Bugünden 1930'a 5,491,976 adet makale



Katalog


«
»

28 HAZİRAN 1998 PAZAR CUMHURİYET SAYFA KULTUR 13 Yekta Kara önümüzdeki sezon da dünya standartlanna uygun yapıtlar üreteceklerini söylüyor 'Biz evrensel sanat yapıyoruz'ESRA ALİÇAVUŞOĞHJ Başan, alkış ve hüzünle kapadı bu yıl perdelerini tstanbul Devlet Opera ve Balesı... iDOB'un, büyük bir başanyla Danimarka'da sahneledigi 'Carmen' operasıylaaçtıgı sezon, son olarak 'Tos- ca'da olaganüstü etkileyici bir perfor- mans sergileyen primadonna Zehra Yü- dız'ın çok genç yaşta ölümüyle sarsıl- dı. Ancak her şeye karşın izleyıciler temsılleri hiç aksamadan izleme olana- gı buldular. İstanbul Devlet Opera ve Balesi. 5. As- pendos Uluslararası Opera ve Bale Fes- tivali kapsamında cumartesi günü daha önce 1. Aspendos Festivali'nin açılışın- da sergılenen G. Puccini'nin son opera- sı olan 'Turandot'u sahneledi. Konuk or- kestra şefi Ivan Anguelov'un yönettiği operada Turandot rolü içın özel olarak Metropolitan Opera"dan davet edılen ve dünyanın 23 ülkesinde Turandot'u yo- rumlamış olan Amerikalı soprano Cat- herineKelly rol aldı. IDOB, yann akşam da Aspendos'ta P.İ.Çaykovski'nin 'Uyu- yan GüzeT balesıni de sahneleyecek. IDOB Müdürü ve Genel Sanat Yönet- meni Yekta Kara Aspendos Festivali'nin henüz çok genç olmasına karşın bu sü- re içinde çok büyük bir ihtiyacı karşı- ladıgım belirtıyor. Aspendos Festiva- li'nin uzun vadede ülkemizde de opera turizminin gerçekleşmesine büyük kat- kı sağlayacağını söyleyen Kara, yaban- cı seyircının her geçen yıl artacagı gö- rüşünde. 5. Aspendos Uluslararası Ope- ra ve Bale Festıvali"nde 'Turandot' ve 'Uyuyan Güzel'in sahnelenmesinı ise şöyle açıkhyor: " l/hıslararası bir festi- valde Türkçe oynamamak gerekiyor. Biz İstanbul Opera ve Balesi olarak Türkçe oyunla hiç gitmedik Aspendos'a. Seyir- cinin yüzde altmışından fazlası yabancı ise orada bir Türk operası oj namak çok doğru bir seçim olmayabilir. Ancak da- ha uzun süreli bir festival olsa elbette Türk bestecilerden de örnekler sahnele- mek gerekir. Aspendos çok büyük bir me- kân, bu mekânda zengin kadrolu, büyük prodüksiyoniann yer alması zorunlu." Batilı anlamda bir repertuvar anlayışı Yedi ay boyunca gösterilerini Istan- bul'da Atatürk Kültür Merkezi'nde ke- sintisiz olarak sahneleyen ÎDOB, tur- nelerle birlikte toplam löOgösteriyi iz- leyicilere sundu. Yekta Kara, bir sezon- da 1-60 göstenyi izkyicitere sunroanın Batı standartlannda da çok yüksek bir rakam oldugunu söylüyor. "Biz eşza- manlı olarak bir çok opera ve bale su- nuyonız izleyicimize. Sadece bir yapıtı sahneley ip, belli bir süre oynayıp, onu re- pernnardan kaJdırmak yerine birçok kez oynamayı yegliyoruz. famamen Ba- tılı anlamda bir repertuvar anlayışımız 'L)u\anGüzel'-AgnesOaks,ThomasEdur 'Tosca'-Zehra Yıldız "Turandot'- Erol Uras • Üç yıldır sezonu Danimarka'da açan İDOB, bu yıl 20 yapıtla, yaklaşık 150 bin kişinin izlediği 160 gösteri gerçekleştirdi. Önümüzdeki dört ay içinde iki yurtdışı turne düzenlemeyi planlayan IDOB, ekim ayında ise 'Cumhuriyet KonserlerT yapacak. Batilı anlamda bir repertuvar anlayışıyla, dünya standartlanna uygun yapıtlar üretmek için çalıştıklannı belirten Yekta Kara, kendi mekânlannı aşarak, sokaktaki insanı da içine alan bir etkinlik yapmayı planlıyor. var. Örneğin bu sezon boyunca modern dans gösterisi> le birlikte tam 20yapıt sergüemişiz. Bu hem kadro hem de mekân açısından bi- n son derece zoıiayan bir durum. Gercektenbüyükbirözveriylebu sistemi sürdürmeye çauşıyoruz. Çünkü dünyanın bütün büyük operalannda geçerli olan bu tür repertuvar sistenudir." Bu yıl yaklaşık 150 bin kişi ta- rafından ızlenen gösterilerde bü- tün opera ve bale çalışanlan tam kadro olarak çalışmış. (stanbul- lu sanatseverler tarafından büyük ilgiyle karşılanangösterilerinbi- letleri aylarönceden satılıyor. Iz- leyicilerbilet bulmakta hayli zor- lanıyor ancak bu durum opera ve baleye gösterilen ilginin her ge- çen gün arttığının da göstergesi. Sezona yeni prodüksiyoniann ilki G. Puccini'nin 'Tosca'sıyla başlayan İDOB, Francesco Cı- lea'nın 'Andriana Lecouvreur'u ile sürdürdü. tstanbul Devlet Ope- ra ve Balesi 'Gündoğarken' adlı modern dans göstensı, uzun yıl- lar sonra tekrar sahnelenen B. Smetena'nın Satılmıs. Ntşanlı" operası ve sezon sonunda klasik bale repertu- vannın en görkemli yapıtlanndan biri olan Çayko\ski'nin 'L'yuyanGüzel'ıy- le yeni prodüksıyonlardizisini noktala- dı. Bunun yanı sıra repertuvarlannda yer alan ve seyircinin büyük ilgisini ka- zandıgı için yerini koruyan yapıtlar da İDOB Genel Sanat Yönetmeni ve Müdürü Yekta Kara. sahnelenrne^Ptevam ettı. 'AidaVNa- bucco'. 'Carmen'. 'Kral ve Ben'. 'Si- hirli Flüt' ve 'Turandot'ta rekorseviye- de temsıller yaptı IDOB. 'AMa', 'Car- men', 'Kral ve Ben', "Sihirli Flüt' 40, 'Nabucco', 'Kuğu Gölü' ve "Turandof 30 kez izleyıcinin karşısına çıktı. Tüm ekibin uzun soluklu \e özverili çalıştıklannı vurguluyor Ka- ra ve ekliyor: "Biz 38 yülık bir kurumuz. İzieyk-i sadece sahne Uzerindeki olavı izliyor. Bunun gerisinde; sanatçılann yanı sıra atölye çalışanlannın, teknik ekibin ve idari perso- nelin çok büy ük katkılan var. İslanbul'a yaraşan yapımlar sunmak için büyük emek ge- rekiyor. Temsülerin bu say> lara ulaşmış olması tamamen profes.vonelce çahşıldığının en büyük kanıtı. Sadece bir kaç prodüksiyonla sezon geçirmek bize göre değil. İDOB artik belli kriterieri aştı." Avrupa'nın bir çok ülke- sinde rastlanılartm aksine İDOB'un ızleyıcisinin büyük çoğunluğunugençleroluştu- ruyor. Aslında ülkemizde sık- lıkla tartışılan opera ve bale- nin gelecegine ilişkin en önemli yanıt da izleyici sayı- sı ve niteliğiy le verilmiş olu- yorböylece. "Opera ve bale- nin geleceğinin en büyük gü- vvnccsini genç izleyici kitlesi oluşturuyor. Geleceğe umutla bakıyo- nım. Bunun temel nedeni de kuşkusuz bu genç izleyici topluluğu. Onlar var ol- duğu sürece, onlann beğenisine, çagdaş taleplerine uygun prodüksiyonlar üret- tiğimi/ sürece sanıyorum desteklerini bizden esirgemiyecekler. Opera ve bale- nin yannlan çok daha aydınhk olacak. Hitchcockfllmleriyeniyorumlanylagündemde Kültür Servisi-Alfred Hhchcockölümü- nün on sekızınci yıiında Hollyvvood'da ye- nıden keşfedilıyor. Bugünlerde 'düşlerdün- yası'nın en gözde yönetmeni. Steven Spiel- berg, James Cameron ya da Quentin Ta- rantino değil; teknik dehası ve şüphe yarat- ma konusundaki yeteneğıyle bir efsane ha- line gelen Alfred Hitchock. Önümüzdeki sezon en az altı Hitchcock klasiği yenı yo- rumlanyla buluşacak ızleyicilerle. llk olarak Michael Dougias ve Gvvyneth Paltrovv'un başrollerini üstlendıklen 'APer- fect Murder' gınyor göstenme. Fılmdekı pek çok öğe 1954 yapımı 'Dial M for Mur- der'la örtüşüyor. 'SapûV (1960), 'Öldüren Hatıralar' (1945), 'Arka Pencere' (1954), '39 Basamak' (1935) ve Kelepçeli Âşık' (1955) yeniden çekilecek olan diğer film- ler. Filmlerin yeniden ele alınması Hollywo- odu ikiye ayırdı. Kimıleri klasik Hıthchock geriliminin modern sinema yöntemleriyle ye- niden ele alınacak olmasının heyecanına ka- pılırken. bir başka grup ünlü tngiliz yönet- menin mezannda rahat bırakılması gerek- tığini savunuyor. 1959 yapımı Hitchcock ımzalı korku fılmi 'Gizli Teşkilat'ta rol al- mıs, olan Martin Landau. "Kim bir Hitch- cock fîlmini Hitchcock'tan daha hi çekebi- lir ki? Bu eğilinıler sinema dünyasının arnk >«ni hiçbir şey çıkartamadıgını gösteriyor" yorumunu yaptı. Bir de bu filmlerin dogrudan Hitchcock yapıtlanndan yola çıkıp çıkmadığı tartış- ması var. 'Dial IVf for .Vİurder' adlı filmde kansını öldürtmenin yolunu arayan Ray Mil- land rolünü canlandıran Michael Dougias, Alfred Hitchcock ölümünün 18. vılında Holhvvood'da \eniden keşfediliyor. 'A Perfect Murder'ın Hitchcock'un filmi> - le bir ılgisi olmadığını savunuyor. Dougias. filmde Frederick Knott'un o>-unundan yo- la çıkıldığını iddia edıyor. Öte yandan eleş- tirmenler. filmde Hitchcock'tan yola çıkıl- dığı konusundagörüşbirliğı içinde. Lzlaş- tıklan bir başka nokta da büyük düşkınklı- gı yaratan 'A Perfect Murder'ın Hitchcock'a hiç birşey katmadığı ve orijinale göre çok za>ıf bir yapım olduğu. 'Öldüren Hanralar' için de benzer tartış- malar söz konusu. Ingrid Bergman'ın, am- nezı hastalığına yakalanan hastası Gregor> - Peck'e âşık olan bir psikişatristi canlandır- dığı fılmın yeni vapımciü Sidnev Shein- berg. fılmı 'Öldüren Hatıralar'dan farklı bir film olarak gösterme çabası ıçındc *"İki film arasındaki tek ortak nokta. ortada bir psiki\atrist \e amnezi hastasının olması." Son olarak 'Benden Bu kadar" adlı fılmı çeken Gus Van Sant ise çekeceğı 'Sapık'ta dogrudan Hıtchcock'un volunu ızleyeceği- ni söylÜNor. Filmde Mnce Vaughn ve Anne Heche rol alacak. Gus Van Sant fıimle ılgı- li olarak yaptığı açıklamada. Hitchcock hay- ranlannın neden endışelendiğıni anlamadı- gını, en ufak aynntıya dek orijinal filme bağlı kalacağını söylüvor. 'Sapık'ın yeni versıyonun tek farkı renkli çekilecek olma- sı Hitchcock da filmi renkli çekmek iste- mış. ancak sansür kurulunun bu durumda kanlı sahnelerden daha çok etkilenecegini düşünerek vazgeçmışti. Ote yandan film şirketlen >aklaşıkelli yıl önce Ingiltere'yi terk ederek Hollywood'a >erleşen yönetmenın esrar ve ölüm kokan sahnelennın bugün de salonlan dolduraca- gına emınler. 'Arka Pencere'nın önümüz- deki yıl Hitchcock'un yüzüncü dogum yı- lına yetiştirilmesi bcklenıyor. Film aynca attan düşerek felç kalan ünlü Superman yıl- dızı Christopher Reeve için de gösterişlı bir dönüş olacak Ree\e, filmde 'Arka Pence- re'de James Stewart' m canlandırdığı, geçir- dığı bir kaza nedeni>ledaıresine kapanmak zorunda kalan ve dürbünle dışanyı gözler- ken karşı apartmanda işlenen bir cinayetı fark eden bir fotoğrafçıyı canlandıracak. Geçen >ı! Hitchcock'un 'ÖlümKorkusu' adlı Fılminin yeni yorumunu ızleyen James Katz durumu değerlendınrken: "Hhchcock'u vcnidcn çekiyoıiar, çünkü hâlâ ilgi u\andı- n\or. Ancak hâlâ ilgi uvandıran filmleri ne- den >enidençekmegereğidu\u>orlar?'' yo- rumunu yapmıştı. Hitchcock'un da yeniden yapımlara ilke olarak karşı olmadığını ha- tırlatmaktavarar var. Sanatçı 1956 yıiında, 1934'te çektıği 'Çok Bilen Adam' adlı fil- mıni venıden çekmiş. "Birincisi yetenekli bir amatör. ildncisi de bir profes>r)nel tarafin- dan çekildi" \orumunu yapmıştı. Toulouse Ulusal Oda Orkestrası Aya İrini'de Kültür Senisi - Toulouse Ulusal Oda Orkestrası. 26. l luslararası İstan- bul MüzikFesth'ali kapsamında bu ak- şam saat 19.00'da Aya lrini Müze- si'nde bir konser verecek. Şef Ender Sakpınar'ın yöneteceği konsere Xavi- er Phillips (viyolonsel) solist olarak katılacak. Orkestra konserde Maurice RaveLGabrid Faure,Camilk Saint-Sa- ens, Jean Françak.JacquesCasterede, Gabrid Pîerne v e Jean Yves Daniel- Le- sur'ün vapıtlannı seslendirecek. Louis Auriacombe tarafından 1953 yıiında kurulan Toulouse Ulusal Oda Orkestrası, bugün dünyanın en iyı top- luluklanndan biri olarak anılıyor. Sa- dece yaylı çalgılardan oluşan, kadro- sunda 12 müzisyen bulunan v e müzık direktörlüğü ile şeflığıni Kemancı Ala- in Moglia'nın yaptığı orkestra, konser programlanna koşut olarak farklı çal- gılarla da desteklenıyor. Barok müzıkten günümüz yapıtla- nna dek uzanan genış bir repertuvara sahip olan Toulouse Ulusal Oda Orkest- rası her yıl 80'den fazla konser venyor ve orkestranın 30'dan fazla kaydı bu- lunuyor. Konserlenne sık sık tanınmış sanatçılan konuk eden orkestra, ulus- lararası festivallere de katılıyor. 1953'ten 19Tedekorkestrayıyö- neten Aunacombe'u GeorgesArmand. Bojidar Bratoev v e Augustin Dumây izlemiş. 1992 \ ılından bu yana göre- vi Moglia üstlenıyor. Moglia. bir dö- nem Pans Orkestrası'nın bırinci ke- mancılığını üstlenmiş olmasının ya- nısıra. Ensemble Intercontemporain ile %e Jean-Claide Malgoire ile de ça- lışmış. Ankara Devlet Konsenatuvan'nın pıv ano v e kompozisyon bölümlerinden mezun olan Sakpınar. dört vıllık eğı- tımini Paris'te sürdürdü. Dervaux.Fer- rara ve Giulini gıbı ünlü şeflerle ça- lıştı. Sakpınar. halen Türk çağdaş bes- tecilerini kapsayan bir dizi kayıt pro- jesi üzerinde çalışmakü. Konsenn solısti olan Phillips. ulus- lararası alanda birçok ödülün sahıbı. Phillips. 1996 yıiında da Avrupa Kül- tür Ödülü'nü kazandı. Phıllips'ın pı- >anıst Hüse>in Sermet ile birlikte ka> - dettığı bir CD'si de vavımlandı. Konserin solisti Ender Sakpınar, solist ise \arvier Phillips. Elbette her şey bu kadar pembedeğil. Alt vapıya ilişkin problemlerimiz var ama bunlann iyi niyette çözülebileceğini dü- şünüyorum." Henüz çok genç olan Türk opera ve balesi, 400 yıllık geçmişe sahip Batı opera ve balesiyle kıyaslandığında on- lardan hiç de geri kalmadıgını sahnele- digi yapıtlann niteliğiyle gösteriyor. "Biz henüz çok genç bir kurumuz. 400 yıllık geçmişle karşılaştınldığında ne kadar az süredir bu işin içinde oldu- ğumuzu görebiliriz. Bu kadar kısa bir sü- re içinde, sıfır noktasından bugüne gel- miş olmamızla gurur duv mamız gereki- yor. Bunu başarmış başka bir ülke yok dünv^da." Üç Danimarka turnesi Danimarka'ya üç kez çagnlan İDOB ilk kez 1994'te 'Turandot'u sahneledi. Ardından 'Salome* ve bu yıl 'Carmen'... Yekta Kara, bu tür çağrılann laf olsun diye yapılmadığını, uzun araştırmalar so- nucunda bir ülkeye çağnldıklannı vur- guluyor "Danimarka, seyirci beğenisi- nin çok yüksek olduğu bir ülke. Çok ba- şanlı prodüksivonlar izliyorlar. her şevi görmüşier, talepleri çok > üksek._ Onla- ra bir işi begendirmek çok zor. Ama sa- nıyorum bu zoıiuğun üstesinden geldik. Kaliteden emin olduktan sonra size çağ- nda bulunuv orlar. Dostluk ya da hoşluk olsun diye değil." Yekta Kara. yurtiçi olduğu kadar yurt- dışında da başan kazanmanın kendile- ri için çok önemli oldugunu vurguluyor. "Biz evrensel sanat üretiyoruz. Sadece dört duvar arasına kapanarak işi çok iyi yapöğımız iddiasıyla var olamavız. Bunu uluslararası standartlara uygun bir şekikle dünyaya göstermemiz gerekiyor. Öte yandan opera ve baleyi ülke gene- linde daha çok yaygmlaştırmak için de elimizden gelen çabayı göstermek zo- nındayız. Buna yönelik çabalarımız var önümüzdeki sezon." Doğu ve Günevdoğu Anadolu turneteri, Eskişehir'de temsiller İDOB. opera ve balenin ülke genelin- de yaygınlaştınlması amacıyla sonbahar- dan itibaren yurt genelinde Dogu ve Güneydoğu Anadolu'yu da kapsayacak tumeler düzenlemeyi planlıyor. Bunun dışında yakın bölgelerde örneğin Eski- şehir'de süreklilik içeren temsiller veri- lecek. Buturnelerdüzenlenirken lstan- bul'daki temsiller de aksatılmadan sü- recek. Geçmiş yıllarda eleman sıkıntı- sı n'edeniyİe sezon'içinde turnelere ye- terince yer veremeyen İDOB, bu yıl ka- zanılan yeni kadrolarla taze kan da sag- lamış oldu. İDOB önümüzdeki dört ay içinde iki yurtdışı turne düzenlemeyi planlıyor. Ekim ayında ise Cumhunyetin 75. yılı kutlamalan çerçevesinde 'Cumhuriyet ^ ^ ^ ^ ^ Konserleri' yapacak. Yek- ^ ^ ^ ^ ^ ta Kara, kendi mekânlannı aşarak, sokaktaki insanı da içine alan bir etkinlik yap- mayı planlıyor. İDOB 1998-1999 sezo- nunu Sefanan Ada'nın'\Ia- vi Nokta'sıyla açacak. Bu, 'Mavi Nokta'nın tstan- bul'daki ılk seslendirilişi olacak. Ardından müzikal çalışmalan bir süredir dev- let sanatçısı Leyla Gencer denetiminde sürdürülen 'İtalya'da bir Türk Opera- sı' da seyirciyle buluşacak. Yaratıcı kadronun tümünün Italya'dan getirilecegi ope- ranm orkestra. koro ve so- listleri ise İDOB kadrosu ile oluşturulacak. Esenn re- jisör ve dekoratörü Ital- ya'nın en önde gelen sa- natçılanndan Pier Luigi Piz- zi olacak. 'Carmina Bura- na'yı balesiyle yapmayı planlayan kurum. bunlann yanı sıra sekiz tane daha yeni prodüksıyona da imza atacak. Bu kentte yaşayan her kesimden her yaştan iz- leyiciye hizmet sunmak zo- runda olduklannı söyleyen Kara; "Onlara opera ve ba- leyi sevdirmek zorundayız. Bu yüzden çokgeniş bir yel- paze sunmak için çauşıyo- ruz. Bizim repertuvanmız tek boyutlu değil" diyor. Çocuklara v e henüz ope- ra ve baleyle tanışmamış iz- leyicilere de olanak tanıyan yapıtlara yer vermeye çalı- şıyor İDOB. Ama bunu ger- çekleştirirken kaliteden ödün vermemeyi de en bü- yük amaçlan olarak görüyor. "Popüüzmin çukuruna düş- memck gerekiyor. Tamamen dünya standartlanna uygun yapıtlar üretmek için çalışı- yoruz. Vurtdışından getir- diğimiz sanatçılann kalite- sine büyük özen gösteriyo- ruz." Sponsorlann Türkiye'de kalıcı işlere yatınm yapma- lannın daha yararlı olacağı- nı savunuyor Kara. Yurtdı- şından getirilen yabancı gruplara yönelik harcama- ların yanı sıra Türk sanatı- na ve Türk sanatçılanna yö- nelik kalıcı çalışmalara kat- kıda bulunmalan gerektiği- ni de ekliyor sözlerine. Nicole Kidman tiyatro sahnesinde • Harrison Ford, han Reıtman'ın yönetmenligıni yaptığı '6 Gün 7 Gece' adlı filmde Anne Heche vf David Schvvimmer'la birlikte rol alıyor. Bir uçak kazasından sonra kurrulan iki yolcunun başından geçenleri konu eden film, agustos ayında Fransa'da gösterime gırecek. • Martin Campbell. Antonio Banderas, Anthony Hopkins ve Cathenne Zeta- Jones'un başrolleri paylaştıklan 'Zorro'nun Maskesi' adlı fılmin çekimlerini tamamladı. Film önümüzdeki sezon izlenebilecek. • Nicole Kidman tiyatro sahnesinde .. Avustralya dogumlu sanatçı, eylül ayında Londra Covent Garden'daki Donmar NVarehouse tiyatrosunda 'The Blue Room' adlı oyunda rol alacak. Schnitzler'in sahneye koydugu oyunun yazan David Hare. • Treat vvilliams. uzun bir aradan sonra 'Okyanusta BirÇığlık' adlı filmle beyazperdeye geri döndü. Yönetmenliğini Stephen Sommers'in yaptığı filmde Williams'ın yanı sıra Famke Janssen ve Anthony Heald rol alıyorlar. • Jeanne MoreaU, Serge Elleinstein'ın kasım ayında çekimlerine başlanacak olan ilk uzun metrajlı filmi 'Perdıdo'da rol alacak. • Steven Spielberg, yeni fılminin senaryosunu Arthur Golden'ın 'Memoires d'une geisha' adlı yapıtından yola çıkarak oluşturacak. Yapıt. 9 yaşında köle olarak satılan küçük bir Japon kızın öyküsünü anlatıyor. • Bob Dylan m oğullan sanat dünyasmda ısimlerinden söz ettirmeye başladılar. 'VVallflovvers' isimli albümüyle iki Grammy ödülü kazanan Jacob'dan sonra Jesse Dylan da sinema yönetmenliğine soyundu. Jesse. Steven Spielberg'ün şirketi Dreamworks için 'The House of the Dead' adlı bir film çekecek Jesse'in projeleri arasmda Columbia Film Şirketi için çekecegi 'Newerwhere' isimli bir çalışma ve Evel Knievel'in yaşamını konu alacak bir film yer alıyor, • Ewan MCCregor. bir ay sonra Irlanda'da çekimlerine başlanatak olan 'Nora' adlı fitrr.de rol alacak. Pat Murphy'nin senaryosunu yazıp yöneteceği filmde Susan Lynch de rol alacak. • Charlie Chaplin'in torunuve Michael Chaplin'in kızı Carmen Chaplir yönetmen Stephane Giusti'nin Barselona'da çektıği yeni filmınde başrol oynuyor. 'Pourquoı pas?" isimli filmde dıger önemli rollerı Johnny Hallyday ve Assumpta Serna üstlenıyorlar • Jennlfer Jason Leigh. ılk kez bir Broadvvay müzikalinde başrol oynayacak. Leigh. 'Cabaref adlı müzıkalde Natasha Richardson'dan boşalan rolü ağustos başında devralacak • Barbara Slnatra, kısa bir >ıire önce şitırdığı kocası Frank Sınatra için bir sergı açtı. Los Angeles'la açılan sergıde sanatçının resımleri ve çeşitlı eşyalan sergilenıyor. • Nikita Michalkov, Rus sinemasıyla ılgılı umut verici açıklamalarda bulundu. Rus Sinemacılar Birligı Başkanı Michalkov. 1996yılında ülkelerinde 20 film üretilmişken. bu sayının 1997 yıiında 53'eçıktığını. 1998 yılı içinde 70 filme ulaşmayı hedeflediklerini belırtti. • Brad Pİtt, Yedi isimli filmınde rol aldığı yönetmen David Fincher'ın yeni filmi 'Fight Club'da da başrolü üstlenıyor. Filmde. Edvvard Norton ve Helena Bonham Carterda ro! alıyorlar. • Cörevimiz Tehlike 2 > ı John Woo yönetecek. Birincı filmin devamı niteliğinde olmaktan çok benzeri olacağı söylenen filmin başrol oyuncusu \e yapımcısı y ine Tom Cruise. • Liz Taylor, film setlerine geri dönüyor. Dürrenmatt'ın romanından yola çıkarak senaryosunu JohıjSasano'nun yazdığı filmin yönetmenliğini büyük bir ihtimalle Arthur Penn üstlenecek. Filmin çekimlerine sonbaharda başlanacak. • Macaulay Culkin anık büyüdü. Holly\vood'un çocuk yıldızı olarak ünlenen Culkm. 'Party Monstar' adlı filmde homoseksüel katil Michael Alig'i canlandıracak. Culkin'in bir sonraki filmi içın de anlaşma yaptığı belirtiliyor. Filmin adı "The Body Piercer' • Kate vvinslet, Jane Campion'un yönetmenliğini üstleneceği "Holy Smoke' adlı filmde rol alıyor. Bu ay çekimlerine başlanan film. bir aşk öyküsünü konu ediyor.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog