Bugünden 1930'a 5,452,388 adet makale



Katalog


«
»

25HAZİRAN 1998 PERŞEMBE • • • • CUMHURİYET SAYFA HABERLERİN DEVAMI 17 G.Saray, Brezilyalı kaleciyi renklerine bağladı Taffarel iıııza attıSpor Servisi - Galatasa- rav kaleci sorununu Brezil- yalı Cladio Taffarel'le çö- .zümledi. San-Kırmızılı ekibin sportif ışler direktö- rü Mete Razıkh ıle Brezil- ya'nm kamp yaptığı Fran- sa'nm başkenti Paris'te bir araya gelen 32 yaşındaki fi- le bekçisi 2 yıllık sözleşme îmzaladı. Brezilya Milli Takımrnın 1. kalecisi olan Cladio Taffarel'e. 100 bin dolan peşin. geri kalanı maç başına bölünerek 1 yıl içinde toplam 600 bin dolar ödenecek. Bu transfer Ga- latasaray'a toplam 2.1 mil- yon dolara malolacak. latil bitti Galatasaray"da 1998-99 sezonu bugün açılıyor. Öğ- leden sonra tesislerde bir araya gelecek olan futbol- cular daha sonra San-Kır- mızılı kulüple sponsorluk anlaşması yapanColinsJe- ans'ın düzenlediği açılışa katılacakJar. Futbolcular saat 18.00'de Florya'da bir araya gelecekler. Babaeski G.Saraylılar Cemiyeti'nin açılış töreni- ne katılan yönetici Musta- fa Sangül^tribünlere dost- luk çağnsmda bulundu. Mustafa Sangül, "Seyir- ci her şeyitniz, ancak taraf- tanmız rakip taraftariarla dostça ilişkiler kurmalı. Biz herkesi sevi\oruz" dedi. Sınırlamanın kaldırılması için federasyona basvuracaklar Kulüplerden 4+2 harekâtı ARİFKIZILYALES Kulüpler, yabancı sınırlamasının 4 * 2 şeklinde yeniden düzenlenmesi için Futbol Federasyonu'na resmi başvuruda bulun- maya hazırlanıyor. Özellıkle Avrupa kupa- lannda mücadele eden Galatasaray, Fener- Besiktas Mrmiç'e teklif Spor Servfci- Beşiktaş'ın 750 mil- yar İiraya satış listesine koyduğu Hır- vat kaleci Marijan Mrmiç'e. Ispan- ya'nın Real Betis takımının talip ol- duğu bildirildi. Mrmiç'in menajeri Azem, Hırvat kaleciye bazı Ispanyol kulüplerinden teklif geldiğini belirterck "AncakM- rmiç'İD bonservis bedeii çok yüksek. Beşiktaşlı yöneticilerden indirimde buhınnuüannı istc> ı ecegim*'dedi. Dün Akaretler'deki kulüp binasına gelen Azem, Başkan SüIeymanSeba''nınye- rinde olmaması nedenıyle görüşeme- diğini, ancak bugün tekrar gelerek başkandan indirim isteyeceğini kay- detti. bahçe, Beşiktaş, Trabzonspor ve lstanbuls- por'unönderliğindeki 1. lig kulüpleri, önü- mûzdeki günlerde yapacaklan toplantı son- rası, yabancı sınırlaması ile ilgili alacakla- n prensip karannı federasyona iletecekler. Geçen sezon sonunda yabancı sınırla- masının olduğu gibi kaldınlması için kam- panya başlatan, ancak federasyondan olumlu yanıt alamayan Galatasaray, bu kez 4 ->- 2 için harekete geçti. Galatasaraylı yö- netici MehmetCansun. yabancı sınırlama- sının kaldınlması ıle Türk futbolunun ye- ni bir soluk alacağmı söylerken medyaya yaptığı açıklamada, "Avropa kulüpleriyle aynı arenaya çıkıyonız, ancak onlar stnırsız yabancı oynanrken biz3-4 yabancı ileoynu- yoruz. Bize de firsat eşitliği tanınmah" de- di. Galatasaray'ın bu girişimine Fenerbah- çe de tam destek verirken San-Lacivertli kulübün Genel Sekreteri Köksal Özbek, 4 + 2 kuralının kabul edilmesi halinde UE- FA Kupası'nda oynatmak için 2 yabancı daha aîabileceklerini söyledi. Özbek, bu kuralın transfer ücretlerini de frenleyeceği- ni sözlerine ekledi. Yabancı arayışını sürdüren Beşiktaş ve Trabzonspor da G. Saray ve Fenerbahçe ile aynı görüşü paylaşıyor. Istanbulspor, Bur- saspor. Altay, Sakaryaspor gibi ekipler de yabancı kısıtlamasının 4+2 olmasını is- tiyor. TENÎSKULtS/izzKTZlYA Türkıye'de, hiçbir maddi çıkar bekleme- den gerçek spora "amatör spora" hiz- met eden yüzlerce spor kulübü derneği ve yöneticisi var. Ama yazılı, sözlü ve gö- rüntülü basınımız için böyle bir insan türü ve onların etkinliklen yok farz edilmekte- dir. Cumhuriyet gazetesi spor sayfası, bu yanlış tutumun içinde değildır. Hiçbir za- man da olmadı. Ama biz bu konuda gere- ği kadar duyatiı olamadığımızt kabul et- mek zorundayız. Bu eksikliğı gıdermek için bundan böyle bu konuya daha fazla eğıl- mek istiyoruz. Bu kararı vermemızin ne- denlennden biri de bu hafta bir turnuva izlemek ve oynamak için İTK'ye (Istanbul Tenis Kulübü) gıtmemız oldu. 1953 yılında kurulan İTK, bılindıği gibi Bedrettin Dalan dönemınde Maçka'da- ki tesıslerının yıkılmasından sonra çok uzun bir süre bitkisel hayata girmiş, yok ol- ma sınınna gelmiştı. Parlak günlerin ya- şandığı günlerde çok şey yapacaklan sa- nılan tipler, birden yok oluvermişlerdi. Yıl- lar sonra biri çıktı ve İTK'yi komadan çıka- np yeniden yaşama döndürdü. Bu Gök- sel Arsoy'du. Türk sinemasının bir dö- Arsoy ve Cemali ;- nemdeki ünlü jönte- nnden o-lan Arsoy, şimdi ilginç ve başa- nlı bir spor kulübü başkanı rolünü gerçek olarak oynuyor. Geçen yıldan bu yana Göksel Arsoy ve ekibi, bütün olanaklannı yine spor için kul- lanmışlar. Üçüncü kort yapılıp kullanıma açılmış. Tribünlü merkez kortun ve kondis- yon merkezinin yapımı da hızla devam edi- yor. "Aynası iştirkişinin lafa bakılmaz" de- miş atasözümüz. Biz de "Işte Göksel Ar- soy, işte yaptığı işler" diyor ve tenisimiz adına teşekkür ediyoruz... Tenis dünyası- nın yakından tanıdığı, kortlann renkli ismi Haşim Cemali de bu kulübün simgelerin- den bin, en başta gelenlerden biri. Bugün İTK'de yapılan turnuvalara, te- nisçıler elleri kanda olsa katılmaya çalışı- yorlarsa, bunda en büyük etken Haşim Cemali'nin yarattığı sempati ortamıdır. Ge- cesini gündüzüne katan işini bile ihmal edip kulübüne hizmet etmeye çalışan müstesnabirtip... Bilenler, onlan zaten seviyor ve takdir ediyorlar. Bilmeyen sporseverler; siz de onlar için sevgi dağarcığınızda bir yer aça- bilirsiniz. ABD, Azerbaycan'a ambargoyu yumuşattı FUAT KOZLUKLU W\SHINGTON-ABD Senatosu Dış tliş- kiler Komısyonu, Azerbaycan'a uygulanan yardımlar üzerindeki ambargoyu yumuşat- mayı hedefleyen yasa tasansını 8'e karşı 10 oyla kabul etti. Yasa tasansının önceki gün ABD Senatosu Dış llişkiler Komisyonu'nda görüşüldüğü sırada sert tartışmalar yaşandı. Yasa tasansının miman olan Cumhuriyetçi Parti Kansas Eyaleti Senatörü Sam Bnmn- back, komisyonda yaptığı konuşmada "Bu tasan bölgenin tamamında refah ve istikran güçlendirecek hatta Ermenistan'a da yarar sağtayacakür" dedı. Yasa tasansı Güney Kafkasya ve Orta As- ya ülkeleriyle Batı dünyası arasındaki ilişki- lerin güçlendirilmesini, bu ülkelerin Rusya ve tran'ın etkisinden uzaklaştınlmasını ön- görüyor. Bir tek sekiz yıl • Baştarafi 1. Sayfada mıyla yakalanmadı ve fıyat artış oranı- nın yüzde 93.4'e düşmesi başan olarak kabul edildi. Başbakan Mesut Yıbnaz. 4 Temmuz günü düzenleyeceği basın toplantısıyla hükûmetin 1 yılını değerlendirecek. Yılmaz, bu süre içinde ülkenin siyasi istikrara kavuşturulduğunu, Meclis'in işlediğini, reform niteliğinde birçok ya- sa tasansmın TBMM gündemine geti- rildiğini, ekonomiye istikrar ve ivme ka- zandınldığını anlatacak. Hükûmetin 1 yılı şöyle geçti: GÜVENLtK: "Susurhık'u aydınlat* mak için bütün yetkilerimi kuIİanntaz- sam başbakanhk bana haram otsun" dı- yen Yılmaz'ın tam yetkıyle donattığı Başbakanhk Teftiş Kurulu Başkanveki- li Kırtlu Sava$'ın hazırladığı Susurluk raporu düş kınkhğı yarattı. Raporun ar- dından oluşturulan 6 komisyonun ça- lışmalan sürerken hükûmetin Susur- luk'u aydmlatacağı yolundaki beklentj- ler ortadan kalktı. Kutlu Savaş, bizzat hazırladığı raporda Başbakan Yılmaz'a Budapeşte'de saldıran Vtysel Ozer- dem'in disketler dolusu konuşmalan- nm belirlendiğini, bunun altından çok önemli bilgilere ulaşılacağını kaydeder- ken rapordan birkaç ay sonra Türki- ye'ye getirilen Özerdem, Yılmaz'ın is- teğiyle serbest bırakıldı. Yılmaz'ın Alaattin Çakıa'nın yaka- landığı yolundaki açıklaması ile Yeşil kod adlı Mahmut Yddınm'ın öldüğü yolundaki açıklamalan yanlış çıktı. Dev let Bakanı Eyüp Aşık "Yeşfl kontro- lümüz alünda" dedikten birkaç hafta sonra, Silivn'de 10'dan fazla tetikçinin yetiştirildiği kampın Yeşil'in kontrolü altında olduğu anlaşıldı. Yeşil, tstan- bul'da Aydınlık dergisine yaptığı açık- lamalarda "Devlet isterse beni bemen yakalar. DevfetöMürülmemi gerekli gör- düğü zaman ortadan kakiınhnm" de- di. tRTİCA: MGK'nin irticayla müca- delede vazgeçilmez koşul olarak belir- ledıği kamudan irtica kadrolannın tas- fıyesi konusunda Içişleri Bakanhğı ta- rafindan olumlu bir adım atılmazken, irticanm önlenmesine yönelik yasa ta- sanlan yaşama geçirilemedi. MGK'nin şubat ayı toplantısmda. askerler ile hü- kümet arasındaki ilk gerginlik ortaya çıktı. Başbakan Yılmaz, MGK toplan- tısmda, askerlerin her isteğini yerme ge- tiremeyeceğini, irticai faaliyetleri des- tekleyen kişilerle ilgili yapılan işlemle- rin yargıdan döndüğünü söyledi. Genel- kurmay'ınkaralistesindeyeralanKom- bassan'a teşvik verildi. Yılmaz, Rus- ya'ya giderken uçakta gazetecilere TSK içinde bazı generallerin irtica mücade- lesini iktidar mücadelesine dönüştür- dükleri iddiasını iletti. Rusya'da otel odasına çağırdıgı bazı gazetecifere pan- tomim yaparak Genelkurmay Ikinci Başkanı Orgeneral Çevik Kr'in Genel- laırmay Başkanı olmak istediği imasın- da bulundu. 20 Mart'ta Genelkurmay Karargâhı'nda toplanan kuvvet komu- tanlan yayımladıklan sert bildiriyle Yıl- maz'ı uyardılar. EKONOMİ veÇAUŞMA YAŞAMI: Hükümetm enflasyonla mücadelede or- taya koyduğu 3 yıllık orta erimli istik- rar paketi, 1999'da seçim karanna yöne- lik protokol imzalanmasıyla boşluğa düştü. Uluslararası Para Fonu'ndan bek- lenen parasal kaynak sağlanamazken, 11 aylık görüşmelerin sonunda ulusla- rarası kredibiliteyi arttırmaya yönelik izleme anlaşması düzeyine gelindi. 55. hükümet işbaşına geldiğinde yüz- de 80'lerde olan enflasyon. ocak ayın- da yüzde 100 olan psikolojik sının aştı. Dünya petrol fıyatlannda yaşanan dü- şüş ve KİT ürünlerine 6 ay zam yapma- ma karanna karşın hükûmetin ayhk enf- lasyon hedefleri yakalanamazken enf- lasyonun yüzde 93.4"e düşmüş olması başan olarak sunuldu. Büyüme hedefı- nin gerçekleştirilemeyeceğinin ortaya çıkması, enflasyon hedefinin de tutturu- lamayacağınm göstergesi olarak değer- lendirildi. Hükümet programında yer alan, "ÖzeHeştirmesürecinehızverifirken or- ta\3 çıkabilecek muhtemel olumsu/luk- lan önlemek amacı> la özeilikle doğal te- kel konumunda olan KİT'ler için kanu- ni durentemeter yapilacakür" sözû ya- şama geçirilmediği gibi, TEKEL gibi kanıu iktisadi kuruluş statüsündeki ku- rumlar bile yeni yasa yapılmaksızın Fı- ili olarak özelleştırilme kapsamına alın- dı. Hükümet, sivil toplum örgütlerinın tepkilerini göz ardı ederek, yargı karar- lannı uygulamayan özelleştinne politi- kasını, enerjiden madenlere, petrol sek- töründen telekomünikasyona uzanan stratejik alanlara kaydırdı. REFAHYOL döneminde TBMM Ge- nel Kurulu'na indirilen ve emeklilik ya- şmın 50-55'e yükseltilmesinı öngören SSK tasansı IMF ve ANAP'ın tutumu nedeniyle çıkanlamadı. Ulusal gelirin yüzde 55'ini nüfusun yüzde 20'si alır- ken, geri kalanının nüfusun yüzde 80'i arasmda bölüşüldüğünü ortaya koyan DİE 1994 verilerine karşın gelir dağılı- mmda adaleti sağlamaya yönelik somut adımlar hâlâ atılamadı. Gelir dağılımı- nın düzeltilmesi ve kayıt dışı ekonomi, yalnızca vergi reformtma bağlandı. Sos- yal boyutunun yokluğuyla eleştirilen vergi reformu da aylarca süren gecikme- nin ardından görüşülmeye başlandı. Ka- mu çalışanlannın anayasal hakkı olan sendika yasası, grev ve toplusözleşme öngörmemesi nedeniyle gördüğü tepki üzerine TBMM'den çıkanlamadı. DIŞ POLİTİKA: Bir yıllık dış politi- ka icraatında REFAHYOL'un bozduğu dengelerin onanlması yolunda önemli adımlar atıldı. Türkiye'nin Batı kurum- lan ile bütünleşmesini öngören politika- lar yeniden ele alınırken, ağırlıklı olarak Avrupa Birliği (AB) ile uğraşıldı. AB'nin Lüksemburg zirvesinde Türki- ye'ye aynmcılık uygulaması ve siyasi önkoşullan gündeme getirmesi üzerine birlikle siyasi konulann görüşülmeme- si karan alındı. AB'nin Güney Kıbns ile tam üyelik görüşmelerini başlatması da Türkiye'nin KKTC ile bütünleşme yo- lundaki adımlannı hızlandırmasına ne- den oldu. Avrupa ile ikili ilişkiler bu dö- nemde ekonomik olarak gelişirken ln- giltere, Fransa ve Almanya ile birtakım sorunlar yaşandı. Yılmaz'ın Alman- ya'nm bugünkü politikalannı Hitterdö- nemine benzetmesi, Fransa Ulusal Mec- lisi'nin sözde Ermeni soykınmmı gün- Çetenin tarikat ayağı • Baştarafi 1. Sayfada Büyükdağ'ın sorgusundan sonra Se- mih Tufan Gülaltay'la da yüzleştirile- ceğini beljrttiler. Halen Kastamonu Ce- zaevi'nde tutuklu bulunan Gülaltay. Ankara Emniyet Müdürlüğü TEM Şu- besi'nde verdiği ifadede, ortağı olan ülkücü Sedat Reker'in Fethuüah Gü- len aracılığıy la kara para akladığını ile- ri sürmüştü. lstanbul'da faaliyet göste- ren TGS Basın-Yaym Ticaret ve Limi- ted Şirketi adma ayda bir yayımlanan "Strateji" dergisinin genel yayın mü- dürü olan Büyükdağ'ın, DYP ve DTP'li bazı milletvekilleri ile diyalo- ğunun çok iyi olduğu, hatta bu millet- vekillerinin Gülaltay ile tanışmasında yardımcı olduğu bildirildi. Istihbarat yetkilileri, Turgut Büyükdağ'ın iş orta- ğı petrol kaçakçısı Fahrettin Turan ad- lı kişinin de arandığmı kaydettiler. T- GS Basın-Yaym Ticaret ve Limited Şir- keti'nin geçmişte müdürlüğünü yaptı- ğı saptanan Turan'ın, Turan ve Başak deme getirmesi ve Ingiltere'nin Türki- ye'nin doğu sınırlannı sorgulaması iliş- kileri gerdi. ABD ile stratejik işbirliği geliştirildi. Başbakan Yılmaz'ın ABD'ye ziyaretı sırasmda başta enerji olmak üzere birçok alanda işbirliği ola- naklannın arttınlmasına karar verildi. Hükümet, Türkiye'nin komşulan ile arasındaki sorunlann çözülmesi ve böy- lece bölge merkezli politikasını uygula- mayı planladı. PKK'yi destekJediği so- mut bulgularla belirlenen Suriye'ye bir heyet gönderildi. Iran'la büyükelçiler bunalımı atlatıldı. Türkiye; Irak ile ABD arasındaki bunalımın banşçı yollarla çö- zümlenmesi için aktif diplomasi yaptı. Kafkasya'da banş ve istikrar ortamının sağlanmasını Bakû-Ceyhan gibi önem- li projelerin yaşama geçirilmesini önemli gören Türkiye, bu bölgeye ba- kan düzeyinde birçok gezi düzenledi. Orta Asya cumhuriyetleri ile iyi olan ilişkilerin geliştirilmesi, S-300 füzeleri ve PKK nedeniyle gerilen Moskova- Ankara ilişkilerinin güçlendirilmesi ça- balan bu hükümet zamanında gerçök- leştirildi. EĞİTİM: Eğitime ilişkin program- dan sadece 8 yıllık kesintisiz temel eği- tim yaşama geçırilirken, kesintisiz eği- tim Kuran kurslanyla dinsel kesintiye uğratıldı. Danıştay'ın temel eğitim sıra- sında Kuran kurslanna gidilmesıni ön- gören Diyanet tşleri Başkanlığı yönet- meliğini iptal etmesi üzerine bu yönde genelge yayımlandı. Öğretmen açığının kapatılması için öğretmenlik mesleğini özendirmeyi öngören hükümet, bu çer- çevede eğitim fakültelerinı yeniden ya- pılandırdı. "Açıköğretim ile örgön eğitim arasın- da işievsd bağlana kurma}i" planlayan hükûmetin bu vaadı ise tam bir fıyas- koyla sonuçlandı. Memurlann maaş yükseltmek için başvurduğu açıköğre- tim, kontenjanlannı dolduramazken, öğrenci kaçışı yaşandı. Üniversitelerin özerkliğe kavuşturulmasını planlarken yalnızca 15 üniversiteye torba bütçe ve- rebilen iktidar, ünjversitelere bilimsel, idari ve mali özerklik verilmesini öngö- ren yasa tasansını ise yasalaştıramadı. KÜLTÜR VETURIZM: Kültür Ba- kanlığı'nın, kitababandrol zorunluluğu getiren Fikir ve Sanat Eserlerinin Işaret- lenmesine ilişkin Yönetmelik'i. "san- sür" niteliği taşıdığı gerekçesiyle ya- yıncılann büyük tepkisini çekti. Yerli filmlere getirilen yüzde 10 Rüsum Ver- gisi'nin Sinema Fonu'na aktanlması amacını taşıyan bir yasa tasansı hazır- landı. Turizm Bakanlığı'nca aralannda StT alanlan ve yeşil alanlann da bulun- duğu çok sayıda bölge turizm merkezi ilan edildi. Gelen tepki üzerine bazı böl- gelerin turizm merkezi ilanından geri adım atıldı. SAĞLJK: Sağhk personelinin özlük haklannın iyileştirilmesi konusunda so- mut biradım atılamadı. Sağlık alanının, tamamen özelleştirmenin ilk aşaması olan kişisel sağlık sigortası yasa tasan- sı Bakanlar Kurulu'nda imzaya açıldı. Hükümet programında, sağlık hizmet- lerinin daha geniş yurttaş kitlesine bedelsiz olarak ulaştınlacağının belir- tilmesine karşın özelleştirmenin yolu açıldı. Petrol Nakliyat şirketlerinin sahibi ol- duğu saptandı. Bu şirketler aracılığıy- la mazot kaçakçılığı yaptığı belirlenen Turan'ın, lstanbul'daki TEM katliamı sanıklanndan olup halen aranmakta olan Selahattin Büyüköztekin adlı ki- şiye yataklık yaptığı da ileri sürüldü. İuran hakkında, yataklık suçundan açı- lan davaya lzmir 1. Ağır Ceza Mahke- mesi'nde devam ediliyor. Emniyet Ge- nel Müdürlüğü istihbarat uzmanları, yoğun olarak Istanbul Halkah'da yaşa- yan Caferilerin mercek altına Yunus Nadi '98 ödül töreni bugün Ss£rSSEBntepit G U N D E M MUSTAFA BALBAY • Baştarafi 1. Sayfada Uzun süre başbakailık koltuğunda oturup Çan- kaya Köşkü'ne çıkanlar, balayından sonra kös kös oturup aşağı bakıyorlar: "Köşk'e çıkmak hoş amma, yetkisi çok olaydı." Ardından planlara gırişiyoriar. Bunu Ozal döne- minde görmüştük. Demirel sürdürüyor. Demirel, Köşk'e çıkışının daha birinci yılında yaptığı basm toplantısmda bugünlerin ipucunu vermişti: "Cumhurbaşkanı'nın Meclis'i yenileme hakkı ol- malı." Daha sonra bu düşüncesi adım adım gelişti. De- mirel "başkanhksistemi" konusunda psikolojik ha- rekât başlatmış görünüyor. Öne sürüyor, çekiyor, kulağının üzerine yatıyor, ima ediyor, şiddetle öne sürüyor, çekiyor, bir kısmını söylüyor, genişletiyor, daraltıyor, bitiriyor, başlatıyor... Son olarak yeni yönetim anlayışına ilişkin tüm düşüncelerini A'dan Z'ye paket halinde kamuoyu- naduyurdu. Demirel'in önerilerini kendi metninden, hiç dokunmadan aktaralım: - Cumhurbaşkanlığı beş yıllık süre için iki turlu seçimle halk tarafından seçilmeltdir. - Parlamentoyu fesih müessesesi işler hale ge- tirilerek anayasal geleneğimize uygun bir şekilde bu yetki cumhurbaşkanına verilmelidir. - Yaşama denetiminin güçlendirilmesini ve ya- samayla yürütmenin birbiriyle iç içe geçmesi du- rumunun ortadan kaldınlmasını saglamak amacıy- la bakan olanlann milletvekilliklerinin sona erece- ği bir düzenlemeye gidilmelidir. - Demokratik denetimin daha etkili hale getiril- mesi ve yaşama faaliyetinin daha titiz bir incele- meyetabi tutulabilmesı için anayasal deneyimimiz içinde 20 yıl uygulanmış olan senato yeniden ih- das edilmelidir. - Yaşama organı seçimlerinde seçmen ve vekili arasındaki bağı güçlendirecek iki turlu dar bölge çoğunluk sistemine geçilmelidir. Seçmenin hangi partilergrubunun ülkeyi yöneteceğini önceden bil- mesini mümkün kılacak ittifak sistemiyle birlikte li yapıya yeniden kavuşturabilecektir. - Seçmenlerin ülke sorunlannın çözümünde doğrudan görüşlerinı ortaya koyabilmeîerine imkân tanıyacak şekilde referandum müessesesine iş- leriik kazandırılmalıdır. Doğrudan halk tarafından seçilen cumhurbaşkanına bu yetki şarta bağlı ol- madan tanınmalıdır. Tencere Öneriler aynen böyle, şimdi düşüncelerimizi ak- taralım: - Bu öneriler koalisyon kokuyor. Yani, Çanka- ya'dan esen yeller her kesime selam söyler. Demi- rel, siyasilerin blok olarak karşı çıkmayacağı, "Şu öneri güzel ama, ötekini konuşalım, şu şu olabilir ancak, şuna şu eki yapalım" diyeceği bir paket ha- zırlamış. Ama başta kendi istemi var. Hani Cumhurbaşkanlığı Benfoni Orkestrası de- sek yeridir. - Demirel yeni sistem öneriyor ama, bu sistemi oluşturacak insan malzemesinden hiç söz etmiyor. Türkiye'nin bugün birinci sorunu siyasetin dine ve yolsuzluklara alet edilmesi. Bu bağlamda, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın değerlendirmele- rinesonuna kadar katılıyoruz. Demirel'e birnot ile- telim, Anadolu'nun bir kıyı kasabasında degil be- lediye başkanlığı, belediye meclisi imar komisyo- nu üyeliği, milletvekilliğine yeğleniyor! Acaba ne- den? - Toplumsal yapının parçalı görüntüsü bir anla- yışm tüm yetkileri elinde bulundurmasını tehlikeli kılıyor. Öneriyi atan Demirel sonrasında bütün yet- kileri toplayacak kişi kim olur? Bu bağlamda da D- SP Genel Başkanı Ecevit'in, "Demirel'in önen'si kumardır" değerlendirmesi gediğe oturuyor. - Demirel bu önerileri getirirken, "Acil olanı şim- di yapanz, sonrakiler zamanla olur" diyor. Burada şu soru akla geliyor; acaba Demirel salt başkanlık deyince geri teptiği için bunu geniş bir yelpazenin içine mi serpiştirdi? Gerçi Demirel'in böyle huyu yoktur, kendisi için istiyorsa namerttir ama! - Demirel'e bu önerileri getirten, siyasilerin gü- ven vermemesi. Eğer siyasiler daha başarısız olur- sa Demirel daha haklı olacak. Cumhurbaşkanı'nın böyle bir duruma oynadığına asla ihtimal vermiyo- ruz. Bu tür öneriler bende şu çağnşımı uyandınr: Yemeğin içinden çok, piştiği tencereyle ilgilen- mek. Malzeme iyi olmadıktan sonra yemek çelik tencerede pişse ne olur, bakır tencerede pişse ne olur. Üzülerek ekleyelim, ille de yeni tencere diye mev- cut tencere tekmelenirse... • Baştarafi 1. Sayfada Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergj Sara- yı'nda yapılacak törenle verilecek. Ünlü ti- yatro sanatçısı Işık Yenersu'nun sunuculu- ğunu yapacağı gecede Borusan Oda Or- kestrası da bir konser verecek. Prof. Saim Akçd'ın yöneteceği ve ünlü Rus viyolon- selist Ivan Kducher'in de solist olarak yer alacağı konserde Antonio VTvaJdi ve Wolf- gangAmadeusMozart'ın yapıtlan seslen- dirilecek. Yunus Nadi anısına 52'ncisi düzenlenen yanşmada, Afış dalında Yeşim Demir ve Esen Karol. Karikatür dalında Yavuz Öz- han Önür, Fotoğraf dalında Türker Cim- coz ve Kemal Gök, Sosyal Bilimler Araş- tırması dalında Turgut Ozakman. Uzun Metrajlı Film Senaryosu dalında Serap Ge- dik ve MehmetGökağaç, Şiir dalında Naz- mi Ağd ve Mehmet Kâzım Kumpasoğlu, Öykü dalında Gülseren Engin \e Osman Şahin, Roman dalında Demir Özlü ve Ha- kan Akdoğan'ın yapıtlan ödüle değer gö- rüldü. D w ANA MUHALEFET DERGİSİ ınozor25 Haziran 1998 Perşembe.Sayi: 48...Fiyatı: 100 bin lira İYargıda dUdün »kandalı Bodrum elden gidiyor ÖZCANÖZGÜR MUĞLA - Bodrum'un belediye meclisinde tartış- maya açılan imarplanı tep- kilere neden oldu. Yeni pla- nın yapılaşmayı yasallaş- tırma gayreti içinde olduğu ve onaylanması halinde Bodrum'a 10 bin konut ve 10 bin işyeri daha eklenir- ken 'Turizm Merkezi Bod- rum'un Ticaret ve Sanayi Merkezi Bodnım'a dönü- şeceği ileri süriildü. 1/5000 ölçekli yeni imar planı ön- ceki gün meclisten geçti. Plan notlannın tartışıldı- ğı meclis toplantısmda kendilerine söz verilmeyen çevTeciler ve meslek odala- n temsilcileri, bu durumu protesto ederek salonu terk ettiler. Bodrumlular bir ay askıda kalacak olan plana itiraz edeceklerini açıkla- dılar. önceki gün meclis toplantısmda 2 ret 2 çekim- ser oya karşılık 11 oy ile ge- çen ve meslek odalan ile va- tandaşlann tepkilerine neden olan 1/5000 ölçekli yeni i- mar planınm bir aylık askı- dan sonra onaylanması ha- Iınde Bodrum'a ek bir Bod- rum daha geliyor. Planla 1 milyon 600 bin metrekare yeni alan imara açılıyor. Planda, eğitime yüzde 0.5, sağlığa yüzde 6.02, spora yüzde 0.6, kültü- re yüzde 0.2, sosyal altyapı, belediye ve diğer resmi ku- rumlara yüzde 7 yapılaşma alanı aynlırken geri kalan bölüm ikinci konut ve ticaret, ihtisas alanlan olarak aynl- mış bulunuyor. Plan olduğu gibi kabul edilirse ortaya Torba kavşa- ğından Ortakent kavşağma kadar 20 kilometre uzunlu- ğunda (Konacık yolunun sa- ğı solu hangar ve çarşılarla dolu) bir "şerit kent"çıkıyor ve Bodrum'un mücavir ala- nı Bitez'in zeytinlik ve na- renciye bahçeleri ortadan kalkıyor. Planın büyük bölü- münü oluşturan ticaret ihti- sas alanına her biri 500 met- rekarelik 1000 hangar ya da Bodrumlulann tepkilerine rağmen açıhşını Başbakan Mesut Yılmaz'ın yaptığı ve halen içindeki işyerlerinin yüzde 80'i boş duran Oasis çarşısı büyüklüğünde 30 çar- şı yapılabiliyor. Acar, tepkilerin yersiz ol- duğunu, biraylık askı sonun- da ıtirazlann değerlendirile- ceğini belirtti. Çevreciler ve meslek odalan ise belediye başkanını samimi bulmuyor- lar. Başkanı "seçün yannmı" yapmakla ve yasadışı yapı- laşmayı yasallaştırma gayre- ti içinde olmakla suçluyor- lar. Planın Bodrum'a ikinci bir Bodrum eklediğini ve il- çeyi "Tfcaret-SanayiMerke- a"ne dönüştüreceği iddi- asında bulundular.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog