Bugünden 1930'a 5,440,085 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 9HAZİRAN1998SALI HABERLER SB(A'nın çöküşüne CHP onepgesi • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu)-CHPfçe! Mılletvekili Fikri Sağlar. SEKA'nm 1995 ve 1996 yıllannda kâr etmesine karşın 1997'de zarar ettiğini belirterek "Bu negatif eğri, SEKA'nın özelleştirilmesine kamuoyunda haklılık kazardırmaya yönelik bilinçli bir uygulama mıdır" diye sordu. CHP Milletvekili Sağlar. Başbakan Mesut Yılmaz'ın cevaplandırması istemiyle TBMM Başkanlığı'na sunduğu soru önergesinde, Kocaeli'nde 100 bini aşkın ağacın bulunduğu SEKA'ya ait birinci sınıf tanm arazisinin, otomobil fabrikası yapılmak üzere Koç Holding'e satıldığının iddia edildiğini kaydetti. Anadolu Halk Kültürü Gecesi • Haber Merkezi - Pır Sultan Abdal Kültür Derne|i Kadıköy Şubesi tarafından düzenlenen Geleneksel Anadolu Halk Kültürü Gecesi'nin ikincisi UHaziran 1998 Pazar günü saat 19.00'da Bostancı Gösteri Merkezi'nde yapılıyor. "Anadolu Halk Kültürü" gecesinde dağıtılan geleneksel ödüllere bu yıl demokratik kitle örgütlen dalında Akın Birdal, hukuk dalında Av. Cem Alptekin. basın dalında Can Diindar ve Recep Yener, halk müziği dalında Aşık Mahzuni • Şerif, edebiyat dalında Sennur Sezer layık görüldü. Kızılocak'ı vuran polis serbest • İstanbul Haber Servisi - Taksim'de geçen cumartesi gecesi "dur" ihtanna uymadığı gerekçesiyle polis tarafından sırtından vurularak öldürülen Nazım Kızılocak (23), dün Feriköy Mezarlığı'nda toprağa verildi. Kızılocak'ı vuran polis memuru Alpaslan Kandemir, Beyoglu Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesi'nce ruruksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Göçzedelerin zararları • tstanbul Haber Senisi - Göç Edenler Sosyal Yardımlaşma ve Kültür Derneği (Göç-Der) Genel Başkanı Mahmut Ozgür. devletin terör nedeniyle göç edenlerin uğradığı zararlan karşılaması gerektigini belirtti. İstanbul Tabip Odası'nda bir açıklama yapan Özgür, son 10 yılda terör nedeniyle Güneydogu'da bazı köylerin zorla boşaltıldığını savunarak göç edenlerin evlerini, tarlalannı, üretım araçlannı kaybettiğini söyledi. litan davası • tstanbul Haber Servisi - "DATA Uluslararası Bilgi tşlem Merkezi" tarafından yönetilen "Titan Matematiksel Kazanç Sistemi"nin Türkiye Direktörü Hakan Kenan Şeranoğlu ile babası Fevzi Barbaros Şeranoğlu'nun da aralarında bulunduğu 12 Titan yöneticisinin yargılanmasına Kadıköy 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. Mahkeme heyeti, tutuklu sanıklann bu hallerinin devamına karar vererek sanık vekilleri ve sanıkların esas hakkındaki savunmalannı hazırlamaian ve dosyadaki eksiklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi. Açtkiama • C. Alparslan Ertug, gazetemizde "Nurhak'ta Bir Şafak Vakti" başlığıyla yayımlanan dizi yazının 6 Haziranl998tarihli bölümüyle ılgili olarak bir açıklama yaptı. Ertuğ, yazıh açıklamasında, "Efraim Elrom'la ilgili genel arama sırasında, benim Nahit Töre. Ali Aydın Çığ ve Ibrahım Öztaş'la birlikte Nigar Sancak'a ait dershanede saklandıgımız belirtilmektedir. Söz konusu arama sırasında Ibrahim Özta§ ile Ali Aydın Çığ'ın nerede olduklannı bilmiyorum. Fakat ben ve Nahit Töre, bir gece önce İstanbul dışına çıkarak açık arazide sabahladık ve ertesi günkü arama süresini açık arazide geçirdik" dedi. Prof. Akılhoğlu Türkiye'nin en büyük sorununun işkence olduğunu söyledi 6 Teröriste îşkence yapılamaz'ANKARA (Cumhuriyet Büro- su)-lçişleri Bakanlığı, merkez ve taşra teşkilatlannda görevli mülki idare amırleri ile emniyet ve jan- darma personeli için insan hakla- n semınen düzenledı. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fa- kültesi İnsan Haklan Merkezi Başkanı Prof. Dr. Tekin AJallığıoğ- lu, Türkiye'nin en büyük sorunu- nun işkence olduğunu belirterek. "Teröristlere işkence yapdabilir düşüncesinden \azgecilmelidir" dedi. Seminerin açılış konuşmasını yapan De\ let Bakanı Hikmet Sa- mi Türk. " tnsan Haklan soru- nunun etnik soruna dönüştürül- mesini kabul etme>iz" dedi. İnsan hakiarını, "insana insanca mu- • Içişleri Bakanlığı Müsteşan Gür: Uluslararası kuruluşlann, işkence konusunda Türkiye'yi denetlemesinden rahatsız olmayalım, bilakis mutlu olalım. Prof. Dr. Akılhoğlu: Türkiye'nin en büyük sorunu işkencedir. Ülkemizde terör sorunu var diye, 'Teröristlere işkence yapılabilir' düşüncesinden vazgeçilmelidir. amele ermek" olarak tanımlayan ve Türkiye'nin insan haklan konu- sundaki çeşitli anlaşmalara taraf olduğunu anımsatan Türk, buna karşın bazı sorunlann bulunduğu- nu, bunları gidermek için çalıştık- lannı belirtti. Türk. insan haklan bilıncınin aileden verilmesi gerek- tigini belirterek. "Türkiye'deyaşa- yan insanlar hangi etnik gruptan olursa olsun, hangi mezhepten olursa olsun. hangi inançtan olur- saolsun insan haklanndaneşitola- rak yararianmasım, insanca yaşa- masuıı sağlamak durumundayız'* dedi. İnsan haklan sorunlannın ge- neldezorkullanmayetkisi olan ki- şilerle ilgili olduğunu kaydeden Türk, o nedenle tüm kolluk kuv- vetlerinin her durumla başa çıka- bilecek derecede ve çok iyı yetiş- meleri gerektigini vurguladı. Içişleri Bakanlığı Müsteşarı YahyaGürde. insan haklannın en sağlam bıçımde güvenceye alın- masının ancak demokratik rejimin bulunduğu ülkelerde mümkün ol- dufunu söyledi. Gür, çeşitli uluslararası kuruluş- lann Türkiye'yi sık sık denetledi- ğinı anımsatarak, "Bunlardan ke- sinlikJe rahatsızlık duvmavalım, bilakis mutlu olalım. Çünkü bu, onlaruı bize bakış açısını gösteri- yor. Çoremizde demokrasiye da- ha yeni geçmiş ülkeler \arken. ora- lara gitmey ip gelip bi/j denetieme- leri bize \erdikleri önemi gösteri- yor" diye konuştu. Prof. Dr. Tekin Akılhoğlu da. "Şu anda Türkiye'nin en büyük sorunuişkencedir" dedi. Akılhoğ- lu. Türkiye'de törer sorunu var di- ye "TerörisUere işkence yapılabi- lir" düşüncesinden vazgeçilmesi gerektigini bildirdi. İşkence soru- nunun önüne geçmek için bu ko- nuda günlük kontrollerin ve kayıt- lann sık sık yapılmasını isteyen Akılhoğlu, insan haklannın siste- matik \eya yaygın \e bireysel ol- mak üzere iki ana sınıfta değer- lendirildiğini anlattı. Akılhoğlu, "Devletin yapOğı ihlaller kjtlcsel insan haklan sınıfına girer ki, bun- lann değeriendirmesini bugün dünyada yapabilecek herhangi bir kurulus bulunmamaktadır. Mev- cut uluslararası kuruluşlar sadece bireysel olanlarla ilgilenmektedir- ler" diye konuştu. TBMM Kalemli'ye suç duyurusunda bulunulacak ANKARA (Cumhuriyet Bürosu)-TBMM Genel Ku- nılu salonunun yenılenme- siyle ilgili iddiaları araştır- mak üzere kurulun araştırma komisyonu. bugün toplana- rak hazırlanan taslak rapora son biçimini verecek. Ko- misyonun, eskı TBMM Baş- kanı Mustafa Kalemli hak- kında suç duyurusunda bulu- nacağı kaydedildi. Başbakan Mesut Yılmaz ve Başbakan Yardımcısı Bülent Ecevit, bugün TBMM Başkanı Hik- met Çetin'le görüşerek genel kurul salonunun açılmasını ısteyecekler. Araştırma komisyonunun hazırladığı taslak raporda, genel kurul salonunun yeni- lenmesi için açılan ihalenin koşullannın idarece belirlen- mesı gerekırken bunun ya- pılmadığı belırtılerek "TBMM yönetimi tüm bu gefişmetere duyarsız kalmış- tir" denıldı. TBMM Başkan- hğı'naperşembegünü sunu- lacak raporun taslağındaki bazı belirlemeler şöyle: - Kalemli'nin Çeşme'de bulunan yazhğının bazı ışle- rinin Mesa finnasınca mil- letvekili lojmanlannda kul- lanılan malzemelerin ben- zerlenyle yapıldığı ıddiasını doğrular bulgulara ulaşıl- mıştır. - Muhammen bedel tespıt edilmeden ihalenin yapılma- sı. Emlak Konut tarafından yapılan ihalenin sağlıklı ol- mamasında en önemli etken olmuştur. Cumhurbaşkanı Denıirvl. A\ rupa'nın. Rumlan "kıbns'ın sahibi" görmek gibi bir yanlışın içinde oldu- ğunu belirterek, eşit egemenlik koşuluyla kurulan devletin Rumlar tarafindan yıkıldığını, aynı egemen- lik koşuluyla KKTC'nin kurulduğunu ammsattı. (Fotoğraf: AA) Demirel KKTC Parlamenterler Birliği 'ni kabul etti 'KıbtTS*tuiki devlet vanhr* ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Kıbns'ta iki devlet olduğunu. Batı dünyasının bunu kabul etmesi durumunda adada çözüm bulmanın kolayiaşacağını bildirdi. Demirel, adadaki sorunun çözülmesi için Kıbns Türklerinin birlik içinde olmalan gerektigini kaydetti. Cumhurbaşkanı Demirel. KKTC Parlamenterler Birliği'ni dün makamında kabul etti. Kabulde bir konuşma yapan Demirel, Türkiye'nin Kıbns'a müdahalesinde amacının toprak kazanmak ya da işgal etmek olmadığını söyledi. Demirel, Avrupa'nın, Rumlan "Kıbns'ın Sahibi" görmek gibi bir yanlışın içinde olduğunu belirterek, eşit egemenlik koşuluyla kurulan devletin Rumlar tarafından yıkıldığını, aynı egemenlik koşuluyla KKTC'nin kurulduğunu ammsattı. Cumhurbaşkanı şu görüşleri iletti: "Kıbns'ta iki devlet vardır. Dünva, bilhassa Batı dünyası bunu ne kadar erken kabul ederse, Kıbns meselesine siyasi çözüm bulmak zorlaşmaz. Bu gerçekleşinceye kadar, Kıbns'taki kardeşlerimiz yazdıklan destana sahip çıkmaya devam edecekler. Hepinizden birlik. beraberiik istiyoruz ve Kıbns denikliği zaman hepinizin nasıl titrediğini bUiyorum. Anadolu'daki 65 miryon kardeşiniz de ayiu durumdadır. Kıbns bir milli davadır. Milli dava olması demek. herkesin bu da\a etrafinda toplanması demektir." BM Genel Kurulu'nun düzenlediği uyuşturucuyla mücadele toplantısı başladı Uluslararası enformasyon ağı kurulacak FUAT KOZLUKLU NEW YORK-Birleşmiş Millet- ler Genel Kurulu'nun uyuşturucu maddeler ve kara para aklanmasıy- la mücadele önlemlerini görüşmek üzere düzenlediği özel toplantı New York'ta başladı. Türkiye'yi Içişleri Bakanı \fu- rat Başesgioğlu'nun temsil ettiği toplantının açıiış konuşmasını ABD Başkanı BU1 Cünton yaptı. Üye ülkelere, uyuşturucu ve ona bağlı suçlarla mücadele çağnsında bulunan Clinton, dünyada hiçbir ülkenin uyuşturucu kaçakçılığı ile tek başına mücadele edecek kadar güçlü olmadığını vurguladı. "Uyuşhırucu kaçakçılanna bu ko- nuda kararlı olduğumuzu göster- meliyiz" dıyen Clinton. ülkesinin kara para aklanmasını engellemek amacıyla 2000 yılı sonuna kadar 20 ülkeyi kapsayan bir enformas- yon ağı kurulmasına yardımcı ola- cağını söyledi. Içişleri Bakanı Başesgioğlu da genel kurulda yaptığı konuşmada. uyuşturuculara talep azaltılmadığı sürece uluslararası kontrol meka- nizmalannın hedeflerine ulaşma- sının mümkün olmayacağını be- lirtti. Yasadışı uyuşturucular. ör- gütlü suçlar ve uluslararası tero- rizm arasmdaki yakın bağlantının yarattığı tehdide dikkat çeken Başesgioğlu şöyle konuştu: "Uyuş- turucu kacakçıbğından elde edilen gelirlerin. bazı terörist gruplann başhca mali kaynağını oluşturduğu' herkes tarafından bilinmektedir. Benim ülkem. maalesef açıkça uyuşturucu kaçakçüığı yapan bir teröristgrupla mücadele etmek zo- rundadır." Genel kurula, aralannda 35 dev- let ve hükümet başkanının bulun- duğu 150 ülke temsilcisi katılıyor. Zirveye katılan liderler arasında, Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac, Meksika Devlet Başkanı Emest Zedilk). Venezuela Cumhur- başkanı Rafael Caldera, Peru Cum- hurbaşkanı Alberto Fujimori ve Bolrvya Devlet Başkanı Hugo Ban- zer de bulunuyor. Öğretim üyeleri Fransa'yı kınadı Haber Merkezi - Sözde Ermenı soykınmı yasa tasa- nsına tepkiler sürerken Fransız-Türk Parlamenterler Dostluk Grubu'nun Türk üyeleri tasannın Senato'da engellenmesi için Paris'te te- maslara başladılar. Dün yü- rüyüş yapan ve Atatürk anı- tına çelenk bırakan Dıcle Üniversitesi Senatosu ve öğ- retim üyeleri, Fransa'nın tu- tumunu kınadılar. Senato'nun bildirisını okuyarak Fransa'yı telin et- tiler. Bergama Belediye Baş- kanı Sefa Taşkın ısc yaptığı yazıh açıklamada, "Ulkemi- zi bölmek isteyen teröristlere açık destek veren güçler şim- di de sözde Ermeni soykınmı iddiasıyla halkımızı taciz et- meye çahşmaktadırlar" de- di.' Sabah saatlerinde rektör Prof. Dr. Mehmet Özaydın başkanlığında kampustan -kente gelen Dicle Üniversi- tesi Senato ve öğretim üye- lerinden oluşan yaklaşık 100 kişilik grup Emniyet Müdür- lüğü binası önünden Atatürk anıttna kadar yürüdü. Bura- da rektör Prof. Dr. Özaydın tarafından Atatürk anıtına çelenk bırakılarak tstiklal Marşı okundu. Üniversite Senatosu'nun aldığı karan öğretim üyeleri adına okuyan rektör Prof. Dr. Mehmet Özaydın, tasan- nın üniversite mensuplan ve Senato'da derin hayal kınk- lığıyarattığını bildirdi. Rek- tör Özaydın, "Karar hem ta- rihi. hem de hukuki hatayla gölgelenmiştir. Türk-Erme- ni anlaşmazüğını soykınm olarak tescil etme girişimi. gerçekçi yaklaşımdan uzak, siyasi nitelikü bir karar olup Türk toplumunu rencide e- den bir iftiradu-" dedi. Eskişehir Sanayicı ve Işa- damlan Derneği Başkanı Gürdal Abacı da yasa tasa- nsını kınadı. Bergama Belediye Başka- nı Taşkın ise açıklamasında. "Yöremizi zehirlemeye kal- kışan Eurogold şirketinin sa- hibi bölücü Franstz de»letini kınıyorum ve tüm Bergama- lıJan emperyaJist Fransa'yı protesto etmeye davet ediyo- rum" dedi. NOKTASIIORAL ÇALIŞLAR Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne katılması tartışmalannda göz- den kaçan veya üzerinde çok fazla durulmayan başka bir boyuttan söz etmek istiyorum: Bu boyut 1960'lardan itibaren Avrupa'ya çalışmak için giden ve giderek yaşadıklan ülkele- rin birer parçası haline dönü- şen yurttaşlarımız. Avrupa'da yaşayan yurttaşlarımızın, belli bir dönem sonunda Türkiye'ye kesin dönüş beklentisi içine gi- recekleri bekleniyordu. Onlar da kendilerini bu ülkelerde ge- çici görüyortardı. Özellikle Alman hükümeti, Türklerin yeniden ülkelerine dönmelerı üzerine çeşitli pro- jeler geliştirdi ve teşvikler ha- zırladı. 1970'lerin sonu ve 1980'le- rin başında bu konuda yoğun bir çalışma yürütüldü. 1982- 1984 arasında kampahyanın etkileri olduğu söylenebilir. Ba- şında Profesör Faruk Şen'in bulunduğu Türkiye Araştırma- lar Merkezi'nin yaptığı araştır- malara göre, 1982 yılında Tür- kiye'den Almanya'ya gelenle- Avrupa'daki Türkiye rin sayısı 42.713 iken, dönüş yapanlann sayısı 86.852'ydi. Uzun zamandan beri ilk kez Türkiye'den gelenlerin sayısın- da 44.139'luk bir eksilme ger- çekleşmişti. 1983'teki eksilme 72.558'e ve 1984'te 179.355'e kadar yükseldi. Ancak 1984 bir dönüm noktasıydı. O tarih- ten itibaren geriye dönüş gi- derek azaldı. 1995 verilerine göre Türki- ye'den gelenlerin sayısı 74.517'ye ulaşırken, dönenler 44.366'ya düştü. Yani Alman- ya'daki Türk nüfus yeniden artmaya başladı. 1996 yılı res- mi rakamlarına göre 2.049.060 yurttaşımız Almanya'da yaşı- yor. Tüm Avrupa ülkelerindeki rakam ise 2.893.900. Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde yaşa- yan yabancıların toplamı ise 17.6 milyon. Avrupa Birliği'nin tümünde yüzde 4.7 oranında yabancının variığı söz konusu. AB dışındaki ülkelerden gelen- ler ise yaklaşık 12 milyon olup tüm yabancıların yüzde 58'ini oluşturuyor. Türkiye Cumhuriyeti yurt- taşlannın yabancılar arasında- ki oranı yüzde 16.5. Avrupa dı- şı ülkelerden gelenler arasm- daki oranı ise yüzde 24.2. Bu, AB içindeki en büyük yabancı topluluk anlamına geliyor. AB içinde ise yurttaşlarımızın yüz- de 70'i Almanya'da yaşıyor. Bu kadar yüksek bir yüzde- yi oluşturan bir kitlenin, gide- rek yaşadıklan ülkelerin yurt- taşlan arasına katılması, hesa- ba alınması gereken ciddi bir gücü ifade ediyor. Üstelik son dönemlerde Türkler içinde önemli birgirişimcilik potansi- yeli oluştu. 1995 yılı verilerine göre Türkler arasında girişim- cilerin oranı yüzde 4.8'e ulaş- tı. Avrupa Birliği'nin genelinde gırişimcilerin yüzde 11.1 oldu- ğu düşünülürse yine de oran düşük sayılabilir. Ancak, bu ül- kelere sırf işçi olarak giden Türklerin bu oranda birgirişim- ciliğe ulaşması önemli bir de- ğişimi ifade ediyor. Aynca bu rakam her yıl giderek artıyor. Türkiye Araştırmalar Merke- zi'nin verilerine göre Türk ser- best girişimcilerinin toplam ci- rosu 1995-1997 dönemi ara- sında 42.2 milyar marktan 50.4 milyaraçıktı. Yatırım hac- mi de 10.3 milyardan 11.8 mil- yara yükseldi. Yatırım hacmi- nin büyüme oranı yüzde 14.5. Bu girişimlerde çalışanlann sa- yısı da aynı dönemde 215.000'den 256.900'e ulaştı. Bu alanda da yüzde 19.5'lik bir büyüme söz konusu. Işçilerimizin AB'deki ekono- miye katkılannın da 95.3 mil- yar olduğu hesaplanınca, yurt- taşlarımızın, işçi ve işveren olarak önemli bir ekonomik potansiyel oluşturduklan söy- lenebilir. Üstelik bu oran her yıl artarak sürüyor. Önemli bir ekonomik güce ulaşan Türkle- rin, giderek kendi yaşadıklan ülkelerin yurttaşları haline gel- meleri de yeni bir gelişmenin işareti. Türkiye'nin AB'ye kabul edi- lip edilmemesi tartışmalan ya- pılırken bu büyük potansiyelin de dikkate alınması ve hesap- lanması gerekiyor. Avrupa'yla ilişkilerin gerilmesi, yurtdışın- daki vatandaşlarımızı yakın- dan etkiliyor. Özellikle Alman- ya'nın AB konusundaki tutu- mu, ipleri geriyor. Şimdi önü- müzde yeni bir durum var. Bü- yük bir olasılıkla Almanya'da iktidar değişecek ve ilişkiler yeni bir boyut kazanacak. Tür- kiye'yi yönetenler bu değişik- liğe ne kadar hazır? Ne kadar bu gelişmeye uygun projeler üretiyoriar? Avrupa'da önemli bir kitle her şeye rağmen, orada yer- leşmelerine ve kalıcı olmaiarı- na rağmen, AB-Türkiye ilişki- lennden etkileniyoriar. Yatınm- ları, gelecekleri, duygusal ve toplumsal dünyaları bu den- gelere bağlı olarak gelişme gösteriyor. Almanya'da ayrı bir Türkiye olduğunu unutmamak gerekir. 37 kişi yanarak ölmüstü Sıvas olaylan dava dosyası Yargıtay'da ANKARA (AA) - Ankara 1 No'lu DGM. Sıvas'ta 2 Temmuz 1993 Cuma günü mey- dana gelen ve 37 kişi- nin ölümüvle sonuçla- nan olaylann ardından açılan ve 4 yıl, 1 ay. 7 gün süren dava marato- nu sonunda 33 sanığın idam, 35 sanığın ise 2 yıf ile 20 yıl arasında değişen hapis cezalan- na çarptırıimalanna ilişkin ıkinci karann temyiz edilmesi üzeri- ne, dava dosyasını Yar- gıtay'agönderdi. Ankara 1 No'lu DGM, ikinci yargılama sonunda verilen karann gerekçelerini açıkla- dıktan sonra, bu kararı sanıklar ve avukatları ile müdahiller ve avu- katlanna teblıg etti. Gerekçeli karann tebliğ edilmesinin ar- dından temyiz süreci de başlamış oldu. Sanık avukatlan. mahkûmi- yetlere ılişkjn karan ye- rinde bulmayarak tem- yiz ederken, müdahil avukatlan ise ilk yargı- lama sonunda 3'er yıl hapis cezalanna mah- kûm edilen 11 sanığın bu cezalannda direnil- mesine hükmedilen ka- rara itiraz ettıler. Bunun üzerine An- kara 1 No'lu DGM. da- va dosyasını. temyiz is- temini incelemesi için Yargıtay'a gönderdi. Dava dosyası önce Yar- gıtay Cumhuriyet Baş- savcılığı'nca incelene- cek. Başsavcılığın ka- rarla ilgili tebliğname- sini hazırlamasının ar- dından dosya, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na gidecek. Genel Kurul, 11 sanığa verilen 3'er yıllık hapis cezasınm bozulmasma ilişkin Yargıtay 9. Ceza Daire- si'nın bozma ılamına uymayarak bu hüküm- de direnen Ankara 1 No'lu DGM karannı görüşecek. Yargıtay Ceza Genel Kurulu. diğer sanıklar hakkında verilen ve temyiz edilen karara ilişkin başvuruyu ince- lemesi için dava dosya- sını. ilk yargılama so- nunda verilen karan bozan Yargıtay 9. Ceza Dairesi 'ne gönderecek. Güneydoğuda operasyon 37 PKK'li öldürüldü, bir görevli şehit DİYARBAKIR/İS- TANBUL (Cumhuri- yet) - Sirkeci- Halkalı banliyö treni ile Kü- çükçekmece Altınşe- hir'de Fatih adlı kahve- hanenin bombalanma- sı eylemlerinin faillen ve PKK üyesi oldukla- n öne sürülen 22 kişı Istanbul Emniyet Mü- dürlüğü Terörle Müca- dele Şubesi tarafından gözaltınaalındı. Şırnak, Siirt ve Di- yarbakır'da sürdürülen operasyonlarda 37 PKK'li öldürüldü, biri yakalandı, bir PKK'li de teslim oldu. Çatış- malarda 1 güvenlik gö- revlisi şehit oldu. Olağanüstü Hal Böl- ge Valiliği'nden yapı- lan açıklamaya göre, Şırnak'ın Kelmehmet Dağı kırsahnda 23. Si- ırt'in Eruh ilçesı Dağ- döşülev Kayalıklan bölgesinde 13 ve Di- yarbakjr'ın Kulp ilçesi kırsal alanında da 1 ol- mak üzere toplam 37 terörist öldürüldü. Şırnak "taki operas- yonda bir terörist yaka- lanırken, örgütten ka- çan bir militan da Siirt il merkezınde güvenlik güçlenne teslim oldu. Catışmalar sırasında bir güvenlik görevlisi şehit oldu. Operasyonlann ara- lıksız sürdürüldüğü bil- dinldi. BombacüarPKK'U İstanbul Emniyet Müdürü Hasan Özde- mir dün istanbul Em- niyet Müdürlüğü Te- rörle Mücadele Şube- si'nde bir açıklama yaptı. Özdemir, geçen çarşamba günü Sirke- ci-Halkalı seferini ya- pan banliyö treniyle Küçükçekmece Altın- şehir'de Fatih adlı kah- vehanenin bombalan- ması eylemine kanştık- Jan öne sürülen altı ki- şiyle bu kişilere yardım ve yataklık eden 16 ki- şinin gözaltına alındı- gını belirtti. Emniyet Müdürü Özdemir, PKK'ye yö- nelik operasyonlarda gözaltına alman Ali Esendemir (29) ile İb- rahim Uçaş'ın (24), Hasan Sezer adlı yurt- taşın ölümü. altı kişinin de yaralanmasıyla so- nuçlanan bombalı sal- dınnm, Metin Kaya (22). Rıdvan Erden (19). ÖmerŞen(22)ile CelalTaşdemir'in(20) ise 6 kişinin yaralan- masıyla sonuçlanan Küçükçekmece Altın- şehir'deki kahvenin bombalanması eylem- lerinin failleri olduğu- nu ifade etti. Ocalan Avrupa'daki evlerini sattı ANKARA (Cumhu- riyet Bürosu)-PKK li- deri Abduüah Öca- lan'ın. Almanya ve Belçrka'daki 4 evini ge- çen yıl içinde sattığı ve parasını Suriye'deki Commercial Bank of Syria'yayatırdığı öğre- nildi. Öcalan'ın bu bankadaki kişisel hesa- bının 20 milyon dolan aştığı, 4 yılda işlem gö- ren parasının da 1 mil- yara dolara ulaştığı bil- dırildi. İstihbarat kaynakla- nndan edinilen bilgile- re göre PKK lideri Oca- lan, Almanya'nın Köln ve Hamburg kentleri ile Belçika'daki 4 evini sattı. Öcalan, satışlar- dan elde ettiği geliri Suriye'de kişisel hesabı bulunduğu Commerci- al Bank of Syria'ya ya- tırdı. Öcalan'ın Avru- pa'da çeşitli ülkelerde ev aldığı. ilk önce Şem- dinSakık'ınPKKIıde- ri tarafından yakalan- madan önceki açıkla- malarında ortaya çık- mıştı. Bu bilgilerin gün ışığına çıkmasının ar- dından Öcalan'ın, bu evlenn satılması için örgütün Avrupa sorum- lusu Şahin kod adlı Ali Şinik'e talimat verdiği, istihbarat birimlerince ortaya kondu. Şinik'in dört evi de geçen yıl içinde sattığı, parayı Öcalan'a gönderdiği belirtildi. Öcalan "ın Suriye bankasında 20 milyon dolar civannda parası olduğu, PKK'nin 1994-1998 yıllan ara- sında bu bankada işlem gören hesabının ise 1 milyar dolara ulaştığı bildirildi.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog