Bugünden 1930'a 5,458,831 adet makale



Katalog


«
»

27 HAZİRAN 1998 CUMARTESİ CUMHURİYET SAYFA KULTUR 13 Korsan kitaplan yakalatan yayıncılar, bandrolün çözüm olmadığım savunuyorlar 4 Devletin işini yayınevleri yapiyor'AlNKAR\(CıımhurivetBürosu)-Devletin yerine ge- tirmediği denetim görevını üstlenerek oluşturduklan grup ile matbaalarda korsan kitaplarını yakalatan yayın- cılar, kitaplannı alamadıklan gibi yapılan hizmetin kar- şılıgı olarak üzerine para ödüyorlar. Korsan kitap satan- lann kendılennden daha fazla kazandığını belirten ya- yıncılar, "çözüm" olarak getirilen bandrol uygulaması- nın daha çok sorun yaratacağını savunuyorlar. Korsan olarak satılan kitaplann yüzde 50sını Can Ya- yınlan'ndan çıkan kitaplar oluşturuyor. şu anda 35 kı- tabı korsan olarak satılıyor. 15 yayınev ınin birleşerek oluş- turduğu grubun avukatlarla bırlikte matbaalara yaptığı baskınlarda binlerce korsan kitap yakalanıyor. Bazı Türk yazarlannın kitaplannın yanı sıra çok sa> ıda yabancı ya- pıt da korsan olarak satılıyor. Bandrol uygulamasına so- ğuk bakan yayıncılar şu görüşleri dile getirdiler: Can Yayınlan Genel Ya> ın Yönetmeni İlknur Özde- mir Bandrol. dünyada benzeri olmayan bir uygulama. Depolarda. dağıtıcılarda milyonlarca kitap var. Bunlara nasıl bandrol konacak? Kitapçılarda bandrolsüz kitap ile bandrollü kitap yan yana mı satılacak? Hiçbir şekılde korsanı önlemeyecek. Bandrolün de korsanı yapılabilir. Yayıncıya ek yük getirecek. Bız bandrol parası ödedi- ğimizle kalacağız. Bandrol çözüm değıl. İsteyen yazar- lanmız içm bandrol uygulamasına gıdebılırız. Ama bandrol hiçbir şey getirmeyecek. Çınar Yayınlan sahibı Aydın Ilgaz: Bandrole karşıyız. Küçük işlemler için çok vakit harcanacak. Kaç adet, kaç numaralı kitabı hangi kitabev ine gönderdiğimız sorula- bilecek. lade geldigı zaman kayıtlardan düşeceğiz. Ki- tabı alanlar bile belki tespıt edilecek... "•KDV'sini alma- yıp bandrolsüz kitap vereyinT gibi şeyler de çıkacak or- taya. Sahte paralar, üzenne hologram konularak mı kont- rol ediliyor? Avukatlar ve yayıncılardan oluşan bir grup- la depo baskınmda 900 adet kitap ele geçtı. Avukatlann ve verilen hizmetin parasını karşılamak için yakalattı- ğımız kıtabm üzerine para da verdik. Kendi kitabımızı satın aldık. Satın aimakla kalmadık. kitaplan da alama- dık. Depolarda yediemine teslim edildi. Yakalayanlan bir de ödüllendirdık. tletişım Yayınlan sahibi Asuman Oktay Bandrole karşı değilız. Fiili sansürle karşılaşma ihtimalınden ür- küyoruz. Bizim isteğimiz ihtiyari olması. Bazı yayınev- lerine yönelik olarak getirilmek istendiği iddia ediliyor. Bandrol çözüm değil. Hologram bandrolün üzerinde yayıncılann logosunun bulunmasını ve bandrolün değer- li İcâğıt kapsamına almmasını ıstedik. Korsancılık hâlâ şikâyete bağlı bir suç. Işportada kitaplar faturasız satı- lıyor. Yazann, yayıncının, çizenn. matbaacmın emeği- nin üzerinden iş yapıyorlar. Varlık Yayınlan sahibi Fîüz Deniztekin: Uygulamamız çok zor. Bandrolün başvurudan 15 gün sonra verilmesi öngörülüyor. Bu 15 gün içınde 50 bin kitap basılabilir. Milyonlarca bandrol ihtiyacı bir anda nasıl karşılanacak. Polıs de bu işin içinde. Rüşvet veriyorlar, polis de ilgi- siz kalıyor. Belediyelere yetkı verilmesi gerekir. Korsan- cılık için mahkemelerde 30 milyon gibi komik para ce- zası veriyorlar. Engelleyıcı hiçbir şey yok. Metis Yayınlan sahibi Müge Gürsoy Sökmen: Bizim gıbı bir yayıncının bastığı kitaplardan ancak yüzde 10 kadan çok satar, diğer kitaplan da finanse eder. Korsan- lar bu kaynağı bizden gasp ederek sektör dışına çıkar- dıklan için her yıl onlarca kitabın basilmasını engelle- mekte; yaymevlerinin daha kısıtlı bir program uygula- masına neden olmaktadır. Şu andaki mevzuata göre suç oluşturan korsan yayıncılık bugün niye takip edilmıyor- sa, bandroldcn sonra da aynı gerekçelerle takip edilme- yebilir. Korsanlar. kuracaklan para\an yayınevleri saye- sinde rahatlıkla bandrol alabileceklerdir. Bilgi Yayınevi sahibi Ahmet Tevfik Küflii: Bandrol ve hologram uygulaması yayınevlerıne büyük malı yük getirmektedir. Uygulamalann başlaması ile birlikte za- ten okurun gelir düzeyi dikkate alındığmda pahalı ola- rak kabul edilen kitap fiyatlannda da, küçümsenmeye- cek bir artışa yol açacaktır. Bu uygulama yaym mesle- ğini. büyük ölçüde zorlaştıracak. belkı de ınikânsız kı- lacaktır. MeslekBMikleri Tüzüğü hemenyayımlanmalı PEN Yazarlar Derneği Başkanı Alpay Kabacah, bu süreci şöyle değerlendirdı: "Son günkrdeki tarüşmalar. hem bir- takım sorunlann ve gerçeklerin dile geti- rilmesini sağlaması hem de kimi gelişme- lere yol açması >önünden varariı oldu. Üç yazar kuruluşunun(PEN, TY S, Ede- biyatçılar Derneği) temsilcileri 6 Haziran günü toplanarak' Edebıyat v e Bilim Ese- ri Sahıplen Meslek Birliği' kurmakara- n almış ve güişimlere başlamışnk. Bu ko- nu artık güncelleşti \e Danıştav'da ince- lenmekte olan Meslek Birlikleri Tüzü- ğü'nün bir an önce vayımlanması gerek- tiği anlaşıldı. Bandrolü meslek biıiikleri- nin vermesi önerisini kültür Bakanlığı ve yavıncılann önemli bir kesimi de destek- liyor. Ancak, "me\ zuat'ta birtakım defi- şiklikler > apılması gerekivor. Bu, aynı za- manda khaptara bandrol >apçünlmasıge- reğinin kabul edildiğini ortaya koyuyor. "Bandrolü Kültür Bakanlığfnın verme- sı sansür anlamına gelır" diyenlerin bu gerekçeleri de ellerinden alınmış olacak. Yayıncılann hepsL Yayıncüar Birliği Derneği NÖnetimparaleündedeğil. Buaşa- mada, korsan >a\ ıncıhğa karşı önlem ahn- makla yetinilemeyeceği. yazarlann hak- lannın da gözetilmesi, vazarlara da güven- celerverilmesi gerektiği noktasında duyar- lılar. \a>ıncılar Birliği Derneği vönetimi gibikanveva/aıianumursaınazdavran- mryorlar. Bu da önemli. Evet kimi yayuı organlannda belirtü- diği gibi, Kültür Bakanlığı bandrolün m- runlu olarak uygulanmasını dokuz a\ er- telemekle geri adım attı. Ama bu, Fikirve Sanat Eserleri kanunu'nun 42. maddesin- deki tanımJa,' Uyelennin ortak çıkarlan- nı korumak ve mevzuatın öngördüğü esas ve usuller içinde bu kanun ile tanmmış hak- lann takıbini, alınacak ücretlerin tahsili- ni ve hak sahiplenne dağıtımını sağla- mak iizere' Edebiyat ve Bilim Eseri Sa- hipleri Meslek Birliği'nin -hem de geniş bir katılım ve konsensüsle- kurulmasına olanak veren bir gelişme olarak göriinü- yor. Meslek birliğinin kurulmasryta yeni bir aşamaya ulaşılacak ve yazar haklan ala- nında daha sağlam adımlarla vürüycbi- leceğa." 125 yayınevi bandrol yapıştırmayacak TOrkiye Yayıncılar Birliği Başkanı Attl Ant 125 yaymevinin bandrol yapıştır- mayacağını açıkladı. Aralannda Afa, Al- ün Kitaplar, Arkın, Aynntı, Başan, Ber- fın, Beyaz, Bilgi, Birleşım, Can, Cem, Çağn, Çınar. Era, Gentaş, Işık, Inkılap, Kabalcı, Kavram, Kaynak, Koza, Ozgür, Parantez. Peri, Say, Sel, Sosyal. Telos, Yaz ve Yurt gibi yayınevlerinin de bulundu- ğu yayıncılar, kitaplanna Kültür Bakan- lığı 'ndan alınacak bandroi veya hoiog- ramfan yapıştırmayacaklannı birdilek- çe imzalayarak Kültür Bakanlığı'na bil- dirdiler. Tıkir ve Sanat Eserlerinin İşaretlen- mesine tlişkin Yönetmeiik" ve bu yönet- meliğe dayanak teşkil eden "FUdrveSa- nat Eserleri Kanunu"nun 81. maddesi- nin hükümlennı birbütün olarak anaya- sanm özüne aykın bulan yayıncılar, ya- sanm bu maddesinin yayıncılıği teşvik edecek bıçimde ivedilikle düzeltilmesi- ni talep ediyorlar. Atıl Ant, yönetmeli- ğin değiştirilmeden yürürlüğe girmesi halinde Danıştay'a dava açacaklarını açıkladı. Kültür Bakanlıgı'nın, bandrol uygulamasmı dokuz ay ertelemesini ve isteğe bağlı bırakmasını bir geri adım olarak değerlendiren Atıl Ant yönetme- likte isteğe bağlı oima türünde bir hüküm olmadığjnı, bakanlığın yaptığı şeyin yö- netmeliği ertelemek olduğunu belirtti. Ant bu karan yayıncılann ve sansüre karşı yazarlann mücadelesi sonucunda ka- zanılmış bir zafer olarak değerlendirdi. Yayıncılann imzaladığı dilekçede kor- san kitaplann, belediyeler ve maliyece kontrol altına alınıp yasaklandığinda bü- yük oranda ortadan kalkacağına, 'korsan yayıncıhk'ın tıpkı sahte para veya hırsız- lık malına uygulanan türden caydmcı hükümler taşıyan bir yasa ile önlenebi- leceğme ve bandrol veya hologramın ön- leyici olmayacagına deginiliyor. Akbank Caz Festivali, ülkemizde kendi dinleyici kitlesini yaratmış belki de tekfestivaldir Yeniliğin ölçüsü gerçekteırvarmı?CEM YEGÜL Herhalde yazının başlığı "Popülizmin artmasL. kaliteM olanıdahadeğerü kıhv-or" olsaydı ve görüşlenne baş\ urulan yazar- lanmızdan en az biri, ülkemizin belki de tek çağdaş. yenilikçı festivali hakkında bırkaç olumlu söz sarf etseydi -ki yazar- lanmızdan en az ikisinin Akbank Caz Festivali hakkında çok olumlu görüşleri olduğunu şahsen biüyorum- ben de bu sa- tırlarla sizleri sıkmak zorunda kalmaya- caktım. (Tabıi bu arada popüler isimleri ağırlayan festivallerin, bütünün içinde değerlendirildiklerinde farklı bir işlevle- ri olduğu gerçeği de göz ardı edilmeme- ü.) Konunun (18 Haziran Perşembe, Cum- huriyet, Kültür sayfası) bir Cumhuriyet sayfasının üçte biri kadar bir alanda ele alınmış ve sadece üç yazanmızın görüş- lenne başvurulmuş, olması da üzerinde ko- nuşulsa da olur konuşulmasa da türünden bir konu olduğu izlenimi veriyor. Festi- valleri daha geniş bir platformda ele al- mayı ve birkaç satırla geçiştirmemeyi bir başka bahara bırakıp konumuza döne- lim. Bu mini söyleşide. görüşlerine baş- vunılan bu üç yazardan biri olan, kendi- ni bir caz dostu olarak tanıtan Aktüel ya- zan Sayın Serhan Yediğ, söz konusu fes- tivallerden biri olan Akbank Caz Festi- vali'nin vizyonunu. bugün geldiği nok- taya nasıl geldiğinı göz ardı ederek fes- tival programında yenilikçiliğin ölçüsü- nün kaçınldığını ifade ediyor. Sayın Ye- diğ değeriendirmesinde birkaç festivali bir- kaç kelimeyle, bazılannı da "karpuz şen- fiğj" gibi tanımlamalarla geçiştirdikten sonra. geliyor en fazla üzerinde durma ge- reği duyduğu konuya; Akbank Caz Fes- tivali'ne. Yediğ'ın ıfadesine göre "Ak- bank Caz Festivali programlannda yeni- liğin ölçüsü kaçırüıyor". Şunu söylemeden edemeyeceğim: ">«- niliğin öJcüsü" olmaz. Ve bunun içindir ki bugün Duke EDington'ı, Dizzj GiDes- pie'yi, Miles Davis'i, John Coltrane'i, Thelonious Monk'u. Albert Ayler'ı, Ce- cil Taytor'ı, \ıt Ensemle of Chicago'yu dinleyebiliyoruz. Yeniliğin ölçüsü olsay- dı Charlie Parker" ı eroin dolu şınngalar- da teselli ararken bulmazdık ya da Albert Ayler'ı Hudson'ın dibinde! Çağdaş caz festhalleri arasuıda Bıldiğiniz gibi caz, yaşayan, gelişen. olduğu yerde duramayan bir müziktir. Sadece Miles Davis üç büyük akımın ba- şını çekmıştir. Neden mi? Yeniliğin ölçü- sü olmadığından. Hikâyenin sürekli acı- lara gebe oluşunun nedeni de budur; ye- niliğin ölçüsünün oimamasıdır! Sözü fazla uzatmadan 8 yıllık Akbank Caz Festivali'nin bugüne kadarki konuk- lanna kısaca bir göz atıp kabaca bir de- ğerlendirme yapmaya yeltenelim: Max Roach, Airto Moreira, Art Ensemble of Chicago, Cecil Taylor, Butch Morris, Don Cherry,Okay Temiz, David Murray; Cas- • Batfda bile gerçek değerleri bundan 20-30 yıl kadar sonra anlaşılacak, cazın 60 sonrası dönemini şekillendiren isimleri, onlardan etkilenen çağdaş müzisyenleri bugün bu şehirde ve bilinçli yapılmış programlar sayesinde dinleyebiliyorsunuz. Unutumamalı ki caz her şeyden önce bireyin, doğaçlama sanatçısının sanatıdır. Yenilikçi olmak bu müziğin özündedir. Bir varoluş nedenidir. sandra VVîlson, Abbey Lincoln. Don Pul- len, Steve Coleman. Aydın Esen, Randv Weston, Evan Parker, Ray Anderson, Marrv Ehrüch, John Zorn, Eddie Palmi- eri, Anthonv Bravton, Henry Theread- gilL, Abdullah İbrahim. John Lurie, Ste- ve Turre, Betty Carter,James Carter, Mu- hal Richard Abrams, Matthevv Shipp, Craig Harris, Yusef Lateef, Ned Rothen- bergilk akla gelenler. Festivalin başlan- gıcından bugüne, öne çıkan bu isimler fes- tıvalin hedeflerini yeterince açık bir bi- çimde orkaya koyuyor mu bilemiyorum. Şu kadanyla yetinelim: Akbank Caz Fes- tivali dünyadaki çağdaş caz festivalleri ara- sındaki yerini almıştır. Batrdabile gerçek değerleri bundan 20- 30 yıl kadar sonra anlaşılacak, cazın 60 sonrası dönemini şekillendiren isimleri, onlardan etkilenen çağdaş müzisyenleri bugün bu şehirde ve bilinçli yapılmii) programlar sayesinde dinleyebiliyorsu- nuz. Unutumamalı kı caz her şeyden ön- ce bırev ın. doğaçlama sanatçısının sana- tıdır. Yenilikçi olmak bu müziğin özün- dedir. Bir varoluş nedenidir. Caz tarihi- nin gerçek kahramanlannın hep yenilik- çilerolmuş olması boşunadeğıldir. Ame- rika'dakı beyaz çoğunluğun elindekı be- yaz ahlakçı medya da hep yeniliğin öl- çüsünü sorgulamış, (Bugün kimlerin isim- lerinin belleklere kazındığı düşünülürse beyaz ahlakçılann ne kadar yanıldığı or- taya çıkar) cazın beyazlaştınlarak daha an- laşılır ve daha steril kılınmasına, böyle- likle cazın gerçek kahramanlannın ara- sına kendilerinden olan sanal kahraman- lan yerleştirmeye çalışmıştır. Caz geleneği ve en uç noktalar Festıval programında bugüne kadar rastladığımız isimler rasgele bir araya gelmiyor. Bugün Akbank Caz Festivali programlanna dünyanın en saygın caz yazarlan Hovvard Mandell, Lee Jeske gi- bi isimler methiyeler düzüyorlar. Şubat 1992'de Dovvn Beat'te şöyle değerlendi- riyor festivali cazkririği Hovvard Mandell: "_.ney virtüözü Süleyman Erguner lider- liğindeki geleneksel Türk müziği müzis- yenlerinin de katüımıy la oluşan Lavvren- ce "Butch" Morris OdaOrkestrası, beşgün süren ve Pozitif tarafından kusursuz bir şekilde düzenlenen bu festivalin sergiledi- ği cesaretin kısa bir özetivdi... 1000 kişi- lik modern Cemal Reşit Rey Konser Sa- kmu'nu kapahgişedolduran bdeyicfler, ken- di müzikal temellerinden uzaklaşmadan caz geleneği ve en uç noktalannı karşı karşıva getiren, loş sesli Mississippili şar- kıcı Cassandra VVilson'uı özgün parçala- nnı ve Beatles'ın 'Blackbırd'ünü, Nat Adderley'ninstandarttannı,Dav id Mur- ray beşlisinin kafa kafaya sololannu Don Cherry'nin harmolodik vansımasını ve Cecil Taylor'uı şiddetü piyanosunu din- lediler. İzleyicilerin sabn meraktan tak- dire dönüştü— En şaşırbcı ve büyüleyici sesler ise Butch Morris'e aitti. Sanatçının konçerto uzunluğundaki dört parçası İs- tanbul'un kat kattarihini pazarlannın gi- zem ve çekiciliğini. dar ve dönemeçli so- kaklannu laik ve ru hani zenginliğini ve koz- mopolitan bir kişiliği kucaklamadaki ar- zusunu sergüedi. Morris'in 'bilinçaltı bo- şalımf kavnaklışefliği veney,ut,kemen- çe ve kanun gibi geleneksel Türk enstrii- manlannı alışılmamış şekilde kullanımı, sevirciden yuh sesleriv le birlikte ayakta al- kışı birlikte aldı ki bu da düşünceyi tah- rik ettiğinin -hem de kötüden çok ivi yön- de-ispatıydı." "Yuh sesleri" çok uç bir örnek olduğu için Hovvard Mandell 'den alıntı yaparak v urgulamak istedim. Burada Sayın Ye- diğ'in Akbank Caz Festivalleri sırasında seyircilerin sık sık konser salonlannı terk ettikleri dogrultusundaki saptamasına de- ğinmek istiyorum. Salonlann sık sık terk edilmesi bir yana, festivalin her yıl bü- yüyen ve daha bilinçlenen dinleyici kit- lesi bu festivali başanya götüren etken- lerin başında gelmektedir. Akbank Caz Festivali. ülkemizde kendi dinleyici kit- lesini yaratmış belki de tek festivaldir. Konser salonlannı terkedenlerelbette ki olacaktır. Buna -doğalayıklanma"dadı- yebilirsiniz. Kaldı ki festivaii program- layanlann herkesi memnun etmek gibi bir kaygılan bulunmamaktadır. Tam ter- sine herkesi memnun etmeyi hedefleyen festivallerin sulu, başansız, renksiz, sıra- dan festivallerolmaya mahkûm oldukla- n rahatlıkla söylenebilir. 'Gerçekten de butik bir festival' Üç yıl kadar önce o güne kadar adını pek kimsenin duymadıği Matthevv Shipp festivalin konuklan arasındaydı. Konse- rin başlamasından yirmi dakika kadar sonra bir kısım seyirci arkalanna bak- madan, koş'ar adım terk ettiler konser sa- lonunu. Üç yıl sonra bugün, Matthevv Shipp, Jazzız gibi dünyanın en saygın caz dergilerinin kapağında ve bütün bü- yük festivallerin gündeminde. Yine fes- tivalin 1992konuklanndan.adıodönem- de pek de tanıdık olmayan Cassandra Wilson bugün ülkemizdeki festivallerin programında yıldız statüsünde yer alıyor ve ülkemizdeki caz dinleyicisi tarafın- dan yakından tanınıyor. Son Akbank Caz Festivali'ni Jazzız (Mayıs 1998) adına izleyen LeeJeske ise şöyle diyor: "7. Akbank Caz Festivali, günümüz cazını dile getirmedeki beceri- sifleetkileviciy di. Festivalin programcıla- n geçmisin aslanlannı anan yeni aslanlar- la ya da kendilerini anan eski aslanlarta flgilenmiyorlar. Onlar bugün bu müziğin geldiği noktayla ve kaliteli cazla ilgileni- vorlar... Adını sponsorunun adından alan festival (Akbank) gerçekten de butik bir festiv al (benzeıierine örnek olabilecek an- lamına geliyor)_." Tabii "jam session"lan ve festivalin diğer etkinliklerini de unutmamak gere- kir. Festival sırasında bir caz kulübüne dö- nüştürülen Talimhane'deki 100 kişilik küçük komedi kulübünde (Yeşil) Muhal Richard Abrams'ı James Carter, Craig Harris. Brad Jones ve tlhan Erşahin eş- liğınde blues çalarken izleyebiliyorsanız, doğru yapılan bir şeyler var demektir. Bugün yukanda sıraladığım isimleri bir arada ne Nevv York'ta izleyebilirsiniz, ne Tokyo'da, ne de Paris'te. Abarttığımı dü- şünebilirsiniz; ancak bu söylediklerim dünyanın dört biryanındaki bütün büyük ve / veya marjinal festival lerde çalmış olan bu müzisyenlerin kendi düşüncele- ridir. Bu yazıyla amacım kimsenin kalbini kırmak değil; ancak ülkemizin belki de tek çağdaş / yenilikçi festivalini kritik ederken biraz daha duyarlı olmak gerek- mez mi? Paris Orkestrası Nejat Eczacıbaşı için çalıyor Kültür Servisi - Eczacı- başı Topluluğu ve İstan- bul Kültür ve Sanat Vak- fl'nın kurucusu Dr. Nejat Ferit Eczacıbaşı, Orchest- re de Paris'in '26. Ulusla- rarası tstanbul Müzik Fes- tivali'' kapsamında bugün saatl9.00"daLütfiKırdar Uluslararası Kongre Salo- nu'nda gerçekleştireceği konserde anılacak. Şef Ra- fael Frühbec de Burgos yö- netimindeki Orchestre de Paris, piyanıst HüseyinSer- met ile birlikte vereceğı konserde Maurice Ravel ve Igor Str<ıvinsky"nin eserleri seslendirecek. Dr. Nejat Eczacıbaşı, 'Izienimler, Umutiar" adlı yapıtında Hüseyin Ser- met'ten şöyle söz edıyor- du: "Genç Piyano Ustası: Hüseyin Sermet Hüseyin Sermet'i ilk kez 1968 yılında tanımıştım; Avrupa'va müzik eğitimi- ne gitme hazırlığı içinde)- ken... Bunu izieyen yıllar- da da Sermet'in müzikte olağanüstü gelişimine ta- nık olduk. Sanatçı, Paris Konservatuan'ntn UnKi ho- calanndan, Pierre Sancan ve ThJerry Bnınhoffile pi- yano, Oliver Messiaen ile konıpozKvon. Marcia C'ur- ck) ve Nadia Boulanger ile degenel müzik eğitimigör- müştü. İngiltere, Avmpa, ABD ve Hong-Kong'da konserler veren ve önemli festivallcrc katılan sanat- çı, Londra Kraliyet Müzik Koleji'nde de Frederick Thurston ile çahşnuştı. Ser- met, aynı kolejde öğretim üyesi de olnıuşru." 26. Uluslararası Müzik Festivali sponsorluğunu bu yıl da yine Eczacıbaşı Top- luluğu üstleniyor. Orchest- re de Paris Konseri'nden sonra devam edecek anma etkinlen kapsamında Dr. Nejat Eczacıbaşı "nın kuru- cusu olduğu İstanbul Kül- tür v e Sanat Vakfı tarafın- dan düzenlenen bir kon- serle seramik sergisi yer alıyor. Dr. Nejat Eczacı- başı Vakfı ise kurucusu- nun yazı, konuşma ve söy- leşilerinin seçkisi niteliği taşıyan bir kitap ile anma programına katılıyor. An- ma programında aynca Dr. Nejat Eczacıbaşı'nın sos- yal sorumluluk anlayışı ör- neğinden yola çıkılarak düzenlenmiş bir sempoz- yum da yer alıyor. Hürrfyet uluslararası Karikatür Yanşması'mn sergisi • Kültür Servisi - Aydın Doğan Vakfı Hürriyet Uluslararası Karikatür Yanşması'nda derece alan yapıtlardan oluşan sergi pazar günü Antalya Falez Otel'de açılacak. Sergı nedeniyle Türkçe, Ingilizce, Fransızca ve Rusça dillerinde özel bir karikatür albümü hazırlandı. Avnıpa-Avpupa sergisi Gaziantep'te • Kühür Servisi - Mayıs ayında Karikatür \'akfı tarafından Ankara'da düzenlenen 4. Uluslararası Karikatür Festivali'ne katılan karikatüristlerin eserierinden oluşan Avrupa-Avrupa başlıklı sergi, bugün Gaziantep'te açılacak. Sergi açılışına Semih Poroy, Kamil Masaracı ve Nezih Danyal da konuk konuşmacı olarak katılacaklar. Sergi 8-12 Ekim tarihleri arasında Mersın'de. 23 Ekim-8 Kasım tarihleri arasında Bursa'da, 13-20 Kasım tarihleri arasında Diyarbakır'da ve 4-13 Aralık tarihleri arasında da Kocaeli'de izleyıcilerle buluşacak. Caz festivali biletleri satışta • Kültür Servisi - İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı tarafından bu yıl 7-18 Temmuz tarihleri arasında düzenlenecek olan 5. Uluslararası istanbul Caz Festivalı'nde smartel üzerinden yapılan rezervasyonlardan artan biletler bugünden itibaren Atatürk Kültür Merkezi. Uzelli Şaşkınbakkal, Carousel ve Capitol'de kurulacak standlarda satışa sunulacak. Bu yıl festival biletleri lnternet'ten Superonline üzerinden anında satın alınabilecek. Kreai kartı kullanımıyla kesin satış yapılacak olan bu sistemde biletler, istendiği takdirde eve ya da işyerine tesiim edilecek. Superonline üzerinden satış, festival süresince devam edecek. Bilet satışı için adres: www.shop.superonline.com. Aspendos'ta program değişikliği • Kültür Servisi - 5. Aspendos Uluslararası Opera ve Bale Festivali kapsarrnnda istanbul Devlet Opera ve Balesi bugün Puccini'ninTurandot operasını. pazartesi günü de Çaykovski'nin Uyuyan Güzel Balesi'ni sunacak. Festival progTamına göre I Temmuz Çarşamba günü sergilenecek olan 'Klasik Bale Yıldızlan' gösterisi, aşılamayan teknik sorunlar nedeniyle iptal edildi. Aynı tarihte Ankara Devlet Opera ve Balesi, kapalı gişe oynanan 'Senfonilerle Dans' gösterisini sunacak sanatseverlere.2 Temmuz Perşembe günü 'Kremlin Oda Orkestrası' ile sürecek olan festival 4 Temmuz Cumartesi günü Gürcıstan-Batum Devlet Opera ve Balesi'nin sergileyeceği G. Verdı'nin 'Othello Operası' ile son bulacak. BUGUN • 2. ULL'SL\RARASI BOCAZİÇİ FESTİVALİ kapsamında Harbıye Açıkhava Tiyatrosu'nda saat 21.30'da Balkan Gipsy Night. Yıldız Sarayı'nda saat 21.30"da Saraydan KE Kaçırma izlenebilir. • BORUSAN KÜLTÜR VE SANAT MERKEZİ'nde 10.30-11.30 arası PınarBaşbuğ'un '5-6 Yaş Gnıbu Çocuklar İçin Müzik Atölyesi', 12.00-13.00 arası '7-10 yaş arası Çocuklar İçin Müzik Atölyesi', 15.00-17.00 arası Bora Ayanoğlu'nun 'Rhim Stüdyosu' başlıklı atölyesi yer alıyor. • AKSANAT'ta saat 13.00 ve 16.30'da laser diskten F. Coppola'nın yönettiği'ApocaKpse Now' izlenebilir. 26. ULUSLARARASI İSTANBUL MÜZİK FESTİVALİ BUGUN • Atatürk Kültür Merkezi Konser Salonu'nda saat 17.30'da Ozgür Aydm resıtal verecek. YARIN • Aya İrini Müzesi'nde saat 19.00'da Toulouse Ulusal Orkestrası mûzikseverlerle buluşacak.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog