Bugünden 1930'a 5,454,328 adet makale



Katalog


«
»

2 7 HAZİRAN 1998 CUMARTESİ CUMHURİYET SAYFA HABERLER XESK üyesi memurlar yüzde 20 maaş artışını protesto etmek için eylem yapıyor Tntma öncesi sessizKk'Haber Merkezi - Kamu Çalışan- lan Sendikalan Konfederasyonu CKESK) üyesi memurlar, yüzde 20 maaş artışını protesto etmek ama- cıyla 30 Haziran'da düzenleyecek- len "Fırtma Öncesi SessizUk" eyle- miyle hükümetı bır kez daha uya- racaklar. KESK Ankara Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Nanm Alkaya. kamu emekçilerine yaratı- lamayan kaynağın. faiz ve rant çev- relerine "alüntepsiiçinde sunuldu- ğunu" söyledı. Eğitim-Sen 1 No'lu şubede dün basın toplantısı düzenleyen Nazım Alkaya, hükümetin memur maaş- larında öngördüğü yüzde 20'lik zammı eleştirerek, istemlerinin ye- rine getirilmesi için mücadelede ka- rarlı olduklannı belirtti. Kamu emekcilerinin, gittikçe ağırlaşan koşullar karşısında isyan etme hak- kını kendilennde daha fazla gör- düklerini kaydeden Alkaya. 30 Ha- ziran Salı günü Ulus Atatürk Hey- keli önünden başlayacak ve Sakar- ,ya Caddesi'nde basın açıklamasıy- la sona erecek "Fırtına Öncesi Ses- siztik" eylemıyle seslerini bir kez daha duyuracaklannı vurguladı. Alkaya. "Kamu emekçileri her maaş arüşı döneminde insanca ya- şayacak ücret talep etmekte, btina karşüık siyasi iktidartar kaynak d- madığını söylemektedirier. Ancak biziere yaraülamayan hertürlü kay- nak. faiz ve rant çe\ relerine ne hik- metse bütçenin yüzde 40'a ulaşan bölömii adeta altın tepsi içinde su- nulmaktadır. Bu da göstermektedir ki sorun kav nak sorunu değiL var olan kaynağın kimlere dağıtılacağı- dır" diye konuştu. Ccret sorununun tek çözümünün kamu emekçilerini temsil eden KESK ve sendikalarla toplusözleşme masasma oturulma- sı olduğunu kaydeden Alkaya, "Enflasyonun yüzde 90'larda oklu- ğu bir ülkedeBaşbakan'ın yüzde 20 zam normaldirdemesi. anormal bir durumdur" dedi. Hükümetin faiz \e rant çevrelerini savunmaya yö- nelik politiklar ürettiğini savunan Alkaya, yüzde 91.4'lük enflasyon karşısında yüzde 20'lik artışı savun- malannm bunun göstergesı oldu- ğunu söyledi. lstanbul'da SSK Çalışma Müdür- lüğü'nün önünde toplanan Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sen- dıkası (SES) üyesi kamu emekçile- ri, sağlık işkolunda yaşanan baskı ve sürgün politikalannı protesto et- ti. Sağlık emekçileri, SES Istanbul Şubeleri ımzalı -Baskı. sürgün ve cezaiar derhal durdurubun" yazı11 pankart açtıktan sonra "Yasasınör- gütlü mücadelemiz". "Yaşasın KESK. yaşasuı SES", "Zafer dire- nen emekçinin oiacak" ve "Baskı- iar, sürgünler bizi yıldıramaz" slo- ganlannı attılar. SES Aksaray Şube Başkanı Songül Beydilli tarafından yapılan açıklamada, BakırkÖy Fi- zik Tedavi \e Rehabılıtasyon Mer- kezi'nde çalışan 5, Kartal SSK'de çalışan 1 SES üyesinın sürgün edil- diği, 4 üye hakkında da soruşturma açıldığı belirtilerek "Baskı ve sür- gün politikalannı boşa çıkarmanın tek yolu sürekli mücadete ve örgüt- lenmekten geçiyor" denildı. SES Izmir Şubesi de dün Konak Alanı'nda bir eylem yaptı. SES lz- mirŞube Başkanı MevlütÜlgen, 11 Aralık 1997'den bugüne dek sendi- kal etkinliğe katılan 12'si şube yö- neticisi toplam 226 sağlık çalışanı hakkında idari ve adli soruşturma açıldığını söyledi. Mevlüt Ulgen, hükümetin memurmaaşlanna yap- mayı planladığı yüzde 20'lik zam- mı kabul etmeyeceklerini belirte- rek "Biz grevli-toplusözleşmeli sen- dika yasasının bir an önce çıkarü- masını istiyoruz" dıye konuştu. Öte yandan Tüm Maliye-Sen Iz- mir Şubesi Başkanı Ramiz Sağlam da Cumhuriyet Alanı'nda yaptığı basın açıklamasında, Maliye Ba- kanlıgı'nınçalışanlararasmda ücret aynmı yaptığmı öne sürdü. Maliye çahşanlan, bu aynma son verilme- si için topladıklan imzalan bakan- lığa gönderdiler. Hacı Sabancı toprağa verildi• Cenazesi dün sabah özel uçakla Adana'ya getirilen Hacı Sabancı için ilk tören Marsa Fabrikası'nda düzenlendi. Başta Sakıp Sabancı olmak üzere tüm ailenin çok üzgün ve yorgun olduklan gözlendi. ADANA (Cumhuriyet Bürosu) - Geçirdiği rahat- sızlık sonucu yaşammı yiti- ren işadamı Hacı Sabancı dün düzenlenen törenle Adana'da toprağa verildi. Cenazenin uçaktan almıp toprağa verilişine dek geçen süreç içensinde başta Sakıp Sabancı olmak üzere Sa- bancı ailesi bireylerinin ta- mamının çok üzgün ve yor- gun olduklan gözlendi. Cenazesi dün sabah özel uçakla Adana'ya getirilen Hacı Sabancı için ilk tören Marsa Fabrikası'nda dü- zenlendi. Burada Adana Sanayi Odası Başkanı Atıl Saryal ile Marsa işçileri adı- na Ramazan Kürker birer Dün özel uçakla gelen Hacı Sabancı'nın cenazesi Asri Mezarhk'ta toprağa verfldL konuşma yaptılar. Saban- cı'nın cenazesi daha sonra Sabancı Kültür Merkezi'ne. oradan da Bossa-1 Fabrika- sı'na götürüldü. DİSK Ge- nel Başkanı Rıdvan Budak, Hacı Sabancı'nın kurallara uygun sanayicilik yapan, sendikal haklara saygı gös- teren bir insan oldugttfrü. karşılıklı haklann tespiti için yapılan görüşmelerde hep olumlu sonuçlar aldık- lannı söyledi. Budak. -Özeüikk muhatap olduğu- muz tekstil işyerieri çalışan- lan olarak onu uğuıiuyor, son yolculuğunda aJkısüyo- ruz"dedi. Budak'ınkonuş- 1 'masıfiın ardıntian'Vrkrsa iş- çileri Sabancı'yıtoplucaal- kışladılar. Daha sonra söz alan Bos- sa Genel Müdürü Yalçın Sa- bancı. Bossa işçileri adına Mahmut Üniivar ve Ana- kent Belediye Başkanı Ay- taç Durak da Hacı Saban- cı'nın yaşamınıve çalışma- sını anlattılar. Cenaze daha sonra Sa- bancı Merkez Camii'ne ge- tirildi. Kılınan cuma nama- zından sonra Hacı Saban- cının cenazesi Asri Mezar- lıkta toprağa verildi. Me- zarlıktaki törene Tanm ve Köyişleri Bakanı Mustafa Tasar. Çevre Bakanı tmren Aykut, çok sayıda milletve- kili ile Sabancı Holding ku- ruluşlanna bağlı şirket yet- kililen, il yetkilileri ve ka- labalık bir yurttaş topluluğu katıldı. Tören boyunca sıkı gü- venlik önlemlerinin yanı sı- ra Adana'nın sıcağı göz önünde bulundurularak sağlık ekipleriningörevlen- dirildiği dikkat çekti. ARAYIŞ TOKTAMIŞ ATEŞ Zamana Yaymak...Bizim siyaset adamlannın pek sevdi- ği bir politika var. Sorunları zamana yaymak... Aslında soaınlan "zamana yaymak" demek, sorunlan "unutturmaya çalış- mak" demek, olaylan "uyutmaya ça- balamak" demek. Ama bu kavramlan kullanacaklanna, "zamana yaymak"g\- bisinden bir kavram kullandıklan za- man, hemalde daha "inandırıcı" ve "saygın" oluyorlar. Bizim ev, Istanbul Emniyet Müdüriü- ğü'nün arkasında. Hemen hergün Tur- gut Özal'ın "anıt mezar"ının önünden geçiyorum. Ve yaşadığımız maskaralık- lan, her gün birkaç kez daha anımsıyo- rum. Yitirdiklerine hâlâ alışamadıklanna emin olduğum ailesini rençide etmek istemiyorum ama, Turgut Özal acaba neden böyle bir yerde yatryor? "Rah- metli burada yatmakistemişti" gibisin- den saçma bir açıklamaya elbette ku- lak asamayız. Kimbilir, herkes nereler- de yatmak istiyor. Ama öyle günlerde yaşadık ki, bazı şeyleri sormak müm- kün olmadığı gibi, sorsaydınız da yanıt alamazdınız. Aynı şey Turgut Özal'ın annesi için de söz konusu olmuş ve Süleymaniye Külliyesi içindeki mezarlığagömülmüş- tü. Zaten 12 Eylül'ün sahte Atatürkçü cuntası, aynı mezara Nakşibendi tari- katının şeyhinin gömülmesine de izin vermişti. Askerler şeyhine izin verdikten sonra, siviller "müridine" neden izin vermesin?.. Turgut Özal'ın anıt mezan yapılırken, kimileri "efelendi". Sanıyorum 300 mil- yar liraya çıkan bu mezann parasını ödeme konusunda, "mangalda kül bı- rakmadılar." Ailesi, "parasını ben öde- yeceğim" dedi, ANAP'lı yöneticiler "pa- ralarbizden" diye kostaklandılar. Fakat öğrenebildiğim kadanyla, bu "anıt me- zar'ın parası gene fukara milletin cebin- den çıktı. "Özal'ı hâlâ özleyen bu mil- lete meheldir" demeyin. Millet öylesi- ne bir medya bombardımanı altında ki, bu gidişle Necmettin Erbakan'laTan- su Çiller'i bile özleyecekler. Tabii, kitle iletişim araçlannın bu liderleri destek- lediği için değil, şaşkına döndükleri ve belleklerini yitirdikleri için. • • • Susurluk kepazeliğini de "zamana yaydılar" ve bir ölçüde amaçlanna ulaş- tılar. Eyüp Aşık hakkında verilen gen- soru önergesi, bu nedenle "kimilehnin" uykulannı kaçrrd). "Tam zamana yay- mıştık ve unutturmuştuk, şimdi bunu yeniden gündeme getirmenin âlemi mi var?" d ^ j j l l Devlet içindeki "çefe", gerçekten ryi dayandı ve iyi dayanıyor. Tabii adamla- nn tuzu kuru. Her ne olursa olsun, "ko- nınacaklannı" biliyorlar ve bu korun- manıntemel koşulunun, "çözülmeme" olduğunun bilincindeler. Fakat gene de "fıre" verebilirlerdi, vermediler. • • • DYP'nin 15. kuruluş yıldönümüyle il- gili törenleri, bir ölçüde izledim. DYP'nin "1946 ruhu"nun uzantısı olduğunun özellikle altını çizdiler. Fakat hiç kimse Tansu Çiller'in, "DYP Özal'ın misyonu- nun devamıdır" görüşünü tartışmaya açmadı. "Biz neden Özal misyonunun devamı olalım?" sorusunu, hiç kimse sormadı. Görebildiğim kadanyla bası- nımızda da, benim dışımda kimse bu konuya değinmedi. Kimin eli kimin ce- bindebelli değil... • • • "Başörtülüler", gene daha önce de- ğinmiş olduğum gibi, "yumuşak kamı- mızı" kargılamaya devam ediyorlar. A- ma sanıyorum Ankara yürüyüşüyle, taktik bir hata yaptılar. Artık başını ört- mek isteyenlerin belli bir "siyasetin pro- pogandasını" yaptıklan net bir biçimde görüldü. Fazilet Partisi'nden geri kal- mak istemeyen DYP ve BBP de, olaya "monte olmaya" çalıştı ama, işin rengi belli. Birkaç gün önce, bu olayı siyasal amaçlan doğrultusunda kullanmak is- teyenlerin, çocuklan "yaktığını" ileri sür- müştüm. Sanıyorum zaman beni haklı çıkartıyor. • • • Kamuoyuna mal olmuş olan insanlar son derecede dikkatli olmak zorunda. Hele bizim ülkemizde "daha da" dik- katli olunması gerekiyor. Zira çok duy- gusal bit toplumuz. Ve asıl kızmamız gerekenleri omuzlara alıyor, kızılmama- sı gerekenlere kızıyoruz. Orneğin birkaç yıl önce, Güner Ümit gibi değerli bir "srıovvman", hiç hak et- mediği protestolaria karşılaşmıştı. Şim- di nerelerde bilmiyorum. Benzer bir tepki Selahattin Ouman'a geldi. Bir "Temel fıkrasına" alınan Karadenizli va- tandaşlanmız, Duman'ın "kellesini isti- yor." Insaf... Bunca fıkra yazılır, çizilir ve anlatılır. Bunların hiçbirine kızmayıp, böyle birfıkrayatakılmak, hemalde "Te- mellerin doğasına" uygun. İşin kötüsü Serdar Mırtlu, Selahattin Duman'la bana bir tavla maçı ayarlıyordu. Şimdi yensem, "moralim bozulmuştu" diye- cek. Yenilsem ayıp olacak... Galiba en iyisi, işi "zamana yay- mak...' 2.359.351.916 TL'den başlaym jtyatlaria. (KDV dahil, perakende satış frfoa) Işte Türkıye'de çığır açacak yenı Fiat Palio. BİR DÜNTA OÜZEÜ... Fiat Palio, uluslararası bir ekibın yıllarca süren çalışmaları sonucunda yaratıldı. Tasanmı Italyan. Yenilikçı dış hatları ıç çi:gileriyle tam bir uyum içinde. Palio, kompakt dış görünümüne karşın, ıçınin genişliği ve ferahlığıyla da hemen dikkat çekıyor. Fıat Palıo'lar kılometre smırt olmaksızın 1 yıl hakım-onanm, 3 yıl txıya ve GENİŞ... Fiat Palıo'nun bagajı da içi gibi çok geniş. Mükemmel bir ses izolasyonuna sahip Palio, konfor donanımları bakım'ndan da çok zengin. Yüksekliği ayarlanabilır hıdrolık direksiyon, elektrıkli ön camlar, merkezı kilit Palıo'da standart. Polen filtreli klima ıse isteğe bağlı. GÜÇLÜ... Palio'nun performans ve ekonomiyi birlikte 8 yıl pas garantısıne sahlptır. sunabilen iki motor seçeneğı var. Mükemmel çekiş gücüne sahip 1.6 litrelik 16 valflı Fiat Palio HL> 103 beygir gücünde ve 100 km/s hııa 9.8 saniyede çıkıyor. Fiat Palio EL modelinın 1.4 litrelik motoru da, güçlü ve ekonomik. VI GÜVENÜ. Fıat Palio, dünyanın en sağlam, en güvenlı otomobıllerinden biri. Gövde sağlamlığı, tam 4 Milyon km test edildi. Enerji emici direksiyon sımıdınden, kapı içi çelik barlarına, ABS ve hava yastığı seçeneğinden yangın önleme sıstemine, Fiat Palio'da dünyanın en gelişmış güvenlik teknoloj ileri biı arada bulunuyor. Ülkemızde tümTüıkiye ve dünya için üretilen Fıat Palıo'yu görmeye, herkesi Tofaş-Fiat bayilenne bekliyoruz. Koc TUTKUNUN ESERI. FIAT
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog