Bugünden 1930'a 5,492,155 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 28 HAZİRAN 1998 PAZAR OLAYLAR VE GORUŞLER AmaçNe?.. Eski ParlamenterCAHİT ANGIN B ir süre önce basma "Cum- huriyetin 75. yılı kudama- lanyla" ılgili bır haber yansıdı. Kamuoyunun il- gı duymadığı. omuz silkip geçtiği bir haber... Yapılan açıklamada Tarih Vakfı Yönetim Kurulu üyesi \e proje koordinatörü YiğitGülök- süz yönetıminde \e Cumhurbaşkanı Sü- leyman Demirel' ın hımayesinde sürdürü- len çalışmalar anlatılarak. "Cumhuriye- tin 75. yıh etkinliklerinin coşkuy la kutla- nacağı" belirtiliyordu tçinde bulunduğumuz koşullarda nasıl coşkuyla kutlanacak? Anlamak zor. Coş- kuyu, sipariş üzre satın alınacak bır me- ta gibi gördükleri besbelli. Somut başanlann coşkusuyla Tarihimizin en büyük değişım ve dö- niişümünün sağlandığı e\ rede. somut ba- şanlann beslediği coşkuyla Cumhuriye- tin 10. yılı kutlanmıştı. Aynı hızladevlet- çilik ilkesiyle sanayileşmede ilk sıçrama sağlanmış, dünyada kalkınma hızı en yük- sek üç ülkeden biri oimuştuk. Hitler fa- şizminden kaçan bilim adamlanndan ya- rarlanılarak azgelişmiş ülkeler arasında çağdaş ünıversıteye sahip tek ülke farkı- nı yakalamıştık. Ku\ ay-i Milliye kadrosunun büyük ön- deri. tanma dayalı ekonomide. "Efendi- miz"dediği ve nüfusumuzun yiizde 80'ini oluşturan köylüyü ümmetçizgisindebıra- karakdemokratikcumhuriyet aşamasına ulaşılamayacağını deneysel olarak sapta- mıştı. Devrim karşıtlannın toplandığı ikin- ci bir partiyle değil köylülükten çıkmak, demokrasiyi bir yaşam biçimine ulaştır- mak: başlamış bulunan değişim ve geli- şimin hızı kesileceği gibi yerini durağan- lığa bırakabilirdi. Batışı yaşamış kuşak için zaman etkeninin önemi pek büyüktü. On- lar için durmak, ölmek gibi bir şeydi. "SerbestFırka" denemesinden sonra bü- yük önderin. kırsal kesimin sorunlannda yoğunlaştığı görülür. Her l Kasım konuş- malannda, kırsal ın eğitim, toprak refor- mu başta, geçimsel ve kalkınma sorunla- nnın irdelendiği, bu alanda hedefler gös- terdiği görülür. 1935lerde kırsalda eğitim seferberliği başlatılır. Kooperatifçilik öğrenim prog- ramına alınmıştır, eğitıme koşut örgüt- lenme geleneğınin oluşacağı umut edilir. Alın terinin sömürüden korunmasının ön- celiği açıktır. devletçi yöntemle koopera- tif birlikleri kurulur. 40 bin yerleşim bi- rimiyle köye ulaşmanın eleman bakımın- dan olanaksızlıgı, kaynak açısından ola- naksızlığı görülmüştür. Bu nedenle yer- leşim binminin 10 bine indirgenmesi he- deflenir. 1937Ocağı'ndaIçiş!eriBakan- lığı "merkezköy"genelgesi çıkartılır. Ya- pılan hazırlıklar kırsalı bütünüyle kucak- layan bir büyük değişim ve gelişimin ha- bercisidir. Ne var ki. büyük önderin sağlığı bozul- maya başlar. Başından beri takipçisi ol- duğu Hatay sorununu çözümler. Yüzyıla (asra) sığacak başanyı 15 yıla sığdırma- nın onuruyla ölür. 1938-1998 bu altmış yıl içinde Ku- vay-ı Milliye sonrası kuşağı olarak, sana- yileşmemizi hızlandıracak, demokratik- leşmenin tüm kanallanru açacak bu temel yapısal sorunumuzu çözüp, köylülükten cıkmış; çalışan. üreten bir toplum düze- yine çıktık mı? Ne gezer... Oysa Cumhu- riyetin 10. yılında başanlaria donatılmış her on yılda bir Cumhuriyeti coşkuvla kutlamaya söz vermiştik. Bugünlerde Sa- yın Doğan Hızlan'ın önerisiyle ve büyük birözlemle 10. Yıl Marşı'nı Cumhuriyet Marşı yapmış bulunuyoruz. Sanınm Cum- huriyetin 50. yihnda da bir marş besteie- miştik, tıiç anımsayan var mı? Sulandırmanın başlangıcı 40'lı yıllarda önce toprak reformu su- landınlır. Buolgunun aktörleri DP'yi kur- muşlardır. Kırsalda eğitim seferberliği durağanlaşmıştırki, 1946'dayanmkalmış devrimle çok partili yaşama geçilir. "46 'Ruhu" diye geliştirdikleri söylem- le yola çıkanlar, "MDH ŞeTin" demokrat- lığı ıle yanşamazlar. tktidarlarının başında ezan ve anayasa dili değiştirilir. Geçmişleriyle taşıdıklan CHP kimliğinden sıynlanlar. 1919-1923 muhalefetiyle bütünleşirler. Köy Ensti- tüleri kapatılır. kırsal "Nurrisaleleri'"saf- satasının bereketli tarlalan olarak bırakı- lır. Yozlaşma önce "Siz isterseniz halifeli- ği bile getirirsiniz"e ulaşır, daha sonra tek partı özlemiyle Tahkikat Komisyonu'nun kurulmasıyla noktalanır. Kaynak kadarönemli zaman harcanmış temel yapısal sorunumuz çözümsüzlük- te beklemektedir. "ÖrgütJenme özgürlü- ğü'' ilk kez 61 Anayasası'nda yer almış- tı. CHP'nin sağla yaptığı koalisyon iyi bir başlangıcı uygulamaya koymuştu. Da- ha büyük atılımlan gerçekleştirmemiz ge- rekiyordu. Sanayileşme hızımız, ücreti kahcılığa ulaştıramamıştı, ücret sendikacılığı mı, yoksa kendimize özgü bir sendikal mo- del mi geliştirmeliydik? Kırsalda orta ve küçük işletmeler yoğunluğu olan bir ül- keydik; kooperatif örgüt yapısı içinde ta- nm sektörüne nasıl bir yapı verecektik? Orta ve küçük sanayimiz, büyük sanayi- cilerimiz. konut sorunu, bankacılık vb. sorunlanmızı kucaklayan, yeni çözümle- re, yeni yapılanmalara gitmemiz gereken günlerdeyiz. Tüm bu sorunlar, ne yazık ki 1965'te iktidarolan sağın ılgi alanı dı- şında kalacaktır. Örgütsel dayanışma içinde geçimsel sorununu çözmenin verdiği güvenle, kur- tancılığına inanmış, başka kurtancı ara- mayan özgür bireye ulaşmak; sömürüye kapalı örgütlü bir toplum yaratmak ülkü- sü siyasetin gündemine girmeyecektir. Çözümsüzlükte bekleyişin yarattığı bu- nalım ve gerginlikler. önce Cumhuriye- tin emanet edildiğı gençliği iki kutuplu dün- yada ikiye bölecek, bir hiç uğruna kardeş kanı akıtacak boyutlara ulaşacaktır. 61 Anayasası'nın 1 *çoğufculuğuna"öy- lesine yabancı kalacaklardır ki Bu anaya- sa ile devlet yönetilmez'e sığınacaklardır. Eskı Başbakan Demirel, 12 Mart yöneti- mine, sorunu, "rejim ve anayasa" sorunu olarak gösterecektir. Yapısal sorun çözümsüzlükte beklerken bu öneri yaöra çaput bağlamak değilse nedir ki? Böylece 82 Anayasası'nın alt- yapısını oluşturmak beceri (hüner) sayı- lacaktır. Örgütlenmeyi öcü gören. demokratik- leşmenin tüm kanallannı tıkayan, Osman- lı'nın "hikmeti hükümet" anlayışı içinde "tekçTyönetımı ıçeren 82 Anayasası ufak tefek değişikliklerle hâlâ yürürlüktedir. Gel gör ki her aJanda her konuda yozlaş- ma diz boyu... Diktaya kapı aralamayahm Sayın Demirel "sistem eskimiştir" di- yor ve başkanlık sistemini çağnştıran bir sistem öneriyor. Türk halkı parlamenter demokratik rejimi ne zamandan beri tüm kurum ve kurallanyla yaşamıştır ki? De- mokrasi adına 1950 seçimlerinde sahip ol- duğumuz seçme-seçilme hakkı ıle gizli oy açık oy sayımına nisbi sistemle Anayasa Mahkemesi'ni ekleyebildik. 61 Anaya- sası ile sahipken kaybettiklerimiz... Oz- gür bireye, örgütlü toplum düzeyine ula- şarak katılıma süreklilik ve derinlik, siya- sal denetime etkinlik kazandırabildik mi? Yolsuzluklara batık siyasilerortalıktado- laşıp durmaktadırlar. Yapısal sorunlanna el atılmarraş toplum- da, YDD'ye uyum adı altında dış dinami- ğin reçeteleriyle bir avuç mutlu azinlığın' yanında büyük çoğunluğu yoksullaştıra- rak, mafyalaşmanın, çeteleşmenin zemi- nini oluşturmadık mı? Akılcı laik eğitim alanındaki ihmallerimizle, Türk-lslam sentezi maskaralığı birleşince yığınla so- runlanmız dururken, tarikatlar, Aczmen- diler, Ali Kalkancı dergâhında üniversite mezunu sallabaşlar, sank, sakal, türban gündemi işgal etmedi mi? Unuttuğumuz yapısal değişim sorunu teröre yataklık yaparak, metropollerde yarattığı azman- laşmış köylerle maliyeti büyük kentsel sorununa dönüşüp yine önümüze gelme- di mi? Sorun yapısaldır, siyasal istikrar- sızlık bu alanda sergilediğimiz ihmalin sonucudur. İçinde bulunduğumuz koşul- larda, kusuru sistemde arayarak, diktaya kapı aralamayahm. 'Erken Cumhuriyet'in Özverili Öğretmenleri... HASAN AKARSU Yazın Ögretmeni T rakya köylüsü. Kepirtepe'yi ve Edir- ne Erkek tlköğretmen Okulu'nu iyi bilir. Bu okullara yıllarca çocuklan- nı göndermişler. çocuklar da yüzle- ri ak dönmüşlerdir köylerine. Bun- lardan 1945Tekirdağ-Saraydoğum- lu Mustafa Sanoğlu, Kepirtepe llköğretmen Oku- lu yıllannda "'Kepirden Köylere" adlı mezuniyet dergilerini tarayıp şiirlerden birseçki hazırlamış: "Kepir Toprağı''. Köy çocuğu, elinde kemanıyla fotoğraf çektiriyor okulunun önünde. Şimdileri düşünüyorum. liseyi bitiren yüz binlerce genç ke- manı tanımıyor. 1943 yılında "Kepir Marşı"nı yazmış tlyasÖz- can. Şimdi Tekirdağ'da emekli öğretmen. O yıila- nn coşkusunu yitırmemiş daha^ ^ "Bir ana tanınm Kepir'dir adı/ Çeiiktea, tunç- tandır göğsü kanadı/ En ıssız köylerde anılır adı/ Can verdi, kuruyan cıhz kollara..." Ülküleri, köyleri aydınlatmak olan gençler, ge- ri dönmemekte kararlıdırlar. Ozan-Yazar Mehmet Başaranda Kepirli'dir. "17Nisan Toprağı''nın de- ğennı bilir. Dallarda tomurcuklanan baharsa, yol- lanmızda uyanan da topraktır. Basaran'ın arkada- şı olan öğretmenim Yusuf Asıl'dan dinlemiştim: O yıllar yokluk yıllan, defter alınamıyor. Çimento tor- balanndan defter yapıyor öğrenciler, en iyi defter- leri de Başaran yapıyor. Öğretmenimin belleğin- de kalmış bir dizesi Basaran'ın "Asya akşamı gi- bi ufka gerilir hah". Bu dizenin geçtiği "Halı" şi- inyle karşılaşıyorum. mutlu oluyorum. Geçen yıl yıtirdıgimız Tabir Gönötoş.'j anımsıyorum. Yok- sul devletten aldığını hak etmek için yılmadan ça- lıştığmı, "erken cumhuriyefin özverili öğretmen- lerini saygıyla anıyorum. Köy Enstitülü öğrenciler. bilgiyle. sanatla yoğ- ruluyorlar. Abbas Bartan "Kepir'in göğsündeyok- luğu yendik" diyor. Cavit Kafkas. "Bu eklir mala tutan. rende tutan bu eldir." dıyerek o yıllan yan- sıtıyor. Te>fik L'ğurlu. yolculara seslenerek "Bilki bu beldedir bozkın yeşü eden/Yolcu, geçme başını çevirmeden" diyor. Ümmü Aktan "Iş Ğecesi" şi- irinde geceleri de çalıştıklannı ne güzel anlatıyor: Bir gece mehtapta saman taşıdık/ Mehtabın güzeJ- liği derde dermandı/ Gûzel bir gecede iş havatı ya- şadık/ Ah gönlüm o gecevi bir bayram sandı... (s. 11). Diğer Kepirli ozanlar: Ali Şen, Rüştü Güvenç, Nezir Üşenmez, Yaşar Koç, Süle> nıan Kızılkaya. Ra- fet ToD||^Şükrü Akdeniz, Hasan Çetin, Mebmet Esirgen ve takma adlı MahrumL Mahrumi "tnsana insan olmaz kul Kepirtepe 1 ' derken, 29 Mayıs tarihli Cumhuriyet gazetesinde Prof. Dr. Ahmet Kocaman'ın yazısını düşündüm. Çağdaş eğitimin insana özgürlüğünü vermeyi amaç- ladığını vurguluyordu yazar. Demokrasi olmayın- ca düşünce özgürlüğü, düşünce özgürlüğü olma- yınca da çağdas eğitim olamaz. Eğitimin temeli öğ- retmen olduğuna göre öğretmen yetiştirme yeni- den ele alınmalı. Burada Köy Enstitülerinin öne- mi ortaya çıkıyor. O yıllardaki özverili öğretmen- leri yetiştirmek zorundayız. Bugün öğrenci diplo- ma almak için okuyor. Bu anlayış değiştirilmeli- dir. Sekiz yıllık eğitim bunu başarmalıdır. Öğren- ciler okul seçimlerini yeteneklerine göre yapma- lıdırlar. Geçmişte yaşadığımız güzel bir örnek var. Köy Enstiti^erinın topcajjry. "Kepir Topragı*'nı PENCERE NKzah Yaratma...Dünya acıkiı bir güldürüdür; çoğu zaman ne denir: "Gözümden yaş gelinceye dek güldüm." Kahkahay- la gözyaşı birbirine kanşır; güleriz ağlanacak halimize... Ancak "mizah" daha derin bir gülümsemedir; aklın üretimindezekânın bilenmesidir; hele 'karamizah' gül- dürmez, düşündürür. "iris Mizah Kültürü" Yayınları'nda Arthur Koest- ler'in "Mizah Yaratma Eylemi" adlı yapıtının (çeviren- ler: Sevinç Kabakçıoğlu, Özcan Kabakçıoğlu) ilk bolümü çıktı. • Mizah nasıl oluşur?.. Önce mızahın kültür üzerine yükselmesi olgusu var; aşağıdaki fıkranın tadına varmak için 'Oidıpus Komp- leksi'nı bilmekgerekmıyormu?.. Karmaşıkyanlanndan ayıklarsak 'oğlan çocuğun anasına duyduğu aşk' Oi- dipus kompleksi diye adlandınlabilir. İki kadın süpermarkette alışveriş ediyorlar; biri ne- şeli, öteki üzüntülüdür; neşeli olan sorar - Neye üzülüyorsun?.. - Benim küçük oğlan Jimmy.. - Nesi var?.. - Ruh doktoru Jimmy'de Oidipus kompleksi oldu- ğunu söyledi. Neşeli kadın: - Oidipus, moidipus, aldırma, Jimmy seni sevsin ye- ter, gerisi hikâye!.. • Napofyon taç giydikten bir süre sonra devrilen Or- leans hanedanının mallanna el koyduğunda bir çağ- daşı demiş ki: "- Bu, kartalın ilk uçuşu!.." Peki, ne mizah var bunda? Espn ya da nükte nere- de?.. Kimi zaman mizah dilin gizeminden kaynaklanı- yor. Napolyon'un çağdaşı "C'est le premier vol de l'aigle" demiş. Fransızca'da "vol" sözcüğü hem 'uçuş' hem de 'hırsızlık' anlamına geliyor. Mızahın usturasını dil olanaklannda bilemek, insan zekâsının büyük bu- luşlanndan biri!... Bizim Bektaşi fıkralannda bu olana- ğın doruğuna ulaşmış bir örnek var: Bektaşiyi şarap içiyor diye yaka paça Kadı'nın hu- zuruna çıkanriar; Kadı sorguya başlar: - Sen şarap içer misin?.. - Içmem. p - Söylediğinin dogruluğuna ant içer misin?.. - Vallahi içerim. - Bundan böyle içmeyeceğine ant iç!.. - Vallahi içmem, billahı ıçmem!.. • Bir subay, sosyetede ünlenmiş bir yosmanın gönlü- nü kazanmaya çalışıyoımuş; kadın demiş ki: - Kalbim boş değil... Subay: - Matmazel ben o kadaryükseğe nişan almamıştım. • Türkiye mizah açısından zengin bir ülkedir Adam ba- şına ulusal üretim bu alanda Avrupa'dan geri kalmaz. Mesut Yılmaz'ın konuşurken arada bir sustuğu, du- rup düşündüğü biliniyor. Başbakan'ı televizyonda iz- leyen bir yurttaş TV'cilere önermiş: - Başbakan konuşurken sustuğu zamanlarda araya reklam koysanız... •l(ir-r.. I^I^JJİ * Yatak odalarınız için 'en büyük boyutta' dokundu. z ! l Şimdi dokunma sırası sizde. Işte Türkiye'nin en büyük boyutlarda üretilen nevresim takımları... • • Yatağınıza küçük gelen, sürekli toplanıp buruşarak, sabaha kadar darmadağın olan çarşaflarınızı artık değiştirme zamanı. Keyifli ve formda uyanmak için, şimdi siz de yataklarınızı Linen'le 'taç'landırın. "Yatagınııı bütünleyen güzellîk" Merkez: Sultanhamam Vasıf Çınar Caddesı No 91 Emtnonu - Istanbul Faks- (0-212) 512 17 12 Fabnka Buyukkarıştıran Kasabası. Tayyare Meydanı Mevkıı Luleburgaz - Kırklarelı Faks (0-288) 436 22 89 • Irtibat Büroları: Zorlu Ev Tekstıl Urünlen Tıcaret A Ş / Trabıon Tet (0-462) 322 28 97 • Zorlu Tekstıl Urunlen Pazıriama AŞ / Denııfı Tel (0-258) 265 06 34 n « a »• mm «an mu] as M SI - mçu « a *ni} ısı tı a • ıma ı«m 3» «3* • fi *ı» msm JBIÎI nı c ır • w vm laıif- MUTJUI »Enimı « a 151 u v • mmum 4 ma « a a • taa *m m) «' a U • <M TEBH «m »10 «. awfltatr§m ns a n • M I «•$* « a jam 10 11 M • $M raa JHH) m u 11 • n HMBU ınm]*ja«-Mij«ınj*3t2a> HMMZAK «* ıra <nu\ 1» « 1 a m v c • uııuı TUHÎ K n • « M n +;•:• a s ı ı - vm* nm «ın 11: en • - m n 11 wnn ırın mnniT - n r D J3XIMJLU tOMttCt ^ n B " > * > * U U " - • • * • * *•$ Mfffi OlM flîlll 3SI lî a • ( H M fl* «07) Ct N Sİ • KMU KK1 #21) 1B M Sİ - M(ttl VB« «31} 351 II a • EMI |«m M fl 3* • fl *»» 1USK «lîl »I İ3 IT • « «Q! 49 IJ M • MUTJUI MFnflm « a ÎSİ U 17 • M U 4 «I» «I • a • OB KH0 «31]) Ml M U • (M TEBft «21 )SI 0 « • M iflOKTpm| H5 H TI • HD «•$* 1BSt jHTJ) 10 II tt • İM IBHI |H2J) »I UII • W l l M l |BS) 3 OANIf M * H J T T T I M M W*1B «** ÎJI 12 34 • BJT, K t t gW *Ml İM ]l ?» • HpJI tHSH *İH| 5t; .2 1! • M MMfn MUH |UM|2MMİI-*rii*lMjlttHTl- MBMMM. HK1 rüB pı<| lli t| M • «FTM Ottf {E1B «71! W B U - HJBM BGJOH «T£ 2IS a « • «HM İOldn «f!| 1li H a • M {t* (C71| İU II t< •fflN.UKBM «Jî) 11i 41 44 • JHMHE MftLB MB fBı* İB S) II - «dEUU «12 W 14 t7 - « B KflM pill) 2SI M ll • W rnB « . . . . . . . , . „ 4» a n • M I Mm pam « » ıi'MmCuttMniBiınıt*" 4 -«iBjıım«i2)*nnu-ajRHiayıpıi)MTJ4j.aMKiMi»»ift3iı n M • Mf 0raaM U I I (B«H ÎS3O 11 • K. çnt «3UI IÜ a «•«. ifFayo IBIU. nt n »• ••. IEBHL şııa ıu ss 1; • o ö M (Biıj 4iı a a • mu! notfî (Uiij cı a*ı • JUMM vmp «13 01s* a • M H « W IÜIJ) 4E ÜZS • I U I K « T HJÜJ 1? mc • o j KFMT «DI» IH n a • tatu «apr <wıs 1» n H • « w KDK «IÜ m K BBUtt 211 1U 3» MKH0]iMlf $S#*KfeM«to«KHBtf |«IÎ}!*»»-W^U(ei2j 12? " * " <Ü IHSH «lî) « SJ 14 • Mk mmfi (BIJ) m » m • M Vtf jB(l) 4Ü 4i H*0MJMOtMintl)m«*l-^eK«fUII|3)4Sltt-^IİIM>P>^]U*<II-^lllM»|eil!lll • € • (DUU « * . fBU) m H M • p n U I H f MCD JBII) m »I? • (MMCUH Bflfc (DI]J 01II a • KMbl KBffl (Bİfl 40 » M • KMD «MB mtlt 4C N M • KMEEffill)tilIT • • M {Elt »ift 3B H 41 - MB (HO « H 8800 21 I 50 56 mtu IEBR. ının i» 1* 11 • ISB UUI«fiaf TMF |tıu) ıu a 1? • BM H I mnn lem c? » K • EÎH Kmp 113u; )tı« n • EKI mmp tmı\ nı 2* n •«(âK I U B JBIS QS Q H • FM cnt (»19 »11S3 • dn ranı (M p n * o M • cM a n ran IBIJ) 4M Ö «• daoa a?Mi 4011) 433 a n • duı mm/t MIII m o 11 • d n MI |HIQ 4R e n - smMa mmpı 1B14 ÖI a M • «MABJI {ffl cm m u a • nua ntm m\t m a :\ • 0 0 mu «ifl w sı M •tiasntıa a (BU « H JI • a KMH , V ı » . I M I . « ı . ı « » » uw raofüiiKptJi «121 «5 n n -HiıeMtf ıui2)3*tu »*IKIIEIE% muı m ıt lî-Bm ^HMH30I]4I 11 p - nuıaoııunL naıiı m M ıt - EMUK an M U « I M B n 11 • •(• KMH fsız) 3M W n - B M napı IDIŞ «s u n • M M M M M (BII> ta «11 • m n M H IHHI »311 u n » M i pıi) ııı H K •mmmm^ «141» B n • Mt 1 |Bii) 10 a ır • M U p* HJU) w B a - MCMftı * w eıa m n 11 • mnuııiAıvifl WIT n • Ms «M «ban (Hiiı (Ü « «• M ı HU «H) « H a-ipMD stmfBii) aınn gc.,,,^..,»,.,..,.!. âi^BMa ıcn ıtıiîj îtı »12 - DJDOJKUI ıma 111» a • MMB <BIZ> JU U tt- fati* çra «tj; w a t • uen tnü «ıı, ÜI M I> • stunıifuıiiuı iı >• • ABMH «utn 3» » • • » M IWB m a n - ıaeu «an mi) 3M M a • K(Ma KNn (Bifl M a 11 • m »MJB IBII) « 0 M • u st A |an) 111 tı n - nntu M M I M JBIII ıu » n • ı ı M I * n MT mtnntu «• EK M U I ff m «1 H a • pe mı «BID «a » J» • BMBU *f»u «.i| '*3 ıi43iMiıeM'|Bin!is H D • IOKT tffooi ffnı m S »• wwfu IBSH «BIIHSS C a Wtlt «fUŞtl ffllMtl 't M •!*» WtMIUU SİI2tK7 771 • m W I * Hfi «. «J|J öl |4 II - I p i MMJM ŞHlf 4U II « • tptK lEBHl (öffi Wt Sİ H • M HU fti<2) 34S » n • M a TUSlt «>17ı 2J2 17 7 • IMH H K j«i!) Î2 II P • ttH TKHR fü\T] m 7] II • upBH ([10 Ht «121 W • » • B l KFBH] |UII) JI4 44 17 • «MH1 *MIT |BU| JK 13 « • Mif (UiS 441 O a - * » PMUM «!fl 21S O If • tOfc M DMME MfiUK pj 2| 3 (1 II • UOUT * • UHrtBH MbllSflOHJ«? 21 fl • W W 1 T ! MU Ç&l WQ IU a II- W« ÎTOH |»JtB 111 IS Sİ - M% 4UH) 211 »7 a • iimtrft: MUM nrtM MflK4B4I)143 Sî * • «CEI JfS ıU4i) 241 II O •flRÇPH «0} M n U ' S*P ««T «fl) J( I 14 U - «HB BBk ttUtf j»fl) «I !3 » • Stf UIMfeSEI «fiUIB «WB> » « M •ff]»fPf ««:/ .'« « 41 • M M r « * » «KB !i; « I? • tHB* (Jff (IHJf l l ı f ' d -fflBHSaUTİ «Cf i« n « * M f t t (HEt «9) M R M - I—III lllll .•!!• .11 .1 Jİ |||HJH m\ W\\\\\\\\\ ıll» Hi J71, Hnmfl» [T* |TH) TIT H II « UMBSı RIİUU HÎJt* III »" «• • M l M j : ygBÜI |HUf 212 57 (I • $11 U p fHUf )$ı » 77 • WHM pt <*W\ W î* T] • M I MUK «N4f 212 M U • ItS (MU MM 4IS 13 U CTHB S1M (EB «S4( ](J4t<«-M«[Mlliattt4BtıaSt41t'EIM0tllW|llSi(2llHTI - *KM O U |BM> 13S K « M Bt (IW (85^ 311 »4 IS • pB ÎHB jlU^ !)! II « • MUMMfc l«5t IttMT rli^ ]4S « 41 - »0 fflB ılö*-Tlı, j - DM n TÎEH MUV JUM) ü' » 5$ • HB gW |Ktt> 16 41 13 • TES UMHR MfiHBI |U** 244 II II ITTtlg Ttl UHHCT1 IflllH |:il ].} II II HuHIMIL M t t ÜMJUI (OM> Tll l> ü • B«0«T M UMBİL «6UU MM» 371 14 27 • M İ L aMMMI |W2i|, II] II a • MUt IU UIMKL «i«8 «H| 112 23 17 • ÜMHfc MU {ITS |W» Dl U <• • PMUC (BM (ffl* ^B «ZH| 24t N a • MCH IIB *D* 21 Sİ H • M M «BS « I HBIt « I * m » « • UB! HM (E* «fltl 2Ü P * - «ST 1^ , 1 . ^ ii; 't :i - •» 1OH * : * -J! W n - *H1 flB» l^4| llı t] ıt • t«IUİUI TECÜl .CHı U4 N 21 • SSIHai MM !USH #Q4| m O II • 'MHifll» TBH «TÜ41 m M H • ÜBM1 «14| S44 14 14 - W ; jnS «Mı 1» U IJ . ( M B p* (UMl 211 M 17 • W M M t E IMOSffM)Q< U 4İ - MSfe K * rüB «Q* 7|| (3 a • * M B dM( M H M |OM| 213 B » . 9C1 MUK (B« Ht 41 lî • a n » UH» «*• !li !î ]J • l»«j |B**| Ü4 M M • tlkUt M 1 | ş») « I I M * l - M n U « T î B # K l l l * . ' ] i r î - - W l M * ( l * İ a ö « B t ^1 3IT4.|tr«HMB:tM3«WII)21llf It'FHf IW|IMlnl)lMII)lUHr3*HM^1lLn 0 ri - * l l j M a r a i l K ^ O 4 ) i n a B > M * J D * 2 B ) i a - a j H M . K M a n H ^ M H MBHHB&I Mnıan jW42j m n «• I M BMMSB. mtm pm\ m 11 n • n a a M f t aıc HU «12a 2u M 21 • U I İ M V . m» (M #M2) J« I I H - M M W M ım; uı 1* a • [nanı # a nam ft»& m TJ m • « a wnMM)U< 3< « - •n* ITTITI TT* *I TI - fltıtft Tirffı prrrı m n n - Tniç H I H I M fftii) TTT 11 n - mif **™ı mtıi !]j ı n ıw •••Mııı ıııfıwn ıiır) ı ı m • a M j i m I M I M ı r ı ııı 11 ıı • a KFHUI M » ÎM i4H-HaııHck(H54teıiJa*MBajMiM^4iı fl 17 - M H nom w « w*ff11 * « M U nm w nm-msmmmm^m ıs u • ıtıtz waşn |W4) II* B M • MjHJMMfc BK Ut W4 İH a F» • * O NUHt (HSir 111 IIII • O M t M : HtJH tMfiM ff)4«S4l4ia'llll(EMl|IW)mnQ- MHH imi»4« J« « M • M M H R : MMBCM OM MJ lC1i| 121 « H - İVOUM BBI lWH W İ R R > d M A BffiDA|DQ) « I] a - DBD M H M (nrj) MI P n • tftTIMW||}A K^U (U1J) m Sî Jİ • MftJMIjl * l l l ( a i l | l l U | ] « l l » - * B H K |Rt« 3M B IS • MHM&V M (W (KIS ST2 » II • M M? (BHB JDfl) O1 IT 0 - W|ll MttU «2135 STÎ 33 U •ttTR)i m S€ 11 n • K^mtf E» p5 IH'J W M H * HHB 9 TlCltl MUIİ (BI2| İH a II • MMi p* «12! UJ Tı H • <M MH ffitfi Dt U 51 - MŞrfZEVLBt IW (•}! «iflSM ff » - MTT0<U H BMBja nfiHfl |BIÎ) » I * » • MVTMKI CBW [M «10 81 31 B • MB Kmjt |Otl) W U S» • |0rP((B(MKE tO» HU (BI2J «3 » 71 • M M M K HH» flllı I İ C Q - dH*HÖİ fOfi HHAI JBIQ B I 9 I I * B M a f l d n MMja fHI]) »] » A • BBBtT MB İOK1 |H!it 3C H 31 fctil {W »M* 3a 4* H • »!• f « )K f| JSI İ7 a • SfBi (HB |BI« 341 34 a • ESBKB « IMMH1 MbBSl «tl| > 11 G - MTİH ffl«J TEIU (İIUl 5» 111 • ttgUI TECT1 ıCIJl usoo • M£H Mmnııt QI DN-sBiagis min uı«- r •vgn&ıınuır «1: *'ı a n - I M UMMKI «ÛÖB ımi) «11 t ı » • FUnCPf m »•)• IHID HI 11 M - t ö n t K IDKH «aa şutı m a a • « M E M B I W I H » a « * ssı S4 a • maajT •oofaı { f ı«tıt w a a • B ÜCH « m tu M ST • m a n a JBUI MI H 11 —r mfMM ınn| ı r *T TT n n m n t yım m n • « r f r t r n ı SJT 0 M • ronı rasa «1* m «s? • ıqn gaaniıiı^ iuıs» • UTTM. iaotıa nsn. «K« m»» • uz&nru* wm irm « ^ <ıtıı ~ • ı o u w n i H n t « SMmım jmıntiı SH »H'IMTBUIÎ aBHptt(ni2ı34i H 21 • «HÇflKTMJ E« TfBH (£1! HJ ti J|i IS ı' • UttflJ 3NKC «-!| Sll IS a • HMJfff UM IBBlt |BM) 441 II 41 - Mij 4 tKÜ ff U IS • 9» ETHIt MlHI K ^ » B » . NMWUTP«}A MUS HS» «II) SIÎ St 77 • itraU (Bt fDl4> SJI M H • HBM ptntB KW B BRH. » *7 SJ • U JHt (Dt^ SD H a • HMMLII OBI (Htt ptH) 04 Sİ D • PflMl IBf 1RS1I «|J| 3S4 fl M • Ifft HBfc *lll| 3S4 a fi • H-M PEM 1Oİ W* «l*j IfS Sİ Tt - MM • » HI (O(l| »l « S3 • UİfTa ı»J Mmi Him * I J 34215 13 • SAHUrKB» >Rİ1 [OT «l« m 11 M • M B IUKT «m M a H • suurn HOMU «14,)« r "ı • 1» UUHHL wtog «ıtı <TI 2145 • SBMOT A M O U I ma. (Ki$ n* r M • mumıtmt u IUKT ıiıut ı:r B 11 • M M WJ <aua «tn ro 0 c • anı I M H I M « U I SU 15 n • {vauı RE. <BII) SD « JI • Ma g * «ını »1 n ır • auaa H L #ıti) aı ıf u • EMH H R * ınıi) o* n a • nu [m mn> SJI a m • daftı BSB. pı$ s ı ı ı ı « - MMDMU «BKJI («125 m M «• M M «a. IBIK sıı *3 n • ifkıa 1014 sa u a • csMbı B L (GID uı 77 u • mm gs mm su a a • MaGtı m t (Kifl »2 ST U • afMuı CD. piii) oı a a • m m mti) sıı a u • KSH TEnn mtt s a «31 • M K « mmfi «Iλ SH H M • (BM. nsnı « I Ö SM Ü n • M M g« (BIH sa n a - M I O W » şm\ m a • • u n a ı « . « m m a t* • wtwn mmfi «ta m ı?'. • KM aunftsa H£MH «m si» B a • yıynniMfirjn aıa KaEHi «!>« ıu B fi • jtfiJ w » q ıiııi) w TJ M • K M (nı «ıi) M H ıı - n UHHMB «£an (Bm M « 21 • aaEOnuı BM HUKT DU 3iuı s - I S M I mmp çc* mu* w u 3i- M a [M IDK) IH » 12 • ttuı (i« «t« ııı n 1; • MN} R I « M a 9 •"
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog