayacak. Bu konserle bu yıl lstanbul'da son kez sahne alacak olan sanatçı ekim, kasım ve aralık aylannı kapsayan büyük bir turneye hazırlanıyor. Resimli şiir sergisî I ANTALYA (AA) - Yaşar Yunus, Antalya Güzel Sanatlar Galerisi'nde resimli şiir sergisi açtı. Fotoğraf, sulu ve yağlı boya, desen ve ebru çalışmalannı şiirleri ile süsleyen Yaşar Yunus'un 49. kişisel sergisinde, 30 eser yer alıyor. 20 Eylül'e kadar sürecek sergide Yaşar Yunus, yayımlanmış şiir kitaplannı da imzalayacak. Kıyı dergîsi 150. sayıya ulaşü • Kültür Servisi - Trabzon"da 1986 Nisanı 'ndan bu yana kesintisiz olarak yayımlanan kültür ve sanat dergisi Kıyı, eylül ayında 150. sayıya ulaştı. Son sayıda Gündoğdu Sanımer ve îbrahim Dizman, dergimn 150sayıhkbirikiminın bir değerlendirmesini yapıyorlar. Orhan Veli'nin, ölümünden kısa bir süre önce Müfide Güzin Anadol'a yazdığı el yazısı " mektup ilginç konu başlıklanndan bırini teşkil ediyor. Dergıde, her sayıda olduğu gibi söyleşiler, öyküler, şiirler, çeşitli konularda değerlendirmeler ve kitap tanıhmlan da yer alıyor. Kıyı. lstanbul va Ankara dışındaki rüm Anadolu coğrafyasında kesintisiz olarak 13 yıldır yayımlanan tek dergi olma özelliğine sahip. 'Çocuk Dostian'ndan karma resim sergisi • Kültür Servisi - Galeri Art Intercultura. 15-30 Eylül tarihlen arasında karma resim sergisi düzenliyor. Atatürk Kültür Merkezi Sineması fuayesinde düzenlenecek serginin tüm geliri, Süreyya Ağaoğlu Cocuk Dostlan Demeği'ne bırakılacak. Mevlüt Akyıldız, Muzaffer Akyol. Balaban, Ali Candaş, Lütfii Cülcül, îbrahim Çıftçioğlu, Beygü Gökçin, Ekrem Kahraman, Şakir Sağlam, Neriman Oyman, Aşkım Önenoğlu, Fikret Öztürk ve Nazmi Yılmaz'ın resimleri ile katıldığı sergi. 'sanatı sorumlulukla birleştirmek' düşüncesinin ışığında sanatçılaria çocuklan, yardıma ihtiyacı olan çocuklarla resim alıcılannı buluşturarak farldı alanlan plastik sanatlara taşımayı amaçlıyor.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog