Bugünden 1930'a 5,498,966 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 14 EYLUL1998 PAZARTE HABERLERİN DEVAMI Istanbul Edırne Kocaefi Çanakkale Izmır Manisa Aydın Denizii PB Y PB Y PB PB PB PB 30 30 33 26 28 29 31 32 Sınop PB 28 Samsun PB 28 Trabzon PB 28 Giresun PB 27 Ankara PB 32 Eskişehir PB 32 Konya PB 34 Sıvas PB 31 Zonguldak 0AÇİK A 28 Antalya PB 32 Kars Adana Mersin Diyarbakır ŞanJ/urfa Mardin Siirt Hakkâri Van Pti PB PB PB PB PB PB PB 3b 32 35 36 34 37 32 29 PB 24 Yurdun batı ke- simleri parçalı bu- lutlu, Marmara'nın Oslo batısı sağanak ya- Helsinkı 17 ğışlı.ötekiyerteraz stockholm bulutlu veaçıkge- Londra k H Y 17 Y 19 çecek. Hava sı- Amsterdam caklığı doğu ke- Brüksel Y 20 simlerde biraz ar- p a n s Y 15 tacak, batıda biraz Bonn azalacak. MürürT Y 18 Y 18 Y 14 Zürih Berıın Budapeşte Madrid Viyana Belgrad Sofya Roma Atina Y Y Y Y Y Y Y Y 1/ 20 28 15 18 20 22 32 Y 11 Şam Moskova Aşkabat Akmola Taşkent Bakü Bışkek Tiflis Kahire PB PB PB Y PB Y PB A 22 28 20 24 30 21 33 35 A 40 Parçalı bulutlu | Sıslı Bulutlu ^ Çok bulutlu Yağmuriu VJİMf Karlı Gok gurultL Necdet CalpöldüANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Kendisini feshe- den Halkçı Parti'nin ilkGe- nel Başkanı Necdet CaJp. dün yaşamını yitirdi. Calp'in, sabah saatlerinde Aşağı Ayrancıciaki evinde kalp yetmezliği sonucu ya- şamını yitirdiği bildirildi. Necdet Calp 1922 yılında Karamürsel'de doğdu. Eği- tirnıni Londra'da tamamla- dı. Anadolu'nun çeşitJi kentlennde maiyet memur- luğu. nahiye müdürlüğü, kaymakamlık, mülkiye mü- fettişliği ve valilik yaptı. rürkive'nin 2. Cumhurbaş- kanı İsmetİnönünün döne- minde Başbakanlıközel ka- lem müdürlüğü de yapan Calp, 12 Eylül sonrasında Başbakanlık Müsieşarlığı yaptı. CaJp. 12 Eyîül sonra- sında demokrasiye geçiş döneminde, Başbakanlık Müsteşarlığı'ndan emekli olarak siyasete atıldı. 20 Mayıs 1983'te kurulan Halkçı Parti'nin genel baş- kanlığına seçilen Calp. 6 Kasım 1983 seçimlerinde de aynı partinin genel baş- kanı olarak parlamentoya girdi. " Calp.29Haziranl985"te toplanan partisinin ilk ku- rultayında Aydın Güven Gürkan karşısında genel başkanlık yanşını kavbettr. Calp.HPveSODEPbirleş- mesi sonucu kurulan Sosyal Demokrat Halkçı Parti'de de Ankara milletvekili ola- rak görev aldı. Calp, 29 Ka- sım 1987"dekiseçimlerdea- day olmayarak siyasi haya- tını noktaladı. Daç fiyadarmda çifte standart LATİFSANSÜR KUŞADASI - Türki- ye'nin de içinde bulunduğu Balkan ülkelerinin, ilaç te- kelleri için tam bir cennet oldufu bildirildi. Dokuz Eylül Üniversitesi Onkolo- ji Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Münir Kı- na>. "Balkanlar ilaç tekel- leri için tam bir cennet Ör- neğin kanser tedavisinde kullanılan aynı içerikli iki ay n ilaç iki aynfiyatiasaü- lıvor. Birincisi 150 milyona, ikincisi 500 milyon liraya sa- ölıyor" dedi. Prof Dr Kı- nay kanserle ilgili basında çıkan haberlerin çogunluk- la çarpıtıldığını ileri sürer- ken tedav ide özel kuruluş- lann üni\ersite hastanele- rinin çok gerisinde olduğu- nu savundu. Kuşadası'nda düzenle- nen "2. Balkan Onkoloji Kongresr 9 ülkeden 500 bilim adamının katılımıyla sürüyor. 400'ün üzerinde bildirinin sunulduğu kong- rede, kanser tedavisinin ya- pılabilmesi için, tedavinin standardizasyonunun sağ- lanması. yenilikçi. tartışan. çok iyi bir onkolojik sağlık organizasyonunun olması gerektiği vurgulandı. Dü- zenleme komitesi sekrete- ri Prof. Dr. Münir Kıray. Balkan Onkoloji Bırli- gi'nin 1995 yılında BaJkan ülkelerinde eğitimde stan- dartlaşma. altyapının geliş- tirilmesi. işbirliği. ülkeler arası bilimsel alışveriş ile bu ülkelerde nitelikli teda- vi yapılması amacıyla ku- rulduğunu belirterek şöyle konuştu: " Balkan ülkeleri ilaç sek- törü için tam bir cennet. Gdişmiş ülkelerde ilaç te- kelleri piyasalara o kadar hâkim ki, bunlann iicretini devletler karşılıyor. Türki- ye ile Balkan ülkeleri ise te- kellerin diledikleri gibi fi- yat politikası beliriedikleri ülkeler. İlaçlann kullandt- nlnıası poütikası pompala- nıyor. Orneğin kanserteda- visinde kullanılan a>nı içe- rikli iki ayn ilaç iki ayn fi- yatia satüıyor. Birincisi 150 milyona satılırken. ikincisi 500 milyon lirava saülıyor." Basında kanser konu- sunda çeşitli sansasyonel haberler yayımfandığına dikkat çeken Kıray. "lOyıl önce yapılan. ancak yeni çıkt7 deniien ilaçlann isinı- leri yayunlanıyor. Oysa öy- le bir şe> yok. O ilaç ya on senedir kulfanılıyor veja deneme aşamasında. Bu- nun yanı sıra kimi doktor- lar da basında kendilerini göstermek için ortaya ina- nılnıaz savlar atıyorlar. Ör- neğin meme kanseri olan bir kişinin 2 yıl yaşayabile- ceği yazüıyor. Bunu okuyan hasta 2 yıl ömrii kaldığı için etkileniyor" dive konuştu. Son on beş yıldır onko- loji konusunda çok yeni bir gelişme olmadığını belir- ten Kınay. en büyük yenili- ğin tedavinin nitelikli ya- pılması yönünde olduğunu bildirdi. Kınay. onkolojide özel hekimlik sistemınin 7- 8 kişilik uzman takım tara- fından yapılması gerektigi- ni vurguladı. Kınay. kanserde erken teşhisin önemli olduğuna dikkat çekerek sözlerini şöyle sürdürdü: "Kanser- de erken tam çok önemli- dir. Erken tanı yüzde yüz ha>at kurtanr. Gelişmiş ül- kelerde erken teşhise \eri- len önem sayesinde kansere yakalanma riski >üzde 50- 60 ci\annda düşürülü\or. Likenüzde ise bu şönde bir çalışma otmadığı için bu o- ran ne yaztk ki yüzde 20. Oncelikle erken teşhis için sağlık sisteminin organize edilmesi gerekir. Hastalan- dıktan sonra yapılacak pek bir şeykalmıyor. Bugün bü- j ük paralar ile tedati yap- tığuıı söylejen özel hastane- ler ünrversitelerin çok geri- sinde." • # • • H o te1 M er i Ö L Q D E N I Z " Tatildeki eviniz " Öıel tefriş klimalı odalar,süper doğa,süper deniı,üshjn hiımet * Herşey dahil .herkese uygun fiatlar. * Kış döneminde de hizmetinizdedir. Rzv. Tel:0.252.617 00 01-08Fax:617 00 10 lnternet:Hotel Meri Com tr. e-mail:Hotel Meri @ Hotel AAeri Com Tr. 1274 Rum, dini ayin amacıyla dün Türk bölgesine geçiş yaptı Fanatikler yandaş bulamadı REŞAT AKAR LEFKOŞA -Kuzey Kıbns Tiirk Cumhuriye- ti ile Rum yönetimi arasındaki anlaşma gereğin- ce 1274 Rum. dün sabahın erken saatlerinde Kuzey Kıbns'a geçerek, Karpaz bölgesini ziya- ret etti. Apostolos Andreas Manastın'nda dini ayine katılan Rumlar, saat 06.30'dan itibaren gruplar halinde Ledra Palace Türk barikatına getirildi- ler. Buradan KKTC polisi %e Birleşmiş Millet- ler Banş Gücü askerlerinin nezaretindeki 32 otobüsle Karpaz'a hareket eden ve dini ayine ka- tılan Rumlann. genellikle orta yaşın üzerinde- ki kişiler oldugu dikkati çekti. Binden fazla Rum'un, Dipkarpaz Zafer Burnu'ndaki Apos- tolos Andreas Manastirfnda gerçekleştirilen ayine katılmak üzere KKTCye geçmesi fana- tik Rumların sert tepkisine yol açtı. Ancak. "Anti-İsgal Hareketi" (PAK) adlı ör- güt, günlerce bildiri dağıtarak eylem çağnsında bulunduğu halde. Rum halkından destek aörme- di. Lefkoşa'nın OHİ Meydanı'nda toplanan 65 kadar fanatik Rum, KKTC ve Ankara aleyhin- de sloganlar atarak, Ledra Palace Rum barika- tına dogru bir yürüyüş düzenledi. Barikat önünde gösteride bulunan fanatikle- rin, sınır ihlaline cesaret edemedikleri, ancak KKTC'ye geçmek isteyen ruristleri engelledik- ieri bildirildi. Anti-lşgal Hareketi Başkanı Aris Hactpana- PKK'den Rumlara destekLEFKOŞA Cronhuriyet-Bölü- cü terör örgütü PKK'nin lideri Ab- duliab Öcalan, Güney Kıbns 'taki DİAS yayın şirketine ait "Simerini" gazetesi ile "Sigma" TV'ye verdi- gi öze) demeçte, Rum yönetimine ve Yunanistan'a, Türkiye'ye karşı "ortakmûcadeie" çağnsında bulıın- du. Simerini gazetesi, "Öcalan: Sa- dece Elen ve Kürtler'in Ortak Mü- cadelesi Zafer Getirecek" başlıklı manşet haberinde, PKK gerillalan- nm daglarda silahlı vaziyette savaş için emir beklediklerini duyurdu. Öcalan, "Mücadeleniz bugün hangi noktadadır" şekiindeki bir soruya, "Banş ya da savaş çabamız devam ediyor. İ Eyiül'den itibaren önemli bir adını olan ateşkes ilan et- tik. Banş devam ederse bu, tüm halklann hiliğine olacak. Demok- rasi Türkiye için sorundur. Bu ne- denle sonuçta hâkim olursa her tür- Uzun kuyruklar olustu Su kesintisi yurttaşlan bunalttı İstanbuJ Haber Servisi - ISKl'nin Kâğıtha- ne'dekj ana su dağıtım hattında meydana gelen anza nedeniyle Taksim. Kâgıthane, Kuştepe. Teşvikiye ve Mecidiyeköy'de başla\an su ke- sintisi dün de devam etti. Bölge sakınlen su istasyonlan ve su tanker- lerinin önünde uzun kuyruklar oluştururken gazetemizi arayan çok sayıda yurttaş. salgm hastalıklarla karşı karşıya kaldıklannı. İSKİ te- lefonlannm cevap \ermedığini belirterek İSKİ \e belediye >önetimine tepki gösterdiler. Ok- meydanı SSK Hastanesi'nde yatan hastalar, koğuş ve koridorlann bir haftadan beridir te- mizlenmediğini bildirdiler. Telefonlagörüştü- fümüz bir hastane görevlisi ise hasta iddiala- nru doğruladı. Sadece üçüncü kata kadar su verebildiklerini anlatan görev li "Su depolan- mız boş,tankerierle taşıdığımız suvlaancakçok acil temizlik işlerini yapmaya çalışı>onK" diye yakındı. Gazetemıze tepkilerini ileten yurttaş- lar. >etkilılerin "Barajlar dolu" açıklamasına ateş püskürdü. Beşiktaş"tan arayan bir bayan okurumuz da bugün öğretim yılının başlayaca- ğını anımsatarak'*Salgın hastalıklarla karşı kar- şıvavız. İSKİ'nin kapısına yığılsak polisle karşı karşıya geleceğiz: ne vapacağımızı bilemez haİ- deyiz. Lütfen tepkilerimizi siz dujnnın* diye konuştu. fSKt yetkilileri önceki günkü açıklamala- nnda. Kâğıthane'dekı anzanın 24 saat içinde gıderilebıleceğini söylemışlerdi. Ki tehlikeden kurtulacağtz" diyerek yanıt verdi. PKK lideri. "İlan ettiğbıiz ateş- kes ateyhinize olmayacak mı" soru- suna ise şu yanıtı verdi: "Ateşkes, hiçbir şekilde tarafınıızın güçsüzlü- ğü değil. aksineku\>etanla/nına ge- liyor. Sa\aş yanlılan tabii ki bizim göğüsiemeye hazuiıklı olduğumuz provokasyon anıvışı içindedir. Ban- şa ne kadar hazırsak savaşa da aynı oranda hazınz. Ancak tek başımıza banş yapamayiz. Banş da savaş gi- bi birÛkte olur." PKK militanlanmn bugün ciddi sağlık sorunlanyla karşı karşıya ol- duğunu. bu nedenle bir hastane in- şa edecekJerini söyleyen Abdullah Öcalan, bu amaçla Kıbns Rum Yö- netimi 'nden maddı ve manevi yar- dım istedi. Öcalan. Rum muhabirinin "S- 300"ler ve Denktaş'ın "Konfede- rasyon" önerisiyle ilgili sorulannı da yanıtladı. Rum tarafinın ve Yunanistan'm, Türkiye'ye karşı silahlanmasını destekJeyen PKK lideri, "S-300'le- re gelince, Rum halkı, Türkiye'ye karşı savunmasını en i\i şekiMegüç- lendirecekdrw bu da Kıbrıs'ın hak- kıdu-" diye konuştu. Öcalan, Rum halkına gönderdiği mesajda ise şöyle dedi: "Sevgili Elen ve Kıbns halkı, tari- he bakarak aynı kadere sahip oldu- ğumuzu söyleyeİHİiriz. Her ikimizin de mücadelesi çok önemüdir. Kiirt ve Elen halkının barbar ve so>kı- nmcı Türk tşgalcisi, Kıbns devleti- nin toprak varlıgına tehdit teşkO edi- }t>r. Türkiye ve fasist hükümeti dayat- malannı sürdürürse, halklanmtz için geieceğimiz olmayacaktır. Bu nedenle halklanmuın sürekli işbir- liği sadece bugün değil, ebediyen VENEDİK FİLM FESTİVALİ AlünAyı CosiRidevano'nun \"ENEDİK (AA) - Italya'nın V'enedik kentinde yapılan Venedik Film Festivali'nde. "The Way V\e Laughed" (Cosi Ridevano) adlı Italyan filmi Altın Ayı ödülünü aldı. Bu yıl 55'incisi yapılan festivalde jün ırk. sınıf. iktidar ve para konulannda bir siyasi hiciv olan "Buh*orth" adlı filmi basın tarafmdan Altın Ayı'ya aday gösterılen \\arren Beatty">e. yaşambo\u başan ödülü verdi. Festiv alde."Hurlbun " deki rolüyle Sean Penn en i\i aktör. "Place Vendome" adlı filmdeki rolüyle de Fransız aktrist Catherine Deneuve en i> i kadın oyuncu seçildi. Festivalde en i>i yönetmen ödüiü ise "Black Cat, \\TıiteCat"filmiyle Saraybosnalı Emir Kusturica'va verildi. Gianni Amelio tarafından yönetilen "The VVay We Laughed" (Cosi Ridevano), son on yıldır festivalin en büyük ödülünü alan ilk İtalyan filmi oldu. 'Siyasilere yalan serbest'• Baştarafi 1. Sayfada vermek, başka tanıklann doğru söy- lemesini engellemek suçtur. Küçük ce- zalan vardır. ama suçtur. Bunu Tür- kive'de cumhurbaşkanı dahi >apsa ce- zası \ardu-, ama yargılanması vargı bağımsızlığı ile ilgilidir. Bizde böyle bir iddiayla devlet başkanının ifadesi aünamaz. Bir kere Türkiye'de kamu- oyu bile bunun üzerinegitmez. Önem- li olan ahlaki açıdır. Amerika'da dev- let başkanı düşüriilüyor, Türkiye'de düşürulmüyor. hatta daha daniskası oluyor. kimsenin umurunda olmu- yor." CHD Genel Başkanı Aydın Erdo- ğan, "Bizde idarecilerin yalan söyle- mesinj suç sayan bir kanun yok. İste- dikieri kadar >alan söyleyebiiirler.Za- ten siyasüer arasmda kaç tane doğru konuşan var ki" dedi. Erdoğan. yasalann parîamento ta- rafından yapıldığı için yalan söyle- meyi suç sayan bir kanunun olmadı- ğını ifade ederek "CinseJilişknönün- den suç sayılan şeyler ayn şeyler, ama haika yalan söylemek, yalan tanıklığa azmettirmek bizde de bir suçtur ve yarguanır" diye konuştu. Türki>e'de de böyle bir uygulama- nın olması gerektiğini kaydeden Er- doğan, Türkiye*de doğrudan doğruya cumhurbaşkanı veyabaşbakanınhal- ka yalan söylemesiyle ilgili birsuçun olmadığını belirttı. Erdoğan. •'Böyle bir suç olsaydıül- kemizde siyaset yapabilen çok az sa- yıda kişi olurdu. Ama nej aak kiyok"* dedi. Bu arada. dönemin başbakanı Adnan Menderesdışında Türkiye"de şimdiye kadar adı aşk skandalına ka- nşan \e kamuoyuna yanlış bilgi \e- rerek yanıltan hiçbir siyasi sorumlu hakkında ne iddianame düzenlendi ne de yargılama yapıldı. Türk siyasi yaşamında adı aşk skandalına karışan ve kamuoyunu günlerce meşgul eden bakan ve siya- siler şöyle: DP'lı Emin Kalafat AP'li Muhammet Kelleci. CHPli Hasan Fehmi Güneş, AN'AP'lı Hasan Celal Güzel. DYP'li Hamdi Üçpınarlar v e RP'li GürcanDağdaşile DYP'li İhas Aktaş. yotu ve Rum Demokratik Partı (DlKO) Millet- vekili Marios Matsakis, "serbest dolaşun ve di- ni ibadet amaçb ziyaretlerin engellendiği'* iddi- asıvla Birleşmiş Milletleryetkililerineprotesto- da bulundular. Rum Radyosu, Apostolos And- reas Manastın'ndaki ayin için başvuran \e izin alan 1274 Rum'un, Ledra Palace barikatından geçişlerine izin verildiğini. izinsizolangösteri- cilerin ise engellendiğini duyurdu. KKTC ve Rum yönetimi arasındaki anlaşma uyannca Rum halkına Karpaz daki Apostolos Andreas Manastın "nda dini ayin için yılda 3 kez KKTC'ye geçiş izni veriliyor. Müslümanların bayramlannda ise Türk halkının Larnaka'daki Hala Sultan Tekkesi'ni ziyaretine müsaade edi- liyor. tran'da gergin buluşma • Baştarafi 1. Sayfada ran'da birarayageldi. Cem. Harrazi ile düzenlediği ba- sın toplantısında, Iran-Yu- nanistan-Ermenistan ara- sında geçen hafta Tah- ran'da yapılan üçlü toplan- tının amacına ilişkin bir so- ru üzerine. "Yunanistan aklınca, Türkiye'ye karşı bir Haçlı seferi başlafmak- tadır ve yine aklınca, bu Haçlı seferine Müslüman asker toplamaktadır. Bu oyuna kimse düşmeyecek- tir" dedi. Dışişleri Bakanı fsmail Cem, "Yunanistan müna- fik rolüne soyunmuştur. Amacı, Türki_\e üe kom- şuları arasına nifak sok- maktır. Vunanistan. her platformu istismar ederek, T ürkive'nin komşulannda, Türkive alevhinde bir at- mosfer yaratmak peşinde- dir" diye konuştu. Cem şunlan söyledi: "Yunanistan bir yandan teröristleri banndırnıakta, silahlandırmakta ve Türki- ve'nin üzerine yollamakta- dır. Kıbrıs'ta çözümü en- gellemektedir. Bu konuda çok dikJkatli obnak gerek- mektedir." İran Dışişleri Bakanı Ke- mal Harrazi ise ayjıı konu- daki bir soruya "Üçlü top- lanö, Türki>e aJejhine de- ğüdi. Eğer başka ülkelerin, Türkiye ile sorunlan varsa ve bunu ifade ediyorlarsa, bunun İran ile bir ilgisi vok- tur" diye konuştu. İran'dan kınama iran Cumhurbaşkanı Ha- temi ise Cem'le görüşme- sinden sonra yaptığı ko- nuşmada Türkiye'nin tsra- il'le olan askeri işbirliğini kınadı ve bu işbirliğinin "İslam dünyasını şnke etti- ğini" söyledi. İran telev iz- yonuna konuşan Hatemi. "Türkiye, saldırganlığını gösteren, varlığı bütün böl- geye zarar veren bir ülke ile işbirliğine gü-memelidir r dedi. İran televizyonu. Cem'in Hatemi'ye verdiği vanıtta, "Türkiye ile Israil arasındaki ilişkilerin bölge- deki üçüncü bir ülkenin çı- karianm hedeflemediğuu" söylediğini kaydetti. Cem, Tahran ve .Ajıkara'nm, "bölgede ve dünyada banş ve istikrann gelişmesi için yapıcırolleroynayacaklan- nı" umduğunu sözlerine ekJedi. Sabah saatlerinde Mec- lis Başkanı Natık Nuri ta- rafından kabul edilen Cem, tranlı diplomatlann Afga- nistan'da öldüriilmesine değinerek "Size ve İran Mcclisi'ne başsağtığı diliyo- rum. Türk halkı İran'ın acılannı paylaşıyor" dedi. Natık Nuri de **Bu olay Taleban'uı nitdiğini ortaya çıkarmıştır. Bu açık bir sal- dırganlıktır. Bu cinayete karşılık verme hakkımızı saklı tutuyoruz'" diye konuştu. TC ŞİLE ASLİYT HUKLTK HÂKİMLİĞİ'NDEN EsasNo: 1997 301 Karar No. 1998 128 Davanın kabulü ile Şile Sevişli Osmanköy nüfusuna kayıtlı 039.02 cilt no 27 sayfa no. 33 kürük sıra noda ka- yıtlı RaşitoğluZehra'dan olma 15.3.1973 d.lu Refik Mete ile Süleyman kızı Dudu : dan olma 15.10.1975 d.lu Nu- ran Mete'nin \IK"nin 134. maddesi gereğınce boşanmalanna karar verilmiştir. 24.06.1998 Basın: 42956 Nüfüs cüzdanı. Yapı Kredi Bankası Süper kartı (YKB), Sigorta kartı, Amerikan öğrencı kartı. Padı Dalgıç kartı ve Toscana kartımı kav bettim hükümsüzdür. SERHATERTAN G Ü N D E M > I l S T A F A BALBAY • Baştarafi 1. Sayfada tında konuyu işlerken. 15 Haziran 1998'de ka- muoyuna duyurulan, altında Yılmaz'la Baykal'ır imzasının bulunduğu "uzlaşma tutanağı"nıntarr\ metnini aktarmıştık. Söz konusu tutanak önü- müzdeki dönemin tartışma konulanndan birini oluşturuyordu. Anlaşılan o ki, bu uzlaşma tutanağı adım adım "kozlaşma tutanağına" dönüşecek. içeriğinden çok nedeni tartışılacak: -Bunu imzalamamızın nedeni senin inatçı tu- turnun? "Hayır, sen istemiştin. Ortakimzaladık..." -Ama sen bastırmasan benim imzalamaya ni- yetim yoktu. "Sen telefonla iki seçimi birarada yapahmde- medin mi? Bu ikimiz arasındaki bir uzlaşma tu- tanağıdır," - Hükümetin kaderi senin elinde olduğu için ben imza koydum. "Senin kişiliğin yok mu? Madem istemiyor- dun, o gün söyleseydin." Bu tartışmalar yürürken bir yandan da şu so- ru sorulacak: - Yılmaz zorla imzaladım dedi. Baykal, Ydmaz'ı azat etti. Bundan sonra ne olacak? Yazının basında vurguladığımız gibi ufukta ye- ni zirveler görünüyor Önce bir Yılmaz-Ecevit-Cindonık zirvesi ola- sılığı var. Hükümet büyük bir uyum içinde. Ba- kanlar Kurulu adeta, Hükümeti Güzelleştirme Derneği... Arada bir sorun çıksa bile Başbakan, "6u konuda sadece ben konuşacağım" diyor. Herkes uyuyor. Ama liderler Anadolu'ya çıkınca ayn telden çalmaya başlıyorlar. Seçim tarihi konusundaki tartışmalar bunun göstergelerinden biri. Herkesin ayrı bir seçim ya- pılsın-yapılmasın gerekçesi var. Yeni tutanakiar beklerken Hükümetin kendi içindeki zirvelerine Yılmaz- Baykal zirvelerinin eşlik etmesini bekleyebiliriz. Haziran tutanağının tutulacak yerinin kalmadığı görüşü ağır basmaya başladığına göre, yeni bir Yılmaz-Baykal tutanağı ortaya çıkabilir. Konuya derinlemesine girmeden önce Baykal'ın Artvin dolaylarından seslenirken yaptığı açıklamanın konuya ilişkin bölümünü aynen aktaralım: "Başbakan bana telefon açtı. İki seçimi bir arada yapalım ricasında bulundu. Ben de kabul ettim. Şimdi CHP'nin arkasına sığınmasınlar. Ben Başbakan'; azat ettim. Seçimleriuygun g6r- düğü gibi yapsın... Yılmaz iki seçimin bir arada yapılmasının yanlış olacağına inanıyor. Ama bi- ze verdiği sözden de dönemiyor. Ben o imkânı sayın Başbakan 'a veriyorum. Seçimlehn ayn ya- pılması için uygun gördüğügibi davranabilir. A- ma biz destek vermeyiz. " Baykalca'da bu sözler ne anlama gelir? Tek tek sıralamaya çalışalım: 1 - İki seçimin bir arada yapılması senin fikrin- di. Madem vazgeçme eğilimin var. Oturur konu- şuruz. 2- Seçimleri ayırma fikrin varsa, açıkça çık söyle. Benim arkama sığınma. Benden bağım- sız bir şey yapamayacağını biliyorsun. Bu duru- mu kendi lehine çevirmek için olumsuzluklarda, 'Baykal istedi, öyfeoldu'd'tyorsun. Olumlu olay- larda, 'Hükümetimiz icraatını sürdürüyor' diyor- sun. Bunu yapma. - Benim bu hükümeti desteklemeye mecbur olduğum düşüncesindesin. Aksi halde kaos olur, fatura da CHP'ye çıkar diye hesaplıyorsun. Mec- lis açıldıktan sonra olacaklar konusunda garan- ti vermem. Baykal'ın, yorumuyla birlikte aktardığımız bu düşüncelerine Mesut Yılmaz, buzu üfler gibi yak- laştı. Dün Ereğli'den yanıt verdi: "Bunun hukuki değeri yok, karan Meclis ve- rir." Meclis tablosuna baktığımızda Baykal'ın "azat etmesi" çok anlamlı. Yani anlamı birden fazla olan bir durum. Kalemi verip, mürekkebi vermemek... Sandığı verip, anahtarı denize atmak... Kelepçeleri söküp, kapıyı kilitlemek... Anlama yeni anlamlar eklenebilir. Tabii ki asıl olan bu oyunu izleyenlerin yorumu. Oyunda anahtar kişi olmak önemli. Ama anah- tara sahip olmak kadar. o anahtarla neyi açaca- ğını bilmek de önemli! Anahtar vardır "azaf" eder... Anahtar vardır "azat". Cumhuriyet kitap kulübü Taksim Sergi Salonu EYLÜL AYI ETKİNLİI 14 Eytûl Pazartesi Saat: 18.00-20,00 ORAL CALISLAR Kitaplarını imzalayacak ve okurlarıyla söyleşecek. Istiklal Cad. (Aksanat karşısı) Taksim Tel:252 3S 81/82
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog