Bugünden 1930'a 5,440,085 adet makale



Katalog


«
»

4 HAZİRAN 1998 PERŞEMBE CUMHURİYET SAYFA 15 Özeilikli öğretmen Geçenlede Hürriyet'te Yalçın Bayer üstü kapalı yzzmıştı, biz biraz datıa açarak yazalım >e Milli Eğitim Bakanlıö'nın yetkililerne soralım: Ankara ca Çankaya ilçesindc bir ilköğretim okulundc sınıfındaki öğrenciitre 10 milyon liradan özel ders veren öğ-etmen kim? Çankaya da çok sayıda iltöğretim okulu vesınıf öğretmeni olduğu için soruyu Yalçın Bayer'in verdiği ipucuyla desteklevelim: Sınıfındaki öğrencilere özel ders veren öğretmen, bir yüksek mahkem* başkanının eşi olabilr mi? Milli Eğiti-n Bakanlığı yetkilileriie bu soruları soruyoruz çünkü öğretmerlerin kendi öğrencilerine para karşılığı czel ders vermesinn devletin eğitim politikasında yeri olmadığını ve Türkiye'de "anayasayı bir kere delmekle bir şey olmaz devri"nin kapandığnı sanıyoruz. D E N İ Z S O M Elektrontk posta: Deniz.Som@raksnet.com Tef: 0.212.512 05 05 Faks: 0.212.512 44 97 - Enflasyon canavannı bu ay sebze fiyatlan durdurmuş... "Hiç merak etmevin canavanmız vakında veietarven olur!" Ulusal Sanayici ve Işadamları Derneği kuruluyor Y eniden Kuvayı Milliye hareketi içinde sana- yici ve işadamlarını kapsayacak yeni bir örgütlenmeye gidiliyor... Var olan sanayici ve işadamı örgütleri TÜSİAD ile MÜSlAD'ın işlevsizliğine karşı USİAD kuruluyor... USlAD'ın tam adı Ulusal Sanayici ve Işadamları Derneği oluyor... ilk kez Turgutlu'da bir panelde filizlenen USlAD'ın genel merkezinin Ankara'da olması planlanıyor... USlAD'ın temsilcilikler aracılığıyla tüm yurda ya- yılması hedefleniyor... USlAD'a başlangıçta ülkenin çeşitli il ve ilçelerin- den 40 sanayici ve işadamı kurucu olmak istiyor, ku- rucu üye sayısının artması bekleniyor... Ulusal Sanayici ve Işadamları Derneği USlAD'ın kuruluş çağrısında şu konuların altı çiziliyor: "Türkiye'deki uluslararası şirket ortaklıklarının çı- karları ulusal çıkarlarımızın önüne geçmişse; ülke- miz yabancı sermayeye kul, köle ve sömürge yapıl- mak isteniyorsa; şahsi menfaatler müstevlilerin si- yasi emelleriyle birleşmişse; onbinlerce orta ve kü- çük sanayicimizin çıkarları yerine sayısı yüzü geç- meyen sermayeye hizmet ediliyorsa; ülkemiz ve hal- kımız 12 Mart, 12 Eylül ve 24 Ocak Kararları ile ulus- lararası şirketlere açık eksiltmeyle satılıp IMF ve Dünya Bankası'nın dayatmalarıyla yatırımlar dur- durulurken binlerce küçük ve orta sanayici inim inim inliyorsa; tekelci azınlık siyasi iktidarları dilediği gi- bi kullanarak yurtiçi ve yurtdışı pazarlarda küçük sanayiciyi taşeron olarak kullanıp boğaz tokluğuna çalıştırıyorsa; en büyük ve ucuz krediler, teşvikler, tahsisler, ithalat-ihracat kolaylıkları, vergi muafiyet- leri sadece kodaman şirketlerin hakkı olarak görü- lüyorsa; denize düşenin yılana sarılması gibi bizler, birilerine mahkûm olur durumda 'fakru zaruret içe- risinde, harap ve bitap düşmüş' isek ve sollu sağlı siyasi partilerimiz de 'gaflet ve dalalet ve hatta hi- yanet içinde' ise, 'muhtaç olduğumuz kuvvet' ger- çek sanayici ve serbest rekabetçiliğimizde, yaratı- cılığımızda, üreticiliğimizde, ahilik ve imece gelene- ğimizde 'mevcuttur' diyoruz..." Şimdilik Kuvayı Milliye hareketinden Nezih Genç- ler'in eşgüdümünde sürdürülen kuruluş çalışmala- rı için iletişim, Ankara'daki 0.312. 252 29 31 numa- ralı telefondan sağlanıyor. Ö M Ö~R I L İ K Tayyip'e"BüyükŞiir Belediye Başkanlığı" daha çok yakjşıyor! Ömür E. Kurum SESSİZ SEDASIZ (!) NURÎKURTCEBE Yüksek Yerilim Hattı Erdinç UTKU Başka çarem kalmadı, alınyazımı Ingilizceye çevirteceğim! Eski komutanlar yayın kurulunda Eski komutanlar yayın hayatına ye- ni başlayan bir derginin yayın kurulun- da görev aldı. CNR Uluslararası Fu- arcılık'ın iki ayda bir yayımlanacak "Savunma" dergisinin yayın kurulu şu isimlerden oluştu: Eski Kara Kuvvetleri Kpmutanı emekli orgeneral Necdet Öztorun, eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emek- li oramiral büyükelçi Güven Erkaya, eski Harp Akadameleri Komutanı emekli orgeneral Kemal Yavuz, eski Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekrete- ri emekli orgeneral Doğan Bayazıt, es- ki Ikinci Taktik Hava Kuvvetleri Ko- mutanı emekli korgeneral Şadi Ergü- venç. Yayın kurulu başkanlığını eski De- niz Kuvvetleri Komutanı emekli ora- miral Vural Bayazıt ın üstlendiği der- ginin ilk sayısında Genelkurmay Ikin- ci Başkanı Orgeneral Çevik Bir'in ma- kalesinin yanı sıra halen görevde bu- lunan subayların da çeşitli inceleme yazıları yer aldı. Dergide, Ingilizce özetlerinin de verildiği yazı konuların- dan bazıları ise şöyle: Dünden BugüneTürk Boğaz- ları, NATO+BAB+AB+AGIK, So-v ğuk Savaş Sonrası Güvenlik Or- tamı, Türk Silahlı Kuvvetleri Entegre Muhabere Sistemi, C41 Üzerine Bir Değeriendirme, Savunma Sanayiinde Ortaklık Modeli. PALAS PANDIRAS Kaç yıldır zapping yapıyorum, ıkinci olan kanala rastlamadım.. \MüfHBozaa Esenyurfta tapu dağıtımı Esenyurt Belediye Başkanı Dr. Giirbüz Çapan, Mehterçeş- me MahallesPndeki arazi sahiplerine diin (apularını dağıt- tı. DİSK Genel Başkanı Rıdvan Budak ve CHP İstanbul İl Başkan Vardımcısı Duygu Büke'nin katıldığı törende 2 bin imar durumu belirlenmiş tapu hak sahiplerine verildi. Tö- rende konuşan Dr. Giirbüz Çapan ve Rıd\an Budak, tapu sa- hiplerine mutluluklar diledi. Mehterçeşme Mahallesi'yle bir- likte Esenyurt'ta şimdiye kadar 20 bin yurttaşa tapuİarı ve- rilmiş oldu. Esenyurt'ta daha önce ise Saadet Dere. İncirte- pe, Merkez ve Fatih mahallelerinde tapu dağıtım törenleri gerçekleştirilmişti. (Fotoğraf: KUBİLAY TÜNTÜL) ÎÜ personeline polis dayağı İstanbul Haber Servisi - is- tanbul Üniversitesi (10) Beyazıt Kampusu'nda bulunan spor saha- sına ait duşlan. rektörlükün yasak- lamasına karşın tuvalet olarak kullanmak isteyen 25 kadar çevik kuvvet polis memuru. kendileri- ni uyaran Necati Harmancı \ e İb- rahim Akbel adlı bekçılerı feci şekilde dövdü. Öfkeli polislerce dövülerek vücudunun çeşitli yer- lerinden yaralanan bekçilerden Necati Harmancı 3 günlük "ça- kşamaz" raporu aldı. tÜ Beyazıt Kampusu'nda bu- lunan Sağlık-Kültür ve Spor Da- ire Başkanlığı'na bağlı spor saha- sına ait soyunma odalannın kapı- sını kırarak buradaki duşlan tu- valet olarak kullanmak isteyen yaklaşık 25 çevik kuvvet polis memuru. kendilerini uyaran so- yunma odası bekçileri Necati Har- mancı ve tbrahim Akbel'i cop. tekme ve yumrukla döverek çe- şitli yerlerinden yaraladı. Rektör- lüğün yasaklama talimatı geregi soyunma odasındaki duşlan tuva- let olarak kullanamayacaklan uya- nsında bulundukları polis gru- bunca dövülen bekçilerden Neca- ti Harmancı. kendisine saldıran polislerin elinden kaçarak kurtul- du. Polislerce dövülerek \ ücudu- nun çeşitli yerlerinden yaralanan Harmancı'ya. üniversitenin me- dikososyal birimi tarafından 3 aünlük "çalışamaz" raporu ve- rildi. Üniversite personeli. polisler hakkında yasal işlem yapılması- nı istedi. Kürt işadamları amldı 4 \ıl önce kendilerine polis süsü \eren telsizli kişilerce kaçırılan vebir gün sonra Bolu'nun Vığılca ilçesi Hacılar Köyü yakının- dacesetleri bulunan Kürt ışadamları Savaş Buldan, Adnan Yıl- dırım ve Hacı Karay anıldı. Buldan, Yıldırım ve Kara>'ın Avcı- lar Mezarlığı'ndaki kabirleri başında toplanan aileleri ve dost- ları, "Şehitler ölmez" sloganı attıktan sonra zafer işaretleri yap- tılar. Buldan'ın ağabeyi Nihat Buldan. zamanın Başbakanı Tan- suÇiller'in hedef göstermesiyle birlikte işadamları ve aydınla- rınöldürüldüğünü belirtti. Anma, nıezarlara çiçek bırakılması- n u ve dua okunmasının ardından sona erdi. (ÂLPER TURGUT) HAYVANLAR İSMAIL GÜLGEÇ '/fl'nnnnn n n n n n n KtM KtME DUM DUMA BEHIÇAK behicakia turk.net ÇÎZGİLİK KÂMtL MASARACI H A R B İ SEMİH POROY TARİHTE BUGÜN MVMTAZARIKAN 4 Haziran AVUSTMLYA'OA İLKBEYAZLAR.. 1(23 't>A SUSÛAJ, 8ATAVIA AOLI HOLLANDA GEAAİ- Sİ, AVUSTKAL.YA'MIM BAT1 K/Y/SrA/DA, "HOUTMAH'S ABeoLHOS" DeMEN YERPE &HZAyA OTUÇMUŞTV. KAPTAM FHANCO(S PELŞAEer, İÇeCjEK. SU &ULAAAK AAA4CJYLA. Sİfi SANOALLA KA8A- YA Ç.IKTIĞ/ SlRAOA 6EMİDE AYAKLANMA OL- MUŞTUJE&OME CO&NEUS AOI./ 8fg GBMİ- CİNM 8AŞL/rrri6t oiAYLAeoA oruz </?/ öc - MÜŞTÜ! SİR SÛR£ TAN YSNİPEN PE, SUÇLUL4G AS'tA/ÇAKL AMCAte., IKi ISYANClUlN OLAYLARDAKİ AZ NIETVMSJ EDERLAND* DÜZÇİZGİ ÜMİT ZİLELİ Sömüpgeci Uygar BatıL Batı deyip geçmeyin; çok önemli özellikleri var: - Batı ölümüne menfaatçıdır. - Batı bugün demokrasinin ve uygarlığın beşiği- dir... - Aynı Batı dün de bugün de çıkarları gerektirdi- ğinde vahşi ve gaddardır. - Batı tüm bu özelliklerinin sonucu kaypak ve gü- venilmezdir. Usteyi uzatabiliriz. En demokrat, en uygar geçi- nen Avrupa ülkelerinin yakın geçmişte dünyanın dört bir yanında uyguladıkları baskı ve vahşetin en somut ömeklerini belgeleriyle gözlerine sokabiliriz. Fransa'nın Cezayir'de, Vietnam'da, Hindiçin'de, Italya'nın Etiyopya'da, Libya'da, Ingiltere'nin, Hin- distan'da, Afrika'da kurduğu kölelik düzeninden, Almanya'nın 2. Dünya Savaşı'nda yokettiği milyon- larca Yahudiden, işlediği akıl almaz, affedilmez gü- nahlardan söz edebilir, topunu lanetleyebiliriz. Dünyanın efendisi olmakla övünen bu ülkelerin giz- li antlaşmalarla ülkeleri, ekonomik zenginlikleri na- sıl paylaştıklannı da tokat gibi yüzlerine çarpabili- riz... Yıllaryılı sırf işlerine geldiği için Ortadoğu'yu, Af- ganistan'ı, Bosnayı kan veateşdenizineçevirdik- lerini, Iran-lrak savaşını kışkırtarak bir milyondan fazla insanın ölümüne neden olduklarını da anlata- biliriz. Soykırımın, hem de en profesyonelcesini dünya- nın dört bir yanında nasıl acımasızca yaptıklarını, üs- telik canlı tanıklarıyla ilan edebiliriz. Yeter mi?.. Daha ciltler dolduracak kadar belge- yi, bilgiyi bir çırpıda sayabiliriz. Peki ne fark eder? • • • Yeni bir dünya, adaletli paylaşım lafları mide bu- landıracak denli palavra!.. Dünya hâlâ güçlünün güçsüzü yuttuğu, kedi-fare oyunu oynadığı dünya! Bugünün dünyasının dünkü dünyadan tek bir far- kı var... O zaman iki kutupluydu, bugün tek kutup- lu! Sovyetler Birliği yenildikten ve parçalandıktan sonra hızla gidilen yeni oluşumun büyük patronu ABD. Kuyruğunda dolaşanlar da Avrupa'nın eski emper- yalistleri. Bunlara bir de Japonya ile Rusya'yı ekle- yin. Sonuç: G-8'ler... Yani gelişmiş, yani zengin 8 ülke! Gerçi Rusya bu tabloda biraz sırıtıyor. Ama ne ya- pacaksınız; korku dağlan bekler... O da silah zoruy- la bu tabloda yerini aldı! Durumu böylece tespit ettikten sonra gelelim Tür- kiye'nin başına örülen yeni çorabın markasına! Mar- ka Avrupa menşeli, ancak ABD ve Rusya'nın hesa- bına da deyim yerindeyse cuk oturuyor! Emperyalistlerin çok önemli bir özelliği daha var- dır: Yaptıkları yapacaklarının teminatıdır! Gözlerini- zi kapayıp hafızanızı biraz zorlayarak geçen birkaç ayı düşünün. Fransa'nın "Bayram değil seyran de- ğil, eniştem beniniçin öptü" sorusuna yol açan "Er- meni soykmmı tasansı"na bir anda mı gelindi? Tabii ki hayır! Suriye'nin VVashington Büyükelçisi durup durur- ken "Hatay bizimdir" yollu açıklamalar yaptığında, Belçjkg'da Fransa benzeri "Ermeni soykırımını tanı- ma" çaiışmaları yapıldığında, Avustralya'da "soykı- nm anıtı" dikildiğinde fırtınanın patlayacağı belli ol- muştu! Her zamanki klasik taktik! • • • Peki şimdi ne olacak? Çok açık: Türkiye dört koldan prese alınacak... Dev bir mengenenin attında ezilecek de ezilecek... Fran- sız meclisinde "soykınm tasansı" onaylandığı sıra- larda Avrupa Konseyi'nde çok daha vahim gelişme- ler yaşandı. Ama gözden kaçtı. Konseyin göçmen- ler, sığınmacılar ve nüfus komisyonunda bir dizi ka- rar alındı. Hepsi çok vahim olan bu kararlardan yal- nızca bir tanesi bile bu alçakça oyunun ne olduğu- nu anlatmaya yetiyor: - Türkiye'nin Güneydoğu bölgesi bölünerek kü- çük valiliklere ayrılsın! Tabii bölünsün, sonra efendilerimiz oralarda elçi- lik, konsolosluk açsın, bir sonraki aşamada da o top- raklarda Ermeni, Kürt devletçikleri kurulsun! Bunun adı "Sew"dir! Bu iğrenç oyuna karşı çıkmak tüm aydınların, tüm yurtseverlerin namus borcudur. ÖNEMLİ NOT: Fransa'nın (kendi deyimiyle) bizim iyiliğimiz için "soykınm tasansını" kabul etmesi göz- lerimizi yaşarttı. Bu iyiliğin altında kalmayalım: Biz de ülkemizi köleliğe mahkûm eden Sevr Antlaşma- sı'nın kabul edildiği 10 Ağustos gününü "Dünya Sö- mürge Günü", Sevr şehrini de "Kara Şehir" ilan ede- lim. Onların iyiliği için! Lütfen TBMM'ye ve hükümet üyelerine faks çekin, mektup yazın... BULMACA SEDAT YAŞAYA\ 1 2 3 4 5 6 7 8 9 1 E 2 3 4 5 6 7 8 I U I I LN U•n • ı n 11ıınıı 9 — 1 2 3 4 5 6 7 8 9 SOLDAN SAĞA: 1/Dokunuldu- ğunda yaprak- ları pörsüyen bir bitki. 2/ "Turgut ": Ünlüşairimiz... Batı Anado- lu'da antik bir kent. 3/ Sanı, şüphe... Sevinç belirtenbirün- lem... Vilayet. 4/ Bir renk... Italya'dabirya- nardağ. 5/ Avrupa'da bir ülke. 6/ Baryum 1 elementininsimgesi... 2 Öldürüİmüş. 7/ Geri g gelme...Muğla'nmbir ilçesi. 8/ "Varsın seni ömrünce azabın kolu 5 sarsm / sen üzül- 6 dükçe ve öldükçe ya- j şarsın" (Faruk Nafiz g Çamlıbel)... Mahkeme q sonucunu gösteren res- mi belge. 9/ Deniz içinde birkaç zincirin birbirine do- laşması. YUKARIDAN AŞAĞIYA: 1/ Osmanlı sarayında padişah için pişirilen yemek- lerden sorumlu olan görevlı. II Hsrhangi bir toplu- luğu oluşturan bireylerden her biri... Elçilik ya da kon- solosluk hademesi. 3/Atlann alınlarında bulunan be- yaz leke... Derinliğin bittiği yer. 4/ Türkiye'nin pla- ka işareti... Göriintüleri alan aygıt. 5/Özel gezinti ge- misi. 6/ Altının ayannı anlamak için kullanılan taş... Parola. II Trabzon'un bir ilçesi... Çiçekleri beyaz ya da mor renkte bir bitki. 8/ Çayın etkin maddesi... Belirteç olarak kullanılan eylem soylu sözcük. 9/ Bilinen ya da doğru olarak kabul edilen belirli öner- melerden başka önermeler çıkarma. V A R D A M A N A A P O R T | Y A D N A M | U S | T 1 D R A M •A T O L A K | N A R A •C1 L A M •B A R B E 1 T i L A F | E V z •H O R A N T A M A R ş A N D İ z
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog