Bugünden 1930'a 5,498,966 adet makale



Katalog


«
»

SAVFA CUMHURİYET 14 EYLUL 1998 PAZART) HABERLER Ertuğrul Gazi'yj anmaîörenleri • SÖĞİT(AA)- Cumhurbaşkanı Suleyman Derairel, Bilecik'in Söğüt üçesindedüzenlenen "7!7. Ertuğrul Gazı'yi Anma Törenlen'nekatıldı. Dernırel, vapîığı konuşmada " Bugünkü törenler. bize emanet edilen bu bü>lik vatanı. bıze armağan edilen bu güzel ülkeyi sonuna kadar koruyacağımızt, bütün dürjyaya ilan edıyor" dedi. Demirel daha sonra işadamlan Salih ve Ömer Musaoğlu kardeşler tarafından yaptınlan ilköğretim okulunun açılışını yaptı. Siyasete güven yok • SAMSIN (Cumhuriyet) - ÇYDD Samsun Subesi Başkanı Nilüfer Alptekin. toplumun siyasete olan güvenını yıtirdigini. siyasilerin bır çözüm üreteceklenne artık inanmadığını söyledi. Alpiekin. '"Sıyasi partiler bu seçimlere gırerken de 1995 seçimlerinden daha farklı olmayacak. Yıne 3-5 kişinin. genel başkan hegemonyasının tespıt edecegı adaylarla seçıme giniecek. Bu seçım sıstemble. halkın iradesinın parlamentova vansıması mümkün değildir" dedi. Ülkenin içinde bulundugu koşullara bakıldıgı zaman olumsuzluklann daha da arttığının görüldügünü belirten Alptekin. "Sivil toplum kurumlannda güç birliği yapmalıyız" diye konuştu. 75. yıl etkinlikleri • ZONGULDAK (Cumhuriyet)-CHPİl örgütü tarafından düzenlenen 75. yıl etkinlikleri sona erdı. Önceki gün Zonguldak 'ta GMİS toplantı salonunda yapılan konferansta konuşan Prof. Dr. Toktamış Ateş. CHP'nin kurulduğu yıllarda da değişımı sa\ unduğu için ilerici birpartı oldugunu söyledi. Ateş. CHPnin değişim söyleminı halka benimsetmes'ı gerektiğini ifade ederek "12 E\lül sonrası bir kısım arkadaşlanmız saf değiştirdiler. Bır kısmı siyaseti bıraktı. Merkez sağdaki liderler tabana sahip çıktı. CHP'de ise bu bütünlük yaşanmadı" dedi. Ürdiin Prensi • KAHRAMANMARAŞ (Cumhuriyet) - Ellerinde Türk ve Ürdün bayraklan taşıyan 12 atlıvla birlikte Reyhanlı 'nın Cilvegözü sınır kapısından Türkıye'ye girdikten sonra önceki günü Osmaniye"de geçiren Crdiin Prensi Ali dün Kahramanmaraş'a da Çerkez knafetü atlılann eşliğinde geldi. Ürdün Kralı Hüseyin'in 5 oğlundan bıri olan Prens Ali. Çerkez kültürünü tanıtmak ve dünyaya banş mesajı vermek amacıyla Rusya'ya kadar uzanan volculuğa çıktığını söyledi. 29 Eylül'de Adıge Cumhuriyeti'nin Maykop bölgesinde yapılacak Çerkez festi\aline katılacâğını bildiren Ürdün Prensi daha sonra bir Çerkez düğüniine katıldı. Kafkas danslanndan örnekler sunan prens ve beraberindekıler daha sonra Kahramanmaraş'ın dünyaca ünlü dövme dondurması ile tanıştılar. Ünlü usta Mehmet Kambur'un "dondurma şo\u""nu izleyen Prens Ali. ustanın kancaya astığı dondurmayı satırla kesmeye çalıştı. Genç prensin dondurmayı keserken verdiği ugraş. arkadaşlan ve orada bulunanlar arasında esprilere yol açtı. Ege'de taciz ateşi • AYVALIK(AA)- Balıkesir'in Ayvalık ilçesi açıklanndaki uluslararası sularda trolle balık avlayan 'Akrabalar' adlı balıkçı teknesine, saat 12.45 sıralannda Yunan Sahil Güvenlik botundan taciz ateşi açıldı. Havaya yapılan ve tekneye isabet etmeven atışlardan sonra .Akrabalar teknesi. Altmoluk yönüne kaçarak durumu Türk Sahil Güvenlik Komutanlığı'na bağlı ekiplere bildirdı. Olav üzerine taciz atışının yapıldığı bölgeye giden Türk botları. Yunan botunun. bölgeyi terk ederek Yunan karasularına çekildigini belırledi. MecBs'ten Erbakan'a davet BİZ BİZE... ANKARA (ANKA) - Hakkında açılan soruşturmalar ve da\ alarsü- ren kapatılan RP'nin > asaklı genel başkanı .N'ecmettin Erbakan. TB- MMnin 1 Ekim'de yasama yılına başlaması dolayısıyla düzenlene- cek ilk roplantıya. "eski basbakan'" sıfatıyla davet edildı. Erbakan hak- kında Anayasa Mahkemesi'ne ha- karetten TCK'nin 268'inci mad- desi uyarınca 3 yıla kadar hapıs is- temiyle açılan davanın ikinci du- ruşması bugün... TBMM Başkanlığı Meclis'in yeni yasama yılmın açılışına yö- nelik hazırlıklan başlattı. Cumhur- başkanı Süleyman Demirel'in ko- nuşmasıyla çalışmalanna başlaya- cak olan Genel Kururun ilk top- lantısınamiiletvekıllenninyanısı- ra parlamento dışında olan eski başbakanlar. 6 eski Meclıs Başka- nı. diplomatlar. Genelkurmay Baş- kanı Orgeneral Hüsevin Kıvnkoğ- • TBMM'nin 1 Ekim'de yasama yılına başlaması dolayısıyla düzenlenecek ilk toplantıya, kapatılan RP'nin yasaklı genel başkanı Necmettin Erbakan da eski başbakan sıfatıyla davet edildi. lu ve kımet komutanlan ile bir- likte toplam 850 konuk dav et edil- di. RP'nin kapatılması karanyla birlikte 5 yıl boyunca siyasetten ya- saklanan eski Genel Başkan Nec- mettin Erbakan'a da Bülent UIusu ile birlikte parlamento dışında olan eski başbakan sıfatıyla toplantıya izleyici olarak katılması için dave- tiye gönderildi. Böylece Erbakan siyasi yasaklı olmasına rağmen, kapatılma karannın Resmi Gaze- te'de yayımlandığı Şubat 1998 ta- rihinden bu yana ilk kez TB- MM yegelerek resmi birtoplantı- ya izleyici locasından katılmış ola- cak. TBMM'nin vasama yılının açı- lış töreni. 1 Ekım günü saat 14.00'te Meclis'teki Atatürk Anı- tı 'na çelenk konulması ile başlav a- cak. Saat 15.00'reyeni Genel Ku- rul Salonu'nda başlav acak toplan- tıda fstiklal Marşı'nın ardından Cumhurbaşkanı Süleyman Demi- rel geleneksel konuşmasını >apa- cak. Geçen yıl Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrasf nın konseri ile yapılan yasama yılı açılışı. bu vıl askeri bandonun îstıklal Marşı çal- ması dışında bir kültürel etkinliğe sahne olmazken Çetin. geleneksel olarak akşam saat 19.30'da tören salonunda kokte>l verecek Salona sessiz sedasız açılış TBMM'nin çalışmalanna bas- lamasıvla birlikte venı Genel Ku- rul Salonu'nun da açılacak olması TBMM Başkanlığını zordurumda bıraktı. Salonun görkemli bır tö- renle açılması için hazırlık yapan görev lilerTBMM Başkanı Hikmet Çetin'e çeşitli altematifler sundu- lar. Ancak salon ile ilgili yolsuzluk iddialan nedenivle başta DYP'li- lerolnıak üzere bırçok milletveki- lının protesto gösterisi yapması olasılığına karşı Başkan Çetin sa- lonun sessız sedasız. sade bir tö- renleaçılmasını istedi. Çetin. sade- ce salonun arkasında görünmeye- cek şekilde yerleştırilecek askeri bandonun Istiklal Marşj'nı çalma- sina ızın \erdi. Askeri bandonun Genelkurma_\ Genel Sekreterliği tarafından göre\lendirileceği bil- dinldı. Meclis'in açılışına katılacak olan Erbakan. bugün ise Anayasa Mahkemesi'ne hakaretten 3 yıla kadar hapis cezası istemiyleyargı- lanacak. Yurtdışında oldufu gerek- çesıyle 29 Haziran'da Ankara 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nde gö- rülen ilk duruşmaya katılmayan Erbakan'ın. herhangı bir mazeret bildirmemesi durumunda bugün mahkemeye gelerek ifade vermesı bekleniyor. Bu da\a. RP'nin kapa- tılması \e milletvekılliğinin düşü- riilmesinin ardından Erbakan hak- kında açılan ilk dava olma özelli- gini de taşıyor. Erbakan. Anayasa Mahkeme- si'nin 16 Ocak'tagenel başkanı ol- duğu RP'nin kapatılması kararını almasından 2 gün sonra RP îl Di- \an toplantısında yaptığı konuşma- sı nedeniyle TCK'nin "Resrnisıfa- tı olanlar aleyhjnde cürümler" su- çunu düzenleyen 268. maddesi uyannca 6 aydan 3 yıla kadar ha- pis cezası ıstemiyle yargılanıyor. 9 Dk radyo 12 Eylül'de kapatddı Türkiye'nin ilk özel radyosu E.K.İ'nin spikeri Demirci, bugün DSP Zonguldak Merkez îlçe Başkanı ALİ AVAROĞLL ZONGl LDAK - Tür kiye'nin ilk özel radyosu olan "E.K.t. Radyosu" bundan tanı 18 yıl önce 12 Eylül askeri yöneti- mınce kapatılmıştı. Rad- yonun o günlerdeki tek spikeri olan Ramazan De- mirci. bugün DSP Zon- guldak Merkez flçe Baş- kanı olarak görev yapıyor. l%8yılındaEreglikö- miirleri Işletmesi (EKİ) bün>esindeki iki katlı bir binada işçi sağlığı ve iş- gü\enliği konusunda programlar yapmak ama- cnla şayına başla\an E.K.I.. o dönemde ku- rumda çalışan 55 bın işçi- ye hitap edi\ordu. E.K.I. Radyosu'nun ilk anons spikerligini de o dönemde lise ögrencisi olan Ramazan Demirci yürütuyordu. Okuldan ar- ta kalan zamanlarda mik- rbfdnun başına geçert 18' ( yaşındakı Demirci. bugün Türkiye Taşkömürleri Kurumu'ndan (TTK) emekli ve Zonguldak D- SP Merkez llçeBaşkanlı- ğı görev ini yürütüyor. Türkiye'nin ilk özel radyosunda spiker olarak çalışmaktan mutluluk duydugunu belirten De- mirci. o günleri şövle an- latıvor: "Bundan 30 yıl önce o dönemde Ereğli Kömür- leri İşletmesi (E.K.İ.) ola- rak bilinen bugünkü T- TK'de 55-60 bin maden iş- çisi çalışıyordu. İşçi sağlı- ğı ve işgmenliği tedbirleri yok gibi>di. Dünyanın en ağır işçiliği el yordamn la. ka/nia. kürek. balta. sırt küfesi \e katırla yapılıyor- du. Heryıl ocaklarda İO'a yakın kişi iş kazaları so- nucu yaşamını >iririrken çok sayıda kişi de sakat kalı>ordu. Çalışma koşul- larının berbat ve elveriş- siz olması nedeni ile nıes- lek hastalığı (tüberküloz) Türkiye'nin ilk özel radyosu o)an E.K-1'nin spikeri Rama/an Demirci \ayın odasmda. inanılmaz bovutlarda\dı. yayın yapan E.K.I. Rad- İşte kurum bu nedenle, iş- çi sağlığı ve işgü\enligi bi- lincini arttırmak için özel bir radyo kurmuştu. Ben sunucu olarak bu radŞoda göreve başladım. Kurum yöneticilerinin elimize tu- tuşturdukları "madenci arkadaş kazmanı ve balta- nı koru. kendi işgüvenli- ginı kendin sağla' yazıh talimatlarını her saat ve vardiya başı radvodan anons ederdik. Burada bu yavinlarla her şeye rağ- men maden işçisinin sağ- lığı ve işgmenh'ği ile ilgili bir egitim sağlanıyordu." Rad\o> u bastılar Demirci. aradan geçen süreçte medyada inanıl- maz bü\ük gelişmelerin yaşandıgını, ülkegenelin- de binlerce radyo ya\ın yapmasına karşın top- lumda hoşgörünün daha ıyi bir noktada olduğuna dikkat çekiyor.O günler- de rüm maden ha\zasına yosu'nun zaman zaman şarkı ve türkü isteklerine de >er verdiğini belirten Demirci, bugünkü hoşgö- rüye dikkat çekerken bir anısını da anlatıyor: "Ya>ın süresince arada özel isteklere de >er veri- yorduk. Zaman zaman gelen mektupları okuyor- duk. Bir gün bir genç kı- zın ismini de \ererek. se\- gilisi için istediği şarkıyı \a\ımladık. Rad}o prog- ramı bitmeden kı/ın ba- bası silahla rad\o\ u basa- rak yaymı durdurdu. He- pimiz şaşırıp kalmıştık. Bu ola\ Zonguldak'ta \ ıl- larca konuşuldu. Zaten bu olavın ardından da EKİ Genel Müdürü. istek programını iptal etmişti. Radyonun güvenfiği için giriş kapısına da bekçi koymuştu. 12 Evlül dar- besiniyapan generaller. iş- çiye hizmet eden bu rad- >oya tahammü! edemev ip kapatîılar." Radyonun spikeri Demirci. bir genç kızın sevgilisi için istediği parça> ı çaldıktan sonra, kızın babasının silah- la radyo>u basıp >a>ını durdurmasını unutamıvor. Halk terörünpençesinde kıvmnırken, parayıpolitikacı tüccar kazanıyor Doğu'yaihatemafyasıegemen LEYLA TAV ŞAJVOĞLU Doğu ve Günevdogu Anadolu'nun ınsanı; ışsizligin. terörün. göçün pençesinde kjvTanıyor. Hemen hemen hiçbirgeçim kaynagı kalmadığı için de uyuşturucu ticaretine bulaşmaktan başka çare bulamjyor. Bu işın > ükünü çeken bu zavallı insaniar. ka\mağını yiyen de bir avuç polıtikava bulaşmış tüccar. .Artık Doğu ve Günevdogu"dan gelen milletvekıllerinin ne iş yaptıklarına fazla bakılmıyor. Bunlann siyasi partilere ve genel başkanlara yaptıklan katkılar ön plana çıkıyor. Aynca politikacı. tüccar. milletvekilinin Dogu \e Güneydoğu Anadolu'da ihale mafvasına egemen olduğunu da dünya âlem biliyor. Örneğin Van'da. a}rı paıtilerden olan 2 millervekilı ve ailelerinin tüm devlet ihalelerini komisyon almadan hiç kimseye \ermedikleri korkudan telaffuz edilemeyen bır gerçek. Aksine davrananlann. beledıye başkanı olsalar bile başlanna ciddi işler geliyor. Yıllar önce Van'da ilginç olaylar olmuş. Bir yüksek bürokratın. baldızı ve bacanağıyla kurdugu bir şirkete Van mıllenekili olan kardeşini de aiarak \'an Gölü kıyısındaki Maliye Bakanlığı Sosyal Tesisi inşaatı ihalesini kazandığı daha belleklerden silinmedi. Bu arada bu yüksek bürokrat "uyancrdan payını alıyor; eriyen burun kemığinin yerine platin takılıyor. Aradan epeyce zaman geçiyor. Ordu. söz konusu sosyai tesisi devralmak istiyor. Bu arada bakanlar. kendi aralannda tesis için mücadele ediyorlar. Sonunda tesis, Van ll sözlerı du_\an bır \atandaş atıldı: "O da bir şe> mi? Onlann otomobillcrinin önünde eskort gkiiyor." Halk ağzıvla uyuşturucu ticareti şöyleanlatılıvor: "Birkito toz, bir otobos, 100 gram toz, bir Toros." Havaalanındaki polıs de dolu. .Anlatıyor: "Şu \TP salonundan çıkanlann çantalanna bir bakabilsem mutlaka bir şe> ler bulurum. Anıa sonra çoluk çocuk. büriin aile nice oluruz?" Türkiye üzerinden geçen an'da, ayn partilerden olan 2 milletvekili ye ailelerinin tüm devlet inalelerini komisyon almadan hiç kimseye vermedikleri, korkudan telaflfuz edilemeyen bir gerçek. Özel Idaresi'ne devTediliyor. Bir başka ilginç olay bölgede aynı partiden millervekıli olan. ama sonra yolları ayrılan bazı kişilerin .Ankara'da bir bakan ve sıkça da Alaattin Çakıcrnın devam ettigi bir büroda buluşmalan. Büro sahibi eski bir ülkücü olan bır yakıt bayii. Van çarşısında dolaşırken yanımızdaki Ingiliz dostumuz karşıda park etmiş duran Grand Cherokee marka lüks cıpi görünce durdu: "Bu araba garanti bü> ük tozcunundur." Burada "toz"dan eroını kastedivordu. Bu uyuşturucunun ABD piyasa fiyatına göre 70 milyar dolar olduğu söylenıjor. Chsa ki Türkiye bütçesi 60 milyar dolar. DPT \erilerine göre ise GSMH 300 milyar dolar, Amerikan Drııg Enforcement Agenc\ (UTOŞturucuyla Mücadele Ajansı) Türkiye'den geçen uyuşturucunun 150 milyar dolar olduğunu tahrnin edivor. Burada bıiınmesı gereken nokta. ham afyonun Türkiye'ye kilosu bm dolardan girdiği. üretilmiş eroin halınde girerse de 20 bin dolardan çıktığı. Talebin göreceli olarak az oldugu Almanya'da bu üriinün kilosu 60 bin dolar. ABD'de ise 20 bin dolar. Türkiye"de ödemeler bilançosunda her zaman izah edilemeyen bir dö\ ız girdisi göriilüyor. Bu bazen "ba\ulticareti"nebağlanıyor. Geçen yıl "bavul ticaren"'nin bıraktığı para 10 milyar dolardı. Bu yıl bu. 8.5 milyar dolara düştü. Yanı açık söylemek gerekirse. azalan "bavulticareti"değil, Batı'nm baskısıyla "u)Tişturucu ticareti" oldu. Bölge ve konumuzia bağlantılı bir başka ilginç olay da şöyle yaşandı: Bir gün Hürriyet gazetesinde. dikkati hemen yakalayan bir haber gördük. Dünün bürokratı. bugünün bankacısı bir müsteşar, eski bürokratlar. milletvekilleri ve bankacılarla bir şirket kurmuş. Ortaklann arasında tanınmış bir de gazeteci var. Merak edip bu şirketm ne iş yapacağına baktık. Meğer tahta oyuncak ithal edip satacaklarmış. Bunca milleKekili, bankacı veeski bakanı Van bağlantılı olarak bir araya getiren bu şirket. acaba kaç tane tahta oyuncak ithal edip kimlere satacak? Yoksa bu tahta oyuncak. Truva atı olup, bunun da içinden kara paralar çıkmasm? TBMM Adaletle ilgili 13 tasan bekliyor • Adalet Bakanı Hasan Denizkurdu, Türkiye'deki adalet sisteminin düzeltilmesi için TBMM'den kendisine 10 gün vermesini isterken TBMM'nin gündeminde, adalet sisteminin giderecek ] 3 yasa 'tasansı bekliyor. ANKARA (LBA) - Adli yıl tartışmalı baş- larken, TBMM'nin gündeminde adalet sis- temindeki aksaklıklan giderecek 13 yasa ta- sansı hazır bekliyor. TBMM'nin günde- minde bekleyen söz konusu yasa tasan ve teklifleri şöyle: "Hâkim ve Savcılar Kanunu'nda değişikük ve özlük haklamla il- gili yeni düzenlemeler, TCK yasa tasansı, Ad- liye Mahkemelerinin Kuruluş ve Görevleri hakkındaki yasa tasa- rısı, Para Cezalannın Güncelleştirilmesi ve kalıcı bir esasa bağlan- ması. AN ukatlık Yasa- sı'nda değişiklik, Ör- gütlü Suçlarta Müca- dele yasa tasansı, Yol- suzluklarla Mücadele yasa tasansı, Ombus- man müessesi ile ilgili yasatasansı,Çek Vasa- sı'nın yeniden düzen- lenmesi, ceza infaz ve tutukevlerinin yeniden dü/enlenmesine ilişkin yasa tasansı ve çocuk- lann >asal korunma al- tına alınmasına ilişkin usul yasası ile ilgili de- ğişikiikler ve idare ile birey arasındaki ilişki- lerin düzeltilmesi ve bi- reylerin bilgi edinme özgürlüğünün düzen- lenmesine ilişkin >asa tasansL" ANAPBursa Millet- vekili Ertuğrul Yalçın- bayır. Adalet Bakanı Hasan Denizkur- du'nun Meclis'ten on gün süre istediğini be- lirterek şunlan söyle- di: "Adalet Bakanı'na on gün süre verilmesin- den ve bakanın sonuna kadardesteklenmesin- den >ana>im. Çiinkü, Türkiye'nin günde- minde Adalet Bakanlı- ğVyla ilgiliönemli tasa- n hazırhklan vardnr. Bunlann yasallaşma- sıyla ilgili olarak Baş- bakan, Başbakan Yar- dımcısı, Sa>ın Hüsa- mettin Cindoruk'un destek vereceklerine inannorum. Ben diğer genel başkanlann da buna destek verecekle- rini umut edivorum." ERDAL ATABEK Soru Soraıak. Büyük bir bilim adamına, yetişmesindeki en bi yük etkenlerin neler olduğunu sormuşlar. Bilir adamı. "Annem" demiş, "Annem, okuldan dör düğüm her gün, 'bugün güzel bir soru sordu mu?' derdi. Beniyetiştiren en önemli etken bu dur." Soru sormak zekânın işlerliğidir. Eğer soru sormayı durdurursanız, soru sorma ya izin vermezseniz o ortamda zekâ işlerlik kaza namaz, kişilik gelişemez. Sorusu olmayan, hep yanıtı olan bir kültür ger kalmış kültürdür. Otokrasinin hep yanıtı vardır, sorusu yoktur. Demokrasinin hep sorusu vardır, yanıtı araştır- madır. Çocuklar çok soru sorarlar. 3-4 yaşından baş- layarak bıktınncaya kadar soru sorarlar. Dünyayı keşfetmek, olan biteni anlamak canlı algılannın hedefidir. Algılarıyla zenginleşen dikkatleri bellek- lerini oluştuaır, sonra da "neden öyle olmuş?", "bu niçln böyle?" diye muhakeme temelini ararlar. Onları yanıtlamazsanız, araştırmazsanız, sustu- rursanız, durdurursanız bir süre sonra gerçekten susarlar, susmanın rahat etmek olduğunu öğrenir- ler. Siz rahat edersiniz, çocuğun zekâsı da engel- lenmeyi öğrenir. Soru sormak basit bir zihinsel işlem değildir. Soru sormak; 1 - Cesaret, 2- Merak, 3- Kararlı- lık, 4- Sonucu göğüsleyen bir direnç gerektirir. Eğer bütün bunlara sahip değilseniz, soru so- ramazsınız, yapacağınız iş de yanıtları dinlemek olur. Bizler neleri merak ederiz, neleri sorarız? • • * Bilgisayarların yeni bulundugu döneme ilişkin biranekdot vardı: Bütün milletlerin temsilcileri bil- gisayarın karşısına geçmışler, soru soruyorlar. Bil- gısayar da kısa ve yoğun bir işlemden sonra so- ruyu yanıtlıyor. Bizim temsilcimize sıra gelince so- rusunu soruyor: "Ne var, ne yok?" bilgisayardan bir süre ışlem yapıldığına ilişkin sesler geliyor ama bir türlü yanıt gelmiyor, sonunda elektrik şerarele- ri ve dumanlar içinde kalan gereç iflas bayrağını çekiyor. Gerçekten, ne demektir "r?e var, ne yok?" Bu, aslında bir soru değildir, birdolgu konuşma- dır. Karşılaştığımız zaman birbirimize sorduğumuz sorulann çoğu da basmakalıptır ve anlamsrzdır: - Ne yapıyorsun? (Anlamsız bir sorudur, soruyu soran karşısındakinin ne yaptığını çok iyi bilmek- tedir). - Nasıl gidiyor? (Bu sorunun da belirgin bir he- defi yoktur, öyle laf olsun diye sorulmuştur, karşı- sındaki de belirsiz bır el işareti yaparak "ne olsun?" gibi, "idare eder" gibi dolgu yanıtlar verir). - İşler ne âlemde? (Bu soruyla da hangi işlerin kast edildiği belli değildir, öyie sorulmuştur. Yanıt da aynı.yüzeysellikte olur). X j). SorciuöfüFnuz sorular genel plarak kj|isejdjr jyşC da kişilerin özel hayatlanna duyulari merakıp iadfr' n u d u r - ; r-f.d'-. •*: Birisiyle karşılaşıldığı zaman sorulan "nerell- sin?", "kimlerdensin?", "neişyaparsın?", "nere- deoturuyorsun?", "evlimisin?", "çocukvarmı?", "çocuklar iyi okuyor mu?" gibi sorulann tümü de güvenlik soruşturmasıdır. Bu sorularla karşısında- kinin güvenilir olup olmadığı araştınlır. Çevreyle ilgili sorular da kişilerin ne yapıp yap- madığı, ne alıp almadığı, nelere sahip olduğu tü- ründen dedikodu sınıfına giren merak sorulandjr. Çocuklara sorulan sorular da sığlığın ve çocuk- lara değer vermemenin göstergesi değil midir? - Anneni mi seviyorsun, babanı mı? - Bizim çocuğumuz olur musun? • % - Kazağını bana verir misin? Çocuk biraz büyükse "okulu ve dersleri" soru- lur. Bu soru tipleri gerçekte "soran bir ilgi"y\ gös- termez. Bilimle, kültürle, sanatla ilgili merak sorulan an- cak bu konularla gerçekten ilgili olanlann bir bö- lümünde görülür. O çevrelerin de önemli bir bölü- münün sorulan değil, başkalarına aktarılması ge- reken yanıtları vardır. Soru sormayı eğitiminize koyabildiğiniz zaman eğitiminiz başlamış olacaktır. Soru sormayı kültürünüze sindirdiğiniz zaman uygarlık yoluna girmiş olacaksınız. İyi bir sorunuz var mı? Bakan Gemici'nin konvoyunda kavga • Devlet Bakanı Hasan Gemici'yi karşılayan Zonguldak DSP il yönetimi, parti içi muhalefet tarafından kıyasıya dövüldü. z:O>Gl LUAK (Cum- huriyet)- DSP ıl örgürün- de uzun süredir de\am e- den huzursuzluk doruk noktasma çıktı. Cumarte- si günü Zonguldak a ge- len Devlet Bakanı Hasan Gemici'nin konvoyunda partililer birbirlerine gir- dı. Devlet Bakanı Hasan Gemici'yi karşılamak üzere Zonguldak-Çardak mevkiinde toplanan çok sayıda DSP'li, önce kendi aralannda sözlü tartışma- larda bulundular. Sataş- malar daha sonra kavgaya dönüştü. Yumruklann ve tekme- lerin adeta hav ada uçuştu- ğu kavgada yere düşen i! başkanvekili ve il sayma- nı Zeki Lslubaş. vali Sami Seçkin, gamizon komuta- nı tsmet Karaduman \e protokolün önünde diğer yöneticilerle birlikte hır- palandı. Kavgayı ara\ a gi- ren DSP Zonguldak' Mil- letvekili Boray Pavcık ya- tıştırdı. Savcıhga suç duyuru- sunda bulunan il başkan- vekili Zeki Uslubaş. saldı- rının Kozlu Belediye Baş- kanı Yusuf Kaldı tarafın- dan tertiplendiğini ilefi sü- rerek "SaMınyıgerçekleş- tirenler hakkında adli mercilere şikâvetlerde bu- lunacağım. Daha sonra parti içi disiplini çahşnra- cağım. İl başkanvekili ve parti yöneticileri valinin, garnizon komutanının. be- lediye başkanlannın göz- leri önünde linç edilmekis- tenilijor. Hepimiz aviu si- yasi partinin çansı altında- yız. Bu provokasyonun ar- kasında Kozlu Belediye Başkanı Yusuf Kaldı var- dır" dedi. Ka\gadan sonra il mer- kezine gelen Dev let Baka- nı Hasan Gemici. il ve il- çe yöneticileri ortak bir toplantı yaparak kavgayı değeriendirdiler. DSP il ve ılçe yönetimleri bakanın gezisini protesto ederek bundan sonraki ziyaretle- re katılmadılar. ll Başkanı Faruk Gök- men'in parti tabanından gelen tepkiler nedeniyle Dev let Bakanı Hasan Ge- mici 'nin gezisine katılma- dığı ifade edildi.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog